Vous êtes sur la page 1sur 30

Sanat Tarihinde Kriz ve Biz

Bu yaz, Ankara Fransz Kltr Merkezinde, 14 Ekim 1997 gnndeki konumann


notlarndan yola karak kaleme alnm ve ada Sanat Tarihleri ve Trkiyede Sanatn
adalamas balyla Toplum ve Bilim dergisinin K, 1998 saysnda yaynlanmtr.

Kriz ve son edebiyat sanat tarihini de kuatm grnyor. Bu edebiyata baklrsa, sanat
tarihi imdilerde son bulmadysa bile, hi olmadk bir kriz iindedir. rnein Donald
Preziosinin, 1989da yaymlad Sanat Tarihini Yeniden Dnmek adl kitabnn
ilkblmnn bal Sanat Tarihinin Krizi mi? Sanat Tarihinde Kriz mi?; son blmnn
bal ise Sanat Tarihinin Sonlardr: Gene rnein, Whitney Davis (1994) ve Nelson Brissac
(1997) sanat tarihine basal dilerken, Marksistler daha da ileri gitmektedir: Sanatn Tarihi
Yok (Roberts, 1994). Sanat ve tekilik yazar McEvilley (1992) imdiye kadar yrrlkte
olan sanat tarihinin artk dnyaya uymadn savunurken, Hal Foster (1996a) ve Terry
Eagleton (1997) krizin eletiri cephesinde yol at ykm zerinde durmaktadr. Zaten
meslek erbabnn da oalan bir aznl iin, yzyl banda entelektel yaamn ban
eken sanat tarihi, ryerek, kurucular olan Morelli, Riegl, Wlfflin ve dierlerinin
dncelerini, igzar bir akademik makinay besleyen ruhsuz bir mesleki rutine
indirgemitir (Preziosi, 1989: 1)...

Aralarndaki egemen bakalama eilimine ramen, kriz konusunda grbirlii iinde olan
sanat tarihileri, tan koymaya gelince olduka farkllamaktadr. Krizi dekonstrksiyonistlerin
beeri bilimler zerindeki erri, ya da kuramsal kilitlenme sonucu fel (aktaran Preziosi,
1989: 5, 8) gibi disiplin snrlar iinde aklayanlar aznlkta kalmaktadr. ounluk iin kriz
asl baka yerdedir: Sanatta veya hayatta olabilecei kadar, gereklikte, hakikatte, anlamda,
bilgide, veya insanda, toplumda, ya da tarihte, modernizmde...

2000e doru, sanat tarihinin bu kez kendi tarihini sorgularken sunduu ada karmaa, ilk
anda uyandrd karamsarln tam aksine, zellikle bizim gibi teki toplumlarn kendilerini
bulmas, kendi sanatn tarihselletirmesi, kendi modernizmini dnmesi iin verimli bir
mekn oluturmaktadr. Bu kanya, sanatn modernlemesinin/tarihsellemesinin
okumalaryla varlyor. O nedenle, izleyen ilk blmdeki gibi, nce sanat tarihinin tarihine, bu
tarihi belirledii kaydedilen zamana, bu zamann bilgisine dnmek gerekiyor.
Ardndan, ikinci blmde, sregelen kriz dnemine zg mzakerelerin gerelerini oluturan
kavram iftlerinden kimi rnekler tartlyor; sonuncu blmde de bu mzakerelerin
Trkiyede tarihyazmna sunduu alternatiflere ilikin notlar karlyor.

I. Tarihte sanat tarihi


Genellikle Vasarinin dahilerine yazd yaamykleriyle balad varsaylan sanat tarihi,
aradan geen 500 ylda, karmak epistemolojileri, metodolojileri, daha ok konosrle ait
ara, gere, teknik ve teknolojileri, ciltlerce kitaplar, kataloglar, kitaplklar, film-fotoraf-dia
gibi kaytlar, arivleri, mzeleri, okullar, niversiteleri, galerilerden bienallere sergileri,
koleksiyonlar, zellikle etnografi, antropoloji, filoloji ve felsefe iindeki kollaryla devasa bir
aygt halini almtr. Grneni okunur klmakta bir keta olarak sanat tarihi, okunur
kldklaryla, kiilerin ve uluslarn kimliklerini ve tarihlerini imal eden, kollayan ve dntren
esiz gte bir ortam kurmutur. Sanat tarihinin balca rn aslnda modernliin ta
kendisidir (Preziosi, 1998: 18).

Bu blm, bylesine iinden klamayacak bir mirasn olanaksz tarihiliiyle ilgili olmayp,
yalnzca bugn bunaltan mecazlarn, mitlerin, alegorilerin kimilerinin gemiteki izlerine
ilikin snrl bir arkeoloji denemesinin zetidir.
Byle bir deneme, ister istemez, sanat tarihinde alan rlar ve bunlar aan tarihiler
zerinde deiik anlatlar arasnda beliren aadaki gibi bir uzlamaya sadk kalmak
durumundadr.

1. 16. yzyl / Balang / Rnesans / Vasari; 2. 18. yzyl / Kurulu / Aydnlanma /


Winckelmann; 3. 19. yzyl / Kurumlama / Modernizm / Wlfflin.

1. Vasari / Yaamlar tarihi


Sanat tarihinin balangc olarak kabul edilen, Vasarinin [1] yazd ve ilkin 1550de
yaymlanan Sanatlarn Yaamlarna[2]gre sanat, kutsal dahinin eseri, tarihi ise, baln
da belli ettii gibi, bu dahinin yaamdr. Anlatsn an hmanizmi uyarnca merkeze ald
insan evresinde, birey evresinde, bakan/bilen/yaratan zne evresinde kurgular.

Aziz sanat
Vasariye gre sanat bir azizdir. nk o, resim ve heykelin temeli olduu kadar btn
yaratma eylemlerine de can veren ve daha dnyann yaradlndan nce evrene enginliini
ve gkyzne parltsn kazandran Tanrnn mutlak kusursuzluktaki kudreti
disegnoya[3]sahiptir. Zaten grevini de yerin tozundan insana biim vererek (ncil: 2)
heykeli balatan ilk sanat Tanrdan devralmtr (1987:25).

Sanatlarn kkeni doadr, ilk imge ya da model de dnyann gzel dokusudur; bizi eiten
usta ise, iimize doan o ilh ktr. Bu ktr ki, bizi sadece hayvan yaradlndan stn
klmakla kalmayp, Tanrnn kendisi gibi yapmtr. Ressam veya heykeltra, tanrsal
kusursuzlukta yaratlan evreni, doay, insan ancak taklit edebildii lde ilh estetiin
temsilcisi olur ve neredeyse Tanr katna ular. Tanrya ikin olan dnya ve kinat dzenini,
ayrca hakikati, sradan insanlarn kavrayacaklar gibi yeniden kurar. Sanatmzn her
eyden nce doann taklidinde yattn biliyorum, ancak o dzeylere yardmsz
ulalamayacandan, doann taklidini en baarl sanatlarn taklidi izler (Vasari, 1987: 30,
31). Burada, sanatn ikinci bileeni gibi sunulan ve Vasarinin biyografik tarih yazmnn
balca amalarndan biri olan, ardllarn deneyimlerinin bilinmesiyle ilgili sz, ilerde, sanatn
kaynanda doaya m yoksa sanata m ncelik verilmesine ilikin dallanp, budaklanacak
kuramlarn ilk iareti saylmaldr.

Vasariden balayarak, Tanr yerine insanla eletirilen zne, hep bir aziz olarak kalmayp,
deiik roller stlense de, egemen ideolojik konumunu koruyagelmitir. Dolaysyla, sanat
zerine en geerli kitaplar da, kurucusundan devralnp gelen biyografik tarihler olagelmitir.
Ta ki kriz humanist zneyi tehdit edene kadar. Barthes 1968de, yazarn [mellifin],
hmanist-modernist kltrn bu ba kahramannn, metnin gstergelerinin oyununda alaa
olduunu ilan etmitir (Foster, 1996a: 211). Gelgelelim, kimilerine, rnein, Fostera gre,
zne, bu kez farkl znelliklerin, cinselliklerin ve etnikliklerin kltrel politikasnda, 90larda
yeniden sahneye kmtr (1996a: 212).

lh geometri
Tanr yaratlarn gerekmiesine taklit etmek, aslna sadk olmak gibi savlar Rnesans
nasl yerine getirebilmitir? Hakikatte bu savlara kart bir tarzda: Gerek olan
karlamayan, asln tutmayan bir yanlsama dzeninin icadyla. te bu icat perspektiftir.

Platona gre, algladmz nesneler deil, asl onlarn cisimletirdii dnceler, z, felsefe
hakikati temsil ediyor. Yani doal grnmleriyle nesneler bir bakma hakikatin yalnzca
gstergeleri gibidir. O zaman bu nesneleri taklit eden, mimesise dayal sanat, ancak
gstergelerin gstergesi olabilir. Nasl ki yaz szn, sz de dncenin gstergesi
saylabilirse. Yaz da, sanat da, zaten ikincil dzeydeki bir temsiliyetin
simulacrumunusunarlar. Ayn mantk srdrlrse, perspektif, ait olduu Rnesansn ve
neoplatonizmin hakikatini, taklit etmeye zendikleri antik an ve Platonun hakikatinden
daha da uzaklara eker. nk perspektif de sonunda, temsil mekanizmalar ne lde
gelimi ve karmak olursa olsun, asl olmayan kopyalar reten yeni bir tezgahtr; bir st
simulacrum.

Zamannda perspektife atfedilen g, asl onun lme, tasarma, hesaba kitaba dayanyor
olmasndadr. O grsel mekn matematikletirir, ama gene de matematikletirdii grsel
mekndr; bir dzenlemedir, ama grne ait bir dzenlemedir... Sanatnn znesinin
fenomenler dnyasna sokulmasyla, perspektif, bizzat sanat eserinin harikalar yaratt
byye ait alan, dinsel sanata yaklatrr. Ancak karlnda, harika olann izleyicinin
dolaysz deneyimi halini ald gre/baka ait alan da dinsel sanata aar (Panjfsky, 1997:
71). By, grnt ve dinin perspektife brnd yolundaki Panofskynin betimlemesi,
gnmzde Paul Hirstnkiyle srdrlebilir: Ona gre, Rnesansn sanatlar arasnda da
pek geerli olan egemen dncesi neoplatonizm, hiperrealisttir. Tasas gerekliin temsilini
deil, eini, tpksn oluturmaktr. Yani bir anlamda gstergeyi yok etmektir. Bunu dnya
nizamnn aynas kabul ettii geometri sayesinde baardn varsayar. nk geometri hem
nizam iindeki suretlerin gelitirilmi biimi, hem de kendisi dnya nizamnn apak ortada
olan suretidir. Bu sayede insanlar, bir metni okumak yerine sanki bir vaaz duyarlar: Tanrnn
yaratlarn, bunlarn sunduu nizam, Hristiyanln mitlerini izlemezler; onlar yaarlar ve
hakikatine varrlar. nk bu ilh hakikat perspektifin meknna ikindir. Bundan byle,
Giottoyla birlikte, gstergelerin ateinin yerine, grntlerin pnltlar geecektir (Waldberg,
1984).

Acaba bu prltlar, olduu gibi yaammza sinen gnmz estetiinin yansttklanndan ok


mu farkldr? Gerekten de, Rnesans kiliselerinin altarlar arkasndaki an pitoresk
Bellinileri, Titianlar izlerken medyatik bir ekim duyumsamamak ve de ekran
canlandrmamak elde deildir. Katedral kesinlikle reklamdr, televizyon ekrandr, mistik
izgi-romandr (Eco, 1986: 81). Perspektif de bize siber-mekn gibi mecazi bir mekn, sanal
bir gereklik sunmaktadr.

Perspektif/parergon
Drerin tanmyla perspektif, iinden doru grmek anlamnda Latince bir szck. Ancak,
meknn tam olarak perspektif grnnden, Rnesansn nl kuramcs mimar Albertiye
gre, yalnzca resim tamamen bir pencereye dntnde ve bizim bu pencereden
mekna baktmza inanmamz beklendiinde sz edilebilir (Panofsky, 1997: 27). Hakikatin
temsili bu pencerenin ierisindedir. Dars, pencerenin dnyaya ald duvar, bu duvarn
ait olduu yap, yapnn sahibi, ilevi, v.b. bu temsile karmaz/kartrlmaz. Albertinin
penceresi, estetik temsil meknnn snrlar, sanatn, bata sanat tarihi, estetik, eletiri
olmak zere, dndaki bilgi blgeleriyle etkileimi, sanat ve toplumsal/tarihsel belirlenii,
zerklii gibi, ilerde zellikle Kantla ve gnmzde poststrkturalist dnceyle trmanacak
retrospektif okumalarn belki de ilk mecazdr. Kantn parergonuda en gncel olan.
Parergon sanat eseriyle (ergon) bu eserin arka planna, balamna, sergi meknna, mise
en sceneineait her ey arasndaki geit vermeyen snr izen erevedir, bitim noktasdr
(Norris, 1988: 17). erevenin ierisi, darsyla, rnein tarihle, politikayla, felsefeyle ilgili
deildir; ierisi estetik yargnn, gzelliin, mimesisin zerk mekndr. Bu mekn, resmin
hakikatini kendi davas sayan felsefeye gre, bu felsefenin kendisine bile kapaldr. Zaten
resmin hakikati, ta batan, Platondan itibaren felsefenin meruiyet snrlar iindedir; filozofa
aittir ve yle bakasna, hatta, resme, ressama bile teslim edilemez. Ve o zamandan beri,
estetik yargyla ilgili btn zmlemeler daima isel ve dsal arasnda sk bir ayrm
yaplabileceini varsayar (Norris, 1988: 18).

Norrise gre Derrida, Kantn dekonstrktif okumasyla, parergonune ierisine ne de


darsna veya hem ierisine hem de darsna ait melez bir mekna dntryor.
Bylece hem zerklik saplantsn sorunsallatrarak, sanat zerine sylemin, her zaman ve
kanlmaz olarak, estetik anlayn ayrcalkl blgesinin dna ait olan karlarla bal
olduuna iaret ediyor, dolaysyla metinsel indirgemecilikle itham edildii metnin dars
yok savn aklyor, hem de arabuk yaygnlaveren ereve kategorisini sunuyor (1988:
20).

Perspektif/panopticon
Gerek perspektif, gerekse yerkreyi harita yzeyinde temsil etmek iin gelitirilen dier
geometriler, gelitirdikleri temsili meknlar ve gsterge dzenleriyle, insan, doay, dnyay
kavrayabilmenin zihni donanmn salyorlard. Kavranmalarysa, ynetim, denetim,
egemenlik, mlkiyet altna alnmalar yolundaki merak, arzu ve tutkular kkrtyordu. Doa
egemenlii ile insanl kurtaracak teknolojiler, kadastro ile zel toprak mlkiyeti, corafya
sayesinde yer, yurt, kent, blge, lke, ulus tasavvur edilebiliyordu; hepsinin tesinde de, ilk
kez tm dnyann ayn haritada erevelenmesiyle (Mercator) smrgecilik. Bylece bireysel
olan, ulusal, kresel, ve evrensel olana eriebiliyordu. Bu tasavvurlarn berisinde, birey, yani
bakan/gren/bilen zne vardr. Bu zne kurduu perspektifle baktn karsna alarak nesne
konumuna yerletirir. Perspektif znel olan nesnelletirir (Panofsky, 1997: 65).

Perspektivizm, dnyay bireyin gren gznn bulunduu noktadan tasavvur eder...


Bireycilik ve perspektivizm arasndaki ba nemlidir. Bu ba, aydnlanma tasarsyla
kaynaan ussalln Kartezyen ilkelerine etkili bir maddi temel oluturmutur (Harvey, 1989:
253). Martin Jayin gsterdii gibi, onun Kartezyen perspektivalizm dedii modern an
egemen grsel modeli, Rnesans perspektiviyle, felsefedeki znel ussalla ait Kartezyen
dncelerin birleimiyle ayrdedilir. Kartezyen perspektivalizmde grsel olana verilen deer,
belirli bir epistemolojik tasary ima eder. Bu tasarda doann bilgisinin mmkn olan en
nesnel yoldan elde edilmesi baka balanr (Yeenolu, 1998: 109). Anlalyor ki, logos-
merkezli bilgi, perspektifinden optik veya skopik merkezlidir.

Perspektif konusunda bu yzyln en derin almas kabul edilen Singesel. Biim Olarak
Perspektifin (1927) yazar Panofskye gre, modernlik, algya izgisel perspektifin ifade ettii
mekn tasavvurunun hkmettii adr. Zaman da bu algyla koullandrlr. Nasl modern
perspektif dzeni, gzle nesne arasnda belirli bir uzakln gerekletirilmesine dayanyorsa,
modern tarih dncesi de gemile, imdi arasnda bir entelektel uzakln
gerekletirilmesine dayanr. Bat sanatnn tarihi, perspektifin tarihi olarak yazlabilir
(Panofsky, 1997).

Tahmin edilecei gibi, ada modernlik eletirileri, ama asl ok ncesinden, sanatta
modernizmin kendisi, perspektife kar amansz bir sava amtr. Sanatta, o da ancak
perspektif doann bir temsil tekniine indirgendiinde, bu sava kazanlmtr denebilir.
Oysa bilginin doasna gelince ayn ey sylenemez.

Nitekim, perspektifi boy tahtas yapan sanat tarihi tarihileri, kart mecazlar kurmaya
zorlandklarnda, bir pencereyi kapamak yerine yalnzca baka bir pencere amakla
yetinebilmektedirler. Hal Fosterda perspektifin yerini, izleyenin hareketine gre bir nesnenin
yer deitirdii (displacement) parallax almtr. Parallax, gemie ait oluturduumuz
erevelerin imdiki yerimize baml olduunun, imdiki yerimizin de karlnda byle
oluturulan erevelerle tanmlandnn altn izmektedir. lgili terimleri de, avant-gardist
tecavzkr bir mantktan, bir dekonstrktif yer deitirme [displacement) modeline
kaydrmaktadr (Foster, 1996a: xii).

