Vous êtes sur la page 1sur 480

Andrey Platonov

EVENGUR

Andrey Platonovi Platonov bir demiryolu iisinin olu

olarak 1899'da Voronez yaknlarnda dnyaya geldi. sava srasnda Kzl


Orduda savat, daha sonra elektrik mhendisi ve arazi slah uzman oldu.
1918 ylndan itibaren eitli gazete ve dergilerde makale, iir ve denemeleri,
1926 ylndan itibaren de ksa ykleri yaymlanmaya balad. Yetenei
Maksim Gorki tarafndan kefedilince ilk etapta parlak bir balang yapt,
fakat daha sonra kimi eserleri ' Stalin dahil pek ok kiinin sert eletirilerine
hedef oldu. ikinci Dnya Sava srasnda sava muhabiri olarak alan ve bir
kere daha resmi olarak tannmaya balayan Platonov, sava sonrasnda yine
eitli saldrlara maruz kald ve zorunlu alma kampndan dnen olundan
kapt tberklozun ilerlemesi sonucu 1 951 ylnda ld. Platonov un
ykleri 1950'!erin sonlannda Rusya'da yeniden yaymlanmaya baladysa da
balca eserleri 1 9801erin sonuna dek yasakl kald. 1990larda KGB'nin
"edebiyat arivi" nin ksmen halka almasyla yazann bitmemi bir roman gn
na kt. evengur'un dnda, yine 1926-30 yllar arasnda yazlm
ukur (Turkuvaz, 2008) adh bir roman oianPlatonovun Can adl uzun yks
de yayn programmzda.

Metis Yaynlan . ,

Ipek Sokak 5, 34433 Beyolu, stanbul Tel: 212 2454696 Faks: 21 2 245451 9
e-posta: info@metiskitap.com www.metiskitap.com
Metis Edebiyat

EVENGUR Andrey Platonov

Anton Martynenko, 2006

FrM Agency Ltd., Moskova ile yaplan szleme temelinde yaymlanmtr,


2008

Metis Yaynlan, 2010 eviri Eser Gnay etao Kzlnnak, 2010

lk Basm: Mart 20 I O

Yayma Hazrlayan: zde Duygu Grkan

Yayn Ynetmeni:

Mge Grsoy Skmen

Kapak Resmi: Aleksey Savrasov,

Ekin Kargalar Dnd, 1871 (detay)

Kapak Tasarm: Emine Bora

Dizgi ve Bask Oncesi Hazrlk:

Metis Yaynclk Ltd.

Bask ve Cilt:

Yaylack Matbaaclk Ltd.

Fatih Sanayi Sitesi No: 12/197-203 Topkap, stanbul Tel: 212 5678003

i
ISBN-13: 978-975-342-744-9.

ANDREY PLATONOV

eviren:

GNAY ETAO KIZILIRMAK

ESK TARA EHRLER viran ormanlklarla bitiiktir. nsanlar tabiatn


iinden ktklar gibi yaamaya gelirler buralara. te keskin gzleri ve
insann iini burkacak denli bitap yzyle bir adam kagelmiti byle bir
yere; her eyi onarp donatma becerisine sahipti, oysa kendi hayatn donatsz
yayordu. Tavadan alar saate kadar her tr alet bu adamn elinden muhakkak
gemiti. Kunduraya yeni taban akmaya da, kurt samas* dkmeye de,
eskinin ky panayrlarnda satlmak zere sahte madalya basmaya da hayr
demezdi. Kendisine ise hibir zaman hibir ey yapmamt - ne bir aile, ne bir
ev. Yazlar tabiatn iinde yaayp giderdi, aletlerini bir uvala kor, uval da
yastk yapard yumuak olsun diye deil, alet emniyette olsun diye. Erken
sabah gneinden korunsun diye gzlerinin zerine dulavratotu koyard
akamdan. Klar ise, yazn kazandndan artanlarla geinir, geceleri kilise
ann alar ve bylece dairesini kiralad kilise bekisiyle hesaplam
olurdu. eitli aletler dnda hibir ey fazlaca ilgisini ekmezdi - ne insanlar,
ne tabiat. Bu yzden insanlara ve tarlalara kaytsz bir efkatle, karlarna
kastetmeden yaklard. K akamlar bazen gereksiz eyalar da yapard:
telden kuleler, sacdan gemiler, kttan zeplinler ve benzerleri, srf kendi zevki
iin. Tesadfen gelen bir siparii geciktirdii de olurdu ska; rnein yeni
ember geirmesi iin bir f getirirlerdi, o ise, kurulmakszn, srf dnyann
dnmesi sayesinde alacan dnd ahap bir saat yapmakla urard.
* Insan iin oldurucu bir tur sama. -.n.

Kilise bekisi byle bedava ilerden holanmyordu.

"Yallnda dilenmen gerekecek, Zahar Pal!* F ka gn oldu bekliyor,


sense kim bilir ne demeye tahta parasyla topra kurcalyorsun.

Zahar Pavlovi susuyordu: Orman sakinleri iin onuann grlts neyse,


kendisi iin de insan sz oydu - duymazd onu. Beki dalgasn geiyor ve
izlemeyi srdryordu; ayinlerin sklndan tr tanr inancn yitirmiti,
ama Zahar Pavloviin baaramayacan kesin olarak biliyordu: Asanlar ta ne
zamandr yayorlard dnyada, icat etmedikleri bir ey kalmamt. Zahar
Pavlovi ise aksine inanyordu: EJ dememi bir hammadde kald srece
insanlar hi de her eyi icat etmi saylmazlard.

Her be ylda bir ktlk nedeniyle kyn yans madenlere ve ehirlere ger,
yars ise ormanlara dadanrd. Ornan aklklannda yasz senelerde bile
iyi ot, sebze ve tahl yetitii eskiden beri bilinirdi. Nfusun kyde kalan
yars, agzl seyyahlann yeillii bir rpda yamalamasn nlemek iin bu
aklklara saldnrd. Gel gr ki bu kez kuraklk bir sonraki yl da tekrar
etmiti. Kyller damlarn kapayp iki kol halinde anayola dzlmt;
kollardan biri dilencilik etmek iin Kiev'e, dieri geici iler bulmak iin
Lugansk'a yollanmt. Kimileri ise onuana ve yabani ot brm hendeklere
dnp i ot, kil ve kabuk yemeye balam, vahilemiti. Gidenlerin
neredeyse hepsi yetikinlerdi, ocuklar kendiliklerinden lm ya da dilenmek
zere dalmlard. Emzikli anneler memedeki ocuklar do-yurasya
emzirneyip yava yava dermandan kesiyordu. .

htiyar bir kadn vard, gnatyevna, kklerin alna bir are biliyordu:
Onun verdii mantar suyuna banlm tatl otu yiyen ocuklar, dudaklannda kuru
kpk, huzur iinde susuyorlard. Anne, ocuunu yalanm, knk alnndan
pyor ve fsldyordu: ,

"Ite ilen doldu yavrucuum. krler olsun sana Tannm!

m
gnatyevna da orackta dikiliyordu: .
"br dnyada imdi yavrucak: una baksana, canldan da rahat yatyor,
cennette gmi rzgrlan dinliyordun.."

Anne, ocuunu hayran hayran izliyor, kederli yazgsnn zl-

dne inanyordu.

"Al eski eteim senin olsun, gnatyevna, verecek baka eyim yok. Sa olasn."
gnatyevna etei a tutuyor ve yle diyordu:

"Ala sen biraz, Mitrevna: Alaman icap eder. Ama etein pek es-ki psk; bir
mendilcez ekleyivereydin ya da tceizini armaan edeydin yannda..."

Zahar Pavlovi kyde yalnz kalm, insanszlk houna gitmiti. Fakat daha
ok ormanda, topraktan bir damda yersiz yurtsuz bir kylyle birlikte
yayordu; bu adamn, faydalarn nceden rendii otlar kaynatp
iiyorlard.

Zahar Pavlovi aln unutmak iin her an alyordu, eskiden metalden


yapt eylerin aynlarn ahaptan yapmaya almt. Yersiz yurtsuz ise mr
boyunca bir ey yapm deildi, imdi artk hi yapmazd. Elli yana kadar
evresinde neyin nasl olduunu izlemekle yetinmi, bu genel kargaadan
nihayetinde doacak eyi be k-lemiti. Dnyann sakinleip aydnlanmasnn
ardndan hemen harekete geebilirdi; hayatn mptelas saylmazd, ne bir
kadnla evlilie, ne topluma faydal herhangi bir amele gitmiti eli.
Doduunda bir ann ve ihtiyarlayana dek de ylece yaayp gitmiti, gen
grnml yznde mavi gzleriyle. Zahar Pavlovi'in meeden tava yaptn
grdnde hayret etmiti, zira bu tavada naslsa hibir ey kzartlamazd.
Oysaki Zahar Pavlovi ahap tavaya su dkm, ksk atete kaynamasn
salam, tava da yanmamt. Yersiz yurtsuz aknlktan donakalmt:

"Muazzam bir i. Gel de her eyi ren renebilirsen, a karde!.."

Herkese malum olan sarsc gizler elini kolunu zveriyordu byle yersiz
yurtsuzun. Bir kere olsun kimse bu adama olaylarn basitliini aklamamt;
belki de kendisi bsbtn kaln kafalyd. Tevekkeli deil Zahar Pavlovi
kendisine rzgrn neden yerinde durmayp estiini aklamaya altnda
yersiz yurtsuz daha da arm, rzgrn kendisini gayet net hissedebilmesine
ramen hibir ey anlamamt.

"Hadi canm? Ne diyorsun sen! Demek gne kzyor da ondan ha? Ho ey


vallahi!.."

Zahar Pavlovi gnein kzmasnn ho ya da naho bir ey olmadn, anca


snn arttn aklamt ona.

"Is ha?!" demiti yersiz yurtsuz, akn. "Cadya bak sen cadya!"

Yersiz yurtsuzun aknl bir nesneden dierine atlayp duruyordu, oysa


bilincinde dnen bir ey yoktu. Akl yerine gven dolu bir saygyla
yayordu.

Zahar Pavlovi yaz boyunca bildii tm eyalarn ahaplarn yapt. Ta dam


ve bitiiindeki arazi, Zahar Pavloviin teknik sanatnn rnleriyle donand:
tanm aletleri, makineler, ara gere, gndelik vr zvr - hepsi de olduu gibi
tahtadan. lerinde tabiat tekrarlayan tek bir nesne dahi olmamas tuhaft: ne
bir at, ne bir kabak, ne de baka bir ey.

Austosta yersiz yurtsuz glgeye ekildi, kannst yatt ve yle dedi:

"Zahar Pavlovi, ben lyorum, dn bir kertenkele yediydim... Sana iki mantar
getinnitim, kendime de kertenkeleyi kzartmtm. Yukarlarma biraz
dulavratotu salla hele -rzgn seviyorum."

Zahar Pavlovi dulavratotunu sallad, su getirdi ve lmekte olan adama iirdi.

'ilmeyeceksin ki. Sana yle geliyor."

"leceim, vallahi de leceim Zahar Pavl." Yalan sylemeye korkuyordu


yersiz yurtsuz. 'im hibir eyi tutmuyor, bir solucan yayor orada, tekmil
kanm iti..."

Yersiz yurtsuz srtst dnd:

"Ne dersin, korkaym m, korkmayaym m?"


"Korkma," diye yantlad Zahar Pavlovi. "Ben kendim de urackta lrdm
ama bilirsin ya, insan habire baka baka aletler yapmakla uranca..."

Yersiz yurtsuz bu merhamete sevinmiti; akama doru korkusuzca ld. Zahar


Pavlovi o srada dereye ykanmaya inmiti, dndnde yersiz yurtsuzu
cansz buldu, kendi yeil kusmuuyla boulmutu. Kusmuk kat ve kuruydu,
aznn evresine hamur gibi yaylmt, iinde ise beyaz, kk kalibreli
kurtlar faaliyet gsteriyordu.

Geceleyin Zahar Pavlovi uyand ve yamuru dinledi: Nisan ayndan beri


yaan ikinci yamurdu bu. "Yersiz yurtsuz grse nasl da arrd," diye
dnd. Oysaki yersiz yurtsuz gkten dmdz inen

akntnn karanlnda tek bana yatyor ve sessizce iiyordu.

Uykulu, rzgrsz yamurun arasndan bouk ve zgn bir sesin arks iitildi;
o kadar uzaktan geliyordu ki ses, herhalde arknn sylendii yerde yamur
yamyordu ve gndzd. Zahar Pavlovi yersiz yurtsuzu da, yamuru da,
al da hemen unutup ayaa kalkt. Uzaklarda uuldayan bir makineydi bu,
canl, alan bir lokomotif.. Zahar Pavlovi dar kt, huzurlu bir yaam ve
dnyann enginlii zerine arksn syleyen scak yamurun slaklnda
dikildi. Yamurun efkatiyle sarmalanm karanlk aalar yaylm
uyukluyordu; o kadar mutluydular ki, mayyor, rzgr hi esmedii halde
dallarn oynatyorlard.

Zahar Pavlovi tabiatn hazzn fark etmedi, onu heyecanlandran tanmad


suskun lokomotifti. Tekrar yatarken ise yle dnd: Yamur - o bile faaliyet
gsteriyor, bense uyuyorum ve bo yere saklanyorum onnanda. Yersiz yurtsuz
ld ite, ben de leceim; o mr hayatnda tek bir rn vermi deildi -
habire baknyor, ayak uy-durnaya alyor, her eye aryor ve her
basitlikte hayrete ayan bir i gryordu. Bir eye faydasnn dokunduu
grlmemiti; ancak mantar koparmasn bilirdi, onu da zor bulurdu. Tabiatn
hibir eyini zedelemeden de lp gitti ite.

Sabahleyin gne gkte kocamand ve onnan gr sesiyle ark sylyor, sabah


rzgrn i yapraklarna szdryordu. Zahar Pavlovi, sabahn kendisinden
ziyade ii deiimini fark etti: Yamur toprakta uyumu, yerini gnee
brakmt; sonra gneten telal bir rzgr havalanm, aalar karnan
orman olmu, ot ve allar mrldanmaya balamt; gdklayc scan
uyandrd yamur, yorgunluunu karamadan tekrar ayaklanmt, bedenini
bulutlarda bir araya getiriyordu.

Zahar Pavlovi ahap aletlerini -sdrabildii kadarn- uvalna koydu ve


kadnlarn mantar patikasn takip ederek uzaa gitti. Yersiz yurtsuza bakmad,
ller almszdr zira. Ama Zahar Pavlovi' in tand Mutevolu bir balk
vard ki, nne gelene lm sorar, merakndan dertlenirdi; bu balk her
eyden ok bal severdi, yiyecek olarak deil de, lmn srrn phesiz
bilen zel bir varlk olarak. Zahar Pavlovie l balklarn gzlerini gsterir
ve yle derdi: "Bak - akl deryas. Balk yaamla lm arasnda durur, o
yzden hem dil-

sizdir, hem de bak ifadesiz; bir danay al misal, o bile dnr, ama balk
dnmez - o her eyi zaten bilir." Seneler boyu gl seyreyle-yen balk hep
ayn eyi dnmt: lmn ilginliini. Zahar Pavlovi onu caydrmaya
alrd: "Yok orada zel bir ey, darack bir yer ite." Bir sene sonra balk
dayanamad ve kayktan gle atlad, yanllkla yzmeye kalkmayaym diye
ayaklarn da iple balamt. Gizliden gizliye lme hi inanmyordu aslnda,
asl istedii orada ne olduunu grmek iin yle bir bakvennekti: Kim bilir
belki kyde ya da gl kysnda yaamaktan ok daha elenceliydi; lm,
gkyznn altndaki bir komu vilayet gibi dnyordu, serin suyun
dibindeki bir yer - ve meylediyordu ona. O lmde yaayp da sonra geri dnme
niyetini dinleyen kimi kyller balky caydrmaya abalamlard, ama
destekleyicileri de vard: "Eh, denemekten zarar gelmez., Mitriy Ivanovi.
Dene bakalm, sonra bize de anlatrsn." Dmit-

riy vanovi denedi: gn sonra kardlar onu glden ve ky mezarlndaki


itin yanna gmdler.

imdi Zahar Pavlovi mezarln nnden geiyor, ha kalabal arasnda


balknn mezann aryordu. Balknn mezarnda ha yoktu: Hibir yrei
zmemiti lm, hibir dudak onu anmyordu, nk o bir illetten deil,
merakl akl yznden lmt. Balk geride bir e de brakmant - duldu,
kk bir olu vard, yabanclarn yannda kalyordu. Zahar Pavlovi cenazeye
gelmi, ocuu da elinden tutup gtrmt; nasl da efkatli, akl banda bir
ocuktu, annesine mi ekmi babasna m bilinmez. imdi neredeydi acaba bu
ocuk? Herhalde bu alk yllarnda ilk len o olmutu, tamamen kszd ne
de olsa. Babasnn tabutunun ardndan acsz ve terbiyeli yrmt.

"Zahar Amca, babam mahsus mu byle yatt?"

"Mahsus deil, Sa* aptallndan. Seni zarara sokmu oldu imdi. Bir daha
uzun sre balk tutmas gerekmeyecek.

"Teyzeler ne diye alyorlar peki?"

"nk numaraclar! "

Tabut mezar ukurunun yanna konulduunda kimse rahmetliyle vedalamak


istememiti. Zahar Pavlovi dizlerinin stne km ve balknn gln
dibinde ykanan taze, kll yanana dokunmutu. Sonra yle demiti ocua: .

"Babanla vedala hadi, ilelebet l o artk. Bak ona, anarsn."

ocuk, babasnn bedenine, gmleinin stne kapanmt; cenazeye giydirilen


gmlee babasnn yaarkenki kokusu sinmiti; boulduunda zerinde dier
gmlei vard. ocuk, babasnn balk kokan nemli ellerini yoklamt,
parmaklarnn birinde, unutulan annesinin ansna takt kalaydan nian yz
vard. ocuk, yzn insanlara evinni, yabanclardan korkup koruyucusuna
tutunur gibi babasnn gmleinin kvrmlarna tutunmu ve hazin hazin
alamt; acs szszd, gelecek yaamnn bilincinden yoksun, bu yzden de
avuntusuzdu; yle zlyordu ki babas iin, l sevinse yeriydi. Tabut
bandaki btn insanlar da ocua acmalar ndan ve kendilerine duyduklar
zamansz merhametten tr alamlard, ne de olsa her biri lecek, her
birinin de arkasndan alanacakt.

Tm kederine karn gelecek hatrndayd Zahar Pav lovi'in.

"Yeter uluduun, Nikiforovna!" demiti hkra hkra alayan, alelacele at


yakan bir hatuna. "u uluman acndan deil, ldnde senin de arkandan
alasnlar diye alyorsun. ocuu yanna al bakalm, zaten alt tane var sende,
bu biri de dierlerinin arasnda yalandan doyar gider."

Nikiforovna derhal hatunluk akln bana devinni, acmasz yz


kuruyuvermiti: Ya dkmeden, srf krklaryla alyordu.

"Yok ya! Yalandan doyacakm! imdi byle grndne ne bakyorsun, sen


onu bir de delikanl olduunda, boazlan p pantolonlarn paralamaya
baladnda gr, yemek yetitiremezsin yemek! "

ksz baka bir hatun almt, yedi ocuklu Mavra Fetisovna Dvanova.
Kendisine elini uzatan kszn yzn eteinin ucuyla temizlemi, bumunu
silmi ve damna gtnnt.

ocuk, babasnn kendisine yapt oltay anmsamt - glde unutmutu onu.


imdiye bir balk taklm olmalyd ucuna, yenebilirdi, yabanclar kendi
yemeklerini yiyor diye azarlamasnlard.

"Teyze, suda balm tutulmutur, demiti Saa. 'zin ver gidip karaym da
yiyeyim, beni beslemen gerekmesin."

Mavra Fetlsovna istemeden yzn burutunu, bartsnn ucuna


smkrn ve ocuun elini brakmamt.

Zahar Pavlovi dncelere dalm, kendisini yollara vunak istemi, ama


yerinde kalmt. Ac ve kszlk ok dokunmutu ona -gsnde beliriveren
bilmedii bir vicdan yznden, hi dinlenmeden dnyay dolamak, btn
kylerde acya rastlamak ve yabanclarn tabutlar banda alamak istemiti.
GelgeleHm mutat aletler kesmiti yolunu: Muhtar tamir etmesi iin duvar
saatini, rahip ise akort etmesi iin piyanosunu vermiti. Zahar Pavlovi dodu
doal mzik diye bir ey duymu deildi - bir defasnda ilede bir gramofon
grmt ya, o da almyordu, kyller cann karmt: Gramofon bir
meyhanede duruyordu, iindeki hileyi ve ark syleyeni grebilmek iin
kutunun kenarlarn krm, zarna da rg inesi batnnlard. Piyanonun
akorduna bir ayn verniti Zahar Pavlovi; hazin sesleri deniyor, bylesi bir
nazll reten mekanizmay inceliyordu. Bir tua bastnda kederli ark
havalanp uuyor, Zahar Pavlovi havaya bakyor, sesin dnmesini bekliyordu
- iz brakmadan kaybolamaya-cak kadar gzeldi nk. Akordun yaplmasn
beklemekten sklan rahip yle demiti: "Babalk, bo yere sesleri nlatp
durma da iin sonunu getinneye bak, zerine vazife olmayan eylerin
anlamlann zmeye alma." Zahar Pavlovi ustalnn kklerine kadar
gcenmi ve mekanizmaya, bir saniyede giderilebilecek ama zel bir bilgiye
sahip olunmakszn anlalamayacak bir sr yerletirmiti. Sonradan papaz her
gn arr olmutu Zahar Pavlovi'i. "Gel, arkadam, gel - mziin gizlerle
dolu gc yine kayboldu. Zahar Pavlovi bu srr papaz iin ya da sk sk
gelip mziin tadn karabilmek iin yaratmamt: Aksine, tm yrekleri
heyecanlandrabilen, insan iyi huylu klabilen bu aletin yapsyd onu
etkileyen; ite bu yzden ho sesine mdahale edip onu bir uultuyla
glgeleyen srrn yerletirmiti piyanoya. On kez onardktan sonra i ie geen
seslerin gizini ve titreyen ana tahtann yapsn kavrayan Zahar Pavlovi
piyanodaki srr karm ve sonsuza kadar bir daha seslerle ilgilenmemiti.

imdi Zahar Pavlovi ayakzeri gemiini anmsyor ve pimanlk


duymuyordu. Akp giden seneler boyunca birok tertibat ve nesneyi bizzat
kavramt, uygun malzeme ve aletlere sahip olursa tekrar yapabilirdi onlan.
Kudretli gkyznn kprtsz ky topraklaryla birletii izginin tesinde
uuldayan tanmad makine ve nesnelerle karlamak iin geiyordu kyn
iinden. Onun yrei de, inan-lan bittii, hayatlar mr tketmeye dnt
iin Kieve giden kyllerin yreklerine benziyordu imdi.

Kyn sokaklanna yank kokusu sinmiti. Yoldaki klden yaylyordu koku; tm


tavuklar yendii iin eeleyen yoktu kl. Damlar, ocuksuzluun sessizliiyle
dolmutu; hudutlarn am yabani du-lavratotlar kap nlerinde, yollarda ve
eskiden hibir otun tutunamad enelmi, ezik topraklarda ev sahiplerini
bekliyor, gelecein aalar gibi salnyordu. itler de insanszlktan kf
tutmu, erbetiotu ve adr ieiyle rtlmt; baz kazklar ve kuru dallar
ise kk salmt ve insanlar dnmezse bir koru olutunuay vaat ediyordu. Avlu
kuyular kurumutu; kertenkeleler tomruk duvar serbeste ap, scaktan
kurtulmak ve remek iin giriveriyorlard ilerine. Zahar Pavlo-vi'i bir hayli
artan bir anlamsz olay da, tarlada ekinler oktan lp gitmiken,
kulbelerin saman atlarnda avdar, yulaf., dan ve kara-pazlarn
hrdamasyd: Tohumlar saman iinde kk salmt. Ayrca kye san-yeil kr
kular yerlemiti, evlerin iinde yayorlard; sereler ise dan eteinden
bulutlar halinde kalkyor ve kanatlarnn rz-gnna karan evcimen, hamarat
arklann heceliyorlard.
Zahar Pavlovi kyden geerken bir hasr pabuca rastlad; pabu da insanlarn
yokluunda canlanm, kaderiyle bulumutu. Bir st srgn vermiti
kendisinden, bedeninin kalan ise ryp ufalanyor, gelecekte kacak alnn
kkn glgeliyordu. Hasr pabucun altndaki toprak biraz daha nemli
olmalyd, zira birok solgun kk ot altndan kmak iin didinmekteydi.
Btn ky nesneleri iinde Zahar Pavlovi zellikle hasr pabu ve nal,
yaplardan ise kuyu lan severdi. En utaki damn bacasnda bir krlang
oturuyordu; Zahar Pavlovi'i grnce bacann iine girmi, karanlktaki
ocuklarna kanat germiti.

Kilise sada kalmt, arkasndaysa dinmi bir rzgr kadar sakin, dmdz
tarla uzanmaktayd. Kk yardmc an harekete geip ald: on iki kez.
adriei tapna sarp sarmalam, haa kadar ulamaya meyletmiti.
Kilise duvarnn nndeki papaz mezarlarn nu-zr otlar brm, alak
halar sk otun iinde yok olmutu. Iini kurtaran beki hl kilisenin eiinde
dikiliyor, yazn geliimini izliyor-

du; alar saati yllar yl altktan sonra hesabn armt artk, buna karn
yalanan beki zaman gayet kesin ve dakik duyumsamaya balamt, ac ve
mutluluu duyumsar gibi; ne yaparsa yapsn, hatta uyurken bile (geri yallkta
hayat uykudan gldr - gz aktr, dakika sektirrnez), saat sonlarnda beki
bir tedirginlik ya da arzuya kaplyor, kalkp an alyor ve tekrar
sessizleiyordu.

"Hayatta msn daha, dede?" dedi bekiye Zahar Pavlovi. "Kimin iin
sayyorsun gnleri?"

Beki yant vermemek istiyordu: Yetmi yllk mrnde ilerinin yarsn


bouna yaptna, szlerinin drtte n ise bouna sylediine kani olmutu:
Kayglar, ocuklarn ve kansn yaatmaya yetmemi, szleri ise gereksiz bir
grlt gibi unutulmutu. "Bu adama bir sz sylersem," diye sorgulad
kendisini beki, "adam bir verst1 yol gider, unutur, ebediyen tutmaz beni
hafzasnda: Kimiyim ki ben onun-ebeveyni deilim, yardmcs deilim!"

"Bouna alyorsun!" diye sitem etti Zahar Pavlovi.

Beki bu aptalca sz yle yantlad:


"Nasl yani bouna? Kylmzn on kere g ettiini bilirim ben, her
seferinde de gerisingeri dnmtr. Yine dnecektir: Uzun sre insansz
kalnmaz."

"an ne diye alyorsun peki?"

Beki, Zahar Pavlovii, ellerini her i iin konuturan ama zamann deerini
bilmeyen biri olarak tanyordu.

"Al ite, ne diye alyormuum! anla zaman ksaltyorum ben ve arklar


sylyorum..."

"Syle madem," dedi Zahar Pavlovi ve kyden kp gitti. Sapa bir yerde
avlusuz bir dam grd - birisi yel yeperek evlenmi, babasyla kavga etmi ve
tanm olmalyd. Bu dam da botu ve ierisi rezil haldeydi. Ayrlrken tek
bir ey sevindirdi Zahar Pavlovii: Damn bacasnda bir ayiei bymt,
olgunlayordu artk ve yeti-

i w w M

en ban gnee doru emiti.

Tozdan khnemi kuru otlar brmt yolu. Sigara imek iin her oturuunda
Zahar Pavlovi zeminde otlann aalat ho ornanlar gryordu: ufak,
endieli hayvanlann gnlk ihtiyalanna uygun do-

nanma, kendi yollarna ve scaklna sahip kk bir dnya. Karncalan seyre


dalan Zahar Pavlovi drt verst boyunca aklnda tuttu onlar ve sonunda yle
dnd: "Karnca ya da sivrisinekteki akl bizde olsayd hayat bir rpda
hi skntsz yoluna koyabilirdik: Bu ufaklklar dosta yaamann byk
ustalar; insann becerikli karncaya erimesi g."

Zahar Pavlovi, ehrin dndaki ormanlkta belirdi, ok ocuklu dul bir


marangozun kilerini kiralad, dar kt ve dnmeye koyuldu: Neyle megul
olacakt?

Ev sahibi marangoz iten geldi, Zahar Pavlovi ile oturdular.


"Oda iin ne kadar deyeyim sana?" diye sordu Zahar Pavlovi.

Marangoz glmek istedi ama glmedi, boazn hrldatmakla yetindi: Sesi


mitsizliini, ebediyen ve grtlana kadar kedere gml-

| I | W 1 1

m insanlara zg o kanksanm aresizlii ele veriyordu.

"Neyle urayorsun sen? Hibir eyle yle mi? Otur gitsin o zaman, benim
ocuklar kafan koparana kadar..."

Doru sylemiti: Hemen ilk gece marangozun oullar -on ile yirmi ya
arasnda ocuklar- uyuyan Zahar Pavlovi'i sidikleriyle ykadlar, kilerin
kapsna ise ocak maas dayadlar. Fakat hibir zaman insanlarla ilgiJenmeyen
Zahar Pav Jovii kzdrmak zordu. Makinelerin, karmak, gl aletlerin var
olduunu biliyor, insann asaletini bunlara gre lyordu, yoksa yle rasgele
bir kstahla gre deil. Nitekim Zahar Pavlovi sabahleyin marangozun
byk olunun ustalk ve ciddiyetle dev bir balta yaptn grd, demek ki on-
daki esas ey sidik deil e) becerisiydi.

Bir hafta sonra Zahar Pavlovi isizliinden yle bir mteessir oldu ki,
marangozun evini izin almadan onarmaya koyuldu. atnn ereti birleme
yerlerini dzeltti, sofa nndeki ta merdiveni yeniden yapt, bacalarda biriken
kurumu temizledi. Akam vakitlerinde de kk kazklar yontuyordu.

"Ne yapyorsun?" diye sordu marangoz bir akam, byklarm ekmeinin


kabuuna siJerek. Az nce yemek yemiti: patates ve turu.

"Belki bir ie yarar," diye yantlad Zahar Pavlovi.

Marangoz, kabuu inerken yle dnd: "Mezar evinneye

yarar! Benim ocuklar oru zaman mezarlktaki btn mezarlar bilhassa


bozdulard."

Zahar Pavloviin sknts, emeinin faydaszlna ar basyor ve geceleri


iyice yorulana dein kazk yontmay srdryordu. Zana-atsz kaldnda
ellerindeki kan kafasna vuruyordu; o zaman her eyi yle derinden dnmeye
balyordu ki, hezeyana kaplyor, yreinde skntl bir korku byyordu.
Gndz gneli avluda gezinirken, insann solucandan geldii, solucann ise
iinde pis kokulu bo bir karanlktan baka ey barndrmayan basit, irkin bir
boru olduu yolundaki dncesini yenemiyordu bir trl. ehir evlerini
gzlemleyen Zahar Pavlovi, tpatp kapal tabutlara benzediklerini kefetmi
ve marangozun evinde gecelemekten korkmutu. Hayvans alma gc hedef
bulamadnda kemirip duruyordu Zahar Pavlovi' in ruhunu; kendisine hkim
olamyor, alrken hi tatmad duygu-larca eziliyordu. Rya grr olmutu:
Gya madenci babas lyor, annesi ise onu yaatmak iin gsnden st sap
damlatyordu zerine; fakat babas kzgn kzgn syleniyordu: "Brak da acn
bari rahata ekeyim, pis cad." Sonra uzun uzun yatyor, lm geciktiriyordu;
tepesinde dikilen annesi soruyordu: "Yakn m?" Babas bir ilekein hrsyla
tkryor, yzn yere eviriyor ve anmsatyordu: "Eski pantolonumla gm
beni ha, bunu Zaharkaya verirsin!"

Zahar Pavlovi bir tek atda oturup, bazen ehrin iki verst tesinden geen
kudurgan demiryolu trenlerini izlerken mutlanyordu. Lokomotifin hzl hzl
soluk alndan, tekerlerin dnnden Zahar Pavlovi'in vcudu tatl tatl
kanyor, gzleri lokomotife duyduu efkatin hafif yalaryla slanyordu.

Marangoz, kiracsna bir mddet bakt, bakt, sonunda kendi sofrasna oturtup
bedavaya yedirip iinneye balad onu. Marangozun oullar ie Zahar
Pavloviin hususi ksesine smk atmakla baladlar; babalan ayaa kalkt ve
tek sz etmeden, en byklerinin elma-ckkemiine elinin tersiyle bir i
konduruverdi.

"Kendim insan gibi insanm," dedi marangoz sakin sakin ve yerine oturdu,
"ama yle bir pislik dourtmuum ki az kald ldrecek beni. Bak u Fedkaya!
eytan gc var: Nerede iirdi ikembesini byle anlamadm gitti -
kklkten beri ucuz a yiyor bunlar..."

Gzn ilk yamurlar balad - zamansz, faydasz. Kyller oktan yabanc


memleketlerde yitmi, ou da madenlere ve gney ekmeine varamadan
yollarda lmt. Zahar Pavlovi marangozla birlikte i aramaya gara gitti:
Marangozun tand bir makinist vard.

Makinisti, lokomotif ekibinin kestirdii nbeti kulbesinde buldular.


Makinist, ok insan az i olduunu syledi; civar kyterin artklar topluca
garda yayor ve ne i olsa dk cretle yapyorlard. Marangoz dar kt,
bir ie votka ile bir kangal sucuk getirdi. Votkay ien makinist Zahar
Pavlovi ve marangoza buhar makinesini ve Westinghouseun frenini anlatt.

"Altm dingilli bir katarn eimlerde nasl durakladn bilir misin sen?"
diyordu dinleyiciterin cehaletine isyan ederek makinist ve ellerini esneterek
duraklama gcn gsteriyordu. "Yaa! Fren kolunu bir aarsn, tankn altndaki
tutaklardan mavi alev vurur, vagonlar ense enseye gelir, lokomotif kapal
buhar fler-bir hamlede boruyu fkrdatr! Vay anasn be! .. Doldur! Turu
almadn fena olmu: Sucuk mideyi iiriyor! ..

Zahar Pavlovi oturnu susuyordu: Batan inannt lokomotif iine


giremeyeceine, tahta tavalardan sonra nasl ba ederdi bunlarla!

Makinist anlattka, mekanik aletlere duyduu ilgi daha mahrem ve kederli bir
hal alyordu, karlksz ak gibi.

"Ne diye ekidin yle?" Zahar Pavlovi'in efkrn fark etmiti makinist.
"Yarn depoya gel, bamakinistle konuurum ben, belki silici olarak alrlar
seni! Karnn doyunnak istiyorsan psrk durmayacaksn, orospu ocuu...

Makinist lafnn ortasnda duraklad: Geirtisi gelmiti.

"Aksi eytan, senin sucuk ters taraftan kyor! On kapie aldn getirdin tabii,
sefil herif, paavra attrsam daha iyiydi... Ana," dedi makinist tekrar Zahar
Pavlovi'e ynelip, "ama lokomotifi ayna gibi isterim, mays eldivenleriyle her
parasn yoklayabileceim, ona gre! Lokomotifin toza tahamml yoktur:
Makine, karde, kkha-nmdr... Kadn oldu muydu ie yaramaz - fazladan
delikle makine

.... IV

yurumez...

Makinist, birtakm kadnlara ilikin soyut szlerle epeyi ald. Zahar Pavlovi
dinliyor, dinliyor ve hibir ey anlamyordu: Kadnlarn zel bir ekilde ve
uzaktan sevilebileceklerini bilmiyordu; bu durumdaki bir insann evlenmesi
gerektiini biliyordu. Dnyann yaradlndan ya da bilinmeyen nesnelerden
ilgiyle sz edilebilirdi ama

kadndan sz etmek de erkekten sz etmek kadar anlalmaz ve skcyd. Zahar


Pavlovi'in de bir zamanlar bir kans olmu, o da sevilmiti dorusu, kendisi
de kadn incitmemiti, ama yle byk bir mutluluk grd de sylenemezdi.
I nsan birok zellikle donatlmtr; zerinde tutkuyla dnecek olursan,
kendi kendinin her saniye nefes alndan bile cokuya kaplp kineye kineye
glebilirsin. Ama ne olur o durumda? gzarlk, kendi vcudunla oyalanr
durursun ite; ciddi bir varolu deildir seninkisi. Zahar Pavlovi oldum bittim
byle konumalar sevmezdi.

Bir saat sonra makinist nbetini anmsad. Zahar Pavlovi ve marangoz ona
ikmalden kan lokomotife kadar elik ettiler. Makinist daha uzaktan grev ba
tonlamasyla yardmcsna seslendi:

"Buhar ne durumda?"

"Yedi atmosfer," diye yantlad pencereden sarkan yardmc glmsemeden.

"Su?"

"Normal duzey."

"Ate?"

"Bastnyorum."

"Harika."

Ertesi gn Zahar Pavlovi depoya geldi. Yaayan insana gveni olmayan


ihtiyar banakinist uzun uzun inceledi onu. Lokomotifleri yle byk bir ac ve
kskanlkla seviyordu ki dehetle izliyordu hareketlerini. Kendisine kalsa
btn lokomotifleri, cahillerin kaba ellerinde sakatlanmasnlar diye ebedi
stirahata yollard. insan ok, makine az diye dnyordu; insanlar canldr ve
kendi balannn aresine bakarlar, makine ise hassas, korunmasz, knlgan bir
varlktr: Onu muntazaman srebilmek iin insan nce kansn terk etmeli,
btn kayglar kafasndan atmal, ekmeini makine yana banmaldr - ite o
zaman insan makineye yaklatnlabilir, o da on yllk sabnn ardndan!
Bamakinist, Zahar Pavlovii anlamaya alyor ve kvranyordu.
"Yaltaknn teki olmal, parmak baslacak yerde bu mal gider varyosu geirir,
manometre camnn azck azck silinmesi gereken yerde yle bir verir ki
gcn, btn cihaz borusuyla birlikte sker gtrr. Bir iftiyi makineye
yaklatrmak yakk alr m hi?! Tan-

rm, tanrm," diyerek sessizce ama yrekten sinirleniyordu ihtiyar.


"Neredesiniz eski makinistler, ateiler, siliciler? Eski insanlar lokomotifin
yannda dururken titrerlerdi, imdi ise herkes kendisini makineden akll
sanyor! Reziller, kfirler, namussuzlar, lgnla eytann yaltaklar! Aslnda
yaplmas gereken, hareketi derhal durdurmak! Bugnn makinistlerinden ne
olur ki? Ayakl felaket bunlar, insan deil! Serseri bunlar, at cambazlan,
lgnlar - vida bile verilmez ellerine, tutmu reglatr kullanyorlar! Halbuki
ben lokomotif hareketteyken fazladan bir tkrt duyaym, ana mekanizmada bir
ey olmadk bir ses karsn, evet ya ben trnamn ucuyla, oturduum yerden
hissederim, acmdan tir tir titrerim, ilk durakta dudaklarmla bulurum kusuru,
yalarm, emerim, kanmla yalarm, gitmem yle gzm kapal... Bu ise avdar
tarlasndan kt gibi doruca lokomotife binmek istiyor!"

"Evine git, nce u suratn bir yka, sonra yakla lokomotife," dedi
bamakinist, Zahar Pav lovi'e.
kincign Zahar Pavlovi yzn ykayp tekrar geldi. Bamakinist,
lokomotifin altna girmi dikkatlice yaylara dokunuyor, kk ekiciyle hafife
vuruyor ve nlayan demire kulan dayyordu.

"Motya!" diye seslendi banakinist tesviyeciye. "Bu somunu yarn izik kadar
sktnver!"

Motya ingilizanahtaryla yarm devir dokundu somuna. Banaki-nist anszn


yle bir gcendi ki, Zahar Pavlovi acd ona.

"Motyuka!" dedi banakinist zulm grm birinin sessiz zn-, tsyle,


oysaki dilerini gcrdatyordu. "Ne yaptn sen, lanet olasca alak! Ne dedim
ben sana: somunu!! Hangi somunu? Ana sonunu! Sense. kontrasomunu evirdin
be adam, feteimi arttn benim! Karma gemi kontrasomunu indiriyorsun!
Gelmi bir de kontraso-munuma dokunuyorsun! Ne yapaym ben sizi, syleyin
ha, lanet olasca hayvanlar? Defol git, mal herif!"
"Sayn makinist, izin verin de ben kontrasomunu yarm devir geri evirip ana
somunu yarm izik kadar sktrvereyim!" diye rica etti Zahar Pavlovi.

Bir yabancnn haklln anlamasna sevinen banakinist etkilenmi gibiydi,


barl bir sesle yant verdi:

"Ha? Fark ettin deil mi sen de? O, o... bir oduncu, tesviyeci filan

olamaz. Somunun, somunun adn bile bilmez! Ha? Eh, ne yaparsn?


Lokomotife hatun gibi davranyor yahu, bir rfnt gibi! Hey yarab-birn! .. Gel,
gel hadi buraya, somuncuu istediim ekilde sk da g-reym..."

Zahar Pavlovi lokomotifin altna girip her eyi doru ve gerektii ekilde
yapt. Sonra banakinist akama kadar lokomotiflerle urat, makinistlerle
diditi. Iklar yakldnda Zahar Pav lovi ba-makiniste kendisini anmsatt.
Beriki yine karsnda durnu kendi d-

i **! i

ncelerini dnyordu.

"Makinenin babas maniveladr, anas ise eimli sath," dedi ba-makinist


efkatle, geceleri kendisine huzur veren mahrem bir eyi dnr gibi. "Yarn
ocaklar temizlemeyi dene - zamannda gel ha. Tabii bilmiyorum, sz veremem
- deneriz, bakarz. Fazlasyla ciddi bir i bu! Anlasana: ocak! Herhangi bir ey
deil, ocak! .. Hadi, hadi,

yr git!

Zahar Pavlovi marangozun kilerinde bir gece daha uyudu, afakla birlikte,
mesaiye saat kala depoya geldi. Dzletirilmi raylar, uzak lke adlar
yazan yk vagonlar vard burada: Trans-Hazar, Trans-Kafkasya, Ussuri
demiryollar. Yollarda farkl, tuhaf adamlar geziniyordu, akll ve dnceli
adamlar: makaslar, makinistler, bakmclar ve dierleri. Etraf bina, makine,
alet ve tehizatlarla doluydu.

Zahar Pavlovi'in nnde yeni, ustalkl bir dnya vard. Sanki uzun zamandr
tanyor, seviyordu bu dnyay; sonsuza dein tutunmaya karar verdi ona.

KlTLIKTAN BR YIL NCE Mavra Fetisovna on yedinci kez hami-

le kald. Kocas Prohor Abramovi Dvanov gereinden az sevindi bu ie. Her gn


tarlalan, yldzlan, engin havay yle bir inceler, "Hepimize yeter!" derdi.
inde kk insanlann, soyunun devamnn kaynat damnda sakin sakin
yaayp giderdi. Kars on alt ocuk dourmu, bunlardan yalnzca yedisi
hayatta kalmt, sekizinci de evlatlkt: kendi arzusuyla boulan balknn
olu. Kans ksz elinden tutup da getirdiinde Prohor Abramovi kar
kmamt.

"Ne diyelim, ocuk ne kadar ok olursa, ihtiyarlar o kadar gven iinde


lrler... Besle onu, Mavrua!"

| .# | w 1 1 1

ksz stn imi, ekmeini yemi, sonra geri ekilip yabanc insanlara
gzlerini yummutu.

Mavra Fetisovna ona bakp i geirmiti:

"Tanr bir dert daha gnderdi ... Bymeden lr herhalde: Gzlerinden belli,
mr uzun deil; bo yere ekmek yiyecek srf..."

Ne var ki ocuk iki yl boyunca lmemi ve hatta bir kere bile has-
talanmamt. Az yiyordu, Mavra Fetisovna ksz kabullendi.

"Ye canm, ye," diyordu, "bizden almadn bakalarndan hi kapamazsn..."

Prohor Abramovi epeydir yokluktan ve ocuklardan ylmt; yavrular


hastalanyor, yenileri douyor, mahsul bir bozuluyor bir dzeliyordu; onun ise
hibir eye derin bir dikkat gsterdii yoktu, bu ilgisizlii yznden de iyi bir
insan saylyordu. Yalnzca, karsnn neredeyse her yl hamile oluu biraz
sevindiriyordu onu: Bir tek ocuklard hayata sk skya tutunduunu
hissettiren-kk, yumuak elleriyle onu topra srmeye ve ev ilerine
kotunnaya sevk ediyor, trl endielere salyorlard. Prohor Abramovi
uykulu uykulu geziniyor, yayor ve alyordu, i mutluluk iin fazladan
enerjisi yoktu ve hibir eyi kesin olarak bilmiyordu. Tann'ya dua ediyor, ama
yrekten bir yaknlk da beslemiyordu ona; kadn sevgisi, iyi yiyecek arzusu ve
benzeri genlik tutkularndan ise vazgemiti, nk kars irkindi ve seneler
getike daha da tekdze, besleyici olmayan yiyeceklerle doyuruyordu kamn.
ocuklarn oalmas Prohor Abra-movi'in kendine olan ilgisini azaltyordu;
daha ferah ve hafif hissediyordu kendisini bu sayede. Yaadka kyde olup
bitenlere daha sabrl ve uursuz yaklar olmutu Prohor Abramovi. Eer
tn ocuklar bir gn iinde lseydi, ertesi gn bir o kadar ocuu evlat
edinirdi, onlar da lseydi, Prohor Abramovi annda tarmclk yazgsn terk
eder, karsn hr brakr, kendisi ise yalnayak kini bilir hangi yollara
dzlrd - yreinin belki yine byle zlecei fakat ayaklarnn bari
sevinecei, tm insanlar eken o yere doru.

Karsnn on yedinci hamilelii Prohor Abramovi'i iktisadi dnceler


yznden zmt. Bu sonbahar kyde, geen sonbahara gre daha az ocuk
domutu ve en nemlisi, kuraklk ncesindeki yllar hari yirmi yl pe pee
douran Marya Teyze gebe deildi. Btn ky fark etmiti bu durumu; Marya
Teyzenin yksz gezdiini

gren kyller yle diyorlard: "Hmm, Marya bugnlerde kz geziyor -


demek yazn ktlk olacak."

Marya bu yl da zayf ve zgr gezmekteydi.

"Tarlay m dinlendiriyorsun, Mar Matveyevna!" diye saygyla soruyordu


nnden geen erkekler.

"Ne olacak!" diyordu Marya, alkn olmad avare halinden utanarak.

"Dert etme," diye avutuyorlard onu. "Bakarsn bir olan daha do-

uruverirsin: Kvraksndr sen o ite..."


"Boa yaamann ne lzumu var!" diye yrekleniyordu Marya.

"I ki ekmek olsun.

"Bak bu doru,'1 diye onaylyordu kyller. "Hatunun dounna-snda ne var, i


ona ekmek yetitirnekte... Sen yok musun sen, hey gidi cad: Bilirsin sen
vaktini...

Prohor Abramovi karsna zamansz arlatn syledi.

"Hadi ordan Proa," diye yantlad onu Mavra Fetisovna, "douran ben deil
miyim, gerekirse elimde torba dilenirim onlar iin, sana ne oluyormu!"

Prohor Abramovi uzun sre azn amad.

Aralk gelmiti, oysa kar yamyordu, klk ekinler donmutu. Mavra


Fetisovna ikiz dourdu.

"Yavruladn ha," dedi baucunda oturan Prohor Abramovi.. "kr Tanrya:


imdi ne yapacaz peki? Bunlar uzun mrl de olurlar - alnlar kr buru,
elleri yumruk yumruk."

Evlatlklar da yanlarnda duruyor, yalanm grnen arpk bir yzle


anlamad bu eye bakyordu. Yetikinler adna yakc bir utancn kabardn
duyuyordu iinde, onlara olan sevgisini bir anda kaybetmiti, kendisini yalnz
hissediyor, kamak ve bir hendekte saklanmak istiyordu. Birbirine yapm iki
kpek grdnde de byle hem sklm, hem korkmutu - iki gn boyunca
yemek yememi, tekmil kpeklere sevgisini de lene kadar kaybetmiti.
Lousann yata sr eti ve slak buza kokuyordu, Mavra Fetisovnann
kendisi ise yle gsz dmt ki hibir ey hissetmiyordu, rengrenk
yamal yorgannn altnda havasz kalmt. Yallktan ve annelik yalann-dan
ileri gelen knklarla kapl baca aktayd; bacan zerinde gemi aclarn
sar lekeleri ve katlaan kannn dolat kaln laci-

vert damarlar grlyordu; adamakll yaylan bu damarlar dar kmak iin


deriyi paralamaya hazrd sanki. Aac andran damarlardan birine bakarak,
kan bedenin harap vadilerinde gayretle dolatran yrein bir yerlerde nasl
arptn hissetmek mmknd.
"Ne o Sa, daldn?" diye sordu Prohor Abramovi halsiz den evlatlna.
"Iki karde geldi sana. Kendine bir dilim ekmek kes de ko oyna - hava
snd..."

Saa ekmek almadan gitti. Mavra Fetisovna beyaz, akkan gzlerini at ve


kocasn ard:

"Proa! kszle birlikte on oldular, sen de on ikincisin..."

Prohor Abramovi kendisi de yapabiliyordu bu hesab.

"Brak yaasnlar, fazladan boazn fazladan rzk gelir."

"Insanlar ktlk olacak diyorlar, Tanr yle bela gstermesin: Me-medekiler bir
yandan.. ufaklklar dier yandan, ne yaparz biz?'*

"Olmayacak ktlk," dedi Prohor Abramovi kendini rahatlatmak iin.


"Klklardan hayr gelmezse yazlklar gldrr yzmz."

Klk ekinden gerekten de hayr gelmedi: Daha sonbaharda lmlerdi,


ilkbaharda ise buzla rtldler. Yazlklar ise kh korkuluyor kh
sevindiriyordu., ama iyi kt yetitiler.. desyatina* bana onar pud**
armaan ettiler iftiye. Prohor Abramoviin byk olu on bir yandayd,
evlatlyla akran saylrlard. ilerinden birinin dilenip aileye kuru ekmek
destei salamas gerekiyordu. Prohor Abra-moviin sesi kmyordu: Kendi
ocuunu gndermeye kyamyor..

ksz gnderneye de utanyordu.

"Ne diye oturuyorsun suspus?" dedi Marya Fetisovna fkeyle. ''Agapka yedi
yamdakini gnderdi, Mika Duvakin kzn koturdu. sen daha otur, aymaz
budala! Darmz Noel'e kadar kmaz, yaz bayramndan beridir ekmek yz
grdmz yok! .."

Prohor Abramovi btn akam eski uval bezinden kullanl ve bol bir torba
dikmekle urat. fki defa Saay arp omuzlarn lt:
"Fena deil ha? Sknyor deil mi uras?"

"Fena deil," diye yantlad Saa.

" 1,09 hektar deerinde yzey l birimi. -.n.

l 6.. 3 kg. deerinde arlk birimi. JL

Yedi yandaki Proka babasnn yannda oturuyor, babas kastar-sz ipi


elinden kardka o da yeniden ineye geinneye alyordu.

"Baba, yarn Sakay dilenmeye mi kovacaksn?" diye sordu Proka.

"Ne diye gevezelik ediyorsun sen?" diye kzd baba. "Sen de by, sen de
dileneceksin."

"Ben gitmem," diye itiraz etti Proka, "ben hrszlk edeceim.

Grika Amcann ksran almlar diyordun ya hani? Iyi etmiler, Grika


Amca da yeni bir idi ald. Byynce, idiini de ben ala-

cag m."

Geceleyin Marya Fetisovna, Saay z ocuklarndan fazla doyurdu.


Herkesten sonra yal lapa yedirdi, bolca st iirdi ona. Prohor Abramovi
ambardan bir srk getirdi ve herkes uyurken bir yol asas yonttu. Saa
uyumuyor, Prohor Abramoviin ekmek bayla bastonu yontuunu
dinliyordu. Proka sesli sesli burnundan soluyor ve

1 * 1 i w i i

boynunda gezinen Jamambceinden tr bzyordu. Saa bcei drd


ama ldrmeye korktu ve ocan zerinden yere att.

"Sen uyumuyor musun Sa?" diye sordu Prohor Abramovi. "Uyumana bak, ne
oldu ki?"

ocuklar erken uyanr, karanlkta, horozlar daha uyuklarken dvmeye


balarlard; ihtiyarlar ise ancak ikinci tte uyanr, ezilen yerlerini kar]ard.
Kyde henz tek srg gcrdamamt, tarlada tek malluk crlamyordu. Byle
bir saatte Prohor Abramovi evlatln avlunun dna kard. ocuk Prohor
Abramoviin elini gvenle tutmu uykulu uykulu yryordu. Hava nemliydi;
kilise bekisi an alyordu, kederli uultuyu duyan ocuk irkildi. Prohor
Abramo-

i w 1 1

vi ksze eildi:

"Saa, uraya bak imdi. Yol kyden kp daa uzanyor, gryor musun?
Oradan yryeceksin. Sonra koca bir ky ve tmsein zerinde bir kule
greceksin. Korkma sakn, dosdoru git, karna kan ehirdir, ehrin
ambarlannda ok ekmek var. antay doldurdun muydu eve dinlenmeye gel...
Hadi bakalm, olum benim, yolun ak olsun!"

Saa, Prohor Abramovi'in elini tutuyor ve ayr gznn gri sabah


yoksulluuna bakyordu.

"Yamur mu yam ki oraya?" diye sordu Saa uzak ehri kastederek.

"ok!" diye onaylad Prohor Abramovi.

O zaman ocuk elini brakt ve Prohor Abramovie bakmadan torbas ve


asasyla bir bana sessizce yola koyuldu, ynn kaybetmemek iin daa
trmanan yolu szerek. ocuk kilise ve mezarln arkasnda gzden yitti, uzun
sre de grnmedi. Prohor Abramovi ayn yerde duruyor ve ocuun vadinin
dier tarafnda belirmesini bekliyordu. Yapayalnz sereler sabahn krnde
yolu didikliyor ve grne baklrsa yorlard. "Bunlar da ksz," diye
dnd Prohor Abramovi, "kim ne atar ki nlerine?"

Saa ne istediini bilmeden mezarla girdi. O an ilk kez kendi kendisini


dnyordu, gsne dokundu: ite buradaym - dier her yerde ise yabanc
ve kendisine benzemeyen eyler vard. iinde yaad; Prohor Abramovi'i,
Mavra Fetisovna'y, Proka'y sevdii evin kendi evi olmad anlalmt.
Sabahn souunda karlmt oradan. Bilin suyunun szmad zgn yar-
ocuk ruhunda kocaman, ezici bir dargnlk kabarm, boazna kadar
uzanmt.
Mezarl rten l yapraklarn huzuruna basan her ayak sessizleiyor, usulca
atyordu admn. Her yanda kyl halar vard, birou isimsizdi, llerin
ansn tamyordu. En khne halar ekti Sa-a'nn ilgisini; onlar da dp
toprakta lmeye meylediyordu. Hasz mezarlar daha da iyiydi - ebediyen
ksz dm insanlar yatyordu diplerinde: Onlarn da anneleri lm,
babalar ise nehir ve gllerde boulmutu. Saa'nn babasnn mezar tmsei
hepten inenmiti; mezarln derinlerine yeni tabutlarn tand bir
patikack geiyordu zerinden.

Babas orackta sabrl sabrl yatyor, k yalnz bana geirmesinin ne kadar


fena ve korkun olduundan ikayet etmiyordu. Ne

vard orada? Kt, sessiz ve darack bir yerdi; bastonlu, torbal dilen* fl
1 1

c ocuk grnmyordu oradan.

"Baba, beni dilenmeye kovdular, yaknda yanna leceim. Yalnz bana


sklyorsundur orada, ben de sklyorum."

ocuk asasn mezarn zerine koydu, zerini yapraklarla rtt, gvende olsun
ve kendisini beklesin diye.

Saa yaknda, antasn ekmek kabuklaryla doldurunca.. buraya gelmeye karar


verdi; madem bir evi yoktu, kendisine babasnn yannda bir zeminlik kazacak
ve orada yaayacakt.

Prohor Abramovi evlatln beklemekten ylnt artk, gitmek istiyordu.


Saa ukurlu dere yollanndan atlayp kil tepeyi tnnanma-ya koyulmutu. Ar
yryordu, imdiden yorgun dmt, buna karn pek yaknda kendi evi ve
kendi babas olaca iin sevinmekteydi; varsn babas l yatsn ve hibir ey
sylemesindi, her zaman yaknnda olacakt, scak terli gmlei vard zerinde,
gl kysnda yan yana olduklar ryalarnda Saay kucaklayan kollar vard;
l bile olsa salamd, ayn ve deimezdi.

"Bastonu nereye gitti ki?" diye dnd Prohor Abramovi.

. Sabah nemlenmiti, ocuk elleriyle tutuna tutuna trmanyordu kaygan yokuu.


anta, el srtndan dme giysi gibi geni ve bol sallanyordu zerinde.

"Bak hele, nasl dikmiim antay: Boyu sefile deil, agzllme uygun,"
diye ge bir sitemde bulundu kendisine Prohor Abramovi. "Ekmek doldurdu
mu tayamaz onu... Ama artk nemi yok: Ne olacaksa olsun...

Yolun o bilinmez diyara dnd yerde ocuk durdu. Yaklaan gnn


afanda, ky ufkunun izgisindeydi; mevhum bir uurumun zerinde, gkyz
glnn kysnda duruyordu. Bozknn boluuna korku iinde bakyordu Saa:
Tepeler, uzaklk, l toprak nemli ve engindi, bu yzden her ey yabanc ve
korkun grnyordu. Yine de salam kalp ky ukurluundaki mezarla
dnme fikri kymetliydi onun iin; babas o darack yerdeydi ve orada her ey
kkt, zgnd, toprak ve aalar sayesinde rzgrdan korunuyordu. Bu
yzden ekmek kabuu toplamak iin aceleyle ehrin yolunu tuttu.

Prohor Abramovi yolun eiminde gzden yiten ksze acd: "Rzgrdan


gsz decek bu ocuk, tarla snnndaki bir ukura yatp can verecek - lem
dediin aile kulbesine benzemez."

"Hepimiz kstah ve de alaz!" diye dnd Prohor Abramovi; kendisini


doru tanmlam, bu doruluktan ii hafiflemiti. Damnda bir gn boyunca
gereksiz bir ile uraarak sessizce dertlendi, ahap oydu. Ar bir felaket
atlattnda hep bir akam orn1an ya da var olmayan ornanlar oyard tahtann
zerine. Sanat daha fazla gelimezdi, nk ba krd. Mavra Fetisovna
giden evlatl iin aralklarla alyordu. Sekiz ocuu lmt, her biri iin
ocan yannda er gn aralklarla alamt. Prohor Abramovi iin tahta oy-

mak neyse, kendisi iin de alamak oydu. Prohor Abramovi, Mavra


Fetisovna'nn daha ne kadar alayacan, kendisinin ise yamuk tahta oyacan
nceden biliyordu: bir buuk gn.

Proka bakt, bakt ve kskanla kapld:

"Ne diye alyorsunuz? Saka kendisi dnecek. Baba, bana kee izme yapsan
daha iyi edersin, Saka senin oiun deil, kszn. Oturmu ba
kreltiyorsun boyuna, yandan utan."

"Ustme iyilik salk!" diyerek alamay kesti Mavra Fetisovna, akn.


"Bykler gibi laf geveleyene de bakn - kalkm babasna kusur buluyor bit
yumurtas!"

Ama Proka haklyd: ksz iki hafta sonra geri dnd. O kadar ok ekmek
kabuu ve kuru francala getirmiti ki, kendisi hibir ey yememi olmalyd.
Getirdiklerinin tadna bakmak da nasip olmad Saa'ya, nk akama doru
ocan zerine yatt ve snamad - yol rzgrlar btn scakln fleyip
kamt iinden. Baygn vaziyette yapraklarn arasndaki bastondan ve
babasndan sz ediyordu: Babas korusundu bastonu ve halarn byyp
dt gl kysndaki zeminlikte beklesindi.

U hafta sonra, evlatl iyiletiinde Prohor Abramovi krbacn ald ve


yryerek ehre yolland, meydanlarda dikilip i aramaya.

Proka iki kere Saann peinden mezarla gitti. kszn kendi kendisine
elleriyle mezar kazdn ve derin kazamadn grd. O zaman ksze
babasnn kreini getirdi ve krekle daha kolay kazabileceim syledi - btn
kyller onunla kazyorlard.

"Seni her halkrda kap dar edecekler," diye haber verdi Proka
gelecekten. "Babam gzden beridir hibir ey bimedi, anneni ise yazn
yavrulayacak - z douracak gibi bu sefer. Kesin sylyorum sana!"

Krek Saa'nn boyuna uygun deildi, hemen yoruluyordu almaktan.

Proka dikiliyor, ge den yakc yamurun seyrek damlalaryla rperiyor ve


tavsiyelerde bulunuyordu:

"Geni kazma - tabut alacak para yok, olduun gibi giriverirsin ieri. Elini
abuk tut, yoksa annem douracak, sen fazladan boaz olacaksn."

"Ben zeminlik kazp iinde yaayacam," dedi Saa.

"Bizim amz olmadan m?" diye sordu Proka.


"Evet ya - hibir ey olmadan. Yazn frenkmaydanozu kopanr ye-

. H

rm te.

"O zaman yaa," dedi Proka rahatlayarak. "Bize de dilenmeye gelme sakn:
Verecek eyimiz yok."

Prohor Abramovi ehirde be pud un kazand, birilerinin at arabasyla geri


dnd ve ocan zerine yatt. Unun yansn yediklerinde Proka bundan sonra
ne olacan dnmeye balamt.

"Uyuuk," dedi bir gn, ocan zerinden ayn sesle baran ikizlere bakan
babasna. "Unu yutunca ne olacak, alktan gebereceiz! Dourttun bizi, doyur
imdi!"

"eytanlarn artna bak sen!" diye kfretti yukardan Prohor Abramovi.


"Benim deil, senin baba olman gerekirdi, serseri olu serseri!"

Proka yznde aylak m aylak bir ifade, nasl baba olunmas gerektiini
dnerek oturuyordu. ocuklann anasnn karnndan ktklarn biliyordu
artk -karn olduu gibi yara izleri ve krklklarla kaplyd- peki ya
kszler? Proka iki kere, geceleyin uyandnda, babasnn bizzat annesinin
karnn mnckladn grmt, sonra karn iiyor ve snt ocuklar
douyordu. Bunu da anmsatt babasna:

"Annemin stne yatma sen de! Yanna yatp uyu. Baksana, Pa-raka kadnn
bir tane bile veledi yok... Fedot Dede karnn mncklamyor da ondan..."

Prohor Abramovi ocaktan indi, kee izmelerini giydi ve bir ey arand.


Damda fazladan hibir ey yoktu, o zaman Prohor Abramovi sprgeyi ald
ve Prokann yzne arpverdi. Proka barmad, hemen yzst srann
zerine yatt. Prohor Abramovi konumadan, iinde kin biriktinneye alarak
kamlamaya koyuldu onu.

"Acmyor, acmyor, ne yapsan da acmyor!" diyordu Proka y-

_ ] zn gstermeden.
Kamlama faslnn ardndan Proka kalkt ve konutu:

"Sakay kov madem, fazladan boaz olmasn."

Prohor Abramovi Prokadan daha fazla eziyet ekmiti; cesareti krlm


halde, sesleri kesilen ikizterin beiinin banda oturuyordu. Prokay
kamlamt, nk Proka haklyd: Mavra Fetisovna

tekrar arlamt, klklar biecek alet de yoktu artk. Prohor Abramovi


lemde, otlar vadinin dibinde nasl yaarsa yle yayordu: Baharda, eriyen
karlar biner tepelerine, yazn saanaklar, rzgrda kum ve toz, klar kar
yklenir, havasz kalrlar; her zaman ve her an darbeler ve arlklar altnda
yaarlar, bu yzden vadi otlar kambur, eilmeye ve felaketi ilerinden
geirmeye msait halde byrler. ocuk-far da bu ekilde ylyorlard
Prohor Abramovi'in zerine, kendi doumundan daha zor ve mahsulden daha
sk. Eer tarla, kars gibi doursayd, kars ise dourganlnda aceleci
davranmasayd byle, Prohor Abramovi oktan refaha kavumu, halinden
honut bir aile reisi olurdu. Ne var ki yaam boyunca ocuklar dere gibi
akm, milin vadiyi dotdunnas gibi, Prohor Abramovi'in ruhunu endieterin
kilden l altna gmmlerdi. Bundan tr Prohor Abramovi yaamn ve
kiisel kayglarn neredeyse hi hissetmiyordu; ocuksuz zgr insanlar ise
Prohor Abramovi'in bu baygn halini tembellik diye adlandryorlard.

"Pro, hey Pro!" diye seslendi Prohor Abramovi.

"Ne var?" dedi Proka suratn asarak. "Hem dvyorsun, hem Pro
diyorsun..."

"Pro, Marya Teyze'ye bir bakver ha, karn imi mi zayf m? oktandr
rastlamyorum neye hikmetse, hastaland m ne etti?!"

Proka kindar deildi, hem kendi ailesi sz konusu oldu mu alkand da.

"Benim baba, senin Proka olmamz gerekirdi," dedi babasna. "Ne diye
bakacaksn kadnn karnna: Klklar bimedin mi? A kaldnn resmidir
ite."
Annesinin uunka'sn* giyinen Proka aile reisi edasyla homurdanmay
srdryordu:

"Kyllerin uydurmas. Yazn Marya Teyze ykszd ama yamur yayordu.


Tutturamad ite - bir snt dourmas gerekirken dounnad."

"Klklar dondu, hissetmiti," dedi babas alak sesle.

"Btn bebeler annelerini em iyorlar, ekmek filan yedikleri yok," diyerek kar
kt Proka. "Anne de yazlklarla besleniverir... Gitmem

%f | iw' w * * 4. * * 1 1**

senin Marya ya - onun gbei ierse sen ocan stnden hi inmezsin: Otlar
kacak dersin, yazlklar da iyi durumda. Ama bizim alk ekmeye niyetimiz
yok: Bizi ne demeye dourdunuz ki annemle!"

Prohor Abramovi susuyordu. Saa da kendisine bir ey sorulmadka


konumazd. Proka'nn karsnda kendi evinde bir ksze benzeyen Prohor
Abramovi bile Saann nasl biri olduunu, iyi olup olmadn bilmiyordu.
Dilenmeye korkusundan gitmi olabilirdi

_11 i "'1 j* i o j...... j

ama aklndan ne geirdiini hi sylemezdi ki. Saa ise az dnrd nk


btn yetikinleri ve ocuklan kendisinden akll sanr, bu yzden de onlardan
korkard. Prohor Abramoviten ok, her krnty sayan ve kendi avlusunun
dndaki kimseyi sevmeyen Proka dan korkard.

KALASINI lKARA lKARA, uzun ve tahripkr elleriyle otlara

dee dee yryen kambur bir adam vard kyde: Pyotr Fyodo-rovi
Kondayev. Uzun zamandr belinde an yoktu - demek ki hava-

larda bir deiiklik beklenmiyordu.

O yl gne erken olgunlamt gkte: Nisan sonunda, temmuz ortalanndaki


gibi yakyordu. Ayaklanyla kuru zemini, vcutlannn kalanyla da ldrc
scan adamakll durgun boluunu hisseden kyller suskunlat. ocuklar,
yamur bulutunun kn zamannda fark edebilmek iin ufku gzetliyorlard.
Oysaki kr yollannda toz stunlar ayaklanyor, baka kylerden gelen arabalar
geiyordu stunlarn iinden. Kondayev sokan ortasndan yryordu, ruhunu
saran kaygnn -on be yandaki yan ocuk, yar gen kz Nastyann-yaad
yere doru gitmekteydi. Kambur, dzgn insanlann yrekleriyle sevmeleri gibi,
sk sk sancyan hassas yeriyle, beliyle seviyordu kz - ya da kamburunun
ucuyla. Kondayev kuraklktan keyif alyor ve midini yitirmiyordu. Elleri her
zaman biraz san ve yeildi -ayakzeri ot yolar, parmaklarnn arasnda
ufalard. Btn yakkl adamlar kyden geici ilere srecek ala
seviniyordu; birou da lecek, kadnlar Kondayev iin hr brakacaklard.
Kondayev, topra kavuran, toz tttren gergin gnein altnda glmsyordu.
Her sabah kk glde ykanyor ve gelecekteki kansna yorulmak bilmeden
sanlacak kvrak, salam elleriyle kamburunu okuyordu.

"Hi fena deil," diyordu kendi kendisinden honut Kondayev. "Erkekler


postalanacak, kadnlar kalacak. Beni yiyen mrnce unut-

W | l 1** I** 11

maz - salam kzindr nk...

Kondayev sarkk, cins kollaryla ortal gmbrdetiyor, Nastya1 y


sarrnaladn hayal ediyordu onlarla. Nastya'da -bedeninin zayflna
ramen- gizli, kuvvetli bir fsunun yaamasna aryordu. Onu yalnzca
dndnde bile kan kabaryor, bedeni sertleiyordu. D gcnn
cazibesinden ve sahiciliinden kurtulmak iin kk glde yzyor, sanki
vcudundaki gizli bir maaraya su dolduruyor, sonra akn tatl tkryle
birlikte fkrtyordu suyu.

Eve dnerken rastlad tm kyllere geici iler bulmalarn salk veriyordu


Kondayev.

"ehir kale gibidir," diyordu. "Her eyden yeterince bulunur orada; hem gne
tepemize bindi baksana, inadna da binecek - hangi mahsulden sz ediyorsun
sen! Kendine gel bakalm!"
"Ya sen ne yapacaksn, Pyotr Fyodorovi?" diye soruyordu karsndakinin
kaderini kyl.

"Ben ktrmm," diye bildiriyordu Kondayev. "Ben srf duygu smrsyle


gayet gzel geinip gidebilirim. Sense hatununu acndan ldreceksin.. ylan
herif! Kendin g git, gelen arabatarla ekmek gnder ona - krl i!"

"Evet, galiba yle yapmak gerekecek," diye isteksizce i geiriyordu


karlat adam, oysaki evinde bir ekilde idare etmeyi kuruyordu
kafasndan: Lahanayd, yemiti, mantard, ottu.. sonrasn da

1 yaayp grrd.

Kondayev eskimi itleri, l ktklerin bulunduu ukurluklar. her tr


khnemilii, clzl ve boyun een, snd snecek scakl severdi.
ehvetinin sessiz fkesi bu yalnz yerlerde teselli buluyordu. Gsz canl
varlklar engelsizce kucaklayabilmek iin btn ky soluksuz, yorgun
drmek isterdi. Kondayev, sabah glgelerinin sessizliinde yatarken yar
viran haldeki kyleri.. ot brm sokaklar ve diken diken, kurumu bitki
saplar iinde a biila dolaan incecik kararm Nastyay imdiden
getirebiliyordu gznn nne. Yaamn, ister bir ot parasnda ister bir gen
kzda olsun, srf grnnden dahi sessiz, kskan bir azgnla kaplyordu
Kondayev; sz konusu bir otsa, ldresiye skyordu onu, her canl eyi, kadn
bekreti

gibi dehet ve agzllkle hisseden acmasz, ehvetli ellerinde; ayet sz


konusu bir kadn ya da gen kzsa, Kondayev babasndan, kocasndan, erkek
kardelerinden, gelecekteki nianlsndan amanszca nefret ediyor ve
lmelerini ya da almaya gitmelerini diliyordu. Ktln ikinci yl bu yzden
byk mitler balad Kondayev'e; yaknda kyde yalnz kalacan ve o
zaman hatunlara gnlnce canavarlk edebileceini sanyordu.

Scaktan yalnzca bitkiler deil, damlar ve it kazklan da ihtiyarlyordu hzJa.


Saa bunu daha geen yaz fark etmiti. Sabahlar afa-

w i 1*11 1 ""1

n effaf bir ekilde ve huzur iinde skn goryor, babasn ve Mutevo


glnn kysnda geen ocukJuunun ilk yllanm anmsyordu. Erken ayin
anyla birlikte gne douyor ve ksa sre sonra btn yeryzn ve ky
ihtiyarla, insanlarn kuruyup atlayan hncna dntryordu.

Proka atya kyor, endieli yzn buruturuyor ve gkyzn gzlyordu.


Sabahlan hep ayn eyi soruyordu babasna: belinin

W W 1 W / 1 | W ] W W \

aryp armadn (yani havann deiip deimeyeceini) ve ayn ne zaman


ykanacan. *

Kondayev gndzleri, vzldayan haerelerin ifrit kesilmesiyle elenerek


sokakta gezinmeyi seviyordu. Bir defasnda, gkyznden bir ey damladn
zannettii iin pantolonsuz sokaa frlayan Pro-ka'y fark etti.

Kulbeler, gnein kzdrd korkun sessizlikten dile gelmi ark sylyordu


adeta, atlan rten saman ise kararmt ve yank kokusu yayyordu.

"Prok!" diye seslendi kambur. "Ne diye gkyzn dikizliyorsun sen


bakaym? u sralar hava pek serin saylmaz, ha?" .

Proka hibir eyin damlamadn, aldandn anlamt.

"Git milletin tavuklarn avula, krk ktrm!" dedi gcenik ve damla


hususunda hayal krklna uram bir halde. "Hayatn dibi grnm, bizimki
seviniyor. Git babamn horozunu yokla!"

Proka'nn att ta isabet ediverdi kambura: Kondayev duyduu ince acdan


haykrd ve ta aray iinde topraa eildi. Bulamad, bir avu kuru toz
frlatt o zaman Prokaya. Fakat Proka bana ge-

Yeni ayn yazlar yamur habercisi olduuna inanlrd. -.n

lecei nceden sezip eve kant bile. Kambur, avluya girdi, koarken elleri
topra spryordu. Yoluna Saa kt; Kondayev ona zayf elinin parmak
eklemleriyle tepeden vurdu, Saa'nn kafa kemikleri nlad. Salarnn
altndaki derisi patlayp temiz, serin kanyla hemencecik slanveren Saa yere
dt.
Bir ara kendine geldi, sonra tekrar yar baygn dt ve ryaya dald. Bir
yandan havann scak olduunu, uzun, a bir gnn srp gittiini ve kamburun
kendisine vurduunu da hatrnda tutarak, glde, nemli sisin iinde babasn
grd: Babas kayyla puslu yerlere karyor ve annesinin kalaydan
yzn frlatyordu kyya. Saa yz slak otlarn iinden alyor ve ite
kambur bu yzkle kafasna vuruyordu. Bu srada scaktan kurumu,
atlaklarnn birinden kara bir yamurun dkld gn trts duyuluyor,
yamurla birlikte ortalk derhal sessizleiyordu: Beyaz gnein nlay dan
ardnda, sular altnda kalan ayrlarda yitip gidiyordu. ayrda kambur dikili-

.I 1 1 w 1 !! * * ** 1 f*

yor ve artk kendiliinden snen kk gnein zerine iiyordu. Fakat ryann


yan sra Saa devam eden gn de gryor ve Proka'nn Prohor Abramovi
ile konumasn iitiyordu.

Kondayev ise insanszlktanve kyllerin dier gamlarndan faydalanarak


milletin tavuklarn kovalamaktayd harmanlarda. Tavuu yakalayamad -
korkmu, sokaktaki bir aaca konmutu hayvan. Kondayev aac sallamak
istedi ama yoldan bir arabann getiini fark etti ve ilgisiz birinin admlaryla
evinin yolunu tuttu usulca. Proka doru sylemiti: Kondayev tavuklar
yoklamay seviyordu ve bunu uzun sre.. tavuk dehetten ve acdan elini
pisletene kadar yapabilirdi, kini-leyin de tavuk vaktinden nce brakverirdi
sv yumurtasn eline; etraf tenhaysa Kondayev av ucundaki olgunlamam
yumurtay yutar.. tavuun da kafasn koparrd.

Bereketli yllarda milletin gc kuvveti yerinde olurdu gzn ve

yetikinler ocuklarla bir olup kamburu ileden karmaya urarlard:

"Pyotr Fyodorovi.. bizim horozu da yoklasana bir! ''

Kondayev alaylara tahamml edemez ve hakaret edenlerin arkasndan


kotururdu. ta ki bir yeniyetmeyi yakalayp hafif sakat brakana kadar.

Saa yine ihtiyar gn grd sadece. oktandr sca bir ihtiyar..


gece ve serinlii ise kk kzlar ve erkekler olarak canlandnyordu.

Kulbenin penceresi akt ve Mavra Fetisovna ocan yannda aresizce


rpnmaktayd. Btn dourna tecrbesine ramen iindeki bir ey rahat
verniyordu ona.

"Midem bulanyor. Zorlanyorum, Prohor Abram... Git kadn

getir."

Saa akam an almadan, uzun zgn glgeler peydahlanmadan otlarn


iinden kalkmad. Kulbenin pencereleri kilitlenmi, perdeleri rtlmt.
Kadn, avJuya bir leen kard ve itin altna bir ey boca etti. Oraya bir
kpek koturdu ve sv dndaki her eyi yedi. Proka oktandr dar
kmyordu, evdeydi oysa. Dier ocuklar yabanclarn avlularnda
koturuyorlard. Saa yerinden kalkp kulbeye zamansz gitmekten
korkuyordu. Otlann glgeleri toplanp birlemi.. btn gn aalardan esen
hafif rzgr dinmiti; kadn, ba rtl, kt dar, kap nndeki
basamaklarda durdu, karanlk douya dnp dua etti ve gitti. Huzurlu gece
bastrd. Kulbenin evresindeki toprak srada bir ocak ekirgesi sesini denedi
ve uzun bir ark tutturdu ardndan, arksyla btn avluyu, otlar ve ilerideki
arampol, yeryznde yaanabilecek en iyi yer olan bir ocukluk yurdunda
topluyordu. Saa karanln deitirdii ama imdi daha da tandk gelen
binalara, itlere, evresini ot brm kzan oklanna bakyor, acyordu
onlara, kendisi gibi olduklan ama sustuklan, kprdamadklar ve bir gn
temelli lecekleri iin.

Saa, eer kendisi buradan giderse onsuz btn avlunun ayn yerde dura dura
daha da sklacan dnyor ve burada gerekli oldu-

u iin seviniyordu.

Kulbeden yeni bebein hngrdemesi ykseldi, hibir szce benzemeyen


sesiyle ocak ekirgesinin yerleen arksn bastrmt. Ocak ekirgesi sustu,
herhalde o da rktc l dinlemekteydi. Proka, elinde Saann gzn
dilenmeye gnderildii torba ve Prohor Abramoviin apkasyla dar kt.
"Saka!" diye bard Proka boulan gece havasna. "abuk buraya gel,
otlak!''

Saa oracktayd.

"Ne istiyorsun?"

"Tut unu, babam sana apkasn hediye ediyor. Al bu da torban.

Tak ve karaym deme, topladn kendin ye, bize getirme..."

Saa apka ve torbay ald. \

"Siz burada tek banza m yaayacaksnz?" diye sordu, bu insanlarn


kendisini sevmekten vazgetiklerine inanmayarak.

"Olamaz m? Tabii ya tek bamza!" dedi Proka. "Yeni bir sntmz dodu, o
olmayayd sen bedavadan yaayacaktn! Ama imdi bize hi lazm deilsin -
yksn anca, annem dourmad ki seni, sen kendin dodun..."

Saa kk kapdan kt. Proka tek bana dikildi ve o da avlu-

dan kt, ksze bir daha dnmemesini anmsatacakt. kszn henz bir yere
gittii yoktu, yeldeirnenindeki kk atee bakyordu.

"Saka!" diye emretti Proka. "Bize bir daha gelme sen. Torbana ekmek
konuldu, apka hediye edildi - imdi yoluna git. istersen harman yerinde yat,
gece ne de olsa. Penceremizin nnde grmeyelim seni bir daha.. yoksa
babamn akl bana gelir..."

Saa sokak boyunca yrd.. mezarla doru. Proka avlu kapsn kilitledi,
bostan gzden geirdi ve sahipsiz sr yerden ald.

"Yamur yamyor da yamyor! dedi Proka yal ba h birinin sesiyle ve


dilerinin arasndaki kertikten bir tkrk koyverdi. "Yok olu yok ite: Yat
uraya. topraa kapaklan istersen.. iblis slatasca!"
Saa babasnn mezanna sokuldu ve yars kazlm kk maarann iine
girdi. Halarn arasndan geerken korkmutu ama babasnn yannda.. bir
zamanlar gl kysndaki zeminlikte uyuduu gibi huzurlu uyudu.

Sonradan mezarla iki adam geldi, halar yakt niyetine koparyorlard fakat
uykunun alp gtrd Saa hibir ey duymad.

ZAHAR PAVLOV kimseye ihtiya duymadan yayordu: inde ate yanan


lokomotif kazannn kaps nnde saatlerce oturabilirdi.

Dostluun ve insanlarla sohbet etmenin verdii byk keyfin yerini tutuyordu


bu. Canl alevi izlerken yaadn biliyordu Zahar Pavlovi -kafas
dnyor, yrei hissediyor, btn bedeni sessizce tatmin oluyordu. Zahar
Pavlovi kmre, profil demirlerine.. uykudaki hammadde ve yar ilenmi
rnlerin hepsine sayg duyuyor ama as-

lnda yalnzca tamamlanm rnleri seviyor ve hissediyordu; insan emeiyle


dnen, sonra da kendi bamsz yaamn srdren eyleri. le yemei
molalarnda bile gzn lokomotiften ayrmayan Zahar Pavlovi sevgisini
sessizce yayordu. Kendi evini de cvatalar, eski supaplar, mini vanalar ve
dier mekanik paralarla doldurmutu. Masaya bir sra halinde dizdii bu
nesneleri seyre dalyor ve asla yalnzlktan sklmyordu. Zahar Pavlovi
yalnz deildi de zaten - makineler insand ona gre, iinde hep birtakm
duygular, dnceler, arzular uyandryorlard. Makara ad verilen n
lokomotif tekerlei Zahar Pavlovii yerin sonsuzluunu dnmeye itmiti.
Geceleri yldzlara bakmak iin mahsus dar kyordu: Evren geni miydi,
tekerleklerin sonsuza dein yaamasna ve dnmesine yetecek kadar yer var
myd? Yldzlar evkle ldyordu ama her biri yalnzlk iindeydi. Zahar
Pavlovi gkyznn neye benzediini dnd. Ve kendisini bandaj almaya
gnderdikleri kavak istasyonunu anmsad. Garn platformundan yapayalnz
sinyallerin denizi grlyordu: makaslar, semaforlar, yolazlan, ikaz
lambalar ve koturan lokomotiflerin projektr klar. Gkyz de byle ama
daha uzakt ve sakince, daha bir dzenli alyordu. Sonra Zahar Pavlovi gz
karan, lacivert, krpan bir yldza ka verst uzaklkta olduunu hesaplamaya
koyuldu: Kollarn lercesine aralad ve aklndan bu ly bolua uydurdu.
Yldz, iki yznc verst'te parlyordu. Her ne kadar evrenin sonsuz olduunu
okuduysa da, kendisini endielendirdi bu kefi. Evrenin gerekten de sonsuz
olmasn isterdi, tekerlee her zaman gereksinim duyulsun ve herkesin
mutluluu iin hi durmadan retilsin diye; gelgelelim sonsuzluu bir trl
hissedemiyordu.

"Ka verst belli deil, nk rak!" diyordu Zahar Pavlovi. "Fakat bir
yerlerde bir knaz var ve en son verok* da nihayetinde bitiyor... Sonsuzluk
diye bir ey gerekten de var olsayd, kendiliinden geni bir alana yaylrd
ve katlk diye bir ey olamazd... Nasl yani - sonsuzluk? Nihayetinde bir
kmaz olmak zorunda!"

Er ge tekerleklerin isiz kalaca dncesi Zahar Pavlovii iki gn boyunca


kayglandrd, sonra aklna, btn yollar knaza vardnda dnyay
esnetebilecei fikri geldi; ne de olsa yer, demir ubuk

gibi stlarak uzatlabilirdi - bylece sakinleti.

Bamakinist, Zahar Pavloviin akla altn gryordu -ocaklar, metale en


ufak zarar verilmeden temizleniyor, prl prl ediliyordu- ama yine de Zahar
Pavlovie tatl bir sz syledii yoktu. Ba-makinistin pek iyi bildii bir ey
varsa, o da makinelerin, insan akl ve becerisinden ziyade kendi istekleriyle
yaayp yrdkleriydi; insanlarla bir ilgisi yoktu bu iin. Aksine tabiatn,
enerjinin ve metalin iyilii insanlar bozuyordu. Herhangi bir yaltak ocakta
ate yakabilirdi ama lokomotif kendiliinden giderdi, yaltak ise ykten baka
bir ey deildi. Ve eer teknik gelecekte de byle ilerleyecek olursa, insanlar,
pheli baarlarndan yozlaa yozlaa pasa dneceklerdi; o zaman onlar
alkan lokomotiflerle ezmekten ve makineyi lende hr brakmaktan baka
are kalmayacakt. Yine de bamakinist, Zahar Pavlovie dierlerinden az
kyordu - Zahar Pavlovi ekicini her zaman esefle. yle kaba ku vvet
kullanmadan vurur, lokomotifin iinde saa sola tknnez, makinenin bedenini
aletlerle acmaszca trnalamazd.

"Sayn bamakinist! diye seslenmiti bir keresinde Zahar Pavlovi, ie olan


sevgisi hatrna yreklenerek. "zninizJe bir ey soracaktm: Neden insan byle
vasattr, kt ile iyi aras bir eydir de, makineler ayn derecede
fevkaladedir?"

Banakinist kzgn kzgn dinliyordu - lokomotifleri bakalarndan kskanr,


onlara besledii hisleri ahsi stnl sayard.
"Cahil eytan," diyordu kendi kendisine bamakinist, "bu da mekanizmalara
bumunu sokuyor. Yce tanrm!"

Karlarnda gece ekspresi iin stlan lokomotif durmaktayd. Bamakinist


uzun uzun lokomotife bakt ve ii alk olduu o sevine; ykl efkat hissiyle
doldu. Lokomotif ihtiaml, yksek bedeninin dengeli balantlar zerinde
yce gnll, dev ve scak durmaktayd. Iinde uultulu, hesapsz bir hayranlk
duyan banakinist lokomotife odaklanmt. Deponun kaplar yaz mevsiminin
akam boluuna; mphem gelecee; rzgrda, trenin akl almaz hznda,
gecenin baygnlnda, tehlikelerde ve amaz nakinenin ince uultusunda
tekrarlanan yaama almt.

Banakinist kapld yrtc bir i gle yumruklarn skt, genlie ve


grleyen gelecein nsezisine benziyordu bu g. Zahar Pav-

lovi'in dk uzmanlk seviyesini unutmutu ve onu, bir eitini yantlar gibi


yantlad:

"Sen altn ve akllandn tabii! Ama aslnda insan safsatadr!.. Evinde yan
gelir yatar ve hibir deeri yoktur... Oysa kulan alalm..."

Lokomotif tiz bir lk att ve sohbetin szlerini bastrd. Bamakinist ve


Zahar Pavlovi nlayan akam havasna ktlar ve soumu lokomotiflerin
arasndan getiler.

"Kular alalm! Byleyicidirler, ama arkalarnda hibir ey brakmazlar,


nk almazlar! Kularn bir emeini grdn m sen? Yoktur yle bir ey!
Ha, yiyecek iin, yuva iin az buuk abalarlar, ama bir alet yaptklar
grlm mdr? Kendi yaamlannn nne geme alar nerededir? Yoktur,
olamaz da."

"Ya insann nesi var?" dedi Zahar Pavlovi, anlamakszn. lnsann makineleri
var! Anladn m? nsan her mekanizmann temelidir, kular ise kendi varlnn
amacdr."

Zahar Pav lovi bamakinistle ayn ekilde dnyor, yalnzca doru


szckleri semede geri kalyordu ve bu hal, dncelerini can skc bir
ekilde frenlemekteydi. Banakinist iin de, Zahar Pavlovi iin de, insan eli
dememi tabiat almsz ve lyd: hayvan olsun, aa olsun. Hayvan ve
aacn yaamlan onlan etkilemiyordu nk hibir insan retimlerine katlm
deildi - bilinli bir vuruun, amaz ustaln izlerini tamyorlard. Zahar
Pavloviin yere edii baklarna taklmadan, bamszca yaayp
gidiyorlard. Oysaki btn aletler -hele ki metaliklerse- tam aksine, can
verilmi olarak vard, hatta yaplar ve gleri itibariyle insandan daha ilgin
ve gizemliydiler. Zahar Pavlovi devaml aklna taklan bir soru zerinde
dnmeyi pek severdi: insann gizli hayati gc, hem boyutlan, hem
anlamlaryla ustalarn aan heyecan verici makinelerde hangi yolla ortaya
kveriyordu?

Banakinist nasl da haklyd: Her insan emeiyle kendi kendisini ayor, daha
iyi, kendi fani anlamndan daha uzun mrl aletler yapyordu. Dahas, Zahar
Pavlovi insann o ateli, heyecanl gcn lokomotiflerde grebiliyordu, o
g ki, iide hibir neticeye varama-yarak susuyordu. Bir tesviyeci ancak
sarhoken iyi konuurdu, oysaki lokomotifte sakl insan her zaman yce ve
korkuntu.

Bir keresinde Zahar Pavlovi, yerinden kan bir somunu vidaya sokmak iin
gerekli cvatay bulamamt. Deponun iinde dolap

soruyordu: U sekizlik cvatas olan var myd - vida iin. Ona byle bir cvata
olmadn sylyorlard, oysaki bu tr cvatalardan herkeste vard. Mesele u
ki, almaktan sklan tesviyeciler i meselelerini birbirleri iin zorlatrarak
eleniyorlard. Zahar Pavloviin bu her atlyede rastlanan kumazca, gizli
elenceden haberi yoktu. Bu sessiz taklma, dier ustalann, ignnn
uzunluuna ve tekd ze iin skntsna katlanmalarn salyordu. Komularnn
keyfi olsun diye Zahar Pavlovi bo yere az i grmemiti. Broda yl
durmalarna ramen paavra almaya ambara gidiyordu; depoda zaten fazla
fazla bulunan ahap merdiven ve ya bidonlar yapyordu; hatta birinin
dolduruuna gelmi, lokomotif kazannn kontrol sigortalarn kendisi
deitirmek istemiti. neyse ki oralara tesadf eden bir atei vaktinde
uyarmt onu - yoksa Zahar Pavlovii tek kelime etneden ko-vabilirlerdi.

Bu kez uygun cvatay bulamayan Zahar Pavlovi, somun v idas-n skmak iin
entikli bir ivi uydurnaya girimiti, uydururdu da nk sabrn asla
yitirmezdi, ama ona yle dediler:

"Bak hele, vida iin sekizlik, gel al cvatan!

O gnden itibaren Zahar Pavlovi'e Vida iin U Sekizlik lakabyla seslenir


oldular, buna karn acilen bir alete ihtiya duyduunda daha nadiren
kandnyorlard onu.

Sonradan hi kimse, Zahar Pavloviin Vida in Sekizlik is-

/"* 1 | 1 W 1 I J W W J
f

rnini, vaftiz edildii isimden ok sevdiini renemedi: Bu isim herhangi bir


makinenin sorumlu bir parasn andryor ve Zahar Pavlovii, demir
paralarnn upuzun yollar malup ettii o gerek lkenin bedensel bir paras
klyordu.

GENLiGiNDE ZAHAR PAVLOV bir gn byyp akllanacan


dnrd. Lakin yaam sreen bir evk gibi hi hesapsz ve duraksamasz
gemiti; Zahar Pav lovi zaman bir kez olsun kar sna kan kat bir nesne
olarak duyumsamamt, alar saat mekanizmasnda bir bilmece olarak vard
onun iin zaman. Fakat rakkasn

srrn renen Zahar Pavlovi, zaman diye bir eyin olmadn, yal w
1** 1* w f w

nzca zemberein dzenli, salam gcnn var olduunu grnit.

Yine de tabiatta sessiz ve hazin bir ey vard, birtakm gler dnsz olarak
faaliyet gsteriyordu. Zahar Pavlovi rnaklan gzlemliyordu: Ne hzlar, ne
su seviyesi deiiyordu ve bu istikrar ac bir keder veriyordu insana. Karlar
eriyordu tabii, boucu saanaklar boanyordu, rzgr soluk kesiyordu ama
yine de sessiz, aldrsz yaamd hkmn sren - nnaklar, byyen otlar,
deien mevsimler. Zahar Pavlovi, bu dzenli glerin btn dnyay bir
donakalmla

1 1 ^ .w* ! 1*1 * 1 * 1*1* * 1

mahkum ettiini dnyor, gizliden gizliye hibir eyin iyi ynde


deimediine ikna oluyordu - kyler ve insanlar nasldysalar, o ekilde
kalacaklard. Tabiattaki g dengesinin korunabilmesi uruna felaketler
tekrarlanp duruyordu. Drt yl nce ktlk olmutu, kyller g etmi,
ocuklar zamansz mezara girmiti, gel gr ki bu yazg ebediyen deimemi,
ortak yaamn doru bir ekilde ilerlemesi iin geri dnmt.

Zahar Pavlovi, ne kadar yaasa da deimediini ve akllanmadn ararak


gryordu; on-on be yl nce nasldysa o ekilde kalmt. Belki baz eski
nsezileri imdi sradan dncelere dnmt, fakat bu da hibir eyi iyi
ynde deitirn1i deildi. Eskiden, gelecek yaamn lacivert derin bir boluk
olarak canlandrrd gznde, o denli uzakt ki hi yoktu neredeyse. Zahar
Pavlovi, yaadka bu yaanmam yaam boluunun ksalacan batan
biliyordu, ardnda ise l, inenmi bir yol uzanacakt. Aldanmt oysa:
Yaam oalp birikirken, gelecek de byyp seriliyordu nnde -genliinde
olduundan daha derin ve gizemli, sanki Zahar Pavlovi mrnn sonundan
uzaklayor yahut hayata duyduu mit ve inan artyordu.

Lokomotif fenerlerinin camnda kendi yzn gren Zahar Pavlovi yle


diyordu kendisine: "alacak ey, yaknda leceim ama hl aynym."

Sonbahara doru takvimde bayramlar sklat: Birkeresinde tatil st ste


geldi. Zahar Pavlovi byle gnlerde sklr ve son srat giden trenleri
grebilmek iin demiryolu boyunca uzaklara yrrd. Yol zeri, annesinin
gml olduu madenci kasabasna uramak gel-

| || t

miti iinden. Cenaze yerini ve annesinin isimsiz, dilsiz mezarnn yanndaki


bakasna ait demir ha ok iyi anmsyordu. O han zerinde, Ksenya
Fyodorovna frokinova'nn 1813 ylnda kolera hastal-

ndan on sekiz ya aylkken ldne ilikin pasl, neredeyse eriyip gitmi


asrlk bir yaz vard. yle bir cmle de nakedilmiti taa: "Nur iinde
yatasn sevgili kzm, ocuklarn ebeveynleriyle buluacaklar gne kadar. "

Zahar Pavlovi mezan ap annesine bakmay arzulad iddetle: kemiklerine,


salarna ve ocukluk yurdunun btn kaybolan kalntlarna. Canl bir anneye
bugn de hayr demezdi dorusu nk ocukluuyla bugn arasnda byk
bir fark grmyordu. O zaman da, ilk yalarnn mavi sisinde, bahe itindeki
ivileri, yol kenarlarndaki demirhanelerden ykselen duman ve araba
tekerleklerini severdi, dndkleri iin.

Kk Zahar Pavlovi evinden nerelere giderse gitsin, kendisini her daim


bekleyen bir annesi olduunu bilir ve hibir eyden korkmazd.

Demiryolu hattn iki yandan allar koruyordu. Bazen allarn glgesinde


dilenciler otururdu: Ya yemek yer, ya ayakkablarn deitirirlerdi. Muzaffer
lokomotiflerin trenleri son hzla srkleyiini grrlerdi. Fakat dilencilerin
teki bile lokomotifin kendisinin neden yrdn bilmezdi. Daha basit bir
fikir.. kendilerinin hangi mutluluk uruna yaad fikri bile akllarna gelmezdi
dilencilerin. Hangi inan, umut, sevgi idi kumlu yollarda dilencilerin
ayaklarna kuvvet veren-sadaka verenlerin hibiri bilmezdi. Kimi leyin Zahar
Pavlovi de kendisine uzanan bir avuca iki kapik brakverir, dilencilerin
yoksun olduklar, kendisine ise dl olarak verilmi bir eyin -nakinele-ri
anlamann- bedelini dnmeden demi olurdu bylece.

Payandann zerinde salar karmakark bir erkek ocuu oturmu,


sadakalarn trlerine gre ayryordu: Kflleri ayr yere koyuyor.. tazece
olanlar torbasna atyordu. ocuun bedeni zayf ana yz din ve
endieliydi.

Zahar Pavlovi durdu, temiz gz ba havasnda sigarasn tttrd.

"Defolular m ayryorsun?" ,

Teknik szc anlamad ocuk.


"Amca, bir kapik versene, dedi, ya da sigarandan biraz ayr.

Zahar Pavlovi bir belik kard.

"Yankesicinin, arszn tekisin kesin," dedi, aslnda ktlk dn-

meden, kendi utancn yenmek iin sadakasnn iyiliini kaba bir szckle
rtbas etmeye alarak.

"Yo, ben yankesici deilim, ben dilenciyim," diye yantlad ocuk, torbadaki
kabuklar sktrp dzelterek. "Annem babam var benim, alktan
saklandlar."

"An niye paketledin peki?"

"Eve uramaya niyetliyim. Annemle ocuklar gelmilerdir belki -ne yiyecekler


geldilerse?"

"Sen kimlerin ocuusun ki?"

"Babamn ocuuyum, yetim ksz deilim. Aha unlar var ya, hepsi yankesici,
ama babam beni krbaladyd vaktinde."

"Baban kimlerden peki?"

"Babam da annemden dodu, karnndan. Kannlan mncklyorlar mncklyorlar


silme snt douyor, sen de iin yoksa gez dilen onlar iin!"

ocuk babasna duyduu honutsuzluktan kederlendi: Belii oktan


boynundaki keseye saklamt; kesede bir hayli de bakr para vard.

"Pestilin kt, ha?" diye sordu Zahar Pavlovi.

"Evet ya, kt," diye onaylad ocuk. "Siz eytanlardan sadaka koparmak kolay
m sanrsn? Laf uydurmaktan insann karn ackyor! Belii verdin ama iin
de cz etmitir ha! Ben olsam asla vermezdim."

ocuk, bozuk ekmekten kfl bir para ald; belli ki ekmein iyisini kye,
ebeveynlerine gtryor, ktsn kendisi yiyordu. Bu hal hemen houna gitti
Zahar Pavloviin.

"Baban seni sevi yordur herhalde?'

"Sevdii mevdii yok, uyuuun teki o. Anan daha ok seviyorum, iinden


kan akyor. Bir keresinde hastayken gmleini ykamtm."

"Baban kim senin?"

"Proka Amca.2 Bural deilim ki ben..."

Zahar Pavlovi'in hafzasnda terk edilmi damn bacasndan kan ayiei ve


ky sokandaki muzr allar canland anszn.

"Sen Proka Dvanov'sun, kanckolu!"

ocuk, inemedii yeil ekmei pskrtt azndan ama atmad, torbaya geri
koydu: Sonra yutard.

"Sen de Zaharka Amca msn nesin?"

"Benim ya!"

Zahar Pavlovi oturdu. imdi zaman, Prokann, annesinin yanndan yabanc


ehirlere kadar uzanan yolculuu olarak hissetmiti. Grmt ki zaman acnn
hareketidir ve ilenmeye msait olmasa bile herhangi bir madde gibi hissedilir
bir eydir.

Bu arada unvan elinden alnm papaz mezine benzeyen bir ufaklk da


nlerinden geip gitmemi, oturup gzlerini sohbet eden ikiliye dikmiti.
Dudaklar knnzyd, bebekliinden kalma dem bir gzellii korumulard,
gzleri uysald ama keskin bir zeknn prlts yoktu ilerinde. Bitmek bilmez
dertlerini tongaya dnneye alkn sradan insanlarn yzlerine benzemiyordu
bu yz.

ocuk Proka'y rahatsz etmiti, zellikle de dudaklaryla.

"Dudaklarn niye prtlettin? Elimi mi pmek istiyorsun?


mez kalkt ve nereye ktn kendisinin de tam olarak bilmedii yoluna
gitti.

Proka bunu hemen sezdi ve mezin arkasndan yle dedi:

"Gitti. Nereye gittiini kendi de bilmiyor. Geri evir, bu tarafa yrr: snt
eytanlar! ''

Zahar Pavlovi, Prokann erken gelimi aklna amt biraz. Kendisi,


insanlara zor alm ve uzun sre onlar kendisinden akll sanmt.

"Pro!" dedi Zahar Pavlovi. "Ya u kk ocuk, balknn ksz nereye


gitti? Annen almt onu yanna."

"Saka m?" diye tahmin etti Proka. "O herkesten nce kat ky-

__

den! Ifritolunun tekiydi ha, hayat zehir ederdi insana! Son ekmek kabuumuzu
da alp ortalardan kayboldu bir gece! Peinden az komadm.. sonra ne hali
varsa grsn dedim ve eve dndm..."

Zahar Pavlovi inand ve dncelere dald.

"Baban nerede peki?

"Babam gt. Bana da btn aileyi doyurmam tembihledi. In-

sanlardan ekmei topladm topladm kye geldim, bir baktm ne annem var, ne
ocuklar. Milletin yerine de srganotu bitmi damlarda..."

Zahar Pavlovi Proka'ya bir ellilik verdi ve ehre gelirse tekrar ug ramasn n
ca ett.

"Kasketini vereydin keke!" dedi Proka. "Naslsa hibir eyine acdn yok.
Kafan yamurlar ykyor, souk alabilirim."

Zahar Pavlovi, daha ok kymet bitii demiryolu rozetini karp kasketini


Proka'ya uzatt.
Uzun mesafe treni geti, Zahar Pavlovi para ve kasketi geri almaya
kalkmadan, abuk abuk ayakland Proka. Kasket, karnan orman kafasna
tam olmutu ama Proka onu yle bir deneyip kard ve ekmek torbasna
balad.

"Haydi, gle gle. Yolun ak olsun," dedi Zahar Pavlovi.

"Senin iin sylemesi kolay, ekmeksiz kalmazsn," diye sitem etti Proka.
"Bizde o da yok."

Zahar Pavlovi baka ne syleyebileceini bilmiyordu, hi paras da


kalmamt.

"Geen gn ehirde Sakaya rastladm," dedi Proka. "O budala yaknda


bsbtn geberip gidecek: Kimse bir ey verniyor ona, dilencilik iinde pek
yreksiz. Kendim yemedim, bir porsiyonumu ona verdim. Anama da sen
kakalamsndr onu kesin, madem yle Saka iin para ver! " diye bitirdi
szn Proka ciddi bir sesle.

Sen Sakay bana getirsene bir ara, diye yantlad Zahar Pavlo-v.

"Ne verirsin peki?" diye sordu batan Proka.

"Alrsn hakkn. Bir ruble veririm!"

"Tamam," dedi Proka. "Getiririm sana onu. Ama bak altrma sakn, yoksa
dizginlerini kaptrrsn ha."

Proka kye doru gitmedi. Kendince hesaplan, ekmek kazanmaya ynelik


kendince planlar olmalyd. .

Zahar Pavlovi onu baklaryla takip etti ve nedense, makine ve aletlerin


herhangi bir insandan daha deerli olduklarndan phe duyuverdi.

Proka uzaklayor, kk bedeni, durulan dev tabiatn ortasnda giderek


hazinleiyordu. Demiryolunda yayan yryordu Proka.

Trene bakalar biniyordu; ona ilimiyor, bir iine de yaramyordu demiryolu.


Kpr, ray ve lokomotiflere bak, yol kenar aalarna, rzgrlara ve
kumlara bak gibi kaytszd. Her tr suni yap Proka iin bakasnn
arazisindeki tabiat manzaras gibiydi. Fikir yrten canl aklnn yardmyla
youn, gergin bir ekilde srdryordu varln. Akln tam olarak hissediyor
olmas pek muhtemel deildi; beklenmedik bir ekilde, neredeyse bilinsizce
konumasndan, ocukluunu aan mantkl laflarna kendisinin de amasndan
belliydi bu.

Proka, hattn kvrld yerde kayboldu - yalnz, kk ve her tr korunmadan


yoksun. Zahar Pavlovi ebediyen alkoymak istedi onu ama yetiilemeyecek
kadar uzaklamt.

Sabahleyin Zahar Pavlovi her zamanki kadar istemiyordu ie gitmeyi.


Akamleyin zerine bir keder km, hemen yatmt. Her an masasnn
zerinde bulundurduu cvatalar, vanalar ve eski manometreler de skntsn
datamyordu - bakyor ve kendisini onlarn meclisinde gibi hissetmiyordu.
Bir ey iini kemiriyordu, alkn olmad bu ters giditen yrei gcrdyordu
sanki. Zahar Pavlovi km gibi grnen devasa bir tabiatn yld
uzaklara doru hat boyunca ar ar yryen Prokann kk, zayf bedenini
unutamyordu bir trl. Ak bir fikir, karmak szckler olmakszn, salt
hassas duygularnn hararetiyle dnyordu Zahar Pavlovi ve bu kadar bile
strap ekmesine yetiyordu. Kt durumda olduunu kendisi de bilmeyen
Proka'nn zavallln, Proka'dan ve onun kurnaz yaamndan bamsz
alan demiryolunu gryor, bir trl neyin neyden kaynaklandn
anlayamyor, yalnzca adlandramad acsna yanyordu.

Ertesi gn -Prokaya rastlamasndan iki gn sonra- Zahar Pavlovi depoya


varamad. Beki kulbesinden bir nunara ald ve geri ast yerine. Gnn bir
koyakta, gne ve pastrma yaznn rmcek alar altnda geirdi.
Lokomotiflerin ddk ttrlerini, grltyle ilerleyilerini iitiyor ama
bakmaya kmyor, artk lokomotiflere sayg duymuyordu.

Balk Mutevo Gl'nde, yersiz yurtsuz ise ornanda lmt, bo ky otlar


sarmt, buna karn kilise bekisinin saati iliyor, trenler tarifeye sadk yol
alyordu - ve imdi saat ve trenlerin bu kusursuz hareketi Zahar Pavloviin
cann skyor, utandryordu onu.

"Proka benim yamda ve aklmda olsa kim bilir neler yapard ." diye
dnd Zahar Pavlovi, durumunu deerlendirerek. "Bir eyleri bozard o
kanckolu! .. Geri Saka onun krallnda da dileniyor olurdu."

Temiz bir rzgr esmi, Zahar Pavlovi'in iinde huzur ve gvenle yaad
makine sevgisinin scak sisini datmt. Zahar Pavlovi in karsna,
makinelerin yardmna gvenerek kendilerini kandrmayan plak insanlarn
korunmasz, yalnz yaam dikiliverniti.

Zahar Pavlovi yava yava bamakinistin gznden dmt. Ben de,


diyordu bamakinist, seni ciddi ciddi eski ustalarn dl saymtm, vasat bir
eymisin meer-vasfsz igc, kan art sen de!

Gerekten de Zahar Pavlovi, ruhundaki tedirginlik yznden gayretke


ustaln kaybediyordu. Srf para kazanmak uruna olunca ivinin kafasna
doru ekilde vurmak bile zorlamt. Banakinist bunu herkesten iyi
biliyordu - iiyi makineye eken duygu yok olduunda, emek, hesapsz,
bedava doasndan kopup para ihtiyacna hizmet ettiinde, ite o zaman
dnyann sonunun geleceine inanyordu, hatta daha da beteri: Son ustann
lmyle, gnein bitkilerini yutmak ve ustalarn verdii rnleri bozmak iin
son alaklar kacakt meydana.

MERAKLI BALIKININ OLU ylesine yumuak balyd ki, hayatta grp


duyduu her eyin sahiden yle olduunu sanyordu. Kendisine sadaka vermeyi
reddettiklerinde, dier insanlann da kendisinden daha zengin olmadklarna
inanyordu. Onu kurtaran, gen bir tesviyecinin karsnn hastalanmas olmutu.
Tesviyecinin ie giderken karsn emanet edecei kimsesi yoktu, kars ise
odada yalnz kalmaktan korkuyor ve feci ekilde sklyordu. Verilen sadakaya
en ufak bir ilgi gstermeden dilencilik eden ocuun yorgunluktan kararm
yznn gzellii houna gitmiti adamn. Kendisi iin en sevgili olmaktan
kmam hasta kansnn bana oturtmutu onu.

Saa gnler boyunca tabure tepesinde, hastann ayakucunda oturuyor, babasnn


anlarndaki annesi kadar gzel buluyordu onu. Bu yzden hastaya, olgun
ocukluunun evvelce kimselerin gereksinim duymad fedakrlyla yardm
ediyordu. Kadn onu sevmiti ve Aleksandr diye aryordu, hanmefendi
olmaya alk deildi nk. Ne var ki ksa sre iinde iyileti ve kocas
Saa'ya, "ocuk, al sana yirmi kapik, git imdi bir yerlere," dedi.

Saa, alkn olmad paray ald, avluya kt ve alad. Ayakyo-lunun


yaknnda Proka'y grd, pln zerinde oturuyor, elleriyle pleri
eeliyordu. Kemik, bez ve teneke toplar, sigara ier olmutu; p ynlarnn
tozu yzn yalandrmt.

"Sen yine mi alyorsun, smkl eytan?" diye iine ara vermeden sordu
Proka. " Gel uray eele, ben de gidip bir ay ieyim: Tuzlu yemitim
demin."

Fakat Proka meyhaneye deil, Zahar Pavlovi'in yanna gitti. Beriki


okuryazarlnn yetersizliinden tr yksek sesle bir kitap okumaktayd:
"Kont Viktor elini sadk, cesur yreinin zerine bastrd ve yle dedi: Seni
seviyorum hayatm..."

Proka nce masal okunduunu dnerek dinledi ama sonra hayal krklna
urad ve hemen sze girdi:

"Zahar Pal.. ver bakalm bir rubleyi, ksz Saka'y getireceim sana!"

"Ha?!" dedi Zahar Pavlovi irkilerek. Hayatta olsayd karsnn

1 1 W (f 1** *1 , TN | I * 1 *

bugn de sevecei hznl, ihtiyar yzn Prokaya evirdi.

Proka tekrar Saann fiyatn bildirdi ve Zahar Pavlovi ona bir ruble verdi,
ne de olsa imdilerde Saka'ya da razyd. Marangoz dairesinden tanm,
travers fabrikasna gemiti, iki odann boluu kalmt Zahar Pavlovie. Son
zamanlarda tedirgin edici olsa bile elenceliydi marangozun oullaryla
oturmak; o kadar delikanhlan-lard ki glerini nereye harcayacaklarn
bilemiyorlard ve birka kez bile isteye evi yakm, her seferinde tamamen
yaylmasna kalmadan sndrmlerdi atei. Babalar kzdka yle
diyorlard: "Ateten mi korkuyorsun be dede? Yanan ey rmez! Sen ihtiyar
yakmak lazm asl, mezarda rmeyesin, hi kokmayasn diye!"

Gitmeden nce oullar ayakyolu kulbesini devirdiler, avlu kpeinin


kuyruunu kestiler.

a
Proka hemen gitmedi Sakann yanna: Once bir paket "Zemlya-ok" sigaras
ald ve tezgh bandaki kadnlarla bo bo laflad. Son-

w ]

ra p ynna geri dnd.

"Saka," dedi. "Gidelim, seni gtreyim de bir daha bama ekime!"

SONRAK YILLARDA ZAHAR PAYLOV giderek daha da kt.

Yalnz bana lmemek iin can skc bir arkada edindi kendisine, kars
Darya Stepanovna*y. Kendisini hi hissetmemek daha ok iine geliyordu:
Depoda iten ban alamyor, evde kans vrvr ediyordu. Dorusu, bu ift
vardiyal tela Zahar Pavloviin bana belayd ama o da olmasa yollara
vururdu kendisini, avare. Makine ve aletler eskisi gibi ilgisini ekmiyordu
artk: Birincisi, o ne kadar alsa da insanlar yine yoksul ve zavall
yayorlard; kincisi, dnyas aldrsz bir dle rtlmekteydi. Galiba Zahar
Pavlovi fazlasyla yorulmutu ve lmnn sessizce yaklatn gerekten de
sezinleyebiliyordu. Yalanan birok ustann bana gelir bu: On yllar boyunca
uratklar kat maddeler onlara toplu mahvolu yazgsnn deimezliini
retir gizliden gizliye. Lokomotifler gzlerinin nnde bozulur, gnein
altnda yllarca rr, sonra da hurdaya dner. Pazar gnleri Zahar Pavlovi
rnaa balk tutmaya ve son dncelerini dnmeye gidiyordu. -

Evdeki tesellisi Saa idi. Ne var ki her daim honutsuz kans bu teselliye
younlamasna bile izin vermiyordu. Belki bunda da hayr vard: Zira Zahar
Pavlovi kendisini cezbeden nesnelere layyla younlaabilseydi, herhalde
oturup alard.

Uzun yllar boyunca byle dalgn dalgn yaad. Bazen karyolasnn zerinden,
kitabn okuyan Saay gzlemliyor ve yle soruyordu ona:

"Sa, sana azap veren bir ey yok, deil mi?"

"Hayr," diyordu, vey babasnn detlerine alkn Saa.

"Ne dersin," diye devam ediyordu kukulanna Zahar Pavlovi, "herkesin


yaamas art m deil mi?" .

"art," diye yantlyordu Saa, babasnn i skntsn biraz anlayarak. . .


'

"Peki, sen bir yerlerde okudun mu acaba: Ne iinmi?"

Saa kitabn brakyordu.

"Yaadka hayatn giderek daha iyi olacan okudum."

lar?"

"Aynen byle basmlar. "

Zahar Pavlovi iini ekiyordu:

"Mmkndr. Herkes bilemez bunu."

Saa bir yldr depoda rak olarak alyordu, marangoz kacakt.


Makinelere ve ustala ilgi duyuyordu ama Zahar Pavlovi gibi deil.
Makinenin srrn kefettikten sonra biten trden bir merak deildi onunki.
Makineler Saa'y faaliyet gsteren canl nesnelerle eit dzeyde
ilgilendiriyordu. Onlar' renmekten ziyade hissetmek, hayatlarn srmek
istiyordu. Bu yzden iten dnen Saa kendisini lokomotif olarak hayal ediyor
ve hareket halindeki lokomotifin kard btn sesleri karyordu. Uykuya
dalarken kydeki tavuklarn oktan uyuduunu dnyor ve tavuklarla ya da
lokomotifle bir olmann bilinci onu tatmin ediyordu. Saa herhangi bir konuda
bamsz davranamazd: Once davrannn bir benzerini arar, ancak daha
sonra eyleme geerdi.. kendi ihtiyac iin deil, bir eye ya da birine duyduu
merhametten.

"Ben de onun gibiyim." derdi Saa kendi kendine sk sk. Eskimi ite
baktnda samimi bir sesle dnrd: "Duruyor ylece!" Kendisi de bir
yerlerde hi gereksiz duruyordu ite. Sonbahar akamlar evde sklan Saa
tahta panjurlarn hazin hazin gcrdayn dinler ve hissederdi: Onlar da
sklyor, dedi miydi geerdi sknts.

e gitmekten bktnda Saa kendisini gece gndz esip duran rzgrla teselli
ederdi.

"Ben de onun gibiyim," derdi rzgr grdnde, "hem ben sadece gndz
alyorum, o ise gece gndz - onun ii daha beter. 1

Trenler ok sk geer oldu: Sava balamt. Ustalar savaa kar kaytsz


kaldlar - askere alnmyorlard ve sava onlara., onarp ikmal ettikleri ama
sadece tanmadk etmedik avare insanlar tayan lokomotifler kadar
yabancyd.

Saa gnein hareketini, mevsimlerin geiini ve trenlerin gnler boyunca


kouunu monoton bir ekilde hissediyordu. Balk babasn, ky ve
Proka'y unutuyordu artk; ya ilerledike, vcudunun iine szarak
duyunsannay bekleyen baka olay ve eylere doru yryordu. Kendi
kendisini bamsz., kat bir nesne olarak alglaya-

s
"Sorna a canm! Neler neler itim ben. Cilaya, ve
so
epumy anlamt:
"Bylece gidivereceksin,'' demiti Pi yusya, karar
Ne var ki ocuun straplar dinmek bilmiyor, sn
Serbinov ehri, kendisini bir hanmn bekledii ba
ha la?"

Rus uzunluk ls birimi, 1,067 km. --.n.

Dokuma uhadan uzun kadn giysisi. -i'.n.

4,4 cm. -.n.

Proka, hem Prohor (baba Dvanov), hem Prokofiy (evlat Dvanov) isimlerinin
samimi syleniidir. ocuk kendi babasndan -belki de dalga gemek iin-
"amca diye sz ediyor. -.n.
s

myordu Saa - her zaman duygulan yardmyla bir eyler hayal ediyor ve
hayal, kendisine ilikin tasavvurunu kovalyordu iinden. Hayat derin ve
kesintisiz akp geiyordu, bir annenin ryasnn o scack ve sk sk
ortamndaym gibi. eylerin d grnts etkiliyordu onu, tpk yeni lkelerin
bir yolcuyu etkilemesi gibi. On alt yana girmi olmasna ramen kendi
amalarna sahip deildi, buna karn her bir hayat en ufak bir i dirence
taklmakszn duyarllkla izliyordu - clz avlu otlarn da, gece vakti sokaktan
geen, snacak yeri olmad iin biri kendisini duysun da acsn diye
ksren rasgele bir insan da. Saa dinliyor ve acyordu. Yetikin insanlarn
bir kadna duyduklar biricik sevgiden dolay kapldklan o esin dolu heyecana
kaplyordu. Pencereden bakyor, sokaktan geenle ilgili tahminlerde
bulunuyordu elinden geldiince. Yabanc, karanln kuytusunda kayboluyor,
yrrken kaldrmn zerindeki, kendisinden daha da isimsiz ufak talar
tkrdatyordu. Uzaklardaki kpekler korkun ve uultulu seslerle
havlyorlard, gkyznden yorgun yldzlar dyordu ara sra. Kim bilir
belki de gecenin en koyu yerinde, serin, dmdz tarlann ortasnda seyyahlar
yryordu, sessizlik ve len yldzlar Saa' nn olduu gibi onlarn da ruh
halinin bir parasna dnveriyordu.

Zahar Pavlovi Saa'ya hibir konuda engel olmuyordu - onu yalln btn
sadakatiyle, hesapsz, mphem birtakm mitlerle seviyordu. Saa'dan sk sk
sava hakknda bir eyler okumasn rica ediyor, zira kendisi lamba nda
harfleri seemiyordu.

Saa atmalar, ehirlerde kan yangnlan ve dehet verici metal, insan ve


mal kaybn okuyordu. Zahar Pavlovi sessizce dinliyor, en sonunda yle
diyordu:

"Yaadka unu dnp duruyorum: nsan insan iin bu kadar m tehlikelidir


de aralarnda iktidann durmas gerektir? fktidardan kyor ya sava da...
Dnp dnp dnyorum, sava iktidar zellikle uydurmu olmasn:
Sradan bir insan bunu yapamaz nk..." Saa bunun dorusunun nasl olmas
gerektiini soruyordu.

9 I
"yle ite, diye yantlyordu Zahar Pavlovi ve couyordu. "Baka bir
ekilde. Kavga daha yeni baladnda beni gnderselerdi yanna, bir rpda
uzlardm o Alman'la, daha da ucuza gelirdi ylesi. Bir de en akll insanlan
gnderdiler gya!" '

Zahar Pavlovi, candan bir sohbet kurulamayacak tek bir insan

dahi tahayyl edemiyordu. Ama oradakiler, yukardakiler -ar ve grevlileri-


hi de aptal olmasa gerekti. Demek ki sava ciddi deil, kastl bir iti. Ve bu
noktada Zahar Pavlovi kmaza giriyordu: Asanlar kasten ldren biriyle
candan sohbet edilebilir mi, yoksa nce zararl silah, zenginlii ve erefi mi
alnmaldr elinden?

Saa ilk kez kendi deposunda l bir insan grd. Mesainin son saatiydi,
ddkten hemen nce. Saa silindirlerin salmastralarn sktrrken, iki
makinist solgun bamakinisti tad ieri; kafasndan fkran koyu kan mazotlu
topraa damlyordu. Bamakinisti broya gtrdler, oradan telefonla kabul
odasn aramaya koyuldular. Bamakinist byle ak sal ve yal iken kannn
bu kadar krmz ve gen

olmas Saa'y artmt: iten ie ocuktu sanki daha bu adam.

" eytanlar!" dedi banakinist ak seik. "Kafama petrol srn, kan dursun
bari!"

Ateilerden biri abucak bir kova petrol getirdi, iine batrd paavray
bamakinistin kan iindeki kafasna srd. Kararan kafadan herkesin
grebildii bir buhar kt.

"Ite, ite!" diyerek adamlan yreklendirdi bamakinist. "te imdi


rahatladm. Ya siz leceimi mi sanmtnz? Erken bayram ettiniz, alaklar..."

Banakinist yava yava halsiz dt ve bayld. Saa onun kafasndaki


ukurlar ve derinlere batm l salar grd. O an bile cvatay insandan
daha deerli ve kullanl saymasna ramen. kimse banakiniste olan
dargnln anmsamyordu.

Orackta duran Zahar Pavlovi gzlerini glkle ak tutmaktayd, ele gne


kar yalar dklmesin diye. Bir kez daha, insann.. ne kadar fkeli., akll ve
cesur bilinse de, yine de hazin ve zavall olduunu, gc tkendii iin
ldn gryordu.

Bamakinist birdenbire gzlerini ap alanlarnn ve yoldalarnn yzlerine


odakland. Aydnlk hayat baklarnda hl parldasa da yal adam sisli bir
kesafet iinde tkeniyor, aaran gzkapaklar ise kalarnn altndaki yuvalara
gmlyordu .

"Ne alyorsunuz?" diye sordu her zamanki sinirinden artakalanla. Kimsenin


alad yoktu, yalnzca Zahar Pavloviin falta gibi at gzlerinden
yanaklarna kirli, istemsiz bir nem szlmekteydi. "Ne diye dikilmi
alyorsunuz, ddk almad ki!"

Banakinist gzlerini yumdu ve tatl karanlkta tuttu onlan. lm hissettii


filan yoktu; bedeni eskisi gibi scakt fakat nceden hi hissetmemiti bu
scakl, imdi ise barnn kzgn, plak sulan iinde yzer gibiydi. Btn
bunlar daha nce de gelmiti bana ama ok nceden; nerede olduunu
anmsamyordu. Banakinist tekrar gzlerini atnda insanlan grd, kprtl
bir suyun iindeydiler sanki. lerinden biri hemen tepesinde duruyordu,
bacaksz gibiydi ve pis, iten arplm eliyle kederli yzn rtyordu.

Bamakinist ona sinirlendi ve aceleyle konutu, nk evresindeki su


kararyordu artk:

"Ne demeye ahyor bu? Geraska mal da kazan yakt yine... Ne diye alyor
yahu? Toparlan da yeni bir insan yap..."

Bamakinist bu sessiz, kzgn karanl nerede grdn anm-sant:


Annesinin iindeki skklkt bu, onun aralanm kemikleri arasna geri
girmeye alyor ama fazla bym olan yal bedenin-

1 _ w 1
den tr samyordu...

"Toparlan da yeni bir insan yap... Somun yapamazsn, aalk herif, ama insan
dedin miydi annda...

Bu esnada bamakinist soluk ald ve dudaklaryla bir ey emmeye koyuldu.


Dar bir yerde havasz kald belli oluyordu - omuzlarn oynatyor ve sonsuza
dein smaya abalyordu yerine.

" yice sokun beni boruya," diye fsldad ikin ocuk dudaklany-

la, dokuz ay sonra tekrar doacann ak seik bilincinde. "Ivan

Sergeyevi, Vida iin U Sekizlik'i ar, kontrasomunla sktrver-sin beni


kuzum..."

Sedyeyi ge getirdiler. Bamakinisti kabul odasna gtrmek iin bir neden


kalmamt.

"Adam evine gtrn," dedi ustalar doktora. .

"Asla olmaz," diye yantlad doktor. "Protokol iin lazm o bize." Protokole,
bamakinistin, be sajenlik1 elik halatla balanm ilemeyen lokomotifin
aktarmnda lmcl yaralar ald yazld. Makastan gei srasnda halat
yoldaki fener direine srtnm, direk dm ve mesnet, ekici lokomotifin
tankndan arkadaki lokomotifi izleyen bamakinistin kafasna zarar vermiti.
Olay, bamaki-nistin kendi dikkatsizlii, ayrca ngrlen hareket ve kullanm
kurallarn ihlali yznden meydana gelmiti.

Zahar Pavlovi Saa'nn elini tuttu, depodan eve geldi. Akam yemeinde
kars piyasadaki ekmek ktlndan, ayrca hibir yerde sr eti
bulunmadndan sz etti.

"Biz de lrz, olup olaca o, diye yantlad onu Zahar Pavlovi ilgis izce.
Gndelik hayat mhim anlamn yitirmiti kendisi iin.
Omrnn o genlik yllarnda Saa iin her gnn kendine zg, gelecekte
tekrar etmeyecek, isimsiz bir bys vard; bamakinistin sureti onun iin
anlarn kuytusuna ekilmiti. Fakat Zahar Pavlovi in byle kendiliinden
kabuk balayan bir yaam gc yoktu: hti-yarlamt ve o yata da
ocukluktaki kadar hassas ve plaktr insan lm karsnda; kalan mrnde
bamakinist aklna her geldiinde gamlanacakt.

Sonraki yllarda Zahar Pavlovi'i etkileyen bir ey olmad. Yalnzca akamlar


kitap okuyan Saaya baktnda, iinde ona kar bir acma duygusu
kabaryordu. Zahar Pavlovi Saaya yle demek isterdi: Yorna kendini
kitapla, orada ciddi bir ey yazyor olsayd insanlar oktan birbirleriyle
kucaklam olurlard. Ne var ki Zahar Pavlovi hibir ey sylemiyordu, oysa
iinde durmadan sevin gibi basit bir ey kprdanyor fakat zihni kendisini
ifade etmesine engel oluyordu. Dostluun tm szckleri ve hayatn anlamna
dair bilmeceleri ortadan kaldrd przsz gl kylarnda soyut, huzur verici
bir yaamn hasretini ekiyordu.

Zahar Pavlovi pheler iinde yolunu kaybediyordu; nr boyunca makineler


ve aletler gibi rasgele meraklar oyalamt onu. ancak imdi gelmiti akl
bana. Meme verirken bir ey fsldam olmalyd kulana annesi, tadn
ebediyen unuttuu st gibi hayati nem tayan bir ey. Fakat annesi hibir ey
fsldanamt. kendi bana da btn bir lemi anlayamazd ya. Bu yzden
Zahar Pavlovi boyun eerek yaamaya balamt, her eyin kkten
deieceini mit etmiyordu artk: Ne kadar ara yaparsa yapsn ne Proka
binebilirdi onlara, ne Saka, ne de kendisi. Lokomotifler ya yabanc insanlar
iin, ya askerler iin alr, onlar da zorla gtrlrler. Lokomotifin kendisi
ise keyfince davranamayan dilsiz, azsz bir yaratktr. Zahar Pavlovi imdi
sevdiinden ok acyordu lokomotife ve hatta

depoda ba baa kaldklarnda yle diyordu ona:

"Gidecek misin? Eh, git bakalm! aft millerini nasl da dikmisin, alak
yolcular ar olmal."

Sussa bile duyuyordu Zahar Pavlovi lokomotifi.

"Ocak zgaras aktyor, kmr kt," diyordu lokomotif zgn zgn.


"Yokular zor alyorum. Hatunlar da kocalarnn yanna cepheye gider oldular,
her birinde de er pud eken birer apalak ocuk. Posta vagonlarn desen
imdilerde ikier ikier takyorlar, eskiden

birdi... Asanlar ayrlk acs ekiyor, mektuplar yazyorlar."

"Yaa," diye dnceli dnceli syleiyordu Zahar Pavlovi ve insan


ayrlklarnn arln eken lokomotife nasl yardmc olabileceini
bilmiyordu. "Sen de fazla zorlama kuvvetini, aheste aheste ek."

"Olmaz," diye yantlyordu akll gcnn halimliiyle lokomotif. "Setin


zerinden ok kyler gryorum: Asanlar alyor oralarda - mektup
bekliyorlar, yaral yaknlann bekliyorlar. Salmastrama bak, sktlar iyice,
piston ubuumu stacam yolda."

Zahar Pavlovi gidip salmastrann cvatalann gevetiyordu. "Gerekten ok


skm alaklar, byle olur mu hi!"

"Ne kurcalyorsun sen orada?" diye soruyordu nbeti makinist brosundan


karak. "ok mu rica ettiler senden oralar kurcalaman? Sylesene, evet mi
hayr m?"

"Hayr," diyordu Zahar Pavlovi uysal uysal. "ok skmlar gibi geldi de
bana..."

Makinist kzmyordu.

"Dokunma, madem sana yle gelmi. Nasl skarsan sk yine de yolda


buharlanr bunlar."

Sonra lokomotif sessizce homurdanyordu Zahar Pavlovie: "Skmakla ilgisi


yok - ortadaki itici mil almyor, o yzden salmastralar buhar yapyor.
Kendim ister miydim hi bunu yapmay?"

"Grdm ben zaten," diye i geiriyordu Zahar Pavlovi. "Ama ben siliciyim,
kendin de biliyorsun, bana inanmazlar."

"Aynen yle!" diyerek kaln sesiyle zntsne ortak oluyordu


1f . *1 1 W mm 1 1

lokomotif ve serinleyen gcnn karanlna gmlyordu.

"Ben de yle diyorum ya!" diye onaylyordu Zahar Pavlovi.

Saa akam kurslanna baladnda Zahar Pavlovi iinden se-

vindi. mr boyunca kendi gcyle, kimsenin yardm olmadan yaam, kendi


duygularndan evvel bir yol gstereni olmamt, oysa kitaplar Saa'ya
bakasnn akln retiyordu.

"Ben eziyet ektim, Saa ise okuyor - hepsi bu!" diyordu Zahar Pavlovi,
olana imrenerek.

Saa biraz okuduktan sonra yazmaya koyuluyordu. Zahar Pavlo-viin kars


uyuyamyordu lambann ndan.

"Yazp duruyor," diyordu. "Ne yazyorsa?"

"Sen uyu," diye tlyordu Zahar Pavlovi. "Gzlerini derin]e rt de uyu!"

Kars gzlerini yumuyor ama gzkapaklarnn ardndan da gaz-yann boa


yandn grebiliyordu. Yanlmamt kadn - gerekten de boa yannt
Aleksandr Dvanov'un genliinde lamba, sonradan zaten pelerinden gitmedii
kitaplarn, ruhu huzursuz eden sayfalarn aydnlatarak. Ne kadar okusa ve
dnse iinde hep bo bir yer kalyordu, betimlenmemi ve anlatlmam bir
dnyann tedirgin bir rzgr gibi iinden getii o boluk. On yedi yandayken
Dvanov gsnn zerinde hl bir zrh tamyordu, ne tanr inanc ne de
baka bir dnsel avuntu; nnde uzanan isimsiz yaama yabanc bir ad
vermi deildi. Gelgelelim dnyann isimsiz kalmasn da istemiyordu; tek
bekledii, bilinli olarak uydurulmu lakaplar yerine ismini dnyann kendi
azndan duymakt.

Bir defasnda geceleyin, her zamanki efldirna dm oturuyordu. Inanla


rtlmemi yrei szlyor ve bir teselli arzuluyordu. Dvanov ban edi ve
vcudunun iinde, szleri seilemeyen uzak bir arknn uultusu gibi hayatn
her gn dolutuu, sonra fazlaca durmadan, oalmadan kverdii bir boluk
tasavvur etti.

Saa arkasndaki engin karanl a arpan gerek bir rzgrn soukluunu


duyar gibi oldu iinde; nnde, rzgrn doduu yerde ise effaf, hafif ve
devasa bir ey vard - kendi so]uuna ve kalp at na dntrmesi gereken
canl hava dalar. Bu nseziyle gs imdiden skm, vcudunun iindeki
boluk, gelecei zaptetmeye hazrlanarak daha da genilemiti.

"Bu benim ite!" dedi yksek sesle Aleksandr.

"Kimsin sen?" diye sordu uyumayan Zahar Pavlovi.

Saa, kefinin btn sevincini yok eden bu ani utanla tutuarak hemen sustu.
Yalnz oturduunu sanmt, oysa Zahar Pavlovi kendisini dinliyordu.

Zahar Pavlovi bunu fark etti ve sorusunu kendi kendisine verdii kaytsz bir
yantla ldrd:

"Kitap kurdusun sen, hepsi o... Yat uyu iyisi mi, ge oldu..." Zahar Pavlovi
esnedi ve barl bir tonla konutu tekrar: "Eziyet etme kendine, S a, zaten
zayfsn...

"Bu da merakndan suda boulacak," diye fsldad kendi kendine Zahar Pav
lovi yorgann altnda. "Bense yastmda boulacam. Ayn ey."

Gece sessizce srp gidiyor, istasyondaki vagon balayclarn ksrkleri


sofaya dein ulayordu. ubat bitiyordu, hendek srtlar

soyunmu.. geen yln otlar kmt meydana; Saa, dnyann yara-

dln izler gibi izliyordu onlar. l otlann ortaya kn merhametle


seyrediyor, kendi kendisinden esirgedii titiz bir dikkatle inceliyordu onlar.

Yabanc, uzak bir yaam neredeyse hararetle hissedebiliyor, oysa kendi


kendisini glkle tasavvur ediyordu. Kendisini sadece dnebiliyordu, oysa
baka eyleri kiisel yaamnn duyarllyla hissediyor ve bunun dier
insanlarda farkl olduunu gmyordu. Zahar Pavlovi bir defasnda Saayla
eitiymi gibi konutu. "Dn e serisi lokomotifinin kazan patlad," dedi
Zahar Pavlo-

V1 .

Saa'nn haberi vard.

"Al sana bilim," dedi Zahar Pavlovi fkeyle, hem buna hem de baka bir eye
kzmt. "Lokomotif daha yeni gelmiti fabrikadan, perinler havaya utu! ..
Kimsenin bir eyleri gerekten bildii yok... Canl, aklnn tersine gidiyor...'

Saa aklla beden arasndaki fark anlamyor, bu yzden de susuyordu. Zahar


Pavloviin szlerine baklrsa akl gvenilmez bir gt, makineler ise
insann yrek bilgisiyle icat edilmiti, akldan ba-g msz.

Arada bir istasyondan katarlarn uultusu ykseliyordu. aydanlklar


gmbrdyor, insanlar yabanc kabileler gibi tuhaf seslerle konuuyorlard.

"Gyorlar!" diyerek kulak veriyordu Zahar Pavlovi. "Ge

ge belalarna gecekler sonunda."

ihtiyarlktan ve hayatnn yanlglarndan hayal krklna urayan Zahar


Pavlovi devrime hi armamt.

"Devrim savatan kolaydr," diye aklyordu Saaya. "insanlar zor ie


kalkmazlar: Bu ite bir bit yenii var..."

Artk Zahar Pavlovi'i kandrmak olanakszd ve o yanlmamak adna devrimi


reddetti.

Btn ustalara, yine gya pek akll insanlarn iktidara geldiklerini sylyordu
- bundan bir hayr ummamak gerekirdi.

Ta ekim ayna kadar, ilk kez akll bir insan olnann tadn kararak dalga
geti Zahar Pavlovi. Ne var ki bir ekim gecesi ehirden gelen silah seslerini
duyunca btn geceyi avluda geirdi, eve yalnzca sigarasn yakmak iin
giriyordu. Btn gece kaplar arpt, karsn uyutmad.
"Rahat dur be .. kuduruk ifrit!" diyordu yalnzlk iinde dnp duran ihtiyar
kadn. "Kurtlu!.. Ne olacak imdi? Ne ekmek, ne giyecek! .. O ate eden elleri
nasl da kopmuyor? Anasz bym bunlar!"

Zahar Pavlovi avlunun ortasnda, ucu yanan sarna sigarasyla dikiliyor,


uzaktaki silah atlarna kafa sallyordu.

"Oldu mu sahiden de?" diye soruyordu kendi kendine Zahar Pav-

| | | |

lovi ve yeni bir sarma sigara yakmak iin ieri giriyordu.

"Yat, uursuz herif!" diye tlyordu kars.

"Saa, sen uyumuyorsun deil mi?" diyordu Zahar Pavlovi endieyle.


"Aptallar iktidara geliyor.. bakarsn hayat akllanr."

Sabahleyin Saa ve Zahar Pavlovi ehrin yolunu tuttular. Zahar Pavlovi,


derhal kayt olaca en ciddi partiyi bulmak istiyordu. Btn partiler bir devlet
binasnda yer alyordu, her biri de kendisinin en iyi olduunu dnmekteydi.
Zahar Pavlovi partileri kendi aklna gre inceliyordu; anlalmaz bir
program olmayan, her eyin szl, ak ve doru olduu bir partiydi arad.
Yeryz cennetinin kurulaca tarihi hibir yerde kesin olarak sylemediler
kendisine. Birileri, mutluluun girift bir rn olduundan bahsediyordu;
insann amac mutluluk deil, tarih kanunlarnn gerekletirilmesiydi. Bazlar
ise mutluluun aralksz, sonsuza dek srecek bir mcadele olduunu
sylyordu.

"Bak sen u ie!" diyordu Zahar Pavlovi, akll akll ararak.

"Maasz al demek o. Buna parti deil, smr derler. Gidelim bu yerden


Sa. Dinde bile Ortodoks bayram vard hi olmazsa..."

Bir sonraki partide insann fazlasyla muhteem ve agzl bir varlk


olduunu.. mutlulua doyacan dnmenin dahi tuhaf kaacan, zira bunun
dnyann sonu olacan sylediler.

"Bize gereken de o ya!" dedi Zahar Pavlovi


Koridorun son kapsnn ardnda en uzun isme sahip olan en son parti
bulunmaktayd. Orada yalnzca ask ehreli bir adam oturuyordu, btn
dierleri ynetmeye kmlard.

"Ne var?" diye sordu Zahar Pavlovi'e.

'kimiz kaydolmak istiyoruz. Yakn mdr btn bunlann sonu?"

"Sosyalizm mi yani?" dedi adam, anlamamt. "Bir yl sonra. Bugn yalnzca


kurumlan igal ediyoruz."

"Yaz o zaman bizi," dedi Zahar Pavlovi sevinerek.

Adam onlara birer tomar kk kitapk ve yans yazlarla dolu birer kt


verdi.

"Program, tzk, karar, anket," dedi. "Doldurun ve her biriniz ikier kefil
gsterin."

Zahar Pavlovi aldatlaca nsezisiyle buz kesti.

"Szl olmaz m?"

"Hayr. Aklmdan kaydedemem, parti ise sizi unutur."

"Ara sra urayarak yapanz."

"imknsz: Kartlannz neye gre yazacam? Ankete gre, aikr, kurul sizi
onaylarsa tabii."

Zahar Pavlovi adamn ak, net, adil ve karsndakine hi gvenmeden


konutuunu fark etti: En akll iktidar olacakt bu galiba, bir yl sonra ya btn
dnyay kesin olarak yeniden kuracak ya da yle bir toz kaldracakt ki
ocuklarn bile yrei dayanmayacakt.

"Sen kaydol Sa, deneme iin," dedi Zahar Pavlovi. "Ben bir yl bekleyeyim."

"Deneme iin kaydetmiyoruz," diyerek reddetti adam. "Ya ebediyen ve


btnyle bizimsiniz ya da baka kaplan aln."

"Tamam, gerekten yazlsn o zaman," diyerek kabul etti Zahar Pavlovi.

"O zaman i deiir," dedi adam itiraz etmeksizin.

Saa anketi doldurmak zere oturdu. Zahar Pavlovi partili adam devrim
konusunda sorguya ekmeye koyuldu. Beriki, daha ciddi bir eyle meguld,
iinin arasndan yant veriyordu.

"Merini fabrikasnn iileri dn grev ilan ettiler, klalarda isyan kt.


Anladn m? Moskova'da da iktidar iki haftadr iilerin ve en yoksul
kyllerin elinde."

"Hadi canm?" .

Telefon, partili adamn konumasn bld. "Hayr, yapamam," dedi adam


ahizeye. "Buraya kitle temsilcileri geliyor, birinin de bilgi lendirneyle
uramas gerek!"

"Ne hadisi?" dedi neden sonra anmsayarak. "Parti, hareketi resmiletirmek


iin temsilcilerini gnderdi oraya, geceleyin de hemen ehrin yaamsal
merkezlerini ele geirdik ."

Zahar Pavlovi hibir ey anlamyordu.

"yi de yahu, askerlerle iiler isyan kann, size ne oluyor? Kendi gleriyle
devam etselerdi ite!"

Zahar Pavlovi sinirleniyordu.

"Amma yaptn, ii yolda," dedi parti yesi sakin sakin, "byle dnecek
olsak.. bugn burjuvazi elinde tfek ayakta olurdu, Sovyet iktidar da olmazd."

"Moskovada yoksul kyller yok ki," dedi Zahar Pavlovi kukuyla. '

Ask ehreli partili adam daha da att kalarn: Kitlelerin byk cehaletini ve
partinin gelecekte bu cehaletle ne kadar ok uramas gerekeceini getirmiti
gznn nne. Daha iin banda yorulduunu hissetti ve Zahar Pavlovii
yantlamad. Ama Zahar Pavlovi onu dolaysz sorularla bezdirmeyi
srdryordu. ehirde imdi kimin bamdr olduunu, iilerin iyi yaayp
yaamadklarn nerak ediyordu.

Ask ehreli adam canland hemen; bylesi sert, dolaysz bir sorgu
neelendirmiti onu. Bir yere telefon at. Zahar Pavlovi unuttuu bir merakla
bakt telefona. "Bu eyi dikkatimden karmm," diye dnd kendi
aletlerini anmsayarak. "Bundan mrmce yapmadm hi."

"Perekorov yolda ver bana," dedi partili adam telin iine doru. "Perekorov
mu? yle bir durum var. Bir an nce gazeteyle bilgilen-dinneye balamak
gerekiyor. yle bolca popler kitap karlsa hi fena olmaz... Dinliyorum.
Sen de kimsin? Kzl Ordulu mu? Hadi hadi, kapa telefonu - senin bir eyden
anladn yoktur..."

Zahar Pavlovi yine kzd:

"Ben yreim szlad iin sordum bunlar sana, sense beni gazeteyle
avutuyorsun... Hayr arkada, her iktidar bir arlktr, ayn syn-kletos2 ve
monari, ok eyler dndm ben..."

"Ya ne gerekiyor peki?" dedi kafas karan muhatab.

"Mlkiyeti aalamak," diye yantlad Zahar Pavlovi. nsanlar da babo


brakmak. Daha iyi olur yle, tanr biliyor ya, gerek bu!"

" yi de bu dediin anari!"

"Ne anarisi yahu - bireysel hayat sadece!"

Partili adam, karmakark ve uykulu ban sallad:

"Bu konuan, iindeki kk mlkiyeti senin. Yann yl gesin, prensip


itibariyle yanldn kendin greceksin."

"Bekleyeceiz," dedi Zahar Pavlovi. "Baaramazsanz size ek zaman tanrz."

Saa anketi tamamlad.


"Oldu mu gerekten de?" diyordu dn yolunda Zahar Pavlovi. "Doru bir i
mi bu sahi? yle grnyor."

Yallnda fkeli biri olmutu Zahar Pavlovi. Revolverin doru elde


olmasn nemsemeye balamt imdi; Bolevikleri kontrol edilebilecei bir
kaliper tasarlyordu kafasnda. Hayat boyunca kaybettiklerini ancak son bir
ylda anlamt. Her eyi yitirmiti ve uzun yllar boyu almasnn sonucunda
tepesindeki dank gkyzn deitirememiti hi; elzem, l l bir gcn
bo yere rpnd bedeninin tkeniini aklayacak hibir kazanm yoktu. En
nemli eye sahip olamadan hayattan ebediyen ayn dme noktasna kendisi
getirmiti kendisini. Ve ite imdi itlere, aalara, elli yldr hibir sevin ve
yardm sunamad, veda etmesi gereken btn yabanc insanlara zlerek
bakyordu.

"Sa," dedi Zahar Pavlovi, "sen kszsn, hayat bedavaya geldi

sana. Acma ona, esas hayat yaa sen."

Uvey babasnn gizli acsna sayg duyan Aleksandr susuyordu.

"Fedka Bespalovu anmsyor musun?" diye srdrd szn Za-har Pavlovi.


"yle bir tesviyecimiz vard - ld imdi. Bir ey lmeye gnderirlerdi onu
baz, gider parmaklaryla lerdi, kollarn ayrp gelirdi geri. Gelene kadar
bir arn bir sajen olur kard. 'Ne yaptn sen ha, kanckolu? diyerek
azarlarlard onu. Aman ok da umurumdayd ya... Bunun iin kovmazlar
naslsa, derdi."

Aleksandr vey babasnn ne demek istediini ancak ertesi gn anlad.

"Bunlar her ne kadar Bolevik de olsa, idealleri uruna kendilerini feda da


etse," diyordu Zahar Pavlovi nasihat yollu, "senin gzn drt anan gerek.
Unutma - baban bouldu senin, annenin kim olduu zaten belli deil,
milyonlarca insan ruhsuz yaayp gidiyor... Byk bir dava bu... Bolevik
dediin bo bir kalbe sahip olmal ki, iine her eyi sdrabilsin..."

Zahar Pavlovi kendi szleriyle tutuuyor ve giderek hrslanyordu.


"Yoksa... Yoksa ne olur biliyor musun? Ocan iine dersin, rzgrda duman
olursun! Cruf olursun, cruf ise frn kancasyla yamatan aa atlr!
Anladn m beni, anlamadn m yoksa?.."

Derken Zahar Pavlovi cokudan ilenmeye geti ve sigarasn yakmak iin


heyecanla mutfaa gitti. Sonra dnd ve vey oluna ekingence sarld.

"Sa, sakn ha bana gcenmeyesin! Ben de kszn biriyim, szlanacak


kimsemiz yok seninle bizim. "

Aleksandr gcenmiyordu. Zahar Pavloviin yrek a ln hissediyor ama


devrimin de dnyann sonu olduuna inanyordu. Gelecek dnyada Zahar
Pavloviin endiesi annda yok olacak, balk babas ise urunda gnll
olarak boulduu eye kavuacakt. Kendi net duygularnda Aleksandr o yeni
leme oktan sahipti, ama yalnzca yaplabilirdi o lem, anlatlamazd.

Alt ay sonra Aleksandr yeni alan demiryolu kursuna, sonra teknik okula
girdi.

Akamlan Zahar Pavlovie yksek sesle teknik ders kitaplarn okuyor, beriki
ise bilimin anlalmaz seslerinin ve Saasnm onlar anlyor oluunun keyfini
karyordu.

Ne var ki ksa sre sonra Aleksandr'n renimi kesintiye urad, hem de uzun
sreliine. Parti onu i sava cephesine gnderiyordu,

bozkr ehri Novohopyorsk'a.

Zahar Pavlovi Saa ile garda btn gn oturdu, istasyondan geecek katar
bekledi, heyecanlanmamak iin libre mahorka3 iti. Ak dnda her eyi
konumulard. Zahar Pavlovi utanga bir sesle ihtiyatl szler syledi ak
zerine:

"Sa.. sen artk yetikin bir ocuksun... Kendin de biliyorsun her eyi... En
nemlisi bu ii mahsus yapmamak... ok aldatc bir meseledir bu: Ortada fol
yok yumurta yoktur ama bir ey bir yere eker seni, bir ey istersin... Her
insann aasnda koca bir emperyalizm vardr..." '

Aleksandr vcudundaki emperyalizmi hissedemiyordu. Bunu zel ve acayip bir


ey gibi tasavvur etti.

Tren geldiinde Aleksandr vagona girdi, Zahar Pavlovi plat-fomdan yle


seslendi ona:

"Bana mektup yazver bir ara, yaadn, salnn iyi olduunu yaz... hepsi
o..."

"Fazlasn da yazarm," diye yantlad Saa, Zahar Pavloviin nasl da yal


ve ksz bir insan olduunu ancak fark ediyordu.

Gar an be defa alnt bile, hepsinde de er kere, katar ise bir trl
kalkamyordu. Yabanc insanlar Saay vagonun kapsndan ieri itelediler,
bir daha da grnmedi danda.

Zahar Pavlovi bitkin dt ve evine gitti. Eve varmas uzun srd, yol
boyunca sigarasn yakmay unuttu ve bu kk tatszlktan tr eziyet ekti.
Evde Saa'nn devaml oturduu kedeki masann bana oturdu ve heceleye
heceleye cebir okumaya koyuldu, hibir ey anlamyor ama yava yava teselli
buluyordu.

NOVOHOPYORSK EHR Aleksandr Dvanov yetiene kadar Ka

zaklar tarafndan zaptedilmi fakat Nehvorayko adl retmenin mfrezesi


onlar ehirden sepetlemeyi baannt. Novohopyorsk'un evresi hep kuruydu
da nehrin civannda bir yer bataklkt; Kazaklar buradan naslsa geilmez
diyerek uyanld elden brakmlard. Oysaki Nehvorayko retmen
boulmasnlar diye atlarnn ayaklarna hasr pabu geirerek ssz bir gece
vakti ehri ele geirmiti, Kazaklar ise bataklk vadiye pskrtlm, atlar
yalnayak olduundan uzun sre orada kalmlard.
Dvanov Devrim Komitesine urad ve insanlarla konutu. Berikiler Kzl
Ordululara amar dikmek iin amerikan bezi bulunmayndan ikyet ettiler
biraz, milletin kafas bit kaynyordu ama ta stnde ta brakmayana kadar
dvmeye karar vermilerdi.

Depo makinisti, Devrim Komitesi bakan, Dvanova yle dedi:

"Devrim risk demektir: Baaramazsak topran altn stne getirir, kil


brakrz - baka kanck evlatlar beslensin dursun onunla, madem iinin ans
yaver gitmiyor!"

Dvanova mhim bir i vernediler, "Kal bizimle burada, hepimiz iin iyi olur,"
dediler sade.. "sonra bakarz en ok neye cann sk lacak.

Dvanovun yatlar pazar meydanndaki kulpte otunnu harl harl devrim


eserleri okuyorlard. Okurlarn etrafnda kzl dvizler aslyd, pencerelerden
ise tarlalarn tehlikeli boluu grlmekteydi. Okurlar ve dvizler
korunmaszd, bozkrn ortasndan gelen bir kurun doruca gen bir
komnistin kitaba eilmi bana isabet edebilirdi.

Dvanov bozkrn sava devrimine almaya alrken, tam da bural


yoldalarn sevmeye balamken, dnme emrinin yazl olduu bir mektup
geldi vilayetten. Aleksandr ehirden suskun ve yryerek kt. Gar drt yz
verst tedeydi fakat vilayete nasl varacan bilmiyordu Dvanov: Kazaklarn
hatt ele geirdikleri syleniyordu. Gardan kan orkestra tarladan geerken
kederli bir nzik alyordu. varlkl kasaballar tarafndan devasa Peskah
Kynde mfrezesiyle birlikte imha edilen Nehvorayko'nun souyan
bedeniydi bu getirilen. Nehvoraykoya acd Dvanov nk baucunda annesi
ile babas deil. srf mzik alamaktayd, insanlar ise arkasndan duygusuz
yzlerle, devrimin gndelik yaants iinde kendi kanlmaz lmlerine
hazrlkl, yryorlard.

ehir, Dvanovun ve dnp baknan gzlerinin ardnda kendi vadisine


kyordu; Aleksandr ise, kendisi yokken adeta daha da korunmasz kalan o
Novohopyorska acr olmutu.

Gara varan Dvanov ot brm, unutulmu boluun tedirginlii-


ni duyumsad. Her insan gibi onu da ekmekteydi uzak topraklar, san-

1 # 1 1 1 | i4 | w

ki btn uzak ve grnmez nesneler kendisini zlyor ve aryordu.

On ya da daha fazla isimsiz insan yerde oturmu, kendilerini daha iyi bir yere
gtrecek bir trenin gelmesini mit ediyorlard. Devrimin eziyetlerine
szlanmadan katlanyor, bozkr Rusyasnda ekmek ve kurtulu aray iinde
sabrla dolanyorlard. Dvanov dan kt, beinci yolda bir ordu treni grd
ve ona doru yrd. Tren, araba ve top tayan sekiz adet st ak yk
vagonu ile iki yolcu vagonundan olumaktayd. Arkasna iki st ak vagon
daha taklmt, kmr ykl.

Mfreze komutan dokmanlarn inceleyip yolcu vagonuna ald Dvanovu.

"Yalnz biz Razgulyayevski denen ara istasyona kadar gidiyoruz, yolda!" diye
bildirdi komutan. "Oradan sonra tren gerekmeyecek bize: Mevzie kyoruz."

Dvanov Razgulyayevoya kadar gitmeyi kabul etti, bylece evine yaklam


olacakt.

Kzl Ordulu topularn neredeyse hepsi uyuyordu. Balaovo aalarnda iki


hafta boyunca arpm ve feci yorulmulard. Uykusunu alm iki kii pencere
kenarnda sava skntsndan kurtulmak iin ark mrldanarak oturuyordu.
Komutan yatt yerde Zarafet Dkn Mnzevinin Tik Tarafndan
Yaymlanan Maceralarm* okumaktayd, siyasi komiser ise telgratbaneye
taklp kalmt. Bu vagon, uzun yollarda canlan sklan ve yalnzlktan
bunalnca, cepheden memlekete yollanan mektuplarda her daim kullanlan o
mrekkepli kalemlerle duvar ve sralar karalayan nice Kzl Orduluyu tam
olmalyd. Dvanov, bu yazlar samimi bir kederle okuyordu; evindeyken de

yeni takvimi senenin banda okuyup bitirirdi byle.

"midimiz denizin dibine demir atmtr," diye yazmt mehul bir ordulu
gezgin ve dncelerinin meknn ilitirivenniti: "Can-
koy, 18 Eyll 1918."

Hava karard ve tren kalk ddn almadan hareket etti. Dva- .

nov scak vagonda szverdi, uyandnda ierisi karanlkt. Fren tu-taklannn


gcrts ve aralksz bir baka ses olmutu onu uyandran. Pencerede anlk bir
k parlad ve bir mermi alack stt havay. Yaknlarda bir yerde patlayp
anz ve sakin gece tarlasn l l aydnlatt. Dvanov ayld ve ayaa kalkt.

Tren rkeke kesti hareketini. Komiser dar kt, Dvanov da onunla birlikte.
Belli ki Kazaklar hatt atee tutuyordu, bataryalar yaknlarda bir yerde
parldyor ama mermileri hedefin gerisine dyordu devaml.

Serin ve kederliydi gece, iki kii uzun uzun lokomotife doru yrd. Aracn
kazan azck grlt karyor, manometren in zerinde kandil gibi kk bir
k yanyordu.

"Niye durdunuz?" diye sordu komiser.

"Yoldan korkuyorum, yolda komiser, ate ediyorlar, bizse ksz gidiyoruz -


bir kaza aacaz bamza!" diye yantlad makinist yukardan ksk sesle.

"Sama: Baksana uzaa skyorlar!" dedi koniser. "Sesini karmadan bir an


nce ka sen!"

' "Peki!" diye kabul etti makinist. "Ama sadece bir yardmcn var... Ba
edemez, ocaa bir asker verin!"

Dvanov anlad ve yardm etmek iin lokomotife bindi. Lokomotifin nnde bir
arapnel patlad ve btn katar aydnlatt. Rengi atan makinist reglatr
kolunu oynatt ve Dvanov ile yardmcsna seslendi:

"Buhar koru!"

Aleksandr canla bala ocaa odun sokuturmaya koyuldu. Loko-

notif tkr tkr sesler kararak hzland. Ol karanlk seri ln iti nlerinde ve
belki de iinde sklm raylar saklyordu. Kavislerde tren yle bir
savruluyordu ki raydan kacaklarn sanyordu Dvanov. Tren ska ve gl
bir ekilde buhar karyor, lokomotifin koan bedeninin srtnmesiyle oluan
hava cereyannn uultulu sesi iitiliyordu. Lokomotifin altnda arada bir kk
kprler gmbrdyor, yukarda ise ak ocaktan kaan atei yanstan bulutlar
esrarengiz bir kla parlayveriyordu. Dvanov abuk terlemiti, hem Kazak
bataryas geride kaldna gre makinistin treni ne diye byle koturduuna
ayordu. Ne var ki korkuya kaplan makinist, ocan beslenmesine bizzat
yardm ederek buhar talep ediyordu dunadan ve reglatr bir kez olsun en
u noktadan ayrnamt.

Aleksandr lokomotiften dar bakt. Bozkra oktandr, yalnzca trenin


gidiiyle bozulan sessizlik hkimdi. ileride sisli klar krpyordu: Galiba
bir istasyon vard orada.

. "Ne diye byle koturuyor? diye sordu Dvanov yardmcya makinisti


kastederek.

"Bilmiyorum," diye yantlad beriki, somurtkan.

"yi de, bu gidile kazay kendimiz yapacaz! dedi Dvanov, kendisi de ne


yapnas gerektiini biJemeyerek.

Lokomotif gerilimden titriyor, kendisini boan gcnden ve t-ketemedii


hzndan kurtulmak iin raydan kmann frsatn kollayarak btn gvdesini
sallyordu. Bazen Dvanov, lokomotifin oktan raydan ktn, ardndaki
vagonlann yetiemediini, kendisinin ise yumuak topran sessiz tozu iinde
can verdiini sanyor, o zaman yreini korkudan saknmak iin gsne
dokunuyordu.

Tren bir istasyonun makas ve kavaklanndan sarslarak geerken Dvanov


tekerlerin makas gbeklerinde ate pskrttn gryordu.

Sonra lokomotif tekrar, nndeki yolun karanlk kuytuluuna ve son srat giden
trenin fkesine gmlyordu. Kavisler lokomotif ekibinin ayan yerden
kesiyor, hza uyum salayamayan arka vagonlar raylarn bitime yerlerinde
tekerleri inleyerek snyordu.
Yardmc iten bkm olacak, makiniste seslendi:

"Ivan Pal! karino'ya bir ey kalmad, duralm da su alalm!"

Makinist duydu ama yant vermedi. Dvanov, onun yorgunluktan dnmeyi


unuttuunu tahmin etti ve dikkatlice su vagonunun alt vanasn at. Bylece
kalan suyu aktp makinisti gereksiz kouyu kesmeye mecbur edecekti. Fakat
beriki reglatr kendiliinden kapatt ve pencereden uzaklat. Yz sakindi,
ttn almaya uzand. Dvanov da sakinleti ve su vagonunun vanasn kapad.
Makinist glmsedi ve yle dedi:

"Neden yaptn bunu? Beyazlarn zrhl treni Maryinski istasyonundan beridir


peimizde, uzaklamaya alyordum!"

Dvanov anlamamt:

"imdi nereye gitti ya? Bataryay geince neden hz kesmediniz peki, daha
Maryinski Istasyonu'na varmadan?.."

"Zrhl geride kald, artk yavalayabiliriz," diye yantlad makinist.


"Odunlarn stne k, arkaya bak!"

Aleksandr odun tepesinin zerine kt. Hl pek sratli gidiyorlard, rzgr


Dvanov'un bedenini tyordu. Arkas zifiri karanlkt, pelerinden aceleyle
gelen vagonlar gcrdyordu yalnzca.

"Maryino'ya varana kadar neydi peki aceleniz?" diye azn yoklad yine
Dvanov makinistin.

"Batarya bizi seememiti, hedef deitirebilirdi, uzaklamak gerekiyordu!


" diye aklad makinist, ama Dvanov onun korktuunu

1 1 9 9 dnd.

karino'da tren durdu. Komiser geldi ve makinistin anlattklarna hayret etti.


karino botu.. lokomotife musluktan son su yavaa akyordu. Oral bir adam
yanlarna geldi ve gece rzgrna kar bouk bir sesle Povorino'da Kazak
devriyelerinin gezindiini, katarn geemeyeceini bildirdi.

"Biz Razgulyay'a kadar gideceiz!" diye yantlad komiser.

'yi yleyse..." dedi adam ve karanlk istasyon binasna girdi.

Aleksandr da pei sra yapya girdi. Bekleme salonu bo ve skcyd. Terk


edilmilik, unutulmuluk ve fazla uzam bir kasvet karlad onu i savan bu
tehlikeli evinde. Komiserle konuan o yabanc yalnz adam, kedeki salam
kalmay baarm sraya uzand ve iki- para kyafetiyle rtnmeye koyuldu.
Kim olduuna ve buraya neden dtne dair gl, samimi bir merak duydu
Aleksandr. Ka kere rastlam t kendi yalnzlk yasalarna gre yaayan byle
yabanc, mehul insanlara., ama bir kere olsun yanlarna gidip bir ey sormay
ya da onlara katlp birlikte hayatn arkndan dmeyi ekmemiti can - ne
evvelce olmutu byle bir ey., ne de sonrasnda olacakt. Belki de o zaman
karino istasyonundaki o adana yaklap yanna uzansayd, sabahleyin de
kp bozkr havas iinde yitseydi daha iyi olurdu Dvanov iin.

"Makinist korkan teki, zrhl tren filan yoktu arkamzda!" dedi Dvanov
sonradan komisere.

"Can cehenneme - bir ekilde gtrr!" diye sakin ve yorgun yantlad onu
komiser, sonra da arkasn dnp vagonun yolunu tuttu; yrrken kendi kendine
kederle syleniyordu: "Ah., Dunya., Dunyam benim, ocuklarm nasl
doyuruyorsun acaba?.."

Aleksandr da vagona bindi, insanlarn aclarna henz anlam veremiyordu:


Birisi bo garda yatyor, dieri karsn zlyordu.

Vagona binen Dvanov yatt, gelgelelim afak skmeden nce bir tehlikenin
serinliini duyumsayarak uyand.

Tren slak bozkrda duruyordu, Kzl Ordulular horluyor, uykularnda


vcutlarn kayorlard - kart deriyi trmalayan tmaklann keyifli gcrts
iitiliyordu. Komiser de uyuyordu, yzn burutunu-tu; herhalde uykudan
nce, terk ettii ailesini anp dertlenmi, sonra da yznde acyla ylece
uyuyakalmt. Dinmek bilmez rzgr olgun otlar bkyordu souyan bozkrda,
ham toprak ise dnk yamurda cvk amura dnmt. Komutan da
komiserin karsna yatn uyuyordu; Rafael'in anlatld yerde ak kalmt
kitab. Dvanov sayfaya bakt: Rafael'in, Akdeniz'in scak kylannda dnyaya
gelen ilk mutlu insanlann yaayan tanns olduu yazyordu orada. O zaman
gznde canlandramyordu Dvanov: Rzgr esiyordu herhalde orada da ve
kyller scakta topra sryor, kk ocuklarn anneleri lyordu.

Komiser gzlerini at:

"Ne o, durduk mu yoksa?"

"Durduk!"

"Lanet olsun! Gnde yz verst yol gidiyoruz!" dedi komiser fkeyle ve Dvanov
yine onunla birlikte lokomotife yneldi.

Lokomotif terk edilmi vaziyette duruyordu, ortalkta ne makinist vard ne de


yardmcs. ileride -be sajen tede- beceriksizce sklm raylar
gzkyordu.

Komiser ciddileti:

"Kendileri mi gitti, ldrldler mi? eytann kendisi gelse anlayamaz! Nasl


gideceiz biz imdi?"

"Elbette kendileri gittiler!" dedi Aleksandr. .

Lokomotif kzgnd daha, Dvanov kendisi, acele etmeden gtrmeye karar


verdi katar. Komiser kabul etti, Dvanovun yardmna iki

Kzl Ordulu verdi, dierlerine ise yolu dzeltmelerini buyurdu.

*_

U saat sonra katar yola koyulmutu. Dvanov her eyi -oca, suyu, yolu-
kendisi denetliyordu, bir tr heyecan iindeydi. Koca tren uslu uslu
gitmekteydi, Dvanov da fazla koturmuyordu onu. Yava yava yreklendi ve
hzland ama yine de meyil ve kavislerde sert bir ekilde fren yapyordu.
Yardm eden Kzl Ordululara ii anlatmt, buhar gereken basn seviyesinde
tutmada olduka iyiydiler.

Zavaliny adnda insansz bir ara istasyon kt karlarna; ayak-yolunun


nnde bir ihtiyar oturmu, baklarn kaldrp trene bakmadan ekmeini
yiyordu. Dvanov makaslara dikkat ederek yavaa geti istasyondan ve hzla
ileri atld. Sislerin arasndan gne kyor, soumu nemli topra styordu
yavaa. Tek tk kular bo topran zerinde havalanyor ve derhal
yiyeceklerinin bana geri konuyorlard: dklen, zayi olan tahllarn bana.

Uzayp giden dz bir meyil balad. Dvanov buhar kapad ve hzn artrarak
ilerledi.

Dz yolun ta ilerisi grlyordu, meylin bozkr ukurluunda yokua


dnt yere kadar. Dvanov rahatlad ve yardmclarnn almasna gz
atmak, biraz da konumak iin koltuundan indi. Be dakika sonra pencereye
dnd ve dar bakt. Uzakta bir semafor grlyordu, oras Razgulyay
olmalyd ite; semaforun ardndan ykselen lokomotif buhann seti ama
armad: Razgulyay Sovyetlerin elindeydi; daha Novohopyorsk'tayken
biliyorlard bunu. Razgulyay' da bir karargh vard ve byk kavak istasyonu
Liski ile dzenli irtibat salanyordu.

Razgulyay'daki lokomotifin buhar buluta dnt ve Dvanov bacas ile n


ksmn grd lokomotifin. "Liski'den gelmitir herhalde, diye dnd; fakat
lokomotif semafora doru ilerliyordu, Novohop-yorsk katarnn zerine.
"imdi durur, makasa giriyor," diye dnerek takip etti Dvanov kar
lokomotifi. Ne var ki bacadan hzl hzl kan buhar trenin altn belli
ediyordu: Lokomotif sratle gelmekteydi kardan. Dvanov pencereden sarkt
ve gzn drt ap takibe koyuldu. Lokomotif semaforu gemiti; ar bir yk
yahut ordu katarn tek hatl yoldan Dvanov'un alnna alnna srklemekteydi.
Dvanov artk yoku aa iniyordu, teki lokomotifde yle; tam bozkr
ukurluunda karlaacaklard, yol kesitinin krld yerde. Aleksandr berbat
bir durumda olduunu anlad ve ift siren kolunu ekti; Kzl Ordulular
kardan gelen treni fark ettiler, korkudan telalanmaya baladlar.

"Yavalayacam imdi, atlayn siz!" dedi onlara Dvanov: N aslsa artk bir
faydalar olamazd. Westinghouse freni almyordu,
Aleksandr bunu nceki gn renmiti, eski makinist gitmeden nce. Tek are
geri geri gitmekti - buharn ynn deitirnek. Kardaki tren de
Novohopyorsk katannn ayrdna varm, tehlike dd alyordu aralksz.
Dvanov, tehlike alarm susmasn diye ddn halkasn bir supaba takt ve
ters yn manonunu evinneye koyuldu.

Elleri soumutu, gergin helisel dili arka glkle sz geirdi. Ardndan


btn buhan serbest brakt ve snen bir bitkinlikle kazana yasland; Kzl
Ordulularn lokomotiften atladklann gnnemiti ama yokluklanna sevindi.

Katar yavaa geriye doru kayd; bacasndan su pskrten lokomotif geri geri
gitmeye balad.

Dvanov lokomotiften inmek istiyordu ama ters yn buharn serte aarken


silindir kapaklarn kopardn anmsad. Silindirlerden buhar kyordu,
salmastralar delinmi ama kapaklar salam kalmt. Kar tren ok sratli
yaklayordu: Fren tutakJannn tekerlerin altnda srtnmesinden lacivert
duman yaylyordu, ne var ki tren fazlasyla ard ve lokomotif tek bana
bastramazd hzn. Makinist sert ve aceleci bir ekilde l ddk alarak
ekibinden el frenlerini ekmelerini istiyordu. Dvanov anlyor ve olup bitenleri
dardan biri gibi izliyordu. O anda yava dnmesi iine yarad;
lokomotiften inmeye korkmutu nk siyasi komiser kendisini vururdu ya da
sonradan partiden karlabilirdi. Dahas, Zahar Pavlovi de kendi babas da
evke gelmi koca bir lokomotifi asla makinistsiz lme gndermezlerdi, bu da
aklndayd Aleksandr'n.

Dvanov darbeye dayanabilmek iin pencere nndeki kntya

tutundu ve son kez hasnna bir gz att. teki trendeki insanlar geliigzel
dklyordu, sakatlanarak ve canlarn kurtarmann derdinde; lokomotiften de
biri atlayverdi: makinist ya da yardmcs. Dvanov ardna, kendi trenine bakt:
Grnrde kimseler yoktu, herkes uyuyor olmalyd.

Aleksandr gzlerini yumdu, arpmann gmbrtsnden korkuyordu. Sonra


bir anda, atlamak iin can gelen ayaklaryla kabinden frlad ve ini
merdiveninin trabzanna tutundu; ancak o anda bilincinden bir hayr geldi:
Kazan darbe srasnda muhakkak patlayacak ve kendisi de bir makine dman
gibi parampara olacakt. Hayatn bekleyen ve bir saniye sonra onsuz ksz
kalacak salam, berk toprak ayaklarnn hemen dibinde koturmaktayd. Toprak
eriilmezdi ve canl gibi uzaklayordu; Dvanov ocukluundan bir grnt ve
bir duygu anmsad: Annesi pazara gidiyor, kendisi ise henz alamad titrek
bacaklar zerinde peinden koturuyor, annesinin dn-memecesine gittiine
inanyor ve gzyalarn alyordu.

Karanln scak sessizlii Dvanovun grn engelledi.

"zin ver bir ey daha syleyeyim!.." dedi Dvanov ve kendisini kuatan


skkln iinde kayboldu.

Kendine geldiinde uzakta ve yalnzd; yal kuru otlar boynunu gdklyordu,


tabiat ise ok grltl geldi ona. Her iki lokomotif de sirenlerini ve emniyet
valflarn inletmekteydi: Sarsntdan yaylar gitmiti. Dvanovun lokomotifi
raylarn zerinde dzgnce duruyordu, sadece iskeleti anlk gerilini ve
snmadan tr morararak bklmt. Razgulyay lokomotifi ise raydan
km, tekerleri balasta saplanmt. Novohopyorsk treninin n vagonunun
iine iki vagon girnli-ti duvarlarn yararak. Razgulyay katarnn iki vagonu
skp otlarn zerine frlamt, tekerleri ise su tanknn zerinde duruyordu.

Komiser, Dvanova yaklat:

" Hayatta msn?"

"Sorun yok. Neden oldu bu peki?"

"eytan bilir! Onlarn makinisti frenlerim tutmad diyor, Razgul-yay'da


duramam! Tutukladk o serseriyi! Senin gzn neredeydi peki?"

Dvanov korktu:

Geri geri gittim ben - komisyon topla istersen, kunanda durumunu


incelesinler..."

"Ne komisyonu be! Bizden ve onlardan krk kiiyi yere serdiniz -


bu kayplarla beyazlarn koca bir ehri ele geirilirdi! Yaknlarda da Kazaklar
srtyormu deniyor... Mahvolduk! .."

Az sonra Razgulyaydan ii ve alet edevat tayan bir yardmc tren geldi.


Dvanov'u unuttu herkes, o da Liski'nin yolunu tuttu yryerek.

Ne var ki yolunun zerinde bir insan devrilmi yatyordu. Oyle sratle


imekteydi ki, byyen bedeninin hareketi izlenebiliyordu; yz ise, adam
karanla gmlyormu gibi usul usul koyulamaktayd - o kadar ki Dvanov
gn n kontrol etti, bir insan bu ekilde kararabildiine gre n hl
yrrlkte olup olmadn grmek iin.

Az sonra adam yle bymt ki Dvanov korkmaya balad: Patlayp hayat


svsn pskrtebilirdi. Dvanov uzaklat yanndan; fakat o esnada adam
snmeye ve aydnlanmaya balad - oktan lm olmalyd, yalnzca l
maddeler kprdanyordu iinde.

Bir Kzl Ordulu da melmi, kannn dk kalite koyu renk arap gibi akt
kasna bakyordu; Kzl Ordulunun yz sararyordu, ayaa kalkmak iin
eline dayanyor ve aksak szcklerle kanna sesleniyordu:

"Dursana, kpek, gsz deceim!"

Ne var ki kan tadn duyuracak denli youndu, nce kara kara akmaya balad,
sonra hepten kesildi; Kzl Ordulu srtst devrildi ve sessizce, yant
beklemeyen bir samimiyetle konutu:

"Of, nasl sklyor canm... Yanmda da kimseler yok!"

Dvanov Kzl Ordulunun yanna geldi, heriki ak bir bilinle ricada bulundu:

"Gzm kapasana!" Kuruyan gzleri krpmadan, gzkapakla-r hi mi hi


titremeden bakyordu.

"Niye ki?" diye sordu Aleksandr ve utancndan telaland.

"Acyor..." diye aklad Kzl Ordulu ve gzlerini kapamak iin dilerini skt.

Fakat gzler kapanmyor, bulank bir minerale dnerek solup aaryordu.


Olen gzlerinden bulutlu gn yansmas geti apai-kr; tabiat, yolunu kesen
hayattan kurtulmu gibi adamn iine dnyordu adeta ve bu eziyet bitsin diye
lp uyum salad ona Kzl Ordulu.

Razgulyay Istasyonu'nun evresinden doland Dvanov durdurup kontrol


etmesinler diye ve insanlarn yardm grmeden yaadklar o sszlk iinde
yitip gitti.

Demiryolu kulbeleri dnceli sakinleriyle daima ilgisini ekmiti


Dvanovun; yol bekilerinin, yalnzlklar iinde sakin ve akll olduklann
dnrd. Dvanov su imek iin yol zerindeki evlere giriyor, oyuncakla
deil hayal gcyle oynayan yoksul ocuklan gryor ve hayatlarnn yazgsn
paylamak iin ilelebet onlarla kalmaya meylediyordu.

Dvanov o geceyi bir kulbede geirdi ama odada deil kk sofada, nk


odada bir kadn doum yapmaktayd, btn gece yksek sesle inlemiti.
Kocas, Dvanovun zerinden aa aa uykusuz gezip dunnu, aknlkla
sylenmiti kendi- kendine: "Byle bir zamanda... Byle bir zamanda..."

Doan ocuunun, devrim derdi arasnda abucak lmesinden korkuyordu.


Drt yandaki olan da annesinin grltl telandan tr uyanyor, su
iiyor, iemeye kyor, olup biteni yabanc biri gibi izliyordu, anlayarak ama
hak vermeden. Sonunda Dvanov anszn kendinden geti ve skc, uzun bir
yamurun atda yumuack hrdad sabahn donuk yla uyand.

Honut ev sahibi kt odadan ve yle dedi doruca:

"Olan dodu!

"ok iyi, dedi ona Aleksandr ve kalkt ilteden. "Adam olacak!"

Doan ocuun babas gcendi:

"Ne demezsin, sonra da inek gdecek - ok var burada bizden!"

Dvanov yoluna devam etmek zere yanura kt. Drt yandaki olan
pencerenin kenannda oturmu, hayal ettii, kendi hayatna benzemeyen bir ey
iziyordu parmaklaryla cama. Aleksandr veda niyetine iki kere el sallad ona
ama ocuk korktu, indi pencereden; Dvanov bir daha da grmedi onu,
grneyecek de hibir zaman.

"Grmek zere! dedi Dvanov gece konaklad eve ve Liski n in yolunu


tuttu.

Bir verst sonra eli bohal din bir ihtiyar kadna denk geldi.

"Dourdu!" dedi ona Dvanov acele etmesin diye.

"Dourdu ha?!" dedi kadn birden ararak. "Dk yapt zahir, grdn m
baa geleni, anam babam! Ne gnderdi Tanr?"

"Olan," diye belirtti Dvanov honuta, hadiseye kendi de katlm gibi.

"Olan! Gldrmeyecek anasyla babasnn yzn hayrsz!" dedi ihtiyar


hkmn bildirerek. "Ah, anam babam, zordur dourmas pek zor: u lemde
tek bir erkek doum yapm olayd, karsyla kaynanasnn ayaklarna
kapanrd! ..

ihtiyar kadn derhal Dvanov'u ilgilendirmeyen uzun bir konuma balatt, beriki
onun lafn kesti:

"Haydi nene, kal salcakla! Senle benim douracamz yok, ne diye tartalm
ki?"

"Salcakla, canm! Anneni aklndan karaym deme! Hayrsz

olma!"

Dvanov ebeveynlerini sayacana sz verdi ve saygsyla ihtiyar kadn


sevindirdi.