Preziosinin modern sanat tarihini yerletirdii mimari de anamorphic panopticondur.[4]Bir


veri ktlesinin, rnein bir dia arivinin, birimleri arasndaki ilikilerin grlr klnd bir
rgtsel aygt olarak tanmlad anamorphism ile, buradaki grme/bilgi rejimiyle,
Foucaultnun panopticonunun grme/bilgi/iktidar/denetim ilikilerinin eklemlenmesiyle
kurulmutur. ki odak st ste konmutur.

Kendi sanat tarihinin izgilerini oluturan mimari ise, Atina Akropolnn giri yaps
Propylaiadr.Btn tapnaklarn ve heykellerin, izleyenlerin baknda yerli yerine oturduu
yegne nokta. Preziosi iin bu bir tr teatron, bir grme yeri, bir anlam kurma/zme yeri.
Dnyann etki uyandran ve anlatya gelen bir dzene sokulduu panoptik makinadaki tek
merkezi nokta (1989: 177, 178).

Dnemselletirme
Vasari tarihinde perspektif meknn karlayan zamansal ge, nerdii dnemselletirmedir.
Elbette bunun kkeni de, zamann mimar olan Tanrnn eseri insandr, bireydir; onun
yaamdr. nsan yaamnn dnemleri, doal olarak yaamn hakiki doas olan tarihin de
dnemleridir. Sanatlar da insanlar gibi doar, byr, yalanr ve lrler (Vasari, 1987: 36,
46, 83). Sanat/tarihi kendi kurduu perspektif sahnesinde gene kendini izlemektedir.

Sanatlar, sanatlarn yeniden douundan bizim zamanmza kadar sren, her birinin
kendine zg, farkedilebilen zellikleri olan blme veya diyelim dneme ayrdm
(Vasari, 1987:84). Vasarinin kitabnn yaps, biyolojik zaman kurgusu ile gayet tutarl:
blm, dnem, yzyl, bakahraman:

1. ocukluk / 14. yzyl / Giotto


2. Genlik / 15. yzyl / Masaccio
3. Olgunluk / 16. yzyl / Michelangelo

Vasarinin tarihsel zaman emas Petrarch (1304-74) ve Ghibertininkine (1378-1455)


dayandrlmaktadr: Uygarln antikitede zirvede olduu, ardndan bin yllk bir de
getii, 14. yzyl ortasndan balayarak tekrar canland ve Avrupa kltr tarihinin
Ortaalar/Rnesans, karanlk/aydnlk, eski/yeni, geleneksel/modern gibi blnp, ikili
kavramlarla adlandrlmasna varan en kkl ema.

Vasarinin Rnesansa zg evrimi, aslnda, Tanrnn ilk heykel insan yourmasyla


doan, olgunluuna Yunan ve Roma antik anda erien, Konstantin ve Bizansla ise
rmeye balayan baka bir evrimsel tarihin ardndan gelir. Peki yeniden doup antik
an mkemmeliyetine erien Rnesans sanatnn kendi akbeti ne olacaktr? Allah
gstermesin,... eer sanatlar bir kez daha ayn felkete srklenirlerse, o zaman benim bu
eserimin ... sanatlar diri tutmasn, ya da en azndan, aramzda daha yetenekli olanlara her
trl cesareti salamasn mit ederim (Vasari, 1987: 47). Vasarinin bu yaam evrimine
kar durabilen insan midi, ada Machiavellininkine benzetilmitir: Machiavelli siyaset
tarihini, Vasari de sanat tarihini, kanlmaz ilerleme ve gerilemeevriminde yorumlamakla
birlikte, paradoksal olarak, gerilemenin deha tarafndan, doann yce bir yetenek bahettii
ve gemiteki nkemmeliyete eriebilmesi retilmi bir siyasal lider veya sanatnn virtsu
[5] tarafndan durdurulabileceini nermilerdir (Bull, 1987:15).

Vasarinin dnemleri, yklemleri de korunarak, onun ardndan sklkla kullanlmtr. Nitekim


barok anda Vasari tarznda tarih yazan Giovanni Belloride de (1615-96) klasik ve barok
ayrm, olgunluk ve rmeyi karlamaktadr. Vasariden beri barbarlkla bir anlan gotik
stildeki ortaa mimarisine itibarn, onun yzyllar sonra ne kadar ussal, mantksal ve doal
olduunu sezebilen Goethenin iade ettii bilinmektedir (Fernie, 1995: 77).

Sanat tarihinde dnemselletirme, daha ok semiotik ilikilendirmeye dayanan stillerle de


eklemlendirilmi ve stillerin zamansall da dnemler olarak ifade edilmitir: zlenimci
Dnem, Erken slam Mimarisi, Picassonun Pembe Dnemi, v.b. Zaten Vasari de sanatlar
kronolojik olmaktan ok, ekollere ve stillere gre ele almaya aba gsterecektir (Vasari,
1987: 47). Burada stil, giderek yerleikleen anlamyla kullanlmaktadr. Dnem veya
dnem-stil, verili bir zaman ve yerdeki belli bal sanat eserlerinin belirli bir yeknesaklk
sergilemesi gerektii inancna dayanr. Bu byk lde morfolojiktir, ancak baz
malzemelerin tutarl olarak kullanmlarn, kompozisyon yntemlerini, retim ve tketim
ritimlerini, alglama alkanlklarn, ve bunlar kadar da, belirli genrelara, konulara, himaye
dzenlerine ve sergileme formatlarna kar gsterilen ilgideki tutarll da ierebilir
(Preziosi, 1989: 76). Stiller, biyografilerin yan sira, sanat tarihi yaynlarnn en sk rastlanan
balklarn oluturmay srdrmektedir.

Konosrlk/ikonografi
Buraya kadaryla Vasari tarihi, dnemi iindeki dahinin tarihi. Anlatsnda tarihinin bu iki
ayann gerekelendirdii iki bilgi/belge blgesi ayrdedilebiliyor: Konosrlk ve ikonografi.
Her ikisi de ilerde deiik uzmanlklarn bnyesinde rgtlenerek sanat tarihisinin temel
mesleki donanmn ve pratiklerini oluturacaktr.

Kimlik
Konosrlk ncelikle eserin kimliinin belgelenmesiyle ilgili bilgileri kapsyor: ad, san, yapan,
zaman, mekn, l, malzeme, teknik, ... Konosrlk, melliflik ve sahihlik (authorship
veauthenticity) olarak anlan alan da karlyor.

Sergi etiketlerindeki birka veriye indirgeniverecek gibi grnen bu alann ardnda, imdi
inanlmaz kronolojiler, morfolojiler, kriptolojiler, teknolojiler, taksonomiler, te yandan,
kaytlar, arivler, mzeler durmaktadr. Ama bu devasa makinay ayakta tutan, asl niteliksel
gstergeler olmaldr.

Nitekim, yalnzca sanatlarn yaptklarn kaydetmek iin deil, iyi, daha iyi ve en iyi
arasndaki ayrm belirlemek iin de uratm demektedir Vasari (1987: 83, 84). Vasarinin
lt bellidir: Doann ve antikitenin taklidi. Bu ifte mimesis, ilerde yazlacak metinlerde ne
trl bakalatrlrsa bakalatrlsn, eserin mekn (doa) ve zaman (antikite) ilikisi
balamnda, metinlerin birbirlerine tuttuu aynada biteviye kendini yanstagelmitir; tam bir
mise an abyme.

Gzel nedir?/Ne gzeldir?, Sanat nedir?/Ne sanattr? Bu ontolojik gibi grndkleri lde
hiyerarik sorularn yantlanabilmesi iin, estetik kodlarn ve normlarn tanmland, evrensel
bir miyar oluturacak biimde zamann/meknm tesinde, akn bir ideal gzellik
kavraynn ina edildii bir estetik klavuz, bir dstur, bir kanon, bir kanun yazlp
gitmektedir. Konosrln z olan yarg bu kaynaktan beslenir. Yarg, sanatnn, tarihiyle,
eletirmenle paylat bir kudrettir. Estetik Yarg ve bu yargnn konusunu oluturan sanat
eserinin dehaya bal nitelii, Vasari tarihinden 240 yl sonra yaymlanacak Kantn nl
Estetik Yargnn Eletirisi [Kritik der Urteilskraft] kitabnn sorunsal olacaktr.

Btn bir gelecein nn alp, yazdklaryla grnene hkmettii gibi ithamlarla Vasarinin
estetik dstur zerindeki gc tehdit edilmise de, kimse onun kahramanlar Leonardo,
Michelangelo ve Raphaeli ideal gzelliin zirvesindeki yerlerinden edememitir.

Anlam
Eserin trettii anlamlarla ilgili bilgilerin blgesini oluturan ikonografi, imgeler, temalar,
mitolojik/teolojik gndermeler, alegoriler, bunlarn birbirleriyle ayn eserde ve farkl eserler
arasndaki ilikileri gibi konulara ait almalar kapsyor. Rnesans dneminde bu tr
almalar ikonoloji olarak anlyor. Vasarinin ise, zerinde durduu resimlerdeki edebi
alntlar yeniden ykler halinde kurarken, ikonolojiden ok, edebiyatta kendini gsterdii
syleniyor (Bull, 1987:17).

konoloji terimi, Panofskyle birlikte sanat yaznnda yeniden yer etmitir. Buna kout olarak,
yapsalclkla biriikte gsterge ebekelerinin zmlenmesinde kazanlan derinlik ve
boyutluluk sayesinde, ikonografi de Vasariden treyen geleneksel kapsamndan telere
tanmtr.

2. Winckelmann / Kltrel tarih


Sanat tarihi tarihinin Rnesanstan sonraki ikinci belirleyici an, kestirilebilecei gibi
aydnlanma, bu ann temsilcisi de Winckelmann[6] olarak kabul ediliyor. Winckelmann nce
tp ve teoloji okuyor - konosrlk ve ikonografi mecazlar olarak dnlebilir -. Klasik
dnyaya merak nedeniyle Romaya yerlemekle kalmayp, katolik olmasnn da ardndan,
Papala ait eski eserlerin bana getiriliyor, Vatikan Ktphanesinde Yunanca hocal
yapyor, arkeolojik kazlar ynetiyor. Gerek, sanatn kkeni, ilerlemesi, deiimi ve
dnden sz ederken uyarlad dnemselletirme, gerekse, Greko-Romen sanatn
idealletirmesi gibi nedenlerle, Winckelmann Vasari geleneinin temsilcisi saylyor. Yunan
sanatna ait jeneolojik sistemini, btn zamanlardaki btn sanatsal tarihin bir alegorisi
olarak iliyor: herhangi bir halkn sanatnn llebilecei norm veya standart (Prezisosi,
1998: 26). Vasari ve Winckelmann arasndaki nemli fark, biri iinde yaad Rnesans
kefederek idealletiriyor, dieri ise ancak idealletirdii klasik a kefediyor, yaad
baroka ise uzak duruyordu. Bu uzakl ada olan estetikiler, Baumgarten ve Kant
kapatacak, kendi yazdklar ise bir neoklasizm tasarmnda etkili olacaktr.

Winckelmann, sanat tarihiliinin ve arkeolojinin atas, 1764de yaymlad, Antik Dnem


Sanat Tarihi ise bu alann ilk gerek tarihi olarak anlr. Onun bu nvanlar hak etmesini
salayan, sanat, toplumsal, politik, kltrel ilikileriyle ilkkez tarihselletirerek, sanat tarihini
sanatlarn ve ilerinin kroniklerinin tesine tamasdr. Kitabnda sanat, dnemin ynetim
biimi, dnce alkanlklar, sanatya ve sanata tannan statden, bilimsel bilginin nasl
kullanldna, iklim koullarna varana dek ok eitli balamda anlatlr (Fernie, 1995: 70).

Gombrich tarihsel kolektivizm dedii bu tr anlaty, Winckelmannn zamanna zg,


bamsz bir ulusal sanat kimlii tanmlayabilme abasyla badatrmaktadr. leride Hegel,
bunu metafizik doruuna tayacaktr: Bir sanat eseri, ancak ulusa ilemi olan tini, arln
bozmakszn zmsediinde Tanrnn ifadesi olabilir (Gombrich, 1981:4).
Winckelmann ile, konosrlk ve ikonografiyle eklemlenecek sanat tarihinin nc bilgi/pratik
blgesi de almtr: Sanat eseriyle, dnemselletirildii toplumsal ilikiler arasndaki
nedensellie ait gsterge ve anlamlandrmalar. Artk ayn ayna, doann yan sra toplumu da
yanstmaktadr.

Diderot ve dAlembertin yeryzne dalm olan bilginin derlenip toplanarak, yeryznn


genel sistemini aa karacak Ansiklopedisi, Winckelmannn tarihinden dokuz yl nce
yaymlanmtr.

Ve Winckelmannn, aydnlanmann ussal dncesiyle badaan bu maddeci, evrimci


giriim ile, gerein birleik anlayna dayal Kartezyen dncenin bilimleraras
(disiplinleraras) btnc yaklamndan fazlasyla etkilendii belirtilmektedir (Fernie, 1995:
12).

Winckelmannn izleri bu yzyla kadar srlnce, kltrel (E.H.Gombrich), toplumsal (Meyer


Schapiro), Marksist (Arnold Hauser) olarak ayrdedilen sanat tarihleri onunla
ilikilendirilmektedir (Fernie, 1995: 18). Ancak, aada deinilecei gibi, Winckelmann sanat
ortamn, ondan etkilenen tarihilerin metinlerinin ok tesinde de gdlemitir.

Ariv/Mze
Kltrel tarihin iki izleyicisi Jacob Burckhardt (1818-97) ve Aby Warburg (1866-1929),
Winckelmannn yalnzca antik dneme zg Ansiklopedizmini snrlarna dek tamlardr:
Sanatn merkez alnd, btn kltrleri betimleyen etnografik bir dnya haritas, bir corafya
(Burckhardt), ve bir evrensel imgeler tarihi (Warburg) (Fernie, 1995: 14).

Bu tahayyle ynelik kaydedilmeye deer nemli bir tasar, btn disiplini ayn meknda
barndrmann ilk giriimi olan nl Foggdur: Sanat tarihi retiminin balamasnn hemen
ardndan, Harvard niversitesi bnyesinde kurulan (1895), Amerikann ilkada niversite
mzesi. Bu mzenin ana birimleri olarak kurulan geni fotoraf ariviyle ktphane, farkl
tarih anlatlarnn kurgulanaca ansiklopedi olarak ilev gryordu. Gerekten de bugn
bildiimiz haliyle sanat tarihi fotoraftan domutur (Preziosi, 1989: 72-73). te yandan,
Foggun kuruluu sinemann icadyla da ayn yla rastlyordu. Bu rastlant, sinemann sanat
uratt kkl dnmler kadar olmasa da, tarihin ve sinemann kurgulan, perspektifleri
arasndaki balantlar bakmndan da dndrc olmutur.

Foggu izleyenler arasndaki en muazzam ariv atlm, kukusuz, 1998 banda Los
Angelesta alan ve bir milyar dolara kan, bir milyon fitkareye oturan, Metropolitandan bu
yana Amerikann en pahal ve byk kltr projesi olan Getty Merkezi olmaldr (Golacello,
1997: 182). Postmodern mimarln dahilerinden Richard Meierin tasarlad bu L.A.
Akropolndeki Getty Enformasyon Enstitsnn hedefi, btn sanat tarihini bilgisayar
ortamna aktarmaktr. Bylece, Foucaultnun ngrd gibi, btn zamanlar, alar,
formlar, beeniler, ayn mekna kapatlacaktr (1986: 26).

Getty giriimiyle ayn zamanlarda siber-meknn hkmdar Bill Gatesin de dnyadaki


btn resim ve heykellerin yayn hakkn satn alma gayreti iinde olduunu reniyoruz.
Bylece, dijitalize edilerek sonunda hapsolduu duvarlardan kurtulacak ariv/mze, hem
kapsam, hem eriim olarak deta snrszlaacaktr. Doadan balayarak alrsak, nce kendi
yapld zeminde (tuval, kat, v.b.), daha sonra tand mze zemininde, imdilerde de
bilgisayar zemininde, kez sanallaan sanatsal imgeler artk herkesin gznn nne
gelecektir; herkes onlar okuyabilecek, tarihini yazabilecek, yenilerini yaratabilecektir. Bu
yk, btn dnyann bir mze olduu fantazileri kuran Contess de Marsacla, Yves Kleinn
anti-mzelerini akla getirmektedir (Gucht, 1991: 366).

Tarih mise-en-sceneiolarak ariv/mze, ilkin Cosimo de Medicinin himayesinde, Floransa


Akademisinin bnyesinde kuruluyor (1563). Bana Michelangelonun geecei ve
yzyllarca Avrupadaki ve smrgelerindeki sanat akademilerinin [de] paradigmas olacak
Floransa Akademisinin kurulmasn salayan da gene Vasariden bakas deil (Preziosi,
1998: 25). Ama Aydnlanma Mzesi asl Akademiyle ayn tarihlerde balayan cabinets of
curiositiesdentretiliyor. Bu zel koleksiyonlar, smrgelerden derlenip toplanan, korumaya
deer bulunan temsili nesnelerle donatlan mikrokozmoslar. Smrgelerden getirilip
Avrupann gzlem (ve de gzetim/denetim) merakna, pozitivizm tutkusuna sunulan, ancak
ncekiler gibi pek korunmaya deer grlmeyen dier nesneler ise insanlar ve hayvanlard.
[7]

Bu deneyimlerden gelien nesnel, somut atmosferlerde tarihi ile yeni yeni kiilik bulan
etnograf, ben-dnya, kendim-teki diyalektikleriyle gemii tarihselletiiyorlard. Gerek
balamlarndan sklen nesneler, bu kez Evrensel Tarihin, UygarlkTarihinin
balamlarnda yeniden eklemleniyordu. Bakan, kendini aryor, buluyor, gryordu.