UZUNDU EV YOLU Aleksandrn. Bulutlu gnn gri kederi iinde

yryor, gz toprana bakyordu. Kimileym gkyznde gne beliriyor,


yla otlara, kumlara, l kile sokuluyor ve uursuzca duygu alveriinde
bulunuyordu onlarla. Gnein bu szsz dostluu ve topra kla
yreklendirmesi houna gidiyordu Dvanov'un.

Liskiye vardnda, tayfalar ve inlileri ariin'e gtren bir trene bindi.


Tayfalar, etsiz orba yollad iin gda noktasndaki memuru dvmek zere
treni biraz beklettiler, ardndan katar sakince yoluna koyuldu. Rus tayfalann
reddettii balkl orbay inliler yiyip bitirdi, orba kazanlarnn kenannda
kalan tm besleyici nemi de ekmekleriyle syrdktan sonra, tayfalarn lme
ilikin somsunu yle yantladlar: "Biz lm severiz! ok severiz ok!"
Sonra inliler, ka-nnlar tok, yatp uyudular. Geceleyin ise, dnceler
yznden gzne uyku girmeyen tayfa Kontsov, tfeinin namlusunu kap
aralndan karp yol zerindeki demiryolu evlerinin, iaretlerin klarna
ate etmeye koyuldu. Kontsov insanlan korurken onlar iin bo yere
leceinden korkuyordu; bu nedenle de nce birilerine zarar veriyordu ki,
zarar gren bu kimselerin uruna savama sorumluluu kazansn. Ate edince
Kontsov hemen tatmin olup szd ve drt yz verst boyunca uyudu, Aleksandr
ise ikinci gnn sabahnda oktan ayrlmt o trenden.

Dvanov avlusunun kapsn at ve sofann nnde byyen yal aaca


sevindi. Aa yara ve kesikler iindeydi, odun kesenler dinlenirken balta
saplyordu gvdesine, ama hl canlyd ve hasta dallarnn zerinde yeil
yapraklarn tutkusunu koruyordu.

"Geldin ha, Sa?" diye sordu Zahar Pavlovi. "yi oldu geldiin, yalnz bama
kaldydm yoksa burada. Gece sen yokken uyku tut-

muyordu, yattm yerden kulak kesiliyordum geldin mi acaba diye! Kapy da


kilitlemedim ki hemen girebilesin ieri..."

Evdeki ilk gnlerinde Aleksandr yor ve ocan zerinde snmaya alyor,


Zahar Pavlovi ise aada oturuyor ve oturduu yerde kestiriyordu.

"Sa, bir istein var m?" diye soruyordu arada bir Zahar Pavlovi.

"Hayr, hibir ey istemiyorum," diye yantlyordu Aleksandr.

"Belki bir eyler yersin diye dndydm ben de."

Ksa sre sonra Dvanov Zahar Pavlovi'in sorularn duyamaz oldu; geceleri
Aleksandrn oraplarnn snd sobaya yzn dayayp aladn da
gremiyordu. Tifo olmutu Dvanov; bu tifo, hastann bedenini sekiz ay boyunca
terk etmedi, tekrarlad durdu, sonra da akcier iltihaplanmasna dnt.
Aleksandr hayatn unutmu yatyor, ancak k geceleri. pek seyrek, lokomotif
ddklerini duyuyor. anmsyordu onlar; kaytsz kulaklarna uzaktaki bir
topu birliinin uultusu eriiveriyordu bazen. sonra hasta tekrar scak ve
grltl vcudunun dar ortamnda skp kalyordu. Bilinli olduu anlarda
bombo ve kupkuru yatyordu Dvanov, bir tek derisini hissedebiliyor ve
yatana tutunuyordu sk sk - kuru. hafif rmcek cesetleri gibi

w * i

uuvereceini zannediyordu zira.

Paskalya arifesinde Zahar Pavlovi evlatlna bir tabut yapt: salam, gzel,
yakal ve srgl bir tabut, usta-babadan oluna son bir armaan. Zahar
Pavlovi, Aleksandr byle bir tabutun iinde saklamak istiyordu. canl
deilse bile tek para halinde, ki an p sevebilsin onu; her on ylda bir olunu
mezarndan karmak niyetindeydi, onu grp kendisini onunla birlikte
hissedebilmek iin.

Dvanov yeni bir yaz mevsiminde kt evden; hava su gibi ar

11* i I * * *

geldi ona, alev alev yanan gne grltl, btn dnya ise o gsz haline
gre fazla taze, fazla yakc, esritici. Hayat bir kez daha parlad Dvanovun
nnde - bedeni geriliyor, dncesi hayal gcyle kanatlanyordu.

itin gerisinden tandk bir kz bakmaktayd Aleksandra: Sonya

Mandrova. Tabut yapld halde Saann neden lmediini anlamamt.

"lmedin mi?" diye sordu.

"Hayr," dedi ona Aleksandr. "Sen de mi hayattasn?"

"Ben de hayattaym. Birlikte yaayacaz seninle. iyi misin im-

d i?"

"yi. Sen?"

"Ben de iyiyim. Neden byle zayfsn peki? lm geldi ama sen iine alnadn
deil mi?"

"Sen lmemi mi istiyordun?" diye sordu Aleksandr.

"Bilmem ki," diye yantlad Sonya. "nsanlarn ok olduunu grdm, lyorlar


ama kalyorlar da."

Dvanov onu avlusuna ard; Sonya yalnayak itten atlad ve k boyunca


unuttuu Aleksandra dokundu. Dvanov ona hastal srasnda ryalarna giren
eyleri ve rya karanl iinde nasl cannn skldn anlatt: Hibir yerde
insan yoktu orada. imdiyse yeryznde de az insan olduunu grmt, tpk
savan yaknndaki tarlalardan geerken olduu gibi - o zaman da nadiren
rastlamt evlere.

"Yanllkla 'bilmem ki dedim sana," dedi Sonya. "Eer lseydin ok alardm


ben. Uzaa gitsen hadi neyse, ne olursa olsun tek para

1I 1 Jw ! | IV

halinde yaadn dnrdm bari...

Aleksandr hayretle bakt ona. Az yemek yese de bu yl iinde bymt


Sonya; salan koyulam, vcudu daha bir ihtiyatl olmutu ve insan onun
yannda utanp sklyordu.

"Senin haberin yok daha Sa, ben artk kursa gidiyorum!.."

"Ne retiyorlar orada?"

"Bilmediimiz her eyi. Orada bir retmen diyor ki, biz le kokulu
hamurnuuz, kendisi bizden tatl rek yapacakm. Ne derse desin, sonuta
ondan politika reneceiz, doru deil mi?"

"Sen le kokulu hamur musun ki?"

"H h. Ama sonra olmayacam, dierleri de olmayacaklar, nk ben


ocuklarn retmeni olacam, onlar da kk yatan akllanacaklar. O zaman
onlar le kokulu hamur diyerek gcendirmeyecek kimse."

Dvanov ona tekrar alabilmek iin eline dokundu, ikinci elini de verdi ona
Sonya.

"Byle daha abuk iyileirsin," dedi. "Sen souksun, ben scam. Hissediyor
musun?"

"Sonya, akam bize gelsene," dedi Aleksandr. "nk skldm ben


yalnzlktan."

Sonya geldi akam; Saa ona resim yapt, kz da nasl daha iyi yaplacan
gsterdi. Zahar Pavlovi tabutu yavatan dar kard ve yakmak zere
paralad. "Artk beik yapmak lazm," diye dnd. "yle yumuak yayl
demir nereden bulurum ki?.. Yok bizde, lokomotif iin olandan var. Belki
Saa'nn Sonya'dan ocuklar olur, ben de onlar korurum. Sonya yaknda
byyecek - yaasn tabii, o da bir ksz."

Sonya gidince Dvanov hemen yatt korkusundan, sabaha kadar uyumak, yeni
gn grmek ve geceyi anmsamamak istiyordu. Gel-gelelim yatyor ve ak
gzleriyle gryordu geceyi; iindeki glenen, heyecanl yaam dalp gitmek
istemiyordu. Dvanov, tundra karanln canlandrd gznde, yeryznn scak
yerlerinden kovulan insanlar oraya gelmilerdi yaamaya. O insanlar,
kaybettikleri yaz ikliminin yerini tutacak evleri ina edebilmek iin kereste
tayabilecekleri kk bir demiryolu yapmlard. Dvanov kendisini, yeni
ehirlerin kurulmas iin tomruk tanan o kereste yolunun makinisti olarak
hayal etti, aklndan makinistin btn iini yapmaktayd - ssz menzillerden
geiyor, istasyonlarda su depoluyor, kar frtnasnn ortasnda slk alyor,
yavalyor, yardmcsyla konuuyordu, en sonunda Kuzey Buz Denizinin
kysnda bulunan menzil istasyonunda uyuyakald. Ryasnda, yoksul zeminden
fkrm byk aalar grd, evrelerinde uucu, hafif hafif kprdanan
meydan vard, bo yol da sabrla uzaklara gidiyordu. Dvanov btn bunlara
imrendi; aalar, havay ve yolu ahp iine sdrmak istedi, himayeleri altnda
lmeden evvel. Ve bir ey daha anmsamak istedi Dvanov, ne var ki bu aba
annn kendisinden daha ard ve dncesi, hareket eden tekerlein zerinden
havalanan ku gibi bilincinin dnemecinden havalanp gitti ryasnda.

GECELEYN RZGAR IKTI ve btn ehri ayaz kuatt. Birok evde souk
ba gsterdi, ocuklar korunmak iin tifolu annelerinin ateli bedenlerine
sokularak snmaya alyordu. Vilayet Yrtme Kurulu Bakan umilin'in
karsnda da tifo vard, iki ocuu uykularn scakta uyumak iin iki yandan
sokulmulard kadna; u-

milinin kendisi ise oday aydnlatmak iin masann zerinde gaz oca
yakyordu nk lambalar yoktu, elektrik ise snmt. umi-Jin, bir iple
pulluu ekip topra srecek bir rzgr motoru izmekteydi. Vilayette at
sknts ekilir olmutu ve yeni at neslinin domasn sonra da cer gcne u
amasn bekleyecek zaman yoktu, demek ki bilimsel bir zm aramak
gerekiyordu.

izimini bitiren umilin divana uzand ve gerekli eyalara sahip olmayan


Sovyet lkesinin genel yoksulluuna ayak uydunnak adna paltosunun altnda
bzp sessizce uyuyakald.

Sabahleyin umilin, vilayet kitlelerinin muhtemelen bir eyler dnm


olduunu ve belki sosyalizmin de bir yerlerde kazara baarlm olabileceini
tahmin etti, zira insanlarn felaket korkusu karsnda, yokluu gslemek iin
bir araya gelmekten baka kar yollar yoktu. Kars tifodan so]mu beyaz
gzlerle bakyordu kendisine ve umilin tekrar paltosunun altna gizlendi. "Bir
an nce," diye fsldad kendi kendine rahatlamak iin, "bir an nce balatmak
gerek sosyalizmi, yoksa kadn lecek."

ocuklarda uyanmt ama yataklarnn scandan kmyor, canlar yemek


ekmesin diye tekrar uyumaya alyorlard.

Sessizce toparlanp ie gitti umilin; kansna abuk dnme sz verdi; her gn


veriyordu bu sz, oysa geceyans kp geliyordu.

Vilayet Yrtme Kurulunun nnden insanlar geiyordu; aslnda vadi


kylerinde otururlarn da temizlenip paklanmadan uzak yola dzlmler gibi
kil iindeydi stleri balan.

"Nereye byle?" diye sordu bu ar ar gidenlere umilin.

"Biz mi?" dedi, hayatn gvenilmezliinden tr boyu ufalmaya ba]ayan bir


ihtiyar. "Nereye olursa gidiyoruz, yolumuz kesilene kadar. Geri evir bizi, geri
gideriz."

"O zaman en iyisi ileri gidin," dedi onlara umilin.

Aklna, okuduu bilimsel bir kitap geldi odasnda; hzn etkisiyle ekim
kuvveti, bedenin ve hayatn arl azalyordu, demek insanlarn balar
beladayken hareket edip durmalar da bundand. Rus seyyah ve haclar da,
halkn gaml ruhuna ken arl datmak iin yle devaml geziniyor
olmalydlar. Vilayet Yrtme Kurulunun penceresinden ekilmemi plak
tarlalar grlyordu; kirnileyin orada yalnz bir insan belirirdi, enesini
asasna dayayp ehre odaklanr,

sonra kk bir koyaktaki damna giderdi, alacakaranlnda yaad ve


birtakm mitler besledii.

umilin telefonda, Vilayet Komitesinin sekreterine endiesinden sz etti:


"Tarlalarda ve ehirde dolaan insanlar bir eyler dnyor ve istiyorlar, biz
ise onlar odamzdan ynetiyoruz: Vilayete yle ahlakl, bilimsel bir delikanl
gndermenin zaman gelmedi mi? Bir baksn, belki de hayatn iinde sosyalist
unsurlara rastlar: Sonuta kitlelerin de kendilerince arzular vardr, belki de
kendi ellerinden kma bir hayat sryorlardr, ne de olsa henz yardma
alm deiller; yokluun ortasnda bir nokta bulunmal ve oradan yola
klmal hemen, zamanmz yok!"

"yi madem, gnder," dedi sekreter kabul ederek. "Bulurum ben sana birini, sen
de gerekli emirlerle donatverirsin."

"Hemen bugn yolla." diye rica etti umilin. "Benim eve sevk et." Sekreter,
emri kurumunun alt birimlerine gnderdi ve sonra meseleyi unuttu.
Organizasyon Blm ktibi, sekreterin emrini komite mekanizmasnda
indirebilecei daha derin bir yer bulunmad iin kendisi dnmeye koyuldu:
Vilayeti incelemeye kimi gnderseydi? Kimse yoktu: Tm komnistler zaten
faaliyet halindeydiler; kaytlarda yalnzca Novohopyorsk'tan ehrin su
tesisatn onarmas iin arlan Dvanov diye birinin ad geiyo rdu, onun da
siciline hastalandna dair bir belge ilitirilmiti. "Olmediyse onu
gnderirim, diye karar verdi ktip ve Vilayet Komitesi sekreterini Dvanov
konusunda bilgilendirmeye gitti.

"Kendisi stn bir parti yesi deil," dedi kt ip. " stnlk gsterecei bir
durum yaanmad bizim buralarda. Ama byk iler verilirse insanlar
kendilerini gsterebilirler, sekreter yolda.

"Peki," diye yantlad sekreter. "ocuklar kendi kefettikleri ilerde piip


olgunlasnlar.

Akamleyin Dvanov kd ald: Sosyalizmin kitleler arasnda kendiliinden


douu zerine sohbet etmek zere Vilayet Yrtme Komitesi bakannn
yanna gitmeliydi derhal. Dvanov kalkt ve alkanln yitirmi ayaklaryla
yrd; Sonya, elinde defteri ve bir du-lavratotuyla kurstan dnmekteydi;
dulavratotunu kopannt nk alt kabuu beyazd, geceleri rzgr taryor, ay
tyordu onu. Sonya.. genlii uyku vermediinde pencereden bu
dulavratotuna bakard, imdi ise bo araziye girip koparmt onu. Evinde
birok bitkisi vard zaten, en ok da asker mezarlannda byyen her-dem-taze
ieklerinden.

"Saa," dedi Sonya. "Bizi yaknda kylere gtrecekler, ocuklara okuma


yazma retmeye, ama ben iekilik yapmak istiyorum."

Aleksandr yle yantlad onu:

"iekleri hemen hemen herkes sever zaten, bakalarnn ocuklarn ise seven
azdr, anca ebeveynleri."

Sonya'nn akl ermemiti, doru dnmesine engel bir sr yaamsal hisle


doluydu ii henz. Gcenerek uzaklat Aleksandrn yanndan.

umilinin nerede oturduunu kesin olarak bilmiyordu Dvanov.

nce umilinin oturduunu sand o tahmini evin avlusuna girdi. Avluda bir
dam, iinde bir kapc vard; hava karanyordu artk, tahta ranzaya uzanmt
kapc karsyla birlikte, temiz rtnn zerine apansz gelecek bir konuk iin
ekmek brakmlard. Dvanov dama bir kye girer gibi girdi; saman ve st, tm
Rus kyllerinin ierisinde doduu o bereketli ev scakl kokuyordu buras
ve kapc-ev sahibi karsyla mesleinin dertleri zerine bir eyler fsldayor
olmalyd.

Kapcya gururu incinmesin diye avlu shhiyecisi ad verilmiti o gnlerde;


umilin'i gstermesi rica edilince kee izmelerini giydi, i amarnn
zerine kaputunu geiriverdi kapc.

"Gidip hazine iin biraz teyim, sen de uyuma daha, Polya."

O srada umilin fincan tabana koyduu patates presiyle hasta kansn


beslemekteydi, kadn yiyecei glkle iniyor, bir eliyle de yamacna
snm yandaki olunu avutuyordu.

Dvanov meramn syledi.

"Bekle, karm doyuraym," diye rica etti umilin ve ii bitince emrini


aklad: "Kendin de gryorsun ite, yolda Dvanov, neye ihtiyacmz
olduunu: Ben gndzleri grevdeyim, akamlan hatunu elimle besliyorum.
Baka bir ekilde yaamasn renmemiz gerek..."

"Bylesi de fena saylmaz," diye yantlad Dvanov. "Ben hastayken de Zahar


Pavlovi beni eliyle beslerdi, severdim bunu."

"Neyi severdin?" dedi umilin, anlamamt.

"nsanlarn elden aza beslenmelerini."

"Hal, sev madem," dedi umilin bir ey hissetmeden ve Dvanov' dan


yryerek vilayeti dolanmasn, insanlarn yaaylarna bakmasn istedi;
fukaralar kendiliklerinden toplam, sosyal vaziyete uygun yerlemi
olmalydlar. "Biz burada alyoruz," diye fikrini bildirdi umilin zntyle,
"kitleler ise yayor. Korkarm, yolda Dva-nov, komnizm orada daha hzl
ortaya kacak - yoldalk dnda bir korunmalan yok nk. Sen oraya gidip
bir gz atsan iyi olur."

Dvanov, tarlalarda dolaan, cephede bo yaplarda uyuyan eitli insanlar


anmsad; belki o insanlar sahiden de rzgrdan ve devletten gizli bir koyakta
toplam, dostluklarndan honut yaayp gidiyorlard. Dvanov giriimci
halkn arasnda komnizmi aramay kabul etti.

"Sonya," dedi ertesi sabah. "Ben gidiyorum, hoakal!"

Kz itin zerine kt, avluda elini yzn ykamaktayd.

"Ben de gidiyorum Sa. Klua kovdu beni yine. Kyde tek bama yaarm
daha iyi."

Sonya'nn, Klua Teyze diye bir tandnda kaldn, anne babasnn


olmadn biliyordu Dvanov. Yalnz bana hangi kye gidecekti ama? Meer
Sonya ve kz arkadalarn kurstan vaktinden nce mezun ediyorlann nk
kyde cahil insan eteleri tremi ve Kzl Ordu mfrezeleri kadar kadn
retmenler de gnderiliyormu oraya.

"Artk devrimden sonra greceiz seninle," dedi Dvanov.

"Greceiz," diye onaylad Sonya. "Yanamdan p beni, ben de seni


alnndan. Grdm, insanlar hep byle vedalayor.. benimse

vedalaacak kimsem yok."

Dvanov dudaklaryla kzn yanana dokundu, kendi ahunda da Sonyamn


dudaklarnn kuru elengini hissetti; Sonya arkasn dnd ve strap eken
mtereddit eliyle iti okad.

Dvanov Sonya'ya yardm etmek istedi ama eilebildi yalnzca ve salarndan


yaylan solmu ot kokusunu duydu. O srada gen kz ban evirip hayata
dnd.

Zahar Pavlovi eikte, yapm yarm kalm demir bir bavulla dikiliyor ve ya
biriktirmemek iin gzlerini krptrmyordu.

DVANOV VLAYETN NDE, kaza ve nahiye yollannda yrmekteydi.


Yerleim blgelerinin yaknlanndan geiyor/bu yzden vadi dereleri, koyaklar
boyunca yrmesi gerekiyordu. Boaltma havzalanna ktnda tek bir ky
bile gremez oluyordu; hibir yerde ocak bacalarndan duman ttmyor, belli
ki bozknn bu ykseltileri nadiren ekilip biiliyordu; yabanc otlar byyordu
burada, sk m sk muzr otlar kularla haerelere bannak ve yiyecek
salyordu.

Havzalardan baktnda Rusya enelmemi grnse de Dvanova, vadi


derinliklerinde, suyu kt aylann kylannda hep kyler yaamaktayd.
insanlarn suyun izini srerek yerletikleri belliydi, su kaynaklarnn
kleleriydiler. Balangta Dvanov hibir ey gremedi vilayette, her yer
yoksul bir hayal gcnn rn gibi birrnek gzkyordu; ama ite bir akam
yatacak yer bulamaynca bir havzann tepesindeki scak muzr otlann iine
snd.

Dvanov yatt ve parmaklaryla altndaki zemini eeledi. Aslnda toprak gayet


bereketliydi fakat sreni yoktu; Aleksandr buralarda at sknts ekildiini
dnd, sonra da uyuyakald. afak skerken baka bir bedenin arln
duyarak uyand ve revolverini kard.

" Korkma," dedi yanna yklan adam. "Uykumda dm, baktm sen de
yatyorsun... Gel kucaklap uyuyalm da snalm."

Dvanov onu kucaklad, ikisi de sndlar. Sabahleyin Aleksandr bu adam


brakmad, fsldayarak sordu ona:

"Buray niye srmyorlar? Toprak kara baksana! At m yok nedir?"

"Bekle," diye yantlad snm yaya hnltl, mahorka atla bir sesle.
"Sylerdim sana ama aldm ekmeksiz devretmiyor. Eskiden insanlar vard,
imdi onlar boaz oldular. Anladn m szm?"

"Hayr anlamadm, ne olacak?" dedi Dvanov ararak. "Btn gece benimle


sndn, imdi de mzrdanyorsun!.."

Yaya ayaa kalkt.

"Gece gecedir be adam! nsann derdi gnein yolunu izler; akamleyin iine
batar, sabahleyin kar tepeye. Akam donduydum ben, gndz deil ki!" '

Dvanov'un cebindeki plerin arasnda biraz ekmek ii vard.

"Al, ye," diyerek verdi ekmei, "akln kamna devretsin, sen ol-

i iw i 5 w w* "11

madan da renirim ben reneceimi.

O gn leyin Dvanov, faaliyet halindeki bir koyan iinde uzak bir ky buldu
ve ky sovyetindekilere*, onlara ait bozkr topraklarna Moskoval
gmenlerin oturtulacan syledi.

"Buyursun otursunlar," diyerek kabul etti sovyet bakan. "Naslsa orada


sonlar gelecek, imeye su yok ki orada, hem uzak da. Biz kendimiz ezelden
beri dokunmamz o topraa... Eer ki orada su olsayd, suyumuzu
karmalanna raz olurduk, o malaz da memnuniyetle ilerdik..."

imdi Dvanov vilayetin daha da telerine gidiyor ve nerede duracan


bilemiyordu. Kuru, yksek havzalarda suyun ldayaca zaman dnyordu;
ite o zaman sosyalizm gelmi olacakt.

Az sonra nnde kadim, oktandr kurumu bir nehrin dar vadisi

belirdi. Vadide Petropavlovka kasabas yer alyordu, kck bir su. f*


i 16

vatn etrafna m bir sr agzl ev.

Petropavlovka'nn caddesinde Dvanov buraya bir zamanlar buzullarn getirdii


sapkn kayalar grd. imdi o talar damlarn nnde duruyor, ihtiyarlar iin
koltuk grevi gryordu .

Dvanov bu talar daha sonra, ky sovyetinde otururken anmsayverdi.


Yaklaan gece iin kendisine yatacak yer gstersinler diye, bir de umiline
mektup yazmak iin uramt oraya. Dvanov mektuba nasl balanmas
gerektiini bilmiyordu, umiline tabiatn zel
. . w* i i 1 w * i * i w i *

bir yaratma yeteneine sahip olmadn, iini sabrla grdn bil- * dirdi:
Finlandiyadan bir buzulun diline binip, ovalar ve zamann kasvetli uzunluunu
aarak sapkn kayalar gelmiti Petropavlovkaya. Yenilenmi hayat zerinde
kurmak iin tek tk derelerden, derindeki kaynaklardan su verilmeliydi yksek
bozkra. Finlandiyadan sapkn kaya getirmeye kyasla daha yakn bir hedefti
bu.

Dvanov yazarken, masasnn yannda kaprisli yz ve psikozlu, kendi eliyle


tra ettii sakalyla bir kyl de bir ey bekliyordu.

"Urap duruyorsunuz!" dedi adam, herkesin ortak yanlgsn

dan emin.

"Urayoruz!" dedi Dvanov, adam anlayarak. "Sizi temiz suya, bozkra


karmak art, yle deil mi?"

Kyl ehvetle sakaln kad.

"Bak sen una! Demek en akll insanlar terif etmi! Siz olmasaydnz aklmz
ernezdi karnmz doldurmaya!"

"Hayr, ermezdi!" diye i geirdi kaytszca Dvanov.

"Hey, atlak, uzakla buradan!" diye bard dier masadan ky sovyet i


bakan. "Tanr deil misin sen, ne iin olur bizimle?"

Bu adam kendisini tanr sanrn meer, her eyi de bilirni. nanc gerei
topra srmeyi brakm, dorudan beslenir olmu toprakla. Ekmek topraktan
geldiine gre, topran iinde tokluk banndr-dn sylyormu - mideyi
altrmak gerekiyonu ona yalnzca.

lecei sanlyormu bu Tanrnn ama o yayor ve milletin karsna geip


dilerinin arasna skan kili kurcahyonu. Bunun iin biraz sayg
duyuluyornu ona.
Ky sovyetinin sekreteri Dvanov'u yat yerine gtrrken, Tanr eikte
dikiliyordu ye ye.

"Tanr," dedi sekreter, "yolda Kuzya Pogankingile gtrver, sovyet gnderdi


de - onlarn srasdr!"

Dvanov Tanr ile birlikte gitti.

Genten bir kyl kt yollanna ve Tan'ya seslendi:

"Merhaba, Nikanor, Lenin olma vaktin geldi Lenin, yeter tanrlk ettiin!"

Fakat Tanr susmasn bildi ve selam yantsz brakt. Ancak biraz


uzaklatklarnda iini ekti:

"Byle devlet olmaz olsun!"

"Ne o?" diye sordu Dvanov, "Tann'y tutmuyor mu pek?"

"Hayr," diye drste itiraf etti Tann. "Gzleriyle gryorlar, elleriyle


yokluyorlar ama inanmyorlar. Gnei kabul ediyorlar halbuki, hem de bizzat
erimedikleri halde. Kklerine kadar ac eksinler bakalm, kabuk dkene
dein."

Pogankinin damnn nnde Dvanov'u brakt Tann ve vedalamadan arkasn


dnd.

Fakat Dvanov salmad onu:

"Dursana, imdi ne yapmay dnyorsun peki?"

Tanr, zerinde yapayalnz bir insan olduu ky meydanna karamsar bir bak
frlatt.

"Bir gece topraklann ellerinden aldm ilan ederim, korkudan inanrlar ite."

Tanr ruhani derinliklere dald ve bir dakika kadar sustu.

"Baka bir gece de geri datrm - ve Bolevikterin an hakkaniyetle bana


geer."

Dvanov hi yarglamadan takip ediyordu Tanry baklaryla. Yol semeden


gidiyordu Tanr: apkasz, srtnda bir ceket, yalnayak. Yiyecei kildi, midi
ise hayal.

Pogankin Dvanov'u pek efkatsiz karlad - yoksulluktan can sklyordu.


ocuklar alk yllarnda yalanmlard, bykler gibi ekmek kazanmann
yollarn dnyorlard srf. ki kz koca hatunlara benzemilerdi bile:
Annelerinin uzun eteklerini, bluzlarn giymi, salarna firketeler takm,
dedikodu ediyorlard. Bu kk, akll, kaygl kadnlar tuhaf grnyorlard
insana; gayet bilinli hareket etmelerine ramen henz reme duygusundan
yoksundular. Bu ihmal, Dvanovun gznde sevimsiz, ayp varlklara
dntryordu kzlar.

Karanlk bastrdnda on iki yandaki maharetli Varya, patates kabuu ve bir


kak dardan orba piirdi.

"Babalk, in de yemeini ye! diyerek babasn ard Varya. "Ana, ocuklar


sesle hele avludan: Ne ileri var o soukta, mor aklabanlar! "

_m

Dvanov utand: leride neye benzeyecekti bu Varya?

"Sen de arkan dn," dedi Varya Dvanova. "Hangi birinizi besleyelim:


Kendimiz olmuuz bir sr!"

Varya salarn toparlad, sanki altlarnda mnasebetsiz bir ey varm gibi


bluzunu ve eteini dzeltti.

ki erkek ocuu geldi: smkl, ala alkn ve ne olursa olsun


ocukluklaryla mutlu. Devrimden haberleri yoktu ocuklarn, patates kabuunu
ebedi yiyecek sanyorlard.

"Ka kere dedim size erken geleceksiniz diye!" dedi Varya erkek kardelerine
bas bas. "Kr olascalar sizi! Derhal giysilerinizi ka-nn! Nereden bulacaz
yenisini?"
Kk erkekler, eski psk koyun postundan paltolann kan-verdiler, gel gr
ki altlarnda ne pantolonlan, ne gmlekleri vard. Sonra plak vaziyette
masann kenanndaki sraya ktlar ve me-lip oturdular. ocuklar
kyafetlerini bu ekilde esirgemeye ablalan tarafndan altrlm olmalydlar.
Varya koyun postundan paavralar bir araya getirdi ve kaklan datmaya
koyuldu.

"Babat takip edin, daha sk saldrmaya kalkmayn!" diye duyurdu yemek


dzenini, kendisi ise keye oturdu, yanan avucuna dayad: Ev sahibeleri
sonradan yerdi yemeklerini ne de olsa.

Erkekler babalarn gzlemliyorlard dikkatle: O kan kseden karr


kamaz berikiler daldryor, annda yutuyorlard orbalarn. Sonra yine bo
kaklarla nbete ekiliyor, babalarn bekliyorlard.

"imdi ben sizi, imdi ben sizi!" diye tehditler savuruyordu Var-ya, kardeleri
babalaryla ayn anda kseye davrandklannda.

"Varka, babam hep koyu yerleri kapyor, syle kapmasn!" dedi ablasndan kat
adalet dersini renen erkeklerden biri.

Belli ki Pogankinin kendisi de Varya'dan ekiniyordu nk daha sulu yerleri


kaklar olmutu.

Pencerenin ardnda, yeryzne benzemeyen gkte ekici yldzlar


olgunlamaktayd. Dvanov Kutupyldz'n seti ve yldzn var olmaya ka
vakittir katlanyor olabileceini dnd; kendisinin de uzun sre katlanmas
gerekecekti.

"Yarn ekyalar damlar yine!" dedi Pogankin lokmasn inerken ve kan


ocuklardan birinin alnna vurdu: Sonuncu, patates parasn karverdi
annda.

"Neden ekyalar damlasn?" diye sordu Dvanov.

"Dars yldzland - toz toprak oturur imdi! Bizim burada ortalk


arnuriand myd bar, yol kurudu muydu sava demektir!"
Pogankin kan brakt ve geirnek istedi ama baaramad.

"imdi kapn," diyerek izin verdi ocuklara. Berikiler ksedeki kalntlar


kapmak zere atldlar.

"Bir yldr ayn erza yemekten hkramaz oldum!" diye bildirdi Pogankin
ciddi ciddi Dvanov'a. "Eskiden yle miydi ya, bir le yemei yerdin, ta
akam ayinine kadar hkra hkra ebeveynlerini anardn! Lezzet denen bir
ey vard!"

Dvanov uykuya dalmak ve bir an nce ertesi gne erimek iin toparlanyordu.
Ertesi gn eve dnmek zere demiryoluna gidecekti.

"Cannz sklyor galiba?" diye sordu Dvanov uyku ncesi durgunluuyla.

"Oyle ya, elense miydik de! Kyde her yer skc. Ondan ya, fazladan
yavrulayp duruyor millet. Baka ii olayd, herkes kadnna eziyet mi ederdi?"

"Yukarlardaki bereketli topraa gseydiniz siz de!" demek aklna geldi


Dvanov'un. "Orada bolluk iinde yaayabilirsiniz, neeniz de yerine gelir.

Pogankin dncelere dald.

"Yok canm - paanda byle bir sryle yerinden kprdamak ne

1**1 T 11 . 1 * 1 * | Mt

mmkn!.. Hey, ocuklar, yatmadan nce gidin kpnz ie-y!n.

"Ya ne olacak?" dedi Dvanov, adam snayarak . "Alacaklar topranz


elinizden."

''Nasl olur? Emir mi kt yoksa?"

"kt," dedi Dvanov. "En iyi topraklar ne diye bo duracakm? Koca devrim
oldu toprak yznden, verdiler onu size ama imdi de hi dournuyor
neredeyse. Topra yabanc gmenlere verecekler. binsinler diye tepesine...
Kuyular kazacak, kurak vadilerde iftlikler kuracak onlar da - toprak bin
douracak. Sizse anca nisafirlie gidiyorsunuz bozkra..."

Pogankin endieye kesti. Dvanov bulmutu onun korkusunu.

"Orann topra sahiden de bir harika!" dedi Pogankin, kendi m l-kn


kskanarak. "Ne istersen dourur. Sovyet iktidar gayrete gre mi karar veriyor
ki?"

"Elbette," diyerek glmsedi Dvanov karanhkta. "Gmenler gelecek ite,


onlar da siz gibi kyl. Daha ok hkimlerse onlara verirler topra. Sovyet
iktidar mahsul sever."

"O doru ite," diye dertlendi Pogankin. "O zaman datm* da rahata
kotarr!"

"Yaknda datm yasaklanacak," diye uydurdu Dvanov. "Savan atei sner


snmez paylatuna da bitecek."

"Kyller de yle diyor," dedi Pogankin kabullenerek. "Byle korkun derde


kim katlanr ki! Hibir devlette byle eye gz yumul-mamtr... Bozkra
kmak sahiden daha m faydaldr dersin?"

"k tabii," diye bastrd Dvanov. "On ifti daha bulup yollan..."

Sonradan Pogankin Varya ve hasta karsyla uzun uzun konutu g meselesini.


Dvanov ruhlarna koca bir hayal brakmt.

Sabahleyin Dvanov ky sovyetinde dan lapas yedi ve yine Tan-n'y grd.


Tanr lapay geri evirdi. "Neme gerek o benim," dedi, "yesem bile ebediyen
tok tutacak deil."

Ky sovyeti Dvanova araba vernedi, Tann ona demiryoluna yirmi verst


uzaklktaki Kaverino kasabasnn yolunu gsterdi. -

"Aklndan karma beni," dedi Tann; baklar kederlendi. "Ite ebediyen


ayrlyor yollarmz, bunun ne kadar zc olduunu kimse
m

anlayamaz. iki insandan geriye birer insan kalr! Ama unu unutma, bir insan
dierinin dostluundan doar, ben ise kendi ruhumun kilinden byyorum."

"O yzden mi tanrsn sen?" diye sordu Dvanov.

Tann kederli kederli bakyordu ona, geree inanmayan birine bakarcasna.

Dvanov bu Tanr'nn akll olduuna karar verdi ama ters istikamette yayordu;
olsun, Rus insan ift ynl etkiye ak insandr: Byle de yaayabilir, tersi
ekilde de ve her iki durumda da sa kalr.

^ SONRA UZUN BR YAMUR BALADI ve Dvanov dalk yola ancak


akama doru kabildi. Aada sakin bozkr nehrinin lo vadisi
uzanmaktayd. Gelgelelim nehrin ld grlyordu: i, koyaktan dklen
lla dolmutu ve uzunlamasna akmaktansa batak batak genilemekteydi.
Bataklklarn zerine gece kasveti kmt bile. Balklar dibe ekilmi,
kular yuvalarnn kuytusuna umu, haereler kprtsz sazlklarn aralarnda
donup kalmt. Canl mahluklar sca ve gnein trmalayc n
seviyordu, trensi sesleri alak ukurlarda toplam, bir fsltya dnp
arlamt.

Oysaki Dvanov bir gndz arksnn belli belirsiz bentlerini duyduunu


sanyor ve szcklerini iade etmek istiyordu arkya. Hayatn tekrarlanan,
evredeki merhametle arplp oalan heyecann tanyordu. Fakat arknn
bentleri dalyor, clz rzgrda yrtlyor, tabiatn i karartc glerine
karyor ve kil gibi sessizleiyordu. Kendi bilin duygusuna benzemeyen
hareketi iitiyordu Dvanov.

Bu boyun emi, snmekte olan dnyada Dvanov kendi kendisiyle bir sohbete
tututu. Ak havada yalnz bana sohbet etmeyi severdi ve birisi kendisini
duyacak olsa, sevdalsyla akn karanlnda baslm k gibi utanrd
Dvanov. Mevcut duyguyu ancak szckler dnceye dntryor, bu nedenle
sohbet ediyordu dnen insan. insann kendi kendisiyle sohbeti sanat.
bakalaryla sohbeti ise elenceydi.
"O yzden insan kalabala, elenceye gidiyor, suyun yoku aa akmas gibi,"
diye bitirdi szn Dvanov.

v 'm 1 I ' * 1 * !

Bayla yarm daire izdi ve grnr dnyann yarsn szd. Sonra dnmek
iin tekrar konumaya koyuldu:

"Ne olursa olsun tabiat ciddi ey. Bu arks sylenen rmaklar ve dereler
sadece kr iiri demek deil. Onlarla topra, inekleri ve insanlar
sulayabilirsin. Kazan getirirler hem, ki daha iyidir ylesi. Toprak ve sudan
insanlar beslenir; benim de insanlarla birlikte yaamam gerekecek.

Sonra Dvanov yorulmaya balad, btn vcudunu sannalayan bir sknty


duyarak yryordu. Bitkinlikle gelen sknt barn kurutuyor, zihni fantazinin
neminden yoksun kalnca vcut hareketi giderek arlayordu.

w * ! i i w 11* 1 w

Kaverino kynn dumanlar grndnde yol bir koyan yukarsna urad.


Koyan iinde hava younlap kararyordu. Orada birtakm sidiksi bataklar
vard ve belki de, hayatn eitliliinden dncenin tekdzeliine kaan t uhaf
birtakm insanlar barnyordu.

Vilayetin bu kylerinde, Petropavlovka kasabasndaki Tann'nn canl benzerleri


vard.

Koyan derininde yorgun atlar burunlarndan soluk alp veriyordu. Birtakm


insanlar yol alyor, at lan kile saplanyordu.

Atl mfrezenin n sralarndaki bir gen. cesur sesiyle bir ark tutturdu, fakat
szleri ve ezgisi buralardan uzaklara aitti arknn.

Bir ey var o uzak lkede, . .

Karsnda bu kynn,

Giren bizim dlerimize,


Sahip olduu dmann...

Atlar dzenli adm atmaya balad. Mfreze ndeki arkcnn arksn baka
bir ezgiyle bastrd koro halinde:

Ey elmack, kaplanasn Olgun altnla Sovyetler kesecek seni eki-orakla...

Yalnz arkc, mfrezeyle uyumsuz srdryordu arksn:

ite klcm, ruhum ite,

Mutluluum ise orada...

Mfreze bu ktann sonunu kendi nakaratyla bastrd:

Ah elmack,

Cancazm benin,

Tayna decek ryeceksin...

Aata byrsn Aaca ne mutlu,

Sovyetlere dtn Numaral mhrl...

insanlar bir azdan slk aldlar ve bir rpda bitirdiler arky: Eh elmack

f W II

Ozgurluunu sakla:

Ne Sovyet'e, ne arlara,

Ama btn halka...

ark dindi. Koyan iindeki geit trenini merak eden Dvanov duraklamt.

"Hey, yukandaki adam!" diye seslendi mfrezedekiler Dvanova. "Basz halkn


yanna in bakalm!"
Dvanov yerinde kald.

"abuk buraya gel!" dedi biri yksek, kaln sesiyle, galiba ilk arky
tutturand. "Aksi takdirde bire kadar say ve arpacn zerine oturduunu bil!"
.

Dvanov, Sonyann byle bir hayattan salam kabileceine ihtimal


veremeyerek kendisini korumamaya karar verdi:

"Kendiniz ksanza - buras kuru! Ne diye atlarn cann karyorsunuz


koyan iinde, kulak7 muhafzlar sizi!"

Aadaki mfreze durdu.

"Nikitok, unu delip ge! " diye emretti kaln ses.

Nikitok tfeini dorulttu fakat nce Tanrya yklenip ezilen ruhunu boaltt:

"Isa Mesih'in torbasna. Meryem Ana'nn kaburgasna ve btn Hristiyan


nesline - ate!"

Dvanov sktrlm alevin ses kannadan parlayn grd ve bacana


kskyle vurulmu gibi koyan dibine yuvarland. Bilinci aydnlkt hl ve
yuvarlanan kafasnn iki yanndaki kulaklar.. srayla dayandklar, canllarla
dolu topran korkun grltsn duyuyordu. Dvanov sa bacandan
yaralandn anlamt; demirden bir ku saplanmt oraya ve kanatlarnn sert
tylerini kprdatyordu.

Koyan iine den Dvanov bir atn scak bacana yapt ve ite bu bacan
yannda korkusu geip gitti. Bacak yorgunluktan sessizce titriyor, ter, yol otu ve
durgun hayat kokuyordu.

"Hayatn yangnndan kurtar onu, Nikitok! stndekiler enindir!"

Dvanov duydu. Atn bacan iki eliyle skt; bacak, tanmad ve hi


tanmayaca ama imdi anszn ihtiya duyuverdii kadnn mis kokulu, canl
bedenine dnt. Dvanov salarn srrn anlamt imdi, yrei boazna
trmand, hrriyet sarholuu iinde haykrd ve rahatlatc, doygun bir huzur
duyuverdi. Tabiat Dvanov'dan. annesinin uursuzluu iinde domasnn nedeni
olan o eyi almay ihmal etmemiti: reme tohumunu, yeni insanlar da aile
olabilsinler diye.

lm arifesi srp gidiyordu ve Dvanov, Sonya'ya derinden sahip olduunu


sand. Son demlerinde, topra ve atn bacan kucaklayan Dvanov hayatn
uultulu tutkusunu ilk kez tatt ve kendisine dokunan bu lmszlk kuunun
rzgrn kuruttuu, rpntl kanad kar-

| iw i

snda dncenin hiliine arverdi.

Nikitok geldi yanna ve alnn yoklad Dvanovun: Scak myd daha? Eli
byk ve kzgnd. Dvanov, bu elin hemen aynlmasn istemiyordu kendisinden
ve okayan avucunu koydu zerine. Fakat Dvanov Nikitokun neyi kontrol
ettiini biliyordu ve yardmc oldu ona:

"Kafama vur, Nikita. Kafatasm dat bir an nce! "

Nikita. eline benzemiyordu - Dvanov seziverdi bunu. Avucunda saklad


hayatn huzuruyla uyumsuz olan ince, pis bir sesle bard:

" Hah, sen sa msn? Datmayacam seni, dikiini skeceim: Neden hemen
lecekmisin, insan deil misin? Ac ek, srn biraz...

Aheste aheste daha salam lrsn!"

nderin atnn ayaklar yanat. Kaln ses Nikitok'a haddini bildirdi derhal:

"Eer, alak herif, bir kez daha bir insanla alay ettiini grrsem seni de
mezara dikerim haberin olsun! iini bitir, stndekiler senin-dir, dendi.
Mfrezemizin ete deil anari olduunu ka kere syledim!"

"Hayatn, zgrln ve dzenin anas!" dedi yerde yatan Dvanov. "Soyadnz


nedir?"
O nder gld:

"Senin iin fark eder mi artk? Mrainski!"

Dvanov lm unuttu. Mrainski'nin yazd amz Agasferi-nin Maceralar


kitabn okumutu. Bu atl olmasnd o kitab yazan da?

"Yazarsnz siz! Kitabnz okumutum. Fark etmez artk ama kitabnz houma
giderdi."

"Kendisi soyunsun yahu! Leiyle mi uraacam? lrse nn


eviremezsin!" Bkmt Nikitok beklemekten. "Kyafeti beline oturuyor,
yrtlr karrken, ne krm kalr."

Dvanov, Nikita'y zarara sokmamak iin kendiliinden soyunmaya koyuldu:


Gerekten de elbisesini ypratmadan bir ly soymak imknszd. Sa baca
ta kesilmiti, bklmyordu ama ans kesilmiti. Nikita fark etmiti bunu, bir
yolda gibi yardm ediyordu.

"Burana denk geldim ha?" diye sordu Nikita bacan zenle kaldrarak.

"Burama," dedi Dvanov.

"Eh, olsun... Kemik salam, yaran da ya balar naslsa, gen delikanlsn.


Annen baban kalacak m arkanda?"

"Kalacak," diye yantlad Dvanov.

"Kalsnlar," dedi Nikita. "Biraz zler unuturlar. Annelerle babalar iin tam
zleme vaktidir imdi! Komnist misin sen?"

"Komnist."

"Kendi bilecein i: Kim istemez hkmdarl!"

Onder konumadan onlar izliyordu. Dier anaristler Dvanov ve Nikita'yla


ilgilenmeksizin atlarna ekidzen veriyor, sigara yakyorlard. Son akam
da snd koyan zerinde, bir gece daha balad. Dvanov Sonya
hayalinin artk tekrar etmeyeceine zlyor, hayatn kalan ksmn ise hatrna
getirmiyordu.

"Demek kitabm hounuza gitti ha?" diye sordu nder.

Dvanov'un zerinde artk ne kaban kalmt, ne pantolon. Nikita torbasna


indirmiti onlan.

"Evet dedim ya," diye onaylad Dvanov ve bacandaki ryen yaraya bakt.

"Ya kendiniz kitaptaki fikre katlyor musunuz? Anmsyor musunuz onu?" diye
azn yoklad nder. "Ufuk izgisinin tam zerinde yalnz bana yaayan bir
insan vardr kitapta."

"Hayr," dedi Dvanov. "Fikrini filan unuttum ama ilgin kurgulanmt. Olur
byle. Maymunun Robinson'a bak gibiydi insana baknz: Her eyi ters
anlamsnz, ilgin bir kitap km ortaya.

Dikkati cezbolan nder aknlkla eyerin zerinde doruldu:

"Pek tuhaf i... Nikitok, komnisti Limanny iftlii'ne kadar gtryoruz,


orada tastamam senin olacak."

"Ya stndekiler?" dedi Nikita, zgn.

Dvanov, mrnn kalann plak geirmeyi kabullenerek uzlat

Nikita ile. nderin bir itiraz yoktu, uyard Nikitay:

"Rzgrda bozulursa klallan deiiriz ha! Bolevik entelekteli bu, az


rastlanan bir tip."

Mfreze yola koyuldu. Dvanov, Nikita'nn atnn zengisine tutundu ve tek sol
aya zerinde yrmeye alt. Sa aya anm-

yordu ama zerine bastnda patlamay ve iindeki demirden tyleri tekrar


hissediyordu.

Koyak bozknn iinden geiyor, daralp ykseliyordu. Gece rzgr esiyor,


plak Dvanov gayretle sol bacann zerinde zplyor ve bu sayede
snyordu.

Nikita eyerin zerinde Dvanov'un amarlann kantnnaktayd

hamarata.

"emisin, lanet!" dedi Nikita fkesiz. "Bakyorum da, kk ocuklar


gibisiniz hepiniz yahu! Bir tane de temizine rastlasam iim yanmaz: Hepsi de
annda altn pisletiverir, nce helaya m gndersek ne etsek... Ama bir
keresinde iyi bir adama rastladmd, nahiye komiseriydi: 'Vursana smsk
herif!' demiti bana, 'elveda partim, elveda

ocuklarm.' ite onun amar temiz kalmt. zel bir adamd!"

Dvanov bu zel Boleviki gznde canlandrd ve yle dedi Ni-kitaya:

"Yaknda sizi de kuruna dizecekler ama stnzdekilere dokunmadan,


kyafetinizle, amannzla. Biz llerin srtndakileri kanp giymeyiz.

Nikita gcenmedi:

"Zpla sen, zplamana bak! Laflama vaktin daha gelmedi. Ben,

karde, donuma zarar vennem, beni ietemezsiniz."

"Bakacak deilim donuna," diyerek avuttu Dvanov Nikitay. "yle bir eyi
fark edersem de ayplamam ben."

"Benim de aypladm yok," dedi Nikita kabullenerek. "Herkesin bana


gelebilir. Ben asl mala kymet veririm."
Limanny iftlii'ne iki saat sonra de kalka vardlar. Anaristler ev
sahipleriyle konuurken Dvanov rzgrda titriyor, snmak iin gsn ata
dayyordu. Sonra atlar gtrdler, Dvanovu ise bir bana unuttular. Atn
gtren Nikita yle dedi ona:

"istediin yere svabilirsin. Tek ayakla fazla uzaa zplayamaz-sn naslsa."

Dvanov kamay dnd ama bedeni yle gszd ki topraa oturdu ve


kyn karanlnda alayverdi. iftlik hepten sessizlemi, ekyalar evlere
dalm, yatp uyumulard. Dvanov ambara kadar srnd, dan samanlannn
iine girdi. Hayatn kendisinden derin, o yzden de aklda tutulamayan ryalar
grd btn gece. Derken uzun gecenin sessizliinde uyand, masallara
baklrsa ocuklarn byd. Dvanovun gzlerinde ryadan kalma yalar
duruyordu. O gn leceini anmsad ve canl bir bedeni kucaklar gibi
samanlar kucaklad.

Bu teselli sayesinde tekrar uyuyakald. Nikita sabah gbela buldu onu ve


ldne karar verdi nce nk Dvanov dudaklarnda hareketsiz, yekpare bir
tebessmle uyuyordu. Aslnda ona bunu dndren Dvanov'un tebessmsz
gzlerinin kapal oluuydu. Nikita, bir *

canlnn yznn btnyle glmeyeceini az ok biliyordu: Bir ey-si illaki


hznl kalrd, ya gzleri, ya az.

SONYA MANDROVA bir at arabasyla Voloino Ky'ne gelmi ve


retmenliini yapt okulda yaamaya balamt. Ayn zamanda ocuk
dourtmaya, akam otunnalar na. yara iyiletirmeye de arlyor ve elinden
geldiince kimseyi krmadan yapyordu bunlar. Bu kk koyak boyu kynde
herkesin ihtiyac vard ona, Sonya da halkn acsna ve hastalklarna teselli
verebildii iin kendisini nemli ve mutlu hissediyordu. Fakat geceleri yalnz
kalyor, Dva-nov'dan mektup bekliyordu. Zahar Pavlovi ve tm tandklara
adresini ve rmiti ki Saa'ya yaad yeri bildirmeyi unutmasnlar. Zahar
Pavlovi bu konuda sz venni ve Dvanov'un fotorafn armaan etmiti ona:

"Nasl olsa hanm olduunda, benimle oturacan vakit resmi geri getirirsin,"
demiti.

"Getiririm," demiti Sonya ona.


Okulun penceresinden gkyzne bakyor ve sessiz gece zerindeki yldzlar
gryordu. yle sessizdi ki oras, bozkrda srf boluk var. solumaya yetecek
hava yok sanlrd; ondand yldzlarn aa kaymas. Sonya mektubu
dnyordu: Tarlalardan tehlikesizce getirebilecekler miydi onu? Mektup,
hayatn besleyen fikre dnmt; her neyle megul olursa olsun mektubun
bir yerlerden kendisine doru gelmekte olduuna inanyordu. Hayatn
srdrmesini, neeli mitler beslemesini gerekli klyordu mektup; o zaman
Sonya ky insanlarnn dertlerini azaltmak iin daha hamarat, daha gayretli
alyordu. Mektubun btn bunlarn acsn karacan biliyordu.

Ne var ki o zamanlar yabanc insanlar okuyorlard mektuplar.

Dvanov'un umiline mektubu daha Petropavlovkada okunmutu. ilk

olarak postac okumutu, ardndan okumaya merakl tm tandklar: retmen,


diyakoz, dkkncnn dulu, rahip yardmcsnn olu ve bi-rileri daha.
Ktphaneler almyordu o sra, insanlar ise mutsuzdu, ruhlarn avutacak bir
ey aryorlard. O yzden postacnn dam ktphaneye dnmt ya. En
ilgin mektuplar sahiplerine hi ulaamyor, tekrar tekrar okunmak ve devaml
keyif vennek zere alkonu-yordu.

Postac resmi paketleri derhal kenara ayryordu, ne anlama geldiklerini


okumadan da bilirdi herkes. Okurlar en ok da Petropavlov-ka'dan transit
geen mektuplardan dersler kanyorlard: Yabanc insanlar kederli ve ilgin
mektuplar yazyordu.

Postac, okunan mektuplar melasla yaptnyor ve yollarna salveriyordu.

Sonya henz bilmiyordu bunlan, bilseydi tm ky postanelerini yryerek


dolard. Okulda maa iin deil mlkiyetin ebediyeti iin grev yapan
bekinin kedeki oca delip geen horlamal uykusunu duyuyordu. Beki
isterdi ki ocuklar okula hi gelmesinler: Masalar kazyor, duvarlar
karalyorlard zira. Kendisi ilgilenmezse retmenin leceini, okulun ise
kyller tarafndan ev ihtiyalarnda kullanlmak zere sklp gtrleceini
kestirebiliyordu. Sonya yaknnda bir insann yaadn duyduunda daha rahat
uyuyor, ayaklarn paspasa silip souk souk aaran yatana yatyordu
dikkatlice. Bir yerlerde, azlarn bozknn karanhna evirmi sadk kpekler
havlyordu.

Sonya vcudunu hissetmek ve scaklyla snmak iin kvnhp uyudu. Koyu


renk salar yasta esrarengiz bir ekilde yaylmt, az ise ryasn dikkatle
izlemesinden tr aralkt. Vcudunda kara yaralarn aldn gryordu,
uyannca eliyle bedenini gayiihti-yari, hzlca yoklad.

Birisi sopayla okulun kapsn dvmekteydi. Beki uykulu yerinden kalkmt


bile, reze ve srneyle urayordu sofada. Dandaki kprdak adam
azarlamaktayd:

"Ne vuruyorsun kam kabzasn yle? Bir kadn stirahat ediyor

burada, tahta da zaten uncack! Ne istiyorsun ha, ne?

Ne var burada? diye sordu dardan sakin bir ses.

Buras lisedir, diye yantlad beki. "Sen ne sandydn, han m?"

Demek burada bir retmen oturuyor?"

Grevi gerei nerede bulunmas gerekirdi ya? dedi beki, akn. "Hem sana
ne ondan? Koyar mym ben seni onun yanna hi? Arsz herif!

Gster bize onu...

"Kendileri isterlerse bakarsn.

Brak girsinler! Kim o? diye seslendi Sonya ve odasndan sofaya frlad.

ki kii atlarndan indiler: Mrainski ve Dvanov.

Sonya onlar grnce geri ekildi. Karsnda sa sakalna karm kirli ve


kederli Saa dikilmekteydi.

Mrainski, Sofya Aleksandrovna'ya tepeden bakyordu: Bu kzn acnas


bedeni dikkatine ve abalarna layk olamazd.
"Bakalar da var m yannzda? diye sordu Sonya, henz sevincinin ayrdma
varamayarak. "arn yoldalarnz, Sa, ekerim var. ay ieceksiniz.

Dvanov kap nndeki ta merdivenden dierlerine seslenip dnd. Nikita ile


birlikte biri daha kageldi; ksa boylu, zayf, baklar dikkatsiz bu adam,
kadn daha eikten gm, annda yaknlk duymutu ona - sahip olmak iin
deil, zulm gren kadn zayfln korumak iin. Ad Stepan Kopyonkin idi.

Kopyonkin onurlu ama gergin bjr tavrla ban eerek herkesi selamlad ve
Sonyaya iki aydr kim bilir kimin iin cebinde tad amberbaris ekerini
ikram etti.

Nikita, dedi Kopyonkin nadiren duyulan tehditkar sesiyle. "Mutfaa gidip su


kaynat ver, Petrua ile birlikte hallediverin bu operasyonu. Hem bak bakay m
baln var m - nne kan her pislii yamalamada stne yoktur: Cephe
gerisinde vereceim senin hkmn. rezil ey!

Bekinin adnn Pyotr* olduunu nereden biliyorsunuz? diye

Kopyonkin'in yukarda Petrua diye bahsettii kii Pyotr'dur. Petrua bu ismin

samimi syleniidir. -.n.

sordu Sonya rkeke ve ararak.

Kopyonkin samimi bir saygyla doruldu:

"Kendisini Buinskinin maliknesinde el konulan mlkiyetin imhas srasnda


devrimci halka direndii iin bizzat tutuklamtm.. yolda.

Dvanov, bu insanlardan korkan Sonyaya yneldi:

"Kim bu biliyor musun? Salra Boleviklerinin komutan, u adam beni


ldrecekti, kurtard elinden!" Dvanov Mrainski'yi gsterdi. "O adam
anariden sz ediyor, oysa hayatmn devamndan korkuyordu.
Dvanov glyordu, zld yoktu gemie.

"Byle alaklara ilk meydan savana kadar katlanrm," diye bildirdi


Kopyonkin, Mrainskiyi kastederek. "Dnsenize, Saa Dvanov'u, bu
kukumav kuunun mfrezesiyle birlikte tavuk avlad bir iftlikte plak ve
yaral halde buldum! Meer iktidarszlk ararlarm! Ne? dedim. Anari
dediler. Ah, kkleri kuruyascalar: Herkes iktidarsz olacak lakin bunlann
ellerinde tfekleri olacak! Batan sona safsata! Bende be kii vard, bunlarda
otuz: Geldim ama haklarndan. Avlu hrszlar bunlar, sava mava deil!
Bunu ve Nikitkay esir aldm ite, kalanlar alkan olma sz alp dattm.
Bakaym ekyalara da Saa'ya saldrd gibi saldracak m, yle yrekli
olacak m bakaym. O zaman toplayp karacam kendisini."

Mrainski elinde bir yonga, tmaklarn temizliyordu. Adaletsizce malup


edilmi birinin tevazusunu korumaktayd..

"Yolda Kopyonkin'in ordusunun dier yeleri nerede peki?" diye sordu Sonya
Dvanova.

"Iki gnlne karlarnn yanlarna gnderdi onlar Kopyonkin, yenilgilerin


askerlerin karlann kaybetmelerinden kaynaklandna inanyor. Aileli ordular
kunnay istiyor." '

Nikita bira iesi iinde bal, beki ise semaver getirdi. Bal gazya kokuyordu,
yine de silip sprdler hepsini.

"Beceriksiz herif, kanckolu!" dedi Kopyonkin Nikitaya fkeyle. "Bal


ieyle alyor: ounu yerlere dkmsndr. Bir mlek de mi bulamadn!"

. Derken Kopyonkin birdenbire coup deiiverdi. ay fincann havaya


kaldrd, yle seslendi herkese:

"Yoldalar! Gelin imdi ielim, yeryzndeki tm bebekleri korumak iin g


toplayalm, bir de gzeller gzeli Rosa Luxemburgu yd edelim! Btn katil
ve cellatlarn mezar stne ellerimle sere-
W a II

ceime ant ierim!

"ahane!" dedi Mrainski.

"Hepsini geberteceiz!" diye onaylad Nikita ve bardandakini tabaa dkt.


"Kadnlarda lmcl yaralar almasna nsaade edilemez."

Sonya korku iinde oturuyordu.

ay iilip bitirilmiti. Kopyonkin fincann ters kapatt, parmayla altna


vurdu. O esnada gzne Mrainski arpverdi ve ondan holanmadn
anmsad.

"Sen imdilik mutfaa gidiver. arkada, bir saat sonra da atlara su vereceksin...
Petruka! diye seslendi Kopyonkin bekiye. "Bunlardan gzn ayraym
deme! Yr sen de," dedi Nikitaya. "Kaynar suyu kafana dikme, lazm
olabilir. Scak lkede mi sandn kendini?"

Nikita azndakini derhal yuttu ve susamay kesti. Kopyonkin karanlk


dncelere dald. Uluslararas yznde belirgin bir duygunun izi yoktu o an,
stelik kkenini. rgat m profesr m olduunu tahmin etmek de olanakszd:
devrim ahsi zelliklerini oktan silip atmt. Baklarn bir anda coku
bryebiliyordu, insanlar yalnzca yoldalarna hrnet etsinler diye
yeryzndeki tm tanmaz mallar yakabilirdi, yaptna itenlikle inanarak.

Gel gr ki anlar Kopyonkini taa eviriveriyordu yeniden. Bazen Sonya'y


yle bir szyor. o zaman Rosa Luxemburg'u daha da ok seviyordu: kisinin
de salar siyaht, vcutlar acnas; bunlar gren Kopyonkin'in ak anlar
geidindeki yolunda ilerleyip gidiyordu.

Rosa Luxemburga besledii hisler ylesine heyecanlandrmt ki


Kopyonkin'i, ac yalarla dolu gzleri kederlendi. Kurtlanm gibi dneniyor,
nianlsn ldren burjuvaziye, ekyalara, ngiltere ve Almanya'ya tehditler
yadryordu.

"Akm imdi klta ve tfekte parlyor, zavall yrekte deil! diye ilan etti
Kopyonkin ve klcn kard. "Rosa'nn dmanlarm fukara. kadn demeden
muzr otlar gibi bieceini!"

Niki ta elinde st dolu bir mlekle kageldi. Kopyonkin klcn


sallamaktayd.

"Gnlk erzakmz tkenmi gitmi, bizimki hl gemi yln sineklerini


korkutuyor!" diyerek sessizce ama honutsuz sitem etti Nikita. Sonra yksek
sesle rapor verdi: "Yolda Kopyonkin., le yemeine bir a getirmiim ki
sana, resmen su. Ne istersen buluverirdim aslnda ya sen yine svmeye
balayacaktn. Deirmenci dn bir koyun boazlam - izin ver de asker
paymz alvereyim ha! Sefer pay almaya hakkmz vardr."

"Var mdr?" diye sordu Kopyonkin. "O zaman kiilik asker pay al ama
nce kantarda bir tart! Fazlasn da alaym deme!"

"Alnr m hi, kardevrim olur!" diyerek onaylad Nikita, sesinde adaletsever


bir tnyla. "Resmi pay bilirim ben: Kemikleri almam."

"Halk uyandrma imdi, yarn alrsn gday," dedi Kopyonkin.

"Yarna kadar eti gizlerler, yolda Kopyonkin," diye tahminde bulundu Nikita
ama gitmedi, zira Kopyonkin irdelemeleri sevmez, aniden harekete geebilirdi.

Vakit ge olmutu. Kopyonkin iyi uykular dileyerek Sonyay selamlad, drtl


uyumak iin Pyotrun yanna mutfaa geti. Be kii hasrn zerine yan yana
yattlar, ksa sre sonra Dvanovun yz uykudan soldu, kafasn Kopyonkinin
gbeine gmp sessizleti; yannda klc, zerinde nifonnasyla uyuyan
Kopyonkin ise korumak

1**1 1 *

iin elini koydu onun zerine.

Toplu uyku vaziyetini bekleyen Nikita ayaklanverdi, nce Kop-yonkini


inceledi.

"Nasl burnundan burnundan soluyor eytan! iyi adam aslnda!"


Ve sabah kahvalts iin bir tavuk aramaya kt.

Dvanov endie iinde rpnd bir an, ryasnda kalbinin duracandan


korkmutu, uyanp oturdu.

"Sosyalizm nerede peki?" dedi Dvanov anmsayarak ve bir eyasn ararcasna


odann karanlna baknd; oktan bulduunu ama bu yabanc insanlarn
arasnda uyurken kaybediverdiini sand onu. Kendisini bekleyen cezadan
korkan Dvanov ba ak, ayanda orap dar kt, tehlikeli, dilsiz geceyi
grd ve kyn iinden geip kendi uzana kotu.

Aydnlanan gri topran zerinde kotu durdu byle, ta ki sabah ve bozkr


garnn dumann grene kadar.. Yola koyulmak iin sefer saatini bekleyen bir
tren durmaktayd orada.

Dvanov kendine gelerneden boucu kalabaln iinden platforma dald.


Arkasnda gitmeye can atan gayretli bir adam vard. Kalabal yle bir
iteliyordu ki st ba yrtlyordu srtnmeden, sonunda nndeki herkes -
Dvanov da aralannda olmak zere-yk vagonunun fren sahanlna dverdi.
Adam kendisi kabilsin diye nndekileri de bindirnek zorunda kalmt
vagona. imdi baarsna glyor ve salanlk duvarndaki kk levhay
okuyordu yksek sesle: "Sovyetlerle ulam, tarih lokomotifinin yoludur."

Okur levhaya cangnlden katld: Raylarn zerinden kim bilir nereye giden
n yldzl, bombo, salam bir lokomotif canlandrmt gznde; vr zvr
eyleri anm lokomotifler tard, tarih lokomotifleri deil; levha.. o an
gitmekte olanlar kastetmiyordu.

Dvanov her tr manzaradan uzak durmak ve eski yolunda kaybettii ya da


grmeyi unuttuu eye varana dek yolculuu dnceden muaf atlatmak iin
gzlerini yumdu.

ki gn sonra Aleksandr neden yaadn ve nereye gnderildiini anmsad.


Gelgelelim insann iinde bir de kk seyirci yaar: ne davranlara ne acya
katlan, her daim serinkanl ve deimez bir seyirci. ii grmek ve ahit
olmaktr ama insann hayatnda sz hakkndan yoksundur ve yapayalnz ne diye
var olduu bilinmez. nsan bilincinin bu kesi, byk bir apartmann kapc
odas gibi gndz ve gece aydnlktr. Bu uyku bilmez kapc, insann giriinde
yirmi drt saat oturur, apartmannn tm sakinlerini tanr, ne var ki hibir sakin
ileri konusunda kapcya akl danmaz. Sakinler girer kar, seyirci-kapc
ise baklaryla yolcu eder onlar. Etkisiz haberdarlndan tr kirnileyin
kederli grnr ama her zaman nazik ve yalnzdr, ayrca baka bir apartmanda
da bir dairesi bulunur. Yangn durumunda kapc itfaiyeyi arar ve olaylarn
geliimini dardan izler.

Dvanov trende kendinden gemi vaziyette gider. sonra yrrken, iindeki bu


seyirci her eyi grmekteydi ama bir kez olsun uyarmad onu, yardmc olmad.
Dvanova paralel yayordu ama Dvanov deildi.

Bir adamn len erkek kardei gibi srdrr varln bu seyirci: insana ait her
ey vardr, meydandadr da onda, ne ki ufak fakat en nemli bir ey eksik kalr.
nsan hi anmsamaz onu ama hep gvenir ona - bir sakinin evinden ayrlrken
ardnda brakt karsn kapc-

dan hi kskanmamas gibi.

Harem aasdr o ruhun. ahit olduu budur ite. ilk bir saati konumadan
geirdi Dvanov. Nerede bir kitle varsa orada derhal bir nder peydahlanr.
Kitle nder araclyla beyhude mitlerini sigortalar, nder ise kitleden
gereksindii eyleri edinir. Yinni kiinin st fren sahanl, kendisi
binebilmek iin dierlerini vagona ittiren o adam nder kabul etmiti. Bu
nder hibir ey bilmiyor ama her eyi bildiriyordu, bu nedenle insanlar ona
inanyorlard: Bir yerlerden bir pud un bulmak istiyorlard ve eziyet ekme
gcne kavumak iin sahiden de bulabileceklerini bilmeleri gerekiyordu ite.
nder herkesin kesinkes un takas edebileceini sylyordu: imdi gittikleri o
yerde nceden de bulunmutu kendisi. Kyllerin tavuk ve buday brei
yedikleri o varlkl kasabay biliyordu. Yaknda orada bir dini bayram olacak
ve btn meon/klere* muhakkak ikramda bulunulacakt.

"Kulbeleri scak, hamam gibi," diye onlan temin ediyordu nder. "Koyun
yana doy, srtst yat uyu! Orada her sabah bir testi eki st ierdim, ondan
ki iimde bir tane barsak solucan yoktur. O-le yemeinde desen, kaynar
bor'tan** terlersin, sonra etleri yutmaya bir balarsn ki, sonra lapay, sonra
krepleri... Elmackkemiklerine kramp girene kadar yer durursun. Yemek direk
gibi dikilir ta boazna dayanr. Eh, sen de kana biraz domuz ya alr
srersin, yedirirsin bir gzel, sonra zaten hemen uykun gelir. Zenginlik yahu!"
nsanlar tehlikeli bir sevincin korkusu iinde dinliyorlard nderi. "Tanrm,
eski devirler dnecek mi ki bir gn?" dedi zayf bir ihtiyar, handiyse
bahtiyarlkla; karnnn doymayn, bir kadn ocuunun lmn nasl
hissederse yle strap ve tutkuyla hissediyordu. "Hayr efendim, geip giden
ey dnmez geri!.. Ah, ah, bir kadehce-iz iivereydim imdi -
balayverirdim arn btn gnahlarn!" "Ne o babalk, ok mu cann
ekti?" diye sordu nder.

I sajen = 2,13 m. -.n.

Antik Yunan'da yksek meclis. -.n.

Kalitesiz trn. --.n.

18. yzylda yaam Wilhelm Heinrich Wackenroder'in Herzensergiessungen


eines kunstliebenden Klosterbruders adl eserinden sz ediliyor. -.n.

Sovyet szc metinde iki farkl anlamda kullanlmtr. Cins isim olarak
kullanlan sovyet szc, "devlet iktidarnn temsil organ". bir tr "heyet" an
lamna gelir, kimi zaman da bu kurumun yer ald yapya iaret eder. zel
isin olarak geen Sovyet szc ise ("Sovyet iktidar" tamlamasnda olduu
gibi) SSCByi,

Sovyet rejimini vs. ifade eder. -.n.

Sovyetlerin ilk yllarnda uygulanan, Kzl Ordu ve ehirli proletaryaya gda


7

Kiralk igc kullanan zengin ky aas. -.//.


"Sorna a canm! Neler neler itim ben. Cilaya, vemie kaldm, kolonyaya bir
sr para saydm. Hepsi de bouna: Trmalyor ama g-

nendirmiyor ruhunu alak! Hatrlar msn votkay? Nasl mis gibi ya-

..<

* Rusya'da i sava srasnda gda maddeleri bulmak ve karaborsaclk


yapmak iin bereketli yerlere giden kii. Rusa meok: uval, neonik:
uvalc. -.n.

r Pancar, lahana ve eitli baharatlardan yaplan Rus orbas. -.n.

parlard o ala! effaft, sanrsn tanrnn havas - ne bir toz, ne bir koku,
kadnn gznden akan ya gibi. iecii yle muntazamd, yaftas
dzgncecik - sanat eseriydi sanat! Bir yzlk attn myd eitlik, kardelik
geldi zannederdin. Ne hayatt be!

Dunnayp yiten eye samimiyetle yanarak i geirdi tm dinleyiciler. Sabah


g tarlalar aydnlatmt, hazin bozkr manzaralar ruha szmaya meylediyor
ama ieri alnmyor, tren yrdke savrulup gidiyordu, dnp bakanlar da
yoktu.

O unutulup gitmi sabah vakti ikyet ve hayaller iinde devam ediyordu


insanlar yollarna ve dikildii yerde uyuyakalm gen adamn farknda
deillerdi aralarndaki. Eyasz ve uvalsz gidiyordu o:

Tahl iin bir kab olmalyd yannda, belki de birilerinden kayordu

sadece. Onder det yerini bulsun diye dokmanlarn kontrol etmek istedi ve
nereye gittiini sordu ona. Dvanov uyumuyordu, yantlad: tek bir istasyon.

"Varmak zeresin durana, diye bildirdi nder. "uncack mesafe iin bouna
yer kapladn: Yryerek gitseydin ya."
Gn balamt ama gazya feneri halen aydnlatmaktayd istasyonu, fenerin
altnda nbeti mdr yardmcs dikilmekteydi. Yolcular lokomotifin her
tkrtsndan rkerek, ellerinde aydanlklar, bu istasyonda ebediyen
kalakalmamak iin kouuyorlard, acele etmelerine lzum yoktu oysa: Bu tren
bu istasyonda gndz. hatta geceyi de geirecekti.

Dvanov btn gn demiryolu yaknlarnda uyuklad.. geceleyin ise istasyon


civarnda, bir miktar para karl herkese gece barna sunulan byk dama
yneldi. Han-damn tabanna millet katman cat-

man uzanmt. Atei yanan ak ocak aydnlatyordu htn evi. Ol

kara sakalyla bir kyl ocan banda oturmu, atein hareketini takip
etmekteydi. eki ve horlamalar ylesine grltlyd ki burada uyunmuyor
da allyor sanlrd. O kayglarla dolu gnlerde uyku bile bir iti. Tahta
blmenin arkasnda bir oda daha vard, daha kk ve karanlk. O odada. Rus
ocann zerinde yalnzca iki plak insan uyumadan oturuyor, kyafetlerini
onaryordu. Dvanov ocak stnn geni olmasna sevindi ve oraya trmand.
plak insanlar yer atlar ona. Fakat ocan zeri ylesine kzgnd ki patates
konsa pierdi.

"Burada uyku tutmaz seni, gen adam, dedi plaklardan biri.

"Buras anca bit kurutmaya yarar."

Dvanov yine de uzand. Yannda: birisi var gibi geldi ona: Ayn anda hem
iinde olduu dam hem de ocan zerine uzanm kendi kendisini
gmekteydi. Yol arkadana yer amak iin teye kayd ve onu kucaklayp
kendinden geti. ,

iki plak giysilerini onardlar. Biri, "Ge oldu, baksana ufaklk uyuyor, dedi
ve ikisi birden, uyuyan insan boazlar arasnda kendilerine yer aramak zere
aa indiler. Kara sakall adamn oca snmt; ayaa kalkt adam,
kollaryla gerindi ve yle dedi:
"Of. derdim derdim bezdirenim!" Sonra dar kt ve bir daha geri dnmedi.

Damn ii soumaya balamt. Bir kedi belirdi ve neeli patisiyle dank


sakallara dokunarak yatanlarn zerinde gezindi.

Birisi kediyi anlamad ve ryasnn iinden seslendi:

"Ge git, kk kz, kendimiz de yemedik daha."

Birdenbire odann ortasnda, yeni biten sakalnn tutamlar dik dik, ikin bir
delikanl dorulup oturdu.

"Anne, ana! Ver o kuponu bana, ihtiyar cadaloz! Bana ver dedim o kuponu...
Demiri ona giydir!"

Kedi srtn yay gibi bkm, delikanldan bir tehlike bekliyordu.

Yanndaki ihtiyar uyuyordu ama yal akl ryasnda da almaktayd.

"Yat, sersem, yat," dedi ihtiyar. "Milletin iinde neyden korkarsn? Uyumana
bak."

Delikanl bilinsizce devrildi yerine.

Yldzl gece g gndzn son scakln emmekteydi, afak skmeden hava


yksee ekilmeye balyordu. Pencereden iyle rtl, deimi otlar
grlyordu, mehtapl vadilerin korular gibi. Uzakta, yorulmak nedir bilmez
bir hzl tren ddn ttrp duruyordu - ar mesafeler sktryordu onu,
feryatlarla geiyordu kuytu bir ukurluun iinden.

Birinin uykudaki hayatndan kulak tmalayc bir ses ykseldi ve Dvanov


ayld. Sonyaya gtrd francala sandn anmsad; o sandn iinde bir
sr besleyici francala vard. imdi ise ocan zerinde sandk mandk yoktu.
O zaman Dvanov sand aada aramak iin dikkatlice indi ocan zerinden.
Sand kaybetme korkusuyla

tepeden tmaa titriyordu, ruhunun tm gc sandk hasretine dnmt.


Dvanov dizlerinin zerine kt ve sand altlarna sakladklarn zannettii
uyuyan insanlar yoklamaya koyuldu. Uyuyanlar bir o yana bir bu yana
dnyorlard, altlarnda ise plak zeminden baka bir ey yoktu. Sandk hibir
yerden kmyordu. Dvanov kayb yznden dehete kapld ve ilenip alad.
Sonra tekrar uyuyanlara sokuldu, antalarn yoklad ve hatta ocan iine gz
att. Birok kiinin ayaklarn ezdi, bazlarnn yanaklarn topuuyla izdi,
kimisini de olduu gibi yerinden kaldrd. Yedi kii uyanp oturdu.

"Ne aryorsun, eytan, ne? diye sordu yakkl bir adam sessiz bir fkeyle.
"Ne ektiydin buraya ha, uykusuz ifritolu seni?"

"arp una izmeni, Stepan. sen daha yaknsn!" diye nerdi, tula zerine
yaslad ba apkal bir baka adam.

"Sandm grdnz m acaba?" diye sordu Dvanov kendisini tehdit eden


insanlara. "Kilitliydi, dn getirmitim, imdi yok."

Yar yarya kr ama o yzden daha da hassas bir adam antasn yoklad ve
konutu:

"Bak sen sinsiye! Sandkm! Var myd da sandn? Dn yksz gelmedin


miydi sen buraya? Gzm krpmadan oturuyordum ben. Can sandk ekmi
beyimizin!.."

"Bir tanecik patlatver una Stepan: Senin yumruun benimkinden ikindir!


dedi apkal adam. "Haddini bildir ltfen: Btn yurttalar uyandrd hayvann
kanc! imdi yarna kadar uyumadan otur oturabilirsen."

Dvanov insanlarn ortasnda sersemlemi vaziyette duruyor. yardm


bekliyordu.

Dier odadan, Rus ocann zerinden birinin giderek kalnlaan sesi ykseldi:

"Derhal dar atn u gezgini! Yoksa birazdan kalkp hepinizi uuracam.


Sovyet insanna gece bari rahat verin yahu."

"Hal, unun iin bir de enenizi yoruyorsunuz!" diye bard kapnn yanndaki
koca alnl bir delikanl ve ayaa frlad. Dvanovu devrilmi bir aa gvdesi
gibi belinden kavrayp dar srkledi.

"Don burada!" dedi delikanl ve kapy arpp damn scaklna girdi.


Dvanov sokak boyunca yrd. Yldz kmeleri tepesinde nbet tutmaktayd.
Yldzlar dnyann teki tarafna doru hafife aydnlatyordu g, aaya
ise serin bir temizlik hkimdi.

Kasabadan kan Dvanov komak istedi ama dt. Bacandaki yaray


unutmutu, oysa oradan srekli kan ve koyu bir sv szp duruyordu; yarann
deliinden bedeninin ve bilincinin gc kayor, Dvanov uyuklamak istiyordu.
imdi fark etmi_ti zayf dtn, yarasi-n bir birikintiden ald suyla
ferahlatt, sargsn tersyz etti ve yoluna dikkatle devam etti. nnde yeni bir
gn, gnlerin en iyisi balamaktayd; doudan vuran k rktlm bir ku
srsn andn-yordu bugn, gkyznde kvl kvl kouup bulank
ykseklere szlen.

Dvanov'un yolunun sanda, anm, km bir kurgann zerinde bir ky


mezarl vard. Rzgrn ve sulann eskittii yoksul

halar sadkane dikiliyordu. nlerinden ar ar geen canllara, llerin


bouna yaam olduklarn ve dirilmek istediklerini anmsatyorlard. Dvanov
mezarlardaki llere merhametini iletsinler diye halara el sallad.

NKTA, VOLONO okulunun mutfanda otunnu bir tavuk bedeni yiyor,


Kopyonkin ve dier mcadele adamlar ise yerde uyukluyorlard. Sonya
herkesten nce uyand; kapya yanap Dvanova seslendi. Fakat Nikita
Dvanovun geceyi burada geinnediini syledi kendisine, mademki
komnistti, yeni hayat urunda yol almaya devam ediyor olmalyd. O zaman
Sonya yalnayak beki Pyotrun odasna girdi.

"Siz ne diye yatp uyuyorsunuz burada peki?" dedi. "Saa gitmiken!"

Kopyonkin nce birini at gzlerinin, ikinci gz ayakta ve apkalyken


ald.

"Petrua," diye bekiye seslendi, "herkese yetecek kadar su kaynat, ben yarm
gnlne aynlyorum! .. Gece neden sylemediniz bana, yolda?" diyerek
sitem etti Sonyaya Kopyonkin. "Gen bir adam o, zgr bir varlk; tarlalarda
snp gider, yaras da var. imdi bir yer-
11 J A 11 I 1 , II

lerde yryordur, rzgar gzlerinden yzne sryordur yalarn...

Kopyonkin avluya, atnn yanna gitti. At muazzam bir yapya sahipti, insandan
ziyade odun tamaya elveriliydi. Sahibine ve i savaa alm, taze it ve
at samanyla besleniyor, azla yetiniyordu. Ne var ki karnn adamakll
doyurabilmesi iin gen bir orman n sekizde birini yemeli, zerine kk bir
bozkr gl imeliydi. Kopyonkin atna sayg duyuyor, nc dereceden paha
biiyordu ona: Rosa Luxemburg, devrim ve at. .

"Merhaba Proleter Gc!" diyerek selamlad Kopyonkin kaba yemle tkabasa


doyduu iin burnundan soluyan atn. "Rosa'nm mezarna gidelim!

Kopyonkin hayatnn tm i ve yollarnn kanlmaz olarak Rosa


Luxemburgun mezarna kacan mit ediyor, buna inanyordu. Bu mit
yreini styor, her gn devrim iin kahramanlklar yapma gereksinimi
douruyordu iinde. Kopyonkin her sabah Rosann mezarna gitmesini
emrediyordu atna. "Rosa" kelimesine fena halde alan at ise dehlendiini
sanyordu; "Rosa" sesini iitir iitmez nnde ister bataklk, ister gr bir
orman, ister krtn bekleri olsun derhal bacaklann oynatmaya balyordu.

"Rosa, Rosa!" diye mrldanyordu arada bir Kopyonkin yol boyunca ve at


iman bedenini geriyordu.

"Rosa!" diye diye i geiriyordu Kopyonkin ve Almanya'ya doru akp giden


bulutlara imreniyordu: Rosann mezarnn ve onun potinleriyle ezdii topran
zerinden geeceklerdi ne de olsa. Kopyon-kine gre btn yol ve rzgrlar
ynlerini Almanya'ya evirmilerdi, evirmedilerse bile yeryzn dolanacak,
nihayet Rosa'nn memleketine kacaklard.

Eer yol uzunsa ve karsna bir dman kmyorsa Kopyonkin daha bir
derinden ve yrekten heyecanlanyordu.

Yakc bir keder younlap birikiyordu iinde ve Kopyonkinin yalnz


bedenini avutacak bir kahramanlk frsat denk gelmiyordu bir trl.

Rosa! diye haykryordu hazin hazin Kopyonkin, atn korku tarak; kuytularda
bereketli iri yalarla alyordu, sonradan kendiliklerinden kuruyan.

Proleter Gc genellikle yoldan deil kilosunun arlndan yoruluyordu. At,


Bityuga Nehrinin ayrlk vadisinde bymt, yur-

dunun tatl otlarn anmsaynca yerlere zevk tkrkleri damlatyordu


kimileyin.

"Yine mi tknasn tuttu?" diyerek fark ediyordu Kopyonkin eye

rinin zerinden. "nmzdeki yl bir aylna muzr otlara salacam seni,


sonra doruca mezara gideceiz..."

At minnettar kalyor, nne kan otlar topran iine gmyordu gayretle. Yol
anszn ikiye ayrldnda Kopyonkinin atn pek yle ynlendirdii
sylenemezdi. Proleter Gcnn kendisi yollardan birini dierine yeliyor,
her zaman da Kopyonkinin silahl eline ihtiya duyulan bir yerlere kyordu.
Kopyonkin ise plansz, istikamet-siz, rasgele ve atnn iradesi dorultusunda
hareket ediyordu; ortak yaam kendi kafasndan akll sayyordu.

Ekya Groikov uzun zaman izini srmt Kopyonkinin ama hi


rastlayamamt ona, zira Kopyonkinin kendisi de nereye gideceini
bilmezken Groikov nereden bilebilecekti. .

Voloinodan be verst kadar uzaklaan Kopyonkin be damlk bir iftlie


vard. Klcn kard ve ucuyla tm damlann kaplarn srayla ald.

Damlardan lgn, lmle tanmaya oktan hazrlkl kadnlar frlyordu.

Ne istedin, yavrum? Beyazlar gitti, kzllar desen saklanmazlar!" dedi biri.

"Ailecek dar kn, derhal!" diye emretti tok bir sesle Kopyonkin.

En sonunda yedi hatun, iki ihtiyar adam kt dan; ocuklar karmadlar,


kocalarn ise kilerlere saklamlard.

Kopyonkin halk szd ve emretti:

Daln imdi evlerinize! Bar ileriyle uran!" .


Dvanov'un bu kyde olmad aikrd.

Rosa'nn biraz daha yaknna gidelim, Proleter Gc, diyerek tekrar atna
seslendi Kopyonkin.

Proleter Gc tekrar topra haklamaya koyuldu.

"Rosa!" diyerek canlandrmaya alyordu ruhunu Kopyonkin ve plak bir


aly szyordu kukulu kukulu: O da kendisi kadar zlyor muydu Rosa'y?
Eer o kadar zlemiyorsa Kopyonkin atn ona yneltiyor ve aly klcyla
kesip atyordu: "Madem Rosa'ya ihtiyacn yok, baka bir ey iin de var
olmayver. Rosadan daha gerekli bir ey olamaz!"

Kopyonkinin apkasnn iinde bir Rosa Luxemburg resmi dikiliydi:


Boyalarla yle gzel resmedilmiti ki herhangi bir kadn onunla boy
lemezdi. Kopyonkin resmin gerein tpks olduuna inanyor ve pek
duygulanaca iin skmeye korkuyordu onu.

Akama kadar bo yollarda ilerledi Kopyonkin, Dvanovun haat km


vaziyette yatyor olabilecei ukurlar kolaan etti. Fakat her yerde sessiz bir
insanszlk hkm srmekteydi. Akama doru Kopyonkin Maloye adnda uzun
bir kye ulat ve avlu avlu dolaarak nfusu kontrol etmeye koyuldu hemen;
kyl ailelerinin iinde Dvanovu aryordu. Kyn sonuna vardnda gece
balamt: O zaman Kopyonkin koyaa indi ve Proleter Gcnn admlarn
kesti. Ve ikisi -insan ile at- btn gece huzur iinde sustular.

Sabahleyin Kopyonkin Proleter Gcne karnn doyurmas iin vakit tand,


sonra tekrar srtna binip gerekli grd yere gitti. Yol kumluk h iinden
gemekteydi ama Kopyonkin uzun sre durdurmad atn.

Glkle hareket eden Proleter Gc boncuk boncuk ter dkt. Ne olduysa


le vakti tenha bir kyn kenarnda oldu. Kopyonkin o kye girip atna mola
tayin etmiti.

Dulavratotlarmm iinde zengin krk ve ksa alyla bir kadn gezinmekteydi.

"Kimsin sen? diyerek durdurdu onu Kopyonkin.


Ben mi? Ebeyim ebe.

Buralarda insan m douyor ki?

Ebe sokulganla almt ve erkeklerle konumay seviyordu.

"Domaz m, domaz m? Erkek milleti akn etti savatan, hatunlar ate


bast...

Bana bak, kadn: Geenlerde buraya apkasz bir delikanl gelmi olacak,
kars douramyor bir trl, seni aryordu bu gen galiba, bir kou damlar
dolan da soruver, buralarda bir yerde miymi? Sonra gel bana syle! ittin
mi?!

. yle sskaca m? Saten gmlekli?" dedi tanr gibi olan ebe.

Kopyonkin dnd ama anmsayamad, bir ey syleyemedi. Onun iin tm


insanlar iki tr yze sahipti: dost yzleri ve yabanc yzler.

Dostlann gzleri mavi, yabanclann genellikle siyah ve kahverengi olurdu,


subay ve ekya ii; sonrasna dikkat etmezdi Kopyonkin.

"O! diyerek kabul etti Kopyonkin. "Saten gmlekli ve pantolon-.

u.

"Eh, ben sana hemencecik getiriveririm onu - Feklua'nn evinde oturuyor,


patates halyordu Feklua ona..."

"Getir onu bana, kadn, sana proleter teekkrlerimi sunanm!" dedi Kopyonkin
ve Proleter Gc'n okad. At makine gibi duruyordu: byk, titrek, kas
dmleriyle sarmalanm. Byle bir atn zerinde insan ham topra snneli,
aa skmeliydi.

Ebe, Feklua'ya gitti.

Feklua, dolgun pembe kollarn svam, bir dul kadnn ne serveti olursa
ykamaktayd.
Ebe ha kard ve sordu:

"Senin kirac nerelerde? Bir atl soruyor onu." _

"Uyuyor," dedi Feklua.'"ocuk ld lecek zaten, uyandramam."

Dvanov ocan zerinden sa kolunu sarktt, derin ve seyrek nefesi bu koldan


izlenebiliyordu.

Ebe, Kopyonkinin yanna dnd; Kopyonkin kendisi yolland Feklua'nn


evine.

"Konuunu uyandr!" diye emretti Kopyonkin kesin ve net.

Feklua Dvanov'un kolunu drtt. Beriki uykulu korkusundan hemen dile geldi
ve yzn gsterdi.

"Gidelim, yolda Dvanov!" dedi Kopyonkin rica yollu. "retmen seni


getinnemi buyurdu."

Dvanov uyand ve anmsad:

"Hayr, ben buradan bir yere gitmem. Dn sen."

"Senin bilecein i," dedi Kopyonkin. "Hayattasn ya, gerisi ber-kemal."

Kopyonkin karanlk kene kadar yol ald ama daha kestirme bir yoldan.
Geceydi, deirmeni ve okulun aydnlk pencerelerini seti.

Beki Pyotr ve Mrainski, Sonya'nn odasnda dama oynuyorlard, retmenin


kendisi ise mutfakta masann banda oturmu, ba avularnda,
gamlanmaktayd.

"Gelmek istemiyor," diye bildirdi Kopyonkin. "Bekr bir hatunun ocann


zerinde yatyor."

"Yatsn o zaman," diyerek el ekti Sonya Dvanovdan. "Hep beni kk bir kz


sanyor, oysa ben de bir eylerden kederleniyorum.

Kopyonkin atlarn yanna gitti. Mfreze yeleri henz kanlarnn yanndan


dnmemilerdi, Mrainski ve Nikita ise isiz gsz, halkn ayla karn
iirerek yaamaktaydlar.

Byle giderse savata btn kyleri yiyip bitireceiz, sonucuna vard


Kopyonkin iinden. "Cephe gerisinde hibir kaynamz kalmayacak: O zaman
nasl varr kii Rosa Luxemburgun yanna?"

Mrainski ve Nikita, Kopyonkine her tr zahmete nasl da hazr olduklarn


gstermek iin faydaszca dneniyorlard avluda. Mrainski beklemi
gbrelerin zerine km, ayaklaryla eziyordu onlar.

Yryn eve gidin.. dedi onlara Kopyonkin ar ar dnerek. "Yarn ikinizi


de serbest brakacam. Ayarsz insanlar ne diye peimden
srkleyecekmiim? Sizden dman m olur - snt olur anca! Artk var
olduumu biliyorsunuz ya, o yeter.

DVANOV HAYATININ O UZADIKA uzayan dneminde rahat rahat evde


oturuyor ve ev salibesinin ocan yanndaki sicimlere amar diziini
izliyordu. Bir kabn iinde at ya yanmaktayd, ile resimlerindeki cehennem
ateleri gibi; ky sakinleri sokaktan geip terk edilmi civar yerlere
gidiyorlard. I sava oralarda halk malnn krklar halinde boy
gstermekteydi: l atlar, arabalar. ekyalara ait yakasz kaftanlar ve
yastklar. Yastk ekyalar iin eyerin yerini tutuyordu; o yzden ekya
mfrezelerinde yle bir komut kullanlrd: Ku tynee bin! Buna yant
olarak Kzl Ordu komutanlar, etelerin pei sra at srtnda koarken yle
barrlard:

O yastklar hatunlara geri gidecek!"

Sredniye Boltai kasabas sakinleri geceleri geni koyak ve fundalklara


kyor.. gemi arpmalarn izinde ev eyas arayarak geziniyordu.
Biroklarnn payna da bir eyler dyordu: Bu i sava yamalama zanaat
hi de kazansz deildi. Askerlik ubesi'nin oraya buraya ast, bulunan
askeri tehizatn iade edilmesine ilikin emirler de kr etmiyordu: Sava
gereleri paralara ayrlyor, barl mekanizmalara dntrlyordu. Su
soutmal mitralyze dkme demirden tencere taklyor, oluyordu sana ev
votkas yapma dzenei; sefer mutfaklar ky hamamlarnn iine
yerletiriliyor, pusluk sahra toplannn baz paralar yn dvmeye yaryor,
top kilitlerinden ise deirmen ta iin besleme hunisi yaplyordu.

Dvanov bir av luda ngiliz bayrandan bir kadn gmlei grd. Bu gmlek
Rus rzgrnda kuruyor, bir kadn tarafndan giyilmili-in delik ve izlerini
tayordu nicedir.

Ev sahibesi FekJa Stepanovna iini bitirmiti.

"Sen neden byle dncelisin, gen?" diye sordu ona. "Yemek mi istersin,
yoksa cann m sklr?"

"ylesine," dedi Dvanov. "Senin dam sessiz, dinleniyorum."

"Dinlen. Aceleye lzum yok, gensin daha - hayat sana kalacak..."

Fekla Stepanovna azn byk, alkan eliyle kapatarak esnedi.

"Bense... mr bitirdim. Herifimi arlk savanda ldrdler, ne iin


yaarsn, uykuya bile seviniyor insan."

Fekla Stepanovna, kimselerin kendisiyle ii olmayacan bildii iin


Dvanov'un nnde soyunuverdi.

"Atei sndr, " dedi yalnayak Fekla Stepanovna, "yoksa yarn kalnz ortada."

Dvanov kseye fledi. Fekla Stepanovna ocan zerine kt.

"Sen de buraya k madem... Zaman o zaman deil - rezilliimin kusuruna


bakmazsn."

Damda bu insan olmasa derhal Sonya'ya geri kaacan ya da bir an nce


sosyalizmi uzak yerlerde aramaya gideceini biliyordu Dvanov. Fekla
Stepanovna Dvanovu kadnca sadeliine altrarak koruyordu, len anasnn
kardeiydi sanki, Dvanovun anmsamad, o yzden de sevemeyecei
anasnn.
Fekla Stepanovna uyuyunca yalnzlk zoruna gitti Dvanov'un. Btn gn hemen
hi konumasalar da yalnz hissetmemiti kendisini: Ne de olsa Fekla
Stepanovna bir ekilde dnmt onu, o da kadn aralksz olarak
duyumsam, bu sayede bir eylere deliler gibi younlamaktan kurtulmutu.
imdi Fekla Stepanovnann bilincinde yer yoktu ona ve Dvanov, yaklamakta
olan, kendisine de herkesleri unutturacak uykusunun arln duydu; bedeninin
scakl akln darya bir yere kovalayacak, akl orada yalnz, zgn bir
gzlemci olarak kalacakt.

Eski inan, bu srgn edilen clz bilinci "koruyucu melek" olarak adlandnrd.
Dvanov o manay anmsayabiliyordu hl ve yaayan insann boucu
karanlndan soua kovulan o koruyucu melee acd.

Sessizliinin yorulduu bir yerlerde Dvanov Sonya'y zlyor ve ne yapmas


gerektiini bilmiyordu; onu kollarna alp ileriye, baka ve daha iyi yaantlara
uzanmak isterdi, taze ve hr. Pencerenin ardnda k tkeniyordu; damn
iindeki hava, cereyan olmadndan arlamt.

Sava silahszlandrma iinden dnen insanlar ayaklarn topraa srterek


geiyorlard sokaktan. Kirnileyin ar bir eyler srklyor, otlar ta
kklerinden bierek gidiyorlard.

Dvanov sessizce ocan zerine kt. Fekla Stepanovna koltukalt arn hart
hart kayor.. bir o yana bir bu yana dnp duruyordu.

"Yatyor musun?" diye sordu aldrsz uykusunda. "iyi, iyi: Uyumana bak.'

Ocan scak tulalar daha da tedirgin etti Dvanovu, uyku tutmad, ancak
scaktan yorgun dp sayklamalarla kendinden geince uyuyabildi. Kk
eyalar -kutular, kseler, kee izmeler, bluzlar-dev hacim] i heybetli
nesnelere dnerek ylyordu Dvanovun zerine. Onlar iinden geirn1eye
mecburdu; iine smsk giriyor, derisini geriyorlard. En ok derisinin
patlamasndan korkuyordu Dvanov. Canlanan boucu nesneler deildi onu
rkten, derisinin patlamas.. diki yerlerine taklan kuru scak kee izme
ynnn kendisini bo-masyd.
Fekla Stepanovna elini Dvanovun yzne koydu. Dvanov solmu ot kokusu
duyduunu sand, zavall, yalnayak bir yar-kzdan bir itin nnde ayrln
anmsad ve Fekla Stepanovnamn elini skt. Sakinleip kederden kurtulurken,
kadnn kolunu daha yukarsndan kavrad ve Fekla Stepanovnaya yasland.

"Neden rpnyorsun yle, delikanl?" dedi kadn bir eyler sezerek. "Yatp
uyu."

Dvanov yant vermedi. Sertmi gibi arpmaya balayan yrei kendi i


zgrlne seviniyordu yksek sesle. Dvanovun hayat bekisi ise odasnda
oturuyordu; o sevinmiyor., zlmyor., yalnzca gre-

fl

vini yerine getiriyordu.

Dvanov, okamay nceden renmi gibi deneyimli ellerle okuyordu Fekla


Stepanovna'y. Sonunda elleri korku ve aknlk iinde donup kald.

"Neyin var? diye yakn, grltl bir sesle fsldad Fekla Stepanovna.
"Oras herkeste ayndr."

"Siz kardesiniz, dedi Dvanov, aydnlk bir annn sevecenliiyle; kz kardei


araclyla Sonya'ya bir iyilik yapma gereksinimi duyuyordu. Dvanov aslnda
ne pek sevinmi, ne de bsbtn kendinden gemiti: Yreinin muazzam
mekanizmasnn amaz ileyiini dikkatle dinlemekteydi srekli. Ama ite
sonunda yrei pes etmi, yavalam, rtlvermiti, botu artk. Fazlasyla
alm, yanllkla salvermiti tek kuunu. Beki-gzlemci, uup giden,
yokluk derecesinde hafif bedenini, kederle aralad kanatlar ile gtren kuun
ardndan bakakalmt. Ve alad beki - insann mr boyunca bir defa alar
o, bir defack yitirir sknetini pimanlk uruna.

Gecenin muntazam solgunluu bulank grnd Dvanov'a damn iinde, gzleri


kamayordu. Eyalar yerlerinde kk kk duruyordu; hibir ey
istemiyordu Dvanov'un can, salkl bir uykuya dald.

Ta sabaha kadar yorgunluunu karamad Dvanov. Ge uyand,


Fekla Stepanovna ocak kmrlnde sacayann altnda ate ya-

karken tekrar uyuyakald sonra. yle bir yorgunluk duyuyordu ki nceki gn


kuvvetini tketen bir yara almt sanki vcudunda.

leye doru Proleter Gc pencerenin nnde durdu. Arkadan bulmaya


gelen Kopyonkin ikinci kez indi srtndan.

Kopyonkin cama knyla vurdu.

"Hanm, konuunu gnder bana hele.

Fekla Stepanovna Dvanovun kafasn sarst.

"Delikanl, kendine gel, atl seni sesliyor!"

Dvanov glkle uyanyor, aralksz mavi bir sis gryordu.

Ceketi ve apkasyla Kopyonkin girdi dama.

"Ne o, yolda Dvanov, ebediyen mi mhlandn buraya? Al, retmen gnderdi


sana: iliin."

"Ben temelli kalacam burada," dedi Dvanov.

Kopyonkin yardmna yetiecek bir dnce bulamayan ban edi.

"O zaman ben gideyim. Elveda, yolda Dvanov."

Dvanov pencerenin st yarsndan Kopyonkinin ovann derinlerinde uzak bir


memlekete doru yitiini grd. Proleter Gc yan

| 1 1 !! 1 w .

ban alm savay komnizmin diri dmannn yaad yere gtryor,


Kopyonkin giderek daha da ryordu Dvanov'dan - sefil, uzak ve mutlu.
Dvanov ocan zerinden zplad ve ancak sokaa knca aklna geldi ileride
yaral ayan esirgemesi gerekecei, ana imdilik by-lece dayanversindi.

"Niye bittin dibimde?" diye sordu ona ar adm giden Kopyonkin. "Yaknda
leceim ben, atn zerinde tek kalacaksn! .."

Ve Dvanovu kaldnp Proleter Gcnn arkasna oturttu. "Karnma tutun.


Birlikte gideceiz, birlikte var olacaz. Proleter Gc ta akama kadar yol
ald, akamleyin Dvanov ve Kopyonkin orman ile bozknn snrndaki bir beki
kulbesinde yatya ekildiler.

"eitli insanlardan yanna urayan olmad m?" diye sordu Kopyonkin


bekiye.

Kulbesinde pek ok yol insan gecelemi olan beki yle dedi: "Az adam m
gelip geiyor imdilerde, millet boaz derdinde -hepsini aklda tutmak ne
mmkn! Ben umumi adamn, her surat anmsamaya takatim yok!"

"Avlun niye byle yank kokuyor peki?" dedi havay anmsayan

Kopyonkin.

Beki ve Kopyonkin avluya ktlar.

"Duyuyorsun deil mi?" dedi beki, Kopyonkinin dikkatini ekerek. "Otlar


oynayp duruyor, rzgr desen yok."

"Yok," dedi dikkat kesilen Kopyonkin.

"Gelip geenler dedilerdi, beyaz burjuvalar radyo sinyali yollu-yormu.


Duydun deil mi, yine yank koktu?

"Almyorum," dedi Kopyonkin havay koklayarak.

'Burnun tkanm senin. Telsiz sinyalleri havay yakyor. " "Sopan salla!" diye
emretti aniden Kopyonkin. "Kartr grltlerini, hibir ey zemesinler."

Kopyonkin klcn kard ve zararl havay doramaya koyuldu, ta ki


tecrbeli kolu omuzdan kasnana dek.
"Yeter," diyerek durdurdu bekiyi Kopyonkin. "Karmtr artk.

Zaferinden memnun kald Kopyonkin; devrimin Rosa Luxem-burgun bedeninin


son kalnts olduunu dnyor ve kk eylerde bile korumaya alyordu
onu. Ornan bekisi susup Kopyonkin ve Dvanova iyisinden birer dilim ekmek
verdi, sonra uzaklanna oturdu. Kopyonkin ekmein lezzetine aldrmad - tat
almadan yer, ryadan ekinmeden uyur ve vcuduna aldrmadan, en yakn yn
takip ederek yaard.

"Ne diye doyuruyorsun kammz, belki de yaramaz insanlarzdr biz?" diye


sordu Dvanov bekiye.

"Yemeyeydin madem!" diyerek sitem etti ona Kopyonkin. "Ekmek


kendiliinden kar topraktan, kyl karasabanyla gdklayve-rir topra
hepsi o, kadnn inek memesini gdklamas gibi! Eksik emektir kylnnki.
Doru mu, bey?"

"Evet, yledir herhal," diyerek onaylad kannlann doyuran adam. "iktidar


sizde, dorusunu siz bilirsiniz."

"Aptalsn sen, kulak karde," dedi sinirleniveren Kopyonkin. "Bizim


iktidarmz korku deildir, halkn dnmesi, dncelere dalmasdr."

Beki imdilerde saliden de dncelere dalndn kabul etti. Uykudan nce


Dvanov ve Kopyonkin yanndan sz ettiler.

"Ne dersin," diye sordu Dvanov, "kyleri Sovyet usulne gre yerletirmemiz
yakn mdr?"

Kopyonkin devrim sayesinde her dmann alt edilebileceine inanmt.

"Ne kald ki unun urasnda? Bir rpda hallederiz. Nehirsiz vadiler


Ukraynallara kalacak yoksa deriz... Yahut silah elde, yaplarn tanmas iin
tama ykm getiririz. Ne demitik: Sosyalizm topraktr. Dediysek yaparz."

"Oncelikle bozkra su getinneliyiz," diye akl yrtt Dvanov. "Oras pek kuru,
havzalarmz Trans-Hazar lnden farksz."
"Biz de su tesisat deriz," diyerek abucak avuttu yoldan Kopyonkin.
"Fskiyeler kurarz, kurak yllarda topra slatrz, hatunlar kaz yetitirir,
herkesin kuty yast olur - parlak i!"

Bu srada Dvanov dalp gitti; Kopyonkin, onun yaral ayann altna yumuak
ot koydu, sonra o da sabaha dein sessiz kald.

Sabahleyin ornan kenarndaki evi terk edip bozkrlk memlekete evirdiler


ynlerini.

Saysz ayan inedii yoldan kendilerine doru bir yaya gelmekteydi. Zaman
zaman yatp yuvarlanyor, sonra yeniden ayaklar zerinde gidiyordu yaya.

"Ne yapyorsun sen, czaml?" diye durdurdu yolcuyu Kopyonkin adam


yaklanca.

"Yuvarlanyorum hemerim," diye aklad karlarna kan. "Ayaklarm feci


yoruldu, onlar dinlenirken ben kendim devam ediyorum yoluma."

Kopyonkin nedense kukulannt:

"Eee, nonnal gitsene.. dzgn git."

"Iyi ama ben Batum'dan geliyorum, iki yldr ailemi grmedim: Dinleneyim
desem zerime bir sknt kyor, yuvarlanarak gidersem yava da olsa eve
yaklatm diye dnyorum."

"urada grnen ky hangisi?" diye sordu Kopyonkin.

"uras m?" diyerek dnp bakt seyyah llemi yzyle: mr boyunca


ayla dnya arasna denk mesafe katettiini bilmiyordu. "Hanskiye Dvoriki olsa
gerekir... eytan bi] ir: Bozkrda birok kyler yayor.

Kopyonkin bu adam biraz daha derinden anlamaya alt:

"Demek oluyor ki karn pek seviyorsun..."

Yaya uzak yolun sislendirdii gzleriyle bakt atllara:


"Elbette, saygm var. Doum yaparken derdimden at ya trman-dydm..."

Hanskiye Dvorikiden yemek kokusu geliyordu ana aslnda tahldan ev votkas


yaplmaktayd orada. Bu gizli retine bal olarak ahlaksz bir kadn geiverdi
sokaktan koarak. Btn danlara dalyor ve annda geri frlyordu:

"ephe dnyoo!" diyerek uyaryordu kylleri, dnp dnp Kopyonkin ve


Dvanov'un silahl gcne baknyordu dehete kaplarak.

Kyller atee su dkyorlard, kulbelerden duman yaylyordu srne


srne; yalaklara alelacele boca edilen votkann vck vck karmndan
karnlar doyan domuzlar ldrm gibi koturuyorlard kyn iinde.

"Nerede burann sovyeti, a namuslu insan?" diye seslendi Kopyonkin topal bir
yurttaa.

Nedense gururlu bir ifade taknan topal yurtta ar admlarla, kurum kurum
kurularak yrmekteydi.

"Namuslu diyorsun ha? Bacan aldnz, imdi de namuslu mu diyorsunuz?..


Kyde sovyet yok, ben Nahiye Devrim Komitesinin yetkilisiyim, fukarann
cezalandran iktidar ve gc. Bakma topal olduuma. burann en akll
kiisiyim: Her ey gelir elimden!"

"Dinle beni. yetk ili yolda!" dedi Kopyonkin, sesinde frtnalar. "Karnda
Vilayet Yrtme Komitesi'nin bagrevlisi var!" Dvanov atndan indi ve
yetkiliye elini uzatt. "Devrimci vicdan ve tama y-

i...... 1 J i i

kmnn gerektirdii askeri nizam erevesinde sosyalizmi kuruyor kendisi


vilayette. Ne var ne yok burada?"

Yetkili hi de korkmamt:

"Akl ok bizde, ekmek yok."

Dvanov yakalad sz:


"Ama toprak aalarnn elinden alnan topraklara votka kokusu smm."

Yetkili ciddi ciddi gcendi:

"Bo konuma yolda! Dnd daha, resmi emir yazdm: Bugn arlktan
kurtuluumuzun erefine ayin yaplyor kymzde. Bir gnlne tarafndan
keyfi davranma izni verildi halka. Bugn ne istersen yap: Karmadan
geziyorum, devrim de dinleniyor biraz... aktn m?"

"Bu keyfi iktidar sana kim verdi?" diyerek att kalanm atnn zerinden
Kopyonkin.

"Yahu ben burann Lenini sayhnm!" diye aklad topal basit gerei. "u sra
kulak fukaraya ikramda bulunuyor - benim filerime gre yryor i, emrimin
yerine getirilip getirilmediini denetliyorum." "Denetledin mi bari?" diye
sordu Dvanov.

"Hane hane ve zenle: Her ey gerektii gibi yryor. Sava ncesinden bile
dayankllar, atszlar da memnun."

"Hatun ne diye korktu da kouyor o zaman?" dedi Kopyonkin,

w w i 1

iin iindeki bit yeniini renmeye alarak.

Topaln kendisi de ciddi ciddi fkelenmiti buna.

"Sovyet bilinci yok daha bunlarda. Yoldalarn, konuklarn kar-

lamaktan korkuyorlar, mal otlara dkmeyi yeliyorlar, bir de devlet fukaras


numaras yapyorlar. Btn zulalarn bilirim ben bunlarn, hayatlarnn btn
anlamn grrm..."

Topaln ad Fyodor Dostoyevski idi: Nahiye Devrim Komitesi yetkilisi Ignatiy


Moonkovun, nl yazarn ansna Fyodor Dosto-yevski adn almak isteyen
yurtta Ignatiy Moonkovun yapm olduu bavuruyu deerlendirerek yazd
zel protokole yle kaydet-timiti kendi kendisini. Karar hemen km, yeni
gnn balangcndan itibaren ad lelebet deimiti; ayrca btn yurttalara
da lakaplarn tekrar gzden geirerek tatmin edici bulup bulmadklarn
dnmelerini nenniti. Tabii bu arada yeni alnan isimlerle uyumluluk
gereklilii de gz nnde bulundurulmalyd. Fyodor Dostoyevski bu
kampanyay vatandalarn kendi kendilerini yetkinletirmeleri amacyla
tasarlamt: Szgelimi, Liebknecht denilen kii bu isme uygun ekilde
yaamal, aksi takdirde bu anl isim geri alnmalyd kendisinden. Bu ekilde
ad deiiklii kaytlarna iki yurtta daha gemiti: Stepan eer.. Kristof
Kolomb; kuyucu Pyotr Grudin ise Franz Mehring (sokak dilinde Merin1)
olmulard. Fyodor Dostoyevski bu adlar artl ve tartmal olarak geinniti
protokole. Nahiye Devrim Komitesinden bilgi talep etmiti zira: Kolomb ve
Mehring onurlu insanlar myd, adlar gelecek yaam asndan rnek tekil
edebilir miydi, yoksa Kolomb ve Mehring szleri devrim iin bir ey ifade
etmiyor muydu? Nahiye Devrim Komitesi henz bir yant gndermemiti.
Stepan eer ve Pyotr Grudin neredeyse isimsiz yaamaktaydlar.

"Madem adlandnz," diyordu onlara Dostoyevski, "mstesna bir eyler yapn."

"Yaparz," diye yantlyordu ikisi de, "sen onayla yeler ki, bir de rapor veriver.

"Szl olarak adlanabilirsiniz ama dokmanlarda imdilik eski adnzla


gstereceim sizi."

"Szl de idare ederiz," diyordu dileke sahipleri.

Kopyonkin ve Dvanov, Dostoyevskiye rastladklarnda.. beriki tam da hayat


mkemmelletirmeninyeni yollarn aramaktayd. Dos-toyevski, yoldalararas
izdivaca, Sovyetler'de hayatn anlamna kafa yoruyordu; hem acaba mahsuln
verimini artrmak iin geceler yok edilebilir miydi, gnlk emek saadeti nasl
rgtlenmeliydi, ruh denen neyin nesiydi - szlanan yrek mi, yoksa kafadaki
akl m? Bunlarn ve daha birok baka eyin sancsn ekmekteydi
Dostoyevski, geceleri ailesine rahat yz gstermeyerek.

Dostoyevski'nin evinde bir ktphane dolusu kitap vard ama artk


avunamyordu ezbere bildii bu kitaplarla, bu yzden de bizzat

kendisi dnyordu.
Dostoyevski'nin damnda buday lapas yiyen Dvanov ve Kopyonkin gelecek
yaz sosyalizmi kurmann gereklilii zerine acil bir sohbet balattlar. Dvanov
bu acelenin Leninin kendisi tarafndan onaylandn sylyordu.

"Sovyet Rusyas," dedi Dostoyevski'yi ikna etmeye alan Dvanov,


"kapitalizm keisinin saldrd gen bir akaaca benzer."

Bir de gazete slogan alntlad:

Byt akaacn bydnce, Yiyemesin Avrupa'nn keisi!

Kanlmaz kapitalizm tehlikesine dikkat kesilmekten Dostoyevs-kinin rengi


atmt. Beyaz keilerin gerekten de gen kabuumuzu yiyip bitirdiklerini,
devrimin rlplak kaldn ve donup leceini

getrmt gozunun onune.

"Eee, i kime dyor peki, yoldalar?" diye haykrd Dostoyevski cokuyla.


"Madem yle hemen balayalm: Yeni yla kadar yetitirebiliriz sosyalizmi!
Yazn beyaz keiler geldiinde Sovyet akaacnn kabuu oktan sertlemi
olacak."

Dostoyevski sosyalizmi iyi insanlardan oluan bir topluluk gibi dnyordu.


Eya ve yaplan bildii yoktu. Dvanov hemen zmt onu.

"Hayr, yolda Dostoyevski. Sosyalizm gnee benzer ve yazn doar. Onu


yksek bozkrlarn bereketli topraklar zerinde kurn1ak gerekir. Kynzde
ka hane var?"

"Hane fazlal var bizde: yz krk hane, kenar mahallede de on be hane


reisi oturur," diye bildirdi Dostoyevski.

"yi ite. Be-alt kadar iletmeye blnmelisiniz," diye nerdi Dvanov.


"Derhal i ykm ilan et. imdilik malazda kuyu kazadur-sunlar, bahardan
itibaren de tama ykmyle yap tat. Kuyucunuz var m bari?"

Dostoyevski Dvanov'un szlerini yava yava sindiriyor ve gzle grlr


koullara dntryordu. Gerek icat etme yeteneine sahip deildi ve
gerei ancak dnceleri kendi blgesinin olaylarna dntrerek
anlayabilirdi, bu da vakit alyordu: Zihninde tandk bir yerdeki bo bozkr
canlandrmal, zerine isim isim kynn tm

hanelerini yerletirmeli ve ortaya ne ktna bakmalyd.

"Kuyucumuz var elbet," dedi Dostoyevski. "rnekle, Franz Mehring:


Ayaklaryla hisseder suyu. Hendeklerde gezer, ufuklar yle bir lp biti
miydi, 'Bu yeri alt sajen kazn ocuklar,' deyiverir. Su fkrr o zaman toptan.
Anasyla babas byle yaratmlar onu demek."

Dostoyevski'nin.. sosyalizmi ortak iftlik topraklarna sahip az haneli iletme


kasabalan olarak canlandrmasna yardmc oldu Dvanov. Dostoyevski her eyi
kabul etti, bir tek tm harman yerlerine yaylacak ortak sevin eksik kalyordu..
gelecek tahayylnn sevgi ve scakla dnmesi, vcudunda sosyalizmin
geici yokluundan tr vicdan ve sabrszln ayaklanmas iin.

Kopyonkin dinledi, dinledi ve gceniverdi:

"Nasl bir bitsin sen yahu: Vilayet Yrtme Komitesi sylemi bir defa - yaza
sosyalizmi hazr edeceksin ite! Mademki disiplinimiz demirden, karacaksn
komnizmin klcn. Senden Lenin olur mu? Sovyet bekisisin sen; Ykmn
temposunu yavatatyorsun anca, zararl ruh! "

Dvanov Dostoyevski'nin akln elmeye alyordu hala: "Bitkiler ekilince


yeryz baka gezegenlerden bakldnda daha parlak, daha aydnlk
grnecek. Hem su dngs de glenecek, gkyz daha mavi, daha saydam
olacak! "

Dostoyevski sevindi: Sosyalizmi tastamam grebilmiti bu kez. Yemlik otlarn


soluuyla beslenen hafif nemli, mavi bir gkyzyd o. Rzgr, topran
bereketli gllerini hafife titretiyordu mterek nefesiyle; hayat ylesine
mutluydu ki her ey sakindi. Bir tek Sovyetler'de hayatn anlamn tespit etmek
kalmt. Bunun iin de Dostoyevski seilmiti oybirliiyle ve ite o, krk
gndr uykusuz, kendin-

den gemi vaziyette dalgn dalgn otunnaktayd; namuslu, gzel kzlar yiyecek
getiriyorlard kendisine -bor ve domuz eti- fakat Dostoyevski'nin eli bile
demeden geri gtrmeleri gerekiyordu: Ban kaldramyordu ki iinden.

Gen kzlar k oluyordu Dostoyevski'ye ama her biri de partiliydi ve disiplin


yznden alamyor, sessizce ac ekiyorlard bilinli-lik gerei.

Dostoyevski, a ikiye aynrcasna masay trnayla izdi.

"Yapacam sosyalizmi! Daha avdar yetimeden hazr olacak!.. Ben de


diyordum neden iim sklyor. Sosyalizmmi zlediim.

"Odur," dedi Kopyonkin onaylayarak. "Herkes ister Rosa'y sev-

mey.

Dostoyevski, Rosa szn fark etti ama tam olarak anlamad -devrimin ksa
sylenii2 ya da kendisinin bilmedii bir slogan olabi-

f w* 1 I

leceini dnd.

"Pek doru, yolda! dedi Dostoyevski sevinerek, nk esas mutluluk


kefedilmiti artk. "Yine de bak bana, kendi blgemde devrimi ynetmekten
zayf dtm.

"Anlalr bir durum: Burada btn mevcut olaylarn altndan sen kyorsun,"
dedi Kopyonkin, Dostoyevski'nin kymetine arka karak.

Gelgelelim Fyodor Mihaylovi o gece rahat uyuyamad; bir o yana bir bu yana
dnyor, dncelerinin ufak tefek aynntlann sayklyordu yeknesak.

"Neyin var? dedi henz uykuya dalmadndan Dostoyevski'nin kard


sesleri duyan Kopyonkin. "Skntdan elmackkemiklerin mi kaslyor?
sava kurbanlarn anmsa iyisi mi, kederlenirsin bari."

Geceleyin Dostoyevski uyuyanlar uyandrd. Kopyonkin apansz saldrveren


dman karlamak iin daha gzn amadan klcna
davrand.

"Sovyet iktidar uruna dokundum sana!" diye aklad Dostoyevski.

"Madem yle neden daha nce uyandrmadn? diye sert bir sesle sordu
Kopyonkin.

"Halihazrda hayvanmz yok," dedi hemen lafa giren Dostoyevski: Yarm


gecede sosyalizm iini hayata geirme aamasna dek dnp bitirmiti.
"Syle, hangi vatanda gider bereketli bozkra hayvan yok ise? Yaplar bagaj
gibi tamann ne anlam var o zaman?.. Bu telalar bitirecek beni..."

Kopyonkin, boazn temizlemeye .alnn gibi ince demel-masn kad.

"Saa!" dedi Dvanov'a. "Uyumay brak da u herife Sovyet kanunlarn


bilmediini syle."

Sonra kara kara Dostoyevski'ye bakt Kopyonkin.

"Sen beyaz destekisinin tekisin. blge Lenin'i filan deil! Kafa yorduu eye
bak. Yarn milletin elinde kalan btn canl hayvan meydana kart. itenlikle,
devrim duygusuyla paylatr. ite o kadar!"

Kopyonkin derhal uykusuna dnd: Devrime ihanet sayd ruhsal kukular


anlamyor ve bytmyordu; Rosa Luxemburg nceden ve herkese yetecek
kadar dnmt her eyi, imdi bir tek grlen ve grlmeyen dmann
bozguna uratlmas iin silah tutan elin kahramanlklar yapmas kalmt
geriye.

Sabahleyin Dostoyevski. Hanskiye Dvorikinin btn hanelerini Nahiye Devrim


Komitesi ve Vilayet Yrtme Komitesinin ortak emrini ilan ederek dolat,
istisnasz tm hayvanlar devrim iin paylalacakt.

Ve bylece varlkl halkn gzyalar eliinde hayvanlar kilise nne,


meydana karld. Yoksullar da szlanan hane reislerini ve acnas ihtiyar
kadnlar grp gamlanyorlard. kimi varlkszlar alyordu hatta, halbuki
paylarna decek vard.

Kadnlar inekleri pyor, erkekler atlarn savaa oul gnderir gibi


yreklendirerek fazlaca efkatli ve ereti tutuyor. ilerinden de alasak m
yoksa bylece idare mi etsek diye dnyorlard.

Kendi uzun ince ama surat kk ve allak, gen kz sesli bir kyl yorga atn
getirdi; hi sitem etmedii gibi, tm tasal kyllerini avutmaya da alyordu:

"Ne oldu sana, Mitriy Amca?" diyordu zgn bir ihtiyara yksek sesle. "Batsn
yerin dibine yahu: Hayata m veda ediyorsun allascn? Kahrolduu eye bak -
atn alacaklarm, eytan alsn yahu. yenisini ediniriz. Kalrn topla sen geri!"

Dostoyevski tanyordu bu kyly: Eski bir asker kaayd adam. Kk


yanda raporsuz evraksz kagelmiti bir yerlerden, hibir savaa da
arlamamt: Ne doum yl belliydi ne ad, resmi olarak zaten yaamyor
saylrd; bir ekilde adlandrm olmak iin, kolaylk olsun diye Noksan
diyorlard asker kaana, ky sovyetinin listesinde ise gemiyordu ad. Bir
sekreter btn dier soyadlarnn altna "Dierleri - 1; cinsiyeti - kukulu"
yazmt. Ne var ki bir sonraki sekreter bu notu anlamam, bykba
hayvanlar I istesine fazladan bir ba ekleyivermi, "dierleri "ni ise dpedz
karmt listeden. Bylece Noksan bir toplum sznts olarak yaayp
gidiyordu, arabadan topraa den dar tanesi gibi.

Gelgelelim ksa sre nce Dostoyevski onu vatanda listesine "ahsi soyad
edinmemi kaytarc orta kyl" ad altnda mrekkeple kaydetmi, bylelikle
varln iyiden iyiye salamlatrmt: Nok-san Sovyet karlarna hizmet
iin dourmu saylrd.

Bozkr yaants eskiden hayvann izi sra ilerlerdi, hayvansz kalp alktan
lme korkusu halkn iine ilemiti, bu yzden insanlar zarara urama
korkusundan ziyade nyargdan alyorlard.

Dvanov ve Kopyonkin, Dostoyevski hayvanlan yoksullara paylatrmaya


balad srada geldiler.

Kopyonkin azn arad onun:

"Yanlmayasn ha: Devrim duygun btn m u anda?"

iktidaryla gurur duyan Dostoyevski karnndan boazna doru bir el iareti


yapt. Bulduu paylatuna yntemi basit ve de akt: En yoksullar en iyi at ve
inekleri alacakt; gel gr ki hayvan az olduu iin orta kyllere hibir ey
dmedi, ancak bazlanna birer koyun.

i selametle sona ererken ayn Noksan ortaya kt ve hrltl bir sesle konutu:

"Fyodor Mihayh, yolda Dostoyevski, bizimkisi tabii zrva ama sen gcenme
imdi syleyeceim eye. Sakn gceneyim deme ha!"

"Syle yurtta Noksan, drste ve korkmadan syle!" diyerek izin verdi


Dostoyevski herkes g rsn, bilsin diye.

Noksan, tasal halka dnd. Bele atlan korka korka tutan yoksullar bile
tasalyd, birou hayvanlar gizlice geri veriyordu varlkl-lara.

"Madem yle btn kalabalk dinlesin szm! Aptallm balayn ama


soracam: Szgelimi bir Petka Rjov benim yorga atm ne yapacak? Elindeki
yem atsndaki samandan ibarettir, bosta-nnda bir yedek srk dahi
bulamazsn, karnnda desen gn ncesinin yarm patatesi kaynar durur.
kincisi - sen gcenmeyesin ha, Fyodor Mihaylovi, devrimdir senin iin,
biliriz... kincisi ise, doacak yavrular ne yaplacak? imdileyin biz fukarayz:
Demek oluyor ki, at sahipleri bizim iin buza yavrulatacaklar yle mi?
Soruver hele bir, Fyodor Mihaylovi, fukara-atllar bizim iin tay ve buza
beslemek isterler mi?"

Halk bylesi bir aklselim karsnda ta kesilmiti.

Noksan sessizlikten faydaland ve srdrd:

"Bence be yl sonra tavuktan yukar kimsede hayvan filan kalmayacak. Kim


ister ki komusu iin dii dourtmay? Hem zamane hayvan vadesi dolmadan
geberir gider. Bu Petka'nn elinde benim atm ilk yere serilen olacak - adam
mrnce at grmemi, kazk dnda da yedirecek yemi yok! Sen gel beni avut,
Fyodor MihaJ.

_j* _ J 1 _ III
aman diyeyim iinden bana gcenmeyesin!

Dostoyevski onu hemen avuttu:

"Doru, Noksan, bu paylatnna ii anlamsz!"

Kopyonkin insan halkasnn ortasndaki bo yere frlad.

"Nasl yani anlamsz? Ne o, ekyalarn tarafna m geiyorsun? imdi ben seni


tamamlayaym da gr! Yurttalar," diye seslendi Kopyonkin herkesi gzdayla
titreterek. "Bu noksan ku/akn az nce syledii eylerin hibirisi
olmayacaktr. Sosyalizm annda gelecek ve her eyin karln verecektir.
Daha bir eyin domasna kalmadan iyi gnler gelecektir! Yorga atn Rjov'dan
alnmasn ve Vilayet Yrtme Komitesi yetkilisi yolda Dvanov'a verilmesini
neriyorum. imdi, fukara yoldalar, ykmla mcadele iin dal n!

Fukaralar nasl yrteceklerini unuttuklar inek ve atlar alp tereddt iinde


yollarna gittiler.

Donakalan Noksan, Kopyonkine bakyordu - atn kaybetmek deildi onu zen,


merakyd.

"zin verin de bir sz soraym ha, vilayetli yolda?" dedi sonunda cesaretlenen
Noksan ocuksu sesiyle.

"ktidarn yok, sorabilirsin!" diye merhanet etti Kopyonkin.

Noksan nazike ve dikkatlice sordu:

"Sosyalizm nedir, geldiinde ne olacak ve servet nereden akacak

oM

net

Kopyonkin kendisini fazlaca zorlamadan aklad:

"Fukara olaydn kendin de bilirdin, kulak olduuna gre anlatsam da


anlamazsn."
Akamleyin Dvanov ve Kopyonkin yola koyulmak istediler ama Dostoyevski
bozkrda sosyalizmi neyle balatp neyle bitinnesi gerektiini tastamam
renebilmek iin sabaha kadar kalmalann rica

ett.

Kopyonkin uzun sreli konaklamalardan sklyordu ve geceleyin

yola knaya karar verdi.

"Syledik ya sana ite her eyi," diye talimat verdi Dostoyevski' ye. "Hayvan
var. Snf kitleleri ayaklarnn zerine basyor. imdi tama ykm ilan et,
bozkrda kuyu ve havuz kazdr, bahardan itibaren de yaplar tat. Yaza kadar
sosyalizm otlann iinden grnm olsun ha! Urayacam yanna yine!"

"Demek oluyor ki srf fukaralar alacak - atlar onlarda nk, varlkllar ise
haybeye yaayacaklar!" dedi yine pheye den Dostoyevski .

"Ne olmu?" dedi Kopyonkin, armamt. "Sosyalizm de zaten temiz fukara


eJlerinden domal, ku/ak'lar mcadelede lp gidecek naslsa."

"Oras yle," dedi tatmin olan Dostoyevski.

Geceleyin Dvanov ve Kopyonkin Dostoyevski'yi bir kez daha sosyalizmin


yetitirilmesi gereken sre hususunda ihtar edip gittiler.

Noksan'n yorga at, Proleter Gc'nn yan banda yryordu. Kendi lerini
nfusun darlndan alp uzaklara eken yolu hissettiklerinde her iki atl da
rahatlad. Yerleik hayat bir gn dahi srse, kasvet salyordu yreklerine; bu
nedenle Dvanov ve Kopyonkin dam tavanlarndan korkuyor, yreklerindeki
fazla kan emip gtren yollara yneliyorlard.

Atlarn trs koturan iki adamn karsna geni bir ile yolu kt.

Tepelerinde, oktan batan gnein yar yarya aydnlatt gece bulutlar yksek
yksek duruyordu, gndz rzgnnn boaltt hava kprdanmyordu artk.
Bask meknn serinliinden ve suskunluundan gsz dt Dvanov, atnn
zerinde uyuklar oldu.
"Bir konuta rastlarsak afak skene kadar kestiriverelim," dedi.

Kopyonkin, engin topraklarn zerine kara bir sessizlik ve huzur gibi uzanm
yakndaki orman iaret etti.

"Orada bir nbeti olmal."

Dnceli, hznl aalarn arasna girer girmez kuytudaki insan yuvasn


koruyan kpeklerin bezgin seslerini duydu yolcular.

Onnanlar bilime duyduu sevgiden tr koruyan onnan bekisi o an eski mi


eski kitaplarn banda oturmaktayd. Devrimi bekleyen acl yazgy renip
ailesinin kurtuluu iin bir k yolu bulmak iin Sovyet zamannn bir eini
aramaktayd gemite.

Ornan mdr babas kendisine en kt, okunmayan, unutulmu yazarlarn


ucuz kitaplarndan oluan bir ktphane brakmt. Hayat belirleyen
gereklerin ihmal edilmi kitaplarda gizlice varln

1 i w t i* W1

srdrdn sylerdi oluna.

Orman bekisinin babas kt kitaplar domayan ocuklara benzetirdi; hassas


vcutlar hayatn o ana rahmine kadar sokulan kabalna dayanamayan bu
ocuklar lrlerdi.

"Byle on ocuk hayatta kalsa insan arbal ve yce bir varlk


klabilirlerdi, demiti baba oluna lmeden. "Oysaki tabiatn sert havasna ve
i yiyecek savana katlanabilen. kafaca en bulank. yreke en
vurdumduymaz eyler geliyor dnyaya."

O gn orman bekisi. Nikolay Arsakovun 1868 ylnda yayn-

s .

lanm bir eserini okumaktayd. Kitabn ad ikinci Dereceden insanlar idi ve


beki kuru cmleler arasnda ihtiyac olan ey i bulmaya abalyordu. Gzn
drt ap anlam arayan okur iin skc ve anlamsz kitap diye bir ey
olamayacan dnyordu beki. Bir kitabn skcl okurun skclndan
kaynaklanr. zira okurun aray halindeki can sknts esastr okuma iinde,
yoksa yazarn becerisi deil.

"Nereden geldiniz acaba?" dedi Boleviklere kafa yoran beki. "Bir zamanlar
var olmu olmalsnz, hibir ey dier bir eye benzemeden var olan bir eyi
armadan gerekleemez."

ki kk ocuu ve imanlayan kars huzur iinde, uursuz uyumaktaydlar.


Arada bir onlar yle bir szen beki, zihnini bu kymetli varl
kollamann yollarn dnmeye kkrtyordu. Gelecei kefetmek istiyordu ki
vaktinde davranp en yakn akrabalarnn

I 11 1*1"

lmn engelleyebilsin.

Arsakov yalnzca ikinci dereceden insanlann yava bir iyileme saladn


yazmt. Akln fazlas hi de gerekli deildi - bereketli topraklar zerinde
olgunlamadan eilen, biilmeye gelmeyen ota

m*

benzerdi o. stn insanlar tarafndan hzlandrlmak yorard hayat,

nceden sahip olduu bir eyi yitirirdi hayat.

"nsanlar, diye retiyordu Arsakov, "az ey anlayp, pek erken

eyleme getiler. Oysa ruhun seyreyleyen tarafn hr brakabilmek

iin eylemlerini elden geldiince ertelemelidir kii. Seyir, d hadise-

lerden kendi payna dersler karrnaktr. Insan tabiat olaylarn olabildiince


uzun bir mddet seyredip dersini almaldr ki kendi eylemlerine, tecrbenin
silahn ku andktan sonra, ge ama hatasz balayabilsin. Cemaat hayatnda
tm gnahlarn akl toy erlerin mdahalesi yznden meydana geldii
akllardan kanlmamaldr. Herkesin mest edici bir mutlulua aba
harcamakszn kavuabilmesi iin tarihin yle bir eHi yllna babo
braklmas yeterlidir."

Kpekler endieli seslerle ulumaya koyuldu, beki ise tfeini alp ge vakit
kapsn alan konuklan karlamaya kt.

Beki, Dvanov, Kopyonkin ve atlarn sadk kpeklerin, yetien yavrularn


saflar arasndan geirdi.

Yarm saat sonra adam, yaam soluuyla snm tomruktan evin iinde,
lambann etrafnda dikiliyordu. Beki konuklanna ekmek ve st kard.

Kukular iindeydi, bu gece insanlanndan gelebilecek her tr ktle batan


hazrlamt kendisini. Neyse ki Dvanovun yaln yz ve sk sk donup kalan
gzleri bekiye teselli veriyordu.

Yemeini yiyen Kopyonkin ak kitab ald ve Arsakovun yazdklarn okudu


glkle.

"Ne dnyorsun?" dedi Kopyonkin kitab Dvanova uzatarak. Dvanov


okudu.

"Kapitalist teorisi ite: Yaa ve kln kprdatma."

"Ben de yle dnyorum!" dedi Kopyonkin kusurlu kitab yanndan


uzaklatrp. "Syle bakalm, sosyalizm geldiinde orman nereye sokacaz?"
dedi sonra Kopyonkin i ekip, kederli bir dalgnlk iinde.

"Syleyin, yolda, orman desyafina bana ne kadar gelir getirir?" diye sordu
Dvanov bekiye.

"Deiir," dedi beki zorlanarak. "Ormanna bal, ormann yana ve


durumuna - burada pek ok etken..."

"Ortalama dersek?"

"Ortalama... On-on be ruble olsa gerek."


"O kadarck ha? avdar daha ok getirir herhalde deil mi?"

Beki korkmaya balamt, yanlmamaya alyordu.

"avdar biraz daha fazla... Yirni-otuz rubleye varr kylnn temiz geliri
desyarina bana. Daha az deildir sanyorum."

Kopyonkinin yznde kandrlm bir adamn hm belirdi.

"O halde ornan derhal kaldrlmal., toprak srlmeli! Bu aalar klk


tahln yerini kaplyor anca..."

Beki sessizleti, heyecanlanan Kopyonkini takip ediyordu dikkatli gzlerle.


Dvanov ise Arsakovun kitabnn zerinde ornancl-n zararn
hesaplamaktayd kurunkalemle. Bekiye bir de ka desyafina ormanlar
olduunu sorduktan sonra bilanoyu kard.

"Bu orman yznden kyller ylda on bin kaybediyorlar," diye bildirdi


Dvanov sakince. "Galiba avdar daha krl olacak."

"Elbette daha krl!" diye haykrd Kopyonkin. "Onnancnn kendisi syledi ya


sana. Btn bu aa kalabaln dibinden kesmek, yerine de avdar ekmek
lazm. Yaz emrini, yolda Dvanov!"

Dvanov oktandr umilin ile iletiim kurmadn anmsad. Geri umilin


devrime aka fayda salayacak eylemleri iin kendisini

yarglamazd.

Beki azck kar kmaya yeltenir gibi oldu:

"unu sylemek isterim ki keyfi kesimler son zamanlarda zaten fazlasyla


yaygnlat, byle sert bitkileri daha fazla kesmemek gerekir. "

"Daha iyi ya," diye karlk verdi Kopyonkin dmanca. "Halkn

izinden gidiyoruz demektir, nnden deil. Demek ki halkn kendisi

de avdarn aatan faydal olduunu sezmi. Yaz, Saa, orman kesme emrini."
Dvanov, Yukan Motninski nahiyesinin btn kyl-fukara halkna hitaben uzun
bir emir yazd. Vilayet Yrtme Komitesi adna yazlan emirde, fukaralk
vaziyetini bildirir rapor alnmas ve Bitterna-novski ormannn acilen
kesilmesi emrediliyordu. Bylece, deniyordu emirde, sosyalizme ayn anda iki
yol alacaktr. Bir yandan o rma-n alan fukaralar yksek bozkrda yeni
Sovyet ehirleri kuracak.. dier yandan ise toprak, avdarn ve uzun srede
kan aatan daha fayda h dier tahllarn ekimi iin serbest kalm olacaktr.

Kopyonkin emri okudu.

"Harika!" dedi notunu vererek. "Gel ben de imzam ataym altna, daha
korkutucu olsun: Burada oklar anmsar beni - silahl insanm ne de olsa."

Ve unvann olduu gibi yazp imzalad:

"Yukar Motninski Blgesi Sahra Bolevikleri Rosa Luxemburg Mfrezesi


Komutan Stepan Yefimovi Kopyonkin.

"Yarn yakn kylere gtrrsn bunu, dierleri de kendiliklerinden


renirler," diyerek takdim etti Kopyonkin kd onnan beki-s!ne.

. "Peki ormandan sonra ben ne yapaym?" diye sordu talimatlann beki.

Kopyonkin yol gsterdi:

"Aynn ite - topra sr ve beslen! Herhalde senelik maan koca bir iftlii
yemene yetiyordu deil mi? imdi kitle nasl yayorsa yle yaa ite sen de."

Ge olmutu. Derin devrim gecesi serilmiti yazgs belirlenen ornann


zerine. Kopyonkin devrimden nce hibir eye dikkatini vermezdi - ormanlar,
insanlar ve rzgnn zulmettii mesafeler umurunda deildi, karmazd onlara.
imdi deimiti her ey. Kopyonkin, k gecesinin tekdze uultusunu dinliyor
ve Sovyet toprann zerinden sa salim gemesini diliyordu.

Yalnzca baklanan Rosann ak deildi Kopyonkinin yreindeki - ak


scak yuvasnda yatmaktayd, ama ite Sovyet vatandalar iin besledii
endielerin al rpsndan rlmt o yuva, bir de, sefaletten perian
dm insanlara duyduu etin acma duygusundan ve her an karlanna kan
fukara dmanlar karsnda gsterdikleri cokun kahramanlklardan.

Gece son arksn sylemekteydi Bittermanovski tepesinin zerinde. Dvanov


ve Kopyonkin at srmekten yorulan bacaklarn gere gere uyuyorlard yerde.

Dvanov ryasnda kk bir olan olduunu ve ocuksu bir se-

111 f *1* ** t W t | . w

vinle bakalarndan grd gibi annesinin gsn sktn ama ban


kaldrp da yzne bakmaya korktuunu, bakamadn grd. Belli belirsiz bir
korku duyuyor, annesinin boynunun zerinde bir bakasnn yzn grmekten
ekiniyordu - yine byle sevgili ama akraba olmayan bir yz.

Kopyonkin rya grmyordu nk onun iin her ey uyankken gerekleirdi.

O saat belki de mutluluun kendisi mutlu olacaklar aryor, mutlu olacaklar ise
mutlulukla akrabalklarn unutarak, gnlk sosyal kayglarnn yorgunluunu
karmaya alyorlard.

ERTES GN, GNEN DOUUYLA beraber Dvanov ve Kopyonkin


uzaklara doru yola koyuldular ve leden sonra Novo-selovski ilesinin
gneyinde oturan "Fukara Dostluu" komnnn ynetim toplantsna yetitiler.
Komn, eskiden Karyakin diye birine ait olan iftliin .yerini igal etmiti ve
imdilerde binalarn komn yesi yedi ailenin ihtiyalarna uygun hale
getirilmesi sorununu tanyordu. Toplantnn sonunda ynetim Kopyonkin'in
nerisini kabul etti: Komne en zaruri eyler -bir ev, bir' ahr ve tahl am bar-
braklacak, geriye kalan iki ev ve dier daireler komu kye devredilecek,
bylece komnn mlk fazlas evredeki kylleri ezmeyecekti.

Ardndan ky ktibi, akam yemei iin karne yazmaya koyuldu, "Btn


lkelerin proleterleri, birlein" slogann her bir karneye itinayla iledi.

Tm yetikin yelerin -yedi erkek, be kadn ve drt gen kz-konnde belirli


grev leri vard.

Grevlerin adlar liste halinde duvara aslmt. Tn insanlar listeye ve


dzene uyarak btn gn boyunca kendi kendilerine hizmet etmekle meguld;
grevlerin adlar ise emee duyulan byk sayg gz nnde tutularak
deitirilmiti, rnein gda bakan, canl ulam mdr, demir ustas ve ayn
zamanda cansz demirba ile inaat mlk bekisi (demircilik, dlgerlik ve
dierleri de ayn ahsta toplanm olmalyd), komnn emniyeti ve
dokunulmazl baka-

.i *1**1 11 ! *

n, rgtlenmemi kylerde komnizm propagandas mdr, yeni neslin


komnel eitmeni ve dier hizmetleri veren grevliler burada mevcuttu. .

Kopyonkin kd uzun uzun okudu ve bir eyler dnd, sonra akam yemei
karnelerini imzalayan bakana sordu:

"Topra nasl sryorsunuz peki ha?

Bakan imza iini durdurmadan yantlad:

"Bu yl srmedik.'

"Neden o?"

" dzeni bozmak olmazd: Herkesi grevinden alkoymamz gerekirdi, o


zaman ne kalrd geriye komnden? Zaten zor ayarladk,

hem sonra iftlikte ekmek vard daha..."

"Eh, nadem yle, ekmek de varsa..." dedi Kopyonkin kukularn bir kenara
brakarak.

"Vard, vard," dedi bakan, "hemen kayda geirdik onu, toplumun tokluu
iin."

"yi etmisiniz yolda."

"Kukusuz: Bizde her ey kda geirilmi ve boazlara gre rezerve


edilmitir. Salk memurunu ardk, ilelebet geerli kalacak gda normunu
nyargszca tespit etti. Her bir eyin zerinde uzun uzun duruldu burada:
Komn byk itir! Hayatn karmaklamasdr!"

Kopyonkin buna da katld - mni olunmazsa insanlarn kendi kendilerini


hakkaniyetle idare edeceklerine inanyordu. Onun grevi sosyalizm yolunu
temiz tutmakt; bunun iin silahl elini ve salam emirlerini kullanyordu. Bir
tek ey tedirgin etmiti Kopyonkini: bakann szn ettii, hayatn
karmaklamas meselesi. Dvanova dant hatta: Acaba "Fukara Dostluu"
komnn hi beklemeden la-vetseler miydi? Zira hayat kannaklatnda
kimin kimi ezdiini zmek olanakszlaacakt. Fakat Dvanov vazgeirdi onu:
Olsun, diyordu, sevinlerinden karmaklatryorlar, kendilerini zihin emeine
kaptrdklarndan. Eskiden iki plak el, bir anlamsz kafayla alyorlard;
brak imdi akllarna sevinsinler.

"yi, peki," dedi Kopyonkin anlayarak, "o zaman iyice karmaklatrsnlar


bari. Yardm iin elimizden geleni yapalm biz de. Bir eyler uydur sen... yle
mphem bir ey olsun."

Dvanov ve Kopyonkin uzun yola kmadan evvel atlan yeme doysun diye bir
gnlne komnde kaldlar.

Ferah, gneli gnn sabahnda komnn olaan genel toplants balad.


Gnar dzenleniyordu toplantlar, mevcut olaylar zamannda takip
edebilmek iin. iki madde tanyordu gndeme: "mevcut an " ve "mevcut
iler". Toplantdan nce Kopyonkin sz istedi, sevinerek verdiler ona sz,
hatta konumacya zaman kstlamas getirilmemesi nerildi.

"Kstsz konu, akama kadar vakit ok," dedi bakan Kopyon-

kin'e. Ne var ki Kopyonkin iki dakikadan uzun sre akc konuamaz i


il ! 1**1 p 1*1*1 * *1* *

d nk alakasz dnceler rd kafasna, birbirlerini biimsizletirip


renksizletirirdi bunlar, yle ki Kopyonkin kendiliinden keserdi szn ve
kafasnn iindeki grltye kulak verirdi ilgiyle.

Bu sefer Kopyonkin u yaklamla balad sze: "Fukara Dostluu komnnn


amac ileri kartrma ve bu karmaa sayesinde kuytuya sinmi kulak'
pskrtme suretiyle hayat etrefilletimek olmaldr. Her ey karmak,
skk ve anlalmaz olduunda ise," diye devam etti aklamasna.. "akl
namuslu olana i kacak, dier herifler

ise karmakln skk yerlerine giremeyeceklerdir. ite bu nedenle de," diye


lafn abucak balayverdi, kararlatrd cmleyi unutmamak iin, "bu
nedenle de ortak komn toplantlarn gnar deil, her gn ve hatta gnde iki
kez dzenlemenizi neriyorum: O nce-likle ortak hayatn karrnaklatrlmas
iin, ikincisi ise, mevcut olaylar hi ilgi grmeden geip gitmesin diye. Bir gn
iinde neler neler olur kim bilir, sizler ise muzr otlara karm gibi, ihmalkar,
kalakalrsnz..."

Szlerinin aknts kuruyunca Kopyonkin karaya oturmu gibi durdu ve tm


sylediklerini derhal unutarak elini klcnn kabzasna koydu. Herkes korku ve
saygyla bakyordu ona.

"Prezidyum oybirliiyle kabuln neriyor," diye tamamlad bakan tecrbeli


sesiyle.

"Harika," dedi en nlerden, tanmad kiilerin aklna gvenen bir komn


yesi - canl ulam mdr. Herkes el kaldrd, ayn anda ve dikey, iyi bir
alkanl sergileyerek.

"Olmad ite!" dedi Kopyonkin yksek sesle.

"Niye ki?" diye sordu telalanan bakan.

Kopyonkin bezgin elini katlmclardan yana sallad.

"Hi deilse kzlardan biri her zaman kar oy kullansn..."

"Ne iin ama, yolda Kopyonkin?"

"Tuhaf adamlarsnz: Kannaklatrma iin ite...

"Anladm - doru!" dedi bakan sevinerek ve katlmclara, kmes ve avdar


bakan Malanya Otverkovay devaml kar oy kul-
i *

lanmas iin semeyi nerdi.

Ardndan Dvanov mevcut an zerine bilgi verdi. Gezgin ekyalarn issiz,


dman bozkrda dank duran komnlere ynelttii tehdidin lmcl
tehlikesine dikkat ekti.

"Bu insanlar," diyordu Dvanov ekyalar iin, "afa sndrnek isterler, oysa
afak mum deil, uzak, gizli yldzlannda insan neslinin onurlu ve kudretli
geleceini saklayan devasa gkyzdr. Zira kukusuz -yeryz
zaptedildiinde- tm evrenin kaderinin belirlenecei saat gelecektir, insan
korkun mahkemesinde yarglayacaktr evre-

n...

"Renkli konuuyor," diyerek vd Dvanovu yine o canl ulam

1 mdr.

"Ses karmadan anlamaya al," diye sessizce tavsiyede bulundu ona bakan.

"Sizin komnnz," diye devam etti Dvanov, "ekyalar yle bir

artmal ki burada ne olup bittiini hi anlayamasnlar. Oyle zekice


kartrmaksnz ki ii, komnizm gzle grlmemeli ama meydanda olmaldr.
Diyelim bir ekya, elinde ksa namlulu tfek, komn iftliine girmi, neyi
arsam, kimin iini bitirsem diye baknyor. O srada karsna elinde fi
defteriyle sekreter kyor ve diyor ki: 'Yurtta, bir eye ihtiyacnz varsa
buyurun u fii, yryn depoya; fukaraysanz aznz cretsiz alabilirsiniz,
eer baka bir eyseniz, gelin yanmzda bir gn, szgelimi kurt avcs olarak
aln. Sizi temin ederim ki yurttalar, hibir ekya apanszn elini
kaldrmayacaktr size nk hemen anlamayacaktr ne dediinizi. Sonra,
ekyalann says sizden fazlaysa rvet verip kurtulun yahut da silahlar
bolayp hayret iinde iftlikte gezinmeye baladklarnda ufak ufak rehin aln
onlar. Doru mu sylyorum?"

"Eh, yle gibi," diyerek kabul etti ayn konukan canl ulam m-

1 dr.

"Oybirliiyle ve bir kar oyla kabul ediyor muyuz?" dedi bakan.

Fakat biraz daha kart iler: Malanya Otverkova elbette kar oy kulland
ama onun dnda bir de toprak gbreleme bakan -tekdze, sradan yzyle
kzl sal bir komn yesi- ekimser kald.

"Derdin ne senin?" diye sordu akl karan bakan.

"Karnaklatrnak iin ekimser kalacam! dedi beriki, fikri kendi


uydurmu tu.

O zaman bakann nerisi zerine onu devaml ekimser kalmakla


grevlendirdiler.

Akamleyin Dvanov ve Kopyonkin yollarna devam etmek istediler - Sovyet


iktidar yelerini blgenin her yerinde planl bir ekilde ldren ekyalarn
gizlenmeden yaad ornaya Kalitva nehri^ nin vadisindeki iki kasabaya
doru. Fakat komn bakan, sekreterin avlunun ortasna, Malanya
Otverkovann ise aksine, baheye konmasn nerdii devrim ant iini
beraberce tasarlamak iin komnn akam toplantsna kalmaya ikna etti
onlar yalvar yakar. Toprak

gbreleme bakan ise bu meselede ekimser kalyor ve hibir ey

sylemiyordu.

"Sana gre hibir yere dikmeyelim mi yani?" diye sordu bakan ekimsere.

"Dncemi syleme konusunda ekimser kalyorum," diye yantlad


gbreleme bakan mantkl bir ekilde.
11 Ama ounluk onayhyor, dikmek zorundayz," dedi bakan endieli endieli.
"Asl nemlisi figre karar vermek."

j-'V i ^ w i r i*

Dvanov bir kadn zerine figr izdi.

Resmi bakana uzatt ve aklad:

"Yatk sekiz zamann ebediyeti anlamna geliyor, iki ulu dik ok

ise mekann snrszl."

Bakan figr tm katlmclara gsterdi:

"Burada hem ebediyet, hem snrszlk var, tamamdr, daha zekice bir ey
dnlemez: Kabul etmeyi neriyorum."

Bir kar oy ve bir ekimserle kabul ettiler figr. Antn iftliin ortasna,
uzun yllar devrimi bekleyen eski deinnen tann zerine dikilmesine karar
verdiler. Demir ubuklardan antn kendisini yapma iini de demirci ustasna
verdiler.

"Buray iyi rgtledik," diyordu Dvanov sabahleyin Kopyonkine. Yaz ortas


bulutlarnn altnda uzanan killi yol boyunca uzaktaki or-naya Kalitva
vadisine doru yol alrlarken. "iddetli bir kallnakla-trmaya giriirler
artk. bahara doru da karmaklatrma adna topra snneye balarlar
muhakkak ve iftliin artklarn kemirmeyi brakrlar."

"yi dndk," dedi Kopyonkin mutlu mutlu.

"Elbette. Bazen kannaklatrma adna hasta numaras yapan salkl bir


insana yeterince hasta olmadn sylemek, onu rahatszlna daha da
inandrmak yeterlidir kendiliinden iyilemesi iin."

"Doruya doru, o zaman salk ona yeni bir kannaklatrma ve gzden


karlm bir mcevher gibi gelecektir," dedi Kopyonkin, fikri doru tahmin
ederek. ten ie de kannaklatrmann nasl da iyi ve mphem bir szck
olduunu dnyordu, tpk "mevcut an" sz gibi. An mevcuttu ama geip
gidiyordu ite: Tasavvur edebilene ak olsun. "Ne deniyor u szcklere,
anlalmaz olanlara hani?" diye sordu Kopyonkin, mtevaz. ''Dermatoloji
miydi neydi?"

"Terminoloji," diye yantlad Dvanov ksaca.

ten ie bilgisizlii kltrden ok seviyordu Dvanov: Cahillik halen her tr


bilginin yetiebilecei bo tarla ise, kltr toprak tuzlarnn bitkilerce oktan
emildii ve artk hibir eyin yetimeyecei ot brm tarla idi. Bu nedenle
Dvanov, Rusyada devrimin, kltrn yetitii seyrek allklar kkten
temizlemesinden, halkn ise eskisi gibi temiz tarla olarak kalmasndan honuttu
- srlm toprak deil de yle bo, bereketli bir yer. Ve Dvanov bir eyler
ekmek iin acele etmiyordu: Sava rzgr Bat Avrupadan muzr kapitalizm
tohumlarn getirmedii takdirde, iyi topran uzun sre dayanamayp evvelce
var olmam, kymetli bir eyi kendiliinden douracan zannediyordu.

Bir defasnda muntazam bozknn ortasnda ar ar bir yerlere giden insanlar


grmt de okluklar karsnda bir sevin ayaklanmt iinde, o eriilmez
insanlarla karlkl temas iindeydi sanki.

Kopyonkin Rosa Luxemburga degin tekdze dncesinden ezilmi vaziyette


ilerliyordu. Apanszn, teselli bulamayaca fikri domutu iine, neyse ki
sregiden hayatn hezeyan zihnini scaklyla sarmalad da Kopyonkin tekrar,
pek yaknda baka bir lkeye varacan, orada Rosann yaknlar tarafndan
saklanm yumuak entarisini peceini, kendisini ise mezarndan kanp
memleketine, devrime getireceini hayal etti. Kopyonkin Rosann entarisinin
kokusunu bile duyabiliyordu, solan ot kokusuyla kark hayat kalntlarnn
gizli scakln. Dvanovun hafzasnda da Sonya Mandrova'nn Rosa
Luxemburg gibi koktuunu bilmiyordu..

Bir defasnda Kopyonkin bir Nahiye Devrim Komitesi'nde rastlad


Luxemburg portresinin karsnda uzun uzun dikilip kalmt. Rosann
salarna bakyor, esrarengiz bir bahe olduklarn sanyordu; sonra pembe
yanaklarna dikkat kesilmi ve bu yanaklar, bu dalgn ama gelecee erimeye
can atan yzn tamamn aadan yukarya dolanan ateli devrim kann
dnmt.

Grlmez heyecan gzyalarn coturana dein durmutu Kopyonkin


portrenin karsnda. Ayn gece, kylleri bir ay nce gda datmcsnn
karnn deip iine de dan doldurmaya kkrtan kulak' doramt tutkuyla. Bu
datmc uzun sre, tavuklar karnndaki darlan tane tane gagalayp bitirene
dein, meydandaki kilisenin nn-

1 de srnnt sonra.

Kopyonkin bir kulak1 ilk kez ylesine fkeyle doramt. Aslnda yaad
gibi cokuyla deil kaytszca ldrrd o dmann, ama iini bitirmeden de
brakmazd tabii, sanki verim ve ekonominin gcyd onu harekete geiren.
Kopyonkin Beyaz Ordulular ve ekyalar ahsi fkesine layk nemli
dmanlar olarak gmyor, bir hatunun dan ayklamas gibi gndelik bir titizlik
ve gayretle ldryordu onlar. amaz ama aceleci bir savayd, ayakzeri
ve at srtnda, duygularn -bilmeden- gelecek mitlere ve eyleme saklayarak
savard.

Mtevaz Rus g, sanki Sovyetler ezelden beridir varm ve kendisi de tam


ona uygun bir gk imi gibi alkn ve tekdze aydnlatyordu Sovyet topran.
Dvanovun iine, devrimden nce gerek gkyznn gerekse btn dier
yerlerin byle latif deil de baka trl olduuna dair lekesiz bir inan
yerlemiti oktan.

Gn yere, insann insana dedii noktada rak, sessiz ufuk izgisi dnyann
sonu gibi dikiliyordu. Atl seyahatiler memleketlerinin kuytu derinliklerine
doru ilerlemekteydiler. Yol nadiren bir yarn evresinden dolanyor, o zaman
uzak bir ukurlukta bir garip ky gzkyordu. Dvanov'un iinde bu yapayalnz
yabanc yerleim yerine kar bir acma duygusu kabaryor. karlkl hayatn
mutluluunu derhal balatabilmek iin oraya sapmak istiyor ancak Kopyonkin'i

ikna edemiyordu: ncelikle omaya Kalitva iini halledelim, sonra buraya


dneriz, diyordu o.

Gn. ylgn ve insansz srp gitmekteydi, tek bir ekya kmyordu atllarn
karsna.

"Sinmisiniz!" diye haykryordu Kopyonkin ekyalara hitaben ve ar, ezici


bir g duyuyordu iinde. "Elimize geirsek sizi vurur, genel gvenlii
salardk ne gzel. Kuytuiara ekilmi pis srngenler, koyun eti yutuyorlardr
imdi..."

Kyller tarafndan henz tm deilse de bir ksm kesilmi akaalarn


evreledii bir patika yanaverdi yola. Herhalde yolun tesindeki bir
iftlikten gelmekteydi.

Patikann bittii yerde iki ta stun dikiliyordu. Birinin zerinde elle yazlm
bir gazete, dierinin zerinde ise atmosfer yalarndan tr yazs yar
yarya silinmi bir teneke tabela aslyd:

"Yolda Paintsevin Dnya Komnizmi Devrim Park. Dostlara Giri,


Dmanlara O lm."

Elyazmas gazetenin yars bir dman tarafndan yrtlmt ve rzgrda habire


alp salyordu. Dvanov gazeteyi tuttu ve Kopyonkin de duysun diye yksek
sesle bandan sonuna okudu.

Fukara Hayr adl gazete, Byk Yerel Ky Sovyeti ve Posoans-kaya


Nahiyesinin gneydousunda emniyeti salayan Yetkili Blge Devrim
Komitesinin yayn organyd.

Yalnzca "Dnya Devriminin Hedefleri" balkl bir makale ve "Tarlalan karl


tutun, emein verimini artnn" yazsnn yars salam kalmt. Bu yaz orta
yerinde amacndan sapyordu: "Kan srn, bylece gmlen binlerce Krontat
bile korkutamaz bizi."

"Gmlen binlerce Krontat m?" Bu sz heyecanlandrm ve artmt


Dvanovu.

"Kitleleri korkutup ezmek iin yazyorlar hep," dedi Kopyonkin anlam


veremeyerek. "Yaz sembolleri de zaten hayat karmaklatrmak iin
uydurulmutur. Okuryazar kii aklyla byler yapyor, cahil ise onun iin bi
leini altnyor."

Dvanov glmsedi:

"Samalama yolda Kopyonkin. Devrim halkn alfabesidir."


"Yanltma beni yolda Dvanov. Bizde her eye ounluk karar

vennez mi, syle? Neredeyse herkes de cahildir; gn gelecek, cahiller


okuryazarlara harfleri unutturmay kararlatracak, ite o vakit toplu eitlik
salanacak... Hem zaten az kiiye okuma yazmay unutturmak herkese en batan
retmekten daha kolaydr. eytan gelse retemez bunlara bir ey! Sen
retsen de onlar unuturlar..."

"Gel, yolda Paintseve urayverelim," dedi dncelere dalan Dvanov.


"Vilayete rapor gndermem gerek. Uzun zamandr orada ne olup bittiinden
haberim yok..."

"Neyden haberin olacakt ki: Devrim adn adn ilerliyor ite..."

Patika boyunca bir buuk verst ilerlediler. Yksekte heybetli beyaz bir iftlik
belirdi, ylesine insansz kalmt ki kimseleri barnd-ramaz gibi
grnyordu. Ana binann tpatp canl kadn bacana benzeyen stunlar,
zerine salt gn yasland kirii kurumlu bir edayla tutuyordu. Evin kendisi
birka sajen geride duruyordu, kprdanmadan iki bklm alan devlere
benzetilmi zel stunlar vard. Kopyonkin yalnz balarna dikilen stunlarn
anlamna eremedi ve onlar devrimin hakkndan geldii tanmaz maln artklan
sayd.

Stunlardan birinin iinde toprak aas-mimarn ismi ve profilinden oluan


beyaz bir gravr vard. Gravrn altna kabartma hartler-le u Latince iir
yazlmt:

Kinat koan bir kadndr:

Bacaklar dndrr dnyay,

Vcudu havada titreir,

Gzlerinde yldzlar parlar.

Dvanov feodalizmin sessizlii ortasnda derin derin i geirdi ve tekrar


stunlar inceledi: bakire kadnn alt mevzun baca. Uzak ve gerekli
sanatla her karlamasnda olduu gibi iine huzur ve mit doldu.
m

zld tek ey, bu genlik gerginliiyle dolu bacaklarn yabanc olmasyd.


Yine de tadklar gen kzn, hayatn remeye deil cazibeye adamas iyi bir
eydi; hayatla besleniyordu gen kz ana hayat onun iin anlam deil
hammaddeydi ve bu hammadde baka hir eye dnmt - irkin ve canl
olan, hissiz ve gzeldi artk.

Kopyonkin de stunlar karsnda ciddileti: Anlansz ve gzel iseler azametli


eylere sayg duyard. Eer gzel eyin bir de anlam varsa, rnein byk bir
makinede olduu gibi, Kopyonkin kitlelere zulmeden o aratan ruhunun btn
hncyla tiksinirdi. Bu stun gibi anlamsz eyler karsnda ise kendi kendisine
acyarak ve arlktan nefret ederek dururdu. Kendisinin u an dev kadn
bacaklarndan tr heyecanlanmaynn sulusu arlkt Kopyonkin'e gre ve
ancak Dvanovun kederli yzne bakarak kederlenmesi gerektiini
anlayabiliyordu.

"Btn kayglar bir kenara brakp biz de yle dnya apnda, harikulade bir
ey yapsak ne iyi olur!" dedi Dvanov zgn zgn.

"Hemen yapamazsn," dedi Kopyonkin pheyle. "Burjuvazi btn mz


kesmiti. imdi biz daha yksek, daha harika direkler dikeceiz, byle yz
kzartc dirgenler deil."

Solda, ot ve allarn arasnda kk ev ve yaplarn kalntlar, sinlik


zerinde mezarlar gibi yatmaktayd. Stunlar defnedilmi bo bir dnyann
nbetini tutuyordu. Dekoratif, asil aalar ince gvde-

i 1 i w

lerini bu przsz yok oluun zerine emiti.

"Ama biz daha iyisini yapacaz - hem de dnya meydannn zerinde, yle
kyda kede deil!" Dvanov eliyle tm evreyi iaret etti, fakat iinden bir
sesin "Dur bakalm!" dediini duydu hemen: Drst, kendine acmayan bir
yanyd onu uyaran.

"Tabii ki yapacaz: Gerekler ortada, slogan belli, diyerek onaylad


Kopyonkin esin dolu bir mitle. "Bize den yorulmamak!"

Kopyonkin dev insan aya izlerine rastlad ve onlar izleyerek atn srd.

"Burann sakini ne giyiyorki ayana?" dedi Kopyonkin, az ar-mamt.


Klcn ekti: Eski dzeni koruyan bir dev kabilirdi karsna. Toprak
aalarnn olurdu yle besili adamlar: Yanna gelir, hi uyannadan yle bir
geirirdi ki penesini kirilerin yrtlrd.

Kopyonkin seviyordu kirilerini - kuvvet ipleri olduklarn dnyor ve


kopmalarndan korkuyordu.

Atllar ykk evin bodrum katna alan ezeli kunt kapya vardlar. Bir insan
evladna ait olamayacak izler oraya gtryordu; kapnn ardnda bir heykel
topra nlplak brakasya tepinmiti sanki.

"Kim var orada acaba?" dedi hayretler iinde kalan Kopyonkin.

"Yrtc bir insandan bakas olamaz. imdi kkreyecek bize, hazr ol yolda
Dvanov!" .

iten ie neelenmiti aslnda Kopyonkin, ocuklarn gece ormannda


duyduklar trden rpertici bir cokuya kaplmt: Korkularna, dirilen
meraklar karverir hani yar yarya.

Dvanov seslendi:

"Yolda Paintsev! .. Kim var orada?"

Kimse yoktu, otlar rzgrsz susuyor, gn desen snyordu.

"Yolda Paintsev!"

"Ha!" diye uzak, koca bir ses ykseldi topran rutubetli, nlamal barndan.

"Dar k, kylm!" diye emretti Kopyonkin yksek sesle.

"Ha!" diye karamsar ve akisli bir ses ykseldi bodrumun karnndan.


Fakat ne korku, ne de kma arzusu iitiliyordu bu seste. ieriden,

yatt yerden sesleniyordu anlalan.

Kopyonkin ve Dvanov beklediler biraz, sinirlendiler sonra.

"k dendi sana be!" diyerek bast yaygaray Kopyonkin.

"stemiyorum," diye yantlad mehul insan. "Ana binaya git, ekmek ve ev


votkas var masann zerinde."

Kopyonkin atndan indi ve klcyla kapy dvd.

"k yoksa bomba atarm!

Beriki sustu - belki de bombay ve sonrasnda olacaklar bekliyordu merakla.


Neden sonra yant verdi:

"Atsana hadi, arsz! Benim burada koca stokum var: infilaktan

anann iine geri kaarsn!"

Ve tekrar sustu. Kopyonkin'in bombas yoktu.

"Atsana haydi, pislik!" dedi kuytusundan esrarengiz adarn, sakin bir sesle.
"Sayende silahlarm kontrol etmi olurun. Benim bombalar paslanm m
nemlenmi ne, bir trl patlamyor eytanlar!

"Haa!" dedi Kopyonkin tuhaf tuhaf. "Madeni yle k da yolda Trokinin


gnderdii paketi al."

Adam sustu ve dnd.

"Nereden yoldam oluyormu be, btn millete emirler yadryor! Devrim


kumandanlar benim yoldam deildir. Sen iyisi mi bomban at-hi deilse
merakm gidereyim!"
Kopyonkin ayayla zemine batm bir tulay kard ve kapya frlatverdi.
Kap demir demir nlad ama sakinliinden dn vermedi.

"Paralannad adi, maddesi katlam!" dediKopyonkin, kusuru tehis ederek.

"Benimkilerden de ses yok!" diye yantlad mehul adam ciddi ciddi. "Pimini
ektin miydi sen pimini? Ver de bir markasna bakaym unun."

Dzenli metal tkrts iitildi, birisi sahiden de demirden admlarla


yaklamaktayd. Kopyonkin klc knnda bekliyordu onu, merak
temkinliliini amt. Dvanov yorga atndan inmedi.

Mehuln tangrts yaklamt artk ama acelesiz admn hzlandrmyor..


galiba gcnn arln yenneye abalyordu.

Kap hemen ald, kilitli deildi.

Kopyonkin manzara karsnda sessizleti ve iki adm geriledi -bir dehet ya


da anlk bir aydnlanma beklemiti, oysaki muhatab ortaya km ama
esrarengizliini de korumutu.

Ardna dein alan kapdan ufak tefek bir adam kmt; batan ayaa zrh ve
cebelerie ambalajlanmt adam, miferi ve ar bir klc vard. iri, metal
izmeler giymiti ayaklarna; bronz borunun birlemesiyle oluan konlan
vard izmelerin ve adam yrdke otlar lmne eziyorlard.

Adamn yz -zellikle de aln ve enesi- kasklarla korunuyordu, hepsinin


zerine de bir kafes geirilmiti. Btn bunlar savay dmann her trl
darbesinden koruyordu.

Adamn kendisi ise ksa boyluydu ve pek korkun saylmazd.

"Bomban nerede?" diye sordu karlanna dikilen, hrltl ve ince sesiyle; metal
nesnelere ve meskeninin boluuna arpp yanklandnda nlayan bu ses
gerekte acnas idi.

"Seni rezil!" diye haykrd Kopyonkin, fkesiz ama ayn zamanda saygsz bir
sesle. valyeye byk bir ilgiyle bakyordu.
Dvanov ak ak gld - bu adamn abartl kyafeti konusunda kimden
esinlendiini hemen anlamt. Ama glmesi, antika kaskn zerine cvatayla
tutturulmu ve somunla sktnlm Kzl Ordu yldzn fark etmesindendi.

"Neye sevindiniz yle, alaklar?" diye sordu serinkanl valye, kusurlu


bombay bulamayarak. valye hibir ekilde eilemiyor, ancak silah ve zrh
takmnn arlyla durnakszn cebelleirken klcyla otlar kprdatyordu
azck.

"Ban belaya sokturma, cinli!" dedi normal duygularna dnen Kopyonkin


ciddi ciddi. "Yatacak yer gster. Kuru otun var m?"

valyenin meskeni iftlik evinin bodrum katnda yer almaktayd. sli lambann
karaya alan yla aydnlanan bir salonu vard. Uzaktaki kede tepeleme
valye zrhlar ve souk silah, teki kede ise -orta yerde- el bombalarndan
bir piramit ylyd. Salonda bir de masa, masann yannda bir tabure,
zerinde mehul bir iecek veya belki de zehirle dolu bir ie duruyordu.
ienin zerine hamurla bir kt yaptrlm, mrekkepli kalemle
"Burjuvalara lm!" slogan yazlmt.

"z beni de yataym!" diye rica etti valye.

Kopyonkin zekice tasarlanm paralarna kafa yorarak uzun sre abalad


valyenin lmsz kyafetini karmak iin. En sonunda valye paraland
ve bronz kabuun iinden alelade yolda Paintsev kverdi: otuz yedi yanda
boz renkli bir adam, inat gzlerinin biri eksik, dieri ise bu yzden daha bir
dikkat kesilmi.

"Gelin birer bardak ielim," dedi Paintsev.

Ne var ki Kopyonkini eski zamanlarda bile cezbetmezdi votka; duygularn


etkilemeyen faydasz bir iecek olarak grd iin bilinli olarak reddederdi
onu.

Dvanov da anlamazd ikiden. dolaysyla Paintsev yalnz ba

na iti. "Burjuvalara lm" yazl ieyi alp doruca grtlana boaltverdi.


"Ylan!" dedi ieyi dipteyince ve yz yumuayarak oturdu.

"Ne o, pek mi ho?" diye sordu Kopyonkin.

"Pancar likr," diye aklad Paintsev. "Bekar bir kz kaynatyor pak


elleriyle - masum bir iecek. pek de trl, babacm..'"

"Kimsin sen yahu?" diye sordu can sklan Kopyonkin.

"Ben ahsi bir insanm," diye bilgi verdi Paintsev Kopyonkine. "Kendi
kendime kardm karar der ki on dokuz senesinde bu i bitmitir... Ordu,
iktidar, dzen kurulmutur; bugn yine birileri halka 'hizaya gir', 'pazartesi
bala' demektedir... Ben sizin gibi..."

Paintsev mevcut durumu ksa bir el hareketiyle tanmlad.

Dvanov dnmeyi brakmt. fikir yrteni dinliyordu usulca.

"On sekiz ve on dokuz senelerini anmsar msn?" diye sordu Paintsev sevin
gzyalaryla. Ebediyen yitip gitmi bir zaman cokun

anlann su yzne kannaktayd: Hikyesinin ortasnda masay yumrukluyor,


bodrumu evreleyen dnyaya tehditler savuruyordu . "Bundan byle hibir ey
olmayacak," diyordu Paintsev, gzlerini krptran Kopyonkini nefretiyle
ikna etmeye alarak. "Her eyin sonu gelmitir: Yasalar kt, insanlar
arasnda farkllk olutu, sanki eytann teki teraziye koymu da tartm
insanlar... Beni al - aha bunun nelerle dolu olduunu renmenin mmkn
var m hi?" Paintsev, akln sabilmesi iin beynin bzm olmas gereken
alak kafatasna vurdu. "Bu kafada, karde, btn mesafeleri alacak yer
bulunur. Herkesinki de byledir. Bunlarsa kalkm zerimde iktidar kurmaya
alyorlar! Ne dersin sen btn bunlara? Sylesene, aldatmaca nu deil mi?"

"Aldatmaca," dedi Kopyonkin, sade ruhuyla kabullenerek.

"Yaa, ite!" diye bitirdi lafn memnun kalan Paintsev. "Ben de bundan byle
ortak ateten ayn yanacam!"

Paintsev Kopyonkinin de kendisi gibi bu yeryznn bir ksz olduunu


hissetmiti, samimi szlerle ebediyen yannda kalmasn rica etti ondan.
"Daha ne istersin ki?" diyordu Paintsev bir dost insan duyumsamann
sevinciyle kendisinden geerek. "Yaayp gidersin burada. Yersin, iersin, be
varil elma slattm, iki uval mahorka kuruttum. Dost aalarn arasnda
yaanz, otlar zerinde arklar syleriz. Yanma binlerce insan gelir benim.
Komnmdeki btn sefillerin keyfi yerinde: Halkn buradan gayr rahat
sna yok ki. Kyde Sovyet-ler izliyor, komiserler-bekiler gzetliyor
insanlan, ile Gda Komitesi ekmek aryor karnlarnda, benim buras yle mi
ya? Karma devletten kimse kamaz..."

"Korkuyorlardr senden," sonucuna vard Kopyonkin, "demirler iinde


dolayorsun baksana, bombalarn zerinde uyuyorsun..."

"Kesinlikle korkuyorlar," diye kabul etti Paintsev. "Bana srnamay, iftlii


kayt altna almay istedilerdi, btn koumlanmla ktm komiserin karsna,
frlattm bombam: Yr eder miyim size ben u komn! Baka bir seferinde
datm pay almaya geldiler. Dedim ki komisere: Gnlnce ye, i,
kanckolu, ama fazladan bir ey almaya kalkrsan lein kalr geriye haberin
olsun. Komiser bir fincan ev votkas iip gitti: Teekkrler yolda Paintsev,'
demesin mi bana?

Avucuna da ay ekirdei doldurdum, aha u demir sopayla srtndan

drtp resmi blgelere defettim..."

"imdi ne olacak peki?" diye sordu Kopyonkin.

"Hi, ynetim nedir bilmeden yayorum, harika oluyor. ktidar yan gzle
bakmasn diye de buray devrim park ilan ettim, devrimi el dememi
kahramanlk kategorisinde saklyorum..."

Dvanov yazya aina olmayan titrek bir elin duvara kmrle izdii harfleri
grd. isli lambay eline alp devrim parknn duvar ahitliklerini okudu.

"Oku, oku," diye tavsiye etti ona sevinerek Paintsev. "Kimileyin insan susup
susup sonunda duvarda konumaya balyor: Uzun sre insansz kaldmda
iim bulanr benim..."
Dvanov duvardaki iiri okudu:

Burjuva gider, i gelir

Yine kylnn boynunda ykm.

nan, emeki ky/m, .

ayr iekleri senden rahat yaar!

Brak o halde srp ekmeyi bimeyi,

Brak toprak kendi bitkileriyle dolsun.

Sen de yaa ve elen .

iki kere pe pee gelinmez hayata,

Kutsal komnle tutu el ele namusunla Ve herkesin kulana grle:

"Yeter mahzun dertlendiimiz,

imanlayalm gelin hepimiz.

Uzak dursun fanifukara ileri,

Toprak bedavaya besler bizleri.

Birisi dzenli, evcil bir tkrtyla kapy ald.

"Ha!" diye seslendi ev votkasn buharlatrp bitirdii iin suskunlaan


Paintsev.

"Maksim Stepan," diye seslendi dardaki, "izin ver de arabaya takacak


srk bakaym onnan kenarndan: Yar yolda atiayverdi benimkinin oku, k
senin burada geireceim neredeyse."

"Olmaz," diyerek onu geri evirdi Paintsev. "Ne zamana kadar retmenlik
edeceim ben size? Ambara ilan asmadm m: Toprak
kendiliinden biten bir eydir, demek oluyor ki kimsenin deildir. Sormadan
alsaydn izin verirdim..."

Dardaki insan sevinten hrldad.

"Saolasn o zaman. Madem rica etmi olduk bir kere, sna dokunmayacam,
baka bir ey armaan ederim ben kendime. "

Paintsev rahata konutu:

"Asla sormayacaksn, klelik psikolojisi bu, kendi kendine armaan edeceksin


her eyi. Kendi gcnden domadn ya, cabadan dodun - hesapszca yaa
ite."

"ok doru, Maksim Stepan," diye onaylad kapnn tesindeki ricac btn
ciddiyetiyle. "Kendiliinden kaptyla yaar kii. iftlik olmayayd
kymzn yans lmt. Be yldr maln gtryoruz burann: Bolevikler
adil insanlar! Saolasn, Maksim Stepa-nov . "

Paintsev hemen sinirlendi:

"Yine mi 'saolasn'! Almayacaksn hibir ey, cahil eytan!"

"Niyeymi o, Maksim Stepan? U yl boyunca mevziide boa m kan dktm


ben? Ahbabmla ikimiz demir f almaya geldik, sense cret etme diyorsun..."

- "Al sana memleket! dedi Paintsev kendisine ve Kopyonkine, sonra kapya


dnd: "Araba oku almaya gelmedin miydi sen? imdi de f kardn!"

Ricac bozuntuya vermedi.

"Hepsine de razym... Kirnileyin bir tavuk gtrrsn, yoluna bir de demir


aft kverir, yle pis pis srnr de tek bana hakkndan gelemezsin. O
yzden periandr ya hep evlerimizin hali..."