Bu sreler an bakma/grme/bilme rejimi erevesinde ilerlik kazanr. Buradaki


entelektel aratrma, soruturma, merak oluturma modeli, gerekliin grsel denetimi ile
ayrdedilir. Banda, yansz ve amalarndan, eilimlerinden, gdlerinden, kimliinden,
hatta bedeninden soyunmu olduu varsaylan, nesnel olarak gzlem yapan ve kaydeden
zne bulunur. Grme, bilmenin anahtardr, dahas ilkrneidir. Kartezyen perspektivalist
epistemolojiye ait bu ince ince inceleyen bakn ardndaki znenin konumu, aydnlanma
paradigmasnn evrensel ve akn olarak yorumlanan karakteristik zne konumudur
(Yeenolu, 1998: 109-112). Bu bakma/grme/bilme rejimi, insanln ayn kaderde (telosta,
topyada) birletirilmesi yolundaki dneme zg sylemlerin gcyle eklemlenerek, doa ve
dnya zerinde hegemonya kurmay gze alr.
Kraliyete ait cabinets of curiositiese el konulup halka devredilmesiyle kurulan ilk kamusal
mzenin Louvre olmas (1793) bu balamda anlamna kavuur. Sanat tarihi, etnografi,
antropoloji ve oryantalizmin yedeinde, dehalar, uluslar ve halklar sahneleyecek kamusal
mzeler dnemi asl 19. yzylda yaanacaktr. Gene de byle pekok sahnenin altyaps
veya sistemi kknde Winckelmanna aitti - ve hl da yledir (Preziosi, 1998: 29).
3. Wlfflin / Tarihler tarihi
Sanat tarihi ilk kez 1840 ylnda Almanyada resmen bir niversitenin retim programna
alnyor. Gnmzdeki krize kadar gelen nc rn almas, genellikle akademik
kimliin edinildii bu zamana tarihlendirilir. Smrgeciliin trmand, dnya ekonomi-
politikasnn Avrupa-Amerikan sermayesinin denetimine girdii, biyolojik (Darwin) ve
toplumsal evrim (Spencer) kuramlarnn ilan edildii, antropoloji gibi baka beeri bilim
dallarnn da akademikletii, byk anlatlar, universiteler, kamusal mzeler, kitaplklar,
dnya fuarlar zaman; sanatta modernizmin afa. Sanat tarihinde bu ykseliin iki ayak
zerinde gerekletii belirtiliyor: Bir yanda Alman idealizmi, te yanda ampirizm veya
felsefeyle doa bilimleri, ya da sanat tarihiyle sanatn tarihi.

lh sanat
Hegele gre sanat, dnyann kaderi, tarihin mimar olarak and mutlak tine ikin. Bu tin,
bu sonsuz ve mutlak idea, giderek hem gerekletii ada, dnemde {Zeitgeist), hem de,
ulusta [Volksgeist] ifade buluyor (Fernie, 1995: 342). GeistnAlman idealizminde balarda
kltrn ada anlamn karlad da bilinir; bu byl szck, bilim+estetik+etik
lemesini, genel olarak bilgiyi veya usu, tanry, ya da bunlarn deiik bileiklerini ieren
anlamlarda da yorumlanabiliyor.

Bu kavramlar erevesinde tarih, birtakm kkenler ve sonlar arasndaki izgide ard arda
gelen dnemleri izleyerek - ierip/yadsyp/aarak - ilerleyen, gelien, ussal, gerekli,
belirleyici bir sre. Sanatsa bu dnemlere gre, lh deannsanatn zamansall iinde
kendini gstermesiyle tarihselleiyor (Preziosi, 1998: 67). Bu dnemler, sembolik, klasik ve
romantik; srasyla Dou Sanat veya Erken Dnem Sanat, Greko-Romen Sanat veya
Antika Sanat, son olarak da Hegelin yaad Hristiyan ve Alman Romantisizmi.
Avrupayla balant halindeki n Asya ile snrl kalsa da, Dou burada, evrensel Avrupa
zamannn gemiindeki yerini alyor. Hegele gre, dnya tarihi Doudan Batya doru
ilerliyor, nk Avrupa gerekten de bu tarihin sonu, Asya ise balangc. Ama Dounun
tarihinin kendisi esas olarak tarihten yoksundur. nk hibir ilerleme kaydetmez.
Yarattklar kabul edilen deerler, ancak Avrupada gelime ortam bulabilmi, dolaysyla
da tarihin mal olmutur (aktaran Hentch, 1996: 188-189). Tarihsizlik mantksal olarak
sanatszla kar:Hegel Dou sanatna sanat-ncesi (Vorkunst) demektedir; neoplatonist
Creuzeri izleyerek, ona henz tine uygun grmedii tikel bir sembolizm biimi atfeder
(Gombrich, 1981: 4).

Yukardaki yarglardan, Hegelle birlikte, aslnda, tarihin sonunun balangcnda


bulunduumuzu karsayabiliriz. Bu son, kendini geriye doru gerekletirerek, tarihi ileri
gtren bir telos, bir topya, bir srekli uyum zamandr. Ve sanat tarihinin nc aamas,
Hegel iin, ok da gerek olan bir anlamda, sanatn sonudur: sanatn zmesi ve dine,
maddi temsiliyetleri gerektirmeyen bir tr tinsellie massedilmesi (Preziosi, 1998: 68).
Sanatn dinsel ritellerin ruhunda varolduu ve kolektif olarak retilip, tketildii ilksel
durumuna yeniden dnlmesini ima eden bu son, Hegelci tarih sarmaln da
dorulamaktadr. Zaten, Joseph Beuysdan bildiimiz gibi, bugnn avant garde sanats
giderek daha belirgin bir ekilde amann ve otacnn kiiliine brnmektedir (Lucie-Smith,
1995:26).

Michael Haerdter doann sanattaki tinsellie massedilmesi olarak yorumlad Hegel


estetiinin, maddi temsiliyetleri gerektirmeyen soyut sanatla gerekletiini dnmektedir
(1997: 148). Dorusu, Kandinskynin Sanatta Tinsellik zerine kitabndan (1912), Clement
Greenbergin soyutu tarihsel iradeye balad yazlarna kadar (1940: 554, 1948: 569), soyut
sanat edebiyatnda da Hegel metafizii okunur. Malevichten, Rothkoya, Mbine, eserlerin
kendisinde, ilettikleri tinsel formalizmde okunan da budur.

Hegel metafiziinde sanat esasen bir tecellidir, ilh olann peesinin almasdr. Bunu da
sanat baarr; o bir peygamberdir, sadece Tanrnn szcs olmakla kalmaz, Tanrnn
kendisinin farkna varmasna da yardmc olur (Gombrich, 1981: 4,8). Yani, tarihin zorunlu
yolculuunda ilerlemesine. Burada sanat gene bir azizdir. Srp gelen itibarn
yitirmemitir; ancak, tarih karsndaki dahiyane iktidar elinden alnmtr. Artk alarn
alp kapanmasnda Vasarinin ngrd lde belirleyici deildir; nk imdi yalnzca,
zaten tecelli edecek an ruhunu cisimletiren bir resuldur. O da tarihe mahkmdur.
Resimdeki hakikat tarihin barndrd hakikattir: Size resimdeki hakikati borluyum, ite size
anlatacam da budur (Cezanne). Bu mantk gerei mimesis in egemenlii de doal olarak
krlacaktr. Dnemin romantizmi, mimesisi,eserden sanatnn imgelemine devretmitir:
mimesis yoluyla sanat zerk birnesne yaratr. Grnenden grlene bir yetki devri.

Hegelin ardndan d dnemleri, rme, alalma, gerileme dnemleri, tarihyazmndan


neredeyse kalkmtr. Her dnemin gelimeye ayarland tarihler kaleme alnm, bata
karanlktan kurtarlan inan a ortaalarn gotik tarz olmak zere, itham altndaki barok,
rokoko, romanesk, manyerizm gibi dier btn dnemler bu yolla aklanmtr. Bununla da
kalnmam, zamann kiliseleri gotik, tiyatrolar barok, bakanlklar da rnesans tarznda
yaplr olmutur (Gombrich, 1972: 396).

Hegel felsefesinden karsanacak tek bir sonu vardr: Dnya Tini her neyeyneliyorsa, o
yeni bir ey olmaldr. O nedenle eski deer yitirirken, bilinmeyenve denenmeyen, hi
olmazsa gelecein tohumlarn yeertme olasln barndrr. a tarafndan reddedilmek,
dehann belgisi olur. Byk ustalar zamanlarnn ilerisindedir, nk deillerse byk usta
olamazlar (Gombrich, 1981: 8). Bugnn hkmn gelecek verecektir. Ve eer herhangi bir
gn karanlksa, gerideyse, khneyse, bu tamamyla gelen gnlerin aydnlk, ileride ve yeni
olaca iin byledir.

Bu determinizm, tarih ve eletiri sylemlerini, eserlerin alarna gre merulatrldklar


adala tutsak etmitir: Eserler alarnn ilerisinde, gerisinde veya tandrlar. an
gereini yerine getirirler: an duyuu, dn, izgileri, renkleri, v.b. olarak. Gene ayn
determinizme duyulan inan, modernizmi, yeninin, gelecein kefine, avant garde
saplantsn srklemitir. Gnmzsanatndaki kimi modernizm reddiyelerinin bile hl
avant garde olarak anlmas, stelik bir de bana neo nekini almas, dolaysyla da,
kaaym derken Hegele iki kere yakalanmas epey ironik ve komik olmaldr.

Gombrich sanat tarihinin babas nvann, izleyicisi sayld Winckelmann yerine Hegele
lyk grmektedir: Bu rol hep Winckelmanna atfedilmekle birlikte, bana kalrsa,
Winckelmannn Antik Dnem Sanat Tarihi yerine, Hegelin Estetik zerine Dersleri sanatn
ada tarihinin kurucu belgesi olarak kabul edilmelidir. nk, sanatn, kuku yok ki
sanatlarn hepsinin, btn evrensel tarihinin taranmasnn ve sisteme kavuturulmasnn ilk
giriimidir. Hegel Winckelmanna sayg gstermi ve ondan sanat alannda yeni bir yap
kuran ve insan zihnine giden yepyeni yollar aan bir tarihi olarak sz etmitir. Ayrca,
estetik aknlk, tarihsel kolektivizm ve tarihsel determinizm gibi yasalarn da ondan
uyarlamtr. Ancak Winckelmannn kusuru Vasari balantsdr, bu balantnn belirledii
zaman bilincidir (Gombrich, 1981: 3). Gombrichin zerinde durmad, Hegel idealizminin
sanat, Winkelmannn onu yerletirdii toplumsal, rnaddi koullardan arndrarak, adeta
sekler bir din olarak sunmasdr. O denli gl bir sunu ki, ada sanat tarihinin bir teoloji
gibi okunabilecei olasl gnmzde bile tartlmaktadr (Preziosi, 1998: 68).

Sanat tarihi bu en parlak nc dnemine, yzyl akn bir zaman sonra krizle
karlaaca son dnemine, ite bu dn atmosferinde girmitir. Sanat derindeki bir
idealin temsiliyeti veya ifadesi olarak gsteren Hegelci perspektif, onun lmn izleyen on
yl iinde, sistematik bir sanat tarihi disiplininin kuruluuna son derecede elverili olduunu
kantlamtr...

Bu trl yorumlayc bir bilgi-retimi alan sayesindedir ki, hem Avrupa ulus-devletlerinin, hem
de teki kltrlerin ve halklarn tarihleri hayal edilebilecek ve bu tarihlere katk
yaplabilecektir. Avrupa Hristiyan kltrleriyle, bu kltrlerin antik Yunan ve Romada olduu
kadar, Yakn ve Uzakdoudaki mazileri arasinda bulunan ilikilere has zellikleri
betimlerken, bizzat Hegelin urat da tam olarak budur. Bu ayn zamanda, sistematik
sanat tarihi aratrmalarnn, btn zamanlara, yerlere ve kltrlere uygulanabilen tarihsel
bilgi-retiminin evrensel bir blgesi olarak rgtlenmesi iin ikna edici bir model ve gl bir
katalizr oluturabilecektir (Preziosi, 1998: 67).

Doal olarak zamann mzeleri de bu modele, zndeki sekler ilahiyata uyumlu meknlar
sunacaklardr. Hegelin arkada mimar Schinkel, tarn da onun estetik zerine 1823-1829
arasndaki nl konferanslar srasnda, izleyicilerin klasik ve romantik sanatn tesinde
Mutlak Tini duyumsayabilecekleri Altes Museumu(1824-30) tasarlam ve ina ettirmitir
(Haerdter, 1997: 147). Berlinin Atinalatrlmas kapsamnda, o sralarda banka
mimarlnda da popler olan Yunan tapnandan esinlenerek yaplan, sanat ve mimarlk
arasndaki antitezi ulu bir birlie dntrme iddiasndaki Altes Museumu pek ok ulusal
mze, devlet, sanat ve etnografya mzeleri izlemitir.
syan bu sralarda balayan modernizmi evcilletirecek Modern Mzeler dnemine daha bir
yzyl vardr. 1950ler ertesinde mzecilik inanlmayacak bir ivme kazanacaktr. ABDde
1980e kadarki 30 ylda, hafta hesabyla 1566 haftada, 2500 yeni mze almtr. Yani
haftada bir mzeden daha yksek bir oran. Nfusu daha az olan ngilterede 1970lerdeki
gelime oran da ayn lde etkileyicidir: Her hafta yeni bir mze (Weil, 1990: 3). Mzeler
saylarndaki bu kabarmay izleyicilere de yanstabilmilerdir: Futbol malarna gidenlerden
daha ok Amerikal mzeleri gezmektedir (Hughes, 1990: 389).

Ne var ki, bu byk dalganin ardndan gelen sanat tarihinin krizi elbette bu disiplinin ve
syleminin beii olan mzeleri de arpmtr. Hegelci ilevinden tr en hafifinden
tapnaklara, papazlar kratrlerden ve tarihilerden oluan kiliselere benzetilen mzeler,
herhalde artk sanat tarihinin lmyle olmalo, mezarlklara dahi benzetilmilerdir (Nochlin,
1972: 32). Dorusu, mze izleyicileri arasnda yaplan soruturmalar da bunlar pekitirmitir.
rnein Fransada, alanlar arasndaki mze izleyicilerinin yzde yetmidokuzu, mzeyi
kilise imgesiyle ilikilendirmitir (Bourdieu, 1990: 53,152). Bugn ise mzeler, sergiledikleri
eserlerden daha ok sergilendikleri yapnn harikalar uyandrd gsteri merkezlerine
dnmtr. Bu tarzn en son ve en fantastik rnei, Guggenheim mzeler zincirinin Frank
Gehry tarafndan tasarlanan Bask aya, Bilbao Guggenheim Mzesidir. Yer yer mimarn
cilvelerine gre eserlerin de smarlanabildii bu tr franchiser mzeler, ayn koleksiyona ait
eserleri dne dne sergileyerek, aslnda, ada kanonun kurulmasna, egemen estetiin,
zevkin, tadn yaylmasna, gezegenin Macdonaldlatrlmasna hizmet eder(Martinez,
1998: 84); okkltrllk teranesiyle de, yerli kltr, sanat ikincilletiriverir.

Tinden yapya
Heinrich Wolfflin ve Alois Riegl, Alman ekol sanat tarihiliinin bu iki byk profesr, Hegel
historisizmiyle, formalizmi badatrarak, gnmze kadar gelen farkl tarihleri
gdleyebilmilerdir.

Sanat, Riegle gre tpk bir vidann dn gibi, Wolffline gre de sarmal olarak ilerler. Bu
ilerlemeyi oluturan dnemlerin birbirleriyle, biyolojik evrimi ve temsil edildii insan mrn
andrabilecek nitelik farkllklar yoktur. Wolffline gre, rnein Rnesans kadar, gotik de,
kendi iinde erken, klasik ve barok dnemlere ayrlabilir. nk bu dnemler hiyerarik deil,
birbirine kart olan, forma dayal, grsel kategorilere gre zmlenir: Kapal-ak, okluk-
birlik, mutlak-greli, v.b. lkleri erken veya klasik, ikincileri de baroku karlayan gstergeler.
Riegl de benzer bir repertuar neriyor: Grsel-dokunsal, isel-dsal, v.b. Yadsmann
yadsnmasyla ilerleme kuraln sezdirten, zamansalln ardndaki yapsal kategoriler.

Her ikisinde de sanat, ann tinselliiyle belirleniyor; ancak, bu sanatn cisimleerek


formlara brnmesi, kendine zg yasalara, bamsz olarak ileyen bir manta, evreleyen
grngler karsnda zerk olan yaplara baml. Formlarn treyiini formlarn
kendilerinden ve baka formlarla karlamalarndan baka hibir ey aklayamaz. Formlar
kendi kurallarna uyarlar (Fo-cillon, 1992: 14, 29) veya Gombrichin szleriyle, sanat sanat
izler (aktaran Fernie, 1995: 224). Wolfflin ve Riegl formalizmi, sanat tarihinin zellikle
ikonografi blgesinde kkl dnmlere yol amtr. Bu dnmlerin nemli temsilcilerinin
banda Panofsky anlmaktadr. Panofsky kendi modelinin aidiyeti konusunda aktr:
Tarihsel srecin tez, antitez ve sentez zincirine uygun olarak belirmesiyle ilgili Hegelci
kavray, sanatn gelimesi iin de eit lde geerli grnmektedir (aktaran Wood,
1997:19).