"Madem iki kiisiniz," diye bitirdi konumay Paintsev, "beyaz stundan hatun
baca gtrn... Evde bir yer bulursunuz ona."
"Olur," dedi memnun kalan ricac. "Rmorkrle ufak ufak gtrrz biz onu -
ini keseriz sonra."

Ricac stunu bir n incelemeden geirnek zere dar kt, en elverili


yama yolunu bulmak iin.

Gecenin banda Dvanov Paintsev'e daha iyi bir fikir nerdi: iftlii kye
srklemektense ky iftlie tasnd.

"Daha az i kar," diyordu Dvanov. "Aynca iftlik yksek yerde, burann


topra daha bereketli." .

Paintsev buna bir trl raz olmuyordu.

"Bahardan beri vilayetteki cmle ayaktakm buraya dolutu, en temiz


proletarya. Onlar nereye gidecek o zaman? Hayr, ben burada kulak
zorbalna pabu brakmam!"

Dvanov kyllerin ayaktakmyla sahiden de uyuamayacan dnd. (!) te


yandan bereketli toprak boa gidiyordu. Devrim park sakinlerinin bir ey
ektii yoktu, meyve bahesinin kalntlar ve tabiatn bytt bitkilerle
geiniyorlard: Kazaya ve srganotun-dan lahana orbas piiriyor
olmalydlar. .

"Bak imdi, dedi Dvanov, kendisinin bile beklemedii bir ey akl ederek.
"iftlii kye dei: iftlii kyllere ver, ky devrim park yap. Naslsa
senin iin fark etmiyor - insanlar nemli, yer deil. Millet koyan iinde
kvranyor, sen tek bana tepeyi tutmusun!.."

Paintsev mutlu bir aknlkla Dvanov'a bakt.

. 'te bu harika! Aynen yle yapacam. Hemen yarn kye gidip kylleri
ayaklandryorum."

"Gelirler mi?"

"Bir gn iinde hepsi burada olacak!" diye cokun bir inanmlk-la haykrd
Paintsev, sabrszca ileri doru atld hatta. "Hemen imdi gideyim ben yahu!"
dedi fikrini deitirerek.
imdi Dvanov'u da sevmiti Paintsev. Bata pek holanmamt

aslnda ondan: Susup oturuyordu, btn program, tzk ve tezleri ez-

bere biliyor olmalyd - byle aklllar sevmezdi Paintsev. mrnce, aptal ve


zavalllarn aklllardan daha iyi, hayatlarn zgrlk ve mutluluk ynnde
deitirmede daha yetenekli olduklarn gnn-t. Paintsev gizliden gizliye
ii ve kyllerin elbette okumu burjuvalardan daha aptal fakat buna karn
daha candan olduklarn biliyordu, srad kaderleri de bu hallerinden
kaynaklanmaktayd.

Kopyonkin aceleye gerek olmadn, zaferi her halkarda garantilediimizi


syleyerek yattrd Paintsev'i.

Paintsev kabul etti ve yabani otlardan sz at. Berbat edilmi ocukluk


yllarnda, acnas ve lme mahkm otlarn dary sarmalay-n izlemeyi
sevenni. Hatunlarn scak bir gn denk gel ince yakksz yabani otlar hi
acmadan demet denet ayklayacaklarn bilirmi: peygamber ieklerini,
saryoncalar, ipek otunu. Bu otlar alm-

sz ekinlerden gzelmi aslnda - iekleri ocuklann lm ncesi gzlerine


benzemi, terli hatunlarn kendilerini yolacaklarn bilirlermi. Gelgelelim bu
tr otlar clz ekinlerden canl ve sabrlym,

hatunlar geip gidince saysz ve lmsz doarlarm tekrardan.

"te fukaralar da yledir!" diye kyaslad Paintsev, "Burjuvalara lm" iip


bitirdiine yanarak. "Bizde g daha fazla ve dier heriflerden daha cana
yaknz..."

Paintsev o gece kendisini zaptedemedi, gitti. Gmleinin zerine zrhl


yeleini giyip iftlik ilerine doru ald. Orada gece serinliine yakaland
ama harareti dinmedi. Aksine, yldzl gk ve o gn altndaki ksa
boyluluunun bilinci derin duygulara ve acil bir kahramanla sevk etti onu.
Paintsev dev gece dnyasnn gc karsnda kendisinden utand ve fazlaca
dnmeden erefine eref ka-tvermek istedi.

Ana binada hepten bannaksz ve hibir kaytta ad gemeyen bir grup insan
yaamaktayd. Drt pencere ak ocaktaki atein yla parlyordu; ocan
iinde yemek piiyordu. Paintsev hane halknn huzuruna kyp pencereyi
yumruklad.

Sana tarak girmemi bir gen kz ayanda uzun kee izmelerle kt.

"N e istedin, Maksim Stepan? Niye gece gece tehlike an alyorsun?"

Paintsev ona yanat ve cokun sempatisi sayesinde kzn ayan beyan


kusurlarn grmezden gelebildi.

"Grunya," dedi, "gel peyim seni, bekr gvercinim benim! Bombalarm


kurumu patlamaz, stunlar devinnek istedim demin, olmad. Gel de sarlaym
sana yle yoldaa."

Grunya sokuldu:

"Sana bir haller oldu - ciddi adamdn gya... kar u demiri zerinden yahu,
btn yumuak etimi trmalayacaksn..."

Fakat Paintsev onu koyu renk kuru dudak kabuklanndan ksaca pp geri
dnd. Uzerine sarkan kudretli gn altnda rahatlam, eskisi kadar bunalmaz
olmutu. Hacmi byk, nitelii stn her ey Paintsevde seyretme keyfi
deil, savama hissi, byk ve farkl ola-

i j * i i *

n gc ve nemiyle ama hevesi uyandryordu.

"Neyiniz var?" diye sordu Paintsev konuklarna durup dururken,

di. -.n.
2

Rusa devrim revolyutsiya. -.n.


so

tatmin olan duygularn boaltmak iin.

"Uyku vakti," diyerek esnedi Kopyonkin. "Bizim kural bir kenara yazdn m
sen? Kylleri geni topraa oturtuyorsun: Misafircilik oynayacak halimiz yok
ya seninle..."

"Kylleri yarn srkleyeceim, sabotaja yer yok!" dedi Paintsev kesin bir
dille. "Ama siz kaln biraz, balarmz kuvvetlendire-

I im! Grunka yarn le yemei piirir size... Benim burada bulduunuzu baka
yerde bulamazsnz ha! Nasl etsem de Lenini arsam uraya diye dnp
duruyorum - ne de olsa nderdir!"

Kopyonkin Paintsev'i szd -Lenini istiyordu bu adam!- ve anmsatt:

"Sen yokken bombalarna baktm - hepsi de bozuk: Nasl sryorsun ki bu


saltanat?"

Paintsev itiraz etmedi:

"Tabii ki bozuklar: Kendim boalttm onlar. Ama halkn bir eyden akt
yok: Srf politikayla alt ediyorum onlar - demirler kuanp geziyorum,
bombalarn zerinde uyuyorum... Az gle dman atlatma manevras, anladn
m? Ama bir yerlerde aklna gelirsem bur-dan bahsedeyim deme.11
sli lamba snd. Paintsev durumu aklad:

"Eh, ocuklar, rasgele yatverin madem - gz gz grmyor, yatam da yok...


Asanlar benim zgn bir birey olduumu dnyordur herhalde...

"Utksn sen, zgn deil," diye dzeltti Kopyonkin iyi kt

yerlemeye alrken.
Paintsev gcenmeden yantlad:

"Buras, karde, yeni hayat komndr-hatunlar ehri deil: Ku

ty ilte bulunmaz. '

Sabaha doru yeryz yldzl yceliini yitirdi, gri kla deitirdi prltsn.
Gece parlak bir svari birlii gibi ekildi, yeryzne

. c* % j

etin sefer gnnn piyadesi indi.

Paintsev, Kopyonkini artacak bir ey yapt ve kzarm koyun eti getirdi.


Sonra iki atl devrim parkndan gneye giden yola kp omaya Kalitva
vadisine doru uzandlar. Paintsev beyaz stunlarn altnda sert valye
takmlar iinde dikilmi, fikir ortaklarnn ardndan bakyordu.

VE TE K ADAM yine at srtnda gidiyor, gne ise lkenin ktl zerinde


ykseliyordu.

Dvanov ban edi, dz yerde yeknesak hareketten bilinci ufalyordu.


Dvanovun imdi kalp niyetine hissettii ey, aslnda kabaran duygu glnn
basncndan durmakszn titreyen bir bentti. Kalbin ykselttii duygular,
rahatlatc bir dnce dalgasna dnerek bendin dier yanna tayordu. Ne
var ki bendin zerinde, insana yrekten katlmayan, yalnzca dk bir cret
karlnda ekerleme yapan o bekinin nbeti atei yanyordu hep.
Kirnileyin bu ate sayesinde iki mekan da grebiliyordu Dvanov: ykselen
scak duygu gln ve bendin gerisinde kendi hzndan tr serinleyen upuzun
devingen dnceyi. O zaman, bilincini besleyen fakat ayn zamanda da
frenleyen yreinden nce davranp mutlu olabiliyordu.

"Trs srelim, yolda Kopyonkin!" dedi, kendisini bu yolun tesinde bekleyen


gelecee doru can atan Dvanov. ocuklua zg, duvarlara ivi akma,
sandalyelerden gemi yapma, iinde ne var diye bakmak iin alar saat skme
sevinci ayaklanmt iinde. Havasz yaz gecelerinde tarlalarda grlen o anlk
korkutucu k titriyordu yreinin zerinde. Belki de bu iinde yaayan,
bedeninin bir parasna dnm soyut sevgisiydi genliin yahut doumunun
srp giden gc. Fakat Dvanov onun sayesinde, duygu glnde iz brakmadan
yzen mphem hadiseleri de grebiliyordu aniden. Rosa Lu-xemburgun
insanlar arasndaki dostluun gcyle dirilip canl bir vatanda olaca
yaknlardaki gneli sosyalizm lkesine doru ruhunda huzur, przsz bir
inanla yol alan Kopyonkin'i szd Dvanov. '

Yol, verst'ler boyunca uzanan bir meyle dnt. nsan hzlanrsa zerinden
kopup uabilirdi sanki. leride, karanlk ve hznl vadinin zerinde, erkenci
akam alacakaranl donup kalmt.

"Kalitva!" diye gsterdi Kopyonkin ve yaknna varmasna sevindi.

Atllar susamt, kupkuru beyaz tkrkler savuruyorlard aaya*

Dvanov nndeki yoksul manzaraya bakakald. Yer de gk de bit-

kin ve periand: Asanlar burada mnferiden yayor, atein dna

konan odunlarn snmesi gibi eylemsiz duruyorlard.

'te sosyalizm iin gereken hammadde!" dedi Dvanov evreyi inceleyerek.


"Tek bir yap yok, srf ksz tabiatn kederi!"

Staraya Kalitva kasabasyla birlikte atllarn karsna torbal bir adam kt.
apkasn kard ve eilip atllar selamlad adam, tm insanlarn karde
olduuna ilikin o kadim annn etkisiyle. Dvanov ve Kopyonkin de selam
verdiler, de iyi hissetmiti kendilerini.

"Yamaya gelmi yoldalar, gebennediler gitti!" dedi torbal adam iinden,


epeyi uzaklanca.

Kasabann giriinde iki kyl nbet beklemekteydi: Biri ksa namlulu tfek,
dieri it kaz tutuyordu.

"Kimlerdensiniz?" diye sordular yaklaan Dvanov ile Kopyon-kine.


Kopyonkin bu askeri karakolun anlamn pek idrak edemeyerek atn yavalatt.

"Uluslararasyz biz!" dedi Kopyonkin, Rosa Luxemburgun unvann


anmsayarak: uluslararas devrimci.

Nbetilerin akllan kart:

"Yahudi misiniz?"

Kopyonkin serinkanllkla klcn ekti: O kadar yava yapt ki bunu


nbetiler tehdide inanmadlar.

"Bu szn iin urackta iini bitirebilirim," dedi Kopyonkin. "Kim


olduumdan haberin var m senin? Ite dokmanlarm..."

Kopyonkin elini cebine att, oysa ne dokman ne herhangi bir kad olmutu
mrnce: Ekmek krntlarn ve dier pleri yoklad.

"Alay yaveri!" diye hitap etti Kopyonkin Dvanov'a. "Devriyeye


tezkereciklerimizi gsteriverin iz..."

Dvanov iinde ne olduunu bilmedii ama yldr gittii her yere gtrd
zarf kard ve korumaya frlatt. Nbetiler agzllkle saldrdlar zarfa,
krk ylda bir grevlerini yerine getirmenin sevinciyle.

Kopyonkin eildi ve bir ustann rahat hareketiyle nbetiyi hi yaralamadan


elindeki ksa namlutuyu drverdi klcyla; Kopyon-kin'de devrimci
yetenei vard.

Nbeti drtlen elini dorulttu:

"Ne yapyorsun sen, budala, biz de kzl deiliz ki..."

Kopyonkin deiti:

"Askeriniz ok mu? Kimlerdensiniz?'

Kyller yle dndler, byle dndler, sonunda drste yantladlar:


"Yz kafa varz, yirrni de tfeimiz vardr... Ispodniye Huto-radan Timofey
Plotnikov konuumuzdur. Dnd, gda kolu kayp vererek ekildi buradan..."

Kopyonkin geldii yolu iaret etti nbetilere:

"Mar-mar u tarafa gidin, alaya rastlayacaksnz, getirin buraya. Plotnikovun


karargh nerede?"

"Kilisenin orada, muhtarn avlusunda," dedi kyller ve olaylara karmama


arzusuyla kederli kederli baktlar ky 1 erine.

"Haydi, davrann bakalm!" diye emretti Kopyonkin ve knyla atna vurdu.

itin ardna bir hatun mmt, lmeye hazr. Dar kma nedeni yar yolda
durmutu iinde.

"Damlatyor musun, ihtiyar?" dedi Kopyonkin onu fark ederek.

Hatun ihtiyar deil, yan alm ho bir kadnd.

"Sen damlattn galiba, pis budala!" diyerek iliklerine dein kzd ve eteini
aralayp fkeli baklarla ayaa kalkt.

Kopyonkinin at hantallndan silkinip drtnala kouverdi, n ayaklarn


havaya kaldra kaldra.

"Yolda Dvanov, gzn bende olsun, geride kalaym deme!" diye bard
Kopyonkin, klc emrine amade parlayarak havada.

Proleter Gc var gcyle topra dvyordu; Dvanov dam camlarnn


nladn duydu. Fakat sokaklarda in cin top oynuyordu, hatta kpekler bile
atllara saldrnad.

Devasa kyn sokak ve kavaklanndan geen Kopyonkin kiliseye doru


ilerlemekteydi. Ne var ki Kalitva drt yzyldr aile sarmaklaryla
kuatlmt: Kimi sokaklar enlemesine duran beklenmedik damlarla kesilmi,
kimileri ise yeni avlularla smsk rtlm, yazlk dar geitlerden tarlaya
sapyordu.
Kopyonkin ve Dvanov dar ve kr sokaklarn etrefil ana dtler, olduklar
yerde dnp durnaya baladlar. O zaman Kopyonkin bir bahe kaps at ve
sokaklann evresinden dolanp son srat harmanlara dald. Ky kpekleri nce
temkinli ve yalnz havlatlar, sonra karlkl sesleip saylarnn okluundan
tr coarak bir azdan ulumaya koyuldular, kyn bir ucundan dier ucuna.

Kopyonkin bard:

"Evet, yolda Dvanov, bastr imdi..."

Dvanov ky geip bozkrn dier tarafna doru atlmas gerektiini sand. Ne


var ki yanlmt: Geni bir sokaa ktklarnda Kop-

I 1 fl a a mm 1 1 1 W mm 1 .

yonkin kyn ilerine doru srd atn.

Demirhaneler kapal duruyor, damlar ise terk edilmi gibi susuyordu. Yalnzca
itin nnde bir eyler kurcalayan bir ihtiyara rastladlar; o da her tr
kargaaya alm olmalyd ki dnp bakmad onlardan yana.

Dvanov hafif bir tngrt duydu, biri kilise annn dilini metale azck srterek
sallyor sand.

Sokak kvrld ve eskiden devlete ait iki dkknlarna meskenlik eden pis
krnz tula evlerden birinin nnde toplanm kalabal meydana kard.

Halk ar, kaln bir sesle bir azdan baryordu; Dvanov'a ulaan salt szsz
uultuydu.

Kopyonkin zayflayp incelmi yzn evirdi:

"Ate et, Dvanov! imdi her ey bizim olacak!"

Dvanov kiliseye doru iki el ate etti ve klcn savurarak kendi kendisini
coturmaya balayan Kopyonkin'in pei sra bardn iitti. Yumuak bir
dalga halinde kprdanan kyl kalabal, arkalarna baknan yabanc yzlerle
aydnland, kaan insan selleri aktmaya balad iinden. Kimileri de yardm
midiyle komularna tutunarak yerlerinde tepiniyordu. Bu tepinenler
kaanlardan daha tehlikeliydi: Korkuyu dar bir yere hapsetmilerdi ve
cesurlara kprdayacak yer brakmyorlard.

Dvanov kyn barl kokusunu iine ekti -yank samanla lk st karm-


ve kokudan karn ard: imdi bir fiske tuz dahi yiyemezdi. Kyn byk,
scak ellerinde can vermekten, dmanlarn fkeleriyle deil kalabalklaryla
malup eden uslu insanlarn koyun postu kokulu havasnda boulmaktan korktu.

Fakat Kopyonkin her nedense kalabala sevinmiti ve zaferinden mitliydi


artk.

Birdenbire, nnde insanlarn rpnd damn pencerelerinden deiik apta


tfekler yaylm atei averdi. Ayr ayr silahlar farkl sesler karyordu.

Kopyonkin hayat duygusunu karanlk bir yere kapatan ve fani ilere


karmasna engel olan bir tr transa gemiti. Sol elindeki tabancasyla dama
ate ap cam parampara etti.

Dvanov kendisini eikte buluverdi. Atndan inip eve dalmas kalmt artk.
Kapya ate etti, kap kurunun ittirmesiyle ar ar ald ve Dvanov koarak
ieri girdi. Sofa ila ve korunmasz mehul bir insann kederi kokuyordu.
Kilerde nceki atmalarda yaralanm bir kyl yatmaktayd. Dvanov onu
ayrmsamad ve mutfaktan geip otunna odasna dald. Odada kzl bir kyl,
salkl sa kolu havada., tabancal sol eli aada, boylu boyunca
dikilmekteydi; bu elden arada bir.. yanurdan sonra yapraklardan su
damlamas gibi kan damlyor, adamn mrnn mahzun hesabn tutuyordu.

Oturma odasnn penceresi krlmt, Kopyonkin ise ortalarda yoktu.

"At silahn!" diye bard Dvanov.

Ekya korkuyla bir eyler mnldand.

"Haydi!" dedi Dvanov fkelenerek. "Kolunla birlikte drrm yoksa, tek


kurun yeter! "

Kyl revolverini kannn iine att ve yere bakt: Silah srlsklam ettiine
zlmt - kuru vaziyette verse daha kolay affederlerdi kendisini.
Dvanov, yaral esirine o andan itibaren ne yapmas gerektiini bilmiyordu,
Kopyonkinin nerede olduunu da. Nefesini dzenledi ve kulak'lara ait
pell bir koltua oturdu. Kyl sarkan ellerine hkim olamayarak karsnda
dikilmekteydi. Dvanov bu adamn ekyaya benzerneyiine, sradan ve galiba
varlksz bir kyl oluuna ard.

"Otur!" dedi Dvanov.

Kyl oturmad.

"Sen kulak msn?"

"Yok, biz burann en aa adamlaryz," diye tane tane syledi gerei kyl.
"Kulak savamaz: Ekmei oktur - hepsini alamazlar e 11 n den...

Dvanov inand ve korktu. Ardnda brakt, zgn, solgun halkn

1W 1 mm mm

yaad kyleri getirdi gznn nne.

"Sa elinle beni vurabilirdin - sadece sol elinden yaralanmsn."

Ekya Dvanova bakp sessizce dnd - kurtulmak iin deil,

. * w I

tm gerei anmsamak iin.

"Solam ben. Daha frlamama kalmadan dediler alay geliyor, yle gcme
gitti ki bir bama lmek...

Dvanov heyecanlanmt: Her durumda dnebilirdi o. Bu kyl, devrimin


kendi gen akln aan kederini, beyhudeliini anlatyordu ona. Dvanov yoksul
kylerin kaygsn duyumsuyordu artk ama yazamazd onu kelimelerle.

"Aptallk!" diye dnd Dvanov, iten ie tereddt ederek. "Kopyonkin gelir


gelmez kurunlamal bunu. Ot da byrken topra deler: Devrim zorla eylenen
bir eydir ve tabiatn gcdr... Alaksn sen!" abucak ve tutarszca
deimiti Dvanov'un bilinci.

"Evine git!" diye emretti ekyaya.

Beriki, bylenmi gzleri Dvanov'un elindeki silaha kilitlenmi bir halde


kapya doru yrd geri geri. Dvanov anlad ve hareket edip de adam
korkutmamak iin mahsus gizlemedi revolverini.

"Dur! diye seslendi sonra Dvanov.

Kyl, itaatkr, durdu.

"Beyaz subaylar geldi mi sizin buraya? Plotnikov kimin nesidir?"

Ekyann derman kesilmiti, strap iinde kendisini yenmeye alyordu.

"Yok.. kimse gelmedi," diye yantlad yalan sylemekten ekinerek. 'krar


ederim sana, can insan: Kimsecikler gelmedi... Plotnikov bizim aa
kylerden biridir..."

Dvanov kylnn korkusundan doruyu sylediini gryordu.

"Korkmasana sen! Rahat rahat git evine."

Ekya, Dvanov'a inanp yrd.

Pencerede kalan cam paralar trdad o srada: Kopyonkin'in Proleter


Gcyd, bu bozkr admyla yanaan.

"Nereye gidiyorsun? Kimsin sen?" diyen Kopyonkin'in sesini duydu Dvanov.


Kopyonkin yant beklemeden esir ekyay kilere serdi.

"Biliyor musun, yolda Dvanov, handiyse u Plotnikovun kendisini


yakalyordum," diye bildirdi Kopyonkin cokun gs kabararak. "ilerinden
iki alak kat elimden - ne biimdi o a! lan yahu! Benimkinin srtnda tarla
srmek gerek, ben savayorum... Geri uu-rumdur o benim - bilinli maldr!..
Haydi bakalm, meclis vakti...

Kopyonkin an kulesine bizzat trmanp tehlike ann ald. Dvanov kyllerin


toplanmasn beklemek zere kap nndeki ta basa-

naa kt. tede ocuklar sokan ortasna frlyor, Dvanovdan yana bakp
geri kayorlard. Kopyonkinin grltl acil arsna koturan filan yoktu.

Koca kasabann zerinde kara kara sylyordu arksn an, nefes ile niday
usulca deitirip durarak. Dvanov anlamn unutarak dinlemeye dald tehlike
ann. Endie, inan ve kukuydu melodinin anlatt. Devrim de bu tutkularla
yrr - salt demirden inanla deiL titreyen kukuyla da hareket eder insanlar.

Kap nndeki ta basamaa siyah sal, gslkl, apkasz bir

1 . i 1

adam yanatgrne gre bir demirci.

''Ne diye milletin rahatn kanyorsunuz siz?" diye sordu doruca. Yolunuza
gidin, dost yoldalar. On tane aptalmz var - anca o kadar desteki kar size
buradan..."

Dvanov da doruca Sovyet iktidarna ne iin gcendiini syle-

mesini rica etti ondan.

''Evvela ate edip sonra sual ediyorsunuz, ondan gelecek ya sonunuz da zaten,"
diye yantlad demirci kzgn kzgn. "Gel de k iin iinden: Topra verdiniz,
son tohumumuza varana dek alyorsunuz elimizden: Oyle topra siz tepe tepe
kendiniz kullann! Kylye anca ufuk manzaras dyor. Kimi kandrdnz
sanyorsunuz?"

Dvanov, gda datmnn devrimin kan olduunu, gelecek glerini


beslediini aklad.

''Kalsn!" diye reddetti bilgi bilgi demirci. "Halkn onda biri ya aptal, ya
serseridir kanckoullar, kyl gibi almamlardr mrlerince -kim
karsa giderler peinden. ar gelse, onun da peine decek bir ekip
karrdk biz. Partinize de bir sr yaramaz herif dol-dunnusunuz... Devrim
iin ekmek diyorsun! Ahmaksn sen ahmak, halk lyor, kime kalacak senin
devrimin ha? Bir de sava bitti demez 1 er m..."

Demirci, karsndakinin de tm komnistler gibi tuhaf biri olduunu idrak


ederek sustu: yi adam gibi grnr ama sradan halkn

. i i i i

stne yrrd bunlar.

Dvanov elinde olmadan glmsedi demircinin fikrine: Halkn iinde yaklak


onda birlik bir tuhaf adamlar kesimi vardr ki her ie hazrdr sahi - devrime
de, manastra kapanp dua etmeye de.

Kopyonkin geldi; demircinin tm sitemlerine ak seik yantlar veriyordu o:

"Alaksn sen, efendi! Bizler hepimiz eit yayoruz artk, sense yle
istiyorsun: Ii a kalversin, ben tahl votkas ekeyim!"

"Eit ama ne eit!" dedi demirci intikamn alarak. "Zmk anladn yok senin
eit hayattan! Ben evlendiimden beri kafa yoruyorum bu ie: Gryorum ki
hep tuhaflar bizi ynetmi, halkn kendisine hi gememi ki iktidar: Onun,
canm benim, daha ciddi ileri vard - aptallar doyuruyordu belee..."

Demirci bilge bir sesle kahkaha att ve bir sigara sard.

"Peki ya gda datm iptal edilseydi? diye sordu Dvanov.

Demirci tam neelenmiken tekrar att kalarn:

"Olamaz! Daha kt baka bir ey icat edersiniz siz - eski bela kalsn bata
daha iyi: Naslsa alt kyller tahl zulaya gmmeye...

"Dnya yklsa umurunda m unun: Alak herif!" diyerek verdi puann


muhatabnn Kopyonkin.

Halk eve yaklamaya balamt: Sekiz kii geldi.. keye oturdu. Dvanov
onlara yanat - Kalitva etesinin hayatta kalan yeleriydi bunlar.

"Konu bakalm!" diye alay etti demirci. "Ite btn tuhaflar toplat, azck bir
ey gelmemi..."

Demirci sustu, sonra tekrar keyifle ald sz:

"Dinlesene sen beni. Be bin kiiyiz biz, kyle byyle. Aklnda tut.
imdi bir hesaplayaym sana: Yetikinlerin onda birini aL onlar bir grup oldu
muydu, devrim bitti demektir."

"Neden?" dedi Dvanov, anlamamt hesab.

Demirci ateli ateli aklad:

"O zaman cmle tuhaflar iktidara geer, halk ise kendi bana yaar- iki tarafn
da deme keyfine..."

Kopyonkin toplananlara dakika kaybetmeden Plotnikov'un peine dmelerini,


yeni bir evik ete toplamadan adam ortadan kaldrmalarn emretti. Dvanov
kyn komnistlerinden.. Plotnikov'un Ka-litvada seferberlik ilan etmek
istediini ama baarsz olduunu rendi; iki gn sren meclis boyunca
Plotnikov herkesi gnll olarak eteye katlmaya ikna etmeye almt.
Bugn de Dvanov ve Kopyonkin'in saldrdklar srada yle bir meclis
smekteydi. Plotnikov un kendisi kylleri yakndan tanyordu, yaman adamd,
kendi kyllerine sadk, o yzden de lemin kalanna dmand. Kyller, len

papazn yerine koyarak hnnet ediyorlard ona.

Meclis srerken bir hatun koup gelivermi, seslenmiti:

"Millet, kzllar kyn giriinde! Koca atl alay buraya doru geliyor!"

Kopyonkin ve Dvanov'un sokakta belirdiini grenler de alayn

I1w1
geldiini dnmt.

"Gidelim Dvanov! dedi dinlemekten sklan Kopyonkin. "u yol

nereye kar? Kim gelir bizimle?

Komnistler mahcup oldular:

"O yol emovka kyne... Biz, yoldalar, hepimiz de atszz..." Kopyonkin,


hepsini reddedercesine elini sallad.

Demirci dik dik Kopyonkine bakt ve kendisi vard yanna:

"Eh, yolun ak olsun bari!" dedi ve koca elini uzatt.

"Sana da bari," deyip avucunu uzatarak yantlad Kopyonkin. "Unutma beni -


huysuzlanacak olursan geri dner iini bitiririm!" Demirci korkmad:

"Unutma, unutma, bana Soth derler. Burada benim gibisi yoktur. I aklma
yatarsa, kendim de bilirim kancarn kapp at kotumasn. Hem at da bulurum:
Sen asl unlara bak, atszm kanckoullar..."

Kalitva kasabas bozkrn vadiye indii yerdeydi. omaya Kalit-va nehrinin


vadisi ise yekpare bataklk allanyla kaplyd.

Asanlar kendi aralarnda tartp birbirleriyle itiirken tabiatn asrlk


mcadelesi srmekteydi: Nehir yalanm, vadideki bakir otlar yalnzca sivri
sazlklarn delip geebildii lmcl bir suyla rtl-

- mt.

Vadinin l yapas imdi ancak rzgrm aldrsz arklarn dinliyordu. Yaz


sonunda clzlaan nehir ile onun uzak denize giden yolunu kepek zerreleriyle
ilelebet tkayan l kumlannn etin mcadelesi srp gidiyordu.

"ite, yolda Dvanov, soluna bak," dedi Kopyonkin, subasann maviliini


gstererek. "Ben buraya daha kkken gelmitim babamla:

Unutulmaz bir yerdi. Taze ot kokusu bir verst teye yaylrd, imdi su bile
ryor burada..."

Dvanov pek nadiren rastlamt bozkrda byle uzun esrarengiz vadi arazisine.
Nehirlerin lrken sularn durdurnas, geit vermez bataklaryla kydaki
bitkileri kaplamas nedendi? Herhalde tm vadi boyu, nehirlerin lmnden
tr yoksullayordu. Kopyonkin Dva-nov'a bural kyllerin eskiden, nehir
henz taze ve canlyken, ne ok iftlik ve kmes hayvan olduunu anlatt.

Kararmakta olan akam yolu, len vadinin kys boyunca uzanyordu.


ernovka ile Kalitva aras topu topu alt verst idi fakat atllar ancak birinin
hananna girdiklerinde fark ettiler emovka'y. O zamanlar Rusya btn
halklarn yolunu aydnlatmak iin para harcyor, oysa kendi damlarnda k
bulundunnuyordu.

Kopyonkin kyde iktidarn kimlerde olduunu renmeye gitti, Dvanov ise


atlarla birlikte kyn giriinde kald.

Gece bastryordu.. donuk ve skc: kbuslarla yeni yeni tanan ocuklar


korkar byle gecelerden: Uyumazlar., kendilerini dehetten korusunlar diye
annelerini de uyutmazlar.

Fakat yetikinler kszdr ve Dvanov dman kyn giriinde

i i . *11* * ! 1

erimi bozkr gecesini ve tepesindeki serin gkyz gln seyrederek tek


bana dikiliyordu bugn.

Karanl dinleyerek. ar zaman sayarak dolayor., geri dnyordu.

"Zor buldum seni," dedi grnmez Kopyonkin teden. "Skldn

m? imdi st ieceksin."

Kyde iktidar kimdeydi, Plotnikov buralarda myd, hibir ey renememiti


Kopyonkin. Buna karn bir yerlerden hir anak st., bir dilim zaruri ekmek
bulabilmiti.

Yemeklerini yiyen Kopyonkin ve Dvanov ky sovyetinin yolunu tuttular.


Kopyonkin sovyet tabeJas asl kuJbeyi buldu., ne var ki ierisi bo, khne,
hokka ise mrekkepsizdi - yerel iktidarn ileyip ilemediini kontrol iin
Kopyonkin parman daldrmt iine hokkann.

Sabahleyin yal bal drt kyl geldi, ikyetiydiler: Tm iktidarlar


brakmt onlar., yaamaya korkar olmulard.

"Kim olursa olsun razyz.." diyordu kyller. "Yoksa bamza buyruk


kalakaldk - komu komuyu boazlayacak. iktidarsz olur muymu hi: Rzgr
bile basz esmez, biz sebepsiz yayoruz."

ernovka ok iktidarlar grmt ama dalnt hepsi de. Sovyet iktidar da


kendiliinden paralanmt; bakan seilen kyl g.. revini terk etmiti.
Hnnet az, diyordu, tanmayan yok beni, hrmet-siz iktidar olmaz. Ve ky
sovyetinden ayan kesmiti. emovkal-lar bakanla, yabanc, bu yzden de
herkesin sayg duyaca birini getirmek iin Kalitvaya gidip geliyorlard.
Ama yle de olmamt: Kalitvallar yabanc yerlere bakan srmeye ynelik
bir ynetmelikleri bulunmadn sylemi, kendi cemaatinizden saygn
birilerini sein denilerdi.

"Ya saygn kimsemiz yoksa!" demiti emovkallar kederle. "Biz hepiniz


eitiz ve birbirimize benzeriz: Birimiz hrsz, dierimiz aylaz, ncmzn
de hatunu yamandr, pantolonunu saklar... Ne yapacaz biz imdi?"

"Skldnz m byle yaamaktan?" diye sordu Dvanov dertleriyle ilgilenerek.

"Tkldk kaldk! Gelip geenler sylyor, btn Rusya'da kltr a


kapanm, bize ise dokunmadan gemi kltr: Hakkmz yen-

d i! "

w w i 1***1 !

Ky sovyetinin penceresinden ieri nemli gbre ve srlm scak toprak


kokusu doluyordu; bu kadim ky havas huzuru ve remeyi anmsatyordu.
Konuanlar yava yava sustular, Dvanov da atlara bakmak zere dar kt.
Bereketli at fksn gagalayan kadidi km muhta bir sere grp sevindi
orada. Yan m yldr sere grne-miti ve bir kez olsun lemin neresine
sndklar sorusu gelmemiti aklna. Birok gzel ey Dvanovun snrl,
yoksul zihnini es geerdi; ou zaman kendi hayat bile ta dolanan dere gibi
kavislerle dolanrd zihninin evresinden. Sere itin zerine kondu. Ky
sovyetinden iktidar diye diye dertlenen kyller kt. Sere itten koptu ve
uarayak alelade fukara arksn mrldand.

Kyllerden biri Dvanova yanat - yz iekbozuu, karn a, ne istediini


asla bir anda sylemeyen, laf uzaklardan, ortalama nesnelerden tutup getiren,
karsndaki kii bir iyilik istemesine izin verir mi vermez mi anlamak iin
muhatabnn karakterini dikkatle snayan insanlardan. Btn bir geceyi u
dnyada Ortodoksluun sarsldndan sz ederek geirebilir bu adam, oysa
gerekte inaat iin keresteye ihtiyac vardr. Her ne kadar denekleri eski
devlet daasn-dan* oktan kesip gtrnse de bu seferlik izin isteyiverir,
zira nceki keyfi davranndan tr bana neyin gelebileceini dolayl
yoldan snamann derdindedir.

Dvanov'a yaklaan kyl, yzyle ve hayata su ieren bir meguliyet gzyle


bakma, her dakika hkmn verecek iktidar bekleme tavryla, uup giden o
sereye benziyordu.

Dvanov kylden ihtiyac ne ise hemen ve sslemeden deyivermesini rica etti.


Ne var ki Kopyonkin tekli camn ardndan Dvanovu duymutu ve byle
yaparsa kylnn mrnce baklay azndan karmayaca uyarsnda
bulundu. "Adn adm yrt sohbeti, yolda Dvanov," dedi.

Kyller gldler, anlamlard: Karlarnda tehlikesiz, gereksiz insanlar


vard.

iekbozuu suratl konutu. Kendisi yersiz yurtsuzdu ve toplum onu


bakalarnn karlarn gzetmekle ykml klmt.

Sohbet yava yava emovka topraklarna bitiik Kalitva topraklarna uzand.


Sonra tartma nedeni fundalktan geildi ve iktidarda duruldu.

"Bir eit iktidar olmal elbet; geri iktidar ok da lazm deil ya bize, diye
meseleyi her iki adan bakarak aklad iekbozuu suratl. "Olaya orta
noktadan bakarsan ular grnmez, u lardan baladn m da sonunu getirmesi
uzun srer. Gel de k u iin iinden..."
Dvanov acele ettirdi:

" Dmanlarnz varsa Sovyet iktidarna ihtiyacnz var demektir/

Fakat iekbozuu suratl meselenin bilincindeydi:

" Dman olmasna yok da, evremiz de pek bir geni.. gelirler: Komunun
tavuu komuya kaz grnrm... Deien bir ey de yok esasen; otlar
byyor, havalar deiiyor ama yine de bir kskanlk var iimizde: iktidarsz
dururken ya baz kolaylklardan mahrum kaldysak! Artk gda pay
alnmyormu deniyor, bizse topra ekmeye korkuyoruz hl... Halka baka
kolaylklar da gsterilmi, kaprlar da bize kalmazsa ya!"

Sayfiye. -.n.

Dvanov irkildi: Nasl olurdu da gda pay toplanmazd? Kim sylemiti bunu?
Fakat iekbozuu suratlnn kendisi de bilmiyordu: Gerekten duymu da
olabilirdi bunu, iinden geeni uyduruvenni de olabilirdi. ylece
aklayverdi: Kyden kimliksiz bir asker kaa gemiti, iekbozuu
suratlnn lapasndan yemi ve artk gda datm filan yaplmadn
bildirmiti - kyller Kremlin kulesine.. Lenin'in yanma kmlard: U gece
oturn1u ve msamaha denen eyi icat etmilerdi.

Dvanov kederleniverdi, sovyete gitti ve geri dnmedi. Sonusuz kalan ricalara


alkn kyller avlulanna daldlar.

"Dinle beni, yolda Kopyonkin!" diye seslendi heyecanl heyecanl Dvanov.

Kopyonkin her eyden ok bakasnn mutsuzluundan korkard: ocukken,


yabanc bir kylnn cenazesinde, geride brakt dulundan da ok
kahrlanarak alaml vard. Pein pein burkuldu ii ve daha iyi
duyabilmek iin azn aralad.

"Yolda Kopyonkin!" dedi Dvanov. "Biliyor musun, benim ehre gidesim var...
Sen beni burada bekle, abuk dnerim... Geici olarak sovyetin bana ge,
cann sklmasn - kyller kabul edecektir. Gryorsun ya hallerini..."

"Laf m olur canm? dedi Kopyonkin neeyle. "Gnlnce git ltfen, istersen
bir yl da beklerim ben seni... Bakanlk da yapanm elbet -bu blgeyi biraz
trmalamak gerek."

Akamleyin Dvanov ve Kopyonkin yolun ortasnda ptler, her ikisi de


anlamszca utanmt. Dvanov gece vakti demiryoluna doru uzaklat.

Kopyonkin uzun sre, arkadan gremez oluncaya dek dikildi sokakta; sonra
ky sovyetine dnd ve bo binann iinde alad. B tn gece sessiz ve
uykusuz, yrei ciz, yatt. Ky kprtszd evresinde, tek bir canl sesi
iitilmiyordu; eziyetli, bunaltc kaderinden ebediyen el ekmi gibiydi. Ancak
arada bir bo ky sovyeti avlusunda bahar bekleyen akstlerin plak
dallar hareket ediyordu.

Kopyonkin pencerenin ardnda karanln alkalann seyrediyordu.


Kirnileyin snd snecek solgun bir k geiveriyordu iinden, rutubet ve
insansz yeni gnn sknts kokan. Belki sabah oluyordu, belki de ayn l
avare yd bu.

Gecenin uzun sessizliinde Kopyonkin farknda olmadan duygularnn


gerilimini yitiriyor, adeta yalnzlkla serinliyordu. Kukunun ve kendine
acmann clz yava yava belirmekteydi bilincinde. Rosa Luxemburgu
canlandrmaya alt hafzasnda, oysa bir tabutun iinde bitkin bir lousay
andran, ok zayf l bir kadn grebildi yalnz. Yree berrak, neeli mit
gcn veren o tatl gnl ak harekete gemedi bu kez Kopyonkinin iinde.

akn ve zgnd, gece gyle ve yllann yorgunlukla sarmalanyordu.


Ryasnda kendisini gmyordu, korkard grse: Srann zerinde, yabanc
yznde bir ilekein derin krklar, yal, tkenmi bir insan yatmaktayd,
mrnce kendi kendisine hibir hayr dokunmam bir insan. Bilincin
aydnlndan ryaya gei diye bir ey yoktur, ryada da ayn hayat srer,
plak kalr ama yz. ikinci kez ok eskiden len annesini grd Kopyonkin
ryasnda. lk defa evlenmeden nce girmiti ryasna: amurlu tarla yolundan
gidiyordu annesi, srt o denli zayft ki lahana orbas ve ocuk kokan, yadan
parlam bluzunun altndan kaburga ve omurga kemikleri frlyordu; eilmi,
oluna tek sitem etmeden gidiyordu anne. Kopyonkin, gittii yerde hibir eyi
olmadn biliyordu annesinin ve ona bir alak yapmak iin yarn evresini
koar adm dolanmt. Ormann aalarnda bir yerlerde sebzeciler,
bostanclar yaard scak mevsimde, Kopyonkin anasnn alan tam da
oraya kondurmay dnmt ki kendisine on1anda baka bir baba ve baka
bir oul bulabilsin kadn.

Bugn ise annesi her zamanki gaml yzyle girrniti Kopyonkin in ryasna.
Krk gzya pnarlarn, tamam kirlenmesin diye mendilinin ucuyla siliyor
ve bym olunun karsnda kk, kuruyup ineye dnm haliyle
konuuyordu:

Yine bir llk bulmusun kendine, Styopuka. Yine yalnz brakmsn anan ,
elin insafna brakmsn. Tanr seninle olsun."

Balyordu Kopyonkin'i kadn nk kanndan dourduu, kendisinden el


ekmi hayrsz olunun zerinde annelik gcn yitir-mi ti.

Kopyonkin annesini ve Rosay ayn ekilde seviyordu nk onun iin ayn ilk
varlk idiler, tpk gemi ile gelecein kendi biricik hayatnn iinde
barnabilmesi gibi. Bunun nasl olduunu anlamyor ama Rosann, ocukluu
ve annesinin devam olduunu hissediyordu, yoksa ihtiyar kadna bir hakaret
filan deil.

Ve annesi Rosay ktlyor diye Kopyonkinin yrei skt.

"Anne, o da senin gibi ld," dedi Kopyonkin ciz analk fkesine acyarak.
Ihtiyar kadn mendilini ekti - alad filan yoktu.

"Yoo, olum, sen bakma onlarn dediklerine! diyerek dedikodu etmeye


koyuldu anne. "Sana yle de byle de der onlar, cmlesi ayndr, evlendikten
sonra bir de bakarsn ki yanna yatlacak gibi deil:

Bir deri bir kemik, boynunun zerinde de bir kar surat. te geliyor yavuklun,
unun salnna bak: Kck ocuun akln eldi rezil ey!..

Sokaktan Rosa geliyordu: ufak, canl, gerek, kara gzleri ky sovyetinde asl
duran resimdeki gib.i zgn. Kopyonkin annesini unuttu ve Rosa'y daha iyi
seyredebilmek iin cam krd. Pencerenin ardnda yazlk ky soka vard, bo
ve skc - kuraklk ve scak zaman tm kyler yledir. Rosa yoktu ama. Ara
sokaktan bir tavuk frlad uarak, tozlu kanatlann ayrp bir tekerlek izi
boyunca kotu. Sonra insanlar kt arkalanna bakna bakna ve nihayet baka
birile-ri boyanmam ucuz bir tabut kardlar, akrabalk nedir bilmemi
kiilerin kamu parasyla gmldkleri tabutlardan.

Tabutun iinde Rosa yatyordu, talihsiz lousalarda grlen sar lekelerle


kaplyd yz. Sann siyahlnda kadns olmayan bir aklk yllanmaktayd,
yorgun dp tm canllardan el ekmi gibi alnnn altna gmt gzleri
de. Kimseye ihtiyac yoktu, kendisini tayan erkekler iin de almszd.
Tayclar yalnzca toplumsal vazifelerini yerine getirmek adna
abalyorlard, her hanenin uyduu sraya sadk.

Kopyonkin dikkatle bakyor ve inanmyordu: Onun tand deildi tabutun


iinde bu yatan - onun gz grrd ve kirpikleri vard. Rosay ne kadar
yakna getirirlerse, civar kyler ve yokluk dnda hibir ey grnemi kadim
yz bir o kadar kararyordu.

"Anam gmyorsunuz!" diye bard Kopyonkin.

Hayr, bu kocasz bir kan! diyerek hi zntsz konutu bir kyl ve


omzundaki rty dzeltti. "Gryorsun ya, baka ky yokmu gibi tutmu tam
da bizim kyde lvermi: Ne fark edecektiyse kendisi iin..."

Kyl, emeinin hesabn tutuyordu. Kopyonkin bunu hemen anlad ve baml


insanlar teselli etti:

"Topran serper serpmez bana gelin, bir eyler smarlarm size."

"Olur," diye yantlad ayn kyl. "Kuru kuruya gmmek gnahtr. Artk o tanr
kuludur ama yine de kaldrlacak gibi deil, insann omzunu kesiyor."

Kopyonkin srann zerinde yatyor ve kyllerin mezarlktan dnmelerini


bekliyordu. Bir yerlerden souk vuruyordu. Krk cam kapamak iin ayaa
kalkt, oysa tm pencereler salamd. Sabah rzgryd esen, avluda ise suyu
verilmemi at Proleter Gc kinemekteydi oktandr. Kopyonkin zerindeki
kyafete ekidzen verdi, hkrd ve ak havaya kt. Komularn kuyu
kr su almak iin eiliyordu, itin ardnda gen bir hatun daha iyi
saabilmek iin ineini okuyor ve gsten gelen sesiyle tatl tatl
konuuyordu:

"Maka, Maenka, kabartma yle tylerini, burun bkme yle, sevap dediin
yapr kalr, gnah dediin dklr gider..."

htiyacn gren yalnayak bir adam soldaki eikten grnmez oluna


baryordu:

"Vaska, ksra suya gtr!"

"Kendin i, iti o!

"Vaska, git dar dv, yoksa havan kafanda paralarm."

"Dn dvdm daha: Hep ben hep ben - kendin dv!"

Sereler ev kular gibi avlularda kouuyordu; krlanglar ne kadar gzel


olsalar da, gzn muhteem lkelere gider, oysa sereler burada kalr, souu
ve insan yoksulluunu paylamak iin. Ac tohum gagalayan gerek proleter
kuudur onlar. Tm hassas varlklar uzun sren bezdirici skntlardan tr
lebilir yeryznde, oysa kyl ve sere gibi hayat dolu varlklar kalr ve
scak gne kadar dayanrlar.

Glmsedi Kopyonkin, kck beyhude hayatnda dev bir vaat bulabilmi


sereye. Bu serin sabah vakti bir ufak tohumla deil, insanlarn bilmedii bir
hayalle snd aikrd. Kopyonkin de ekmek ve refahla deil, uursuz mitle
yayordu.

"Bylesi daha iyi," dedi alan sereden bakn ayrnakszn.

"Bak hele: Kk ama nasl da didikliyor... I nsan u sere kadar olabilse,


cmle lem oktan ieklenmiti..."

Dnk iekbozuu suratl kyl geldi sabah sabah. Kopyonkin onu lafa tuttu,
sonra evine kahvaltya gitti ve masa banda otururlarken birden soruverdi:

Peki ya sizin burada Plotnikov diye bir kyl var m?" iekbozuu suratl,
sorunun i yzn anlamaya alrcasna
dnceli bakn dikti Kopyonkinin zerine:

"Benim Plotnikov. Niye sordun ki? Bizim kyde zaten topu topu soyad
yrrlktedir: Plotnikovlar, Ganukinler ve Tselnovlar. Sen hangi Plotnikovu
istedin?"

Kopyonkin nasl tarif edeceini buldu:

"Al donlu aygr olan - eli uz, boylu boslu, at stnde krtan... Bilir nisin?

"Ha Vanka o, ben Fyodor! O beni ilgilendirmez. U gn evvel aygn


sakatlanm... Pek mi lazmd sana? imdi gider ar veririm..."

iekbozuu Fyodor gitti: Kopyonkin silahn kanp masann zerine koydu.


Fyodor'un hasta hatunu nutku tutulmuasna Kop-yonkine bakyordu,
korkudan hkn sklamt.

"Kim o kulan nlatp duran?" diye sordu Kopyonkin merhametle.

Hatun, konuunun yreini yumuatmak iin azn arptp glmsedi ama iki
laf bir araya getiremedi.

Fyodor abuk dnd, yannda Plotnikov ile. Plotnikov sabahleyin eikten


Vaskaya baran o yalnayak kyl kt. imdi kee izme-

1 1 w i 11*1* j w * * j aa i i w * 1

ler vard ayanda, ellerinde ise dnnden nce ald pejmrde apkasn
buruturuyordu nazik nazik. Hibir eyiyle sivrilmeyen bir grnme sahipti:
Benzerleri arasndan semek iin nce birlikte yaamak gerekirdi onunla.
Yalnzca gz rengi nadirdi - kestane: hrszln ve mahrem niyetlerin rengi.
Kopyonkin somurtmu, ekyay inceliyordu. Plotnikov rkmemi ya da kasten
korkusuz bir tavr taknmt:

"Ne bakyorsun? Kendi adamlarn m anyorsun?"

Kopyonkin derhal szn kesti:


"Konu, halk kkrtacak msn? Halk Sovyet iktidarna kar ayaklandracak
msn? Aka syle - evet mi, hayr m?

Plotnikov Kopyonkin'in karakterini anlad, itaatini ve yasad eylemlerinden


tr duyduu gnll pimanl daha ak ifade edebilmek iin eik suratn
ast mahsus.

"Yo, bir daha hi yapmayacam - aynen sylyorum." Kopyonkin sert


grnmek iin biraz sustu.

"iyi, beni aklndan karna. Mahkeme deil tenkil olurum sana: Bir ey
duyacak olursam seni annda skerim kknden.. anann anasna varana kadar
kazarm topran, orackta gebertirim... Yr imdi evine ve lemde var bil
beni...

Plotnikov gidince iekbozuu suratl aknlktan kalakald ve saygyla


hkrmaya koyuldu.

"Ite, ite adalet buna denir! Demek senmisin iktidar! Kopyonkin


iekbozuu Fyodoru byle itenlikle iktidar istedii iin sevmiti bile: Hem
Dvanov da, Sovyet iktidarnn tabiattan gelme ok sayda almsz insandan
ibaret olduunu sylerdi.

"Ne iktidar? dedi Kopyonkin. "Biz tabiatn gcyz."

EHR EVLER fazlasyla byk grnd Dvanova: Dam ve bozkr grgsne


sahipti kendisi ne de olsa.

ehrin zerinde yaz parlamaktayd, remesini bilen kular binalarn arasnda,


telefon direklerinin zerinde ark sylyordu. Dvanov ehri, salt disiplin
iinde devrime hizmet edenlerin bulunduu.. bu kat grev iin ii, memur ve
Kzl Ordulularn gnbegn yaayp ile ektii, geceleri ise yalnzca
bekilerin var olduu, onlarn da endieli gece vatandalarndan kimlik
sorduu gri bir kale olarak brakmt. imdi ise insansz bir kutsal mekan
deil., yaz yla aydnlanan bayramlk bir yerleim yeri olarak gryordu
onu.

nce ehirde beyazlar var sand. Garda, gri francalalarn kuyruksuz ve kartsz
satld bir bfe bulunuyordu. Garn yanndaki Vilayet Gda Komitesine ait bir
deponun zerinde kalitesiz boyadan harfleri akm nemli bir tabeta aslyd.
"Tm vatandalara her ey satlr. Sava ncesi ekmei, sava ncesi bal,
taze et, kendi yapmmz tuzlamalar."

Tabelann altna ufak harflerle firmann ad ilitirilmiti:

ARDULYANTS, ROMM, KOLESNKOV A

Dvanov bunun mahsus yapldna karar verdi ve dkkna girdi. eride,


yalnzca ilk genliinde grd ve oktan unuttuu nonal ticaret tertibatyla
karlat: Caml tezghlar, duvar raflar, kantar yerine hassas terazi, gda
deposu acenteleri ve veznedarlar yerine nazik tezgahtarlar, canl mteri
kalabal ve bolluk kokan yiyecek stou.

"Buras senin bildiin Vilayet Datm ubesine benzemez," dedi sregiden


ticareti izleyen biri anlayla. Dvanov ban evirip nefretle bakt ona. Adam
bu baktan tedirgin olmad, aksine arballkla glmsedi, "Ne bakyorsun,
yasal bir geree sevinmekteyim ben!" dercesine.

Mteriler dnda koca bir de insan kalabal dikilmekteydi: Bu sevinli


olayla cangnlden ilgilenen izleyicilerdi bunlar. Mteriden oktu saylar,
ticarete dolayl olarak katlyorlard. Kimisi ekmee yanayor, bir para
yuvarlayp azna atyordu. Tezghtar sesini karmadan sradakini bekliyordu.
Ticaretsever ekmek parasn uzun uzun iniyordu, diliyle eit eit ayar
vererek lokmasna, derin dncelere dalarak; sonra tezghtara notunu
bildiriyordu:

"Bir aclk var! Azck bir ey, anlarsn ya! Hamur mayas m koyuyorsunuz?"

"Bira mayas," diyordu tezghtar.

"Hah! Ite, onun tad duyuluyor. Ama yine de azk ekmei gibi tlmemi,
maharetliymi piiren de: Fazla sze ne hacet!

Sonra adam etin bana gidiyor, efkatle yokluyor, uzun uzun kokluyordu onu.

"Ne o, keseyim mi biraz?" diye soruyordu satc.


"At eti midir diye bakyorum,'' diyerek inceliyordu adam. "Yo hayr, damar az,
kpk de grnmyor. Yoksa, bilirsin ya, at etinden su deil kpk kar:
Midem almyor onu, hastalk sahibiyim ben...'

Satc hakareti adamn yanna brakp cesurca ete gtryordu eli-

n:

"Haniymi at eti?! Beyaz erkassk etidir bu - srf fileto! Duymuyor musun nasl
tatl tatl kokuyor? Dilerinin arasnda dalacak. Szme yourt gibi i i
yiyebilirsin."

Tatmin olan adam seyirci kalabalna karyor ve keiflerini ay-rntlanyla


rapor ediyordu.

Seyirciler vazifelerinin bandan ayrlmadan ticaretin tm fonksiyonlarn


tahlil ediyorlard ilgiyle. ilerinden ikisi dayanamayp tezghtarlara yardma
girimiti: Tezghlarn zerindeki tozu flyor, daha bir doru tartsn diye
teraziyi kutyyle spryor ve talarn dzenliyorlard. Gnlllerden biri
mallarn adlarn yazmak iin kt kesti, sonra ktlar telden ayaklara takt,
ayaklar ise gerekli mallara saplad; her bir maln zerinde mterinin
nesneleri hemencecik tanmasn salayacak kk bir tabela duruyordu artk.
Gnll, dar sandnn iine "dar" yazsn saplamt, sr etine "inekten
kanl canl et vs. Mallar bylece daha net izah edilmiti.

Arkadalar bu zenini hayranlkla izliyordu. Bunlar devlet dairelerine


ekidzen vereceklerin atalaryd, zamanlarnn nne gemilerdi. Mteriler
giriyor, okuyor ve st yazl mala daha bir gnlden inanyorlard.

ihtiyar bir kadn dkkna girdi ve uzun sre ieriyi szd. Alkla perinlenen
yallktan tr kafas titriyordu, diren merkezleri

zayflamt, burnundan ve gzlerinden istemsiz nem szyordu. ihtiyar kadn


tezghtara yanat ve yrtk yerleri sert iple dikilmi kartn uzatt.

"Gerekmez, nene, zaten vereceiz, diye beyan etti tezghtar. "ocuklarn


lrken neyle beslendin?"

"Erdik mi yani muradmza?" dedi duygular kprdanan ihtiyar.

"Erdik: Lenin ald, Lenin veriyor."

ihtiyar kadn, O ya, babacm," diye fsldayp hngr hngr yle bir alad
ki gren de ihtiyarn bu iyi gnleri krk yl daha yaayacan sanrd.

Tezghtar, askeri komnizmin gnahlarn affettirmek iin bir dilim iyi pimi
ekmek verdi ona, dn yolunda yesin diye.

Dvanov btn bunlarn gerekten de olup bittiini, devrinin yz ifadesinin


deitiini anlad. Evine kadar baka dkkan kmad karsna ama rek ve
pufbrei adm ba satlyordu. insanlar satn alyor, yiyor ve yiyeceklerden
sz ediyorlard. ehir bolluk iinde ziyafet ekiyordu. Artk tm insanlar
tahln glkJe bydn, bitkinin insan gibi karmak ve hassas bir hayat
olduunu, gne parladka topran zahmetli emek teriyle slandn
biliyorlard; insanlar artk gkyzne bakp bakp iftilere acmaya
almlard, havalar ge-

rektii gibi gitsin, kar bir rpdaerisin, su tarlalarda donup buzdan kabuk
balamasn istiyorlard: Klklara zarar verirdi bu. insanlar nceden
bilmedikleri birok eyi renmilerdi; meslekleri genilemi, yaam duygulan
toplumsallamt. Bu nedenle de imdi puf breklerinin tadn karyor, bu
puf breklerinin vastasyla yalnzca tokluklarn deil, isimsiz emee olan
sayglann da oaltyor, ifte keyif yayorlard. Bundand insanlarn
beslenirken avularn azlannn altnda ak tutmalar, avuta biriken
krntlar da yeniyordu sonra.

Bulvarlardan, yeni hayatlarn seyrede seyrede kalabalklar geiyordu. oklar


daha dn et yemilerdi ve alkn olmadklan bir kuvvet duyuyorlard.
Gnlerden pazard, boucu bir gn: Yaz gnn scakln ancak uzak
tarlalardan ar ar esip gelen rzgr datyordu biraz.

Bazen binalarn yannda dilenciler oturuyor, bilinli olarak Sovyet iktidarna


svyorlard - oysa gelip geenler sadaka veriyordu onlara, hayatn
kolaylatna iaret ettikleri iin: Son drt yldr dilenciler ve gvercinler
kaybolmutu ehirden.

Dvanov insan kitlesinden rke rke kk ehir bahesinden gemekteydi,


bozkrn havadar zgrlne almt nk. Yan sra Sonya'ya benzer bir
kz yrd bir sre - yz nahif, sevimliydi, kapld izlenimlerden hafife
gz szyordu. Fakat bu kzn gzleri Sonyannkilerden daha koyuydu, hem
zlmemi bir derdi varmasna yavat bu gzler, yar aralk bakyor,
hznn gizliyordu. "Sosyalizmde Sonya, Sofya Aleksandrovna olacak," diye
dnd Dvanov. "Zaman geecek."

Zahar Pavlovi sofada oturmu, kundura boyasyla Aleksandr'n yrtk prtk


ocukluk potinlerini temizlemekteydi, ans daha uzun sre yaasn diye.
Saa'ya sarlp alad, evlatlna duyduu sevgi devaml artyordu. Ve Dvanov
Zahar Pavloviin bedenini kavram dururken, komnizm geldiinde
babalarmz ve annelerimizi ne yapacaz, diye dnd. '

Akamleyin Dvanov umilinin evine gitti; yan sra birok kii sevgililerine
doru yrmekteydi. insanlar daha iyi beslenmeye balam ve ilerindeki ruhu
hissetmilerdi. Yldzlar ise herkesi cezbet-miyordu - ehir sakinleri byk
dncelerden ve usuz bucaksz meknlardan bkmlard: Grmlerdi ki,
yldzlar bir avu azk dars-

na dnebilirdi, idealleri ise tifo biti korurdu.

umilin le yemeini yiyordu, Dvanov'u da oturttu sofraya.

alar saat almaktayd yemek masasnn zerinde; umilin iten ie


imreniyordu ona: Saatler her daim alrd, kendisi ise hayatn uyku iin
yarda brakyordu. Dvanov ise imrenmiyordu zamana - yedekte bol bol
mrnn bulunduunu hissediyor, saate naslsa yetiebileceini biliyordu.

"Sindirime vakit yok," dedi umilin. "Parti toplantsna gitmeli artk... Sen
gelecek misin, yoksa herkesten akll m kesildin?"

Dvanov susarak geitirdi. Blge Komitesi'ne giderken yolda Dvanov vilayette


yaptklarn elinden geldiince anlatt ama umilin'in

1 i *1*1 w i
hemen hi ilgilenmediini gryordu.

"Duydum, duydum," dedi umilin. "Seni yalnzca nedir nasldr yle bir
bakmaya gndermilerdi, cins herif. Evraklara bakyorum da, bir zkkm
anlalmyor.. gzn neredeydi bilmem. Gitmi ortal datmsn. Kylleri
Bitternanovski ormann kesmeye fitillemisin, kanckolu! Bulmusun bir
snepe takm kmsn aylakla..."

Dvanov gcenip utanmaktan kpkrmz kesildi.

"Onlar snepe deil, yolda umilin... devrim daha yapar onlar gklan
kmadan.. ayet gerekirse..."

umilin konumaya tenezzl etmedi; demek ki kendi katlar insanlardan


gvenilirdi. Ve bylece birbirlerinden utanarak, konumadan yrdler.

Parti toplantsnn yaplmas gereken ehir sovyetinin salon kaps ieri


vantilatr gibi hava dolduruyordu. Tesviyeci Gopner avucunu havaya tutmu,
yolda Fufayev'e burada iki atmosfer basnc olduunu sylyordu.

"Btn partiyi bu salona toplasak," diye fikir yrtyordu Gopner, "srf


partinin nefesiyle elektrik istasyonu kurulabilir, urackta arplaym ki!"

Fufayev bezgin bezgin elektrik n inceliyor ve gecikmeden tr


bunalyordu. fak tefek Gopner aklna gelen baka birtakn teknik hesaplar
anlatyordu Fufayev'e. Belli ki Gopnerin evde konuabilecei kimsesi yoktu ve
kalabala seviniyordu.

"Kara kara dnerek dolanyorsun," dedi Fufayev kesin ve sakin bir sesle.
ardndan kemikten bir tmsee benzer gsne nefes dol-

durdu: Ondan ya, btn gmlekleri oktan yrtlmt, yamalyd hepsi de.
"Oysaki hepimizin konumadan bol bol almasnn zaman gelmitir.

Gopner, Fufayev'e ne diye iki Kzl Bayrak nian verildiine ayordu.


Fufayev'in kendisi, gemie gelecei ye tuttuu iin asla

sz etmemiti bu nianlardan ona. Gemii ilelebet yok olmu yararI* *1*


* 1 w 1^*1 *11*

sz bir olgu gibi gryor, nianlarn gsnde deil, evindeki sandkta


saklyordu. Fufayev'in geveze karsndan renmiti Gopner nianlarn
varln; kocasn kendisi dournu gibi hayatn ezbere biliyordu kadn.

B ilmedii ufak bir ey vard yalnz: azk ve nianlarn ne iin verildii.


Kocas yle demiti ona: "Hizmetlerimiz iin, Polya-olmas gereken de bu."
Kars, hizmeti devlet binalannda yazmanlk olarak tasavvur edip avunmutu.

Fufayevin kendisi uzaktan bakldnda pek sert yzl bir adamd.. yakndan
ise barl, hlyal gzlere sahipti. Byk kafas, kafatasnn iinde sklan
suskun aklnn bakir gcne iaret ediyordu. Salt dalm kararghlarn
listelerinde kalan unutulmu sava kahramanlklar bir yana, Fufayev tarm ve
genel olarak sakin retken emei severdi. imdilerde Vilayet Malzeme
Deerlendirme Blm'nn bandayd ve grevi gerei devaml bir eyler
icat etmesi gerekiyordu; iine de gelmiti bu durum: En son, atsz fukaralara
arazi gbrelemeleri iin karneyle gbre datacak bir ebeke kurnutu
vilayette. Kazand baarlarla yetinmiyor ve sabah sabah sokaklara
baknarak at arabasyla ehri dolayor, arka avlulara uruyor ve devletin
deerlendirebilecei bir hrt prt daha kefedebilmek iin yoluna kan dilen..
cileri sorguya ekiyordu. Gopner ile de engin deerlendirme sahasnda
karlamt.

Fufayev herkese eit ciddiyetle unu soruyordu:

"Yolda, devletimiz o kadar zengin deil, deerlendirebileceimiz, ie


yaramaz bir eyin var mdr?"

"Ne gibi mesela? diye soruyordu herhangi bir yolda.

Fufayev zorlanmyordu:

"Kemirilmi, i bir ey ya da yle lif filan, yahut baka bir... gze batmaz
malzeme..."

"Atein km olacak, Fufayev!" diyordu ap kalan yolda. "Ne lifinden sz


ediyorsun sen? Ben kendim hamamda kuru dalla ykanyorum...
Yine de arada bir Fufayeve ie yarar tavsiyeler verildii oluyordu, szgelimi
devrim ncesi arivlerinin ocuk yurtlarn stmak amacyla
deerlendirilmesi, kuytu sokaklardaki muzr otlarn sistematik olarak biilmesi
suretiyle hazr yem salanmas ve geni apl kei st retimine geilmesi -
i sava gazilerine ve yoksullara ucuz st salamak iin.

Geceleri Fufayev ryasnda isimsiz hurdalardan oluan soyut ktleler eklinde


eit eit deerlendirme malzemesi gryordu. Grev bilincinden dehete
kaplm vaziyette uyanyordu, zira namuslu bir insand o. Bir defasnda
Gopner ona gcnn zerinde kayglanmamasn tembihlemiti, en iyisi eski
dnya sakinleri iin yazl emir kartmakt, devrimin gereksinim duymas
ihtimaline kar hrt prtlarnn bandan ayrlmadan beklesinlerdi; oysaki
gerekmeyecekti bunlar hi - yeni dnya.. hibir zaman atlacak duruma
dmeyecek ebedi malzemeden ina edilecekti zira.

Bunun zerine Fufayev biraz olsun yatmt, ktleli ryalar nadiren eziyet
veriyordu ona artk.

umilin, Fufayev'i de. Gopneri de tanyordu, Dvanov ise yalnzca Gopneri.

"Merhaba, Fyodor Fyodorovi," dedi Dvanov Gopnere. "Nasl gidiyor


hayat?"

"Muntazam," diye yantlad Gopner. "Yalnz ekmek serbest sata

kt, lanet olasca! "

umilin Fufayev ile konuuyordu. Vilayet Komitesi onu ar yaral Kzl


Ordululara yardm salayacak komisyonun bakanlna getirmeye niyetliydi.
Cepheden beridir tenha grevlere alan Fufayev kabul etmiti. Zaten birok
komutan da sosyal yardm kurumla-rnda, sendikalarda, sigorta sandnda ve
devrimin kaderinde arl bulunmayan dier kurumlarda alyordu;
devrimin kuyruunda srklendikleri sitemi yneltildiinde, devrimin omzuna
biniyordu o zaman bu kurumlar. Askerlikten gelne insanlar nedense her tr
greve saygyla yaklayor ve demirden disiplin adna, her ne kadar gemite
tmen komuta etmi olsalar da, kzl keyi* ynetmeye bile raz oluyorlard.

Gopner'in honutsuz sesini iiten umilin, ona dnd:


"Ne o., azn fazla m geliyor? Serbest ticaretten holanmyor musun?"

"Hi de holanmyorum," diye annda ve ciddiyetle bildirdi Gopner. "Yiyecek


devrimle yan yana gelir mi sanyorsun? Asla gelmez -urackta arplaym ki!"

"A adam nasl zgr olacak? dedi um ilin hor gren bir glmsemeyle.

Gopner cokulu ses tonunu ykseltti:

"Ben de sana diyorum ki biz hepimiz ancak ortak derdimiz varsa yoldaz.
Ekmek olursa, mlk olursa, insan minsan kmaz ortaya! Milletin karnnda
ekmek ekirken, zgrlk m kalr, yrein aznda izlersin anca onu!
Dnce, hafiflii ve acy sever... Ezelden beri

| 1 1* w i w V

grlm ey midir yal insanlarn zgr yaad?

"Sen tarih mi okudun da?" dedi umilin pheyle.

"Tahmin ediyorum!" dedi Gopner gz krparak.

"Neymi tahminin Keaba?"

"Ekmek ve btn dier maddeyi biriktinnektense birbirimiz iin

| p | ^ T | ^

telef etmemiz gerektii. nsan iin en iyisini yapamyorsan, ekmeini bari


verecekmisin. Oysa biz en iyisini vennek istemitik..."

Zil toplant balangcn haber verdi salondakilere.

"Gidip ufaktan dnp tanalm," dedi Gopner Dvanova. "Ne de olsa sen ve
ben artk nesne deil lanet olasca zneleriz: Konuuyorum ama kendi deerimi
anlayamyorum!"
Gndemde tek bir sorun vard: yeni ekonomi politikas. Gopner derhal kafa
yormaya koyuldu; politika ve ekonomiyi sevmiyor, hesabn makinede kolay
yapldn, hayatta ise srf deikenlerin ve tekil ahslarn yaadn
dnyordu.

Eski demiryolu teknisyeni, yeni Vilayet Komitesi sekreteri toplantlara pek


inanmyor, fornalite olarak gryordu onlar, zira ii adam naslsa konuma
hznda dnmeye yetiemezdi: ProJeterin dncesi duygusunda ilerdi,
kelinin altnda deil. Bu nedenle sekreter genellikle konumaclar
snrlyordu: .

"Toparla, toparla yolda, sen gevezelik edebil diye gda kollar ekmek
kazanmaya alyor - unutma bunu!"

Bazen de yle basit szlerle yneliyordu katlmclara:

"Yoldalar, bir ey anlayan var m? Ben hibir ey anlamadm. Bu kapdan


ktmzda," diyerek kzgn kzgn heceliyordu sekreter, "ne yapacamz
bilmemizdir bizim iin nemli olan. Bu herif ise bir objektif koullardr
tuttunnu szlanp duruyor karmzda. Ben de diyorum ki, devrim varsa
objektif koul filan olmaz..."

"Doru!" diyerek bastryordu onu katlmclar. Yanl hile olsayd, bir sr


insan kar, yine de bildikleri gibi yapard.

Vilayet Komitesi sekreteri kederli bir yzle oturmaktayd; yan alm bir
adamd ve gizliden gizliye kulbeden dnme bir okuma salonunu ynetmeye
gnderilmek istiyordu, orada sosyalizmi el yordamyla ina edip herkes iin
grnr bir ekle sokmak. Bilgiler, raporlar.. bildiri ve genelgeler sekreterin
saln bozmaya balamt; on-

1 i . *

lar eve gtrp geri getirmiyor.. dosya yneticisine ise sonradan yle
diyordu:

"Yolda Molelnikov, olum yakm ben uyurken ocan zerinde. Uyandm, bir
baktm.. ocakta kl. Gel kopyalan gndermemeyi deneyelim bir de - bakalm
kardevrim olacak m olmayacak m?"

"Tamam," diyerek kabul ediyordu Molelnikov. "Katla hibir ey yapamazsn,


oras kesin - bir tek kavramlar yazldr onda; vilayeti kavramlarla elinde
tutmak ise ksra kuyruundan tutmaya benzer."

Molelnikov kyllerdendi ve Vilayet Konitesi'ndeki ilerinden o kadar


sklyordu ki avluda kendisine bostan kurmu., i saatlerinde dar kp
evleklerle ilgileniyordu.

Vilayet Komitesi bakan ksmen honuttu bugn: Yeni ekonomi politikasn


kendi akna, proletaryann arzusuna braklm devrini olarak
canlandryordu gznde. Oysa eskiden devrim mekanizma ve kurumlarn
ekme gc sayesinde yrrd. devlet mekanizmas saliden de sosyalizmi
ina edecek makineymi gibi. Sekreter konumasna da bununla balad.

Dvanov, Gopner ile Fufayev'in arasnda oturuyordu; nlerinde ise yabanc bir
adam da kapal zihninde bir eyler dnerek ve szcklerden kendisini
alamayarak hi aralksz mrldanmaktayd. Dnmeyi devrimde renen her
zaman yksek sesle konuurdu ve kimse ondan ikyeti olmazd.

Partililer birbirlerine benzemiyorlard: Her bir yzde kendi yapm bir ey


vard, sanki her insan bir yerlerden kendi kimsesiz gcyle kazanmt
kendisini. Binler arasndan seilebilir byle bir yz: be-

1 W I W | .> | 1 1 . m r~T

lirgin, sreen gerginliinden tr kederli ve hafiften gvensiz. Zamannda


beyazlar hi yanlgsz sezerlerdi byle zel, kendi yapm insanlar ve normal
ocuklarn sakatlan ve hayvanlar dverkenki o hastalkl kudurganlyla yok
ederlerdi: korku ve ehvani bir zevkle.

Nefes gaz tavann altnda bir tr bulank, mahalli gk oluturmutu bile. Mat
elektrik gcnden hafife titreyerek yanmaktayd - galiba elektrik
istasyonunun dinamosunda tek para transmisyon kay yoktu ve eski,
ypranm kayn ipi kasnaa deiyor, dinamonun gerilimini deitiriyordu.
Salondakilerin yars iin anlalr bir durumdu bu. Devrim ilerledike yorgun
makine ve mamuller daha iddetli bir diren gsteriyorlard ona; vadeleri
oktan dolmutu ve ancak tesviyecilerle tamircilerin kamlayan ustal
sayesinde dayanyorlard. .

Dvanovun tanmad o partili, ba eik, konumacy dinlemek-sizin alenen


mrldanmaktayd nlerinde.

Gopner soyut uzaklara dalmt, ifte akntya kaptnt kendisini:


konumacnn szleri ve kendi aceleci bilinci. Bir insan yakndan tahayyl
edemedii ve ksack da olsa onun hayatn yaayamad zaman actan bir
rahatszlk duyard iinde Dvanov. Endie iinde Gopnere dikti baklarn:
krk yllk alma hayatnn neredeyse btnyle yiyip bitirdii, yan ban
alm, kirileri kk bu adama. Burnu, elmackkemikleri ve kulakmemelerinin
derisi ylesine gergindi ki ona bakan kiiyi sinirden kant tutabilirdi. Gopner
hamamda soyunduunda bir erkek ocuuna benziyor olmalyd, oysaki
gerekte pek az kiinin olabilecei denli dayankl, gl ve sabrlyd. Uzun
sren i agzllkle yemiti ve yiyordu Gopnerin bedenini, mezarda da uzun
sre salam duracak eyleri kalmt geriye: kemik ve kl. Emek tsyle
kurutulmu, her tr hrstan annm hayat dikkatli bilincinin iine skmt
Gopner'in, bu bilin gzlerini plak zihnin olgun tutkusuyla aydnlatyordu.

Dvanov onunla daha nceki karlamalann anmsad. Bir zamanlar ehrin


yanndan geen Polny Aydar nehrine savak kurma konusunda ok sohbetler
etmi, Gopner'in kesesinden mahorka imilerdi; toplumun iyiliini
dndklerinden ok, insanlar iin faydasz ilhamlara kapldklarndan
konuurlard.

Konumac imdi her bir sesinde anlam kprdanan kk, sradan szler sarf
ediyordu; bu szlerde konumacnn insana duyduu grnmez sayg ve
saduyusuna degin korku vard, bu yzden dinleyici, onu da akll
zannediyordu.

Dvanov'a komu bir partili kaytszca bildirdi salondakilere:

"Paavramz kalmad, dulavratotu depoluyoruz! .."

Elektrik kesildi, k kzllat: stasyondaki dinamo dnmeyi srdryordu


demek hl. Tm insanlar yukar bakt. Elektrik usulca
1 snd.

"Al sana!" dedi birisi karanlkta.

Sessizlikte, bir arabann kaldrmdan grltyle geii, bekinin uzaktaki


odasnda bir ocuun a lay duyuldu.

Fufayev Dvanov'a, blgelerde kyllerle mal deiiminin ne anlama geldiini


sordu - sekreter bu konuda bilgi vermekteydi. Fakat Dvanov bilmiyordu.
Gopner de bilmiyordu. "Bekle," dedi beriki Fu-

fayeve, "istasyon kayn dikerlerse raportr syler imdi."

Elektrik yand: Istasyondakiler aksaklklar neredeyse makineler daha


alrken gidermeye almlard.

"Sovyet iktidar iin serbest ticaret," diye srdryordu raportr,


"perianlmzn en ayp yerlerini bile rtecek ot gibi bir eydir...

"Anladn m?" diye sordu Fufayev Gopner'e sessizce. "Burjuvaziyi de mahalli


ticarete sokmal - o da deerlendirilecek bir nesne..."

"te bu!" dedi meseleyi anlayan Gopner ve yz gizli bir zaafn etkisiyle
karard.

Konumac duraksad.

"Ne vzldyorsun sen orada, Gopner? Hemen onaylama bakalm, ben kendim
de her eyi anlam deilim. nandrmaya almyorum, danyorum size - en
akllnz deilim ben... '

"Sen de herkes gibisin!" dedi Gopner, sekreteri yksek sesle ana iyi niyetle
tanmlayarak. "Bizden de aptal olursan bakasn getiririz yerine, canmz
ksn ki!"

Katlmclar honut honut gldler. O zamanlar belirli bir mehur insan


kadrosu yoktu, dolaysyla herkes kendi adn ve anlamn hissediyordu.
"Laflar ipe diz, bitir ilerini," diyerek bir kez daha tavsiyede bulundu
konumacya Gopner oturduu yerden.

Tavandan amur damlyordu. Tavan arasndaki kk bir atlaktan bulank su


szmaktayd. Fufayev olunun tifodan bo yere ldn, kuatma
mfrezelerinin2 ehirlerin etrafn bouna evreleyip ekmei darda
braktklarn ve bouna yal bitler yetitirdiklerini

1 I

dnd.

Birdenbire Gopner yeeriverdi, kuru kll dudaklarn skt ve sandalyesinden


kalkt.

"iyi deilim, Sa!" dedi Dvanov'a ve elini azna tutup gitti.

Dvanov peinden kt. Dar knca Gopner durdu ve kafasn souk tula
duvara dayad.

"Devam et sen, Sa," dedi bir eyden utanarak Gopner. "Ben imdi
hallederim."

Dvanov dikiliyordu. Sindirilmemi siyah bir yiyecek kard Gopner ama pek
az.

Gopner seyrek byklarn krmz mendiliyle sildi.

"Yllarca a kamna yaadm hibir ey olmad," dedi Gopner, akn. "Bugn


pe pee pide yediydim. unutmuum..."

Binann eiine oturdular. Salonun penceresi hava girsin diye ardna dein
almt ve tm szler duyuluyordu. Bir tek gece hibir

1 * ! I 1 I

ey sylemiyor, yeryznn bo ve karanlk yerlerinin zerinde zenle


gezdiriyordu iek iek yldzlann. Vilayet sovyetinin karsnda itfaiye
ekibinin at ahr vard, yangn kulesi ise iki yl nce yanmt. Nbeti itfaiyeci
imdi vilayet sovyetinin atsnda geziniyor, oradan gzlemliyordu ehri. Can
sklyordu yerinde; ark sylyor, izmelerini demire pat pat vuruyordu.
Dvanov ve Gopner sonradan itfaiyecinin sessizletiini duydular-herhalde
salondaki konumalar ona da ulamt. .

Vilayet Komitesi sekreteri imdi de gda almalarna kara yazgl yoldalarn


gnderildiinden, kzl bayramzn ise sklkla mezar kaplamada
kullanldndan sz ediyordu.

tfaiyeci szn sonunu duyamad ve arksn tutturdu:

Tarlada yrr idi pabular

Bo gnderirdi pabular insanlar...

"Ne sylyor o lanet olasca?" dedi Gopner ve kulak verdi . "Azna geleni
sylyor, yeter ki dnmesin... Su tesisat da bozuk: tfaiyeciler ne ie yaryor
acaba!"

Bu srada itfaiyeci salt yldzlarn aydnlatt ehre bakyor ve dnyordu:


Btn ehir ayn anda tutuuverse ne olurdu imdi? ehirden geriye kalan
plak topraktan kyller yararlanrd, itfaiye ekibi ky milisine dnr.
milisin ii ise daha rahat olurdu.

Dvanov arkasnda.. merdivenlerden inen bir insann ar admlarn duydu. Bir


eyi ses kannadan kavramay beceremeyen adam dncelerini
mrldanyordu kendi kendine. Kr krne dnemezdi - akli heyecann
ncelikle sze evinneliydi, ancak daha sonra, sz duyduunda, ak bir
ekilde hissedebilirdi onu. Kitaplar da yksek sesle okuyor olmalyd..
gizemli, J iaretleri sesli nesnelere evirebilmek ve onlar bylece
duyumsayabilmek iin.

''Hadi canm sen de! diyordu kendisine srarla ve yine kendisi dikkatle
dinliyordu. "O sylemese bilmiyorduk sanki: Ticaret, mal deiimi, vergiler!
Zaten vard bunlar: Ticaret de btn kollarda mevcuttu, kyl de kendi gda
payn kendisinden kesiyordu, vergi de oluyordu! Doru mu sylyorum yoksa
aptal mym?..
Adam arada bir basamaklarda duraklyor ve kendi kendisine itiraz ediyordu:

"Aptalsn tabii! Lenin'in senden aklsz olduunu mu dnyorsun yoksa: Hadi


canm sen de!"

Adamn- azap ektii aikrd. atdaki itfaiyeci, aada olup bitenlerden


bihaber yine arksn tutturdu.

"Yeni ekonomi politikasym!" diyordu adam, sessizce ararak. "Komnizme


yeni bir lakap takmlar sadece, bana da herkesin e-vengurlu demesi gibi -
katlanacaksn mecburen!"

Adam Dvanov ve Gopner'in yanlarna vard ve sordu:

"Syleyiniz bana ltfen: Komnizm bende sel olmu gidiyor -onu politikayla
durdurabilir miyim yoksa gerekmez mi?"

"Gerekmez," dedi Dvanov.

"Eh, madem gerekmez, yleyse pheye ne hacet?" dedi adam kendi kendisini
avuturcasna ve cebinden bir itmik ttn kard. Ksa boyluydu, komnist
retici formas vard zerinde, arlk sava kaa bir askerin srtndan dme
bir kaput - yznde de clz bir bu

run.

Dvanov toplant boyunca nnde mrldanan o komnisti tand.

"Nereden ktn sen byle?" diye sordu Gopner.

"Komnizmden. Duydun mu yle bir yer?" diye yantlad gelen adam.

"Gelecein ansna yle bir ky m kurulmu?"

Adam anlataca eyler olmasma sevindi.

"Ne kynden sz ediyorsun sen: Partisiz misin nesin? Oyle bir yer var.. koca
ile merkezi. Eskiden evengur denirdi. Ben hlen orann Devrim Komitesi
bakanym."

"evengur Novoselovsk'a yakn mdr?" diye sordu Dvanov.

"Tabii ki yakndr. Ama orada yaygaraclar yaar, yanmza gelmezler, bizde


her ey bitmitir."

"Neymi o biten?" diye sordu Gopner pheli pheli.

"Dnya tarihi yahu! Nemize gerek bizim o?"

Gopner de Dvanov da baka bir ey sonad. itfaiyeci atnn eiminde uykulu


gzlerle ehri szerek dzenli admlarla takrdyordu. ark sylemiyordu,
ksa sre sonra bsbtn kesildi sesi - tavan arasna uyumaya gitmi olmalyd.
Ne var ki o gece ihmalkr itfaiyeciyi ynetim bast. U muhatabn karsna
resmi bir adam dikildi ve kaldrmdan atya seslenmeye koyuldu:

"Raspopov! Gzc! itfaiye mfettiiniz sesleniyor. Kimse var m

kulede?"

atda halis bir sessizlik vard.

"Raspopov!"

Mfetti midini kesti ve kendisi atya kt.

Gecede, gen yapraklarn sesi, havann hareketi ve otlarn zemini trmalayarak


bymesi iitiliyordu inceden. Dvanov gzlerini yumuyor ve bir suyun yeralt
evrintisine karrken tekdze bir sesle uzun uzun szlandn duyar gibi
oluyordu. evengur ile Yrtme Komitesi bakan bumuna ttn ekiyor ve
haprmaya meylediyordu.

Toplantnn sesi nedense kesilmiti: Herhalde katlmclar dnyorlard.

"Gkyznde ne de ok ilgin yldz var," dedi bakan, "ama hibir ulam yok
onlara."

tfaiye mfettii nbeti gzcy atdan indirdi. Beriki uykusunda m


uslu ayaklaryla gidiyordu tenkile.

"Bir ay boyunca zorunlu almalara katlacaksnz," dedi mfetti


serinkanllkla.

"Gtrrlerse giderim," diyerek cezay kabul etti sulu. "Benim iin fark
etmez: Orada da ayn az veriyorlar, kanuna gre allyor."

Gopner eve gitmek zere ayakland, btn vcudunu bir illet sarmt.
evengurlu bakan son kez ttn koklayp akyreklilikle bildirdi:

"Ah, ocuklar, evengur nasl da gzeldir imdi!"

Dvanov, bozkrn karanlnda bir yerlerde uyank gezen Kop-yonkin'i, uzak


yoldan zledi.

Kopyonkin o esnada emovka ky sovyetinin kapsnn nndeki


basamaklarda dikilmekte ve sessizce Rosa iin son gnlerde yazd bir dizeyi
mrldanmaktayd. Tepesinde damlad damlayacak yldzlar aslyd, kyn
giriindeki son itin ardnda ise sosyalizmin topraklar uzanmaktayd,
gelecein mehul halklarnn yurdu. Proleter Gc ve Dvanov'un yorga at,
btn dier meselelerde insann cesaret ve aklna bel balam vaziyette kuru
ot iniyorlard muntazaman.

Dvanov da ayaa kalkt ve elini evengurl u bakana uzatt:

"Soyadnz nedir?

evengur'dan gelen adam hemen aylamad kendisini heyecanlandran


dncelerden.

"Benim oralara gidip alalm, yolda," dedi. "Ah nasl da gzeldir imdi
bizim evengur!.. Gkte ay, altnda koca emeki blgesi, hem de olduu gibi
komnizmin iinde, glde balk gibi! Tek bir eksiimiz var: hret..."

Gopner abucak durduruverdi bbrlenen adam:


"Ne ay be, lanet olas? Bir hafta nce son eyrei bitti..."

"evkimden syleyiverdim onu," diye itiraf etti evengurlu. "Bizim ora aysz
daha da gzeldir. Abajurlu lambalarmz yanar."

adam sokak boyunca beraberce yrdler, doudaki sezmi birtakm


kularn kk bahelerden gelen kaygl haykrlar eliinde. Arada bir
uykusuz geceler geinnek iyi gelir insana - serin, rzgrsz dnyann grnmez
yarsn o gecelerde kefederdi Dvanov.

evengur kelimesi houna gitmiti Dvanov'un. Bu kk ileden sz edildiini


nceden de duymutu geri ama yine de mehul bir lkenin ekici uultusunu
anmsatyordu ad. evengurlunun Kalitva' dan geeceini renince
emovkadaki Kopyonkini ziyaret etmesini rica etti ondan, Kopyonkine
kendisini, Dvanov'u beklemektense yoluna gitmesini sylesindi. Dvanov yine
okumak ve teknik okulu bitirmek istiyordu.

LJ ramak i dei 1," diyerek kabul etti evengurlu. "Komnizm kurulmuken


hl ayr hk derdi eken insanlara bakmak ilgimi eker."

"eytan bilir ne samalyor!" diye isyan etti Gopner. "Her yer perian, bir
bunun yanyor abajur altnda."

Dvanov bir tahta perdeye bir kt dayad ve Kopyonkin'e mektup yazd.

"Sevgili yolda Kopyonkin! ze] bir ey yok. Politika deimi ama doru.
Yorga atm herhangi bir fukaraya ver, kendin de git..."

Dvanov durdu: Kopyonkin'in gidip uzun sreliine yerleebilecei neresi vard


ki?

"Soyadnz nedir?" diye sordu Dvanov evengurluya.

"Benimki mi? epumy. Ama sen Japon diye yaz; btn blge Japon diye
bilir."

" ... Git Japon'un yanna. Onun orada sosyalizm olduunu sylyor. Doru ise
bana yaz, bense artk dnmeyeceim, canm senden ayrlmamak istese de. Seni
de Rosa Luxemburgu da unutmayacam. Sava arkadan A/eksandr
Dvanov!1

epurny kd ald ve orackta okuyuverdi.

"orba etmisin," dedi. "Akl duygun zayf senin."

Ve vedalap kendi ynlerine gittiler: Gopner ve Dvanov ehrin bir ucuna,


evengurlu ise hana.

"Nasld?' diye sordu Zahar Pavlovi Dvanov'a evde.

Aleksandr ona yeni ekonomi politikasndan sz etti.

"O i dumandr!" diye kararn bildirdi karyolasnda yatan baba.

__---

"Vaktinde yetimeyen ey boa ekilmi demektir... iktidar aldkla-

. . 1*1 1* *

nnda ertesi gn tm yeryzne gnen getirne sz verdilerdi, imdi de


diyorsun ki objektif koullar yolumuzu kesiyor... Papazlar da cennete gidecekti
de eytan geit vermediydi..."

Dairesine varan Gopner'in btn arlar dindi.

"Canm ne istiyor acaba?" diye dnyordu. "Babam Tanry ayan beyan


grmek isterdi, bense bo bir yer istiyorum, lanet olsun, her eyi en batan,
kendi aklma gre yapmak iin..."

Gopner sevinten ziyade kesinlik istiyordu.

epumy'n ise kafasna bir ey takt yoktu: Onun ehri even-gur'da hem
hayat gnenci, hem hakikat kesinlii, hem de varolu acs, gerektii lde
kendiliinden meydana gelirdi. Hana varnca atna ot yedirdi ve kestinnek
zere bir arabaya trnand.
u Kopyonkin'in yorgasn arabaya kouveririm," diyerek verdi karar batan.
"Ne diye herhangi bir fukaraya verecekmi, fukaraya zaten bir sr haklar
verdiler, hadi canm sen de!"

Sabahleyin han. pazara gelen kyllerin arabalaryla doldu. Azar azar


getirmilerdi, kimi bir ptd dar.. kimi be kse st, el konulacak olursa ileri
yanmasn diye. Hudut karakolunda kuatma mfrezesiyle karlamamlard, o
yzden baskn ehirde bekliyorlard. Baskn niyeyse gelip atmyor, kyller
ise mallarnn tepesinde skla skla oturuyorlard.

"El koymuyorlar m imdilerde?" diye sordu epurny kyllere.

"Niyeyse dokunmadlar - alasak m glsek mi?"

"O neden o?"

"Daha kts geleceine baa, el koysalar daha iyiydi! Bu iktidar

nasl olsa bedavaya yaatmaz adam."

"Bak sen adamn derdine!" diye dnd epurny anlayarak. "unlar kk


toprak aas ilan edeceksin, daltaban takmn salacaksn zerlerine, yirmi drt
saat iinde btn bu burjuva mikrobunu hane hane kaldracaksn ortadan!"

"Ate versene!" dedi ayn yal bal kyl rica yollu.

epumy ona yabanc gzlerle yle bir bakt.

"Mlk sahibi adamsn, daha varhkszdan sadaka m istiyorsun?"

Kyl anlad ama belli etmedi gcendiini.

"Gda datmclar her eyimizi ald be yolda: O olmayayd ben kendim de


torbacazn dolduruverirdim senin."

"Ne doldururdun ya!" dedi epumy pheyle. "Anca boaltmasn bilirsin


sen!"

Kyl yerde bir dingil ivisi grd, arabadan inip koncunun arkasna sktrdj
onu.

"Yerine gre," diye bildirdi deimez sesiyle. "Yolda Lenin. diyor gazeteler,
hesap severmi: Demek oluyor ki insan kt ellerden akanla torbasn
doldurabilir, yere dkleceine."

"Sen de mi torbaya kaldn da?" diye sordu epurny doruca.

"Aynen yle. Yedim miydi azm balann. Senden dklyor ama toplayann
yok. Biz de yaman adamlarz, hemerim, ne diye bilmeden insanlar
zyorsun?"

evengur'da byk akl renen epumy sustu. Devrim Komitesi bakanyd


ya, bu unvan kullanmazd epumy. Kimi vakit kalem odasnda otururken
aklna, kylerde tpatp birbirine benzeyen insanlarn yaadna, bunlarn
kendilerinin de hayatlarn nasl srdreceklerini bilmediklerine, eer kendi
hallerine braklrlarsa nesillerinin tkeneceine dair hazin bir dnce
gelirdi, bu yzden de btn ile onun aklc ilgisine ihtiya duyuyor olmalyd.
Oysaki ile meydann gezdiinde her bir vatandan ahsi akl bulunduuna
kani olmu ve nfusa idari yardm oktan kesmiti. Yal bal muhatab, canl
insann kendi kaderini daha ana ka^rnnda rendiine ve denetime ihtiya
duymadna dair basit sezgisini bir kez daha pekitirmiti epumy'n.

Handan kan epumyn yolunu han sahibinin yardmcs kesti ve gece


yatsnn parasn istedi. Berikinin paras yoktu, olamazd da, evengurda
bte diye bir ey yoktu nk; vilayettekilerin de iine geliyordu bu, zira
orada hayatn, kendi bedelini deyen salkl te-

11 * i w ....... 1 i /n 1*1 *

meller zerinde ilediini dnyorlard; evengur sakinleri ise oktandr,


insann dnyaya bir kerecik gelen yolda bedeninin feda edildii her tr
emee, tesise ve karlkl hesaplara saadeti ye tutmulard.

Hancya verecek bir eysi yoktu evengurlunun.

"Ne istersen al," dedi yardmcya. "Ben plak bir komnistim."


evengurJuyla ztlaan o kyl bu konumay duyup yanat.

"Tarifeye gre borcu nedir?" diye sordu.

"Bir milyon, konuk odasnda yatmadysa tabii," diye fiyat biti yardmc.

Kyl arkasn dnd ve gmlek yakasnn altndan deri bir czdan kard.

"Al sana, canm, salver adam," diyerek uzatt paray evengur-lu'nun eski
muhatab.

"Benim iim hizmet," dedi yardmc zr yollu. "Cann karrm da kimseyi


belee salmam u avludan."

"Mantkl/1 diyerek sakin sakin katld ona kyl. "Bura bozkr deil,
messese: insan ile hayvana eit konfor."

ehrin dnda kendisini daha hr ve akll hissetti epumy. Yine karsnda


sakinletirici boluk uzanverniti. Ornan, tepe ve binalar sevmiyordu
evengurlu, yeryznn gk manzaral, dz, meyilli

karnndan holanyordu, iine rzgr eken ve yayann arl altn-

da gz szen.

Devrim Komitesi sekreteri kendisine yksek sesle genelge ve tablolar, plan


oluturulmas iin hazrlanan sorular ve vilayete ait dier devlet
materyallerini okurken epumy hep ayn eyi sylyor -"politika!"- ve dalgn
dalgn glmsyordu, iten ie hibir ey anlamayarak. Ksa sre sonra
sekreter okumay kesmi, epumyn ynlendirnesini beklemekten ylarak
tm i hacmini tek bana g-slemiti.

imdi karn ak, kendi kara bir at gtrmekteydi evengurlu'yu, kimindi


bilinmez. epumy onu ilk kez ehir meydannda gelecein parknn bitkilerini
yerken grm, avlusuna getirmi, arabaya komu ve kmt yola. Kimsenin
olmay, at evengurlunun gznde daha deerli ve sevgili khyordu:
Herhangi bir vatanda dnda il-
_

gilenecek kimsesi yok demekti. ite o yzden evengur ilesindeki tm


hayvanlar semiz, enfes bir grnme ve yuvarlak vcut hatlarna sahipti.

Yol uzun sreliine sarmalad epumy'. Ezbere bildii tm arklar syledi,


bir ey dnmek istedi ama dnecek bir ey yoktu -her ey akt, geriye
eyleme gemek kalyordu: Bir ekilde dnp dolamal, fazla iyi gitmesin diye
mutlu hayatn yormalyd ama arabann zerinde gt kendini yormas.
evengurlu arabadan atlad ve atn kesildi kesilecek yorgun nefesinin yan sra
koturdu. Komaktan pestili knca atn srtna bindi, araba ise arkada eskisi
gibi bo bo gmbrdyordu. epumy dnp arabaya bakt.. kt ve yanl
yaplm gibi grnd ona: Yol iin fazla ard.

Hoo," dedi ata ve ayn anda arabay zd. "Atn diri mrn l yke ni
harcatacaktm: Hadi canm sen de!" Ve koumlan brakp serbest kalan atn
srtnda yoluna devam etti; araba, okunu indirdi ve oralardan geecek ilk
kylnn keyfi muamelesini beklemek zere devri Idi.

"u an benim ve atn iimizde kan akyor!" diye dnyordu epumy


amaszca.. gayretten azade. "Kopyonkinin yorgasn dizgininden tutmak
gerekecek, komaya araba yok."

Akama doru kk bir bozkr kyne eriti, o kadar sszd ki buras insanlar
oktan nallar dikmi sanlrd. Akam g bozkrn devam gibi grnyordu
ve evengurJu'nun altndaki at hudutsuz ufka yorgun bacaklarnn korkun
yazgsym gibi bakyordu.

evengurlu, birinin barl damnn kapsn ald. Arka avludan

bir ihtiyar kt ve itin ardndan ban gsterdi.

"Kapy a," dedi epurny. "Ekmek ve kuru ot gezer mi sende?"

I htiyar, dikkatli, alkn gzlerle atly szyor, korkusuzca susuyordu.


epurny itin stnden atlad ve kapy at. Alktan bir hal olan at derhal
ambarn dibindeki suskun gece otlann yemeye koyuldu. htiyar, konuun keyfi
davranndan afallam olacak ki yabanc bir insan gibi devrik bir meenin
zerine oturdu. Kulbede kimse karlamad evengurluyu; ierisi, artk
terlemeyen ve eyalar cokun vcudunun izleriyle kirletmeyen kuru yallk
temizlii kokmaktayd; rafn zerinde dar kabuu ve ufalanm ottan yaplma
bir dilim ekmek buldu, yarsn ihtiyara brakt, kalann ise glkle yedi.

Gecenin ilk saatlerinde ihtiyar kulbeye girdi. epumy, uyuyana kadar can
sklmasn diye koklamak zere cebindeki enfiye krntlarn birletiriyordu.

"Atn rpnp duruyor darda," dedi ihtiyar. "Az biraz ot verdim ona... Geen
yldan kaldyd bir kucak, yesin..."

htiyar, dncesiz, dalgn bir sesle konuuyordu, ruhunda kendince bir yk


tarm gibi. epumy kukuland.

"Kalitva sizin buralardan uzak mdr, baba?"

"Uzak m deil mi bilmem," diye yantlad ihtiyar, "ama burada

kalacana oraya gidersen daha yakn olur...

evengurlu damn iini baklaryla hzlca tarad ve ocan kz-lnde bir


tencere maas fark etti - devrimi artk sknet sayd iin yanna revolver
almamt.

"Kimler var ki sizin burada? Ekyalar m yoksam?"

"ki tavan lmden korkarsa koca kurdu kemirir atar, canm cierim! Millet
pek elemli, kymz desen yol kenarnda. can eken yamalay verir...
Kyller de ne yapsn aileleriyle dar koyaklara, uzak tenhalara ekildi, buraya
adm atana da yaamay yasaklyorlar..."

Gece bulutla kapl, naar gkyzn aa iteledi. epumy kyden kp


tehlikesiz bozkr karanlna dald, at yolu kendiliinden koklaya koklaya
uzaklara yneldi. Topraktan kesif bulutlar halinde bereketli scaklk
ykseliyordu ve havay iine bol bol eken evengurlu ar ar giden atnn
boynuna sarlp uyudu. Yanna varaca kii emovka ky sovyetinin
masasnn banda oturmaktayd o gece. Masann zerindeki lamba pencerenin
ardndaki devasa karanl aydnlatarak yanyordu. Kopyonkin kylye
sosyalizmin, ahane topraklar zayi olan yksek bozkra kacak su olduundan
sz ediyordu.

"Onu biz ufaklmzdan beridir biliyoruz, Stepan Yefim," diyerek


onaylyordu kyller: ene alabildikleri iin mutluydular nk uyumak
istemiyorlard. "Bural deilsin ama yoksulluumuzu hemencecik fark
ediverdin, kim verdi sana acep bu akl? Lakin biz bu sosyalizmi Sovyet
iktidarna belee tedarik ediverirsek karlnda elimize ne geecek? Ne de
olsa az emek konulmayacak... Ha. ne dersin?"

Kopyonkin Dvanovun yannda olmayndan tr yeise kaplyordu -o


olsayd sosyalizmi kafadan kantlayverirdi kyllere.

"Nasl ne geecek?" diyerek kendisi aklamaya alyordu Kop-yonkin. "ilk


bata senin kendi ruhun rahatlayacak. Ya imdi nasl o ruhun vaziyeti?"

"Ruhumun mu?" diyerek lafnn orta yerinde duraksyor ve iinde ne olduunu


semeye alarak gsne baknyordu muhatab. "Buramda, Stepan Yefim,
ancak elem var, kara bir yer...

"Ya. kendin de gryorsun ite," diye iaret ediyordu Kopyonkin.

"Geen yl hatunu koleradan gmdm," diye bitiriyordu lafn elemli vatanda,


"bu bahar da gda kolu ineimi yedi... iki hafta dammda askerler kald,
kuyudan olanca suyumu ekip itiler. Kyller hatrlar... "

"Hem de nasl!" diyordu iki ahit onaylayarak.

Kopyonkin'in at -Proleter Gc- sefere kmadan geirdii bu hafta iinde


semirmi, vcudu imiti. Geceleri dikildii yerde gcnden ve bozkr
hasretinden bryordu. Kyller gndz ky sovyetinin avlusuna gelip
Proleter Gcnn gnln almaya almlard birka kez. Proleter Gc
seyircilerine somurtuyor, ban kaldrp kara kara esniyordu. Kyller, gaml
hayvandan saygyla uzaklayor, sonra yle diyorlard Kopyonkin'e:

"Atn da at dorusu, Stepan Yefim! Paha biilemez - Draban Ivan


demelrona!" Kopyonkin atnn deerini oktandr biliyordu: "Snf mal o:
Bilin bakmndan sizden daha devrimcidir!" Bazen Proleter Gc, isiz
gsz dikildii ahn ykmaya davranyordu. O zaman Kopyonkin kap
nndeki basamaklara kp ksa bir enir yolluyordu ona:

"Kes, serseri!" .

Sessizleiyordu at.

Dvanov'un yorgas Proleter Gcnn komuluundan tr bsbtn uyuz


olmu, uzun uzun tylerle kaplanm, aniden kagelen bir krlangtan dahi
titrer olmutu.

"Bu at sahibini istiyor," diyordu ky sovyeti ziyaretileri. "Yoksa kendi


kendisini re karacak."

Kopyonkin ky sovyetindeki makamnda yerine getirmesi gereken bir greve


rastlamamt. Yanna her gn kyller geliyordu laf-lamaya; Kopyonkin bu
laflan dinliyor ama neredeyse hi yantlamyor, ekya saldrlanna kar
devrimci kyn muhafzln yapmakla yetiniyordu, ne var ki ekyalann da
sesi kesilmi gibiydi. Toplantda son szn bildirmiti Kopyonkin:

"Sovyet iktidar size bir nimet verdi, hepsini kullann ki dmanlara kalmasn.
Kendiniz de insansnz, yoldasnz, size akl hocal edemem, mahallenin
hrgrn ky sovyetine tamayn. Benim iim bellidir, her tr teebbs
kknden kaznn...

Kyller Kopyonkin'e her geen gn daha byk sayg duyuyorlard, zira ne


gda datmnn, ne tama ykmnn lafn ediyor, Nahiye Devrim
Komitesinden gelen ktlar ise Dvanovun dn-

ne kadar beklemesi iin st ste diziyordu. Okuryazar kyller bu k-tlan


okuyor, Kopyonkine yazlan yerine getirmeden imha etmesini
tembihliyorlard.

"Artk iktidar her yerde rgtlenebilir, kimsecikler engel olamaz ona,"


diyorlard. "Yeni yasay okudun mu, Stepan Yefim?"

"Hayr, ne diyor ki?" diye yantlyordu Kopyonkin.


"Leninin ta kendisi ilan etmi, ne sandn! iktidar artk yerel g imi, tepe
gc deil! "

"O zaman nahiye bizim iin geerli olamaz," sonucuna varyordu Kopyonkin.
"Yasaya gre bu ktlar atmak gerekir."

"Gayet yasal!" diye onaylyordu orada bulunanlar. "Ver biz onlardan porsiyon
porsiyon cgara kd yapalm."

Yeni yasa Kopyonkin'in houna gitmiti; Sovyet iktidarn ak arazide binasz


filan kurup kuramayacan merak ediyordu.

"Olur," diye yantlyordu dnen muhataplar. "Yeter ki yoksullar yaknlarda,


beyaz muhafzlar uzakta olsun..."

Kopyonkin rahatlamt. Konumalar geceyars bitmiti o gn: lambada


gazyann sonu gelince.

"Nahiyeden gazyan az gnderiyorlar, " diye szland lafa doya-mayanlar


giderayak. "Devlet doru dzgn hizmet vermiyor. Aha koca ieyle mrekkep
gndermiler de bir ie mi yarad? Gazya, bitki ya gnderseler daha
iyiydi."

Kopyonkin geceye bir gz atmak iin avluya kt - seviyordu g, yatmadan


evvel seyrediyordu hep. Dostunun kokusunu alan Proleter Gc sessiz sessiz
soludu. Kopyonkin at duydu ve yine o kk kadn, geri dnmez kayb
canland gznde.

Bir yerlerde yalnz bana yatyordu imdi, bahar gecesinin karanlk alkants
altnda; scak ve diri olduu vakitler giydii bo potinleri ise kilere atlmt.

"Rosa!" dedi Kopyonkin ikinci, kk sesiyle.

Al I * - 1 * *1 1 1* w 1

Ahrdaki at yol gormu gibi kinedi ve ayayla srgnn kiriini trdatt:


Baharn beter yollarna frlamaya, Alman mezarlna, Kopyonkinin en sevgili
toprana doru atlmaya meylediyordu, yampiri. Ky sovyetinde prdikkat
oturmaktan ve Dvanov'a besledii yoldaa ballktan, Kopyonkini saran o
boucu endie indi usulca su yzne kmt. Kopyonkinin yaknda
olduunu bilen at koca duy-

gularnn arln duvarlara ve ite devirerek azgnlk etmeye koyuldu, sanki


Rosa Luxemburgu seven Kopyonkin deil, tam da ken-disiydi.

Kopyonkin kskanla kapld.

"Kes, serseri, kes," dedi ata, iinden scak bir utan dalgasnn

getiini duyarak.

At homurdand ve tutkularn gsnn iinde cyaklatp sessizleti.

Yrtk, kara bulutlar geiyordu gkten fena fena, uzak bir saanan kalntlar.
Yukanda i karartc bir gece kasrgas sryor olmalyd, aas ise sakin ve
grltszd; komu tavuklarnn bir o yana bir bu yana dn, kk,
zararsz srngenlerin hareketinden itlerin gcrday bile iitiliyordu.

Kopyonkin elini kerpi duvara dayamt, sert iradesini yitiren

w aal - J

yrei kmt iinde.

"Rosa! Rosa'm benim, Rosa!" diye fsldad kendi kendine, atn duymamas
iin. Ne var ki at tek gzyle delikten bakyor, kuru, scak soluundan tahtalar
da kuruyup atlyordu. Gszce eilen Kopyon-kin'i fark eden at istinat
duvarna surat ve gsyle abanverdi ve btn yapy sarsnn zerine
devirdi. Ani sinir boalmasndan deve gibi brmeye koyuldu Proleter Gc
ve ahrn ezici yapsn sarsyla savurduu gibi Kopyonkine doru atld,
son srat komaya, aznda kpk, hava yutmaya, grnmez yollar koklamaya
hazr.

Kopyonkinin yz derhal kurudu, gsn bir esinti yalayp geti. Atn


hazrlamadan srtna atlad ve mutlulua erdi. Proleter Gc drtnala kyn
dna frlad; vcudunun arlndan srayamayan at n ayaklanyla harman
itlerini, bahe duvarlann deviriyor, sonra zerlerinden geip bildii ynde
ilerliyordu. Rosa Luxemburg ile bulumasna yirmi drt saatlik yol
kalmasna neelendi Kopyonkin.

"Ne keyifli gitmesi!" dedi yksek sesle, ilerleyen gecenin nemini iine
ekerek, topra delip kan otlar koklayarak.

At, gcnn scakln toynak izlerine datyor, ak araziye varmak iin


acele ediyordu. Kopyonkin yreinin hzdan boazna ykseldiini,
hafiflediini hissediyordu. Biraz daha sratlenseler Kopyonkin saadetinin
verdii hafiflikten ark syleyebilirdi, ama Proleter Gc uzun sreli
doludizgin koular iin fazlasyla yaplyd ve ksa sre sonra geni admlarla
ilerlemeye koyuldu. Atn altnda bir yol var myd yok muydu, grlmyordu;
fakat yeryznn ucu kla tazelenmiti ve Proleter Gc bir an nce o uca
erimek iin can atyor, Kopyonkinin de zaten oraya gitmek istediini
sanyordu. Bozkrn ucu buca grlmyor, alalan ge doru ahenkli uzun
bir eim trmanyordu yalnz, henz hibir atn zaptedemedii. Yolun iki
yanndan uzak vadilerin nemli, souk buhar ykseliyor ve ackm kylerin
bacalarndan sessiz stunlar halinde ocak duman szlyordu. Kopyonkin
buhardan, dumandan ve de uykusunu alm mehul insanlardan holanyordu.

"Ne haz!" dedi kendi kendine ve souk, rahatsz edici ekmek k-nntlar gibi
ensesinden ieri doldu.

Uzakta, k huzmelerinin ortasnda keskin hatlaryla bir adam dikilmi, eliyle


kafasn kayordu.

"Bulmu kanacak yeri!" dedi Kopyonkin adam knayarak. "Tan vakti tarlann
ortasnda dikildiine, uyumadna gre bir meguliyeti olmal. Varaym
yanna, kimlik sorup bir korkutaym hele u eytan!"

Gelgelelim Kopyonkini hayal krkl bekliyordu: Tan nda durmu


kanan adam herhangi bir cep emaresine yahut bir delie sahip deildi ki
gereken kimlii zerinde bulundurabilsin. Kopyonkin yarm saat sonra vard
onun yanna, gne artk tm g tantanaya bomuken. Adam kuru bir
tepenin zerinde oturmu. trnayla zene bezene vcudunun yarklarndaki
kirleri ayklyordu, yeryznde ykanmaya su yokmu gibi.
"Gel de byle bir eytan rgtle!" dedi iinden Kopyonkin ve kendisinin de
apkasnn iine dikili Rosa Luxemburg portresi dnda hibir evrak
olmadn anmsayarak kimlik kontrolnden cayd.

Uzakta, i geiren topran telal sisi iinde bir at duruyor, kprdamyordu.


Bacaklar o kadar ksayd ki Kopyonkin atn canl ve de gerek olduuna
inanamazd; boynuna kk bir insan yapmt dermanszca. Kopyonkin
cesaretinin kanan cokusuyla seslendi: "Rosa!" ve Proleter Gc, iman
vcudunu bir rpda yrtt amurlarn iinden. Ksa bacakl atn dikildii
yer bir zamanlarn suyu bol, imdi ise yok olmu gl idi. Atn ayaklar l
katman iinde boulmutu. Atn zerindeki adam, hayvann boynunu, sadk ve
narin

yavuklusuna sarlr gibi ballkla kavrayp derin bir uykuya dalmt. At ise
uyumuyor, gven dolu gzlerle, kendisine bir ktlk etmesini beklemeden
Kopyonkin'e bakyordu. Uyuyan adam dzensizce soluk alp veriyor ve arada
bir grtlann derininden sevinle glyordu, mutlu ryalarnda geziniyor
olmalyd o an. Kopyonkin adam tepeden trnaa szd ve dman olmadn
sezdi: Kaputu fazlasyla uzundu, yz desen uykuda bile devrimci
kahramanla ve evrens el birlikteliin sevecenliine hazrd. Uyuyann kendisi
yle pek gzel saylmazd, ancak zayf boynundaki damarlarda arpan kalbi
onun iyi, varlksz ve zavall bir insan olduunu dndryordu. Kopyonkin
uyuyann apkasn karp iine bakt, terden yalanm eski bir erit grd:
G. G. Breyder, Lodz.

Kopyonkin apkay, hangi kapitalistin mamuln tadn kendi de bilmeyen


uykulu kafaya takt gerisin geri.

"Hey," diye seslendi, glmsemeyi brakp ciddileen uykucuya. "u burjuva


apkan ne diye deitirmezsin?"

Adam memleketinin koyaklann grd srkleyici ryalarn alelacele


noktalayarak yava yava uyanmaktayd; o koyaklarda en bir skklk iinde
insanlar barnrd - uyuyann, emeki yoksulluu iinde lm tandklar.

"Yaknda evengur'da istediin apkay p diye dikiverecekler sana," dedi


uyanan. "ple kafann lsn al."
"Sen kimsin ki?" diye serinkanl bir kaytszlkla sordu insan kitlelerine
oktandr alm Kopyonkin.

"Ben bu yaknlarda oturuyornn artk, evengurun Japonuyum, parti yesi.


Yolda Kopyonkine urayacaktm, yorga atn almak iin, ama ite atm
perian oldu, kendim de ayakta uyumuum."

"Senden parti yesi mi olur, a eytan!" dedi Kopyonkin meseleyi anlayarak.


"Bakasnn atna gz dikmisin sen, komnizme deil."

"Doru deil bu, yolda, doru deil," dedi gcenen epumy. "Komnizmden
nce at almaya cesaret edebilir miydim hi? Biz komnizme kavutuk, fakat
yorga atmz az."

Kopyonkin doan gnee bakt: u dev, kzgn kre bile le vaktine doru
kolayca yzmekteydi - demek hayatta da hibir ey yle pek zor ve skntl
olmasa gerekti.

"Demek sen komnizm iini hallettin ha?"

"Hah! Sen ne sandn!" diye haykrd hakarete uramasna evengurlu.

"Demek apkanzla yorga atnz noksan kald, dier her eyiniz bol ha?"

epumy evengura duyduu cokun sevgiyi gizleyemezdi: apkasn kanp


amurun iine frlatt, sonra Dvanov'un yazd yorga atn teslimine ilikin notu
karp yrtt, drt paraya ayrd.

"Hayr, yolda, evengur mlk toplamyor, yok ediyor. Orada mterek ve


harika insanlar yaar, hen dikkatini ekerim, evlerinde konsollar filan yoktur
ve herkes birbiri iin gayet almldr. Yorgaya gelince, yle oldu: Vilayete
gittiydin, vilayet sovyetinde nyarg sahibi oldum, handa ise unun bunun biti
bulat - ne gelir elden, syler misin ltfen?"

"Gster bana o zaman u evenguru," dedi Kopyonkin. "Yolda Rosa


Luxemburg'un ant var m orada? Aklnza bile gelmemitir kesin, yaltaklar!"

"Olmaz olur mu canm.. tabii ki var: Bir ky yerinde dikiliyor, hem de saf
tatan. Yan banda da yolda Liebknecht boylu boyunca dikiliyor, kitlelere
sesleniyor... Hk onlar dndk ya zaten: Yine lenler olursa, onlan da gzden
karmayz!"

"Peki ne dersin," diye sordu Kopyonkin, "yolda Liebknecht Rosa iin, kadn
iin erkek neyse o muydu, yoksa bana m yle geliyor?"

"Sana yle geliyor," diyerek rahatlatt Kopyonkini evengurlu. "Bilinli


insanlard onlar! Vakitleri yoktu: Dnen adam sevmez. Ne sandn, senle ben
gibi miydiler, hadi canm sen de!"

Rosa Luxemburg daha bir azizleti Kopyonkinin gznde.. yrei tkenmez


bir tutkuyla sosyalizme akt.

"Syle, ne var senin u evengurda - havzalar zerine kurutmu sosyalizm mi,


yoksa ona giden tutarl admlar m anca?" Kopyonkin artk baka bir sesle
soruyordu, be yllk ayrln ardndan karlat kardeine "Annemiz
hayatta m?" diye sorar gibi, ihtiyarn ldne oktan inanmken.

epumy sosyalizmde yaaya yaaya korunmasz sevdiklerimiz iin


duyduumuz o derin kayglar oktan unutmutu: evengur top-lumunu arlk
ordusuyla ayn anda silahszlandrmt o, nk hi kimse bedenini grnmez
ortak yarar uruna tketmek istemiyor, herkes hayatnn yakn yoldalardan
kendisine dndn grneyi arzuJuyordu.

evengurlu sakin sakin ttnn koklad ve ancak ondan sonra

i 1**

zld.

"Ne diye havzalar kakyorsun ki kafama? Vadiler kime gitti peki? Toprak
aalarna m sence? Bizim evengur boydan boya sosyalizmdir: Her tmsek
uluslararas mlktr! Bizde hayatn yce stnl esastr!"

"Hayvanlar kimin peki?" diye sordu Kopyonkin, Rosaya giden yollarn


kenannda o aydnlk dnyay kurmak Dvanov'la ikisine deil de ite u ksa
boylu adama nasip olduu iin vcudunun olanca birikmi gcyle
hayflanarak.
"Yaknda onlar da salacaz tabiatn iine," diye yantlad evengurlu,
"hayvan da insan gibi bir eydir: Sadece asrlk zulm altnda insandan geri
kalmtr. istemez mi o da insan olmasn?"

Kopyonkin, kendisiyle eit olduunu hissettii Proleter Gcn okad.


nceden de biliyordu bunu ama evengurlununki gibi bir dnce gcne
sahip deildi, bu yzden Kopyonkinin birok duygusu sze dklmeden
kalm, azaba dnmt.

Bozkrn dnd, gkle yerin bititii yerde arabalar gzkt ve


zerlerindeki kk ky insanlarn bulutlann nnden geirerek ilerledi
Kopyonkinin gr hizas boyunca. Arabalar toz kaldryordu: Demek ki
yamur yamyordu orada.

"O zaman senin memlekete gidelim!" dedi Kopyonkin. "Yzleelim


gereklerle!"

"Gidelim," diyerek kabul etti epumy. "Klabzdyuam zledim zaten!"

"Kimmi o, hanmn m yoksa?"

"Bizde hanm olmaz: Sadece sava arkadalar kalmtr."

SSLER GNEN keskin bak altnda ryalar gibi lyordu. Geceleyin


korkun grnen yerler aydnlkta alelade ve yoksul duruyordu imdi. Toprak,
zerinden yorgan kaym anne gibi ryan ve szl, uyumaktayd. Gezginlerin
su itikleri bozkr nehrinin zerinde sessiz bir sayklama halinde asl
duruyordu sis hl, bekleyen balklar patlak gzlerle suyun ta stnde
yzyordu.

evengur'a daha be verst yol vard ama imdiden nlerinde srlmemi


topraklarnn uucu manzaralar seriliyor, ile deresinin rutubeti, insanlarn
yaad alak yerlerin kederi seiliyordu. Sefil Firs nemli vadi boyunca
yrmekteydi; en son geceledii yerlerde duymutu ki bozkrda bo bir yer
almtr, orada rasgele insanlar yaamakta, herkesi de kendi alaryla
doyurmaktadr. Firs, btn yolunca, btn mrnce suyun yahut nemli topran
iinden yrmt. Kendisini heyecanlandran, kendisinden bir eyler talep
eden akkan suyu seviyordu. Suyun ne istediini de, kendisine ne diye
gerektiini de anlamyordu Firs, yine de toprakl suyun bol olduu yerleri
seiyor, pabularn iine daldryor.. yatya kald yerde dolama oraplarn
uzun uzun skp suyu parnaklaryla yokluyor.. incelen akn tekrar izliyordu.
Dere ve elalelerin yamacna oturup canl sellere kulak verirken bir gzel
rahatlyor.. kendisi de suyun iine yatp isimsiz tarla deresine katlacak gibi
oluyordu. O gn de nehir kysnda gecelemi, gece boyunca suyun arksn
dinlemi, sabahleyin ise aa kayp vcudunu ekici slakla yaptrm,
daha evengura varmadan huzura ermiti.

Firsin az tesinde, sessiz ovann orta yerinde sabahn arpc ferahln


yaayan kk ehir grlmekteydi. Havann yakc tazeliinden ve gneten,
ehre bakan yal bal adamn iyilik dolu gzleri yaaryordu; yalnzca gzleri
deil, yumuak, scak.. doutan temiz yznn btn iyiydi. Ya ilerlemiti
artk, baka ihtiyarlarn aksine hibir zaman sirke barndrmayan sakal
aarnaya yz tutmutu, acelesiz admlarla mrnn faydal gayesine doru
ilerlemekteydi. Bu ihtiyarla yan yana giden kimse, nasl rayihal ve mfik hi ri
olduunu.. onunla drst, sakin sohbetler etmenin ne denli ho ey olduunu
bilirdi. Kars ona ''babacm" der, fsl fsl konuurdu; o ho halim tavr hi
deimezdi eler arasnda. Belki de bu yzden ocuklar olmamt, evlerine
ise kupkuru ebedi bir sessizlik hkimdi. Ancak nadiren hanmn barl sesi
iitilirdi:

"Aleksey Alekseyevi, babacm.. gel tann nimetinden ye. zne beni." .

Aleksey Alekseyevi yemeini yle bir itinayla yerdi ki elli yana kadar
dileri bozulmamt ve az rk deil, scak soJuk kokar.. d. Genliinde,
akranlar kzlara sarlr ve geceleri delikanlln uyku tanmaz gcyle ehir
dndaki allklar ezerken, Aleksey Alek-

| . i w |j w 'w

seyevi ahsi gayretiyle yiyecein mmkn olduunca uzun sre i., nenmesi
gerektiini kefetmi, o gn bugndr de adamakll eritene dein geveler
olmttu Jokmalarn, yle ki Aleksey Alekseyeviin gn altnda geen
mrnn drtte biri buna harcanm saylrd. Devrimden nce Aleksey
Alekseyevi, bir kredi irketinin ynetim yesi, imdinin evengur ilesindeki
cra ehrin belediye meclisi azasyd!
imdi Aleksey Alekseyevi evengura giderken civar tepelerden ile
merkezini izliyordu. Temiz vcudundan yaylan o daimi taze ekmek kokusunu
kendisi de duyuyor, hayatta olmann sessiz sevinciyle

* w w

tkrn iniyordu. .

Sabahn krnde bile yal ehir tela iindeydi. ehrin evresindeki orman
aklklarnda, fundalklarda gezinen insanlar grlyordu: kimileri ift,
kimileri tek, ama hepsi de bohasz ve mlksz. e-vengur'un on an vard
ama biri bile almyordu, ekime msait ovalarn sessiz gnei altnda tek
iitilen halkn telayd; bir yandan da evler kprdanyordu ehirde - galiba,
buradan grlmeyen insanlar bir yerlere srklyordu onlar. Kk bir bahe
Aleksey Alekseyeviin gzleri nnde eildi ve zarif bir edayla ileri doru
atld - insanlar onu da kkyle birlikte kaldrn, daha iyi bir yere
grmekteydi.

Aleksey Alekseyevi ehre girmeden evvel temizlenmek iin e-vengurun yz


sajen kadar dnda meldi. Atiyar Sovyet yaantsnn biJimini anlamyordu,
tek bir alan vard onun ilgisini eken: Fukara gazetesinde hakknda bir eyler
okuduu kooperatif. Bugne kadar hep suspus yaam ve hibir ie bulamaya
bulamaya ruh huzurunu yitirmiti.; bu nedenle kirnileyin aniden snrleniveren
Alek-sey Alekseyevi evinin kzl kesindeki3 snmez kandilleri sndryor,
kars da kuty ilteye kapaklanp yksek sesle alyordu. Kooperatifte ilgili
yazy okuyan Aleksey Alekseyevi, Nikolay M ir-

likiyski ikonuna yanam, efkatli budays elleriyle yaknt kandi-Jini.


Bundan byle kutsal grevini, kalan mrnn aydnlk yolunu kefetmi
saylrd. Lenini len babas gibi duyumsamt; bir zamanlar, kk Aleksey
Alekseyevi uzaktaki bir yangndan rkp bu korkun hadiseyi
kavrayamadnda, oluna "Yana bana Alyoa, iyice yana!" diyen babas
gibi. Alyoa, elenmi un ekmei kokan babasna yanam, sakinleip uykulu
uykulu glmsemiti. "Grdn m bak," demiti babas, "bir de korkuyordun!"
Alyoa babasn salmam, yannda uyutmu, sabahleyin ise annesinin lahanal
rek piirmek iin yakt ocak ateini gnnt.

Kooperatif makalesini inceleyen Aleksey Alekseyeviin ruhu Sovyet


iktidarna snm, onun halk scak nimetini kabul etmiti . nnde bolluk ve
birliin tanrsal devletine gtren kutsal bir yol se-rilivermiti. O zamana
kadar Aleksey Alekseyevi korkuyordu sosyalizmden, oysa imdi, sosyalizme
kooperatif denildiinde, yrekten sevmiti onu. ocukluunda da uzun sre
Sabaothtan4 korkup Tan-r'y sevmemiti, oysa annesi kendisine "Ya ben,
olum, lnce nereye gideceim?" diye sorduu vakit Alyoa, ldnde
annesini korusun diye Tanry da sevmi, nk babasnn vekili olarak kabul
etmiti onu.

Aleksey Alekseyevi evengur'a, kooperatifi -insanlarn yoksulluktan ve


karlkl acmaszlktan kurtuluunu- aramaya gelmiti ite.

Yakndaki gzlem yerinden grd kadaryla evengurda insan aklnn


mehul gc ilemekteydi, fakat Aleksey Alekseyevi hatan affetmiti bu akl,
zira insanlarn kooperatifte el ele vermeleri, birbirlerini hamarat bir sevgiyle
sevmeleri uruna alyordu o. Aleksey Alekseyevi ncelikle kooperatif
tzn ele geirmek, sonra da le Yrtme Komitesine gidip bakan
epurny yoldala kooperatif a zerine kardee bir sohbet etmek istiyordu.

Fakat ncelikle devrim masraflarna maruz kalan evengur'a kafa yordu biraz.
Yaz tozu emektar topraktan havalanp yakc scan yukanlarna trmanyordu.
Bahelerin, kk ile manastrlarnn ve

sabit ehir mlknn zerindeki gk ise Aleksey Alekseyeviin dokunakl


hatrasndaki gibiydi ayn - ama ne hatra, herkesin bilebilecei ey deildi bu.
Ve Aleksey Alekseyevi kendisinin btnyle bi-

I i !* faw 1 1 w **

lincinde, gkyznn scakln sanki ocukluuymu.. annesinin teniymi gibi


duyumsayarak dikiliyordu; hafzasna gml o ok eski zamanlarda olduu
gibi gn gneli karnndan tm insanlara besin szyordu yine, bir annenin
gbek bandan szarcasna.

Bu gne, evengurun gnencini asrlarca aydnlatabilirdi - el-na


bahelerini, sakinlerinin altnda ocuklann yedirip iirdii demir atlar ve
insan aalarn glgesinden yuvarlak ebediyet boluuna rkeke aran
kiliseterin parlak, kzgn kubbelerini.
evengur'un hemen hemen tm sokaklar aalyd; yatya kal-nadan geip
giden gezginlere baston yapmalar iin dallarn sunuyordu aalar. evengur
avlularnda gn gren birok ot, haere girdaplarna atmosferin
ukurluklarnda barnak, yiyecek ve bir ama salyordu, yani evengur ancak
ksmen insanlarca iskn edilmi saylabilirdi - kk endieli varlklar daha
bol yayordu iinde, ne var ki yal evengurlularn bunu nemsedikleri
yoktu.

Onlar daha byk olaylar nemserlerdi, rnein yaz scan, frtnalar ve


Tanrnn ikinci geliini. Yaz scak geiyorsa evengurlu-lar komularn artk
kn gelmeyecei, evlerin ise yaknda kendiliinden tutuup yanaca
konusunda uyanrd; yeniyetmeler de babalarnn buyruuyla kuyulardan su
tayp yangnlar geciktinek iin evlerin d cephelerini slatrd. Geceleyin..
scan peinden yamur yaard genellikle. "Bir bouluyoruz, bir slanyoruz,"
derdi even-gurlular hayret iinde, "byle ey ezelden beri grlmemitir!"
K gn tipi ba gsterdiyse evengurlular bilirlerdi ki ertesi gn sokaa
bacadan kmalar gerekecek, kar muhakkak ylacak evlerin zerine.
Herkesin odasnda bir krek hazr beklerdi ya, "KazmakJa kabilir misin
byle karn altndan!" derdi ihtiyarn teki pheyle. "Baksana nasl uluyor
frtna! Bizim buralarda hi olmamalyd by-lesi. Nikanor Amca benden
byktr -sigaraya balayal seksen yl olmu- gel gr ki byle bir deli k o
da anmsamaz! Kesin bir i var bu iin iinde!" Sonbaharn gece frtnalarnda
evengurlular kendilerini salama almak, topraa ve mezara daha yakn
olabilmek iin yerde yatarlard. iten ie her evengurlu balayan frtna ya da
sca-

w rp f 1* i 1*1 w* * 1* 1

n Tanr nn ikinci geliine dnebileceine inanr ama kimse de vaktinden


nce evini terk etmek ve mrn tamamlamadan lmek istemezdi. Bu nedenle
evengurlular scak, frtna ve donun ardndan dinlenip ay ierlerdi.

"Bitti, kr sana Tanrm!" diyerek ha karrd evengurlular dinen felaketin


ardndan mutlu ellerle. "Bekliyorduk artk Isa Mesih'i, nmzden geip gitti:
Kutsal iradesine kalm her ey!"

ihtiyarlar evengurda hafzasz yaarlard, dierleri ise nasl yaamalar


gerektiini hi bilmezlerdi, ne de olsa her an Tanrnn ikinci geliiyle
insanlarn iki zmreye ayrlp plak, sefil ruhlara dnmesini
beklemeliydiler.

Aleksey Alekseyevi bir vakitler evengur'da kalmt, pek iyi bilirdi orann
yoksul ruhani yazgsn. ehir ve ileyi ynetmeye istasyondan yayan gelen
epurny -yetmi verst yol tepmiti- even-gurun ekyalkla geindiini
dnmt ilkin, nk kimse katiyen hibir ey yapmyor.. oysa herkes
ekmek yiyor, ay iiyordu. Bu nedenle zorunlu olarak doldunnalan iin tek
soruluk bir anket datmt insanlara: "Emekilerin devletinde ne uruna ve
hangi maddenin retimi sayesinde yaamaktasnz?"

evengur nfusunun hemen hemen tm ayn yant vermiti: Yant ilk uyduran
kilise hanendesi Loboihin olmu, komular ondan kopya.ekmi ve szl
olarak uzaktakilere aktarmt.

"Tanr'nn urunda yayoruz, kendi kendimizin deil," diye yazmt


evengurlular.

epumy tanrsal hayat tahayyl edememi, ehrin hane hane yinni drt saat
tefti i iin krk kiiden oluan bir komisyon kurmutu derhal. Daha anlaml
anketler de yaplm, bunlarda meguliyet sorusuna u cevaplar gelmiti:
hapishanede anahtarclk, hayatn hakikatini bekleme, Tanr'ya kavuma
sabrszl, lmcl yallk, gezginlere yksek sesle kitap okuma ve Sovyet
iktidarna sempati. epurny anketleri incelemi ve sivil meguliyetlerin
kamakhndan tr ac ektiini duyumsamt, neyse ki tan zanannda
Leninin "Bir devleti ynetmek ziyadesiyle zor itir" slogann anmsam ve
bsbtn rahatlamt. Sabah erkenden krk kiilik komisyon gelmiti yanna,
uzun yryn ardndan sofada oturup su imi. sonra da yle demilerdi:

"Yolda epumy, uyduruyorlar, hibir meguliyetleri filan yok, yan gelip


yatyor, uyukluyorlar."

Sovyetler'de bir rgt yahut kurum binasnn, propaganda amacyla eitli stant
ya da duvar gazeteleriyle donatlm kesi. -.n.

2
Asl ordunun arkasnda konulanan birlikler. Askerlerin sava meydanndan
kamasn engellemek, ajan ve kaaklar yakalamak, geride kalan yahut kaan
askerleri birliklerine teslim etmekle ykmlydler. -.n.

Rus kylsnn kulbesinde ikonun bulunduu ke. --.n.

Yahudilik ve Hristiyanlkta Tanrnn sfatlarndan biri. srail ordularnn


tanrs olarak tercme edilmektedir. -.n.
epumy anlamt:

"Sizi aknlar - o srada geceydi gece! Siz bana bunlann ideolojilerinden sz


edin ltfen!"

"Yoktur ideolojileri," demiti komisyon bakan. "Hepsi de dnyann sonunu


bekliyor..."

"Sylemedin mi onlara dnyann sonunun u gnlerde kardevrim


saylacan?" diye sormutu, her faaliyeti evvela devrimle kyaslamaya
alkn epurny.

Bakan korkmutu:

"Hayr, yolda epurny! Ben ikinci geliin onlar iin faydal ola-

w 1 1 1 w 1 1 i** t* |

can, bizin de iimize geleceini dnmtm...

"Nasl olur?" diye sordu epumy serte.

"Evet ya. Bizim amzdan etkisizdir ama ikinci geliin ardndan kk


burjuvazi tedavlden kalkacaktr..."

"Doru ya, kanckolu!" diye haykrmt meseleyi anlayan epumy. "Nasl


oldu da benim aklma gelmedi bu? Senden de akllym oysa! "

O zaman krk kiiden biri mtevaz bir ekilde ne kp rica etmiti:

"Yolda epumy, izniniz olur mu?"

"Sen de kimsin?" Tm dier simalan ezbere bilen epumy bu yz evvelce


grmemiti evengur'da.

"Ben, yolda epurny, eski snrlanyla evengur ilesinin Zem-stvo* Tasfiye


Komitesi bakanym, soyadm Polyubezyev'dir. Komisyona komitem
tarafndan atandm. Yanmda komite ynetim toplants protokolnn bir
kopyas var."

Aleksey Alekseyevi Polyubezyev eilip selam verni ve elini

uzatnt epurny'a.

"Oyle bir komite mi var?" diye sormutu epurny aknlk iinde, Aleksey
Alekseyeviin elini hissetmeden.

Rusya'da 1 918'de Sovyet iktidar tarafndan lavedilene kadar varln sr-


drrn, seimle belirlenen yerel ynetimler; eitim, salk, yol inaat gibi
ilerden sorumluydular. -.n.

"Var! demiti komisyon kitlesinden biri.

"Hemen bugn lavedilsin! mparatorluk art baka eyler de var m baklsn


ve yine bugn lavedilsin!" diye emretmiti epumy ve Polyubezyeve
ynelmiti: "Konu ltfen, yurtta!"

Aleksey Alekseyevi byk bir hassasiyet ve zenle ehirdeki malzeme


retimini anlatm ve bylece epumyn dzensiz de olsa dev bir hafzaya
sahip aydnlk zihnini daha da bulandrmt. Hayat paralar halinde sindirirdi
epurny; sessiz bir gle benzeyen kafasnda, bir zamanlar grd dnyann,
rastlad olaylarn kalntlar yzer, ama hibir zaman bu kalntlar yapp tek
para olmaz, epurny onlar ne balayabilir, ne canl bir anlam ykleyebilirdi
onlara. Tambov ilinin itlerini, dilencilerin soyadlarn ve yzlerini, cephedeki
topu ateinin rengini anmsar, Lenin'in retisini harfiyen bilirdi, fakat tm bu
ak seik anlar zihninin iinde balarna buyruk yzer, tek bir faydal kavram
oluturnazlard. Aleksey Alekseyevi dmdz bozkrdan, o bozkrdan
varlklarn uzakta arayan insanlarn getiinden, yollarnn uzun olduundan,
ev lerinden ise bedenleri dnda hibir ey almadklarndan sz etmiti. Bu
yzden emeki bedenlerini yiyecekle deitoku etmiler ve bu sayede uzun
yllar ierisinde evengur meydana gelmiti: Nfus toparlanmt burada. O
zaman bu zamandr gelip geici iiler gitmi, ehir ise tanrya emanet
kalmt.
"Sen de mi emeki bedenini uyduruk yiyecee deienlerdensin?"

diye sormutu epumy.

"Hayr," demiti Aleksey Alekseyevi, "ben memur adamn.. iim,

kt zerinde dnmektir."

"imdi iimde parlak bir duygu kprdand," demiti o zaman epumy. "Keke
sylediklerimi derhal yazverecek bir sekreterini olsayd!.. ncelikle emekd
elerin bedenleri yok edilmelidir!.."

O zamandan beri Aleksey Alekseyevi, epumy' grmemiti ve evengurda


neler olup bittiini bilmiyordu. Zemstvo Komitesi tabii acilen ve ebediyen
lavedilmi, yeleri akrabalarnn yanlarna dalmt. imdi ise Polyubezyev
baka bir konuyu grmek istiyordu epumy ile; Leninin ilan ettii
kooperatif sayesinde sosyalizmin canl kutsalln hissetmiti ve Sovyet
iktidarnn iyiliini istiyordu. Karsna tek bir tandk kmad Aleksey
Alekseyevi'in. Ortalkta

birtakm zayf insanlar dolanyor, gelecee dair bir eyler dnyorlard. Tam
evengur'un giriinde yaklak yirmi kii ahap bir evin yerini deitiriyor, iki
atl sevin iinde bu ii gzlemliyordu.

Atllardan birini tand Polyubezyev.

"Yolda epumy! Sizi ksa bir mlakata armama izin verir

misiniz?

"Polyubezyev!" dedi epurny, Aleksey Alekseyevi'i tanyarak-her somut eyi


aklnda tutard. "Syle ltfen, derdin nedir?"

"Kooperatiflerden bahsetmek istiyorum ksaca... Hakk yenmi-terin


gazetesinde, yani Fukarada kan o yazy okudunuz mu, yolda epurny,
sosyalizme giden ahlaki yolun anlatld?"
epurny hibir ey okumamt.

"Ne kooperatifi? Ne yolundan sz ediyorsun? Vardk biz, vardk. Ne sandn, a


sevgili yurtta! Sizdiniz o tanr akna emek yollarn andran. imdi,
kardeim benim, yol moJ kalmad - vard insanlar."

"Nereye?" diye sordu yreindeki kooperatif midini yitiren Aleksey


Alekseyevi boyun eerek.

"Nasl nereye? Hayatn komnizmine. Karl Marx okumadn m?"

"Hayr, yolda epurny."

"Okusan fena olmaz, sevgili yolda: Tarih bitti sen farknda deil-

sn.

Aleksey Alekseyevi susup kald, somad bir ey ve yal otlarn bittii, eski
insanlarn yaad, ihtiyar kansnn kendisini bekledii uzaa gitti. Orada
yaamak zc ve zordu belki ama Aleksey Alekseyevi orada domu,
bym ve genlik yllannda kimi kimi gzya dkmt. Evindeki
mobilyalar, khne avlusunu, hanmn anmsad ve onlarn da Kar] Marx'
bilmediklerine, bu yzden de kocalarndan ve sahiplerinden ayrlmayacaklanna
sevindi.

Karl Marx' okumaya vakit bulamam olan Kopyonkin, epur-ny'n


eitimlilii karsnda malcup olmutu.

"Ne o?" diye sordu. "Sizin burada Karl Marx' okumak art mdr?"

epurny Kopyonkinin endiesine son verdi:

"Adam korkutmak iin dedim yle yahu. Kendim de mrnce okumu


deilim. Mitinglerde bir eyler duymuum ite, propagandasn yapyorum.
Gerek de yok okumaya: Eskidendi o, insanlar okur, yazarlard, yaamaya
gelince... bir nane yaadklar yoktu, hep baka
insanlar iin yollar ararlard."

"Neden imdilerde ev ve baheleri kucaklayp tayor insanlar?" dedi


Kopyonkin.

"Bugn subbotnik1 var," diye aklad epurny. "Bu insanlar e-vengura


yayan geldiler ve yoldalaryla birlikte darlk iinde yaamaya gayret
ediyorlar."

epumy'n da btn evengurlular gibi belirli bir ikametgah yoktu. Bu


koullar sayesinde epumy ve Kopyonkin suhhotnik'ile-rin yerinden
oynatamadklan bir tula evde konakladlar. Mutfakta gezgine benzer iki kii
uyuyordu, torbalarnn zerinde; nc biri ise ya yerine aydanlktaki souk
suyu kullanarak ustalkl bir ekilde patates kzartyordu.

"Yolda Piyusya!" diyerek bu adama yneldi epurny.

"Ne istiyorsun?'1

"Yolda Prokofy u an nerede bulunuyor biliyor musun?"

Piyusya bu ehemmiyetsiz soruya yant vermekte acele etmiyor, yanan patatesle


bouuyordu.

"Senin hatunla bir yerlerde bulunuyor, dedi.

"Sen burada kal," dedi Kopyonkine epurny, "ben gidip KJab-zdyua'y


arayaym: Pek ho hatundur, pek!"

Kopyonkin kyafetlerinden kurtuldu, hi ayrlmad silahlarn

iw iw II

yanna tepe gibi yp, yere serdii giysisinin zerine yar plak uzand.
evengur ne kadar scak olsa, ne kadar yoldalk koksa da Kopyonkin, belki
de yorgunluktan, kendisini kederli hissediyor, yrei ise daha da telere
gitmeye aryordu onu. Henz evengurda aleni ve bariz bir sosyalizm fark
edememiti; tabiatn ortasnda dokunakl ama dayankl, ahlak h bir gzellik
seebilmi deildi. hani ikinci kk Rosa Luxemburg'un doabilecei ya da
Alnan burjuva topranda can veren birincisinin bilim tarafndan
diriltilebilecei bir yer. Kopyonkin epumya evengurda ne yapmas
gerektiini sormutu. Beriki yle yantlamt onu: Hibir ey, bizim
ihtiyalarmz ve meguliyetlerimiz yok. I yaamn srdrrsn! iyidir bizim
e-vengur. Gnei ebedi grevine seferber ettik, toplumu ise sonsuza dek
dattk!

Kopyonkin epumydan daha aptal olduunu grm ve sesini karmamt.


Daha evvel, yolda sormutu rkeke: Rosa Luxemburg olsa evengurda ne
yapard? epumy bu soruya yant olarak zel bir bilgi vermemi, yalnzca
yle demiti: evengura bir varalm bizim Prokofiy'e sorarsn, o her eyi
ak ve net ifade edebiliyor, bense yalnzca ynlendirici devrim sezgisi
alyorum ona! Kendi szcklerimle mi konutum sanyorsun seninle? Hayr,
Prokofiy retti bana bunlar!"

Piyusya nihayet suda patatesi kzartmay baard ve orackta kestiren iki


gezgini uyandrmaya koyuldu. Kopyonkin de biraz attrmak zere doruldu,
tok karnna daha abuk uyuyabilmek ve kederine son vermek iin.

"evengurda insanlarn iyi yaadklar doru mu?" diye sordu Pi-yusyaya.

"ikyet etmiyorlar!" diye yantlad beriki acelesiz.

"Sosyalizm nerede peki?"

"Senin taze gzle daha iyi grmen gerek," diye aklad isteksizce Piyusya.
"epurny bizim altmz iin ne zgrl, ne refah grebildiimizi
sylyor - buralyz ne de olsa, iki yldr burada yayoruz."

"Eskiden kim yayordu burada?"

"Eskiden burjuvalar yayordu. Onlar iin epurny ile ben ikinci gelii
tertipledik."

"Bilim var ama artk, olacak i mi bu?"

"Neden olmasn?"
"Nasl olur yahu? Dolandrmadan syle!"

"Ne sandn beni, masalc m? Ani bir frsat domutu ite, Dura-anstnn
emriyle..."

"Olaanst m?"2

"Evet ya."

"Ha," dedi anlar gibi olan Kopyonkin. "iyi etmisiniz."

Avludaki bir ite balanan Proleter Gc evresini kuatan insanlara


hrlyordu sessizce; birok kii kudretli yabanc atn srtna binip evenguru
evreleyen snr yolunda koturmak istiyordu onu. Fakat somurtkan Proleter
Gc isteklileri dileriyle, suratyla ve ayaklaryla uzaklatryordu.

"Halkm hayvansn sen artk!" diyerek gzellikle kandrmaya alyordu onu


zayf bir evengurlu. "Ne diye yaygara koparyorsun?"

Kopyonkin atnn zntl sesini iitti ve yanna geldi.

"Aln," dedi btn zgr insanlara. "Grmyor musunuz, dzenbazlar, atn da


bir yrei var!"

"Gryoruz," diye yantlad bir evengurlu, inanl. "Biz yolda hayat


sryoruz, senin atn ise burjuva."

Kopyonkin saygy filan bolayp ezilenler karsnda atn proleter erefini


savundu.

"Atma, serseri, devrim be yl bindi benim atma, sen ise kendin devrimin
srtna binmisin!"

Kopyonkin daha teye gtremedi teessfn; karsndakilerin kendisinden


kat kat akll olduklarn sezinliyor ve bu yabanc akl yznden yalnzlatn
hissediyordu. Hayat akl ve yarardan te yaayan Dvanovu anmsad,
zleyiverdi onu.
Lacivert hava evengurun zerinde yksek bir hzn gibi duruyor, dosta
giden yol, atnn gcn ayordu.
znt, phe ve tedirgin edici bir fkeye kaplan Kopyonkin e-vengur'daki
sosyalizmi derhal, sca scana snamaya karar verdi. "Ekyalar burada
yuvalanm olmasn sakn?" diye dnd kskan kskan. "imdi ben onlara
komnizm ne demekmi dve dve gsteririm, kelerine kurulmu alaklar!"

Kopyonkin mutfaa gidip su iti, giyinip kuand. "Rezillere bak yahu, at bile
huylandrdlar!" diye dnyordu hiddet iinde. "Komnizmi akl ve fayda
sanyorlar, bedeni yokmu gibi - uyduruk bir ey, bir kazanmm gibi srf!"

Kopyonkinin at acil sava grevlerine her daim hazrd ve birikmi gcnn


grleyen tutkusuyla Kopyonkini engin srtna kabul et-

t.

"O nmden ko, bana sovyeti gster!" diye seslendi sokaktan ge

en bir yabancya Kopyonkin tehdit eder gibi.

Beriki durumunu anlatmaya alt ama Kopyonkin klcn karmt bile.


Adam, Proleter Gc ile ayn hizada komaya koyuldu. Arada bir arkasna
dnyor, bararak sitemler yadnyor, evengur da insanlarn alp
komadn, btn vergi ve ykmleri ise gnein stlendiini sylyordu
klavuz.

"Yoksa burada yalnzca tedavi gren ordulular m yayor? Belki de arl k


savanda burada revirler vard!.." diye kukuya kapld iinden Kopyonkin.
Atn nnden de gne mi koacak yahu, sen yatacaksn da?" diye sordu koan
adama.

evengurlu sk soluunu dindirip yant vermek iin zengiye tutundu:

"Bizim burada.. yolda, insan huzura erer: Burjuvalard o acele eden,


zkkmlanmalar, zulmetmeleri gerekiyordu nk. Biz ise yemeimizi yiyoruz,
arkadalk ediyoruz... Al sana sovyet."
Kopyonkin, mezarln kapsndaki ahududu rengi devasa tabelay okudu hece
hece:

"Kurtarlm evengur Blgesi Sosyal Asanlk Sovyeti."

Sovyetin kendisi kilisenin iinde yer alyordu. Kopyonkin mezarlk yolundan


manastr eiine doru ilerledi.

Kilisenin kapsnn stnde yarm ay eklinde "Gelin bana btn emek veren
ve zahmet ekenler, sizi huzura gark edeyim" yazmaktayd. Bu szler etkiledi
Kopyonkini, her ne kadar slogann kime ait olduunu anmsasa da.

"Benim huzurum nerede acaba?" diye dnd ve yreindeki yorgunluu


grd. "Yok, hayr, insanlan huzura filan erdiremezsin: Snf deilsin ki,
ahssn sen. Bugn yaasan SR3 olacaktn, ki bir rpda harcar atardm seni."

Proleter Gc eilmeden serin manastr yapsnn iine dald; atl ise geri
dnen ocukluunun aknlyla girdi kiliseye, sanki yurdunda, ninesinin
kilerinde bulmutu kendisini. Kopyonkin daha nce de, yaad, gezdii ve
savat ilelerde ocukluunun unuttuu meknlarna rastlamt. Bir
zamanlar kyndeki yine byle bir kilisede dua eder, oradan da evine,
annesinin onu sarmalayan yaknlna dnerdi. Kilise, ocukluunun lp giden
akranlan, ku sesleri, yazlan gizemli Kieve yollanan korkun ihtiyarlar (o
ykseli halindeki zamanda gerekten de tm ihtiyarlar esrarengiz kimselerdi
nk anneleri lmt, onlar ise yayor ve alamyorlard) - belki tm
bunlar deildi de ocukluk denilen ey, kim bilir, hayattaki annesinin eteinin
kokusu yaz havasnda gezinen ocuun duyduu heyecand.

Kopyonkin'in atyla kiliseye girdii o gn devrim henz inantan daha


yoksuldu ve ikonlar kzl manifaturayla rtememiti: Kubbenin altna
resmedilmi tanr Sabaoth, Devrim Komitesinin topland vaiz krssne
bakyordu dik dik. imdi krsde, parlak krmz masa

nn banda kii oturmaktayd: evengur He Komitesi bakan epurny,


bir gen adam ve yz, gelecein dii komnisti kendisiymiesine neeli,
dikkatli bir kadn. Masann zerinde Yevtuevski' nin Problemler Kitab n
hazr bulunduran gen adam, epumya

f *1*11 11 w 1

gnein gcnn kesinlikle herkese yeteceini ve gnein dnyann on iki kat


olduunu kantlamaya alyordu.

"Prokofiy, sen dnme.. ben dnrm; sen formle etmeye bak!" diye
buyuruyordu epumy.

"Kendin hisset yolda epumy: Bilime ters ise insan ne diye kprdasn?" diye
aklyordu gen adam ara vemeden. "Btn insanlar ortak darbe iin
toplayacak olsak, gnein gc karsnda, komn karsnda yalnz bana
ifti ne ise o olurlar ite! Ie yaramaz

diyorum sana!"

epumy yountaabilmek iin gzlerini yumdu.

"Kimi szn doru, kimisi safsata! Sen mihrapta Klavdyua'y oka, ben de
izninle sezgilerimle ilgileneyim... Hakl msn deil misin grelim!"

Kopyonkin atnn ar admlarn yavalatt, btn evenguru sabrszlkla ve


derhal yoklama niyetini bildirdi: Gizli bir kardevrim oca olmasmd buras?

"Pek bir bilgesiniz siz burallar," diyerek noktalad szn Kopyonkin. "Ama
aklda her daim sessizleri ezme kurnazl sakldr."

Kopyonkin gen adama derhal smrc tehisi koydu: Siyah bulank gzleri
vard, eskinin ekonomik zihni yznden okunuyordu, ehrenin tam ortasndan
koca delikli, hassas ve rezil bir burun baknyordu - namuslu komnistlerin
burunlar pabu gibidir.. gzleri ise saflklarndan tr gri ve daha bir
akrabams olur.

"Sana gelince, ufaklk, dolandncnn tekisin!" dedi Kopyonkin, hakikati gzler


nne sererek. "Kimliini gster bakalm!"

"Buyur, yolda!" diyerek kabullendi gen adam btn iyi niyetiyle.


Kopyonkin kk defter ve ktlar ald. yle yazyordu ilerinde: Prokofiy
Dvanov, 1917 Austosu itibariyle parti yesidir."

"Saay bilir misin?" diye sordu Kopyonkin, dostunun soyad hatrna


karsndakinin zalim suratn bir sreliine balayarak.

"Bilirdim ufakken," diye yantlad gen adam, zek fazlalndan

1 I

tr glmseyerek.

"Madeni yle epurny bana bo bir form versin, Saa'y buraya armak
gerek. Akl aklla kerteceksin ki komnizmin kvlcmlar sa 1 sn ..."

"Biz postaneyi feshetti k, yolda," diye aklad epumy. "insanlar ynlar


halinde yayorlar zaten, bizzat gryorlar, nelerine gerek postane, syler
misin ltfen! Burada, karde, proleterler smsk birlemilerdir!"

Kopyonkin postanenin yokluuna pek de zlmemiti, zira mrnce iki mektup


alml vard, kendisi ise bir kerecik yazmt, emperyalist savatayken
karsnn ldn rendiinde akrabalarla uzaktan uzaa alamak
gerektiinde.

"Vilayete yayan giden olmaz m peki?" diye sordu Kopyonkin epumy'a.

"Var yle bir yaya," dedi epurny anmsayarak.

"Kimmi o, epurny?" diye sordu her iki evengurlunun da holand kadn


canlanarak. Sahiden de ho kadnd: Hatta Kopyonkin delikanllnda olsa
bylesini kucaklayp uzun sre kprtsz kalabileceini hissetti. Bu kadndan
ar ve serin bir ruh huzuru yaylmaktayd.

"Mika Luy yok mu?" diye anmsatt epumy. "Yol konusunda yamandr! Sen
vilayete gnderirsin, o Moskovada yahut Harkov'da alr soluu, mevsim sonu
da anca geri dner, ya iekler u vermitir, ya kar ylmtr..."

"Ben verirsem grevi, kestirmeden gidiverir," dedi Kopyonkin.


"Gitsin, dedi epumy izin vererek. "Onun iin yolculuk i saylmaz, hayatn
geliimidir!"

"epumy," diye seslendi kadn. "Luy'a biraz un veriver, takas etsin de bir ksa
al getiriversin bana."

"Veririz, Klavdiya Parfenovna, muhakkak veririz, frsattan istifade ederiz,"


diye avuttu onu Prokofiy.

Kopyonkin basm harfleriyle unlar yazd Dvanova:

"Sevgili yolda Ve dost Saa! Buraya komnizm gelmi de dnyor bile - bir
an evvel olay yerine gelmelisin. Burada srf yaz gnei alyor, insanlar anca
yavan yavan dostluk ediyorlar; oysaki hatunlar zorla ksa al koparmaya
alyor, ne kadar ho olsalar da resmen zarar veriyorlar. Kardein ya da
aileden akraban bana gayet antipatik geldi. Mamafih, birey gibi yayorum,
kendimden baka bir ey dnmyorum, nk bana hi de sayg
duymuyorlar. Bir olay olmuyor. Bilim ve tarih diyorlar buna.. ama ne id
belli deil. Devr. sayglarmla, Kopyonkin. Ortak fikriyat adna gel."

"Habire bir eyler dnyorum, sanyorum, zannediyorum - zorlanyor


yreim!" diyordu epumy dertli dertli, manastrn karanlk havasnda.
"Komnizmimiz iliyor mu, ilemiyor mu bilmem! Yolda Lenin'e mi gitsem
acaba.. bana btn hakikati bizzat formle edi-versn!" .

"Fena olmaz, yolda epumy!" dedi Prokofiy onaylayarak. "Yolda Lenin sana
bir slogan verir, alr getirirsin. Zira bylesi akllara zarar: Srf benim kafamla
dnlyor. Avangard da yorulur! Hem bir ayrcalk da gnnyorum
karlnda! "

"Benim yreimi saymyor musun peki? Gerei syler* dedi

epumy gcenerek.

Prokofiy belli ki zihin gcnn kymetini biliyor ve enniyetli sknetini


bozmuyordu.

"Duygu dediin, yolda epumy, kitlesel bir akmdr, dnce ise


rgtlenmedir. Yolda Lenin'in kendisi demiti, bizim iin rgtlenme her
eyden stndr diye..."

"yi de ben burada kvranyorum, sen dnyorsun - hangisi daha kt?"

"Yolda epumy, ben de seninle Moskova'ya geleceim," diye bildirdi kadn.


"Merkezi hi gnnediydim, orada insanlar alacak gibiymi diyorlar!"

"attk!" diyebildi Kopyonkin. "Sen bunu doruca Lenin'in yanna gtr,


epumy: 'Al sana, yolda Lenin, deyiverirsin.. komnizm grm hatun!'
Alaklar sizi!"

"Ne var ki?" dedi gerginleen epumy. "Sence iler yolunda deil mi yani
burada?" .

"Hayjr efendim, deil!"

"Ya nasl olacakt, yolda Kopyonkin? Duygularmn haat kt nan. 1'

"Ben biliyor muyum ki? Benim iim dman gleri ortadan kal-dnnaktr.
Hepsini kaldrdmda, olmas gereken ey kendiliinden olacak."

Prokofiy sigara iiyordu, bir kez biJe kesmedi Kopyonkinin szn. bu


rgtlenmemi silahl gcn devrime ne ekilde uydurula-bileceini
dnmekteydi.

"Klavdiya Parfenovna, gelin biraz gezelim, haylazlk edelim," diyerek kadna


sarih bir nezaketle teklifte bulundu Prokofiy. "Yoksa halsiz deceksiniz.

Bu ift kilise eiine ekilince Kopyonkin arkalanndan iaret etti epumy'a.

"Burjuvazi - aklnda olsun!"

"Hadi canm?"

"Yemin olsun ki!"

"Ne edeceiz imdi? karsak m evengurdan?"


"Panik bindirme tepeme yahu! Komnizmi fikirden vcuda indir, silahl g
kullan! Bekle Saa Dvanov bir gelsin - gsterir size!"

"Akll bir insan olmal?" dedi epumy rkerek.

"Onun kafasnn iinde kan dnr, yolda, senin Prokofiy'in-kinde ise


kemik," diye aklad Kopyonkin, gururlu ve tane tane. "Bir kerecik olsun
anladn m?.. Al u mektubu, yolda Luyu gnder yola."

Dnce gerilimi iindeyken aklna hibir ey gelmezdi epur-nyn; ancak


hibir hakikat hissi vermeyen unutulmu, faydasz olaylar anmsard. Aklnda
kh arlk sava srasnda getii ormanlardaki Polonya kiliseleri canlanr,
kh hendein birinde bir ksz kz oturur frenkmaydanozu yerdi; fakat
epumy'n ruhunda bo yere saklanan bu kza mrn neresinde rastlanlmt,
ebediyen mehul kalacakt; hem kz imdi hayatta myd, onu da sylemesi
imkanszd. Belki de o kz Klavdyua idi, o zaman sahiden de fevkalade gzel-

i* 1** 1 1

di ve zcyd ondan ayrlmas.

"Niye hasta hasta bakyorsun?" diye sordu Kopyonkin.

"ylesine, yolda Kopyonkin," dedi epumy kederli bir yorgunlukla. "Btn


bir hayat bulutlar gibi akyor iimden!"

"Szlmeli oysa, bundan kam senin tadn bence," dedi Kopyonkin, ona
anlayla sitem ederek. "Temiz havaya kalm: Rutubet-I i tanr kokuyor
buras."

"kalm. Atn da al," dedi epumy hafifleyerek. "Ak havada ben de daha
gl olurum."

Dar ktklarnda Kopyonkin epurnya manastr-devrim komitesinin


giriindeki yazy gsterdi: "Gelin bana btn emek verenler.

"Sovyet usul yazdr unu!"

"Cmle uyduracak kimse yok.. yolda Kopyonkin."


"Prokofiy'e yaptr!"

"O kadar derin deil o.. gelemez stesinden; zneyi bilir yklemi unutmutur.
Senin Dvanov'u sekreter yapacam ben, Prokofiy de zgrce haylazlk etsin...
Syle ltfen, o cmlenin nesi houna gitmedi? Dpedz kapitalizme kar
kyor..."

Kopyonkin fena fena kalarn att.

"Sence Tann tek bana tm kitleleri huzura erdirebilir ni? Bu burjuva


yaklamdr, yolda epumy. Devrimci kitle aha kalkt vakit kendi
kendisini huzura erdirecektir!

epurny, iinde fikrini barndran evengur'a bakyordu. Sessiz bir akam


balamaktayd, epurmyn ruhundaki kukuya benziyordu bu akam,
dncenin tketip dizginleyemedii nseziye. epurny umumi bir hakikatten,
hayatn anlamndan habersizdi; eit eit insan grmt ve hepsinin tek bir
yasaya uymas olanakszd, B ir vakitler Prokofiy evengura bilim ve
aydnlanma getirneyi nermiti fakat epumy bu tr giriimleri hi mit pay
brakmakszn reddetmiti. "ardn m sen, demiti Prokofiye, "bilimin ne
denek olduunu bilmez misin yoksa? Burjuvaziyi gittii yerden dndrr: Her
bir kapitalist bilinadam olur kar bamza, organizmalan toz ilalarla
tuzlamaya kalkar, gel de hesapla onunla sonra! Hen sonra bilim ha babam
geliir durur, neyle bitecei hi belli olmaz."

epumy cephelerde ok hastalk ekmi ve tbb ezber etmi, iyileir


iyilemez de blk shhiyecilii snavn vermiti ama, aslnda doktorlarn
fikri smrcler olduklann dnyordu.

"Ne dersin?" diye sordu Kopyonkine. "Senin Dvanov buralara bilim getirmez
deil mi?"

"Bana bundan sz etmedi: Onun ii yalnzca komnizmdir. "Dorusu ya ben


korkar oldum," diye itiraf etti epumy dnmeye alarak, fakat birden,
bilime ilikin phelerini pek doru szlerle formle eden Prokay anmsad.
"Prokofiy denetimim altnda yle bir ey formle etmiti: Akl da ev gibi bir
mlktr, bilimsizleri ve takatsizleri ezecektir..."
"Madem yle aptallar silahlandr," dedi Kopyonkin k yolunu bularak.
"Skysa ksn karlanna o akll, elinde toz ilacyla! Ben mesela, neyim
sanyorsun, karde? Ben de aptalm ama son derece

* * n

ozgur yayorum.

evengur sokaklarndan insanlar geiyordu. Bunlann kimileri ev lerin yerini


deitiriyor, kimileri baheleri kaldrm tayordu. Ve ite dinlenmeye,
sylemeye, gn yoldalarn arasnda noktalamaya gidiyorlard imdi. Yarn
bir ileri ve meguliyetleri olmayacakt nk evengur'da herkesin yerine ve
her bir kimse iin evrensel prole-

___

ter ilan edilen gne almaktayd. Insanlann meguliyetleri ise zorunlu


deildi. Prokofiy epumy'n kk^masyla emee yeni bir tanm getinni, buna
gre emek ebediyen bir nevi agzllk kalnts, hayvanca-smrgence bir
ehvetperestlik ilan edilmiti, zira emek mlkn -yani zulmn- ortaya
kmasna neden oluyordu; oysaki gnein kendisi yaarnalanna yetecek
nevaleyi salyordu insanlara, kasti almayla elde edilen her tr art ise
snf savann ateini krklyor, zira fazladan zararl nesneler yaratlm
oluyordu. Ne var ki insanlar her cumartesi alyordu evengurda, buradaki
hayatn gne sistemini azck zen Kopyonkin de buna armt ya.

"E, o emek deil ki, subbotnik\" diye aklad epumy. "Prokofiy bu hususta
doru anlad beni ve parlak bir cmle kard ortaya.

"Bilicin falan m senin bu adam?" dedi Prokofiye gvenmeyen Kopyonkin.

"Yok canm, gdk aklyla benim yce duygulann seyreltiyor ite. Ama sz
ehli delikanldr, o olmasa dilsiz straplar iinde kvra-nrdm...
Subbotnik'lere gelince, mlk retilmiyor ki onlarda -buna

izin verir miyim hi?- sadece kk burjuva miras gnll olarak ypratlyor
ite. Zulm bunun neresinde, syler misin ltfen!" "Hibir yerinde, diyerek
samimiyetle onaylad Kopyonkin. epumy ve Kopyonkin sokan ortasna
srklenen bir ambarda gecelemeye karar verdiler.

Klavdyua'na gitseydin ya sen, diye tav siyede bulundu Kopyon

kin. "zyorsun kadn!"

"Prokofiy mehul bir yere gtrd onu: Brak sevinsin, hepimiz eit
proleterleriz. Prokofiy bana kendisinden daha iyi olmadm ak-

lad."

"Ama sen demedin miydi yce duygutarm var diye, kadnlar byle adamlara
meyleder!"

epumyn akl karmt: Sahiden de yle grnyordu! Fakat yrei


szlamaktayd ve dnerniyordu bugn.

"O yce duygum.. yolda Kopyonkin, gsmde sancyor, gen yerlerimde


deil."

"Hah," dedi Kopyonkin, "madem yle benimle kal, stirahat et: Benim kalbin
vaziyeti de pek fena! "

Proleter Gc.. Kopyonkin'in kendisi iin ehir meydanndan bitii otu


inedi ve geceyars o da uzand ambarn tabanna. At, baz ocuklar gibi yan
aralk gzlerle uyuyor.. bilincini yitinni, kara, zc bir kendinden gei
iinde szlanan Kopyonkine uysal uysal bakyordu.

evengur'un komnizmi bu karanlk bozkr saatlerinde korunmaszd, nk


insanlar gndzki i yaantnn yorgunluunu uykunun gcyle tedavi
ediyorlard ve inanlarna bir sreliine ara vcni-lerdi.

GE UYANIYORDU EVENGUR; hkm asrlar sren zulmn ar


dndan dinlenmelere doyamyordu sakinleri. Devrim, evengur ilesi iin
uykuyu fethetmi ve ruhu balca meslek ilan etniti.

evengur'un yayas Luy, vilayete doru sk admlarla yrmekte, Dvanova


yazlan mektubu tamaktayd; yannda ayrca peksimet ve vcudunun stt
akaa kabuundan bir matarada su da vard. Karncalarla tavuklarn uyand
saatte kmt yola.. gne henz gkyzn boylu boyunca soymadan.
Yry ve havann ekici tazelii sayesinde dnceye ait phe ve hrslar
brakmt Luyun yakasn; yol Luyu tketiyor, zararl hayat fazlalndan
kurtanyordu. Henz genliinde., bir tan nasl olup da utuunu kendiliinden
kefetmiti Luy: Hareket cokusuyla havadan da hafif bir hal alyordu. Harfleri
ve kitaplar bilmezken Luy inanmt ki komnizm insanlarn ileri doru
aralksz hareketi olmaldr. epumya ka kere komnizmi seyahat ilan
etmesini ve evengur'u ebedi yerleikliinden kurtarmasn tlemiti.

"nsan neye benzer, ata m yoksa aaca m? Elinizi vicdannza koyun da


syleyin bana!" diye sormutu Devrim Komitesi'ndekilere ksa sokaklardan
bunald bir vakit.

"Daha yce bir eye!" diye bir cevap uydurnutu Prokofiy. "Ak okyanusa,
sevgili yolda, ve de emalarn harmonisine!"

Luy nehir ile gl dnda su grm deildi, tek bildii harmoni ise
arnonikannkiydi.

"Herhalde ata daha ok benziyor insan," demiti epumy tand atlar


hatrna getirerek.

"Anlyorum," demiti Prokofiy, epumy'n duygulann srdre-

1 II a . w w w i

rek. Atn gs var, gsnn iinde yrei var, yz gz de asil, aata ise
yle ey yok!"

"Aynen yle, Pro!" demiti epumy sevinerek.

"Ben de onu diyorum ya!" diye onaylamt Prokofiy.

"Kesinlikle doru!" diye son onay venniti epumy.

Memnun kalan Luy, Devrim Komitesi'ne evengur'u derhal uzaa tamay


nermiti. 'nsan dediinin rzgrla ykanmas lazm," diyordu Luy onlar ikna
etmek iin, "yoksa yine gsz ezmeye giriir, bilemedin kendiliinden
kuruyup kalr, nasl sklr can biliyor musun sen hi? Yolda ise kimse
dostluktan kanamaz, komnizme de yeterince i kar!"

epurny Prokofiye okunakl bir ekilde yazdrmt Luyun nerisini, sonra


bu neri Devrim Komitesi'nin toplantsnda grlmt. epumy Luyun
znde hakl olduunu seziyor ama Prokofiye ynlendirici sezgilerini
aktaramyordu, o yzden yeler btn o bahar gn boyunca pek ar
almlard. O zaman Prokofiy Luy'un davas iin bir ret uydurmutu usulen:
"Sava ve devrimler a yaklatndan tr insanlarn hareketi komnizmin
ivedi alameti saylmaldr, yani: Btn ile nfusu, kriz bsbtn
olgunlatnda kapitalizmin zerine atlmal ve insanlar yeryznn tm
yollarnda yoldalk duygusu iinde eliklemeli, zafer kousu hi
durmamacasna srdrlmelidir; fakat imdilik komnizm burjuvazinin elinden
alnan sahayla snrlandrlmaldr ki ynetecek bir eyimiz olsun."

"Hayr, yoldalar," diyerek kar kmt aklselim sahibi Luy. "Yerleik


dzende komnizm hibir ekilde gerekleemez: Ne dman olur ne
sevinci!"

Prokofiy, Luy'u dikkatle dinleyen epumy' gzlemliyor, tereddtl


duygularn zemiyordu.

"Yolda epumy," diyerek denemiti ansn Prokofiy. "iinin kurtuluu


iinin kendi ii deil midir? Brakn Luy gitsin ve yava yava kurtulsun!
Bizimle ne alakas var4?"
"Doru!" diyerek sz balamt aniden epumy. "Yr, Luy: Hareket
kitlelerin iidir. biz ayaklarnn altnda dolamayz!"

"Eh, saoJun," deyip Devrim Komitesini selamlamt Luy ve evengur'dan bir


yerlere gitmek iin bir gereklilik aramaya koyulmutu.

Bir defasnda iman atnn srtndaki Kopyonkini fark ettiinde utan


basmt Luy'u, nk Kopyonkin bir yere gidiyor. kendisi ise yerinde
kprdamadan yayordu ve Luy daha da ok istemiti ehirden gitmeyi, hem de
daha uzaa; gitmeden nce de Kopyonkin'e hir iyilik yapmay kararlatrmt
ama neyle yapsn.. evengurda hediyelik nesne bulunmaz: Ancak atna su
verebilirdi, oysaki Kopyonkin yabanclar hayvana katiyen yanatrmyor,
suyunu da hizzat iiriyordu. Ve ite zlyordu Luy, lemde ev ve madde oktu
ama hun-larn iinde insanlann birliini ifade edenler azd.

Vilayetten evengur'a dnmemeye ve ta Petrograd'a varp donanmaya


katlmaya, denizlere almaya, dnyay, denizleri ve insanlar karde ruhunun
besini imiler gibi izlemeye karar verdi Luy. evengur vadilerini gren
havzada durup ehre ve sabah na bakt:

"Elveda komnizm, elveda yoldalar! Yaadka her birinizi anmsayacam!"

Kopyonkin ehir snrnn dnda Proleter Gc'nn ayaklarn amaya


alyordu. yksekte duran Luy'u fark etti.

"Harkova gidiyor olacak serseri," diye dnd Kopyonkin. "Bunlarn


yannda kala kala devrimin altn gnlerini karacam!" Atn bozkr admyla
ehre doru yrtt, hemen bugn komnizmi kontrolden geirip gereken
nlemleri almalyd.

Evlerin yerleri deitirilip durduundan sokaklar yok olmutu evengurda,


btn yaplar yerlerinde deil geliigzel duruyordu; akarcasna uzanan dz
yollara alkn Proleter Gc heyecanlanyor ve sk dnemelerde terliyordu.

Eik bir seyyar ambarn nnde bir delikanl ile gen kz -gvdesine baklacak
olursa Klavdyua-gocuk altnda yatmaktaydlar. Kopyonkin atn dikkatlice
dolandrd uyuyanlarn evresinden: Genlikten utanyor ve byk gelecein
krall olarak grd iin sayg duyuyordu ona. Kendisine devrim
yrynde yol arkadal eden Aleksandr Dvanov'u da genlii hatrna
sevmiti saygyla - kzlara kar kaytszlnn daha da gzel kld genlii
hatrna.

Bir yerlerde, ev kalabalnn ortasnda uzun uzun slk alnd. Kopyonkin


hassasiyetle kulak kabartt. Kesildi shk.

"Kopyonkin! Yolda Kopyonkin, gel suya girelim!" epumy idi yaknlardan


seslenen.

"Islk al, sesine geleceim!" diyerek kaln, sar edici bir sesle yantlad
Kopyonkin.

epumy canla bala slk almaya koyuldu, Kopyonkin kannan orman ehrin
dar boazlarndan geerek ona ulamaya alyordu. epumy ahrn ta
basamaklarnda, plak vcudunu kaputla rtm, yalnayak dikilmekteydi. ki
parman sl kuvvetlendirmek

w I 1 W | W 1 1 W 1 |

iin azna sokmutu, gzleri ise scan kzt gneli ge bak -yordu.

Proleter Gcn ahra kilitleyen Kopyonkin, bugn tm insanlarla bsbtn


karde olmu biri gibi mutlu, yalnayak epumym pei sra yrd. Nehir
yolunda karlarna ok sayda uyanm evengurlu kt; her yerdeki gibi
sradan insanlard bunlar, ama grnmleri yoksuldu, yzlerine baklrsa
bural deildiler.

"Yaz gn uzundur: Neyle uraacak bunlar?" diye sordu Kopyonkin.

"Gayretlerini mi soruyorsun?" dedi epurny tam anlayamamt.

"En azndan."

"Eh, insan ruhu - imdi balca meslek odur. rn ise dostluk ve yoldalktr!
Meguliyet deildir de nedir bu, syler misin ltfen!"

Kopyonkin eski rselenmi hayatn dnd bir sre.


"Pek gzel senin evengur pek," dedi kederli kederli. "Ama acy da
rgtlemek gerekmez mi burada? Komnizm dediin keskin olmal, biraz a
lezzete lezzet katar."

epurny aznda taze tuz tad duydu ve hemen anlad Kopyon-kin'i.

"Haklsn galiba. Acy kasten rgtlememiz gerekecek imdi. Gel yarndan


itibaren ele alalm bu ii, yolda Kopyonkin!"

"Ben yapmam, benim iim baka. Hele bir Dvanov gelsin, her eyi zverir."

"Prokofiye devrediveririz ii!"

"Brak u Prokofiyi! Delikanl senin Klavdyua'yla remek istiyor, sen hl


her iin iine katyorsun onu!

"Oras da yle galiba - bekleyelim madem silah arkadan!"

evengurka nehrinin yorulmak bilmez suyu kyda rpnmaktayd; coku ve


zgrlk kokan hava ykseliyordu iinden, iki yolda suya kar soyunmaya
koyuldular. epurny kaputunu atnca plak ve acnas kalakald, buna karn
vcudundan oktan kapanm, kabuk balam bir analn Kopyonkin'in
glkle anmsayabildii scak kokusu yaylyordu.

Gne bireysel bir dikkatle epumy'n sska srtn aydnlatt, insan hep
kandran o grnmez mahlukat scayla cansz brakmak iin derisinin
btn terli yarklar na, girintilerine sokularak. Kopyonkin saygyla bakt
gnee: Birka yl nce Rosa Luxenburg'u stm-t .. imdi de mezarnn
zerindeki otlarn yaamasna yardm ediyordu.

Kopyonkin oktandr girmemiti nehre ve alana dein uzun bir sre titredi
souktan. epumy ise cesurca yzyor, suyun iinde gzlerini ayor, dipten
eitli kemikler, byk talar ve at kafalar karyordu. Nehrin acemi
Kopyonkinin yzerneyecei orta yerinde epumy bararak arklar sylyor
ve giderek konukanlayordu. Kopyonkin s yerlerde dalyor, suyu avuluyor
ve yle dnyordu: Bu da bir yerlere akyor, iyi hissettii bir yerlere!

epurny hepten neeli ve mutlu dnd.


"Biliyor musun Kopyonkin, suyun iindeyken gerei kesinkes biliyormuum
gibi geliyor... Oysa Devrim Komitesine girdim miydi habire bir eyler
sanyor, bir eyler zannediyorum..."

"Kyda al sen de."

"O zaman vilayetten gelen tezleri yamur slatr, aklsz herif!"

Kopyonkin tezin ne demek olduunu bilmiyordu. Bir yerlerden anmsyordu bu


szc ama bir duygu uyanmyordu iinde.

"Yanur yayorsa, peinden gne kyorsa, acma sen de tezlere." dedi


teselli edercesine Kopyonkin. "Naslsa ekin byyecektir."

epurny gbela bir eyler sayd, pamaklaryla da yardm etti ak h na.

''Demek tam tez ne sryorsun ha?

"Birine bile gerek yok," diye reddetti Kopyonkin. "Kda sadece

ark lan yazmah ezberden."

"Nasl olur? Gne, al sana birinci tez! Su, iki, toprak ."

"Rzgr unuttun mu?"

"Rzgrla birlikte drt. te o kadar. Doru olmal. Ama biliyor musun, eer
vilayetin tezlerine yant verip burada her eyin yolunda gittiini yazmazsak
komnizmimizi oracktan lavediverirler."

Hi de bile," diye itiraz etti bu tahmine Kopyonkin. "Oradakiler de bizim gibi


kiiler."

''Bizim gibi olmasna bizim gibiler de anlalmaz eyler yazyorlar ve srekli,


anlarsn ya, bir eyleri daha fazla hesaba katmamz, milleti daha sert
ynetmemizi istiyorlar... evengur'da neyi hesaba katacaksn, insanlar
nerelerinden yneteceksin?"