Panofsky, kltrel tarihin kanlmaz yetersizlii karsnda duyarl olan eletirmenler


arasndadr. Bu yetersizlik, belirli nesnelere (metinlere, imgelere) zg olan bir anlam
boyutunun, tarihsel aklamaya direnen bir boyutun, ihml edilmesi, ya da hafife
alnmasndan kaynaklanr. Panofsky 1920de, sanat rnlerinin znelerce yaplan beyanlar
deil, maddelerin formlletirmeleri; olaylar deil sonular olduunu kaydetmiti (aktaran
Wood, 1997: 7). Bu sz-lerde historisizme kar temkinli bir yapsal eilim okunmaktadr.
Ayn zamanlarda, ayn akademik evrelerden olan Wolfflin ile Saussuren yapsalclklar
arasndaki yaknlk daha aktr:

Anlamn, bir yap oluturan gstergelerin kendi aralarndaki ilikilerden tretilmesi, bu


yapnn kendi isel yasalarna gre kurulup, ilemesi, kendine zg tarihe sahip olmas, yani
geerliliinin gene kendi evrimi iinde aklanabilmesi, mellife, zneye kyasla rnne,
nesnesine, sonuca ncelik vermesi, zmlerde ikili kart kategoriler kullanlmas
(Saussure:ak/koyu, yksek/alak) gibi stratejiler, dili ve sanat ayn yapya
yerletirmektedir. Bu yap, giderek, btn toplumsal pratikleri ve insan davranlarn
barndracak bir kompleks olarak tasarlandndaysa, zaten her etkinliin ncelikle kltrel
olarak belirlenip, anlamlandrld mekna ve zamana girilecektir.

Sherlock Holmes ve sanat tarihisi


Sanat tarihinin 19. yzyldaki bilimsellemesinin ilk, idealist blgesi eer ikonografiyle
karlanyor denebilirse, ikinci, ampirist blgesi de konosrlkle karlanr ve en etkili
temsilcisi de Giovanni Morellidir. Resimlerin zmlenmesinde bavurulan konosrlk
teknik ve standartlarnn, 16. yzylda Vasari tarafndan ortaya atlmalarndan sonra, yeniden
ilk kez Morellinin almalar sayesinde derlenip, saptandklarn sylemek abartma
olmayacaktr... Morellinin getirdii yenilik, resimlerin hi olmad lde inceliklerine inerek,
o zamana kadar zerinde durulmayan ve bir kulak ya da trnan ilenmesi gibi, ressamn her
defasnda yeniden kafasnda kurmayabilecei ayrntlaryla incelenmesidir (Fernie, 1995:
103,104).

Bylesine bir inceleme, ister istemez, sanat tarihisinin nne, grafolojinin, paleografinin,
kriptolojinin iz srme yordamlarn karmaktadr; ve kukusuz kriminolojinin. Nitekim buradan
yola kan Preziosi, meslekta tarihi Morelli ile nl detektif Sherlock Holmes arasnda bir
iliki olabileceini sezmi ve yanlmamtr (Preziosi, 1989: 93). Bu sezgisine, Sherlock
Holmes maceralarnn aslen hekim olan yazar Conan Doyleun, iinden iki kesik kulak kan
Mukavva Kutu yks ile, Strand dergisinde izimleriyle yaymlad kulak biimleri zerine
makalesi yol amtr. Bunlarla, Morellinin kulak aratrmalar arasndaki hayret verici
benzerlii farkeden Preziosi, sonunda, Conan Doyleun amcasnn Dublin Sanat Galerisi
mdr olduunu, Romada oturan Morelliyi de tandn kefetmitir.

Morelli - Sherlock Holmes ilikisine Freud da katlmaktadr. Preziosi, Freudla efsanevi


detektifin yntemlerini kyaslarken, Freudun, uzmanlna hayran olduu Morelliye ada
psikanalizin gelitirilmesinde verdii nemden de sz etmektedir. Hem Freud, hem de
Morelli iin bilindnn kaplarn, gzden kaan, sradan ayrntlarn at ortadadr. Ayrca,
Freud, Doyle ve Morellinin tp mesleinin yeleri ve Hipokratese uzanan zengin tan ve
semioloji geleneinin miraslar olduklar kimsenin gznden kamamaldr (Preziosi, 1989:
94).
Gzlemcilii detektifinki kadar, patologla, anatomi uzmannnkine de benzetilen Morelli de,
Winckelmann gibi ilkin hekim olmutur. Yeniden karmza kan bu sanat tarihilii-tp ba,
aralarndaki ilgin alveri dnlrse rastlantsal olmamaldr: Semiolojinin Antik
Yunanda, fiziksel belirtilerine bakarak, hastalklarla ilgili tanda bulunmaya ait bir terim
olduundan sz edilmektedir (Preziosi, 1998: 581,578). Rnesansta, konosrn ii olan bir
eserin zgnl ve temsil ettii sanatsal beceri hakkndaki tanda bulunma grevleri de
ounlukla hekimlerce yrtlyormu. Leonardonun kadavralara olan tutkusu ise herkese
bilinmektedir. Zaten nceden canl modelden allan resim ve heykelde, Rnesansla
birlikte kadavralar ve tbb anatomi ne gemi... (Tournier, 1990: 103). Ksacas, gerek bu
rneklerde, gerekse rastlanacak bakalarnda, tpla sanat tarihiliini, mikroskopla perspektifi
kesitiren, ncelikle insan bedenine ilikin skopik rejim, bakma/grme/bilme/denetleme rejimi
olmaldr. [8]

Morellinin ampirizmi, beklenecei gibi, bata Hegel cephesinin Croce gibi yorumculan
tarafndan iddetle eletirilmitir. Ama o yegane hakiki kaydn sanat eserinin kendisi
olduunda srar etmi, sanat tarihiliinin ktphanelerde belge ve kitaplarn banda deil,
ancak galeride sanat eserleriyle yzyze yaplabileceini savunmutur. Catalogue raisonne
hl onun tekniklerine dayandrlmakta, Nikolaus Pevsner (1902-83) gibi amzn nl
mimarlk tarihileri onun geleneinden saylmaktadr (Fernie, 1995: 105, 18).

II. Sanat tarihleri sanat


Bat sanat tarihi geleneinde, bir gelecek lks tarihyazmn koullandryordu; baka bir
ifadeyle, gelecek gemii kuruyordu, hesaplama gelecekleydi. Oysa imdiyi gemi kuruyor;
hesaplalan gemi. Geri gelenein nirengileri olan tarihler hi olmad kadar el altnda,
gz nndedir, ama artk bu tarihler gelenei srdrmekten ok, onu kkten sorgulamak iin
okunmaktadr. nk, sanat ve nesnelerini dnmeye ait tarihin tm, mantn mit
zerinde, akln temsiliyet zerinde, kavramn mecaz zerinde, anlalr olann duyumsanabilir
zerinde ve en sonunda da hakikatin resim zerinde nceliini kurmak peindeki yarglar ve
kategorilerle ilenmitir (Norris, 1988: 17).

Anlamlarnn modernlie ait anlatlar balamnda sabitletii kategoriler, imdi farkl


balamlara yerletirilerek yeniden kodlanmaktalar. Tanmlandklar ve tanmladklar
snrlardan kurtulmaktalar. Ancak artk bu snrszlk iinde kar sylemler kadar, egemen
sylemleri de kurabiliyorlar; alternatif anlamlar ve deerler yklenebildikleri kadar, salt
imgeler gibi dolama girip anlamszlklar da besleyebiliyorlar. Yeni rolleri, barndrdklar
iktidarlara grecedir.

rnein, Eagletona gre, yetitii rasyonalizm toprandan ngiliz-Amerikan ampirisizmine


ithal edildiinde, dekonstrksiyonun liberal hmanizmle kurduu ibirlii, onunla olan
kartlnn nne geebiliyor. Klasik liberalizmi megul eden, zerk bireyin tutarll ile
onun oulculuu arasndaki atma, znenin belirli ve belirleyici olmayan yeni heterojen
kimlii sayesinde ikincisi lehine zmlenebiliyor. Sonu, znesiz bir liberalizmdir ve bu
baka eylerin yansra, ge kapitalist topluma uygun bir ideolojik formdur (Eagleton, 1997:
98-99).

Bir toplumsal dzenin iletiildii, yeniden retildii, deneyimlendii ve kefedildii (Jordan,


1995: 8) anlamlandrma dzenleri, kltrler, yklenmi olduklar iktidarla kltrel politika
balamnda ilikilendirilmektedirler. Anlamlar (ya da anlamszlklar), kimlikler ve znellikler
burada kurulmakta - zne retimi burada kodlanmakta (Spivak, 1989:1122) - sanat tarihi de
burada yazlmakta ve okunmaktadr.

Kltrel politika temalar, gemiten alntlanan, ancak ilk belirdikleri sylemlerde olduu gibi
artk birbirlerini dlamalar veya birbirlerine kart veya stn olmalar gerekmeyen, kavram
iftleriyle mzakere edilmektedir: Metin/yazar, zaman/mekn, kendi/teki, kimlik/farkllk,
kresel/yerel, merkez/evre, modernizm/primitivizm, Bat/Dou, evrensel/tikel,
elitizm/poplizm, kosmos/kaos, ulus/cemaat, kltr/doa, sz/yaz, topya/distopya... Sanat
tarihinin de mekn artk kendini ereveledii tuval deil, gndemdeki bu mzakerelerin
sonsuzluudur.

Sadece yerletirildikleri metinlere gre stlenebilecekleri anlam/iktidar deikenliine iaret


edilmek iin, yukardaki kavram iftlerinden birkana burada deinmek istiyorum.

Metin / yazar
Bilen, kavrayan, yaratan, bilinli, ussal insann simgeledii hmanist znenin etkin, belirleyici
konumuna, ilkin ekonomik (Marx), ardndan da psikolojik varoluun (Freud) belirleyiciliine
ilikin savlarn meydan okuduunu biliyoruz. Bunun sonucunda, dahi/eseri ilikisinden, hatta
zdeliinden oluan kutsal znenin temsilcisi olarak yceltilip gelen sanatnn/mellifin
dokunulmazl, 20. yzyla girerken kalkmaya yz tutmutur. Dnyay anlayabilme ve
anlaml olarak anlatabilme inanc ne zamandr yazarda odaklanrken, bu inan
sorgulayanlar, oda (merkezi) nce yazardan metne, ardndan da okuyucuya
kaydracaklardr. Yapsalclk, bireysel beeri znenin zerkliini, anlamn saydamln ve
kesinliini, eserlerin zgnln ve zglln, btn bu kavramlarn toplumsal, tarihsel
tasarmlanmln aydnlatarak sorunsallatrd (Preziosi, 1998: 582). Foucault 1966da
insann, Barthes da 1968de yazarn lmn ilan ettiler. Artk metnin, ayn ilh anlam
(Tanr-Yazarn bildirisini) yayan bir szckler dizisi deil, hibiri zgn olmayan deiik
yazlarn karp, att ok boyutlu bir mekn olduu bilinmeye baland (aktaran Fernie,
1995: 353). Dolaysyla her okuma, metnin sanki yeniden yazlmas gibiydi ve olumsald.
Tarihten sz edildiine gre, bu en marjinal konumda olanlara bile kendi tarihlerini yazabilme
potansiyelini sunuyordu (Jenkins, 1997).

Anlam, yazar/mellif/bireysel zneye ait egemenlikten dilinkine geince, dil modelinde bir
gstergeler sistemi gibi tasavvur edilen toplum da kltre teslim ediliyordu. Toplum kltrn,
insan dilinin, yazar da metninin rnydler artk. Ve farkllk, dilde olduu kadar,
toplumsal/kltrel dokuda da anlamlandrmann anahtar oluyordu.

Dnyann semiotikletirilmesi, edebiyattan, dilbilimden treyip, antropolojiye, psikolojiye,


sanata, sanat tarihine, giderek btn beeri bilimlere dadanarak entelektel iblmnn
kltr kurumlar ve kltrel almalar evresinde yeniden rgtlenmesini gdledi. Farkl
disiplinlerde dil, gerek bir aratrma nesnesi, gerekse disiplinin kendini epistemolojik ynden
irdelemesinin arac olarak tartmann odana yerleti (Wallerstein, 1996: 65).

nce Gramsci, ardndan Althusser, kltr Marksist dncedeki yerleik edilgen


konumundan kurtararak, toplumsal/ekonomik altyap karsnda grece zerk bir etkinlie
kavuturmulard. zellikle Althusserin ideolojiyi yanl bilinlilik yerine yaanm deney
olarak yeniden tasvvuru, ideolojinin anlamlandrma ve davran zerinde oluturabilecei
kltrel hegemonyay aa karm ve muhakkak ki ardmdan gelen
dil/sylem/kltr/iktidar kuramlarnn yolunu amtr. Ancak imdilerde kltrn grece
zerklii (Althusser) ya da yar-zerklii (Marcuse) geride kalm gibi. nk artk, toplumsal
hayatmzdaki her eyin, - ekonomik deerden, devlet gcnden, pratiklere ve
psycheninbizzat kendisinin yapsna kadar her eyin - [batan aaya] kltrellemesi sz
konusudur (Jameson, 1992: 48). Ama Jameson diyalektiinde bu, tketim formunun her
eyle birlikte sonunda kltr de fethettii ge kapitalizmin kltrel mantn karlar.
Bunun sanattaki en belirtik temsili ise, Baudrillardn dnd gibi, sanat eserinin
tamamyla meta-imgesinin ekonomi politiine dayand pop olmaldr (aktaran Foster,
1996b:38).

nsan/dil
Modernliin insanmerkezli reflekslerinden kurtulmaya ilikin ada entelektel giriimler,
egemen pratiklere kar kkl eletiri olaslklar sunmakla birlikte, ister istemez bunlar
onaylayan, pekitiren yeni mantklar da harekete geirmektedirler:

Yzyllardr insan zihnini koullandran epistemolojik istibdatn sarslmasyla, her


sanat/sanaty ayn anlatya sabitleyen, btnc, dnemsel, ilerleyen, evrilen, gelien,
ussal, bilinli, nedensel, nesnel, evrensel tarih artk hakikatini yitirmeye balamtr. Bylece,
her ne kadar farkl gemiler kurgulayabilmenin n artk alyorsa da, bu gemilerin
imdiki zamana ait beklentiler tarafndan koullandrlmas, hatta tarihin imdiye indirgenmesi
de mmkn olmaktadr. Tarihsel olaylarn geerlilii metinlere, onlarn geerlilii de baka
metinlerle arasndaki ilikilere balanmakta, olgu ile kurmaca arasndaki ayrm
siliklemektedir. Buna metinlerin okunmasndaki grecelik zgrl de eklenirse,
szcklerin kazand olaanst g/by farkedilebilir. Bu giderek daha sk rastladmz
zere, bilimsel olanlar da dahil her trl metnin edebiletirilmesini zendirmi, yer yer
slupulua, terminoloji mistifikasyonuna (Ekigil, 1998: 6) gsterenle hedoniste
oynanmaya (Ahmad, 1992: 119), kadar varmtr.

Haklarndaki sz ve yazlar kadar, resim, heykel ve yaplarn bizzat kendilerinin de, sunulup
izlenmelerinin de, denetim ve iktidar salayan sylemler olarak tasawur edilmesiyle, sanat
eserlerinin de masumane, tarafsz okunamayacaklar anlalmtr. Bylece gzel olana
ilikin klasik deer hiyerarisinin, kanonun, belirledii otorite kadar, bunlarn diri tuttuu
sanatsal mit de tehdit edilmitir: Sekin ve popler kltr, yksek ve alak sanat birbirlerine
bulanmtr. Zaten, gereklik imgelere evrilince veya Baudrillardn kkrtc slubuyla her
ey estetik olduunda, artk gzel ya da irkin olan hibir ey kalmaz ve sanat da yok olur
(Baudrillard, 1995: 15). Nesneler kullanmlaryla deil de, yalnzca birbirleriyle ilikileri
bakmndan varolduklarnda, tketilen artk bir gstergeler sistemidir (Baudrillard, 1996: 48).
htiya, artk bir nesneye duyulan ihtiyatan ok, farkllama ihtiyacdir. Dilin yapsal
modelinde olduu gibi, formlarn sadece baka formlara gnderdikleri byle bir hiper-grsel,
estetik-tesi evrende anlam, farkl, baka olanda, tekinde aranr. zleyiciyle eser arasna
girmenin gzden dmesiyle, artk vark gerekelerini yitirmi olan eletiri de, srekli yer
deitiren tekinin peine der. Bylesine bir formalizmin, anlamn tamamen
anlamszlat sonsuz bir grecilie kaplmas da byk lde kolaylar.

Zaman - mekn
Tarih fikrinin zayflamas, zaman kategorisinin de itibarn yitirmesine ve kltre meknn
egemen olmasna yol amtr. Meknn bu ykseliinde, algy imgelerin fethetmesi sonucu
btn yaamn estetiklemesi de rol oynamtr.

Toplumsal kuram, her zaman, toplumsal deiim, modernleme ve (teknik, toplumsal,


politik) devrim srelerine odaklanmtr; ilerleme onun kuramsal nesnesi, tarihsel zaman da
ncelikli boyutudur. Elbette, ilerleme, meknn zaptedilmesini, btn meknsal engellerin
yklmasn ve sonunda meknn zamanla yok edilmesini gerektirir (Harvey, 1989: 205).
Ancak postmodernlik meknn zamandr (Jameson, 1998). Ve meknn zamann nn
ald bir yaant karsnda da, bu toplumsal kuramn geerlii dinmitir. Dolaysyla, kar-
kuramlarda, rnein sre yerini yapya, artzamanl ezamanlya, teleoloji
paradigmaya, topya heterotopya veya distopyaya terketmi, dnem/stil, deiim,
dnm, geliim, evrim, devrim gibi zamansal kategoriler geriye ekilmitir.