Biz ne gne duruyoruz?!" dedi Kopyonkin ararak. 'zin verir miyiz hi


rezillerin iimize szmasna! Arkamzda Lenin var bugne bugn!"

epurny dalgn dalgn sazln iine girdi ve clz gece renginde solgun
iekler kopard. Bunu, nadiren grd ama yine de kayg dolu bir efkat
besledii Klavdyua iin yapt.

ieklerden sonra epumy ile Kopyonkin giyindiler ve nehir kys boyunca


otsu nemli rtnn zerinden yrdler. evengur buradan scak bir memleket
gibi grnyordu: Gnein aydnlatt, balar ak, havann ve zgrln
tadn karan, yalnayak insanlar vard orada.

"Gzel hava," dedi epumy bolua. "nsann btn scakl darda!" Eliyle
ehri ve iindeki tm insanlar iaret etti.

Sonra epumy iki parnan azna soktu, slk ald ve kzgn i yaantsnn
hezeyanna kaplarak kaputunu karmadan tekrar suya dald; kabna smayan
bedeninin kara sevinci eziyordu onu ve sazlklarn arasndan temiz nehre atld,
skntl, mphem tutkularn orada tketmek iin.

"Cmle lemi komnizmin hrriyetine salverdiini zannediyor: Seviniyor,


serseri!" diye dnerek knad epurny'n davrann Kopyonkin. "Bense
burada hibir ey gremiyorum!

Sazlklarn arasnda bir kayk duruyordu.. iinde plak bir adam sessizce
oturmaktayd; dnceli dnceli nehrin kar kysn inceliyordu adam, oysa
kaykla gidebilirdi oraya. Kopyonkin onun kk kaburgal gsz bedenini ve
hasta gzn grd.

"Paintsev misin sen yoksa?" diye sordu Kopyonkin.

"Evet, ya kim olacakt!" diye yantlad beriki hemen.

"O zaman devrim parkndaki makamn neden brak tn?"

Paintsev ehlilemi ban edi zgnce:

"Oradan rezilce uzaklatrldm.. yolda! "

"Bomba kullansaydn..."
"Erken boaltmm onlar meer: Ve ite dramatik bir psikopat gibi hrmet
grmeden memleket memleket geziyorum."

Kopyonkin devrim parkn laveden uzaklardaki beyaz alaklardan tiksindiini


hissetti, iinde cesur bir kar g ayaklanmt.

"Tasalanma sen. yolda Paintsev: Biz o beyazlar attan inmeden harcarz,


devrim parkn da sca scana tekrar kurarz. Elinde ne kald senin imdi?"

Paintsev kayn dibinden valyelerin takt cinsten bir gs zrh kard.

"Yetmez," dedi Kopyonkin kesin birdiiJe. "Birtek gs korur o."

"Kafann zaten can ksn," dedi Paintsev umursamazca. "Kalp

her eyden deerli benim iin... Kellemle kolum iin de bir eylerini

var." Paintsev bir de kk silah-zrh takm gsterdi: kzl yldzn

hi knamacasna vidaland aln siperliini ve elindeki son bo bombay.

"Eh.. bu sana yeter de artar bile," dedi Kopyonkin. "Fakat sylesene, devrim
parkn nereye gitti? O kadar m gsz kaldn da kyller

kolayca ku/ak'latrdlar onu?

Paintsev'in ruhu skknd, kederinden zor konuuyordu:

"Dedik ya sana yahu, byk bir sovhoz rgt atadlar oraya. Ne diye plak
vcuduma bakp duruyorsun?"

Kopyonkin bir kez daha Paintsev'in plak vcudunu szd.

"O zaman giyin: Gidip birlikte evengur'u tetkik edelim. Burada da hakikat
eksiklii var, insanlar rya gryor."

Fakat Paintsev Kopyonkin'e yol arkadal edemezdi. Gs zrh ve


siperlii dnda kyafeti olmad anlalmt.
"Bylece geJ," diye yreklendirdi onu Kopyonkin. " nsanlar canI vcut n u
grmedi sanyorsun? Ne zarafet ne zarafet! Ayn eyleri tabuta koyuyorlar!"

"Hayr, iin rezil taraf ne biliyor musun? Konuurken bir yandan da metalik
kyafetini kurcalyordu Paintsev. "Devrim parkndan beni sa salim
salverdiler; tehlikedeydim ama canlydm, stm bam yerindeydi. Kyde
kendi kyllerim grdler beni, baktlar ki ii bitik adamn teki geliyor, stelik
de orduya yenilmi, btn kyafetimi kesiverdiler. afak vakti zrhla snaym
diye iki para frlattlar arkamdan, bombay ise kendim tuttum vennedim."

"Koca ordu mu geldi stne yahu?" dedi Kopyonkin, akn.

"Ya, ne sandn? Yz svari bir kiinin karsna dikildi. Yedekte de pus


hazr bekliyordu. Ona ramen bir gece bir gndz teslim olmadm - bo
bombalarla korkuttum koca orduyu; Grunka, oradaki kzn teki, gitti yetitirdi,
kanck."

"Hah," dedi Kopyonkin, anlatlanlara inanarak. "Haydi gidelim, ver bir elime
demirlerini."

Paintsev kayktan indi ve Kopyonkin'in ky kumunda brakt gvenilir izleri


takip ederek ymeye koyuldu.

"Korkma," diye avutmaya alyordu Kopyonkin plak yoldan. "Kendin


soyunmadn ya, yar-beyazlar krm kalbini."

Paintsev vcudu plak, yalnayak geziinin fukaralar uruna, komnizm


uruna olduunu anlamt, o yzden rastlayaca kadnlardan utanmyordu.

Karsna ilk kan Klabzdyua oldu; Paintsev'in vcudunu yle bir szp bir
Tatar kadn gibi gzlerini mendille rtt.

"Felaket derecede prsk bir erkek;," diye dnd, "her yeri de

benlerle kapl, ama temiz, prz yok teninde!" Ardndan yksek sesle, "Buras
cephe deil yurttalar, plak gezmek pek de edebe uygun saylmaz," dedi.

Kopyonkin Paintsevden bu karakurbaasna aldrmamasn rica etti.


"Burjuvadr, durmadan gdaklar: Kh ksa al ister, kh Moskova, imdi de
plak bir proletere geit vermiyor," dedi. Yine de Paintsev biraz utanr gibi
oldu ve vcudunun ounluunu akta b-raksa da zrh ile siperlii giyindi.

"Bylesi daha iyi," dedi. "Yeni politikann niformas olduunu dnrler!"

"Daha ne istiyorsun?" dedi Kopyonkin yle bir bakp. "Neredeyse giyinik


saylrsn imdi, yalnz demirin iinde yeceksin!"

"Vcudum str, kan akyor iimizde kan!"

"Benim iimde de akyor!" dedi Kopyonkin hissederek.

Zrhn demiri tmyordu Paintsev'in vcudunu, scakt e-vengur. insanlar


kmaz sokaklarda, yerinden oynatlm ev ler arasnda sra sra oturuyor,
alak sesle syleiyorlard; yalnz gneten deil, insanlardan da scak ve
nefes yaylyordu. Paintsev ve Kopyonkin boucu havann iinden
geiyorlard; evlerin skkl, kzgn gne ve heyecan verici insan kokusu
yznden hayat pamuklu yorgan altnda uykuya benziyordu.

"Bir uyuukluk kt stme, senin?" diye sordu Paintsev'e Kopyonkin.

"Benim de eh ite! diye yantlad Paintsev kendi kendisini ze-meyerek.

Kopyonkin'in ilk geldiinde kald sabit tula evin nnde tek bana Piyusya
pineklemekte ve belirsizce her eye birden baknmaktayd.

"Dinle, yolda Piyusya!" diyerek ona yneldi Kopyonkin. "Btn evenguru


kefe kmam gerekiyor, yol gsteriver sen bize!

"Olabilir," diyerek kabul etti Piyusya yerinden kalkmadan.

Paintsev evin iine girdi ve yerden eski bir asker kaputu ald,

1 914 model. Bu kaput uzun boylular iin -i ve Paintsev'in btn vcudunu


annda rahatlatt.

"imdi tam bir yurtta gibi giyinmi oldun!" dedi Kopyonkin onu tartarak.
"Ama kendine daha az benzedin."

U kii scak evengur yaplarnn arasndan yol aldlar. Yolun ortasnda ve


bo yerlerde, solgun, kederli baheler duruyordu: Birka kere omuzlara
yklenip yerleri deitirildiinden, gnee ve yamura ramen halsiz
dmlerdi.

"Olaya bak!" dedi Kopyonkin suskun aalar iaret ederek." eytanlar anca
kendilerine komnizm yapmlar, aacn can yok sanki!"

Orman aklnda nadiren grlen yabanc ocuklar havadan, zgrlkten ve


gnlk eitim almamaktan imandlar. Yetikin insanlar ise evengur'da kim
bilir nasl yayorlard: Kopyonkin yeni duygular fark edememiti onlarda
henz; uzaktan bakldnda emperyalizm tatilcileri gibj grnyorlard, ama
ilerinde ve aralarnda neler olup bittiine dair bir veri yoktu ortada;
keyiflerinin yerinde oluunu ise Kopyonkin insan vcudundaki scak kann
buharlamasna balyor, komnizm gstergesi saymyordu.

Devrim Komitesinin yer ald mezarln yaknnda toprak uzun bir sra
halinde gmt.

"Burjuvalar yatyor burada," dedi Piyusya. epumy'la ben ilaveten ruhlarn


da aldk."

Kopyonkin honut bir ekilde mezarn gm topran yoklad ayayla.

"Yapman gerekeni yapmsndr!" dedi.

"Kanlmaz bir eydi, diyerek savundu gerei Piyusya, "yaama


gerekliliimiz domutu...

Paintsev ise mezarln inenmemi olmasna ierledi: inenip zerine eski


bir bahe konmalyd ki aalar kapitalizmin kalntlarn emip sosyalizm
yeilliine dntrversin; fakat Piyusya ken-

! 1 f 1 1 w w I

disinin de ciddi bir nlem olarak grd ineme iini gerekletirememiti,


nk vilayet, Olaanst bakanlndan derhal almt onu. Buna neredeyse
hi gcenmemiti Piyusya, nk Sovyet makamlarnda kendisine benzemeyen
eitimli insanlarn grev almas gerektiini ve burjuvazinin bu konuda ie
yaradn biliyordu. Bu bilin sayesinde Piyusya, vazifesinden
uzaklatrlnca, devrimin kendisinden akll olduunu ilelebet kabul etmi ve
evengur kolektifinin iinde sesini soluunu kesip kalmt. Her eyden ok da
kalem odalarndan ve yazl ktlardan ekiniyordu; onlar grd anda
susuyor, btn

| aa1 1 _] I i ........ 1

vucudu kararp kerken, dnce ve yaznn kara bysnn ne denli kudretli


olduunu duyumsuyordu. Piyusyann zamannda even-gurun Olaansts
ehrin aasz meydannda yer alrd; sermaye tenkillerini yalnzca kaydetmek
yerine Piyusya halkn bilgisine am ve yakalanan toprak aalarn ldne
iini rgatlara devretmeyi nermiti, bylece de yerine getirilmiti bu i. imdi
ise evengur'da komnizm adamakd l gelitii iin epumy'n ahsi kararyla
ebediyen kapatlm ve bulunduu meydana ev ler itilmiti.

Kopyonkin burjuvazinin aasz, tepesiz ve ansz toplumezar banda


dnceli dnceli dikiliyordu. Rosa Luxemburg'un uzaktaki mezarnn bir
aac, bir tepesi, ebedi ans olsun diye byle yapldn sezinler gibi
oluyordu bunun. Tek bir ey vard Kopyonkin'in pek houna gitmeyen:
Burjuvazinin mezar iyice inenmemiti.

"ilaveten ruhlarn da aldk burjuvalarn diyorsun ha?" diye sordu Kopyonkin


kukuyla. "Ama seni ilga etmiler ite - demek ki burjuvalar ldresiye
vunnamsnz! Topra bile doru dzgn ezmemisiniz baksana!"

Kopyonkin bu konuda iddetle yanlyordu. evengur burjuvasnn kk


namusluca kaznmt.. ahiret hayat bile sevindiremezdi onu, zira vcudunun
pei sra ruhu da kuruna dizilmiti.

evengur'da ksa bir sre kalan epumy'n ehirdeki youn kk burjuva


varlndan tr kalbi armaya balamt. Btn vcudu eziyetten
kvranyordu; evengur'un zemini komnizm iin pek dard, stelik mlkiyetin
ve varlkl insanlarn kirini tayordu, evler ise balmumu kokan tuhaf insanlarla
doluydu ezelden beri; oysaki komnizmin bir an nce canl temele oturtulmas
artt. epurny zellikle tarlalara gidiyor, ak, ferah yerlere bakyordu -
acaba komnizme tam da oradan m balanmalyd? Neden sonra
vazgeiyordu, ({n-k o durumda proletarya ve ky fukaralar ezilenlerin
elleriyle yaplm evengur binalarndan.. eyalarndan nahrum kalacakt.
evengur burjuvazisinin ikinci geli beklentisi yznden nasl bunaldm
biliyordu epurny ve ahsen bir itiraz yoktu ona. Devrim Komite-si'nde iki
ay bakanlk yapm, canndan bezmiti: Burjuvazi yayor, komnizm
gelmiyordu; gelecee desen vilayet genelgelerinde denildii gibi bir dizi
ardk-atlmsal gei dnemi atlatlarak klacakt ki, epumy bu
sonuncularn kitleleri kandrmak uruna uydurulduundan pheleniyordu.

ilk olarak bir komisyon oluturmutu; komisyon yeleri de e-pumy'a ikinci


geliin gerekliliinden sz edip duruyordu, fakat o zaman epurny sessiz
kalm, evrensel devrimin uraacak bir eyi olsun diye kk burjuvaziyi sa
brakmaya karar vermiti iten ie. Neden sonra epurny ilesinden kurtulmak
iin Olaanstnn bakan Piyusyay amt yanna.

"ehri u dayanlmaz unsurlardan temizle bana! diye emretmiti epurny.

"Olur," demiti Piyusya szn dinleyerek. Tm evengur sakinlerini krp


geirmeye niyetliydi, epumy da rahatlayarak onaylamt onu.

"Hayrl bir i karacaz, anlyorsun deil mi?" diyordu Piyus-ya'y ikna


etnek iin. "Aksi takdirde, karde, btn halk gei aamalarnda lp
gidecek. Hem sonra burjuvalar insan da saylmazlar artk: nsann doar
domaz atas maymunu ldrdn okumutum. Onu getir aklna: Proletarya
varken burjuvaziye ne gerek? Dpedz irkin bir durum bu!"

Piyusya burjuvaziyi bizzat tanyordu: evengur sokaklarn aklna getiriyor ve


her bir hane reisini gznde ak seik canlandryordu: ekotov, Komyagin,
Pihler, Znobilin.. apov, Zavn-Duvaylo, Pe-rekrutenko, Syusyukalov ve tm
komularm. Dahas Piyusya onlarn yaama ve beslenme ekillerini de
biliyordu ve herhangi birisini silah dahi kullanmadan elleriyle ldnneye
hazrd. Olaanst bakan olduundan beri huzur nedir bilmiyor, sinirlerine
hkim olamyordu: Kk burjuvalar her gn Sovyet ekmei yiyor, kendisine
ait ev lerde yayor (Piyusya bundan nce yirmi yl ta deyicilii yapmt)
ve devrimin yolunda sinsi bir pislik gibi duruyorlard. Burjuvazinin en yal,
kr buru mensuplar karsnda bile sabrl Piyusya bir sokak savasna
dnyordu: apov, Znobilin ve Zavn-Du-vaylo'ya ok kereler yumrukla
giritii olmutu, onlar da bu durumu sessizce sineye ekiyor, hakaretlere
boyun eiyor, umutlann gelecee balyorlard . Dier burjuvalar
kmyorlard yoluna Piyusyann, zellikle evlerine uramay ise Piyusya
istemiyordu, zira habire sinirlenmekten ruhu skyordu.

Ne var ki Ile Yrtme Kurulu sekreteri Prokofiy Dvanov burjuvaziyi hane


hane ve habersizce imha etme fikrini onaylamamt. Bunun daha teorik bir
usulle yaplmas gerektiini sylyordu.

"Naslm bakalm, formle et! diye buyunutu ona epumy.

Prokofiy SRlere has dalgn salarn dnceli dnceli arkaya atmt.

"Kendi nyarglarn esas alarak!" diye formle etmiti sonunda.

"Hisseder gibiyim!" demiti epumy, anlamasa bile dnmeye hazr.

"kinci gelii esas alarak!" demiti Prokofiy, daha net bir dille. "Kendileri
istiyorlar bunu, brakalm kavusunlar-gnah bizden gider."

epumy ise tam aksine stlenmiti suu:

"Gnah bizden gider de ne demek, syler misin ltfen! ayet biz devrimsek
tepeden tmaa suluyuz demektir! ayet kendini balatmak iin byle
fonnle ediyorsan defolup gidersin!"

Prokofiy de her akll insan gibi soukkanlyd:

"kinci geliin resmen ilan edilmesi kesinlikle gerekmektedir, yolda epumy.


kinci geli esas alnarak ehir yerleik proletarya iin temizlenmelidir."

"Peki ya bize i decek mi?" diye sormutu epumy.

"Aslnda, evet! Ama sonradan, mlk paylatumalyz ki daha fazla ezernesin


bizi."

"Mlk senin olsun," demiti epurny. "Proletaryann kendi elleri var. Byle
bir zamanda nasl olur da burjuva sandklarn sayklarsn, syler misin ltfen!
Karar yaz hadi."

Prokofiy, evengur burjuvazisinin geleceini ksaca formle etmi ve


doldurduu kd Piyusyaya uzatmt; beriki, varlkl larn soyadlarn
ezberinden eklemeliydi.

epumy unlar okumutu: Sovyet iktidar, ebedi saadet in rgtlenmesi


amacyla burjuvaziye yldz ve gkcisimleriyle donatlm sonsuz gkyznn
tamamn balyordu: Yeryz, temel yaplar ve alet edevata gelince, bu gibi
eyler btnyle aada -gkyzy-le deitoku edilmek suretiyle-
proletaryann ve emeki kylnn elinde kalyordu.

Kararn sonunda, burjuvaziyi rgtl, acsz bir surette ahirete gtrecek ikinci
geliin sresi belirtiliyordu.

Burjuvazi kilise meydannda arambay perembeye balayan

geceyans toplanmalyd, Vilayet Meteoroloji Brosunun blteni de karara


gereke olarak gsterilmiti.

Prokofiy vilayet ktlarnn sayg uyandran karanlk etrefilliinden oktandr


holanmaktayd; dudanda bir ehvet tebessm.. onlann dilini ile llerine
uyarlyordu.

Piyusya karardan hibir ey anlamamt, epumy ise ttnn koklam ve


tek bir eyi merak etmiti: Prokofiy ikinci gelii neden bugne, pazartesiye
deil de perembeye kesmiti?

"aramba oru gndr, uslu uslu hazrlanrlar!diye aklam-n Prokofiy.


"Hem dahas bugn ve yann havann kapal olmas bekleniyor. ite hava raporu
da elimde!"

"Lzumsuz bir avantaj," diye sitem etmiti epumy, ama ikinci geliin
hzlandrlmas konusunda fazla da srar etmemiti.

Prokofiy ise Klavdiya ile bir olup btn varlkl vatandalann evlerini
dolam, ayakzeri kk boy el eyalann istimlak etmiti: bilezikler, ipek
earplar, altn arlk madalyalan, gen kz pudras ve benzeri. Klavdyua
eyalar kk sandna yerletiriyor, Prokofiy ise burjuvalara szl olarak
hayatlarnn uzatlacan vaat ediyordu., cumhuriyetin geliri artsn yeterdi;
burjuvalar orta yerde dikiliyor, uslu uslu teekkr ediyorlard. arambay
perembeye balayan geceye dein Prokofiy iini zor bitinni, ikinci gelii
cumay cumartesiye balayan geceye kesmediine yanmt.

epumy, Prokofiyin elinde fazla mal birikmesinden korkmuyordu:


Proletaryaya yakmazd ne de olsa bunlar, earp ve pudra bilinte iz
brakmakszn kaybolurlard kafadan.

arambay perembeye balayan gece evengur burjuvazisi kil ise meydann


doldunnutu, daha akamdan gelmilerdi. Piyusya meydann evresini Kzl
Ordulularla kuatm, burjuva seyircilerin arasna ise zayf ekisf leri4
sokmutu. Listedeki burjuvalardan yalnzca gelmemiti: kisi evlerinin
altnda kalp ezilmi, ncs

ise yallktan lmt. Piyusya iki ekiti derhal evlerin neden k. w


w i 1"** 1 * 1 11* *

tnu renmeye gnderni, kendisi ise burjuvalan sk bir nizama sokmaya


koyulmutu. Burjuvalar yanlannda sabun, havlu, amar, puf brei, aile
merhumlannn adlarnn yazl olduu defterciklerle

dolu bohalar, sandklar getirmilerdi. Piyusya her birinin eyalarn gzden


geirmi, hele defterleri pek bir dikkat kesilerek incelemiti.

"Oku," demiti bir ekite.

Okumutu beriki:

"Tanr'nn Yevdokiya, Marfa, Firs, Polikarp, Vasiliy, Konstantin,

Makariy kullar ve tm akrabalar nur iinde yatsn. Tanr, Argippina,

Mariya, Kosma, Ignatiy, Pyotr, Ioann ve Anastasiyaya, ayrca zadelerine ve


akrabalarna, bir de hasta Andrey'e salk balasn."
"Zadelerine mi?" diye sormutu Piyusya.

"Evet ya!" diye dorulamt ekist.

Kzl Ordulu safnn ardnda burjuvalarn karlan dikiliyor, gece havasnda


hngr hngr alyorlard.

"Uzaklatr u su ortaklarn!" diye buyurmutu Piyusya. "Zadelere ihtiya yok


burada! '

"Onlarn da iini bitirsek fena olmaz, yolda Piyusya!" diye tavsiyede


bulunmutu ekist.

" Neden o, okbilmi? Esas organlar naslsa kesildi saylr!"

ken evleri kontrolden dnen iki ekist unlar anlatmt: Ev ler tavandan
kmt zira tavan aralarna ar m ar tuz ve un uvallar ylmt;
burjuvalar un ile tuzu. stok mahiyetinde ymlard -ikinci geli srerken
beslenmek, onu sa salim atlattktan sonra da yaamaya devam etmek iin.

"Demek yle!" demiti Piyusya ve geceyarsn beklemeden e-kist'leri sraya


dizmiti. "Gebertin unlar, ocuklar!" Ve en yaknndaki burjuvann -Zavn-
Duvaylonun- kafatasna revolverindeki kurunu skvenniti.

Burjuvann kafasndan sessiz bir buhar km, sonra salarnn arasndan


balmumuna benzer i analk maddesi szmt, fakat Du-vaylo dmemi, ev
bohasnn zerine oturup kalmt.

"Hatun, boynuma bir kundak balayver!" demiti Zavn-Duvay-lo sabrederek.


"Ruhum akt akacak!" Ve bohann zerinden dm, kollan n bacaklarn
ap bir beyin hanmn kucaklamas gibi kucaklamt topra.

ekist ler, nceki gn ayinde arapla ekmek yemi sessiz burjuvalar


vurmulard bylece ve burjuvalar, yal boyunlarn omurlarn incitecek
denli bkerek, beceriksizce, arplarak dmlerdi yere. Yaralarnn tadn
duymadan evvel kesilmiti dizlerinin derman, o yzden kurunlar rasgele bir
yerlerine saplanp canl etle rtlmt.

Yaral tccar apov yerde yatyordu, bedeni ufalmt, eilen bir


JT * * * *

ek/st ten rica etmiti:

"Can insan, izin ver nefes alaym - eziyet etme bana. Kadn ar,
vedalaaym! Yahut elini veriver, uzaa gitme, korkuyorum yalnz kalmaktan."

ek/st ona elini vermek istemiti:

"Tut bakalm, naslsa suyun snd!"

apov ele kavuamam, yardm almak iin bir dulavratotuna tutunmu. yarm
kalan mrn ona emanet etmiti; vedalamak istedii kadna hasretini yitirene
dein de brakmamt bitkiyi, sonra dostlua ihtiyac kalmayan elleri
kendiliinden dmt. ekist anlam, nutku tutulmutu: Burjuvalar da
ilerine kurun girince proletarya gibi yoldala hevesleniyor, oysa kurun
yoksa bir tek mlkiyeti seviyorlard.

Piyusya, Zavn-Duvayloya dokunmutu:

"Ruhun nereden akyor? Boynundan m? Dur skeyim onu oradan! "

Piyusya sol eliyle Zavnn boynunu kavram, gzelce skm ve silahnn


namlusunu adamn ensesinin altna dayamt. Fakat Zavn' n boynu dunnadan
kanyor, ceketinin uha yakasna srtnmesi gerekiyordu.

"Kanma, rezil herif: Bekle ben bir gzel trmalayacam seni!"

Duvaylo hl yayor ve korkmuyordu:

"Kafam bacaklarnn arasna koyup sk, bas bas baraym, hatunum dikiliyor
orada, hi duymuyor sesimi!"

Piyusya, bu burjuvann bedenini son kez hissetmek iin yanana bir yumruk
atmt; serzenili bir sesle barmt o zaman Duvaylo:

"Maenka, ldryorlar! "


Piyusya Duvaylo'nun kelimeleri uzatp sonuna kadar telaffuz etmesini
beklemi, sonra boynuna iki el ate etmi, snp kuruyan di-

| ^ | etlerini gevetmiti aznn iinde.

Bu tekil cinayeti gren Prokofiy sitem etmiti Piyusyaya:

"Komnistler arkadan vurmazlar, yolda Piyusya! "

Piyusya ylesine gcenmiti ki hemen toplayvermiti akln:

"Komnistlere, yolda Dvanov, komnizm yarar, subay kahramanl deil! ..


O yzden eneni kapal tut, yoksa seni de gnderirim yukan! Her orospu kzl
bayrakla rtnmek istiyor, bo yerlerinde namus bitecek sanyor... Kurunum o
bayra delip geer yine bulur sen !

Yanlanna gelen epurny bu konumaya son vermiti:

"Ne oluyor byle, syler misiniz ltfen? Yeryznde hl burjuvalar nefes


alyor, sizse durmu komnizmi kelimelerde aryorsunuz!"

epumy ve Piyusya l burjuvalar incelemeye bizzat gitmilerdi; bedenler


bek bek yatyordu yerde -l, beli ve daha kalabalk bekler halinde-
belli ki karlkl vedaJannn son dakikalarnda hi olmazsa bedenlerinin kimi
paralaryla yaknlamaya meyletmilerdi.

epumy makinistlerin rulman scakln kontrol etmeleri gibi, elinin tersiyle


burjuvalarn boyunlarn yokluyor, tmnn de hl yaadn zannediyordu.

"Ben Duvaylonun boynundan ruhunu da sktm ilaveten!" demiti Piyusya.

"Doru: Ruh boyundadr! demiti epumy anmsayarak. 'Ka-det'ler5 bizi


neden boynumuzdan asyorlar sanyorsun? Ip yanklaryla paralamak iin
ruhumuzu: O zaman gerekten lp gideriz! Yoksa ura dur: Zordur insan
ldrmesi!"

Piyusya ve epumy btn burjuvalar yoklamalarna ramen ldklerinden


kesinkes emin olamyorlard: Kimileri i geirir gibiydi, bazlarnn ise
gzleri hafif aralkt ve geceleyin srnerek kamak, Piyusya ile baka
proleterlerin srtndan geinmeyi srdrmek iin numara yapyorlard; o zaman
epurny ve Piyusya burjuvalarn yaamasn engellemeye karar vermilerdi:
Silahlarn doldurup yerde yatan tm zenginlerin boyunlarn bezelerini
delecek eki lde kurunlamlard srasyla.

"imdi iimiz rahat edebilir!" demiti ii kurtaran epurny. "Yeryznde


lden daha fakir proleter yoktur."

"Salama aldk ii," demiti tatmin olan Piyusya. "Gidip Kzl Ordulu lar
salverel im."

Kzl Ordulular gnderilmi, ekiseler ise evengur'un burjuva nirasna


toplumezar hazrlamak zere alkonulmulard. afak skene kadar ek/si'ler
ii kurtarm, btn lleri bohalaryla birlikte ukura ymlard. llerin
karlan yaklamaya cesaret edemiyor, kaz ilerinin bitmesini uzakta
bekliyorlard. Tepe olumasn diye fazla gelen topra afan aydnlatt bo
meydana serpen ek/si'ler krekleri topraa saplayp sigaralann yaktklarnda,
evengur'un tm sokaklarndan llerin karlan yrmt zerlerine.

"Alayn!" demiti onlara ek/si'ler ve yorgunluktan gidip yatmI ard.

Kadnlar belirsiz, dz mezarn kil kesekleri zerine yatm, kederlenmek


istemilerdi, ama tmlerdi gece boyu, ac dinmiti ilerinde ve llerin
karlar alayamamt daha fazla.

EVENGURDA OLUP BTEN renen Kopyonkin imdilik kim

seyi cezalandrmamaya, Aleksandr Dvanov gelene kadar sabretmeye karar


verdi, hem yaya Luy da yoluna devam etmekteydi daha.

Luy gerekten de epeyi yol katetmiti o gnlerde, kendisini salkl, tok ve


mutlu hissediyordu. Can yemek ektiinde bir dama girip sahibesine "Hatun,
bana bir tavuk yoluver. yorgun insanm, ' diyordu. Hatun tavua kyamazsa
Luy ona veda ediyor ve bozkrdaki yoluna dzlyor, akam yemeinde insann
acnas evcil gayretlerinin deil gnein yetitirdii frenkmaydanozlarn
yiyordu. Luy asla dilenmiyor, hrszlk etmiyordu; uzun sre yemek yeme frsat
yaka-layamadysa da gnn birinde naslsa doyasya yiyeceini bildii iin
alktan hastalanmyordu.
imdi Luy tuladan bir ambarn ukurunda geirmekteydi geceyi; vilayet
merkezine topu topu krk verst asfalt yolu kalmt. Luy on-cack yolu kafasna
takmyor, uykusunu alm olmasna ramen uzun uzun ense yapyordu. Yatt
yerde tek dnd, nasl edip de sigarasn yakacayd. Ttn vard ya
kd yoktu; evraklann oktan iip bitirmiti, elinde kalan tek kt
Kopyonkinin Dvanov'a yazd mektuptu. Luy mektubu kard, krklann
at, ezberlemek iin iki kere okudu, sonra mektuptan on adet bo sanna sigara
hazrlad.

"Mektubu kendi sesimle anlatrm ona, daha akc olur!" diye dnd
saduyulu Luy ve kendi kendisine onaylad: "Elbette, aynen yle! Nasl
olacakt ya?"

Sigarasn yakan Luy yola kt ve asfaltn yumuak yanndan ehre doru


ilerlemeye koyuldu. Yksekte, mesafenin bulank sisi iinde, iki duru nehrin
ortasndaki havzann zerinde kuJeleri, balkonlar, manastrlar, okul,
mahkeme ve devlet kurumlarnn uzun binalar ile yal ehir grlyordu; Luy
o ehirde eskiden beri insanlarn yaadn ve bakalarna rahat
vennediklerini biliyordu. ehrin dnda -ormanlk giriinde- tarm makine ve
aletleri fabrikasnn drt bacas, gnee ekmek retmede yardmc olmak iin
duman f-lyordu. Luyun houna gitti bacalarn uzak duman, koturan
lokomotifin dd, kuytuda douran sessiz tarla otlar.

Petrograd ve Baltk Denizinin kysna gtren yol vilayet merkezinin iinden


geiyor olmasa, Luy ehri evresinden dolanr. mektubu da gtrmezdi: O
kydan, devrimin dz ovalarnn souundan ayrhp scak burjuva lkelerini
ele geinek iin gemiler alyordu denizlerin karanlna.

Gopner o srada ehir tepesinden Polny Aydar nehrine doru inmekteydi ve


bozkrn iinden geip gda kasabalarna uzanan asfaltlanm yolu grd.
Buradan grlneyen Luy da ite o yoldan yrmekte, souk denizdeki Baltk
donanmasn hayal etmekteydi. Gopner kprden geti ve baJk tutmak zere
kar kyya oturdu. Can ekien bir kurdu ineye geirdi, oltasn att ve akp
giden nehri sessizce kprdanna dalp gitti; suyun serinlii ve nemli
otlarn koku.. su Gopnerin nefesini ve dncesini ayaklandr yordu; nehrin
mrltsn dinJiyor, savasz yaam, nehirlerin kendisini gtrmeden aktklar
ufkun tesindeki saadeti dnyor, kuru ban yava yava slak otlara
eiyor, dnce huzurundan uykuya geiyordu. Oltann inesine kk bir balk
takld, gen bir apak; bu apak drt saat boyunca derin, zgr sulara
svmaya can atmt. inenin batt dudann kam kurdun kanl suyuna
karyordu; yorulmutu apak rpnmaktan, glenmek iin kurdun bir
paracn yuttu, sonra ineyi dudann kkrdayla birlikte karmak zere
keskin demiri e-kitinneye koyuldu tekrar.

Luy beton bendin stnden zayf, yorgun bir adamn uyukladn grd kyda,
ayakucunda da oltasnn kam kprdanyordu kendiliinden. Luy adama
yaklat, apan tutulduu oltay sudan kard: apak yayann av ucunda
yatt, solungalann at ve korku dolu yorgunluu iinde can verneye
koyuldu.

"Yolda," dedi Luy uyuyana. "Baln alsana! Dnya yklsa duyacan yok!"

Gopner besleyici kann doldurduu gzlerini aralayp dibinde peydahlanan bu


adam anlamaya alt. Yaya bir sigara yakp kardaki ehrin yaplarn
seyretmek zere oturdu.

"Ryanda bir eyi inceleyip duruyordum, bitiremedim bir trl," diyerek


balad konumaya Gopner. "Bir de uyandm ki sen dikiliyorsun tepemde,
hayallerim gereklemi sanki..."

Gopner a, kll boynunu kad ve ylgnla kapld: Gzelim dnceleri


ryasnda lp gitmiti, nehir bile anmsatamazd artk onlar.

"Lanet olasca, geldin uyandrdn beni," dedi Gopner fkeyle, "imdi yine
canm sklacak!"

"Nehir akyor, rzgr esiyor, balk yzyor," dedi Luy, ar ve sakin, "sense
oturmu acdan paslanyorsun! Bir yol tutmalsn, rzgr

r | 1 > w i

eser zlr fikrin, bir ey renmi olursun.

Gopner yant vernedi: Ne diye nne gelene yant verecekti ki, ne anlard bu
ky lamcs komnizmden?
"Yolda Aleksandr Dvanov hangi avluda oturur, hi duydu muydun?" diye
soruverdi Luy yol zeri halletmesi gereken ii anmsayarak.

Gopner gelenin elinde tuttuu bal alp suya frlatt.

"Bakarsn yaar!" dedi aklama olarak.

"Artk canlanmaz!" dedi Luy pheli pheli. "O yolda yz yze bir grmem
gerek..."

"Grp de ne yapacaksn, ben naslsa grrm!" dedi Gopner belirsizce.


"Sayg m duyuyorsun ki ona?"

"Srf lakab iin sayg duyulmaz kiiye, ne i baardn ise bilmiyorum!


Yoldalarmz evengur'da ona acilen ihtiya olduunu sylyorlard..."

"Ne ileri dm ki ona?"

"Yolda Kopyon kinin yazdna gre komnizm oraya gelmi de dnyormu


bile..."

Gopner esasl onarm isteyen bir makineyi incelercesine szd Luyu;


kapitalizmin bu tr insanlarn akllarn yprattn anlamt.

"ihtisasnz, bilinciniz yok ki, lanet olascalar!" dedi Gopner. "Nasl


yapacaksnz komnizmi?"

"Hibir eyimiz yok," dedi Luy savunmaya geerek, "sahip olacak bir tek
insanlar kald, bu yzden de yoldalk ortaya kt."

Gopner dinlenmiliin verdii gcn galeyann duyumsad ve azck


dndkten sonra iindekini syleyiverdi:

"Lanet olsun, hakikaten pek akllca bu, ama ie yaramaz: Yedek destekler
olmadan yapmsnz! Anladn m beni, yoksa sen kendin de komnizmden
kamak iin mi kouyorsun?"

Luy, evengurun etrafnda komnizm deil gei basama bulunduunu


biliyordu ve dan zerindeki ehre de bir basamak gzyle bakmaktayd.
"Sen basamakta yayorsun," dedi Gopner'e, "ondan sana kou-yormuum gibi
geliyor. Ben yayan yryorum, sonra donanmayla burjuva dev Ietlerine
yzeceim, gelecee hazrlayacam onlar. Komnizm bedenime yerlemi
artk, ondan ka yok."

Gopner Luyun elini yoklad, gne na tuttu: Bykt- damarlyd bu el,


gemi emeinin onmaz izleriyle kaplyd, tn ezilenlerde grlen o benlerle.

"Belki de dorudur!" diye dnd Gopner evengur iin. "Havadan ar olan


o lanet uaklar da umuyor mu?"

Luy bir kez daha Kopyonkinin sesli mektubunu Dvanov'a iletmesini


tembihledi ona; Dvanov vakit kaybetmeden evengur'a gitsindi, yoksa
komnizm gsz debilirdi. Gopner onu temin etti ve oturduu soka
gsterdi.

"Git karma grn, yedirsin iirsin seni, ben de ayakkabm karp s suya
gireceim, denekle kefal tutmay deneyeceim: O lanet olascalar akama
doru bcee kyorlar. .. "

Luy insanlardan abucak ayrlmaya alnt artk, nk srekli yenilerine,


hem de daha iyilerine rastlyordu; topran yiyecek bitkiler biriktirmesine,
insanlar yoldalk iin dourmasna yarayan gn n ban kaldrd her
yerde grebilirdi.

Yayann arkasndan bakan Gopner bir bahe aacna benzetti onu; gerekten de
Luyun bedeni btnlkl bir dzenden, bir rgtllkten yoksundu: inden
dallarn dankl ve kerestenin sertliiyle frlam kollar ve bacaklar
arasnda bir uyumsuzluk vard.

Luy kprde gzden yitti, Gopner ise biraz daha dinlenmek zere uzand;
izinliydi ve ylda yalnzca bir kez hayatn tadn karabiliyordu. Fakat kefal
tutamad o gn, zira rzgr km, ehir kulelerinin ardndan bulut kmeleri
ba gstermiti, Gopner'in dairesine yollanmas gerekecekti. Oysa karsyla bir
odann iinde oturmaktan can sklrd, o yzden Gopner daima yoldalarna
misafirlie gitmek isterdi, en ok da Saa ve Zahar Pavlovilere. Bylece yine
yol zeri tandk ahap eve urayverdi.
Zahar Pavlovi yatyor, Saa ise insanlar unutmu kuru ellerini zerinde
ovuturarak kitabn okuyordu.

"Duydunuz mu? dedi Gopner, durduk yere terif etmediini bil-dirircesine.


"evengur'da tam bir komnizm rgtlenmi!"

Zahar Pavlovi burnundan dzenli olarak tslamay kesti: Uykusunu frenleyip


kulak kabartt. Aleksandr susuyor, inanl bir heyecanla Gopnere bakyordu.

"Ne bakyorsun?" dedi Gopner. "Uaklar da uuyor, halbuki havadan ar o


lanet olascalar! Komnizm neden rgtlenemezmi?"

"Habire devrimi kenarlarndan lahana gibi kemiren o keiyi nereye sokmular


peki?" diye sordu Dvanov'un babas.

"Ona objektif koullar denir," diye aklad Aleksandr. "Babam gnah


keisinden sz ediyor."

"O gnah keisini yemiler!" diye bildirdi Gopner, ahit olmuasna. "Artk
kendileri hayatn sulusu olacaklar."

Bir pusluk tahtalardan yaplma duvarn ardnda bir insan alamaya koyuldu,
giderek daha sesli bouluyordu gzyalanna. Dargn ban vurup durduu
masann zerindeki bira barda titredi; demiryolu deposunda ocak olarak
alan, ileri mevkilere hi mi hi ykse-lerneyen yalnz bir komsomol'lu6
otunnaktayd orada. Komsomol'lu

i 1 J J * * i#

biraz hngrdedi, sonra sessizleip smkrd.

"Deme alaklar otomobillere biniyor, iman artistlerle evleniyor, bense


byle vasat geldim gidiyorum!" diyordu komsomollu, kederli bir hnla.
"Hemen yarn Blge Komitesine gideceim, beni de als nlar yazhaneye:
Siyaset dersini i yi bilirim ben, koca merkez broyu ynetecek adamm! Onlar
kalktlar beni ocak yaptlar, yetmezmi gibi drdnc dereceden balattlar...
nsandan anlamyor ki alaklar. .."
Zahar Pavlovi serinlemek ve yamura bakmak iin avluya kt: Sreen
miydi, yoksa geici bir buluttan rn dyordu? Sreendi yamur, btn gece
ya da gece-gndz yaacakt; itle evrili avlularda yamur ve rzgrn
sallad aalar hrdyor, beki kpekleri havlyordu.

"Ne biim esiyor rzgr, yamur da yayor!" dedi Zahar Pavlovi. "Olum ise
yaknda yine gidecek yanmdan."

Gopner Aleksandr' evengur'a arn1aktayd ieride:

' "Komnizmin lsn alrz," diye diretiyordu, "bire bir krokisini karr
dneriz gerisin geri vilayete; hele bir kalb elimize versinler evengurda.,
yeryznn altda birinde komnizmi kurmak kolay olur."

Dvanov sesini karmadan Kopyonkini ve szl mektubunu dnyordu:


"Komnizm geldi de dnyor."

Zahar Pavlovi dinledi, dinledi ve yle dedi:

"Bakn ocuklar: i adam gsz aptaln tekidir. komnizm de yle basit i


deildir. Sizin evengur'da insanlar arasnda bir sr ilikiler kurmak
gerekiyor daha - bir rpda halletmiler mi yani bunu?

"Neden olmasn?" diye iddia etti Gopner inanla. "Yerel iktidar akllca bir
ey kefedivermi, becern1i ite lanet olasca! O kadar n inanlmaz bir ey
bu?"

Zahar Pavloviin phesi yine de yabana atlr gibi deildi:

"yle olmasna yle de, insan dediin yalz bir madde deildir. Aptal adam
lokomotifi yrtemez, ki biz ar zamann grm insanlarz. Anladn m imdi
beni?

"Anlamasna anladm," dedi Gopner kavramaya abalayarak, "ama etrafmda


hi de yle bir ey grmyorum."

"Sen grmyorsun ama ben gryorum ite, dedi Zahar Pavlovi,

onun aknln kurcalayarak. "Demirden dilediini yapabilirim, ama


insandan komnist yapamam!"

"Kim yapm ki onlar yahu, kendi kendilerine olmu lanet olascalar!" diye
kar kt Gopner.

Bunu kabul ediyordu Zahar Pavlovi.

"O baka mesele! Yerel iktidarn o ile ilgisi yoktur demek istedim ben, nk
insan retilen eylerle akllanr, iktidardakilere gelince, onlar zaten lemin
aklls: Aklla ileri bitmi! ayet insan dertlere katlanacana dkme demir
gibi atlayverseydi, iktidar da ahane olurdu!"

"O zaman, baba, iktidar olmazd," dedi Aleksandr.

"O da mmkn!" diye onaylad Zahar Pavlovi.

Duvar n ardnda kudurganln henz bsbtn atlatamam korn-sonu/'lunun


ne eziyetler iinde uyuduu duyuluyordu. "Alaklar," diyordu durumunu artk
kabullenmiesine i geirerek, pek nemli bir ey gryordu belli ki
ryasnda. "Kendileri iki kii karyolada yatyor, bense tek bama tula ocan
zerinde!.. izin ver yumuak yerde yatay m, a sekreter yolda, bittim ben bu
pis i yznden... Ka yldr aidat yatryorum, izin ver de paym alaym! ..
Neler oluyor?.. ' '

Serin yamur selleri geceyi grltyle dolduruyordu; Aleksandr, den ar


damlalarn sokak gllerini ve derelerini dvdn duyuyordu; havann bu
barnaksz slaklnda tek bir ey vard onu teselli eden: bir zamanlar yine
byle tekinsiz, yine byle geitsiz tabiat beraberce ve baaryla alt eden
Kabarck.. Saman ve Pabu masal.

"Kabarckt o, br de kadn deildi, samand, yoldalar ise braklm bir


pabu. Dosta gemilerdi tarlalardan, su birikintilerinden; ocukluk
sevinciyle, o mehul pabuca benzediklerini hissediyorlard," diye
dnyordu iinden Dvanov. "Benim de kabarck ve samandan yoldalarm
var, oysa nedense braktm onlar ben, pabutan beter m..."

Gece uzak bozkr otlar kokuyordu, sokan dier tarafnda o an devrim


ilerinin bekledii, gndzleri ise askerlik ykmllerinin sayld bir devlet
kurumu vard. Gopner ayakkablann kard ve sabahleyin karsndan neler
ekeceini bile bile yatya kald: "Nerede kaldn," diyecekti, "benden gencini
buldun kendine deil mi?!" ve kprckkemiine geirecekti odunu. Hatunlar
ne anlard ki yoldalktan: Btn komnizmi tahta testeresiyle kk burjuva
paralarna ayracaklard!

"Lanet olsun! ok ey mi lazm bir erkee?" diye i geirdi Gopner. "Ama ite
sakin sakin tanzim etmeye frsat yok!"

"Ne homurdanyorsun sen?" diye sordu Zahar Pavlovi.

"Aileden sz ediyorum: Benim hatunun bnyesinde bir pud canl ete karlk
be pud kk burjuva ideolojisi var. yle bir kar-ar-lk asl ite
boynumda!"

Darda yamur kesiliyordu, kabarcklar sessizleti ve toprak slak ot, souk


su pakl, ak yollarn tazelii koktu. Dvanov'un iinde bir znt vard
yatarken, bugn boa yaam gibi hissediyordu kendisini; bu anszn gelip
atan histen, hayattan bkma hissinden utanyordu iten ie. Dn daha iyiydi,
oysa Son ya kyden gelmi, eski dairede kalan eyalann boha yapp kim bilir
nerelere gitmiti dn. Saann camm tklatm, elini sallayp veda etmiti,
dar kmt Saa, ama Sonya yoktu artk hibir yerde. Ve dn, akama kadar
onu dnmt Saa, onunla var olmutu ite; imdi ise neyle yaamas
gerektiini unutmutu ve uyuyamyordu.

Gopner uyumutu bile, ama nefesi ylesine gsz ve acnas idi ki, Dvanov
yanna vard ve bu insann iindeki hayat bitiverecek diye korktu. Dvanov,
Gopnerin den elini gsne koydu ve uyuyann karmak, nazik yaantsna
kulak kesildi tekrar. Bu insann nasl krlgan, korunmasz ve gven dolu
olduu belliydi, yine de birisi onu da dvm, hrpalam, kandnn, nefret
etmi olmalyd ondan; halbuki zaten ld lecekti, nefesi uykusunda snd
snecek. Kinse seyretmez uyuyan insanlar, oysa hakiki sevgili yzler sadece
onlar-dadr; uyank insann yz ise hafzayla arplmtr, duygu ve
muhtalkla.

Dvanov Gopner'in iki yana att kollarn yattrd, sonra sevecen bir merakla
Zahar Pavlovii inceledi yakndan, o da derin uykuda kendinden gemiti.
Sonra sinen rzgara kulak verdi Dvanov ve ertesi gne kadar kalkmamak zere
yatt. Babas uykusunda salkl

W| | 1 * 1 ! 11 W 1 1

ve saduyulu bir yaam sryordu, gndzn olduu gibi, o yzden

1a 11^* 1 1*1 1

geceleyin pek deimiyordu onun yz; rya grse bile yararl. uyankla
yakn eyler gryordu, insann sonradan utand, skld trden eyler
deil.

Dvanov vcudunun btnn duyumsayabilecei ekilde bzt ve kprtsz


kald. Gzlerinin nnde, yorgunluun dal gibi, bir ocukluk gn
canlanverdi yava yava - yllann katnakark derinliinde deil, sesi
kesilmi, tekinsiz, kendi kendisine eziyet eden vcudunun derinliinde. Lo
akam gznn iinden seyrek gzyalar gibi yamur damlyordu
memleketinin ky mezarlna; kilise bekisinin geceleyin saati kuleye
tnnanmadan almasna yarayan ip rzgarda sallanyordu; alaktan, aalarn
zerinden doum yapm ky kadnlarn andran buruuk bulutlar geiyordu.
Kk ocuk Saa z babasnn mezar banda hrdayan son yapraklann
altnda dikiliyordu. Kil tepecik yamurlardan erimiti, gelip geenler lmne
eziyorlard onu ve gmlen babas kadar l yapraklar dyordu zerine.
Saa bo torbas ve kendisini uzun yola uurlayan Prohor Abramovi'in
armaan ettii bastonuyla dikiliyordu.

Babasndan ayrlna anlam veremeyen ocuk, bir vakitler onun

i w . w 11 w

cenaze gmleini ekitirdii gtbi mezann topran yokluyor ve yamurun ter


koktuunu sanyordu, Mutevo glnn kysnda babasnn scak kucanda
geirdii o tandk hayat koktuunu. Sonsuz olduu sylenen o yaant imdi
dnmyordu geri ve ocuk bilemiyordu: aka myd dnmeyii, yoksa alamal
myd? Kk Saa kendisinin yerine bastonunu brakyordu babasna, mezann
tepeciine gmyordu onu, zerine ise yaknlarda len yapraklan diziyordu ki
bilsin babas Saann tek bana yrmekten nasl da skldn, her zaman ve
her yerden buraya dneceini, bastonunun ve babasnn yanna.

Dvanov'un ii ezildi ve o bastonu babasndan hl almad iin alad


ryasnda. Oysaki babas kaya binmi geliyor ve beklemekten bitap den
olunun korkusuna glmsyordu. Ktkten yaplma ereti kayk her bir
eyden sallanyordu -rzgrdan, krekinin nefesinden- ve babasnn zel, her
daim muammal yz, lemin bir yarsna uysal ama tutkulu bir acmayla
bakyordu; dier yansn ise bilmiyor, kafa yoruyordu ona baba, belki de nefret
ediyordu ondan. Kayktan inerken babas s suyu okuyor, otlann ularna
incitmeden tutunuyor ve ocua sarlyordu sonra; yaknndaki dnyaya bir
dostuna, kimsenin grmedii tek dmanyla savanda kendisine elik eden
mcadele arkadana bakar gibi bakyordu.

"Neden alyorsun ufaklk? diyordu babas. "Senin baston kocaman oldu,


aaca dnt, karabilir misin hi onu sen!..

"evengur'a nasl giderim imdi? diye soruyordu ocuk. "Sklacam orada."

Babas otlarn iine oturuyor ve konumadan gln teki kysna bakyordu.


Bu sefer sarlmyordu oluna.

"Sklma ite, ocuk, diyordu baba. "Benim de canm sklyor burada


yatmaktan. Bir eyler yap evengurda: Ne diye l l yatacakmz?..

Saa babasna yanap dizlerine yatyordu, nk evengur'a gitmek


istemiyordu can. Babann kendisi de alyordu ayrlacaklar iin, sonra
acsndan yle bir skyordu ki olunu, ocuk kendisini ebediyen yalnz
braklm gibi hissedip hngr hngr alyordu. Daha uzun zaman
tutunuyordu babasnn gmleine; gne tede, uzak, yabanc evengur'un
yaad orman n zerinde ykselmi, orman kular gle su imeye gelmiti,
babas ise otunnu kalmt, gl ve balayan fuzuli gn izliyordu ocuk
uyuyakalmt dizlerinde; o

il i i * 1 * ^ I

zaman baba gzyalar kurusun diye gnee evirdi olunun yzn, ne var ki
gne ocuun yumulu gzlerini gdklad, uyandrd onu.
Gopner yrtk dolama oraplarn ayana uydurmaya abalyor, Zahar
Pavlovi ise kesesine ttn doldurmu ie gitmeye hazrlanyordu. Gne
ormanlarn zerinde gezinir gibi ykseliyordu ev lerin tepesinde ve
Dvanov'un slak yzne vuruyordu. Zahar Pavlovi kesenin azn balad, bir
dilim ekmek, iki patates ald ve: "Eh, ben gittim. Tanr sizinle olsun," dedi.
Dvanov, Zahar Pavloviin dizlerine ve yaz kular gibi uuan sineklere bakt.

"Ne dersin, gidecek misin evengur'a?" diye sordu Gopner.

"Gideceim. Sen?"

"Benim senden neyim eksik? Ben de gideceim..."

"iin ne olacak? istifa m edeceksin?"

"Evet, ne yapalm. .. Kestiriveririm hesabm, o kadar: u zamanda komnizm


lanet olasca i disiplininden daha nemli. Parti yesi deil miyin ben sence?"

Dvanov Gopner'e karsn sordu bir de, kendisi giderse ne yiyip ne iecekti? O
zaman Gopner dncelere dald ama basit ve ksa dncelere.

"ekirdekle besleniverir canm - fazlas nesine gerek?.. Ak deil

bizimkisi, anca olgu. Proletarya da aktan deil olgudan domutur ne de


olsa.

Gopner kendisine asl yola kma ilhamn veren eyi sylememiti. Kars
ekirdekle beslensin diye deil, evengur'un lsn alp bir an nce
vilayette komnizmi rgtlemek iin gidiyordu; o zaman komnizm dier
gereksiz insanlar gibi yalanan kansn da bolluk bereket iinde geindirecekti
kukusuz, imdilik bir ekilde dayanmalyd kadn. Kalp da sonsuza dek
alaym dese ileri ne bitecek, ne dzelecekti. Gopner yirmi be yl
almt gkn karmadan, gel gr ki ha ) hayattan kiisel bir kar elde
edebilmi deildi: Ayn eyler devam edip duruyor, anca zaman akp gidiyordu
bo yere. Ne gda, ne kyafet, ne yrekte saadet: oalan bir ey yoktu, demek
ki insanlarn imdi emekten ziyade komnizme gereksinimi vard. Dahas
kars Zahar Pavloviin yanna gelebilirdi, adamcaz bir proleter kadnndan
bir dilim ekmei saknacak deildi. Komnizmin henz bir fayda getiremedii,
fakat insanlann ekmek talep ettii, ailevi dertlerle ve kadnlar avutmakla
urat safhada, durmakszn alan uysal emekilere de ihtiya vard.

KOPYONKN MDN YTRMEDEN bir gnck geirebildi e-

vengurda, sonra komnizmi hissedemedii bu ehirde kala kalmaktan yoruldu.


epumy da ilk balarda, burjuvaziyi gmdkten sonra, mutluluk yolunda nasl
bir yaam srdrlmesi gerektiini hi mi hi bilmiyordu, younlamak iin
uzak ayrlara gidiyor, orada canl otlarn ve yalnzln ortasnda komnizmin
iine domasn bekliyordu. ayrlarda insansz iki gn geirip tabiatn
kardevrim-ci sevecenliini seyrettikten sonra dertlenmi ve Karl Marx'n
aklna bavurmutu: Koca kitap, diye dnmt, her bir ey yazyordur
iinde; armt da hatta dnya ve insan zerine bunca laf edilmi olmasna:
yeryz bylesine aralkl donatlmken, bozkrlar ev ve in-sanl ardan
fazlayken.

Yine de o kitap iin sesli okuma oturumu dzenlemiti epumy: Prokofiy


okuyor, kendisi ise ban emi, prdikkat dinliyor, arada bir sesi kslmasn
diye okuyann bardana kvas7 dolduruyordu. Kitap bittiinde epumy hibir
ey anlamadn ama rahatladn du-yumsamt.

"Formle et, Pro," demiti usulca, "bir eyler hisseder gibiyim."

Prokofiy kafasn altrm, sonunda sade bir forml bulmutu:

"yle zannediyorum ki, yolda epumy. .."

"Brak zannetmeyi, artk alaklarn snfn imha etme kararn ver bana."

"Zannediyorum ki," diye toparlamt Prokofiy mantkl mantkl, "Karl Marx


kendilerinden sz etmediine gre artk snflarn var olmamas
gerekmektedir."

"Varlar ama - sokaa bir kyorsun, dul kadnlar, kahyalar yahut kovulmu bir
proleter mdr ... Ne yapacaz, syler misin bana ltfen?"

"Ite ben de Karl Marxa gre var olmadklanna gre neticede var olmamalar
gerektiini zannediyorum."

"Ama yayorlar ve bilvasta eziyorlar bizi. Neyin nesidir bu?"

Prokofiy en azndan bir rgtleme ekli dnmek iin zorlamt tekrar alkn
kafasn.

epurny onu bilime uygun dnmeye almamas konusunda uyarmt -


bilim bitmi saylmazd, srmekteydi geliimi: Ham avdar biilmezdi.

"Dnyor ve zannediyorum ki, yolda epumy - aynen bu srayla tabii..."


diye balamt Prokofiy, k yolunu bularak.

"abuk dn ne dneceksen yahu, heyecanlanyorum!"

"u karmda bulunuyorum ite: Nfusun kalann evengur'dan mmkn


olduunca uzaa srmeli ki yollarn yitirsinler. "

"Orasna gven oJmaz ki: Ya obanlar yol gsterirse..."

Prokofiy lafna ara vermiyordu.

"Komnizm merkezinden uzaklatrlan herkese haftalk azk verilir. Tahliye


Birimi imha Komitesi yapar bunu..."

"Hatrlat da yarn o komiteyi feshedeyim."

"Aklmda tutarm, yolda epurny. Sonra da btn orta-yedek-artk


burjuvazinin idam edilecei ilan edilir ve derhal af karlr. .."

"O nasl i o?!"

"evengurdan ve komnizmin dier merkezlerinden ebediyen srlme artyla


affedilirler. ayet artklar evengur'a tekrar adm atacak olurlarsa idam
cezalan yirmi drt saat iinde yerine getirilir. "Bu gayet makul, Pro! Karar
kdn sa tarafna yazver ltfen."
epumy uzun uzun ttnn koklam, tadn epeyi bir sre sin-dinniti. imdi
iyi hissediyordu kendisini: Alak artk snf ile dna karlacak,
evengurda ise komnizm balayacakt, zira balayabilecek baka bir ey
yoktu. epumy Karl Marx'n kitabn eline aln , sk harflerle dolu sayfalara
saygyla dokunmutu teker teker: "Yazm da yazm adamcaz," demiti
acyarak, "biz ise her eyi yapp bitirdikten sonra okuduk - hi yazmasaym
keke!"

Kitap bouna okunmu gibi olmasin diye epumy baln altna bir iz
brakmt: "evengurda alaklarn artk snfnn tahliye edilmesi suretiyle
yerine getirilmitir. Bilgili Marx bylelerinden bahsetmiyor, ana gelecekte
tehlikeli olacaklar muhakkak. Neyse ki biz gereken nlemi verdik." Ve
ardndan epumy iinin bitmiliini memnuniyetle hissederek pencerenin
kenarna koymutu kitab zenle.

Prokofiy karar yazp bitirdiinde dalmlard. Prokofiy Klavd-yua'y


aramaya, epumy ise komnizm gelmeden evvel ehri kolaan etmeye
yollanmlard. Evlerin yaknlarnda -kulbe evresindeki toprak sralarda,
yatk meelerin ve trl rasgele oturan zerinde- yabanc insanlar
gneleniyordu: ihtiyar kadnlar, kuruna dizilen hane reislerinin lacivert
kasketli krklk uaklan, nyarglarla yetitirilmi ufak tefek delikanllar,
kovulma mahmurluu iindeki memurlar ve ayn snfn dier taraftarlar.
Gezinen epumy gren mahkmlar sessizce ayaklanyor, kk bahe
kaplarn arpmadan, olabildiince kuytuya sinmeye alarak kayboluyorlard
bostanlarn iinde. Ocak yortusu arifesinde tm avlu kaplarna tebeirle
izilen mezar halar neredeyse btn yl kalrd kaplarda: Bu yl tebeirden
halar silebilecek iddette bir yanal yamur yamamt henz. "Yarn slak
bezle dolamak gerek buralan," diye kaydetmiti aklna e-pumy, "basbaya
ayp bu.

ehrin ucunda kudretli, derin bozkr ba gstermiti. Yaam dolu kesif hava
sessiz akam otlarn besliyordu usulca ve snp giden uzaklardan huzursuz bir
insan arabayla geiyor, ufkun boluunda toz kaldryordu. Gne batmamt,
ama plak gzle baklabiliyor-du artk o yorulmak bilmez scak kreye; kzl
gc yetmeliydi komnizmin ebediyetine ve fani karn doyurma ihtiyacndan
kaynakl kiileraras geimsizliin sona ennesine, ne de olsa bu koskoca
gkcismi insanlara aldrmadan yiyecek bytmek iin alacakt. Kiilerin
biri dierinden uzaklamalyd ki gnein aydnlatt o nifak meydan dostluk
nesnesiyle dolsun.

epumy sesi soluu kmadan gnei. bozkr ve evenguru

1 i* ||w |

gzlemliyor, komnizmin yaknlndan tr inceden inceye


heyecanlanyordu. Ruhunun comasndan korkuyordu, nk cotuunda olanca
gcyle kafasndaki dnceleri eziyor.. duygularn yaamasn
gletiriyordu. indi Prokofiy'i bulmas uzun srerdi, oysa o formle
edebilir, ruhunu sarih klabilirdi .

"Niye byle zorlanyorum ben. konnizm geliyor komnizm!" diye


dnyordu epumy.. heyecannn karanlnda sessizce aranarak.

Gne giderayak otlara nemini indirmiti havann. Gnein patrtsndan


kurtulan tabiat mavilemi.. sakinlemiti., oysaki gne de yorgun den
hayatn ortak yoldal uruna didiniyordu. epurny' n ayayla krd bir
sap l ban diri komusunun yapraktan omzuna yaslamt; epumy ayan
ekip kokulara dikkat kesilmiti: Uzak bozkrlarn kuytuluundan ayrlk
acsna.. insan hasretine dair kokular geliyordu.

evengur'un son itlerinden itibaren sk muzr ot allar balyor, bozkrn


srlmemi topraklarna dein uzanyordu; epurny'n ayaklan dier bana
buyruk otlar arasnda kardee byyen tozlu dulav-ratotlarnn scakl
iinde rahatt. Muzr otlar, lgn mesafelerden korur gibi epeevre kuatmt
evengur'u, epurny'n kemiklemi insanszln duyumsad mesafelerden.
Mutsuz insanlara benzeyen bu sabrl karde otlar da olmasayd kabul
edilemezdi bozkrn varl; neyse ki rzgr muzr otlarn soyunu srdrecek
tohumlar sa-

w* i || ]

vuruyor.. insan ise yrei ezilerek komnizme yryordu otlarn iinden.


epurny duygularnn yorgunluundan syrlmak istiyordu. ama yine de beline
kadar otlar yararak evengur'a doru gelen adam beklemiti. Bu gelenin, o
alaklarn kalntlarndan deil, ezilenlerden biri olduu hemen fark
ediliyordu: Yatacak yer bulmaktan ya-

1 i i 11* 1 1

na midini yitirmi, homurdanarak, bir dmann zerine yrr gibi

i /n t i i __ _

yryordu evengur un zerine. Gezginin admlan gayrimuntazam-d, bacaklar


koca mrn yorgunluundan iki yana arplyordu; epurny ise, "te bir
yolda geliyor," diye dnyordu, "bekleyeyim de kucaklaaym unla,
zntm gitsin - komnizm arifesinde yalnz kalmaktan korktuydum zaten!"

epurny bir dulavratotunu yoklamt; onun istedii de komnizm idi: Btn


bu muzr otlar canl bitkilerin dostluuna delaletti. Oy saki iekler, kk
baheler, bir de tarhlar kesinlikle alaklara ait fidelerdi, skmeyi ve ebediyen
ezmeyi unutmamalyd bunlan evengurda: Sokaklarda hayatn scaklanna da,
lmn karlanna da proletaryayla birlikte katlanacak hr otlar bysnd. Az
ileride muzr otlar eilmi, yabanc bir bedenin hareketiyle hrdamt sanki
uslu uslu.

"Seviyorum sizi Klavdyua, yemek istiyorum sizi, ama sizin aklnz hep baka
yerlerde!" demiti Prokofiyin gaml sesi. epumyn byle uzaklara
gelebileceini dnmemiti.

epurny duymu ama zlmemiti: te bir adam gelmekteydi ve onun da


Klavdyua's yoktu!

Adam yaklamt: Sakal karayd, bir eylere adanm gibiydi gzleri. Sk


muzr otlar arasndan, herhalde ter kokusu yayan kzgn, tozlu izmelerle
geliyordu.

epumy hazin bir edayla ite dayanmt; bu kara sakall adamn kendisi iin
pek sevgili ve deerli olduunu grnekteydi korkarak. Eer imdi o geliyor
olmasa, epumy bo ve skc evengur'da acsndan lebilirdi.
Klavdyuann helaya kabileceine, reme arzusu duyabileceine
inanmyordu iinden; evengur'daki tm yalnz komnistleri yoldaasna
avutan bu kadna saygs fazlasyla bykt; oysaki o gitmi Prokofiy ile muzr
otlarn iine yatmt, bu arada btn ehir komnizm beklentisi iinde sinmi
durumdayd ve epurny da zntsnden bir dosta ihtiya duyuyordu. imdi
Klavdyua ya sarlabilse rahatlkla iki- gn daha bekleyebilirdi komnizmi,
gel gr ki bu ekilde yaamaya sabn kalmamt, yoldalk duygusunun
yaslanabilecei kimse yoktu. Aslnda kimsecikler hayatn ak ve sonsuz
anlamn fornle edecek gce sahip deildi, ama dostluk iinde, yoldalann
srekli mevcudiyetine tutunarak yaanrsa, hayatn gailesi birbirini kucaklam
ilekelere eit ve kk paralar halinde paylatrlrsa, kard kiinin
aklndan o anlam.

Yaya, epurny'n karsnda durmutu.

"Ne dikiliyorsun? Seninkileri mi bekliyorsun?"

"Benimkileri ya!" diye onaylamt epumy sevinerek.

"Artk herkes yabanc, ok beklersin! Akrabalarna m bakyorsun yoksa?"

"Hayr, yoldalarma."

"Bekle bakalm," demiti yoldan geen adam ve a torbasn srtna tekrar


yerletirnek zere dumutu. "Yok artk yolda filan. Eskinin vasat aptallar iyi
yaar oldu: Geziyorum gryorum ben."

Demirci Soth hayal krklna almt, Kalitva kasabasnda yaamakla


yabanc bir ehirde yaamak arasnda fark grmyordu, o yzden kasabadaki
demirhanesini btn yaz babo brakm, inaat sezonu gelip atnca tesisat
ii aramaya kmt, zira tesisat iskeletleri itlere benzerdi ve o yzden
tandkt.

"Anlarsn ya," diyordu Soth karsna bir insan kmasna sevindiinin


bilincine varamadan, "yoldalar iyi adarnlard r, ama aptal olurlar ve fazla
yaamazlar. Nereden bulacaksn bu devirde yolda? En iyileri fukara iin
didineyim derken mezar boylamtr, dayanp kalanlar ise bir ie yaramadan
gezerler ortalkta... Lzumsuz ahsiyetler dersen, milletin tepesine, iktidara
konmu, onlar istediin kadar bekle yine gelmezler!

Soth antasnn hakkndan gelmi, yoluna devam etmek zere bir adm atmt
bile; ne var ki epumy ona dikkatlice dokunup, korunmasz dostluunun
heyecan ve utancndan alamt.

Demirci ilkin epurny'n yapmackln snamak iin susmu, sonra kendisi


de insanlarla arasndaki duvar desteklemeyi brakp gevem t.

"Demek ki, aladna gre, len iyi yoldalardan artakalmsn sen! Gel
sarlp yatya ekilelim, uzun uzun dnelim. Bo yere de alama, insanlar
ark deil: arklar alatr beni hep, kendi dnmde bile aladydm . .."

evengur erkenden kapyordu kaplarn, uyumak, uykusunda tehlikeleri


duymamak iin. Ve hi kimse, hatta kulak kesilen epumy bile kimi avlu
sakinlerinin sessizce syletiini bilmiyordu. Bahe duvarlarnn nnde,
dulavratotlarnn rahatlnda uzanyordu eskinin kahyalar.. kovulmu
memurlar; Tanr'nn miladndan, sa'nn bin yllk hkmdarlndan,8
aclardan yen topran gn gelip huzura ereceinden sz ediyorlard
fsltyla. Komnizmin cehennemsi dibinden uslu uslu geebilmek iin
gereksinim duyuyorlard bu tr sohbetlere: asrlarn unututan ruhani birikimi
sayesinde yal evengurlular kalan mrlerini sabr ve midin onuru iinde
geiriyordu. Buna karn epurny ve tek tk yoldalarnn ii zordu:
Komnizm kitaplarda .. masallarda veya baka yerde anlalr bir ark
eklinde yazlmam t ki tehlikeli anlarda anmsayp avunabilsinler. Karl
Marx yabanc bir Sabaoth gibi bakyordu duvarlardan, korkutucu kitaplarn
okuyan biri komnizmi tahayyl edip huzura eremezdi; Moskova ve vilayet
afilerinde kardevrim Hidra's9 ve kooperatif kylerine basma.. uha tayan
tren resimleri vard, fakat hibir yerde Hidra'nn kafasn koparmaya, ykl
trenleri snneye deecek gelecein o dokunakl resmine rastlanmyordu.
epumy yalnzca kendi esin dolu yreine tutunmal ve onun zorlu gcyle
elde etmeliydi gelecei, burjuvalarn ruhlarn susmu bedenlerinden skerek,
yoldan geen yayan demirciye sarlarak.

Sabahn ilk temiz saatlerine kadar enliksiz bir ahrn samanlar zerinde
yatmt epurny ile Soth, komnizmi ve ruhunu dnce yoluyla arayarak.
Szlerinin doru mu yanl m olduuna aldrnak-szn her proletere
seviniyordu epumy. Uykusuz kalmak, kendi ar glerinden boulan
duygularnn fonle ediliini uzun uzun dinlemek iyi gelirdi ona; bylece ii
huzurla dolar, nihayetinde uyuyabilirdi. Soth da uyumuyordu ama birok kez
susup szmt; uyku gcn yenileyince uyanyor, bir-iki laf ediyor ve yorulup
tekrar yar baygnla yuvarlanyordu. O uyuyunca epumy, daha iyi
dinlenebilsin diye bacaklarn dzeltiyor, ellerini kavuturuyordu.

"Okama beni, utandrma insan," diye sesleniyordu Soth ahrn

scak tenhalnda. "Zaten yannda olmak houma gidiyor."

Uykunun en derin yerinde ierisi ahr kapsnn deliklerinden szan kla


aydnlanm, serin avludan ieri buram buram gbre kokusu dolmutu; Soth
dorulmu ve dzensiz uykudan bulanan gzle- ' riyle yeni gne bakmt.

"Ne oldun? Yat sana, dal gitsin," demiti zamann bu kadar abuk gemesine
hayflanan epumy.

"Uyku mu veriyorsun ki," diye siten etmiti Soth. "Bizim kasabada bir aktivist
vard, kyllere rahat vermezdi; sen de aktivistin tekisin, put arpasca!"

"Ne yapaym uykum yoksa. syler misin ltfen!"

Soth salarn dzeltmi, sakaln kvrmt, uykusunda lmn karsna derli


toplu kmak ister gibiydi.

"ihmalkrlklar yznden uyku girmiyor gzne, devrim dalyor nk yava


yava. Yat yamacma da uyu, sabahleyin de kzllardan artakalanlar toplayp
grle, yoksa baksana millet yayan yapldak yol lara dzld yine..."

"Derhal toplarm.." demiti epurny niyetini formle ederek ve bir an evvel


uyuyup g toplamak iin yayann sakin srtna gmmt yzn. Fakat bu kez
de Soth'm uykusu kamt, szamyor-du. "afak skt," dedi Soth sabahn
geldiini grerek. "Gitme vaktim geldi saylr; sonra.. hava snnca kk bir
kovuk bulur yatarn daha iyi. u adama bak nasl da uyuyor. Komnizm istiyor
can.. tutturmu: Btn halk kendisinden ibaret sanyor!"

Soth epumy'n den kafasn dorultmu, zayf bedenini kaputla rtm ve


buradan ebediyen gitmeye davranmt.

"Elveda, ahr! " demiti eikte durup, geceyi geirdii yapya. "Yaa ha.
yanmayasn sakn!"
Yavrularyla birlikte alrn derinliinde uyuyan kanck besien-rnek iin bir
yerlere gitmi, yavrular ana hasretiyle dalmlard; tombul bir yavru
epurnyn boynuna sokulmu, agzl bebe diliyle bademciinin zerini
yalamaya koyulnutu. epurny ilk bata yalnzca glmsyordu.. gdklyordu
onu yavru, sonra souyan tkrn verdii rahatszlktan uyanmaya
balamt.

evengur'dan geen o yolda yoktu yannda; fakat yorgunluunu atan epumy


fazlaca yanmamt onun yokluuna; "Komnizmi bir

an evvel bitirmek gerek," diyerek mitlendiriyordu kendi kendisini, "o zaman o


yolda da evengura dner."

Bir saat sonra btn evengur Boleviklerini -on bir kii- le Yrtme
Komitesinde toplam ve her zaman syledii eyi sylemiti onlara:

"ocuklar, bir an nce komnizmi yapmalyz, yoksa tarihi an geip gidecek.


Prokofiy bize formle ediversin!"

Karl Marxn btn kitaplarn ahsi kullanm iin bulunduran Prokofiy


devrimi gnlnce formle ediyordu, Klavdyuann keyfi

ve objektif durum dorultusunda.

Objektif durum ve Prokofiyin dnce freni ise epumyn karanlk ama


tutarl ve yanlmaz duygusu idi. Prokofiy devrimin aamal yavaln ve
Sovyet iktidarnn uzun sren hareketsizliini kantlamak iin Marxn
yazdklarn ezberden aktarmaya balar balamaz epurny dikkatten kuruyor
ve komnizmin taksitlendirilmesini kkten reddediyordu.

"Pro, sen Karl Marxtan fazla dnme: O temkinliliinden ktsn yazm;


mademki biz komnizmi balatabiliyoruz, Marxn da iine gelir bu ..."

"Marx'n sznden kamam, yolda epumy," demiti Prokofiy mtevaz bir


fikri itaatle, "kitapta bu ekilde basldna gre, bizim de teoriyi harfiyen
izlememiz gerekir."

Piyusya cehaletinin arlndan bunalarak i geiriyordu sessizce. Dier


Bolevikler de Prokofiye kar kmyorlard hi: Onlar iin tm szckler
kitlesel bir mesele deil, tek bir insann sayklamalaryd.

"Bu sylediklerinin hepsi de gayet makul, Pro," demiti epurny, yumuak ve


temkinli bir dille kar karak, "yalnz syle bana ltfen, bu uzun devrim
yry bizleri perian etmez mi? k bata

da ben iktidar koruyaym derken bozulur annm: nsan o kadar uzun sre
herkesten iyi olamaz ki!"

"Nasl isterseniz yolda epumy!" diyerek raz olmutu Prokofiy kat bir
alakgnlllkle.

epumy, iindeki yein duygular belli belirsiz anlyor, zor katlanyordu


onlara.

"Ben nasl istersem deil, yolda Dvanov, siz hepiniz nasl ister-

seniz, Lenin nasl isterse, Marxn gece gndz dnd ekilde!.. Gelin
iimize bakalm, evenguru burjuva kalntlarndan temizle- yel m...

"ahane," demiti Prokofiy, "zorunlu kararname tasarsn hazrladm bile..."

"Kararname deil emir, diyerek dzeltmiti daha sert olsun diye epumy,
"kararlar sonra karalarz, imdi eylem vakti."

"Emir eklinde yaymlarz," demiti Prokofiy yine kabul ederek. "Karalayn


karar, yolda epumy."

"Karalamam," diyerek reddetmiti epumy, "szl olarak syledim sana,


yeter."

Ne var ki evengur burjuvazisinin kalntlar, bahe duvarlarna, tahta


perdelere ve itlere unla yaptrlan szl emir-karar dinlememilerdi.
evengurun yerli halk pek yaknda her eyin biteceine inanyordu: Hibir
zaman var olmam bir ey yle uzun uzadya sremezdi ya. epumy burjuva
kalntlarnn gitmesini yirmi drt saat beklemi ve Piyusya ile birlikte insanlan
evlerinden kovalamaya yollanmt. Piyusya karsna kan herhangi bir eve
girmi, en ergin burjuvay arayp bulmu ve tek laf etmeden elmackkemiine
indiri-vermiti yumrugunu.

"Emri okudun mu?"

"Okudum, yolda," diye yantlamt burjuva uslu uslu. "Evraklarm kontrol


ediniz. Burjuva deilim ben, eski Sovyet memuruyum, ilk talepte kurumlara
alnmam icap etmektedir..."

epumy kdn almt:

"Yol. Prokopenko P. T.ye, yukardaki tarihten itibaren Tahliye Bi-

rimi Tohum-Yem Deposu kumandan yardmcl grevinden karldn,


ayrca Sovyetler iindeki vaziyeti ve dnce ekli gerekesiyle devrimci-
gvenilir bir ahs olduunu teyiden verilmitir.

Tahliye Birimi Mdr P. Dvanov."

"Neymi?" demiti Piyusya bekleyerek.

epumy kd yrtmt.

"kar unu dar. Btn burjuvaziyi belgelerle tasdik etmiiz."

" Ama nasl olur, yoldalar?" demiti Prokopenko, onlar merha-

mete ararak. "Elimde vesikam var, Sovyet memuruyum ben.. beyazlarla da


gitmedim, herkes gittiydi hem...

"Gider misin sen hi, evin burada!" diye aklamt Piyusya Pro-kopenkoya
davrannn nedenini ve kulana bir tane geiri vermiti efkatle.

"Bu ii ele al, ehri boalt bana," diye tembihlemiti epumy Pi-yusya'ya son
olarak, kendisi ise daha fazla heyecanlanmamak ve komnizm hazrln
yetitirrnek iin uzaklamt. Gelgelelim yle hemen baaramamt Piyusya
burjuvalan srmeyi. Balangta tek bana alyordu. kalan varlkllar
bizzat dvyor, yiyecek ve eya pay 1 arn kendisi bohalyordu; ne var ki
akama doru yle bir yorulmutu ki avlu sakinlerini dvmeyi brakm,
yalnzca eyalarn boh-alanaya koyulmutu konumadan. "Byle giderse
zleceim!" diye korkmutu Piyusya ve kendisine yardmc olacak
komnistler aramaya kmt.

Gel gr ki koca Bolevik mfrezesi de seferber olsa artk kapitalistlerin


hakkndan yirmi drt saatte gelemezdi. Kimi kapitalistler Sovyet iktidarnn
kendilerini rgat tutmasn rica ediyorlard, yle azksz, maasz filan;
dierleri ise eski manastrlarda yaamalarna, en azndan uzaktan Sovyet
iktidarna sempati duymalanna izin verilmesi iin yalvaryorlard.

"Hayr, hayr," diyerek geri eviriyordu istekleri Piyusya, "siz artk insan
deilsiniz ve tabiat da batan sona deiti..."

Birok yar-burjuva, eyalaryla ve geride brakt eylerle vedalarken


yerlere yatp alyordu. Yastklar scak tepeler gibi duruyordu karyolalarn
zerinde, hacimli sandklar hngrdeyen kapitalistlerin hi ayrlmadklar
akrabalan gibi dikiliyordu ve dar kan her yar-burjuva, akcierinden
oktan kanna szm, vcudunun paras haline gelmi evcimenliinin senelik
kokusunu gtryordu zerinde. Kokunun eya tozundan kaynaklandn
bilmiyordu herkes, ama her biri de bu kokuyu soluyarak kann tazeliyordu.
Piyusya yar-bur-juvalarn acsnn bir yerde uzun sre beklemesine frsat
vermiyordu: Zaruri ihtiya bohalarn sokaa frlatyor, sonra insanolunu
skartaya karan bir ustann kaytszlyla kederli insanlar ylece kaldrp
bohalarn -snabilecekleri en son adann-zerine oturtuyordu. Yar-
burjuvalar ak havaya knca aclanmay kesiyor, bohalar

yokluyorlard: Haklar olan her eyi koymu muydu ilerine Piyusya? Gecenin
ge saatlerinde alaklarn artk snfn evlerinden eden

Piyusya yoldalaryla sigara imeye oturmutu. ince, muhrik bir yamur


balamt; rzgr helak olup durmu, yamurun altna yatmt. Yar-burjuvalar
bohalarn zerinde aralksz uzun sralar halinde oturuyor, bir ey olmasn
bekliyorlard.
epumy gelmi ve sabrszln ele veren bir sesle derhal ve ebediyen
evengurdan kaybolmalarn buyurmutu, nk komnizmin bekleyecek vakti
yoktu, yeni snf, konut ve ortak mlkiyet beklentisi iinde bo bo
durmaktayd. Kapitalizm artklar epurny n szlerini dinlemilerdi, ama
sessizlik ve yamur iinde oturmay srdryorlard.

"Yolda Piyusya," demiti epumy ll bir edayla. "Bu ne lgnlktr


syler misin? Biz ldrmeden kendileri kaybolsunlar bir an nce - onlarn
yznden devrimi salacak yer bulamyoruz..."

"imdi hallederim, yolda epumy," demiti Piyusya ve somut bir fikir


yakalayarak revolverini karmt.

"Kaybol git!" demiti en yaknndaki yar-burjuvaya.

Seriki yzn yoksul ellerine emi ve sreen bir alana tutturmutu. hazin
bir girizghta bulunmakszn. Piyusya scak kurunu onun bohasna skm ve
yar-burjuva atein duman iinde derhal dirilen ayaklarnn zerine sramt,
Piyusya ise bohay sol eliyle yakalayp teye frlatmt.

Sovyetlerde cumartesileri (suhhora. Rus. cumartesi) toplum yararna cret


alnmadan gnll yaplan iler. -.n.

Sovyetler Birlii'nde 1917 ylnda kurulan Olaanst Kardevrim,


Speklasyon ve Sabotajla Mcadele Komisyonu (eKa). -.n.

Sosyalist-Devrimci Parti yesi (sotsial-revolyutsioner). -.n.

Kardevrimle Mcadele Olaanst Komisyonu (eKa) yesi. -.n.

5
20. yzyl balarnda Rusyada faaliyet gsteren Anayasal Demokrasi Partisi
yesi. Sovyet tarihine Kardevrimci Liberal Burjuvazi Partisi olarak
gemitir. -.n.

Komsomol - Komnist Genlik Birlii'nin ksa sylenii. -.n.

Malt suyu ve avdar unundan yaplan ekimtrak bir iki. ^\w.

sa'nn ikinci geliinin ardndan yeryznde bin yllk hkmdarlk kuracana


inanan Hristiyanlara ait bir reti, hiliazm (ng. chiliasm). retiye gre bu
bin yl iinde, len ilekeler tekrar canlanacak, eytanla son kez savaacak,
ardndan kyamet kopacaktr. -i .n.

Antik Yunan mitlerinde Lema bataklklannda yaayan dokuz bal canavar. -.n.
"Bylece gidivereceksin,'' demiti Pi yusya, kararl. "Proletarya sana eya
armaan ettiyse derhal kapp kaman gerekiyordu, indi de geri alyoruz ite."

Piyusyamn yardmclar aceleyle eski evengur nfusunun boha ve


sepetlerini kurunlamaya koyulmulard ve yar-burjuvalar yavaa..
korkusuzca evengurun sakin d blgelerine doru yola kmlard.

On bir sakin kalmt ehirde., ilerinden dokuzu uyuyor, biri sarlaan


sokaklarda ac ekerek dolanyordu. On ikinci Klavdyua idi.. fakat o ortak
sevin hammaddesi olarak grlyor, tehlikeli kitlesel yaamdan ayr, zel bir
yerde saklanyordu.

Geceyarsna doru yamur durmu, gkyz halsiz dp donmutu. Kederli


yaz karanl sessiz ve bo, korkun evengur'u rt-

mekteydi. epumy temkinli yreiyle sabk Zavn-Duvaylonun evinin ak


bahe kapsn kapatm, ehir kpeklerinin nereye kaybolduklarn
dnmekteydi; avlularda sadece ezeli dulavratotu ve iyi cins kazaya vard,
evlerin iinde ise asrlardr ilk kez hi kimse derinden i geinniyordu
uykusunda. epumy kirnileyin bir eve giriyor.. salam kalm bir koltua
oturuyor, ttn kokluyordu ki hi deilse bir eyi kprdatm, kendi kendisi
iin bir ses karn olsun. Dolaplarda st ste ev yapm puf brekleri
diziliydi, evierden birinden ise bir ie kilise arab kmt: Visant.
Proletarya gelene kadar arabn tad kamasn diye mantann derine ittirniti
epumy, puf breklerinin zerine de havlu rtmt tozlanmasnlar diye. En
gzeli de yataklarn donatl ekliydi: Nevresimler temiz ve souktu,
yastklar her kafaya huzur vaat ediyordu; denemek iin karyolalardan birine
uzanmt epumy, fakat karyolaya rahatsz devrimci ruhunun karlnda
konmu gibi, hemen utanp sklmt byle rahat yatmaktan. Deli bo evlere
aldrmayan on evengurlu Bolevikten hibiri de ho bir yat yeri aramaya
kmamt kendisine; hep beraber, devrimin henz ksz olduu 1917 ylnda
rezerve edilmi ortak tula evin tabannda yatmlard. epumyn kendisi de
bu scak konforlu konuk odalann deil, sadece o tula binay kendi evi
sayyordu.

evengut'-un zeri olduu gibi aresiz hznle rtlyd, sanki baba evinin
avlusuna annenin tabutu kanlmt ve yetim kalan ocuk kadar it de,
dulavratotlar da, terk edilmi sofa da hasret ekiyordu. Ve ite ocuk ban
ite yaslyor, eliyle przl tahtalar okuyor, snen dnyann karanlnda
alyor, baba ise gzyalarn siliyor, "Yok bir ey," diyordu, "yaknda her ey
dzelecek, allacak." epumy duygularn yalnzca anlar sayesinde
fornle edebilirdi, gelecee ise karanlk, beklentili bir yrekle, salt devrimin
kenarlarna tutunarak yryebiliyor, yolundan sapnamay bu sayede
baaryordu. Ne var ki bu gece hibir ans evengurun durumunu tespit
etmede yardmc olamamt epurnya. Evl er snk snk duruyordu,
yalnzca yar-burjuvalar deil, ufak hayvanlar da ebediyen terk etmiti onlar;
inek bile yoktu hibir yerde. Hayat bu yerin zerinden elini ekmi, l
kaderini de on bir kiiye teslim edip bozkr otlarnn iine lmeye gitmiti;
ilerinden onu uyuyor, biri ise mehul tehlike-

nin efkn iinde geziniyordu.

epumy bir itin nne yere otunnu, byyen bir dulavratotu-nu yoklamt
iki parmayla hafife: O da bir canlyd ve artk komnizmde yaayacakt.
afak nedense skmek bilmiyordu, oysa yeni gnn vakti gelmiti artk.
epurny sessizlemi ve korkmaya balamt: Gne doacak myd
sabahleyin, sabah gelecek miydi ki hi? Yoktu ki artk eski dnya!

Akam bulutlar tkenmi gibi mecalsiz asl duruyordu kprtsz yerlerinde,


bymek ve remek iin bozkr otlar kullanmt hep

1 1 A w a - w

nemlerinin azalan gcn; rzgr yamurla birlikte aa inmi, uzun sre


otlarn skklnda yatmt. epurny ocukluundan anmsyordu bu durup
kalm bo geceleri: Vcudu yle skntl, yle dar gelirdi ki uyumak
istemezdi kkken, gzleri ak yatard ocan zerinde, damn havasz
sessizliinde. Karnndan boynuna kuru, dar bir derenin aktn hissederdi o
zamanlar, yreini hoplatp duran, ocuk aklna hayatn kederini ykleyen.
ini oyan endieden kk epumy ocan zerinde dnp durur, fkesinden
alard, sanki bir kurtuk gdklard vcudunun orta yerini. Ayn havasz, kuru
endie, beJki de yeryzn ebediyen sndnn olan bu evengur gecesinde
de huzursuz ediyordu epumy.

"Yarn gne dounca dzelecek her ey," diyerek avutmaya alyordu


kendisini epumy. "Yar-burjuvalar gibi oturdum komnizmden
gamlanyorum!.."