Doal olarak mimarlk, postmodern mekn egemenliinin en itibarl dili olmutur. Oysa
modernliin ykseliinde zaman, rgtlendii mhendislik sayesinde, mimarl yenik
drmt. nk Rnesans ve ncesinde, astronomiden mekanie, matematikten
hendeseye kadar mimarln denetiminde bulunan alan, sonradan uzmanlaan ve 20.
yzylla zaferinin doruuna erien mhendislik tarafndan parsellenmiti (Artun, 1982). Bu
nedenle, yzyla girerken mimarla den, mhendislie yknmekti. O sralarda zaten
karde sanatlarn dmensuyunda srkleniyordu (Artun, 1982: 10). Dnemin baat
sanatlar ise zamansallklar ar basan, sinema ve mzikti. Mimarlk belki donmu mzik
olabilirdi (F.L. Wright). an ruhunu temsil eden zaman, hareketi, hz raptedebilir, formun
ilevi izledii (Le Corbusier) mekanik bir mant, estetii uyarlayabilirdi. Bu estetiin en
arpc ifadesi, air Marinettinin[9] kaleme ald, 1909 tarihli Ftrist Manifesto olmaldr:
Kaportas ate soluyan ylanlar gibi egzos borularyla kvrm kvrm bir yar arabas,
makinal tfek gibi takrdayan, kkreyen bir yar arabas, Sememdirekin Kanatl Zaferinden
[10] daha gzeldir.

Yzyl sonlarna doru, mekn zamann nn ald lde, mimarlk da yeniden


kutsanmtr. yle ki, postmodernizm sylemlerini ilk mimarlk esinlendirmitir. Zamann
cenderesinden kurtulabilmesi iin, zaten tarihle, insanla da iliiini kesmi, mutlaklamtr.
Fazla deil, yukarda anlandan elli yl kadar sonra yaymlanan bir baka manifesto, nl
ada mze mimar Hans Hollein ile Walter Pichlerin Mutlak Mimarlk Manifestosu,
mimarln kazand ezici stnl gnmzden daha krk yl nce yle ifade etmektedir:
Mimarlk hibir zaman hizmet etmez. Onu kaldramayanlar ezer. Mimarlk yasa
tanmayanlarn ama yasa koyanlarn yasasdr. Bir silahtr... Mimarlk, kltr ve uygarln en
st kademesinde, alarnn doruunda bulunanlar tarafndan yaplr. Mimarlk sekinin
iidir... Meknla mekna egemen olur... Mimarlk amaszdr... Form da ilevi izlemez...
Tarihte ilk kez bugn, ... teknolojinin belirledii deil, hizmet ettii, saf, mutlak bir mimarlk
yapyoruz (1962: 181-182). Le Corbusierin daha 1926da geliyor diyerek kehanette
bulunduu mimarlarn a herhalde bundan bakas olamazd. Gnmz mimarl, en
popler rnei Rogersn Pompidou Sanat Merkezi olan ve gene ayn mimara ait Lloyds
Merkezi gibi, fabrika imgesindeki simulacrumlaryla, sanki be yzyl sonra makineyi ve
itibarn geri teslim aln antsallatnyordu.

Pasti-izofreni
Fredric Jamesonun Postmodernizm veya Ge Kapitalizmin Kltrel Mant balkl yazs
(1984), ada zaman/mekn krizinin, hem sanattaki, hem de tarihindeki izleri bakmndan
deinmeden geilemeyecek bir klasik. Zaten balktaki Kltrel Mantk da zamana baskn
kan bugnn meknsal mant.

Jameson, gerekliin imgelere dnt bu mant pasti olarak adlandryor: Pasti,


mizahn yitirmi, bo parodidir. Sanatsal stillerin dirimliliini oluturan, zgl kiilik, bireysel
yaratclk gibi ideolojilerin dinmesiyle birlikte, stiller erevesindeki yeniliklerin, bulularn
mmkn olamad bir dnyada, geriye lp gitmi stilleri taklit etmek kalr (1985: 114, 115).
Yani, pasti. Baka imgelerin imgeleri, baka sanatn sanat, gerek olmayan gerekilikler.
Asl hi olmam sahteler: simulacrumlar. Son Documentada (1997) ve Whitney Bienalinde
(1997) geni yer ayrlan, bazlar dpedz belgesel eski fotoraflarn, iddia edildii gibi
geree dn olup olmadn veya nasl bir geree dn olduunu da bu mantn
smrlarnda dnmek gerekir. Guggenheim Mzesinde alan ve geen yaz boyu
kalabalklarn akn ettii, Motorsiklet Sanat sergisi, daha da gereki bir geree dn
rnei oluturuyor. Harley Davidsonlarn, BMWlerin, Moto Guzzilerin, mimar F.L.Wrightn
ruhni rampalarna dizildii sergiyi, Guggenheim messeselerinin patronu Thomas Krens
yle savunuyor: Monet ve minimalizm zerinde ok fazla duramayz. Messesenin
entelektel hayatiyetini bileyli tutmalyz. te bunu da motorlarn yerine getirdiini
dnyorum (aktaran Plagens, 1998: 58). Bu entelektelizm giriimi, yllarca ncesine ait,
Marinettinin makinal tfek gibi takrdayan ve de ate soluyan, ylanlar gibi egzoz
borularyla, Duchampm ready made esprisinin bu-and bir pasti deil de nedir?

Byle bir hipermeknda modernizmin yeni, avant-garde tutkusu, eskiye dnk eklektik
alntlara teslim olmutur. Aslnda, eskiye dnme kisvesi altnda gittike iddetlenen, bellek
yitimidir, zamansz bir sanatn tarihtesi oulculuudur (Foster, 1996a: 40). Gemii grsel
seraplara, matrislere, metinlere dntren imge iptilasnn kltrel formu, herhangi bir
gelecee, ortak bir tasarya ait duyguyu da ykp yok eder (Jameson, 1992: 46). Gelecee
dnk bir tasann, tasavvurun, mdahalenin, mcadelenin bu tarihsizlik iinde yeri yoktur.

Jamesona gre yaantnn zaman boyutunda da tarih duygusu yitirilmitir, nk zaman bir
dizi biteviye imdilere paralanm, izofrenik bir deneyime dnmtr: Lacan izofreniyi
anlamlandrma zincirindeki, yani gsterenlerin anlam oluturan szdizimindeki krlma olarak
betimlemektedir. Lacanda, insana ait zaman, gemi, imdi deneyimleri ve bellek, dilin bir
sonucudur. Kiisel kimliin sreklilii de yledir. Dilin bir gemii ve bir gelecei olmas,
tmcenin zaman iinde hareket etmesi sayesinde bize somut veya yaanm gibi gelen
zaman deneyimine sahip olabiliriz. Ne var ki, izofren, dilin eklemlenmesini bu tarzda
kavramadndan, bizim zamansal sreklilik deneyimimize de sahip deildir; dolaysyla, bir
biteviye imdide yaamaya mahkmdur. Eer tmcenin gemi, imdi ve geleceini
birletirmekten acizsek, onun gibi kendi biyografik deneyimimizin veya psiik yaantmzn
gemi, imdi ve geleceini birletirmekten de acizizdir (1992: 26). Byle olunca da, bu
birleime dayal olan kimliimizi yitiririz. Wlfflin, belki de bu maraz zaman sezerek, daha
yzyln banda, gemii dnemlere blmenin asl esenliimiz asndan zorunlu olduunu
kaydetmitir (aktaran Fenie, 1995: 350). Ve Jameson da, insanln dnemselletirmeden
edemeyeceini savunarak sanki Wlfflini onaylamtr (1998).

Jamesonn metinsellik veya yaz [ecriture) olarak adlandrd, zamann izofrenik imdiye
indirgenmesinde anlam yitirilince, geriye metnin kendisi, imgeleri, mekn kalr. Metni anlaml
klan zamansall, onun mekn tarafndan adeta massedilmitir. Zaten, btn temsili
ortamlar, btn sanatlar gibi, yaz da zamann akn dondurur ve harfleri, szckleri,
meknsal bir forma, rnein kitap sayfalarna sabitler.

Metinsel modeller, toplumsal ilikileri, iletiim ilikilerine, daha da akas ifre zmne
indirgerler (Foster, 1996a: 181); kltrleri de simgesel dokulara (Clifford, 1987: 125).
Toplumsal ilikilere bamllklarndan zgrletirilen imgelerin kendileri toplumsal ilikileri
betimlemeye balarlar. Tarih yapar/yazarlar. Maddesellik, metinlere, metinleraras ilikilere
ithal edilmitir. Tarihsel ykler olgularla deil, baka metinlerle aralarndaki ilikilere gre
kurgulanr. Sonunda her ikisi de gemie ait grntlerin ezamanl eklemlenmesine
dnen tarih ve sanat, hi dnlmeyecek kadar bitimitir. Tarih eserinin doru veya
yanl, sanat eserinin de gzel veya irkin olarak deerlendirilmesini ise barndrdklar iktidar
belirler.

Anlalan, zaman/mekn cambaz Borgesinki gibi imdinin sonsuzluunda zamann


reddedildii bir dnyadayz: Btn ykler ok nceden anlatlm olduundan bugn
bunlarn ancak yeniden sylenebildii bir dnyada. Don Kiotun Cervantesten 300 yl sonra
aynen yeniden kaleme alnabildii, ve bu yenisinin yazar olan Pierre Menardn belirttii gibi,
herkesin her dnceye kdir olduu bir dnyada (1970: 34,70; 1990: 89).

Homi Bhabha, imdiki zamanda varolma konusunda iyimserdir. imdi, kltrel-politikada


potansiyel arz eden yeni, melez, arada-kalm kimliklerin boy att snrlar oluturmaktadr:
Bilemediimiz, karanlktaki bir kalmllk duygusunun etkisi altndayz. Postmodernizm,
postkolonyalizm, postfeminizm ... gibi, grld kadaryla post nekinin tartmal
aldatclndan baka bir ad olmayan, imdinin snrlarnda yayoruz ... Balanglara ve
sonlara ait mitlerin ayakta tuttuu yzyl ortalarnda deil, yzyl sonunun (fin de siecle) gei
anndayz. Farkllk ve kimliin, gemi ve imdinin, ierisi ve darsnn, dahil etmenin ve
hari tutmann karmak temsillerini retmek zere mekn ve zamann kesitii gei an...
Kuramsal bakmdan yaratc, politik bakmdan da yaamsal olan, kkene inen, ilk znelliklere
ait anlatlarn tesine geerek, kltrel farkllklarn eklemlenmesiyle retilen bu anlar
zerinde odaklanma gereksinimidir. Bu arada-kalm meknlar,... gerek kiilere, gerekse
cemaatlere ait benlik stratejilerinin gelitirilmesine olanak salarlar. Bu stratejiler yoluyla da
yeni kimlik gstergeleri ve yaratc kabul ve itiraz blgelerine ulalr (1994: 1).

III. Kriz ve biz


Kriz, hem modernliin tarihyazmn, hem de kendi sanatmzn bu modemlie erimesini
onun yegne geerli tarihi sayan anlatlar mesafelendirme olaslklarn sunar. Byle bir olas
mesafeden okunduunda, 1900-1950 aras Trk resim ve heykeline ilikin tarihyazmnn
aa yukar hep ayn ema evresinde kurulmu olduu farkedilir.[11]Bu ema, stanbul
Devlet Gzel Sanatlar Akademisinde (Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i ahane - 1883) renci
ve/veya retim yesi olmu bir avu ressamn oluturduu mesleki rgtlenmelere dayanr:

a. Osmanl Ressamlar Cemiyeti - 1908 (ilerki yllarda, Trk Ressamlar Cemiyeti -1921,
Trk Sanayi-i Nefise Birlii - 1926, Gzel Sanatlar Birlii - 1926)
b. Yeni Resim Cemiyeti - 1923
c. Mstakil Ressamlar ve Heykeltralar Birlii - 1929
d. d Grubu - 1933
e. Yeniler Grubu - 1941

Trk sanatnm modernlemesi, sanatn batllama/ ulusallama/ adalama (asrleme)


ynndeki kltrel politikalara, resmi ideolojiye ayarlanmas olarak yklenir. Bu yknn
zamansalln da (dnemselliini, kronolojisini) yukardaki ema temsil edegelmitir. Bir
dnemin kltrel hafzas da, sanat kimlikleri de bizi hep ayn emaya gnderirler.

1. Ulusal kbizm
Cumhuriyet ideologlarna ve ressamlarna gre, emadaki ilk cemiyetin yeleri olan all
Kuann temsil ettii hocalar[12] ve onlarn da ncelleri olan yzyl bann Osman Hamdi,
eker Ahmet gibi ressamlar, Batc, Trk ynelimlerine ramen, bir yandan slam, dier
yandan 19. yzyl Avrupa sanat gelenekleriyle zihni ve estetik balarn koruyorlard.
rnein, resimde Namk Kemalin yerini tutan bir Osman Hamdi ancak gerilerde, Tanzimatta
kalm zihniyetin temsilcisi saylabilirdi. Cumhuriyet ncesi Milli Mimari Rnesansnn
ncleri saylan Mimar Kemalettin ve Vedat Beyler de, gene, Namk Kemalin edebiyatta ve
siyasiatta yapt gnl hamlesini talarda yapmlard (Baltacolu, 1929: 118). Bu ekol
dini mimarimizin tesirinden kurtulamyordu... Usul Mimari-i Osmani yegane mracaatgh
idi (Ural, 1974: 18), dolaysyla da, trbe, medrese ve camiyi taklit ediyordu.[13] Sinan
klasikletirme hevesleri Cumhuriyetin yzyl ncesinde kalm Avrupa romantizmini
andryordu; nasl ki, rnein Osman Hamdi oryantalizmi ve realizmi, all kua
empresyonizmi, bu kuaktan Avni Lifij de naturalizmi andryorsa. te bu nedenlerle,
Cumhuriyetin nc sanatlarna gre, Cumhuriyet sanatn bu ad akmlarn sylemleri
deil, ancak ada kbizm temsil edebilirdi.

Kbizmin bayraktarl, Cumhuriyet ertesinde stanbul niversitesi (Darlfnun) rektrln


stlenmi (1923-25), ayrca Gzel Sanatlar Akademisinde de dersler vermi olan ve kltr,
eitim, yayn, dil, edebiyat, politika gibi ok eitli alanlardaki etkinlikleriyle tannan smail
Hakk Baltacoluna aittir. Onun szleriyle, Muasr cemiyetler demokratik tekilata mlik
olan cemiyetlerdir ve kbizm de bizim, yani asri demokrasilerin, sanat olmaldr:
demokrasinin mimarideki tecellisi Kbizm denilen cereyandr (1929: 111, 120/aktaran Yasa
Yaman, 1994: 30). Sanatta kbizm, itimaiyatta Durkheim, / ruhiyatta Freudu, felsefede
Bergsonu karlar. smail Hakknn kbizm edebiyat sanatn ok telerine uzanr: Kbizm
aklliktir, fikrliktir, ilmliktir, hendesliktir, msavatlk, halklk, ahsiyetilik, mspetiliktir,
rasyonalliktir; sanattan her trl din, snf, anana, mektep konvansiyonlarnn, motiflerin,
kaldrlmasdr; sadelik, birlik, samimlik, doruluktur; makinedir, betonarmedir, ilevselliktir,
boyutluluktur, asrlik ve beynelmilelliktir (aktaran Yasa Yaman, 1994).

Anlalyor ki, Cumhuriyet sanatnn kurucu, resmi sylemi olarak smail Hakk kbizmiyle,
Picasso-Braque kbizmini badatrmak olduka zordur. lkinin, ulus inasnn gerei olarak
nne koyduu modernlik tasavvurunu, ikincisi arkaya atar; ilkinin kavramak iin Batya
yneldii gereklikten dieri syrlmak iin Douya ynelir. O nedenle, yerli tarihi
dardakinden daha uzun srecek ve giderek gndelik dile de karacak kbik,[14] daha
ok Cumhuriyet zihniyet ve itimaiyatnn ilgin bir almet-i frikas saylmaldr.

Uluslararas ulusal
Ulusal sanat tarihsel emadaki btn gruplar tartmasz olarak birletiren ilkedir. Ancak,
zerindeki ezeli polemikler dolaysyla ayn zamanda bu gruplar birbirinden ayrdeden en
bellibal - belki de yegne - dnsel eyi de oluturur. Kbik teriminin bizde bu kadar
uzun mrl oluu, her ne kadar paradoksal grnse de, Cumhuriyeti izleyen ilk sistematik
ulusal sanat savlarnn gstergesi durumuna gelmesindendir. Balarda bu savlara gre
ulusal, uluslararaslktan geer. nk sanat da, ilim, ahlak, hukuk ve iktisat gibi
beynelmilellemektedir. Halbuki beynelmilellik milli renkler, milli motifler sayesinde degil,
insani mutalar [veriler] vastasile olabilir. Binaenaleyh sanatta corafyaya, tarihe, iklime ait
olan mtehavvil [deiken] unsurlar zaruri olarak silinecek, yerine ihsasi [duyumsal] fizyolojik
mutalar geecektir. Demokrasinin messeseleri gibi sanat messesesi de asrilemeli,
beynelmilel hakikate vasl olmaldr (Baltacolundan aktaran Yasa Yaman, 1994: 30,28).
Bu hakikat bilimseldir ve bilim sadece bir nazariye, bir tahsil deil, itimai faaliyetin
kendisidir (Baltacolu, 1929: 121). rnein mimarlk sz konusu olduunda, bilimsellik
gerei, ekillerin mevzular ve teknikleri haricinde bir varlklar olamaz. Bu nedenle, gerek
mevzular, gerek tekniki, gerekse harsi itibarile ayr olan maziden alka tamamile
kesilmelidir. Trk kaybolacak diye diye vehmedip de maziye yapmak ... deil, bilakis ileriye
atlmak, yeni ananay yaratmak gerekir. Tabiri dierle Trk mimar iin bir yol vardr. O da
btn cihann yeni mimarlar gibi Kbist olmaktr. Ve nasl kadnlarmz Avrupa kyafetini
kabul etmekle giyinmek hususundaki milli hususiyetlerini kaybetmiyorlarsa, ehirlerimiz de
Kbizm nevine girmekle Trklklerini kaybetmeyeceklerdir (Baltacolu, 1929:130,131).

Kbizmin resmiyet kazand ilk zamanlarnda ulusal olan uluslararasnda aranmaktadir.


Dolaysyla, kimi yerli gelenekler de, beynelmilelin gstergesi gibi kabul gren kbike
yaktrlmaktadr. Picassoda Trk-slam ssleme sanat, Matissede de minyatr
kefedilmektedir: Kbizm de geleneksel tezyinatmz gibi sembolik ve geometriktir. Mustafa
ekipe gre zaten kbist btn canl ekilleri daire, mselles, mikap gibi hendesi ekillerde
kompozisyonlara aktaranlara (aktaran Aksr Duben, 1983: 245) denir. Sabahattin
Eyboluna gre de Matissede minyatrn iki boyutluluunu grmek mmkndr. Yeni
resim de tezyinatmza ve minyatrmze perspektif sayesinde nc boyutu katarak
yalnz gze deil, ayn zamanda zihne hitap eden yksek bir tezyinat yapacaktr... Yani
minyatrle Avrupa resmi birleecektir. Zaten zellikle Matisse, slam kltrnn sanata
tand ileve ok yaknlaarak sanat bir ss, bir elence arac olarak grmt. stelik,
bilinmeyen stn bir geree sanat aracl ile varmak inancn paylaan fauvism ve
kbizm, Dou zihniyetlerinde olduu gibi pozitivizme ve materyalizme karyd (aktaan
Aksr Duben, 1983:211-215).

Biteviye srebilecek kendimizi Batda arayp-bulma abasna bir baka rnek olarak, Mimar
Sedat Hakk Eldemin Trk Evini, Le Corbusiernin ilkeleri ve Frank Lloyd Wrightn ev
projeleri araclyla Avrupada kefettiini itiraf etmesi eklenebilir (Bozdoan, 1998: 125).
Ancak bu tutumun en ironik rnei, sanatta batllama nderi Osman Hamdinin kendi
kendini oryantalize edeneserleri olmaldr.

Ulusal uluslararas
Sanat retiminin ulusun ina program evresinde ilevselletirilmesinin yaftas gibi ortaya
kan kbizmin Ziya Gkalp dncesi, dolaysyla da Durkheimin pozitivist itimaiyyatyla
ilikisi ortadadr. Ziya Gkalpin nl uygarlk uluslararasdr, kltr ulusal iarnn ilk
blmndeki uluslararas ar, batan smail Hakk gibi Gkalp izleyicileri arasnda daha
baskn ve belirleyici durmaktadr. Ancak, kken, soy sorunu egemen olduka, giderek ulusal
kltr bilinci daha baskn olacak ve yzyl ortasna kadar da byle kalacaktr.

Cumhuriyet, kendisine yaktrlan rnesans, Trk Rnesans nitelemesini hak etmek iin,
dirili yksn, inklplarn, imdisini balantlandraca bir gemi, bir antikite, bir miras
tasavvur etmek durumundayd: 1931de hem Trk Tarih Cemiyeti, hem de tarihsel eserlerin
korunmasna ynelik ilk giriim olan Asar- Atika Komisyonu kuruluyordu. Ayn yl Aliarda
yaplan kazlarda Hititlerin Trk rkna mensup olduklar (Cumhuriyet 1931: 2) savlanarak,
topluma Smer-Akad ve Hitite uzanan, Osmanlnn ardna geen, bir yeni gemi
sunuluyordu. [15] Zamann Maarif Vekili Dr. Reit Galipe gre, dnyann en eski
uygarlklarn bizim kurduumuzu iddia eden yeni TrkTarih Tezine (Tunay, 1983: 680)
kar aldrmazlk iinde olan Darlfnun 1933te kapatlarak, smail Hakknn da aralarnda
bulunduu hocalarn ilerine son veriliyor ve yerine stanbul niversitesi alyordu...

Gemi imgesine ilikin bu yolda gelien projeler doal olarak imdiyi balamaktadr: imdi,
yeni Trk medeniyetini en eski Trk medeniyetinde aramak sevgisindeyiz; yeni sanatmz
eski sanatlarmzn temelleri stnde ykseltmeyi dnyoruz (Dranastan aktaran Aksr
Duben, 1983: 107). Bu dncenin ifadesi, inklp sanat, mimarlkta inklp, Trk nklp
Mimarisi, inklp ressaml, inklp sergileridir. 1932 ylnda sipari edilen inklp resimleri,
Cumhuriyetin onuncu yldnmnde alan ve yl srecek ilk nklp Sergisinde bakente
sunulmutur. 1939dan balayarak Devlet Resim ve Heykel Sergisi olarak anlacak bu
sergiler Kltr Bakanlnca bugn de srdrlmektedir. 1938 ylndan balayarak CHP her
yl on sanaty Anadolunun deiik yrelerine gndererek oralardaki asar- atikay
resmetmelerini istemi ve bu resimlerle dzenlenen Memleket Sergileriyle bir tarih temsili
oluturmutur. lerki yllarda, ayn kendimize dn hareketinin bir adm olarak CHP
yurtiinde mimarlk gezileri de dzenlemitir... (Altnyldz, 1997: 61).

Bu program erevesinde, onuncu yl arifesinde tutmu grlen uluslararas kbizme,


szcleri de dahil, ulusal bir kalp kazandrmaya allmtr. nkartk, ancak milli vasfta
olan eserlerin beynelmilellik vasfn kazanacaklar kabul edilmektedir (Yetkinden aktaran
Aksr Duben, 1983: 259). Bundan byle, ncekinin aksine, uluslararas ulusalda
aranacaktr. rnein, Cumhuriyet sanat zerine yukanda alntlanan ilk yazlarndan on yl
kadar sonra, smail Hakk, resimde srrealizmin uyank rya anlayn yaratann biz
Trkler olduunu, Picasso ve Cezannen ise insan gzelliini elif, vav, ayn yoluyla
anlattklarn savunmutur. Suut Kemal Yetkine gre de Trk sanatnn z, onun
hendeseye dayal olan tezyini nitelikleridir. Cezanne, Braque, Picasso, Juan Gris gibi
biroklar da eyay, esasl hendesi izgilerine irca etmektedirler (aktaran Aks Duben,
1983: 111,258-259).

nklp sanatn ve hatta savlanan tarihi kaynaklarn, Bat sanatyla deil de, onun kbizm
gibi tikel, ada bir akmyla karlkl birbiri iinde kefetme abasnn yaratt zihni
gerilime kyasla daha rahat alan bir asri/milli sanat mant, gene Ziya Gkalpin nl
iarndan tretilmitir: Uygarlk uluslararasdr, kltr ulusaldr. Teknik/biim/malzeme bu
iardaki uluslararas olan uygarl, ierik/mevzu/ruh ise ulusal olan kltr karlayacak
tarzda yorumlanmtr. O zaman, rnein, inklplara, millete, ananaye ait mevzular, duyu
ve dnceler, tuval resmi teknikleriyle, yal boya gibi malzemelerle veya kbist biimlerde
resmedildiinde Batyla kltr sentezi oluturulabilir ve modernleme salanabilirdi. [16]
nk bir tebessmn plastii ve teknii Ciyakondann dudaklarnda ise de milli
karakteristii mesela bir Trkmen gelinin yzndedir (Dranastan aktaran Aksr Duben,
1983:271).

Milli ve nklp sanat dogmasyla badatrlmas gletike kbizm de ar, yabanc,


zararl bir cereyan gibi anlmaya balyordu. 1937 ylnda Yaar Nabi ktlelerin alkasn
ekecek milli bir sanatn domas iin, gen sanatkrlarmzn, garbn ar ve eksantrik
sanat cereyanlarnn tesirinden kurtularak teknik hususiyetleri muhafaza etmekle beraber
umum tarafndan anlalacak bir serahat tayan eserler yapmalar gereinden sz ediyordu
(aktaran Aksr Duben, 1983: 218). Yakup Kadri Ankara, Halide Edip de Tatarck
romannda kbik yaplar yeriyor, Peyami Safa ise kbiki, stanbulun eski evlerini viran
eden yangnlardan daha tehlikeli bir hastalk olarak gryordu (aktaran Boz-doan, 1998:
124). 1930lar biterken, kbik anlay reddediliyor ve mimarlk tarihilerine gre 1950ye
kadar srecek II. Ulusal Mimarlk Akm balyordu. Merutiyette kalm I. Ulusal Mimarlk
giriimine ve all kuana baardklar /ulusallk hamlesi dolaysyla itibarlar iade edilirken,
kbizm, bu hamleye kar bir ihanetmi gibi mahkm ediliyordu. Bu kendine dnn resim
ve heykeldeki szcs, emann son ayan oluturan ve 1941 ylnda kurulan yeniler
grubu olacaktr. Yenilerin sava aaca kbizmin en ok yaktrld d grubu ise
zamann resmi ideolojik tutumuna ayak uydurarak gnn terimleriyle klasizmaya,
hmanizmaya, realiteye, ananeye, cemiyete, inklp ve memleket mevzularna,
davalarna dnecekti.

II. Dnya Savayla iddetlenen milliyetilik, ky resminin gene kylnn ayana


gtrlerek, halkn tatmin edilmesini savunan ve kendine yaktrlan toplumsal gerekilii
de bunun tesine geemeyen poplist bir havaya brnecektir. Ve byle bir iklimde, yirmi yl
kadar ncesinden balayarak, Hasan linin makamndan, akademinin atlyelerine, gazete-
dergi-kitabevi yazhanelerine, Asmalmescit bohemine, monden meclislerden klhanbeyi
argosuna kadar gzde olan kbik dinip gidecektir. Bunda bata onu kurumsallatran,
ardndan da sava yaklatka hasmlatran resmi sylemin pay byk olsa gerek; ama
asl, ilk kez bu syleme kar kmasa da, ona uzak duran, onu kaydetmeyen II. Dnya
Sava sonras sanatnn etkisi olmutur. Eer sanatta evrensel olana deil de, yerli zaman
ve mekna ayarl bir modernizm, kendimize zg bir teki modernizm, dnlecekse, o da
bu oluumla birlikte belirmitir. Mesleki odaklara dayal tarih emas da bu noktada tkenir.

Wallersteine gre, snrlar siyasal olarak belirlenmi bir topra esas alarak, dardaki bir
kltrel birlik karsnda farkllk, ierdeki kltrel farkllk karsnda da kltrel birlik yaratma
ura, modern dnyada devleti en kudretli, ama ayn zamanda da en izofrenik kltrel g
durumuna getirmitir (1991: 99). Bir stili anlamlandrmann ok tesinde, bir kltrel g
sylemi olarak kbizmin yerli tarihi de, geleneksel ile modernin, Dou ile Batnn, eski ile
yeninin, tikel ile evrenselin, ulus ile uluslararasnn, v.b., birbirlerini ierecekleri bir mantk
tretebilmenin ironik yksn oluturur. Bu yk, ulus-devletin pek de eski olmayan kresel
tarihi kadar, kimlik tasarmlarn srdren her yerdeki ada kltrel politikalar
dnldnde de geerlidir.

2. Devlet - meslek
Trkiyede resim ve heykelin 1950ye kadarki tarihiyle ilgili metinlerin yaygn olarak
bavurduu emay, modern sanat tarihinin biyografi ve/veya dnem/stile dayal
gelenekleriyle, kltr tarihleriyle, v.b. ilikilendirmek olanaksz. Dolaysyla bunlarn retmi
olduu epistemolojilerin izlerine de ayn emaya bal metinlerde g rastlanr. [17] Geri,
rnein Turani, Bakan, Giray ve Gltekinin kitaplarnda tekrar eden tipik formatn sonunda
hep biyografik bilgiler yer ahr, ama bunlar Vasarinin zne-merkezli biyografik tarih
geleneinin ifadeleri saylamaz. Gene, stillere gndermeler vardr, ama bu gndermeler
stillerin anlamlandrld konosrlk ve ikonografi blgelerinde gerekelendirilmez. Ksacas,
yerli sanat ve eserlere Bat sanat tarihinde aidiyet arama alkanlndaki tarih pratiimizin,
kendisini ayn tarihin balamnda dnd pek sylenemez.

Sonuta, emadaki dernekler ve gruplar, her ne kadar dnemin sanatlarnn knyelerindeki


belli bal referans oluturuyor olsalar da, sanat tarihinde allageldii zere, semiotik
trdelik zerine kurulu birtakm stilleri, ekolleri slplar, dnemleri, v.b. karlamaktan ok,
mesleki ynelimleri temsil ederler. Hatta, ulusallk tayfna gre farkllamalarnn ardnda
bile, mesleki ilevsellie ilikin programlar sezilir. Meslekilik, birliklerin i ilikilerinde ve bu
ilikileri belirleyen rgtsel kabukta, amalar, kurallar ve ileyilerde olduu kadar, devlet
aygtyla ilikilerde, bu ilikiler stne talepler ve tahayyllerde de kendini gsterir. Ksacas,
tarih yazmn fazlasyla koullandran ema, aada alaca gibi, sanatsal olmaktan ok
korporatif bir yaplanmay resmeder. Gerek Ziya Gkalpin, gerekse rnein Kadro
hareketinin dncelerindeki korporatist temalar ve bunlarrn devlet donanmndaki etkileri
hatrlanacak olursa, sanatta da bu tr bir yaplanmann konjonktre egemen zihniyete aykr
dmemesi gerekir.

d Grubu ve Mstakillerin tzk ve programlar sanatn gelitirilmesi, benimsenmesi,


sanatlarn mekn ve dier alma koullarnn yerine getirilmesi, eserlerinin ierde ve
darda sergilenmesi ve satlmas, btn bu konularda devletin devrede olmas gibi
beklentiler zerine kuruludur (Aksr Duben, 1983: 186; Yasa Yaman, 1992: 85)

Ancak sanat birliklerindeki korporatif zellikler, bunlar kadar, resmi kltr politikalarnn
tasarlanmasndaki taleplerinde, gdlerinde ve bu konuda devletle ortak bir konumdan sz
sylemelerinde yatar.[18] Bunun mekn Yenilere kadar bu birliklerin hemen btn
yelerinin grevli oldu Akademidir. Akademi iki nedenle birliklerle devleti birletirmeye
elverili bir mekn durumundayd: lki, sivil yaant yerine, askerliin ve resmi kurumlarn
modernlemesi ekseninde gelien politikalarn (Lainer, 1998: 17) odanda olmas -
Akademiden nce sanat eitimi veren kurumlar: Mekteb-i Harbiye-i ahane, Mhendishane-i
Berr-i Hmayun-; ikincisi ise, sanat pedagojik olarak arasallatran bi rejime eklemlenmesi.
Gerekten de, sanatn toplum iin deil de sanat iin olduunu savunan d Grubu kbistleri
bile, ada Cumhuriyete atfedilen, topluma ve doaya ilikin bir kavray, bilgiyi resmedip,
ilettikleri kansndaydlar. Zaten resimleri deerlendirecek evre de yaptn halk yeni rejimin
programna uygun olarak eitmesini bekleyen, ona tekil ve yekpare birtarihsel znenin
(devletin, ulusun, halkn, snfn, partinin, hatta yaratc bireyin) dolaysz ifadesi olarak bakan
ve bunu bulamaynca da yapt sulayan, dlayan ve grmek istemeyen bir dnceydi
(Koak, 1997: 92).

Akademi Batl sanatsal sylemlerle yerli kltr politikalarnn birletirilerek ilenmesini


salyordu. rnein resim dalnda ilkinin tayclar, Milli Eitim Bakanl kanalyla genellikle
Paristeki ayn birka atlyeye giderek renci olduklar Akademi (bazen de Ankara Gazi
Eitim Enstits) kadrosuna dnenlerle (rnein, Nurullah Berk, Cevat Dereli, Mahmut Cuda,
Zht Mridolu, ZekiFaik zer), gene ayn Bakanlk tarafindan Paristen resim blmnn
bana getirilen Lopold Lvy idi. Parise giden Trk ve Paristen gelen Fransz
sanatlarndan oluan bu kadronun sanatsal donanmlarnn, Cumhuriyetin kurulu mitlerine
gre okunmasyla, bir tr estetik kanon oluuyordu. Bylelikle, meslein eitimine ve
uygulanmasna ilikin kodlar tanmlanyor ve rnein, inklap sanatnn kbik olduu ilan
edilebiliyor, yeninin ne olduu saptanabiliyordu. [19] Akademide odaklanan bu iktidar,
sanat birliklerinin olumasn koullandran nemli etkenlerden biri olmutur. stelik, bugn
de zaman zamancanlanan, birliklerin ve yandalarnn birbirleriyle ilikilerindeki sekter
slbuda kkrtmtr.

nklap Akademisinde gzel sanatlar Avrupa sanat merkezlerinden arlan otoritelere teslim
edilmitir: Mimarlk: Prof. Egli, ardndan Bruno Taut (Berlin), resim: Lopold Lvy (Paris),
heykel: Rudolf Belling (Berlin), tezyini sanatlar: Prof. L.M.Se.

II. Dnya Sava ertesine kadar yaklak yirmi yl grev yapacak bu ekibin, sanatta
ulusallamann retilmesi konusundaki isteklilii ve otoritesi kayda deer. Ayn dnemde,
doal olarak nce bakentini imar edecek Cumhuriyet mimarl ve ehircilii de yabanclarn
rehberliinde uygulanyordu.[20] Bu Batl inisiyatif ve onun rn olan estetik, btn
toplumlar, farknda olmasalar da paylatklar varsaylan ayn telosa tamak ykmllyle
kendini merulatracak ve yerli aydnlar arasnda da destek bulan kolonyalist inancn
davurumlarndan biri gibi dnlebilir.

Byle bir ortamda sanatn arz edildii ilikiler kadar, talep edildii - izlendii, edinildii -
ilikiler ve meknlar da resmdir. Resim ve heykel, CHP Halkevleri, meslek birlikleri, Maarif
Vekaleti, makam odalar, umum mdrlkler, stanbul Devlet Gzel Sanatlar Akademisi,
Ankara Gazi Eitim Enstits, devlet resim ve heykel galeri ve mzeleri, memleket sergileri,
inklap sergileri ve birlik sergilerinin belirledii ilikiler ve meknlarla, bunlar saran aydn
sekin halka iinde retiliyor, tketiliyor ve denetleniyordu.

Sanat, bir blm brokrat da olmu edebiyatlar, dnrler, yazarlar tarafndan izleniyor,
deerlendiriliyor, eletiriliyor, bylece bir yandan da tarihe kaydediliyordu. Bu sanat
evresinden kimileri, rnein smail Hakk Baltacolu, Ahmet Haim, Ahmet Hamdi
Tanpinar, Suut Kemal Yetkin, zaman zaman Akademide hocalk da yapyorlard. ounluu
edebiyat olan dierleri arasnda, Necip Fazl, Peyami Safa, Nazm Hikmet, Ahmet Muhip,
Nahid Srr, Yakup Kadri, Fikret Adil, Burhan Asaf, ekip Tun, Mehmet Emin (Eriirgil), Ali
Canip, Sabahattin Eybolu saylabilir. Ar edebi slptaki baz betimlemeler bir yana
braklrsa, bu evrenin yazlarnn byk blm, eletirmekten ok, vaaz ettikleri kltr
politikas (ya da felsefesi) bakmndan gereinin resmedilip edilmediini deerlendiren veya
sanki denetleyen metinler olarak okunabilir.

Ancak sanat yazarlarnn byk blm, birliklerinin de kurucular olan asl sanatlarn
kendileriydi. Belki de bunlardan bilinegelenler arasnda yazmayan yok gibiydi demek daha
doru olur: Osmanl Ressamlar Cemiyeti Gazetesindeyazan rnein bir Sami Yetik, ya da
Avni Lifij, Namk smail, bu gazeteyi izleyen Ar dergisinin yaymcs Nurullah Berk, sanata
arlk veren lk Halkevleri Mecmuas, ve Yeni Adamdayazan Abidin Dino, Bedri Rahmi,
Zht Mridolu, Mahmut Cuda, Malik Aksel, Eref ren, Refik Epikman, Cemal Bingl,
gnlk gazetelere yazan Elif Naci, Cemal Tollu, Yaayan Sanat yazarlar Hamit Grele, Halil
Dikmen,... (Aksr Duben, 1983: 197).
Sanatlar kendi konosrleri, ikonograflar, eletirmenleri olduu kadar kendi tarihileri de
olmulardr. [21]

Nitekim, ardndan gelecek tarihyazmn en etkili biimde koullandracak olan da, 1900-1950
aras sanatna ilikin emann mellifi, ressam/yazar Nurullah Berktir (skender, 1983: 1754).
Nurullah Berk kendisi tarihi olmasa da, sanat modernlik iin tipik olan eserlere/dahilere
gore deil de, mesleki cemaatlere gre tarihselletiren yaklamnn metinden metine szarak
geerliini srdrmesi nedeniyle, tarihileri fazlasyla etkilemitir, hl da etkilemektedir.
Tarih kurumunun nesneletirici mantklarna baml olmakszn, daha ok kiisel tanklklara
dayanan sanat tarihleri kukusuz daha sahici durmalarnn yansra, bir zerklik ifadesi
olarak da deerlendirilebilirdi; ancak, resmiyet emberindeki sanatlarn o zaman en yoksun
kaldklar, Batda artk gzden dmeye balayan modernlik kadar eski bu statleri olsa
gerekir.

Meslek birlikleri eksenindeki en grafik tarih temsili, gene baka bir ressama, Adnan okere
aittir. XIX. ve XX. Yzyllarda Trk Resminin Evrimi baln tayan bu almada, Batdaki
akmlar, programlarnda sanata ilk yer veren askeri okullar, sivil okullar, seilmi sergiler, kimi
grup temsilcileri ve dardaki atlyeleri, emann omurgasn oluturan sanat birlikleriyle
ilikilendirilmektedir (oker, 1987: 236). [22]

3. Bir baka modernizm


II. Dnya Sava ertesinde, sanatsal retimin, resmi kltrn meknn yava yava terk
etmeye baladn gzlemliyoruz. Ancak bu zamandaki kopmalar irdeleyerek kendi
sanatmzda farkl bir modernizmi dnebilir, okuyabilir, kavramsallatrabiliriz. Burada yolun
banda gibiyiz. Bu nedenle yalnzca, yzyln ilk yarsna zg koullanmann kimi krlma
noktalarna iaret etmekle yetineceim:

Sanat ve sanat, batllama/uluslama/adalama program iinde ilevselletirdii


konumundan, iktidar konumundan, bu iktidar sylemletirdii konumdan uzaklamtr. Bunu
ve aadaki noktalar/savlar hangi sorunsallarla, nasl sorunlatrabiliriz?

Toplumsal deil de kurumsal bir sre olarak tasavvur edilerek eitime yklenilen
modernlemenin aracs olma bilinci dinmitir. Parise seyahatler, 1800lerle balayan[23] ve
nce sarayn, sonra Maarif Vekaletinin Bat sanatnn aktarlmas iin dzenledii misyonlar
yerine, Parisin modernizmin merkezi olarak gebe sanatlara, srgnlere kard ar
dolaysyla ve buradaki ulus-tesi ortama katlmak zere yaplmaya balamtr. Hakk Anl,
Abidin Dino, Selim Turan, Nejat Devrim gibi sanatlarsa zaten buraya yerleerek, sanatta
melezlemenin ncleri arasna katlmlardr.

Sanat etkinliinin, resm meknlara, patronaja, talebe, grevlere, deerlendirmeye,


denetime, kanona olan bamll 1950lerde giderek zayflamaya balamtr. Daha galeriler
almadan ok nce - Maya, Milar, Oygar gibi nc istisnalar saylmazsa - sanatlar ilkin
kendi piyasalarn kendileri rgtlemilerdir. Yurt dndakiler sonradan zor eriilecek bir
younlukla, Avrupann epey nitelikli galerilerinde sergiler ap, almalarn
srdrebilecekleri koullar salamlardr.

Sanat, birbiri iinden hkm sren devletin ve Batnn anlamlandrma blgeleri iinde
merulatrma drts giderek gcn yitirmeye yz tutmutur. Sanat zerine dnce, bir
inklap estetii kurmak ve ulusal-uluslararas, biim-ierik, teknik-konu gibi kategorilerle bu
estetii mantksallatrmak zorlamasnn tesinde araylar iine girmitir.

Avrupada sanatta modernizm, modernlik geleneine kar kmasyla kendini ada


sayar. Oysa Trk Sanat, orada kar klan bu modernlie kavuarak adalaacan
varsayar. O nedenle de, slamn suret yasa olmasaym, sanki teden beri bizim de
gemiimizi oluturacakm gibi tahayyl edilen modernlik geleneinden yoksunluun, bu
gelenein gstergelerinden tuval, yalboya ve perspektif kullanlarak ald dnlr.
Minyatr, ini sanat ve halk sanatndaki suretleri de kapsayan yerel resim geleneiyse
ancak modernlie eklemlendikten sonra gelenek kimliini hak eder. 1950lerle, kltrel
hafza, bu tr gemii teki bir gelenekten yanstma saplantsndan syrlr. Ve dnemin soyut
eserlerinde izlenecei gibi, yerel gelenekle, modernlik arasnda deil ama, modernizm
arasnda hakiki bir ba kurulur.

Meslek birlikleri de son kez varlklarn 1950 dolaylarnda gstermilerdir. d Grubu, her ne
kadar son iki sergisini 1951 ve dokuz yl aradan sonra 1960 yllarnda amlarsa da, veda
sergileri onbeinci yldnmleri olan 1947de atklar onbeinci sergileri saylmaktadr.
Yeniler ise, ardllar olan Tavanaras Ressamlar sergisiyle, Akademi ve d Grubuna kar
son klarn 1952deki sergileriyle yapmlardr (Yasa Yaman, 1992: 130, 160). zellikle bu
klardaki kopyac, takliti, gayr- milli, eski gibi ithamlarla dile gelen mesleki dneme
zg sekterlik, gerek bu eski polemiklerin miras tarznda, gerekse yeni tarzlaryla
gnmzde de varln srdryor. Ancak, korporatist hava, bu son grup sergileri arifesinde
artk dalmtr. Sanat birlikleri ekseninde kurulan anlatlarda da, yzyl ortasndan sonra
bu birlikler, yerlerini modern sanat tarihinde aidiyetleri tanmlayan evrensel kategorilere,
stillere brakr: nce soyut, ardindan figratif davurumcu, v.b.

Eer kbik, Trk Resminin resmiyetinin simgesi gibi kabul edilebilirse, soyut da onun
zerklemesinin simgesi olarak dnlebilir. Soyut Akademiye kar dururken, [24] yarm
yzyl akn bir zamandr bu kurumun mekn olduu iktidarlar da geride brakma
peindedir. zerkleme ve akademizme muhalefet kadar, ressamlarn modernizmi ayrdeden
srgn/gebe bilincini[25]paylamalar, Parisle ilkkez ulusun ina edildii deil de
unutulduu bir atmosferde, Paris ekol ortamnda, tanmalar da, yerel zamana zg bir
teki modernizmin gstergelerinden saylmaldr.

Ksacas, Batda sanatta modernizmi tketen ayn dnem, buradaki sanatn yerel tarihinde
modernizm olarak okuyabileceimiz koullar retmitir.

4. Kriz ve olaslklar
Sanat Trkiyede modernleme balamnda anlamlandran, modernlemeyi de
Batllamayla eitleyen sanat tarihleri, bu programlarn sindirildii emay, bu emann
kronolojisini ve kategorilerini, metinleri arasnda birbirlerine devrederler. Dolaysyla, bu ema
ekseninde sanatsallatrlan resmiyet de, barndrd gle de yeniden retilir; sanatlarn
kendi sicilleri ve znellii kadar, sanata ilikin dier znelliklerin kodlanmasnda da rol oynar.
Baka tarihlerin olaslklar ise, sanatn ayn zaman ve mekn - metinden corafyaya - iinde,
ayn btnc bilgi ve mantkla anlamlandrlmasna itiraz edilen, 2000 arifesinin kriz
ikliminde belirir.
Baka tarihler, ne Vasariden balayan modern tarihyazm geleneini, ne de yerli
modernleme anlatlarn kaydetmeksizin veya eskiterek deil, tam tersine, bunlar
birbirleriyle ilikilendirip yeniden okuyarak, perspektiflerini sorunsallatrarak tasavvur
edilebilir. rnein, 1900-1950 arasna ait ulusal/uluslararas kimlik tasarmlar, kimlie ilikin
baka haritalara yerletirilip, yeniden tarihselletirilmeleri bakmndan geerliklerini
korumaktadrlar.

Bu baka tarihlerin meknnda kurulabilecek paradigmalar, belki de Doan Kubann Batl


sanat kuramndan farkl bizim olan [bir] sanat kuramnn (Kuban, 1974: 4) veya Sezer
Tansuun geleneksel iradesinin (Tansu, 1997: 8) gereini yerine getirecektir.

ada mzenin olmay, galeri sergilerinin ise daha son birka onyln deneyimi olmas,
neredeyse tamam devlet kurumlarnca edinilmi olan Cumhuriyet ertesi resminin akbetinin
bilinmezlii, yurtdndaki sanatlarn oradaki retimlerinin balarda burada hemen hi
sergilenmemi ve belgelenmemi olmas, kataloglarn clzl gibi nedenlerle, sanatn kendi
tankl, sanat tarihisi iin byk lde snrl kalmtr. [26] Byk bir klliyat oluturmasa
da daha el altnda olan sanat stne yaynlar, belgeler, tarihyazmnda daha belirleyici
olmulardr.

Oysa, eserlerin birbirleriyle yapsal ilikilerinin, bu ilikilerin isel mantnn aratrlmas,


onlar tarihselletirmi sylemlerin iktidarndan arndrabilir. rnein Trk Resminin 150 yllk
Paris balants, kaytlar mertebesinde aktarlp gelmektedir. Ama, stanbuldan rencilerin,
Parisli hocalarnn tutumlar karsndaki mevzilenmeleri, kabul ve itiraz konumlar, eserlerin
kendilerinden baka hangi kaytlarda okunabilir?

Burada, artk izleyiciyi merkeze alan krizin gncel anlamlandrma rejimleri kadar, esere veya
sanatya ynelen modern semiotik de -rnein Panofskynin ikonolojisi veya Morellinin
konosrl de - eletirel mesafelendirme iinde geerli olmaldr.

Tarihyazmnda yerel sanatn, ayn evrensel estetik kodlara gre deerlendirilmesi, ayn
stillere/dnemlere, ayn taksonomilere uymaya zorlanmas, Bat sanatyla aramzda,
durmakszn kapatlmas gereken bir gecikmeye, mesafe, dzey farkna ilikin bir
sendromu beslemektedir. Oysa baka tarihler farkllklar zerine kurulmaktadr. Bu
farkllklar, gzelin modern kanonu karsnda olduu kadar, ille de ulus ve din mitleriyle,
modern antropolojiyle, veya Dou/Bat projesiyle koullandrlmas gerekmeyen kltrel
ilikiler corafyasnda da tahayyl etmemiz pekl mmkn grnyor.

[1] Giorgio Vasari, Arezzo l5ll -Floransa 1574.


[2] Tam bal: Cimabueden Zamanmza En Mkemmel talyan Mimarlarnn,
Ressamlarnn ve Heykeltralarnn Yaamlar
[3] Disegno. Vasaride birbirini tamamlayan iki anlama geliyor. lki, bildiimiz, tasarm, izim,
desen, bunlardaki ustalk, kusursuzluk gibi yetileri karlyor. kincisi ise, izilen (taklit edilen)
nesneye ait fikir, idea. Sanat hem grdn, hem de zihnindeki kusursuz formu i ie
yanstabilmelidir.
[4] Panopticon, ngiliz reformcu Jeremy Benthamn l8.yzyl sonunda gelitirdii, merkezka
planl, merkezinde bakan/gren/denetleyen insann bulunduu nezarethane/hapishane
tasarsdr. Foucault, grme-bilgi-iktidar-denetim ilikileri zerindeki dncelerini bu tasar
erevesinde kurmutur.
[5]Latince vir ve virtustan gelir: insan ve insana uygun olan. Peki insana uygun olan
nedir? Cesaret, metanet, sebat, cret, beceri, maharet, ustalk - insan ve kltre ilikin btn
klasik ve rnesans kuram bu szcn altnda yatar: insan toplumun ortak yarar iin etkin
olduunda, en yetkin durumundadr... politika mecbur olduumuz bir er deil, hayatn
kendisidir. Virtnunerdeme (virtue) ilikin Hristiyan kuramyla pek, hatta hi ilikisi yoktur...
The Prince kadar The Discorsesuda okuyan herkes iin Virt yurttalk/kentlilik ruhunu
(civic spirit) ifade eder. Kentleri yaratan, koruyan ve kollayan bir akln ve edimin niteliidir.
Virt bir kenti yok edemez, her zaman politik bir ahlak temsil eder. Yurttalk/kentlilik ruhu
herhalde en iyi ve basit eviri olacaktr (Crick, 1983:58-59).
[6] Johann Joachim Winckelmann, Prusya 1717 - Roma 1768
[7] Nitekim, Colombun Amerikadan getirilip spanyada sergiledii yerliler ve ilerki
zamanlarda Londrada sergilenen Eskimolar, grlmelerinin ertesinde lmlerdir. Geen
yzylda ise, Avustralya yerlileri, ngiltere ve dier Avrupa lkelerinin koleksiyonlarna
satlmak amacyla sistematik olarak ldrlmlerdir. teki sergilerinin en gsterilisi, insan
trierinin, ara-gereleri, barnaklar ve hayvanlaryla izleyenlerin huzuruna getirildikleri
ikago Fuarnda (1893) gerekletirilmitir (Nalaolu, 1998)
[8] Bu rejimi, perspektivist epistemoloji, kadn bedeni ve soyunma/rtnme ilikilerine kadar
merak edenlere Meyda Yeenolunun Colonial Fantasies-Towards a Feminist Reading of
Orientalism kitabndaki, Smrgeciliin Skopik Rejimi balkl blm okumalarn neririm.
[9] Filippo Tommaso Mainetti (l876- 1944), korporatizmin en olgun modeliyle birlikte,
politikann estetikletirilmesinin tarihteki en gsterili rneklerini de tasarlayacak Mussoliniyle
yakn ilikiiinde olmu, l932de stanbula da gelerek Akademide konferanslar vermitir
(Yasa Yaman, 1992).
[10] Zeusun kanatl zafer tanras Nikenin, 1863te Semendirekte bulunan ve Louvreun
baeseri saylan nl heykeli.
[11] Baknz: Berk ve Gezer, 1973; Turani, 1984; Erol, 1987; zsezgin, 1987, 1996; Tansu,
1991; Bakan, 1994; Gren, 1998; Gltekin, 1992; Giray, 1997.
[12] brahim all (1882-1960), Hikmet Onat (1884-1977), Feyhaman Duran (1886-1970),
Hseyin Avni Lifij (1889-1927).
[13] Sanayi-i Nefise Mektebinde estetik dersleri de vermi olan Ahmet Haim ise Milli Mimari
Rne-sansn tttihat ve Terakki ile baglantlandryodu: ttihat ve Terakki, yalnz siyasi bir
partinin ad deildi. Yan yamalak tarihi bilgilerin ve ham bir zevkin kaynaklarndan akp
gelen ilmi ve estetik bir akmn da ismiydi... Bu siyasetin mimarisi trbe ve medreseyi taklit
eder. Ite o tarih-ten beridir ki lstanbulun her tarafnda o biim binalar ina etmek ve bu
mimariye de milli mimari rnesans ad vermekadetoldu (aktaran Ural, 1974: 16).
[14] Fikret Adile gre bu kbik sfat o kadar ald, yrd ki, Mahmutpaada kbik fanila
satanlar tredi, hatta bir gn bir manav bana, yay bir telin ucuna takt kavunu
sergidekilerden daha fazla fiyata kbik diye satmaya kalkmt (Yasa Yaman, 1992: 167)
[15] Halide Edip, 1935 ylnda, Delhide Maktaba Jamia Millia Islamiada verdii Trkiyede
Do-Bat atmas balkl konferansnda bu konuya yle deiniyordu: Ziya Gkalp
Osmanl kartyd ve Orta Asya kltrn yceltiyordu. Kadro yazarlar da yleydiler. Ancak,
Osmanl ncesi Orta Asya kltrnden arta kalanlar dnemin felsefesini ve gereksinimini
tatmin etmedii iin Kadro yazarlar tarihi yeni bir tarzda yorumlamaya giritiler. En eski
uygarlk ve kltrn Trklere ait oldunu, en eski insan soyunun da Trkler olduunu
savundular. Gerekten yle midir, deil midir tartmasn burada atlayacam. Ancak, yakn
gemii elinden alnan bir kuaa, bunu telafi etmek zere, antik-Yunan, Hitit ve Smer-Akad
uygarlklarn sunmann yeterinden fazla olduu sylenebilir (Edip, 1935: 17H).
[16] Edebiyatta ayn mantn nclerinden biri gene Karagz modernletirme giriiminin
bayraktarln yapan smail Hakk Baltacoludur. Bu konuda baknz: Erdoan, 1998.
[17] Yaklamyla sanat tarihi kuramn ilikilendiren bir alma pek Aksr Dubenin Trk
Resmi e Eletirisi:1900-1950 balkl tezidir (1983). Neyazk ki yaymlanmam olan bu
alma, tasarm bakmndan da meslek birlikleri emasna veya onun trevlerine
ayarlanmam olan nadir metinlerdendir. Cumhuriyet ertesi sanatn yalnzca gruplar,
dernekler tarihi olarak aklayan yaklamlardan kanmak gerektiini dnen dier bir
yazar da Zeynep Yasa Yamandr (Yasa Yaman, 1995:42).
[18] Loncann usta-rak ilikilerini andran Akademideki atlye dzeninin korporatit tutumlar
zerindeki etkisi ayrca aratrlmaya deger.
[19] Sezer Tansuun slbuyla: Yenilenme ve deime dinamiklerini tayan nc nitelikte
sanatsal etkinlikler hibirzaman akademik kurumlarn tezgahnda biimlenmemitir. Bizde ise
butr etkinliklerin teden beri akademik kurumlarn ats altnda tezgahlanmas ancak
utanlas bir paradokstur (Tansu, 1997: 79).
[20] C.Holzmeister, Prof. Jansen, Ord. Prof. Dr. Gustav Olsner, Paul Bonatz, H. Poelzig,
Mimar Jost, B. Robert Oerley, Prof. M. Elsaesser. Martin Wegner, Prof. Henri Prost bu
dnem iinde Trkiyede alan yabanc mimar ve ehircilerdir (Ural, 1974: 28).
[21] rnein, Nurullah Berk ve Hseyin Gezer, 1973; AdnanTurani, ]984; Turan Erol, 1987.
[22] ema, sanat tarihinde kullanlagelen bir tekniktir; ancak stiller aras etkileri
grselletirmek zere. Bu tekniin ncs saylan Alfred H. Barrn 1936 ylna ait bir emas
rnein, sanatsal kaltmsalla dayal bir hiyerari nerir: 1890-1935 dnemine ilikin olarak
kaydettii 23 stil arasndaki oklar, sonunda, modernizmin egemen formu gibi sunulan soyuta
varr.
[23] stanbula yeremi Kayseri asll bir aileden gelen Rupen Manas II. Mahmud
[padiahl dneminde (1808-1839)] Paristeki Trk eliliinde grevlendirerek orada ayn
zamanda resim renimi yapmasn salamtr (Cezar, 1995: 96).
[24] Akademi kurallarnn dnda olduu iin soyut resmi benimsedik (Ulu, 1983: 6).
[25] Modernizmin zaman, gebe/srgn sanat ve edebiyatyla ilikileri ve politik trevler
iin baknz: Williams, 1992: 23-27.

KAYNAKA
Ahmad, A. (1992) Jamesons Rhetoric of Otherness and the National Allegory, In Theory:
Classes, Nations, Literatures iinde, Verso, Londra-New York, 95-122.
Aksr Duben, pek (1983) Trk Resmi ve Eletirisi: 1900-1950, Yaymlanmam doktora
tezi, Mimar Sinan niversitesi Sanat Tarihi Anabilim Dal, Istanbul.
Altnyldz, Nur (1997) Tarihsel evreyi Korumann Trkiyeye zg Koullar (Istanbul 1923-
1973), Yaymlanmam doktora tezi, Istanbul Teknik niversitesi Fen Bilimleri Enstits,
stanbul.
Artun, Ali ve Balcolu Tevfik (1982) Mimarln Makinesi-Makinenin Mimarl, Mimarlk,
82/10, 18-24.
Baltacolu, . Hakki (1929) Mimaride Kbizm ve Trk Ananesi, Darlfnun lahiyat
Fakltesi Mecmuas, say: l1, 110-131.
Bakan, Seyfi (1994) Osmanl Ressamlar Cemiyeti, ada Basm Yayn, Ankara.
Baudrillard, J. (1996) The Comedy of Art, Artpress, say: 216, September 96.
Baudrillard, J. (1995) Ktln effafl (ev: I. Ergden), Ayrnt Yaynlar, stanbul.
26 Baz kapsaml koleksiyonlarn kataloglar, daha yeni, son iki yl iinde yaymlanmtr:
stanbul Resim ve Heykel Mzesi Koleksiyonu (1996) ile Vakfbank (1997), Tavilolu (1997),
Bankas (1998) ve Akbank (1998) koleksiyonlar. Resim stokunun ciddi bir blmn
oluturmas gereken 7540 eserin kaydi ve, bazlar pul kadar da olsa, 4645inin
reprodksiyonu, toplu olarak, bu kataloglar sayesinde daha yenilerde gn na kmtr.
Berk, Nurullah ve Gezer, Hseyin (1973) 50 Yln Trk Resim ve Heykeli, Bankas Kltr
Yaynlar, stanbul.
Bhabha, H. K. (1994) The Location of Culture, Routledge, Londra - New York.
Bible, Oxford Crown Edition, Oxford.
Borges, J. L. (1990) Brodie Raporu. (ev: M.H. Gle), letiim, stanbul.
Borges, J. L. (1970) Labyrinths, Penguin Books, Londra.
Bourdieu, P. ve Darbel, A. (1990) [1969] The Love of Art: European Art Museums and their
Public (ev: C. Beattie ve N. Merriman), Stanford University Press, California.
Bozdoan, Sibel (1998) Trk Mimari Kltrnde Modernizm: Genel Bir Bak Bozdoan,
Sibel ve Kasaba, Reat (der.) Trkiyede Modernleme ve Ulusal Kimlik iinde, Tarih Vakf
Yurt Yaynlan, stanbul, 118-137.
Brissac Peixoto, N. (1997) Peripheral Modernisms Hug, A (der.) Die Anderen Modernen
iinde, Edition Braus, Heidelberg, 161-163.
Bull, G. (1987) Introduction Vasari, G. Lives of the Artists: Volume I iinde, Penguin Books,
Londra, 9-22.
Cezar, Mustafa (1995) Sanatta Bat ya Al ve Osman Hamdi, Erol Kerim Aksoy Kltr,
Eitim, Spor ve Salk Vakf, stanbul.
Clifford, J. (1987) Of Other Peoples: Beyond the Salvage Paradigm Foster, H. (der.) The
Politics of Representations iinde, Bay Press, Seattle, 121-150.
Colacello, B. (1997) Meiers Moment, Vanity Fair, April 97.
Crick, B. der. (1983) [1974] The Discourses, Penguin Books, Londra.
Cumhuriyet, 17 Ekim 1931.
oker, Adnan (1987) The Evolution of Turkish Painting in XIX and XXth Centuries Pnar,
Selman vd., (der.) A History of Turkish Painting iinde, Tiglat Matbaaclk A.. Istanbul, 236.
Davis, W. (1994) Winckelmann Divided: Mourning the Death of Art History Preziosi, D.
(der.) (1998) The Art of Art History: A Critical Anthology iinde, Oxford University Press,
Oxford, New York, 40-52.
Eagleton, T. (1997) The Function of Criticism, Verso Classics, Londra - New York.
Eagleton, T. (1996) Literary Theory, Blackwell, Oxford.
Eco, U. (1986), Travels in Hyper Reality (ev:W.Weaver), Harcourt Brace Jovanovich
Publishers, Florida.
Edip, Halide (1935) Conflict of East and West in Turkey, Jamia Press, Delhi.
Ekigil, Adnan (1998) Postmodern Sylemde Son Dneme, Virgl, say:7, 2-6.
Erdoan, Necmi (1998) Popler Anlatlar ve Kemalist Pedagoji, Birikim, say:105-106, 117-
125.
Erol, Turan (1987) Painting in Turkey in XIX and Early XXth Century Pnar, Selman vd.,
(der.) A History of Turkish Paintingimde, Tiglat Matbaaclk A.. Istanbul, 89-236.
Fernie, E. (1995) Art History and Its Methods: A Critical Anthology, Phaidon, Londra.
Focillon, H. (1992) [1934) The Life of Forms in Art, Zone Books, New York.
Foster, H. (1996a) The Return of the Real, October Books, The MIT Press, Massachusetts.
Foster, H. (1996b) Death in America, October, Winter 1996, 37-60.
Foucault, M. (1994) [1966] The Order of Things: An Archaeology of the Human Sciences,
Vintage Books, New York.
Foucault, M. (1986) Of Other Spaces, Diacritics, 16:1, Spring 1986.
Giray, Kymet (1997) Mstakil Ressamlar ve Heykeltralar Birlii, Akbank Kltr ve Sanat
Kitaplar, stanbul.
Gombrich, E.H. (1981) Hegel and Art History, Architectural Design, say:51, 3-9.
Gombrich, E.H. (1976) [1972] Sanatn yks (ev. B. Cmert), Remzi Kitabevi, Ankara.
Gren, Ahmet Kamil (1998) 50. Ylnda Akbank Resim Koleksiyonu, Akbank Kltr ve Sanat
Kitaplar, stanbul.
Greenberg, C. (1993) [1948] The Decline of Cubism Harrison, C. ve Wood, P. (der.) Art in
Theory 1900-1990: An Anthology of Changing Ideas iinde, Blackwell, Cambridge, 569-571.
Greenberg, C. (1993) [19401 Towards a Newer Laocoon Harrison, C. veWood, P. (der.) Art
in Theory 1900-1990: An Anthology of Changing Ideas iinde, Blackwell, Cambridge, 554-
559.
Gucht, D.V. (1991) Art at Risk in the Hands of the Museum: From the Museum to the Private
Collection?, International Sociology, 6/3, September 1991.
Gltekin, Gnl (1992) Bat Anlaynda Trk Resim Sanat, T.C. Ziraat Bankas Yay.,
Ankara.
Haerdter, M. (1997) From the Pinnacle of History to the Expanse of the World Hug, A (der.)
Die Anderen Modernen iinde, Edition Braus, Heidelberg, 144-152.
Harvey, D. (1989) The Condition of Postmodernity, Blackwell, Oxford. Hentch, T. (1996)
Hayali Dou (ev: A. Bora), Metis, stanbul.
Hirst, P. (?) AA Files 26.
Hollein, H. ve Pichler, W (1970) [1962] Absolute Architecture Conrads, II. (der.)
Programmes and Manifestoes of 20th-century Arclitecture iinde, Lund Humphries, Londra,
181-182.
Hughes, R. (1990) Nothing if not Critical, Harvill, Londra.
skender, Kemal (1983) Cumhuriyet Trkiyesinde Sanat ve Estetik, Cumhuriyet Dnemi
Trkiye Ansiklopedisi, say:7, letiim Yaynlar, Istanbul.
Jameson, F. (1998) Futures, (Konferans), Anytime, Ankara.
Jameson, E (1992) [19841 Postmodernism or, the Cultural Logic of Late Capitalism, Duke
University Press, Durham.
Jameson, F. (1985) Postmodernism and Consumer Society Foster H. (der.) The Anti-
Aesthetic iin-de, Bay Press, Washington, 111 -125.
Jenkins, K. (1997) Tarihi Yeniden Dnmek (ev: B.S. ener), Dost Kitabevi, Ankara.
Jordan, G. ve Weedon, C. (1995) Cultural Politics, Blackwell, Oxford.
Koak, Orhan (1997) Trkede Eletiri-Bir Tarihselletirme Denemesi, Defter, say:31, 89-
108. Kuban, Doan (1974) zgn Bir Sanat Kuram zerine Dnceler II, Kken, Mays
1974,4. Lainer, mer (1998) Resmilemi tdeolojiler zerine, Birikin, say:105-106, 15-
19.
Le Corbusier/Pierre Jeanneret (1970) 11926] Five Points Towards a New Architecture
Conrads, U. (der.) Programmes and Manifestoes of 20th-century Architecture iinde, Lund
Humphries, Londra, 99-101.
Lucie-Smith, E. (1995) Simrsalhk ve Modernizm Erzen, Jale. (der.) Kimlik, Simrsallik,
Mekn iin-de, Sanart, Ankara, 26-28.
Marinetti, F. T. (1993) [1909] The Foundation and Manifesto of Futurism Harrison, C. ve
Wood, P. (der.) Art in Theory 1900-1990: An Anthology of Changing Ideas iinde, Blackwell,
Cambridge, 145-149.
Martinez, R. (1998) Guggenheim Bilbao: What Lies Behind the Titanium Slendor?, Flash
Art, say:198, 81-84.
McEvilley, T. (1992) Art and Otherness: Crisis in Cultural Identity, Documentext, New York.
Nalaolu, Halil (1998) Sergileme Meknlar: Dnya Fuarlarndan Mzelere, Konferans,
Mimarlar Dernei, Ankara.
Nochlin, L. (1972) Museums and Radicals: A History of Emergencies ODoherty, B. (der.)
Museums in Crisis iinde, George Braziller, New York, 7-41.
Norris, C.(1988) Deconstruction, Post-modernism and the Visual Arts Norris, C. ve
Benjamin, A. (der.) What is Deconstruction? iinde, Academy Editions/St. Martins Press,
New York, 7-31.
zsezgin, Kaya (1996) Mimar Sinan niversitesi stanbul Resim ve Heykel Mzesi
Koleksiyonu, Yap Kredi Kltr Sanat Yaynclk Ticaret ve Sanayi A.. Istanbul.
zsezgin, Kaya (19H7) The Search for a New Identity in Turkish Painting Pinar, Selman
vd., (der.) A History ofTurkish Paintigiiruie, Tiglat MatbaaclkA.. Istanbul, 315-420.
Panofsky, H. (1997) 11927] Perspective as Symbolic Form (ev. C.S. Wood), Zone Books,
New York.
Plagens, P. (1998) Rumble on the Ramps, Newsweek, September 14, 58.
Preziosi, D. der. (1998) The Art of Art History: A Critical Anthology, Oxford University Press,
Oxford, New York.
Preziosi, D. (1989) Rethinking Art History - Meditations on a Coy Science, Yale University
Press, New Haven & London.
Roberts, J. der. (1994) Art Has No History!, Verso, London-New York.
Spivak, G. C. (1993) 11989| Who Claims Alterity? Harrison. C. ve Wood, P. (der.) Art in
Theoiy 1900-1990: An Anthology of Changing Ideas iinde, Blackwell, Cambridge, 1119-
1124.
Tansu, Sezer (1997) ada Trk Sanatna Temel Yaklamlar, Bilgi Yaynevi, Ankara.
Tansu, Sezer (1991) 11986) ada Trk Sanat, Remzi Kitabevi, stanbul.
Tournier, M. (1990) 11978] al Horozu (ev. M. Balel), Ayrnt Yaynevi, Istanbul.
Tunay, Mete (1983) YK, Cumhuriyet Dnemi Trkiye Ansiklopedisi, say:3, letiim
Yaynlar, Istanbul.
Turani, Adnan (1984) Bat Anlayna Dnk Trk Resim Sanat, Trkiye Bankas Kltr
Yaynlar, Ankara.
Ulu, mer (1983) Her Kesim Yeni Bir Sorunsal zer... ve Getirir, (Sylei), Eletiri, Mart
1983, 4-20.
Ural, Somer (1974) Social Economy and Architecture of Turkey, Mimarlk, 1-2, 51-51.
Vasari, G. (1987) [1550] Lives of the Artists: Volume I, Penguin Books, Londra.
Waldberg, P (1985) [1984] Tiraje veya Zamanlarn Hafzas, Galeri Nev, Ankara.
Wallerstein, 1. v.d. (Gulbenkian Komisyonu) (1996) Sosyal Bilimleri An (ev: .Tekeli),
Metis, stanbul.
Wallerstein, I. (1991) The National and the Universal: Can There Be Such a Thing as World
Culture? King, A.D. (der.) Culture, Globalization and the World-Sytem icinde, Macmillan,
Binghamton, 91-106.
Weil, S. E. (1990) Rethinking the Museum: And Other Meditations, Smithsonian Institution
Press, Washington-Londra.
Williams, R. (1992) [1989] When Was Modernism? Frascina, F. ve Harris, I. (der.) Art in
Modern Cultre iinde, Phaidon, Londra, 23-27.
Wood, C. S. (1997) Introduction Panofsky, E. Perspective as Symbolic Form iinde, Zone
Books, New York, 7-26.
Yasa Yaman, Zeynep (1995) Sanat Tarihimizde Eski Bir Konu: Mstakil Ressamlar ve
Heykeltralar Birlii mi, d Grubu mu? Trkiyede Sanat, say:20, 34-43.
Yasa Yaman, Zeynep (1994) Demokrasi ve Sanat, Trkiyede Sanat, say:15, 28-31.
Yasa Yaman, Zeynep (1992) 1930-1950 Yllar Arasnda Kltr ve Sanat Ortamna Bir Bak:
d Grubu, Yaymlanmam doktora tezi, Hacettepe niversitesi Sanat Tarihi Anabilim Dal,
Ankara.
Yeenolu, Meyda (1998) Colonial Fantasies, Cambridge University Press, Cambridge.