Yar-burjuvalar imdi herhalde bozkra sinmi yahut ar admlarla


evengurdan uzaklamakta olmalydlar: Tekmil yetikin insanlar gibi onlar
da ocuklarn ve parti yelerinin iyi bildii tereddt kaygsndan bihaberdiler.
Yar-burjuvalar iin gelecek mutsuzdu sadece, tehlikeli ve gizemli deil;
epurny ise oturnu yarndan korkuyordu, nk bu ilk gn biraz tuhaf ve
korkun geecekti, ezelden beri bakir olan bir ey olgunlap evlilie hazr
hale gelmiti de btn insanlar yarn evlenmeliydi sanki.

epumy utantan elleriyle yzn ovuturmu ve uzun bir sre anlamsz


aybna katlanarak susmutu.

evengurun ortasnda bir yerlerde bir horoz tmeye balam, epumy'n


nnden sahibinin avlusunu terk etmi bir kpek ge-nti sesszce.

"Juok, Juok!" diye arnnt epumy kpei sevinle. "Buraya gel ltfen! "

Juok uslu uslu yanam, kendisine uzanan insan elini koklam-t. el iyilik ve
saman kokuyordu.

"yi misin, Juok? Ben deilim!

Juokun tylerinin arasna dulavratotlar kanm, k atlarn gbreledii


amura bulanmt. lenin sadk bir kpeiydi bu, Rus k ve gecelerinin
bekisi, orta halli avlularn sakini.

epurny kpei bir eve gtrm, puf brekleriyle beslemiti. Kpek tehlike
rpertisi iinde yiyordu, zira byle bir yemek doumundan beri ilk kez
dmt payna. epurny kpein korktuunu fark etmi ve bir para da ev
ii yumurtal brek buluvermiti ona, ana beriki bree dokunmam, sadece
koklam ve hayatn sunduu bu armaana gvenemeyerek temkinlice
gezinmiti evresinde; epurny Juokun dnmeyi brakp brei yemesini
beklemi, sonra aJp kendisi yutmutu gvenli olduunu kantlamak iin ona.
Juok zehirden kurtulduuna sevinmi ve kuyruuyla yerin tozunu sprmeye
koyulmutu.
"Sen burjuva deil fukara kpei olmalsn," diyerek sevmiti Ju-oku
epurny. "Kendini bildin bileli has un yememisin, yaa imdi evengurda."

iki horoz daha tmt darda. "Demek kuumuz var, diye saymt
epumy, "ve bir ba hayvan."

Evin oturna odasndan kan epumy ak havada hemen -yvenni ve


deiik bir evengur gnnt: Henz uzaklardan baknan gnein gri yla
aydnlanm, ak, serin bir ehir; evlerinde yaamaya korkmazd bu ehrin
kii, sokaklarnda da gezebilirdi, nk otlar eskisi gibi bymeye devam
ediyor, patikalar olduu gibi duruyordu. Sabahn yeryzne yaylyor,
solgun, viran bulutlar kemiriyordu.

"Demektir ki gne bizim olacak!" Ve epumy tamahkrca douyu iaret


etmiti.

ki isimsiz ku epurny'n zerinden alack geip kuyruklarn silkeleyerek


itin zerine konmutu. "Siz de mi bizimlesiniz?!" diyerek kular selamlayan
epumy cebinden bir avu p ve ttn karp frlatmt onlara: "Yiyin
ltfen!"

epurny artk uyumak istiyor ve hibir eyden utanmyordu. On yoldann


yatt ortak tula eve girmi, drt sereyle karlamt orada, onlar da
nyargl bir temkinlilikle uup ite konmulard.

"Size gveniyorum!" demiti serelere epumy. "Siz akrabamz kularsnz,


yalnz artk hibir eyden korkmamalsnz. Burjuva yok burada: Yaayn
ltfen!"

Tula evin iinde ate yanyordu: iki kii uyuyor, sekiz kii yatyor ve
tepelerine- bakyorlard konumadan: Yzleri ylgnd, kara dncelerle
glgelenmiti.

"Neden uyumuyorsunuz ki?" diye sormutu sekiz kiiye epurny. "Yarn ilk
gnmz, gne ykseldi bile, kular bize doru uuyor, bo yere korka korka
yatyorsunuz..."

epurny altna kaput serip samanlarn zerine yatm, scakta kendinden


geerek susmutu. Pencerenin ardnda iy beliriyordu, evengur
Boleviklerine ihanet etmeyen, balarnn zerinde doan plak gnei
selamlyordu iy. Btn gece uyumayan Piyusya yrei dinlenmi vaziyette
kalkm, gayretle elini yzn ykam, komnizmin ilk gn hatrna
temizlenmiti. Lambada sar, lgn bir k yanmaktayd, Piyusya onu yok
etmenin keyfiyle sndrm ve evengur'u kimsenin korumadn
anmsamt. Kapitalistler haber vermeden yerleebilirdi ehre ve yine btn
gece lamba yakmak gerekirdi ki yar-burjuvalar komnistlerin silah h ve
uykusuz oturduunu anlasn. Piyusya evin tepesine km, gnein karsnda
snan iyin azgn ndan kanmak iin teneke atnn stne oturmutu: O
zaman Piyusya gnee de bakmt, gurur ve sevecenlik dolu gzlerle. sanki
ona sahipmi gibi.

"Bastr imdi, talar bile yeersin," diye fsldamt Piyusya bouk bir
cokuyla: lk atmasna yetecek kadar sz bulamamt, bilgilerine
gvenmiyordu. "Bastr!" diyerek bir kez daha sevinle skmt yumruklarn,
gnein kile, taa, evengura bastrmasna yardmc olmak iin.

Oysa Piyusya olmasa da gne kuru ve sert dayanmaktayd topraa ve ilkin


toprak, bitkin dp otlarn suyunu, kumlu kilin nenini aktm, geni, tyl
bozkr boyunca rpermiti; gne ise gergin.. kuru sabrndan akkorlayor,
gleniyordu ancak.

Gnein yakclndan dietleri kanmt Piyusya'nn: "Eskiden hi byle


domazd," diye kyaslam ve sonucu kendi lehlerine bulmutu. "Cesaret
srtm trmalyor, flemeli aletlerin mzii gibi."

Piyusya daha da uzaklara, gnein gidecei yerlere bakmt: Bir eyler engel
olmasnd sakn yryne. Derken bir hakaret iitmi gibi bir adm
gerilemiti: evengurun hemen dnda dnk yar-burjuva kafilesi
durmaktayd; ateleri yanyor, keileri otJuyor, hatunlar yamur
birikintilerinde amar ykyordu. Yan-burjuvalar ve grevden kovulanlar ise
didinip duruyor, galiba zeminlik kazyorlard; khya serin havada plak
vaziyette alarak i aman ve araflardan adr uydurmaktayd, yeter ki
konut ve mlk yapmak olsundu on lara.

Piyusya'nn dikkatinden kamamt: Yar-burjuvalar bunca manifatura


malzemesini nereden bulmulard? Kendisi gayet kt datmt malzemeyi!
Piyusya gnee elinden alnan bir malm gibi acl gzlerle bakm.. sonra
trnaklaryla boynundaki ince damarlar kam, mahcup ve saygl, yukarya
seslenmiti:

"Bekle, harcama kendini yabanclara!

E ve kz karde sahibi olma, temizlik ve tokluk gibi alkanlann yitiren


evengur Bolevikleri kendi icatlaryla yayorlard. Sabun yerine kumla
ykanyor, yzlerini kollanna ve dulavratotlarna siliyor, tavuklar bizzat
yokluyor ve kyda kede yumurta aryorlard, sade orbalarn ise ne amala
retildii belirsiz bir demir varilin iinde sabahtan piiriyorlard. Varilin
snd atein nnden her geen yaknlarda biten eit eit otu
sokuturuveriyordu iine: srga-notu, dereotu, kazaya ve dier yenilebilir
yeillii. Ayn varile birka tavuk, denk gelmise bir dana sans atlyor ve
orba gece ge vakte kadar kaynyordu, Bolevikler beslenmek iin devrim
ilerini bitirene ve orba kabna bcekler, kelebekler ve sivrisinekler doluana
kadar. O zaman Bolevikler yemeklerini yiyorlard -gnde bir kez- ve evkle
dinleniyorlard.

rx* i 1 * 1 *

Piyusya orba pien varilin nnden gemi, ama iine hibir ey atmamt.

Kilerin kapsn am, makineli tfek eritlerinin durduu yamuk, ar kovay


alm ve tavuk yumurtalarn kafasna dikmeyi bitiren yolda Kireyden
makineli tfei pei sra srklemesini rica etmiti. Kirey bar gnlerinde
gle gidip mitralyzle avlanr ve neredeyse her defasnda bir mart, bilemedin
bir balkl getirirdi; makineliyle suyun iindeki balklan vurmay da
denemiti, ama isabet ettirdii nadirdi. Kirey Piyusya'ya nereye gittiklerini
sormamt, hedef ne olursa olsun ate etmek onun iin zevkti, canl proleter
olmasn yeterdi.
MPiyus, ister misin sana gkten bir sere gmleteyim!" diyerek aranyordu
Kirey.

"Gmletirim seni imdi!" diye reddetmiti Piyusya gcenerek. "Sen miydin


evvelsi gn bostandaki tavuklar vuran?"
"Neyse ne: Asann can ekiveriyor..."

"Neyse ne filan deil: Tavuk elle boulur. Sen bo yere kurun skp durursan
fazladan bir burjuva hayatta kalr..."

Haa, bir daha msaade etmem, Piyusya..."

Yan-burjuva kafilesinin ateleri snmt, demek kahvaltlar hazrd ve


bugn de scak yemeksiz geirmeyeceklerdi.

"u dnk ahaliyi gryor musun? demiti Piyusya, Kireye snen atelerin
evresinde kk kolektifler halinde oturan yar-burju-valan gstererek.

"Vay! Ben onlar elimden karr mym imdi?

"Kurunlar tavuklara harcamsn ama! Hadi abucak evir makineyi


stlerine, yoksa epumy uyanacak, bu artklar yznden ruhu szlayacak
yine..."

Kirey atik hareketlerle mitralyz ayarlad ve fiek eridini orackta


iletiverdi. Bir yandan mitralyzn tutacan evirirken bir yandan da annda
ellerini kurtarnaya, sonra yanaklarn, azm, dizlerini tokatlamaya vakit
buluyordu Kirey, bylece eljk ediyordu hzla seken kurunlara. O zaman
kurunlar hedefi aryor, yaknlara saplanp teye beriye toprak sratyor,
otlan kknden skyordu.

"Kaybetme hasmn, iyice kestir gzne!" diyordu aylak aylak yatan Piyusya.
"Acele etme, namluyu stma!"

Ne var ki Kirey bedenini mitralyze uydurmak iin elini ayan oynatmadan


rahat edemezdi.

epumy tula evin tabannda saa sola dnmeye balamt; henz


uyannadysa da yaknlardaki makineli tfein dzenli arpntsndan tekler
olmutu nefesi. Yan banda uyuyan yolda Jeyev de

1*1*a > i

makinelinin sesini iitmi ve uyanmamaya karar vermiti, nk yaknlarda bir


yerde orba iin ku avlayan Kireydi bu. Jeyev kendisi-ninkiyle birlikte
epumyn kafasn da kaputla rtm, bylece makinelinin sesini kesmiti.
epurny kaputun altnda havaszlktan daha da fazla dner olmu, nihayet
kaputu hepten kaldnp atm, nefesini serbest brakr brakmaz da uyanmt,
zira pek bir sessiz ve tehlikeliydi ortalk.

Gne iyice ykselmiti bile ve evengurda sabahtan itibaren

komnizm balam olmalyd.

Odaya Kirey girmi ve bo eritJerin durduu kovay braknt

yere.

"Kilere gtrsene!" diyordu makineliyi sofaya srkleyen Piyusya dardan.


"Ne diye takrdyorsun orada, milleti uyandryorsun!"

"Hafifledi zaten, yolda Piyusya!" demiti Kirey ve sonra kovay her zamanki
yerine, kilere gtrmt.

EVENGURUN YAPILARI ora insanlannn yaamna yarar asrlk


salamla sahipti; o insanlar ki duygu ve kayglarna sadakatle hizmet
etmekten yorgun der, mlk biriktirmekten yalanrlard.

Gel gr ki sonradan bylesi tkz, gngrn yaplarn yerini elle deitirmek


zor gelmiti proleterlere, nk evlerin temel atlmadan yerletirilen alt
iskeletleri zeminin derinlerine kk salmt bile. Bu yzden ehir meydan -
epumy ve sosyalizm zamannda evler tandktan sonra- srlm topraa
benzemiti: Proleterler ahap evleri skyor, kklerini ftursuzca
srklyorlard. Ve epumy o zor subhotnik gnlerinde, alaklarn artk
snfn katledip srdne piman olmutu: Zaten yeterince perian olmu
proletaryann yerine o alaklar oynatabilirdi filizlenmi evleri yerinden. Ama
ite evengur sosyalizminin ilk gnlerinde proletaryann ek kaba igcne
ihtiyac olacan bilemezdi epurny. Sosyalizmin o en ilk gnnde ise,
kendisinden nce uyanan gne ile hazr ve nazr evengurun genel grnm
ylesine mitlendirmiti ki epumy, Prokofiy'den derhal bir yerlere gidip
yoksulJan evengura amasn rica etmiti.
'Yr, Pro, diye usulca seslenmiti epumy, "baksana pek seyreiz,
yoldalk olmazsa sklveririz yaknda."

Prokofiy epumyn fikrini onaylamt:

"Tabii, yolda epumy, armak gerek: Sosyalizm kitlesel itir... Baka


kimleri araym?"

"Btn berikileri de ar ite," diyerek noktalamt emrini epumy.


"Piyusyay da kat yanna, yallah, git gidebildiince. Bir yoksul grrsen getir,
bize yolda olsun."

"Ya berikileri?" diye sormutu Prokofiy.

"Berikileri de getir. Sosyalizn olgudur bizde."

"Kitlelerin desteinden mahrun her oJgu kendi iinde istikrarszdr, yolda


epumy."

epumy bunu anlamt.

"Ben de sana sklacaz diyorum ya. Byle sosyalizm mi olur hi? Kendim de
hissediyorum zaten, neyi kantlamaya alyorsun bana?"

Prokofiy kar kmam ve derhal proletaryay almaya gidecei

bir vasta aramaya koyulmutu. leye doru evre bozkrlardan sahipsiz bir at
bulmu ve Piyusya'nn yardmyla faytona komutu onu. Akama doru
arabaya iki haftaJk yiyecek ve giyeceini de ykleyen Prokofiy lkenin
kalanna -evengurun dna- doru yola kmt; kendisi faytonun iinde
oturmu blge haritasn inceleyerek gidecei yn belirlerken, Piyusya da
komay unutmu olan at sryordu. On Bolevik faytonun arkasndan yryor
ve gidiini izliyorlard, nk sosyalizm geldiinden beri ilk kez araba
srlyordu ve tekerler sz dinlemeyebilirdi.

"Pro," diye seslenmiti epurny ayrlrken. "Gzn drt u ha, -sen bize
gereken ahslar getir, biz ehri korumasn bi 1 iriz."
"Peh!" demiti Prokofiy gcenerek. "Ne yani, proletarya nu grmedik?"

I sava sayesinde imanlayan yal Bolevik Jeyev faytona yanam ve


Prokofiy'i kuruyan dudaklarndan pnt.

"Proa," demiti, "kadn bakmay da ihnal etme, dilenci bile olur. efkat iin
lazm olacak bize, karde, yoksa gryorsun ite seni pmem gerekti."

"Onu imdilik bir kenara brak," demiti epurny. "Kadn yolda deil, tabiat
olay olarak gryorsun sen, ondan sayg duyuyorsun... Cazibesine gre deil
sosyal durumuna gre getir, Pro. Yolda olacaklarsa ar hatunlar ltfen,
aksi takdirde kovala gitsinlerbozkra!"

Jeyev arzusunu savunmaya kalkmamt, zira sosyalizm zaten gereklemiti,


naslsa kadnlar da karrd iinden, hi deilse gizli yolda suretinde.
Gelgelelim epumyn kendisi de kadnlarn gen sosyalizme ne gibi bir zarar
verebileceini pek anlyor saylmazd, mademki kadnlar yoksul ve yolda
olacakt. Tek bildii, gemi hayatta kadn sevgisinin ve dourganlnn her
zaman mevcut olduuydu.. fakat bunlar yabanc, tabiata has meselelerdi, insana
ve komnizme deil; insancl evengur yaantsnda ise kadn, komnizmin bir
paras olmayan gzelliiyle deil, daha kuru ve insani sureliyle makbuld, ne
de olsa kadn doasnn gzellii kapitalizmde de vard .. dalarn.. yldzlarn
ve dier insand hadiselerin var olmas gibi. Bu sezgilerden tr epurny,
yzne yoksulluun ve almaktan yalanmann glgesi dm her kadn
selamlamaya hazrd evengurda; byle bir kadn yalnzca yoldalk etmeye
yarar ve ezilenler arasnda fark yaratmaz, kimsesiz Boleviklerin merakn
cez-bederek zlmelerine yol amazd. epumy imdilik, hi de kadns
olmayan snfsal efkati kabul ediyordu; snfsal efkatin ise bir-cinsten
proleter insanyla yakndan ilgilenme anlamna geldiini hissetmekteydi -
oysaki tabiat burjuvay ve kadnn kadns zelliklerini proletaryann ve
Boleviklerin gcnden bamsz olarak yaratmt. Bu nedenle Sovyet
evengurunun zerine titreyen epumy ehrin, dz, fakir bozknn ortasnda
yer almasna ilikin tali gerei de yararl buluyordu; hem evengurun
zerindeki gk de bozkra benziyordu ve hibir yerde, insanlan komnizmden
ve karlkl yakn ilgiden alkoyabilecek gzel tabiat gleri arpmyordu
gze.
Ayn gnn akam, Prokofiy ve Piyusya proletaryann peine dtkten sonra,
epumy ve Jeyev ehrin evresini dolam, bir yan*

dan itlerin kazklarn dzeltirken (zira itleri de esirgemek gerekiyordu artk)


gecenin sszlnda Leninin zeksndan sz etmi ve bugnlk bu kadaryla
yetinmilerdi. Yatmaya ekilirlerken Jeyev e-pumya ertesi gn ehre kimi
simgeler aslmasn nerniti, ayrca yaklaan proletarya iin evlerin yerlerini
de silmek icap ediyordu.

epumy yerleri silmeyi ve yksek aalara simgeler asmay kabul etmiti;


sevinmiti bile bu ie, nk geceyle birlikte ruhu heyecanla doluyordu. Btn
dnya, btn burjuva kitleleri evengur'da komnizmin belirdiini biliyor
olmalyd, d tehlikeler daha da yaknd imdi. Bozkrn ve koyaklarn
karanlnda Beyaz Ordunun patrts yahut yavaa sokulan yalnayak ekya
mfrezelerinin hrts duyulabilirdi - o zaman ne otlar, ne evengurun bo
evlerini bir daha grebilirdi epumy, ne de imdi kim bilir nerelerde insan
saygs gnneksizin, mrnn anlamndan bihaber dolaan mehul, ba-rnaksz
proletaryay temiz yerleri, taze havasyla karlamaya hazr bu bakir ehrin
zerinde parlayan yolda gnei. Bir tek ey avutuyor ve coturuyordu
epurny: Moskova yaknlarnda ya da Prokofiyin haritaya bakp belirledii
zere Valday Dalarnda, Kremlin denilen uzak, gizli bir yer vard; ite orada
Lenin lamba altnda oturuyor, dnyor, uyumuyor ve yazyordu. Ne
yazyordu acaba imdi oralarda? Artk evengur diye bir yer vard ve Leninin
yazmay brakmasnn, gerisingeri proletaryaya karp yaamasnn zaman
gelmiti. epumy Jeyevin gerisinde kalm, evengur'un tat girnez rahat
sokaklanndan birinde otlarn iine uzanmt. Leninin o an evengur'u ve
evengur Boleviklerini dndn biliyordu, her ne kadar buradaki
yoldalannn adlarn bilmese de. Lenin herhalde e-pumya mektup yazyor,
ona uyumamasn, evengur komnizmini kollamasn, btn isimsiz yre
halknn gnln ve hayatn elmesini tlyor olmalyd: Hibir eyden
korkmasnd epumy, nk tarihin uzun vadesi dolmutu, yoksulluk ve ac
ylesine oalmt ki onlarn dnda hibir ey kalmamt geriye. epumy
btn yoldalaryla birlikte onu, Lenini evengur'a mi safirlie beklesindi ki
o da gelip yeryznn tekmil ilekeleriyle kucaklasn, bylece bedbahtln
hayatn iindeki hareketine son verilsindi. Nihayet Lenin selamlarn
gnderiyor ve komnizmin evengur'da ebediyen kk salmasn emrediyordu.
Bu noktada epurny huzurlu ve dinlenmi vaziyette ayaa kalkmt, tek
yand Leninin yanna Kremline yryerek evengur haberlerini
gtrebilecek bir burjuva yahut savann dahi kalmam olmasyd.

"Eski komnizm orada olmal ite, Kremlin'de," diyordu epurny imrenerek.


"Lenin orada ne de olsa... Ya Kremlinde de benim iin

Japon diyorlarsa? Burjuvazi verdiydi o ad bana, imdi de doru adm


bildirmeye gidecek adam kalmad ite..."

Tula evde lamba yanyor, sekiz Bolevik tehlike beklentisi iinde


uyumuyorlard. epurny gelmi ve yle demiti onlara:

"Yoldalar, artk kendimiz bir eyler dnmek zorundayz, herkese yetecek bir
Prokofiy'imiz kalmad... ehir ak vaziyette duruyor, hibir yerinde ne bir
fikir yazyor ne bir ey: Kim yaar burada, ne iin yaar, nnden geen
yoldalarn haberi bile olmaz. Ayn ey yerler iin de geerli: Yerlerin
silinmesi gerek, Jeyev iyi fark etti bu perianl, evleri de rzgrla
havalandrmal, yoksa sokaktan geerken bakyorum da her yer burjuvazi
kokuyor hl... Dnmemizin zaman geldi yoldalar, yoksa ne iimiz var ki
burada, syler misiniz lu tfen!"

Tn evengurlu Bolevikler utanm, dnmeye almlard. Kirey


kafasnn iindeki grlty dinlemeye koyulmutu, gayretten ve kannn
hcumundan kulaklarndaki kir kaynayana kadar beklemiti bir dncenin
belirmesini. Sonunda Kirey epumy'a yaklam ve elini vicdanna koyup
usulca bildirniti:

"Yolda epumy, benim kulaktarmdan irin geliyor aklm zorlaynca, ama


dnce yok..."

epumy dnmek yerine baka bir dolaysz grev vermiti Ki-rey'e:

"Yr ehrin etrafn dola sen, ses seda var m dinleyiver: Biri geziniyordur
belki, belki de korka korka dikiliyordur. Hemen bitime iini, diri halde getir -
burada kontrol ederiz."

"Onu yapabilirim," diyerek kabul etmiti Kirey, "hem gece de uzun, biz
dnene kadar ehirde ne var ne yok bozkra karverir bi-rileri..."

"Oyle olur ya," demiti endieye kaplan epumy. "ehirsiz de

bize hayat deil, anca fikir ve sava kalr yine."

Kirey ak havaya komnizmi beklemeye kmt; dier Bolevikler ise


oturuyor, dnyor ve lambann iinde fitilin gaz yan emiini duyuyorlard.
Dars da bir o kadar sessizdi, gecenin karanlnda, zaptedilmi mlkn
uultulu boluunda ar ar yryen Kirey'in uzaklaan ayak sesleri
yanklanmt uzun sre.

Bir tek Jeyev bo oturmuyordu; sava zaman bozkrda bir mitingde kulana
alnan bir simge gelmiti aklna. Kendisine temiz kuma verilmesini istemiti
Jeyev: Gelip geen proleterleri sevindirecek, evengura uramadan
gemelerini nleyecek szler yazacakt zerine. epurny bizzat, burjuvalardan
kalma bir eve gidip temiz keten bezi getiriverniti. Jeyev bezi a tutup
dzeltmi, beenmi-t onu.

"Yazk," demiti Jeyev bez iin. "Ne ok gayret ve teniz kadn el i harcanm
buna. Bolevik hatunlar da byle ho mallar yapmay rense fena olmaz."

Jeyev karnnn zerine yatm.. ocak knryle harfleri izmeye koyulmutu


bezin yzeyine. Herkes Jeyevin evresinde dikiliyor, halden anlayarak
bakyordu ona.. nk Jeyev hepsinin rahatlamas iin bir an evvel devrimi
ifade etmeliydi.

Ve ortak sabrn sktrd Jeyev hafzasn gayretle tarayarak e-vengur un


smgesm yazmt:

Fukara yoldalar. Yeryznde her tr rahatl ve eyay yapan sizsiniz, imdi


de hepsini yktnz ve daha iyisini arzuluyorsunuz: birbirinizi. O nedenle civar
yollardan evengur'a yolda alnmaktadr.

epumy simgeyi ilk onayiayan olmutu.

"Doru, demiti, "ben de hissetmitim: Mlk dediin anca gelip geici


faydadr, yoldalar ise ihtiyatr, onlarsz hibir eyi yenemez-sin, kendin de
alak olur karsn."

Ve sekiz adam hep birlikte, insanlarn urayabilecei ezilmi yolun yaknndaki


bir sra asmak zere bo ehrin iinden geirmilerdi bezi. epumy
almak iin acele etniyordu; komnizmin bu ikinci gecesinde herkesin yatp
uyumasndan, kendisinin ise bir bana kalp kedere, endieye boulmasndan
korkuyordu; oysa yoldalarnn yanndayken bir hengmedir ruhunu tketiyor,
iindeki g tkenince daha az korkuyordu. iki srk bulup da bezi astklarnda
ge-ceyars rzgr esmiti. Sevinmiti epurny buna: Ortalkta burjuva
kalmadna, rzgr eskisi gibi estiine ve snklar sallandna gre.. burjuvazi
tabii bir g saylmazd bundan byle.

Kirey durmakszn ehrin evresini turluyor olmalydama hi sesi kmyordu


ve gece rzgrn yutan sekiz Bolevik bozkrn grltsn dinliyor,
birbirlerini rpertici karanln iinde anszn patlak verebilecek bir gece
tehlikesinden korumak iin dalmyorlard. Jeyev ldrmeden yle uzun sre
bekleyemezdi dmann, o yzden etrafl bir keifte bulunmak iin tek bana
bozkrn yolunu tutmutu; yedi kii ise ehri bir tek Kirey'e erianet etmi
olmamak iin yedekte kalmlard. Yedi Bolevik snmak iin topraa
uzanm, etraflarndaki geceye kulak kesilmilerdi, belki de rahat karanlnn
iinde bir dman gizleyen geceye.

Uzak m yakn m anlalmayan sessiz gcrty ilk iiten epumy olmutu: Bir
ey kprdyor, tehdit ediyordu evengur'u, ne var ki esrarengiz nesne
fazlasyla yava hareket ediyordu, ya arlndan ve gcnden, yahut da
perianlndan ve yorgunluundan.

epurny ayaklanm, dierleri de onunla birlikte kalkmt. Tedirgin bir ate


bir an iin parlayp kapal mehul boluu aydnlatm,

i 1 1*11 1* *11 a

birinin ryasna gece kmt sanki; derken bir silah sesi rzgar olup
gemiti eilen otlarn zerinden.

epuny ve yanndaki altl alkn olduklar zere zincir gibi dizilip ileri
atlmlard. Silah sesi tekrar etmemi, yrei sava ve devrim cokusundan
boazna dayanana dein koan epumy, ardnda kalan evengura bakmt.
evengur'da bir k yanyordu.

Yoldalar, hepiniz durun! diye bant epumy. "Atlattlar bizi... Jeyev,


Kea, hepiniz buraya gelin! Piyusya, vur unlan vur! Nerelere kayboldun?
Grmyor musun nasl gsz dtm u komnizmden...

epurny, kanla dolan, btn vcudunu kaplayan yreinin arl yznden


ayaa kalkamyordu. Elinde revolveri, zayf ve hasta yatyor, alt silahl
Bolevik ise tepesinde dikiliyor, bozkr, even-guru ve den yoldalarn
izliyorlard.

Ayrlmayalm! diyordu Kea. "epumy' kucanza aln, evengur'a


gidelim - iktidarmz orada, yuvasz bir adam ne diye burada
brakacakmz...

Bolevikler evengurun yolunu tutmulard. epumy'n uzun

mm - 1 W * | * f

sre tanmas gerekmemi, yrei az sonra yatm, kk yuvasna


otunnutu. Birinin huzurlu ev yanmaktayd evengur'da, bozkrda ise
hibir eyin gcrdad filan yoktu. Bolevikler konumadan, bozkr askeri
admlaryla ilerlemi, nihayet pencereden vuran

n aydnlatt otlar, otlarn sokan ortasna den glgesini grmlerdi.


Bolevikler emir beklemeden sraya girmi, gslerini dmann kendinden
aydnlatmal penceresine evirmilerdi, sonra da silahlarn kaldrp evin
camlarn yaylm ateine tutmulard. Evin

w | . 1 TT * f * 111

snm, gk erevenin ortasnda Kirey in aydnlk yz grnmt,


karanla boulan evin iinden yediliye bakyor ve evengur'un gece
bekiliini yapan kendisinden baka buralarda kimin ate edebileceini
kestirmeye alyordu.

Sakinleen epurny Kirey'e ynelmiti:


"Ne diye bo ehirde sinsice gazya yakyorsun sen, bozkrda ekya bayram
ediyor da? Ne diye ehri ksz koyuyorsun, yarn proletarya buraya marlarla
girecekken? Syler misin bana ltfen!"

Kirey kendisini toparlayp yantlamt:

"Uyuyordum ben, yolda epumy, ryamda btn evengur'u grebiliyordum


zaten, yle aatan bakar gibi: Ortalk plak, ehir

1 * 1 11* aa * * A

ssz... Hem yryerek gezeyim desen pek bir ey gremezsin, rzgar da


kulaklannn iinde ter ekya gibi, vcudu olsa tutar ate edersin

ha...' zel kitap grubu

"Gaz niye yaktn peki, geri kafa?" diye sornutu epumy. "Proletarya
bastrd vakit neyle aydnlanacak? Proleter dediin okumay sever, partisiz
mh seni, gitmi gazyan yakm!"

"Karanlkta mziksiz uyuyamam ben, yolda epurny," diyerek almt


Kirey. "Ben neeli yerde uyumasn severim, atein yanve-recek yle... Sinek
bile olsa olur, vzldasn yeter ki..."

"Yr hadi ehrin dna, uykusuz gezeceksin," demiti epurny, "biz de


Jeyev'in yardmna gideceiz... Senin sinyalin yznden koca bir yolda yalnz
braktk...

evengur'un kenarna kan yedi yolda bozkrda uzann ve dinlemeye


koyulmuJard: Uzakta bir ey gcrdyor nuydu, Jeyev geri geliyor muydu,
yoksa sabaha dein l m yatacakt'? Kirey daha sonra arkalarndan gelmi
ve seslenmiti yatanlara:

"Yannz ama orada bir insan lyor, kendim kouverirdim peinden ya ehre
gz kulak olmam lazm..."

Kea ona proletaryay tek bir Jeyev'e deiemeyeceklerini sylemiti. Herkes


Jeyev'in ahsn kurtarmaya koarsa eteler ehri yakabilirdi.
"Ben ehri sndrrm," diye sz vermiti Kirey, "kuyular var burada. Oysaki
Jeyev imdiye ruhsuz yatyordur belki. Olmayan proleteri ne diye
bekleyecekmisiniz, oysaki Jeyev vard."

epurny ve Kea yerlerinden frlam, evengur iin hayflanmay brakp


bozkrda sregiden gecenin iine doru atlm, dier be yolda da onlardan
geri kalmamt.

Kirey ise itin dna km, bann altna dulavratotu sermi, sabaha dein
dmanlan dinlemek zere uzanmt.

Bulutlar yeryznn iki ucuna ylmt hafife, gn gbei aydnlanmt.


Kirey yldza, yldz Kireye bakyordu sklmamak iin. Btn Bolevikler
terk etmiti evenguru, bir tek Kirey evresini imparatorluk gibi kuatan
bozkrn ortasnda yatm dnyordu:

Yaayp duruyorum, ne diye yayorsam? Kendimi mutlak surette iyi


hissedeyim diye herhalde - btn devrim benim iin kayglanyor ne de olsa.
ister istemez iyi gidecek iler... Ama imdi ktym; Proka diyordu ki geliim
bitene kadar bu byle olacakm, sonra hemen mutluluk kacakm boluktan...
Yldza bak: Yan babam yan! O ne istiyor ki? Dseydi de izleseydim. Hayr,
dmez, Tanr gitti, imdi de bilim tutuyor onu orada... Sabah olayd bari,
yalnz bama yatp duruyorum. btn komnizmi tutuyorum - imdi ben even-
gur'dan ksam komnizm buradan gider, geri belki de kalr bir yerlerde. Bu
komnizm evler mi demek, yoksa srf Bolevikler mi, neyse ne!"

Kireyin boynuna bir ey damlam ve derhal kurumutu.

"Damlyor," demiti bunu hisseden Kirey. "Nereden damlyor ki bulut yokken?


Demek ki orada bir ey birikiyor, rasgele uuuyor. Eh. azma damla
bakalm." Ve Kirey grtlan amt, ama hibir eyin damlad filan yoktu
iine. "O zaman nme damla," demiti Kirey gkyzne yanndaki
dulavratotunu iaret ederek. "Elleme beni, rahat brak, bugn niyeyse yoruldum
hayattan..."

Kirey dmann bir yerlerde olmas gerektiini biliyor, ama ilenmeyen yoksul
bozkrda, hele ki arnm proleter ehrinde hissetmiyordu onu, o yzden
lmezolu bir muzafferin huzuruyla uyumutu.
epurny ise aksine bu ilk proleter gecelerinde kanyordu uykudan, imdi
dmann zerine seve seve giderdi, yeter ki yaklaan komnizm karsnda
utan ve korku sanclar ekmesin ve yoldalary-

la elbirlii iinde hareket edebilsin. Ve epurny, uursuz yrei yznden


halsiz derek gece bozkrndan uzak mesafelerin sszlna doru yryordu,
yorgun, yersiz yurtsuz dman yakalayp, rzgrn tt bedenini son
scaklndan etmek iin.

"Pislikler, ortak sessizliin iinde ate ediyorlar," diye mrldanyor, kzyordu


epurny. "Bir hayat balatmamza msaade etmezler

k "

Boleviklerin i sava srasnda geceyars karanlna alan gzleri ilerideki


yabanc siyah cismi fark etmiti: Yerde yontulmu uzun bir ta yahut bir levha
yatyordu sanki. Bozkr, gl suyu gibi dmdzd burada, yabanc cisim ise
buralara ait deildi. epurny ve beraberindeki Bolevikler o kprtsz
yabanc nesneyle aralarndaki mesafeyi lmeye alarak admlarn
tutuklatrmlard. Gelgelelim mesafe belirsizdi, siyah cisim ise sanki
uurumun berisindeydi; muzr otlar, karanl srklenen bir dalgaya
dntryor, gr netliini bozuyordu. O zaman Bolevikler, ellerinde sadk
revolverleri, ileri doru komulard.

Siyah muntazam cisim gcrdamt - ve kard sesten yakn olduu


anlalyordu nk tebeirimsi kk talar ufalanyor, topran st kabuu
hrdyordu. Bolevikler meraktan yerlerinde kalakalm, revolverlerini
indirmilerdi.

"Bir yldz dm, imdi anlald! demiti epurny yreinin uzun sre
alelacele yrmekten yandn duymakszn. "Onu evengur'a gtrr, be
tarafndan yontarz. Dman deil hu, bilinin ta kendisi umu da gelmi
komnizmimize...' '

epurny yldzlar da komnizme hevesieniyor diye sevinerek yere otunnutu.


Den yldz ise gcrdamaz, kprdanmaz olmutu.

"Artk her tr iyilik gelip bizi bulacak," diye aklyordu dierlerine epumy.
"Yldzlar da bize uacak, yoldalar da inecek oradan, kular da dirilen
ocuklar gibi dile gelecek - komnizm aka deil. kyametin ta kendisidir!"

epurny topraa uzanm, geceyi, tehlikeleri ve bo evengur'u unutmu, hi


aklna gelmeyen bir eyi annsayvermiti: karsn. Ne var ki altndaki
bozkrd, kars deil ve ayaa kalkmt epurny.

"Bu bir yardm olmasn sakn, Enternasyonalden bir araba filan, demiti
Kea. "Belki de dkme demirden yuvarlak bir tatr, yuvarlayp burjuvalan
ezmemiz iin... Biz burada savarken Enternasyonal de bizi aklndan
kamyor olmal..."

Pyotr Varfolomeyevi Vekovoy, en yal Bolevik, bandaki hasr apkay


karmt, mehul cismi ak seik gryor, ama neyin nesi olduunu
anmsayamyordu. obanlk gnlerinin alkanlyla gece uan kuu bile
tanyabilir, birka verst tedeki bir aacn cinsini seerdi; duygular
bedeninden nde gider, her tr olay sonuna varmas gerekneden bildirirdi
ona.

"eker fabrikasnn tenekesi bu, ta kendisi, demiti Vekovoy imdilik


kendisine pek de gvenemeyerek. "Teneke ya teneke, talar da ondan
ktrdedi, Krutyev kylleri buraya kadar srm, daha teye gtremem
iler... Teneken in arl agzllklerinden stn gelmi. YuvarlamaJan
gerekirken tutmu srklemiler...

Toprak tekrar ktrdemi, teneke usulca dnmeye koyulmu, Bol-evikiere


doru yuvarlanmt. Aldanan epumy tenekeye ilk koan olmu, on adm
teden ate ettiinde pas kokusu vurmutu yzne. Gel gr ki teneke epumy
ve dierlerinin zerine zerine gelmeyi srdryordu; ar admlarla geri
ekilmeye koyulmutu Bolevikler. Neydi tenekeyi hareket ettiren bilinmez,
nk kuru zeminde kendi arlndan gcrdyor ve epumyn tahminlerini
zerinde odaklamasna izin venniyordu; bu arada sabaha meyleden gece,
ahikadan ldayan seyrek yldzlarn son clz ndan da yoksun brakmt
bozkr.

Teneke yavalam, direnli bir toprak tepecii amaya alrken durduu


yerde sallanr olmu, sonra hepten sessizlemiti. epumy dnmeden bir
ey sylemek istemi, ama yorgun, zgn bir kadn sesinin balatt arky
duyarak duraklamt:

Glde bir balk girdi ryama Bendim o balk da ben...

Gidiyordum uzaklara,

Diri, ufacktm ben...

Derken bitivermiti ark; halbuki Bolevikler gnllyd daha dinlemeye,


hatta uzun sre bir ses ve ark beklentisi iinde dikilmilerdi agzllkle.
Ama ark devam etmiyor, teneke kprdamyordu: Herhalde demirin iinde
ark syleyen varlk yorulmu, sz de

mzii de unutup dibe kmt.

"Dinliyor musunuz?" diye soruvermiti tenekenin ardndaki Jeyev, kendisini


gstenneden; ani bir dman sanp ldrebilirlerdi onu.

"Dinliyoruz," diye yantlamt epumy. "Sylemeyecek mi daha?"

"Hayr," demiti Jeyev. " kere syledi bile. Ka saattir gdyorum bunlan.
itiyorlar ierden, teneke dnyor. Bir kere de ate ettim, ama ie yaramyor. "

"Kim var iinde ki?" diye sormutu Kea.

"Bilinmez," diye aklamt Jeyev. "Kak bir burjuva kadnla kardei - siz
gelmeden nce pyorlard ierde, sonra kardei niyeyse ld, yalnz
kalnca ark sylemeye balad bu da..."

"Tevekkelli deil balk olas gelmi," demiti epumy anlayarak. "Can


tekrardan yaamay ekmi desene! Bakar msn u ie!"

"Oras kesin," diye onaylamt Jeyev.

"Ne yapacaz imdi?" demiti epumy, yoldalaryla bir elden akl


yrterek. "Sesi dokunaklym, evengurda da sanat yok aslnda... karsak
da canlansa m ki?"
"Hayr," diyerek reddetmiti Jeyev. "Pek gsz, hem de kak... Hem neyle
besleyeceiz ki? Burjuva bu. Gerek hatun olsa neyse, ama gemiten bir nefes
bu, baksana... Bizim merhamete ihtiyacmz var, sanata deil."

"Nasl edelim?" diye sormutu epumy dierlerine.

Herkes susuyordu, zira burjuva kadn almakla brakmak arasnda hibir


yararl fark yoktu.

"O zaman tenekeyi yardan atp geri dnelim, yerleri silmeye," diyerek
zmt bilmeceyi epurny. "Zaten Prokofiy de uzaklara

varmtr. Proletarya yarn gelebilir."

Sekiz Bolevik elleriyle tenekeye dayanm, bir mst sonra uuruma varan
eime kadar yuvarlamlard onu, evengur'un tersine doru. Hareket ettii
sre boyunca yumuak ii sallanp durmutu, ama Bolevikler acele ediyor,
tenekeyi hzlandryor, susan kak burjuva kadna kulak venniyorlard. Ksa
sre sonra teneke kendiliinden gider olmutu, yara doru uzanan eim
balaynca Bolevikler ilerini brakp durmulard.

"eker fabrikasnn kazan bu," diyerek aklarnt hafzasn Vekovoy, "ben de


ne makinesi bu diyorum."

"Hah," demiti epumy. "Demek kazan idi bu... Dnsn dursun, onsuz da idare
ederiz..."

"Ben de ylesine bir ey zannettiydim, l bir yuvarlak ta," demiti Kea.


"Meerse kazanm!"

"Kazan," demiti Vekovoy. "Perinliyorlar bunlan."

Kazan daha uzun sre yuvarlanmt bozkrda, mesafeler atka


sessizleeceine daha da fazla gcrdyor, uulduyordu, nk geride brakt
yerlerden abuk artyordu hz. epumy yere oturmu, kazann sonunu dini
iyordu. Birdenbire uultulu dn iitilmez olmutu - yarn dibini boylamt
kazan, yarm dakika sonra barl, bouk bir sesle donuk kumlara saplanmt,
birinin canl elleri yakalamt da korumutu sanki onu.
evengurlular yatm ve balayan gnn yla grileen bozkr boyunca
geri dne gemilerdi.

Kirey halen evengurun son itinin nnde uyukluyordu, ban


dulavratotlarna yaslam: baka birinin yokluundan tr kendi boynuna
sarlm. Uykusunda mrnn derinlerine ekilmiti, ocukluk ve huzurun scak
sarmt vcudunu, nnden insanlarn getiini duymamt bile.

epurny ve Jeyev ehrin kenanndaki evlerde kalm, souk kuyu suyuyla


yerleri silmeye koyulmulard. Dier alt evengurlu ssleme iin daha iyi
evler bulmak zere yollanna devam etmilerdi. Evlerin karanlnda almas
zordu, mlklerden unutmuluun uykulu kokusu yaylyor, birok karyolada
burjuvalarn geri dnen kedileri yatyordu; Bolevikler bu kedileri
defetmilerdi ve imdi yorgun bir insan iin gereksizce karmak nevresimlere
hayret ederek yataklar sil batan silkeliyorlard.

Gn aarana kadar evengurlular ancak on sekiz evin stesinden


gelebilmilerdi, oysa daha ok ev vard evengur'da. Sonra oturup sigara
imi, oturduklar yerde de, balarn ya birkaryolaya, ya birkon-sola dayayp,
yahut da papaza dnen kafalarn, sildikleri demeye drp
uyuyakalmlard. Bolevikler ilk kez len snf dmanlarnn ev lerinde
dinleniyorlard ve buna aldrdklan yoktu.

Kirey evengur'da yalnz bana uyanmt, geceleyin btn yoldalarnn


dndn bilmiyordu. Tula evde de kimsecikler yoktu; demek ki epumy ya
ekyalarn peine deyim derken fazla uzak-]ara alm ya da tm kavga
arkadalaryla birlikte mehul otlarn arasnda yaralanna yenik dp lmt.

Kirey kendisini mitralyze komu, ehrin geceyi geirdii ucuna tamt onu.
Gne tepedeydi artk ve imdilik hibir hasnn grlmedii bo bozkr
aydnlatyordu. Gelgelelim Kirey evenguru ve iindeki komnizmi
sapasalam korumakla grevlendirildiinin bilincindeydi; o yzden, proleter
iktidarn ayakta tutmak iin derhal mitralyz kurmu, kendisi de yanna
uzanm ve etrafn gzetlemeye koyulmutu. Elinden geldiince yattktan sonra
Kireyin can dn sokakta grd tavuu ekmiti, ne var ki mitralyz
babo brakmak olmayacak eydi -komnizmin silahn beyaz hasnn eline
tututurmaktan farkszd bu- ve Kirey evengur'u ayn anda tavuk avna
kabilecei bir ekilde korumann yolunu dnerek bir sre daha yatmt
yerinde.

"Keke tavuk kendisi gelse bana.,' diyordu iinden Kirey. "Naslsa yiyeceim
onu... Proka doru sylyor hani, evremizdeki hayat pek rgtsz. Artk
komnizm de balad: Tavuun bizzat gelmesi gere kir..."

Kirey soka bir utan bir uca szmt: Geliyor muydu tavuk kendisine?
Gelmiyordu tavuk, bir kpek srtyordu ortalkta sadece; sklyor ve insansz
evengurda kime sayg duymas gerektiini bilmiyordu; insanlar onun
mlkiyeti koruduunu sanyorlard, ama insanlar gidince kpek de brakmt
mlkleri ite, uzaklara doru srtmekteydi, kaygszd ama mutlu da deildi.
Kirey kpei yanna a-nn ve tylerinin arasna karan dulavratotlarm
ayklamt. Kpek mahzun gzlerle Kireye bakarak kaderini bekliyordu
sessizce. Kirey kpei kemerle mitralyze balam ve rahat rahat tavuk av na
kmt, nk evengurda t kmyordu ve bozkrda hir dman ya da
mehul bir insan belirirse Kirey kpein sesini her yerden duyabilirdi. Kpek
mitralyzn yanna oturmu kuyruunu sallyor, gya uyanklk ve gayret vaat
ediyordu.

Kirey lene kadar tavuunu aram, kpek ise bo bozkra kar

susup durmutu. leyin en yakn evden epurny km ve Kirey

tavukla dnene kadar kpein nbetini devralmt mitralyzn banda.

Iki gn daha evengurlular yerleri silmi, evlerin pencere ve kaplarn ak


brakmlard, yerler kurusun ve bozkr rzgr ienlere sinen burjuva havasn
datsn diye. nc gn evengura derli toplu. bastonlu bir adam gelmiti
yryerek, Kireyin srf yal diye ldrmedii bu adam epumya kimin nesi
olduunu sornutu.

"Bolevik partisi yesiyim," diye bildirmiti epurny. "Burada da komnizm


var."

Adam evengur'a bakm ve demiti ki:


"Gryorum. Ben de Poepskiy le Toprak daresinde kmesi-lik
mfettiiyim. Biz Poepskiy ilesinde plimut tavuu yetitirrnek istiyoruz da.
burann hane reisleriyle grmeye gelmitim: Bize damzlk bir horoz, bir-iki
de tavuk verirler mi acaba?.. Vazifemin desteklenmesi iin resmi bir kt
verildi bana, yanmdadr. ilemiz yu-

murtasz kalknamayacak..."

epurny bu adama horoz ve iki tavuk vemeyi isterdi -ne de olsa Sovyet
iktidaryd rica eden- ancak sz konusu kular evengur avlularnda
gremiyordu ve Kireye evengur'da canl tavuk olup olmadn sormutu.

"Tavuk kalmad burada, demiti Kirey. "Geende vard bir tane, ama ben
yedim, zaten tavuk olsayd ben imdi ne diye zlecektim?.."

Poepli adam biraz dnmt.

"Eh, o zaman kusuruma bakmayn... imdi kartmn arkasna vazifemi yerine


getirdiimi yaznz ltfen. evengurda tavuk yoktur diye yazn.

epurny kd bir tulaya dayam ve kant yazvenniti zerine: Adam


geldi gitti, tavuk yok, devrim mfrezesi erzakna harcand. evengur Devrim
Komitesi Bakan epurny

Tarih de koyun," diye rica etmiti Poepli grevli. "Falanca ay, filanca gn:
Tarihsiz-saatsiz tefti dokmana glge drr."

Fakat epumy hangi ay ve gnde olduklarn bilmiyordu; evengurda,


geirdii zaman saymay unutmutu, yalnzca yaz mevsi-

i | | 1111 1*1*

minin srdn ve komnizmin beinci gnnde olduklarn biliyordu; yle


yazmt: "Yazn 5 kom."

Hah," diyerek teekkr etmiti tavuku. "Bu kadan yeterli, bir iaret olsun
yeter ki. Teekkr ederim size."

"Yr bakalm," demiti epurny. "Kirey onu ka kadar gtr, kalmasn


burada.

Akamleyin epumy bir evin nndeki toprak sraya otunnu ve gnein


batmasn beklemeye koyulmutu. evengurlular o gn iin proletaryann
erefine krk ev temizleyip tula binaya dnmlerdi. Burjuvazinin sresiz
yaayacana duyduu inanla snf ihtiyacn aacak denli bol piirdii alt
aylk brekleri ve lahana turusunu yiyorlard kannlarn doyurmak iin.
epumy'n az tesinde bir ocak ekirgesi -huzurun ve yerleikliin sakini-
gcrtl arksn tutturmutu. evengurka Nehri'nin zerinde akam scakl
ykselmiti, emeki toprak, bastran karanlk huzura kar uzun uzun i
geirirmi gibi yorgunluktan.

"Artk kitleler yrr buraya," diye dnmt epurny sessizce. "Gz ap


kapayncaya kadar evengur komnizmin sesleriyle dolacak, o zaman her
nne geleni ortak mtekabiliyet teselli edecek buralarda..."

Jeyev akam boyunca dunnadan bostanlar ve onnan aklklarn dolam,


ayaklarnn dibinde ne var ne yok incelemi, oradaki hayatn her ayrntsn
acyarak gzlemlemiti. Uykudan nce gelecekteki ilgin yaam zlemeyi,
saadete ve devrime kavuamadan oktan lp giden ebeveynleri iin
dertlenmeyi severdi. Bozkr grnmez olmutu, yalnzca tula evin kl
noktas, dmanlar ve kukular karsnda yegne korunak olarak
parlamaktayd. Jeyev karanlktan gsz dm, suskun otlarn iinden geip
oraya varm ve toprak srann zerinde uykusuz oturan epurny gnnt.

"Oturuyorsun," demiti Jeyev. "Ben de oturaym bari, sessiz dururum."

Tm evengur Bolevikleri uursuz ryalarnda mrldanarak, glmseyerek


yatyordu yerde, samanlarn zerinde. Bir tek Kea e-vengurun etrafnda
dolanp muhafzlk ediyor ve ksryordu bozkrda.

"Nedense savata ve devrimde insanlar hep rya grr," deniti Jeyev. "Bar
zamannda olmaz yle ey: Herkes ktk gibi uyur.

epumyn kendisi de daima rya gryor, ryalarn nereden kp da akln


kurcaladklarn ise bilmiyordu. Prokofiy olsa aklard, ama yoktu imdi o
lzumlu insan.
"Kularn ty dkt srayd, bir kuun ryamda ark sylediini
duymutum," diye anmsamt epumy. "Kafas kanadnn altndayd.. her yan
tyd, gz gz gmyordu, ama yumuak sesi duyuluyordu..."

"Komnizm nedir peki, yolda epumy? diye sonutu Jeyev. "Kirey bana
denizde bir adada komnizm olduunu sylemiti, Kea da gya komnizmi
akll adamlar icat etti diyordu...

epumy komnizm zerine dnmek istemi, ama bekleyip Prokofiy'e


sormaya karar vererek vazgemiti. Neden sonra evengur'da komnizmin
zaten var olduunu anmsayarak yle demiti Jeyev'e:

"Proletarya bir bana yaad vakit komnizm de kendiliinden oluur. Hem


neyi bilecekmisin, syler misin ltfen? Senin asl hissetmen. yerinde
kefetmen gerekiyor! Komnizm kitlelerin karlkl duygusudur; Prokofiy
yoksullar getirince komnizmimiz glenecek o zaman derhal fark ediverirsin
onu..."

"Tam olarak belli deil mi peki?" diyordu Jeyev, aklna koyduunu renmeye
alarak.

"Neyim ben kitle mi yahu?" demiti epumy gcenerek. Lenin' in bile


komnizmi bilmemesi gerekir.. nk komnizm tekmil proletaryann iidir, bir
kiinin deil. .. Proletaryadan akll olmaya kim dayanr...

Kea ksrmyordu artk bozkrda: Uzakta bir yerde gsten konuan


insanlarn sesleri uuldamaktayd, muzr otlann arasna sinip, geenin kim
olduunu tahmin etmeye alacakt. Ne var ki ksa sre sonra uultu
kesilmiti, insanlann durduklan yerde kprdand iitiliyordu belli belirsiz,
ayak sesleri hi duyulmayan bu kiilerin yumuak, plak ayaklar vard sanki.
Kea, evengur'un karde karde byyen buday, kazaya ve srganotlarnn
iinden geip yanlarna gidecek gibi olmu, ne var ki ksa sre sonra, ertesi
gnn n beklemeye karar vererek geri dnmt. allann iinden ot ve
baak diyarnn pusu ykselmekteydi; orada birbirlerine zarar vermeksizin,
biri dierine skca sarlp onu esirgeyerek avdar ve kazaya yapraklan
yayordu. Kimsenin bitii yoktu onlan, elledii yoktu, fakat gz gelecek ve
proletaryalahana orbasnn iine srganotunu koyu-verecekti, avdar ise
buday ve kazayayla birlikte klk nevale niyetine toplayacakt. Bozknn
hepten ssz yerlerinde kendi balarna ayiei, amavutdans, dan yetiiyordu,
evengur bostanlarnda ise

her tr sebze ve patates. evengur burjuvazisi kyamete gvenerek yldr ne


bir ey ekmi ne de bimiti, oysa bitkiler ebeveynlerinden tremi ve kendi
ilerinde srganotu ile budayn zel dengesini kunnulard: her bir buday
baana srganotu kk. Otlarla rtl bozkn seyreden epurny daima,
artk bozkrn da budaygillerin ve ieklerin enternasyonali olduunu
sylerdi, sayesinde cmle fukaralar emek ve smrnn mdahalesine gerek
kalmadan bol bol beslenecekti. evengurlular, tabiatn insana emekle
zulmetmeyi reddedip varlksz boazlara kendiliinden her tr besleyici ve
zaruri eyi annaan ettiini grmlerdi; zamannda evengur Devrim
Komitesi malup edilen tabiatn itaatkrln dikkate alm ve gelecekte
antn dikmeyi kararlatrrnt. Yabani zeminden bitmi, ortak gnein altnda
dall budakl iki koluyla bir insan kucaklayan aa eklinde olacakt bu ant.

Kea bir baak koparm, olgunlamam tohumlarnn yumuak, i ilerini


emmeye koyulmutu; ama sonra baa tkrn ve unutmutu yiyecein tadn,
zira evengur'un otlarla sarmalanm anayolunda bir araba hrdamt
usulcack. Piyusya'nn sesi at ynlendiriyor, Prokann sesi ise ark
sylyordu:

Dalga ses verir glde,

Balk yatar dipte,

De kalka yrr hep Bir ksz dnde...

Kea Prokofiy'in faytonuna doru seirtmi, Piyusya ile ikisinin proJetaryay


getirmeden eli bo geldiklerini grmt.

epurny proletaryay trenle karlamak ve bir niting dzenlemek iin, szp


kalan BoJevikleri ayaklandrm, ama Prokofiy proletaryann yorulduunu ve
bozkr kurgannn rzgrsz yakasnda aP W 1 W w 1

faa dein uyuyacan sylemiti.

"Orkestrayla m geliyor, reisi filan var m?" diye sonnutu epurny.


"Yarn, yolda epurny, kendin de frdolay grrsn/' diye bildirmiti
Prokofiy. "Beni rahatsz etme imdi: Paka Piyusya ve ben bin verst yol teptik
- bozkr deryasn grdk, mersinbal yedik... Ben sana sonra raoor veririm.
formle ederim her s evi."

'Sen uyu, Pro, uyu, ben urarm proletaryann yanna." demiti epumy
rkeke.

Fakat kabul ettirememiti Prokofiye.

"Elleme, zaten perian olmular... Birazdan gne dounca kendileri kurgandan


iner evengura..."

epurny gecenin kalan ksmn uykusuz bir beklenti iinde ge-inniti:


gazyan tketerek kurganda yatanlar huzursuz etmemek iin lambay
sndrm ve evengur Devrim Komitesinin bayran karmt kilerden.
Ayrca balnn zerindeki yJdz temizlemi, oktandr almayan sahipsiz
duvar saatini altrnt. Hazrln tamamlayan epurny ban avularna
dayam ve gece abucak gesin diye dnmeyi kesmiti. Ve abucak gemiti
de zaman, nk zihindi o, duygu deil ve nk epumy hibir ey geinni-
yordu zihninden. evengurlularn zerinde uyuduklar saman hafife
nemlenmiti serin iy vaktinde - sabaht bu serpilen. O zaman epurny
bayra eline alm ve yayan proletaryann uyuduu tarafna gitmiti
evengurun.

epumy iki saat boyunca elinde bayrak, itin nnde dikilip afa ve
proletaryann uyanmasn beklemiti. In yerin zerindeki sisli karanl
andrn; rzgnn kuruttuu, sularn ykad, topra cscbl, bereketsiz o
plak kurgann aydnlann grm ve unuttuu bir baka manzaray anmsar
gibi olmutu, srf bir ovann ortasnda sivrildii iin tabiatn kemirdii bu
yoksul kurgana benzeyen. Halk, kurgann eteklerine yaylm, gnein ilk
klanyla kemiklerini styordu; insanlar, l, dev bir hayatn dklen
iskeletinin anm, kara kemiklerine benziyorlard. Kimi proleterler oturuyor,
kimileri bir an nce snmak iin akraba ya da komularn koyunlanna alm
yatyorlard. Zayf bir ihtiyar, ayanda bir pantoloncaz, dikiliyor,
kaburgalann kayordu; bir yeniyetme de ayaklannn dibine otunnu
kprdamadan evenguru izliyordu, orada kendisine geceleri yatmas iin bir
ev hazrlandna inanamayarak. ki kahverengi adam.. yattklar yerde kadnlar
gibi birbirlerinin kafalarn yokluyor, ama saa bakmadan, el yordamyla
yakalyorlard bitleri. Nedense hibir proleter evengura gitmek iin acele
etmiyor, herhalde orada kendisine komnizm, huzur ve ortak mlkiyet
hazrlandn bilmiyordu. insanlarn yans sadece bellerine kadar giyinmiti,
dier yans ise tek para st giysilerine sahipti, bir kaput ya da bir ul;
bunlarn altnda ise gngrm, kuru bedenleri vard, havaya, seyahate ve her
tr yoklua alkn.

O evengur kurgannn zerinde kaytszca yaamaktayd proletarya ve elinde


kardelik bayra, ehrin kysnda dikilen yalnz adama evirdii yoktu
baklarn. Dnk yorgun gne bozkrn ssz barnakszl zerine
domaktayd; yabanc, unutulmu bir lkenin zerine doarcasna snkt ;
kurgandaki terk edilmi, birbirlerine sevgi ya da akrabalktan deil kyafet
noksanlndan tr sokulan insanlardan baka kimsenin yaamad bir lke.
Ne yardm, ne dostluk bekleyen, bu mehul ehirden peinen ileler uman
proletarya yerinden kalkmyor, demansz kalm gibi glkle kprdyordu.
Tek tk ocuklar uyuyan proleterlere yaslanm, olgun insanlar gibi oturuyordu;
yetikinler uyur ve hastalklarn srerken, dnp duran srf bu ocuklard.
ihtiyar, kaburgalarn kamay brakm, serin rzgr derisine ve kemiklerine
vunasn diye erkek ocuunu yamacna ekip tekrar belinin zerine yatmt.
epurny yalnzca bir kii-

1 f i w 1 1 * * w w

nin bir eyler yediini gmt, avucundakini azna serpiyor, iniyor, bir
yandan da arsn iyiletimek iin kafasn yumrukluyor-du. "Nerede
gmtm ben bunun aynsn? demiti epurny anmsamaya alarak. O
zaman da.. ilk kez grdnde de, gne byle uykulu sisler iinden douyor,
rzgr bozkr delip geiyor ve afetierin viran ettii kara kurganda proleter
olduklar iin yardm edilmesi gereken, varl hkmsz insanlar yatyordu
kaytszca; o insanlara yardm etmek imknszd oysa, nk bir tek kck
avuntuyla yetiniyorlard, birbirlerine ynelik amasz sadakatleriyle;
proleterler ite bu sadakat sayesinde yeryzn arnlyor, bozkrlarda koca
mfrezeler halinde uyuyorlard. epurny eskiden de insanlarla birlikte
almaya gider, yoldalarnn arasnda ambarlarda geceler. kanlmaz
felaketlerden onlarn merhameti sayesinde korunurdu, fakat bu ayrlmaz
birliktelikte kendisini yararl hissetmezdi asla. imdi de bozkr ve gnei
gryordu, kurgandaki insanlar bunlarn ortasnda dumak-tayd, oysa ne gnee
sahiptiler, ne de topraa. epurny burjuvalarn bozkr, ev, yiyecek ve
giyeceklerine karlk kurgandaki proleterlerin yalnzca birbirlerine sahip
olduklarn hissetmiti, nk her insann illaki bir eylere sahip olmas
gerekir; aralarna mlkiyet girdiinde

insanlar glerini maddi kayglara harcayveriyorlard, oysa aralann-da hibir


ey yok ise, birbirlerinden ayrlmyor, biri dierini souktan koruyarak
uyuyorlard.

Hayatnn ok daha erken dnemlerinde -bir yl evvel mi yoksa ocukluunda


m anmsayamyordu- epumy bu kurgan, bu snf fukaralarn ve bozkrdaki
bir avu insan iin almay reddeden bu souk gnei grmt. Bir
keresinde olmutu byle bir ey, ama ne zaman? Fakir aklnn semesi
olanakszd; ancak Prokofiy zebilirdi epurnyn ansn, ki o bile
kukuluydu nk bu grdklerini epurny ok ncelerden anmsyordu, oysa
ok ncelerden anmsyor olmas imknszd, zira devrimin kendisi daha ksa
zaman nce balamt. Ve epurny Prokofiy'in yerine formle etmeye
almt ansn: u an, bir yandan kurgana sinen bu proletarya iin kayg

1 * i i i w j...... j i

duyuyor.. bir yandan da bugnn geeceini dnyordu - bir zamanlar


yaanm ve geride kalmt ne de olsa, demek ki imdi aclanmasna gerek
yoktu.. naslsa bitecekti bugn, zamannda o eski gnn de yaantp unutulmas
gibi. "Yine de byle bir kurgan, hele ki u yayan proletaryay devrim olmasa
gremezdin," diye dnyordu epurny. "Geri ben annemi de iki kere
gmmtm: Tabutun ardndan yryp alam, sonra anmsamtm bir
defasnda bu tabutun ardndan yine bylece yrdm. lnn suskun
dudaklarndan pm ve kalmtm bu hayatta, imdi de kalacam. O zaman da
ayn ac iin ikinci kez aclanyor olmak kolayma gitmiti. Neyin nesidir bu,
syler misin ltfen?"

"Anmsadn sanyorsun, ama aslnda hibir zaman olmam yle bir ey,"
diye formle ediyordu saduyulu epumy, Prokofiy'in

yokluunda. "Zorlanyorum, o yzden de iimdeki dindar ruh yard-


mma kouyor: Onemli deil, gibisinden, bu daha nce de olmutu, imdi de


lmeyeceksin, yr kendi izinden. Ama iz yok ki, olamaz da

1 * * \ T I 1"*

- insan her zaman pein pein yaar ve kr krne... Neden bizim rgtten
kimse gelmiyor? Belki de proletarya onun iin inmiyordur kurgandan, hrmet
bekledii iin..."

Tula evden Kirey kmt. epumy ona seslenip btn rgt armasn
sylemiti, zira kitleler terif etmiti ve vakit gelmi saylrd. Orgt, Kireyin
talebi zerine uyanm ve epumy'n yanna gelmiti.

"Bu getirdiklerin kimin nesi?" diye sormutu epurny Prokofiye. "Ya


kurgann zerindeki proletarya ne diye ehrini igal etmiyor, syler misin
ltfen?"

"Proletarya ve berikiler," demiti Prokofiy.

epumy endielenmiti.

"Hangi berikiler? Yine mi artk alak kesimi?"

"Neyim ben sence, pislik mi ye mi?" demiti Prokofiy gcenerek. "Berikiler


berikilerdir - yani hi kimse. Proletaryadan da beter."

"Kim bunlar? Bir snf babalan vardr herhalde deil ni, syler misin ltfen!
Muzr otlarn iinden toplamadn ya bunlan, sosyal bir yerden getirdin.

"Bunlar babaszdr," diye aklamt Prokofiy. "Hibir yerde yaamyorlar,


oradan oraya srtyorlar."

"Nereye srtyorlar?" diye sormutu epurny saygyla. Her bilinmez ve


tehlikeli eye kar hnete benzer bir duygu beslerdi. Nereye srtyorlar?
Yollarn kesmek gerekiyor olmasn?"

Prokofiy bylesine bilinsiz bi soru karsnda armt:


"Nasl yani nereye srtyorlar? Tabii ki komnizme..,

"O zaman sesten buraya gelsinler! 'ehriniz gzelce elden geirildi, itin orada
avangard dikiliyor.. proletaryaya saadet diliyor' de ve ey de: 'Btn dnyay
diliyor de, onlarndr naslsa."

"Ya dnyay reddederlerse? diye sornutu Prokofiy pein pein. "Belki de


evengur imdilik ilerini grecektir... '

"Dnyay kim alacak o zaman?" demiti teorinin karmaasnda yolunu aran


epurny.

"Dnya da bize merkez olur."

"Alaksn: Biz avangardz avangard - biz onlarnz, onlar bizim deil...


Avangard dediin insan deildir ki, diri bedene brnn l muhafzdr:
Proletaryadr insan olan! Yr abuk, yan..rezil seni!"

Prokofiy kurganda bulunan proleterleri ve berikileri kolayca r-


gtleyivermiti. Kalabalkt kurgan, epurnym grdnden de kalabalk:
yz ya da iki yz kii, birbirinden farkl grnen ama aslnda ayn eye
gereksinim duyan, topyekn proletarya.

insanlar kel kurgandan evengura inmeye koyulmutu. epurny proletaryay


her grdnde duygulanrd, bilirdi ki burjuva kadrolarn doyurmada gnee
yardm eden, yorulmak bilnez bir dost g olarak vardr o lemde; nk
gne ancak al doyurabilir, agzll deil. Bozkrda geirdii
gecelerde durup dururken kulak-

i 1 fi 1 - 1 * * P i

larnda yanklanan o grltnn dnya ii snfnn smmlen emeinin iniltisi


olduunu tahmin ederdi; o snf ki, emeki-proleter maddelerden reyen
dmanlar iin gece gndz demeden yiyecek, mlkiyet ve huzur av na
kard. epumy Prokofiy sayesinde emekilerin rgtsz tabiat karsnda
hayvan sayldklarna, ama ayn zamanda da gelecein kahramanlar
olduklarna ilikin inandrc bir teori edinmiti. Bu arada avutucu bir srr da
kendi kendine kefetmiti e-punuy: Proletarya manzara izlemiyor, emek
araclyla yok ediyordu tabiat, burjuvaziydi o tabiat urunda yaayp reyen;
ii insan ise yoldalar iin yayor ve devrim yapyordu. Yine de mehul
kalan bir ey vard: Sosyalizmde emee gerek var myd, yoksa doymak iin
tabiatn yatanda akp gitmek yeterli miydi? Bu hususta epur-ny Prokofiy'e
katlyordu esasnda: Gne sistemi yaama gcn bizzat salayacakt
komnizqe, yeter ki kapitalizm mevcut olmasn; her tr i ve gayret ise,
gnein rnleri dnda anormal bir fazlalk elde edebilmek iin smrenler
tarafndan icat edilmiti.

epumy evengura gelecein tek vcut olmu kahramanlarn beklerken,


yryeceine seken, evvelce hibir yerde rastlamad trden yoldalarla
karlamt. Belirgin bir snfsal grnme, devrimci onuruna sahip olmayan
bu insanlar, herhangi bir nem arz etmeden, gurursuzca, yaklaan evrensel
zaferden kopuk vaziyette yaayan isimsiz berikiler idi; yalan bile belirsizdi bu
insanlann, tek bir ey aikrd, yoksul olduklar. stemsizce bym bedenleri
vard ve herkese yabancydlar; ondandr ya sk bir mfreze gibi ilerliyor,
even-gur ile parti avangardndan ziyade birbirilerine baknyorlard.

Berikilerden biri nndeki ihtiyarn plak srtnda karasinek yakalam, sonra


okamt bu srt ki trmalama ya da dokunma izi kalmasn; sinei ise yere atp
acmaszca ldrmt. O zaman epur-nyn berikiler karsnda duyduu
aknlk belli belirsiz deiivermiti. Belki de bu proleterler birbirlerinin
yegne mlkiyeti, hayattaki tek hazinesi olduklar iin bylesine ihtimamla
bakyorlard, evengur'u pek de fark etmeden, yoldalarn sineklerden
titizlikle koruyarak, tpk burjuvazinin evlerini ve hayvanlarn korumas gibi.

Kurgandan inenler evengur'a yaklamlard bile. Dncelerini anlaml bir


ekilde ifade etmeyi beceremeyen epumy bu ii Prokofiye devretmi, o da
seve seve seslenmiti proleterlere:

"Varlksz vatandalar, yoldalar! evengur ehri size veriliyorsa, sefillere


kar azmanlk edesiniz diye deil, zaptedilen tekmil mlkiyetin yararna, u
ehri salam tutacak byk, kardee bir aile rgt-leyesiniz diye
verilmektedir. Artk bizler kanlmaz surette kardeiz, aileyiz, zira
ekonomimiz tek bir avluda sosyallemitir. O yzden burada, Devrim
Komitesinin nderliinde namusunuzla yaaynz!"

epumy Jeyeve ehrin te ucuna simge olarak aslan o bezin zerindeki


yazy nasl uydurduunu sonnutu.

"Uydurmadm ben onu," demiti Jeyev, "hafzamdan kardm, kendimin deil...


Duymuum bir yerlerde.. kafa dediin yle vr zv-r tutuyor ite..."

"Dur bakaym!" demiti epumy Prokofiy'e ve evengurlularn evresinde


kitle gibi dikilen yayan fukaralara bizzat ynelmiti: "Yoldalar! .. Prokofiy
sizlerden kardeler diye, aile diye bahsetti ama, o dedii yalann daniskasdr:
Tm kardelerin bir babas olur, oysa biz oumuz hayatn ta bandan bu yana
apak babasz bymz. Bizler karde deil yoldaz, birbirimizin hem
mal hem fiyatyz, zira baka bir tanmaz ve tanr mlkiyet stokumuz
bulunmamaktadr... Hem sonra, ehrin teki ucundan gelmediiniz de kt oldu,
orada bir simge asldr, kimin lafdr bilmem ama yazldr yine de, ite bizim
de dileimiz odur ki, bayndr dnya olduu gibi yklsn, karlnda plak
vaziyette birbirimizi kazanalm, o nedenle de btn lkelerin proleterleri,
birleiverin hemen! Bitiriyorum ve sizle-re evengur Devrim Komitesi'nin
selamn sunuyorum..."

Proletarya ve berikiler kurgandan inmi, herhangi bir tepki vermeksizin,


epurnyn konumasndan bilinlerini gelitirecek bir ey kannadan ehrin
ilerine doru almlard; ancak an atlatmaya yetiyordu gleri, her tr
artdan yoksun yayorlard nk, tabiatn ve zamann iinde ne domalar ne
de mutlu olmalar iin bir neden vard. Aksine, berikilerin her birinin anas,
yoldan geen ve sonradan kaybolan bir baba tarafndan kazara dllenmi,
ocuunun doumuna da ilk alayan olmutu; doanlar da birer beriki ve hata
olarak kalakalmlard dnyada. Hibir hazrlk yaplmamt onlar iin, bir
otun sahip olduundan da azna sahiptiler, onun ki bir kk, bir

yeri, ortak zeminde kendi bele besini bulunur.

Berikiler stelik doutan yeteneksizdi: Akllar ve cmert duygular


olamazd.. nk ebeveynleri onlar bedenlerinin fazlalndan deil, gece
skntlarndan ve mahzun, clz glerinden yaratmt. Alenide gizlice yaayp
giden iki sinmi insann karlkl ihmalinden domulard; fazla meydanda ve
mutlu yaasalar, devlet nfusuna kaytl, kendi hanelerinde geceleyen gerek
insanlar yok ederdi onla-n. Akllan olmamalyd berikilerin: Vcutlar
bereketli, balarnn zerinde scak huzur bulunan insanlara has eylerdi akl
ve cokun duygular. Oysa berikilerin ana babalar emein andrd, muhrik
acnn kezzaplad beden kalntlarna sahiptiler sadece, akl ve yrek szsn
ise stn nitelikler gibi yitirmilerdi, tatl ve besleyici yiyeceklerden..
istirahattan bi haber bu insanlar. Hem berikiler annelerinin derinliklerinden
belann tam gbeine domulard, nk anneleri grp de yanllkla
ebediyen sevivernemek iin doum halsizliini stlerinden atar atmaz,
bacaklar vcutlann kaldrd gibi terk etmiti onlar. Arkada kalan kk
berikiler, kimselere bel balamadan'! hafife arpan gslerinden baka bir
ey duymakszn, gelecein insanlarn bizzat yaratmalydlar kendilerinden;
etraf olduu gibi d dnya idi, ocuk beriki onun orta yerinde yatyor, mr
boyunca unutmayaca ilk acsna -anne scakln ebediyen yitirmenin
acsna- direnerek alyordu.

Snf dayanmasnn, bedensel alkanlklann rahatlnda pek huzurlu,


gvenceli bir hayat sren yerleik devlet insanlar, etraflarnda ana rahminin
bir benzerini yaratm, bu sayede terk edilen ocukluktaki gibi geliip
serpiliyorlard; oysaki berikiler iin dnya souk hava, annelerinin slak izler
brakt otlar ve yalnzlk demekti,

kendilerini devaml kollayacak bir annenin gcnden yoksundular

1 nk.

mrlerinin ilk demleri de, katettikleri yeryz mesafeleri de -ki yaayp


hakkndan geldikleri hayata denkti bu mesafeler- yok oluve-ren annenin bir
zamanlar yabanclad, pek de zld bir eyi anmsatyordu berikilere.
Neyin nesiydi yaadklar u hayat, berikilerin bilincinde uzayp giden
dnyann imgesi olan o ssz yollar neyin nesiydi?

Berikilerin hibiri babasn grmemiti, annelerini ise vcutlar-

nn yitirdii huzuru hayal meyal zledikleri iin anmsyorlard - o hasret olgun


yalarnda kiinin ruhunu kertneye kasteden bir kedere dnrd. ocuk
doumdan sonra hibir ey talep etmez annesinden, sever onu, hatta ksz
berikiler, onlar derhal ve dnmemece-sine terk eden annelerine gcenmezler
bile. Gelgelelim erginletii sra babasn bekler ocuk, tabiat glerine, .anne
duygusuna adamakll doymutur artk, ana rahminden kar kmaz terk
edilmi olsa dahi. Merakl yzn dnyaya evirir ocuk, tabiat insanlara
deimek ister artk ve annenin srarc scaklndan, hayat sktran efkatli
ellerinden sonra rastlayaca ilk dost ve yolda, babadr.

Ne var ki berikilerin hibiri, bydnde babasna, yardmcsna


kavuamamtr; annesi tarafndan dourulan ve artk yaamn srdren ocuk
babas tarafndan da karlanmamtr yolda. Bu nedenle baba dmana,
annenin kanlsna dnr: Her yerde yokluunu duyunnu, gsz olunu her
daim yardmsz -ondan ya ite baarsz- koyarak hayatn riskleriyle ba baa
brakmtr.

Berikilerin hayat babaszlk demektir; ellerinden tutup insan ii-

I 1 1 1 I 1 * * * * w

ne karacak, bylece lmnden sonra kendisinin yerine ocua insanlar


miras brakacak o ilk yoldan yokluunda srer gider bu hayat bo
yeryznde. Berikiler lemde yalnzca bir eyin eksikliini duyarlar:
babalannn. Nitekim kurgan zerinde kaburgalarn kayan o ihtiyar adam da
en nihayetinde u arky sylemiti evengur' da, kendisi de heyecana
kaplarak:

Kim aacak kaplarm Yaban kular. hayvanlar m?..

Nerelerde haham annem,

Heyhat, bilmeni bilemem ben!..

evengur Bolevik rgtnn gelilerini selamlad bu berikilerin hemen


hemen hepsi kendi gleriyle insan olmulard, evrelerini kuatan zenginlerin
canavarlna, lmcl yoksullua inat; her biri de kendi kendisini yaratm
kimselerdi. ayrdaki ota armaz kii: Kalabalk yerde kendisini sk skya
muhafaza eder ot, altndaki toprak nemlidir; hayatta kalmak, zel bir tutku ve
ihtiya duymakszn bymek iten deildir onun iin. Oysaki frtnann
sallad isimsiz muzr otlarn iinden kopup plak kile, gezgin kumlara d-

mesi tohumun, acayip, allmadk itir; o tohumlardan meydana gelen hayat ise
yalnzdr, yeryznn bo diyarlan kuatr onu, besinini ancak minerallerden
alr.
Bakalarnn, kymetli hayatlarn glendirip gelitinek iin
bulundurduklar koca koca silahlara karlk berikiler bir tek silahn
yardmyla tutunurlar yeryzne: bebek bedenlerine sinen ana baba scakl.
Bu kadar bile hayatta kalmak, yetimek, geleceklerine sa salim kavumak
iin yeter isimsiz berikine. te byle bir gemi tketmiti glerini
evengura varanlann, ondand epumy'a illetli, gayriproleter ahslar gibi
grnmeleri - mr boyu gnele deil ayla snmlard sanki. Ne var ki
yabanc, dman hayatn kkten sk-neye meyledercesine esen rzgrna inat
berikiler, tm glerini o ilk ana baba scakln korumaya harcarken ve o
scakl namdier

gerek halkn yannda -be kuru kazanp oaltmaya urarken,

amac belirsiz insanlar retmilerdi kendilerinden. Ustelik bu sabretme ve


vcudun i olanaklarn kullanma snav berikilerde merak ve kuku dolu bir
zihin yaratmt, kendine benzeyen bir yolda ebedi bahtiyarla ye tutmaya
yol aan aceleci duygulan bir de - o yoldan da babas ve mlkiyeti yoktur,
ama her ikisini de unutturabilir insana. Berikiler hl birtakm mitler
tayorlard ilerinde: salam, isabetli ve kaybn kendisi kadar hazin mitler.
By!e bir mit beslemelerini hakl karan bir nokta da mevcuttu: Eer aslolan
hayatta ve salam kalmak ise ve bu baanldysa, btn dier eyler de,
herhangi bir ey de baarlabilirdi, btn dnyay son mezanna srklemek

gerekse bile. Ote yandan aslolan yerine getirilip hayatta kalndysa ve buna
ramen en gerekli eye -mutlulua deil ihtiyaca- rastlanama-dysa,
mrlerinin geriye kalan ksmnda da bir zamanlar kaybettikleri eyi bulmaya
vakitleri olmayacak demekti, zira o kaybedilen bsbtn yitip gitmitir
lemden: Birok beriki, btn ak ve geitsiz yollar yrm ve hibir ey
bulamamt.

Berikilerin illetli olduunu dndren, glerini neye harcadk-)arna


aldrmaylaryd; haddinden fazla emek ve hayat ilesi ise Rus-luklarndan
karmt onlan. evengurlulann iinde bunu ilk fark eden epurny olmutu,
halbuki proleterlerin ve berikilerin zerinde pek az kyafet bulunmas dikkatini
ekmemiti - ne karlanna kabilecek kadnlardan ne de gece souundan
ekiniyordu bu insanlar sanki. Gelen snf evengur iftliklerine daldnda
epumy kukulara kaplmt.

Bize nasl bir proletarya getirdin, syler misin ltfen? demiti Prokofiy'e.
Bunlar srf kuku, stelik Rus da deiller.

Prokofiy epurnyn elindeki bayra alm ve zerindeki Karl Marxa ait


cmleyi okumutu.

Yok ya, proleter deillermi! demiti. Bunlar bir numaral snftr bir defa,
sen yeter ki ileri yrtmesini bil, gklarn karmazlar. Uluslararas
proleterler bunlar yahu: Grmyor musun, ne Ruslar, ne Emeni, ne Tatar -
bikimseler! Capcanl Entemasyonali tuttum getirdim sana, sen hl
dertleniyorsun...

epumy bir eyler hisseder gibi olmu ve sessizce yle demiti: Bize
proleter taburlannm demir admlar gerekli, Vilayet Komi-tesinin bu konuda
genelgesi var, sense kalktn berikileri doldurdun buraya! Aya plak adam
nereye yryecek?

Bir ey olmaz, diyerek yattrmaya almt Prokofiy epur-ny, varsn


ayaklar plak olsun, topuklan yle bir anmtr ki vidal iviyi tomavidayla
sktrsan girer ilerine. Dnya devrimi srasnda btn dnyay yalnayak
dolaabilirler...

Proleterler ve berikiler evengur evlerine iyiden iyiye sinmi, gemi


hayatlarn srdrrneye koyulmulard. epurny berikilerin arasndaki zayf
ihtiyar aramaya gitmiti, birok rgt iinin biriktii Devrim Komitesi'nin
olaanst toplantsna davet edecekti. Prokofiy cangnlden katlmt bu
fikre ve tula evde karar tasarlar yazmaya oturmutu.

Zayf ihtiyar eskiden apov'a ait olan evin silinmi tabannda yatyordu, yirmi
ile altm yalar arasnda grnen bir bakas da yannda oturmu, bir ocuk
pantolonunun iplerini skyordu iine girebilmek iin.
''Yolda, diye seslenmiti epumy ihtiyara. Tula eve geliver, Devrim
Komitesi orada ve sana ihtiyacmz var.

"Geliveririm," diye sz verniti ihtiyar. "Ayaa bir kalkabilirsem size de


uramadan gemem, bann hep hasta, hele bir ge iversin arm, o dakika
bitiveririm yannzda.

Prokofiy o srada ehirden gelen devrim ktlarnn banda oturmaktayd, gn


na ramen lambay yakmt. evengur Devrim

Komitesinin her oturumundan nce lamba yaklr, tm konular grii.. lp


bitirilene dein de yanard k. Bu sayede Prokofiy Dvanov'a gre ada bir
simge yaratlm oluyordu: Yeryznde gne nn yerini insan aklnn suni
almalyd.

Devrim Komitesinin trensel toplantsna evengur'un ana Bolevik


rgtnn tm gelmiti, kimi berikiler de tartmac seslerle ayakta
dikiliyorlard. epumy Prokofiy'in yannda oturuyordu ve genel olarak hal
inden memnundu; ne olursa olsun Devrim Komitesi proleter kitle gelip
yerleene dein ehri elinde tutmay baarmt ve imdi konnizm ebediyen
salama alnm saylrd evengurda. Tek eksik o zayf ihtiyard; grnne
baklrsa en deneyimli proleter o idi.. bar halen aryor olmalyd. O zaman
ihtiyar almaya Je-yev'i gndermiti epurny, ncelikle kilerin birinden
yattrc ot tentr bulup iirsin, sonra da dikkatlice kendisini getiriversin
ihtiyarn diye.

Yarm saat sonra, dulavratotu tentr sayesinde ve srt ile karn gzelce
ovulduu iin epeyce kuvvetlenen ihtiyarla birlikte kagelmiti Jeyev.

"Otur yolda," demiti Prokofiy ihtiyara. "Gryorsun ya az buz sosyal kayg


duyulmad senin iin, komnizmde yle kolay kolay lmezsin!"

"Haydi, balayalm," demiti epurny. "Mademki komnizm geldi,


proletaryay toplantlarla oyalamann lzumu yok. Pro, vilayet genelgelerini
oku ve karlnda bizim nerdiimiz formlleri sun."

"Genel malumatn sunumu hakknda, diye balamt Prokofiy,


V

238 1 O 1 numaral genelgemizin iliiindeki zel forma uygun olarak


sunulacaktr. A, Se ve de e harfleri, NEPin1 ilede geliimi ve NEP .
dolaysyla kart snflarn zlme seviyesi, temposu ve belirtileri, ayrca
bunlara kar alnacak nlemler ve NEPin sk bir dzene gei-

*1 at

rilmesi zerine...

"Ee, biz onlara ne cevap veriyoruz?" diye sormutu epurny Prokofiye.

"Ben de onlara bir tablo izip her eyi gzelce aklayacam."

"yi de biz yabanc snflar zm deiliz ki, kendileri mahvoldular


komnizm gelince," diye kar kmt epumy ve ihtiyara ynelmiti: "Sana
nasl grnyor, syler misin ltfen?"

"idare eder," demiti ihtiyar.

"Aynen fornle et: Snfsz da pek tabii idare eder," diye buyurmutu
Prokofiye epumy. "Daha nemli sorunlara ge."

Sonra Prokofiy, zel ticaretin glenmesine mukabil acilen tketim kooperatifi


kurulmasn ngren direktifi okumutu, zira kooperatif, kitlelerin sosyalizme
ve tesine giden gnll, ak yoluydu.

"O bizi ilgilendiniyor, geri kalm ileler iin geerli o," diyerek reddetmiti
epurny direktifi, nk komnizm evengurda zaten nihayetine
erdirildiine ilikin anafikri m temadiyen koruyordu iinde. "Ya sen nasl
formle ederdin?" diye ihtiyarn fikrini sonnutu epumy.

"dare eder," diye fonnle etmiti beriki.

Fakat Prokofiy'in aklna baka bir ey gelmiti.


"Yolda epumy." demiti. "u kooperatif iin peinen mal m talep etsek ki?
Malum proletarya da geldi att, yiyecek biriktirsek iyi olur!

epurny, arm, isyan etmiti.

"Yahu bozkr zaten dolmu tayor. Git frenkmaydanozu kopar ye, buday kopar
ye. Gne parlyor, toprak nefes alyor, yamur yayor-daha ne istiyorsun ki?
Yine mi proJetaryay bo gayretlere sokacaksn? Biz sosyalizmden de tesini
elde etmiiz, bizimki sosyalizmden de iyi."

"Katlyorum," demiti Prokofiy kabul ederek. "Bir an iin komnizmin


rgtlendiini unutuvermiim aksi gibi. Bakasnn meydannda at
kotunuum, onlarn oras sosyalizme uzaktr tabii, kooperatiflerden geerek
ilelerini doldunnalar gerek nce... Bir sonraki maddemiz sendika genelgesi,
ye aidatlarnn zamannda yatrlmasnn salanmas...'

'Kime?" diye sornutu Jeyev.

Onlara," diye izin almadan ve dnmeden yantlamt Kirey. 'Kime onlara?"


demiti epurny, bilmiyordu zira. 'Belirtilmemi," demiti Prokofiy genelgeyi
yle bir kartnp. 'O aidatlann kime ve ne iin deneceini belirtsinler yaz
da, de-

miti formle etmeye yava yava alan epumy. "Belki de partisizlerden


gelmitir bu kt, belki de zengin mevkileri rgtlyorlar-dr bu aidatlarJa,
mevki dediin de, kardeim benim, mlkiyetten aa kalmaz. in yoksa tekrar
sava sonra artk alaklarla, burada koca komnizm her bir cana ilemi,
herkes onu korumaya heveslenirken ..."

"Bu konuyu imdilik aklmn bir kenarna yazyorum, zira snfsal belirsizlikler
sz konusu," diye kararlatmt Prokofiy.

"Depola aklna," demiti Jeyev onaylayarak. "Aklda hep yle artklar kalr.
canl eyler harcanr da gider, akla smaz hi."

"Harika," diye onaylan ve devam etmiti Prokofiy. "Srada planlama


komisyonu kurma nerisi var, hayatn ve mlkiyetin geliriyle giderine ilikin
rakam ve tarihleri sonuna kadar belirlemek iin..."
"Neyin sonuna kadar: btn dnyann m srf burjuvazinin mi?" demiti
detaylandrnaya alan epumy.

"Belirtilmemi. Diyor ki 'kalkndnna sresi boyunca ve sonuna kadar doacak


ihtiyalar, harcamalar, olanaklar ve denekler. Sonra da unu neriyor: 'btn
nkoullar, mutabakat, dzenJeme-bilin-lendirme almasn kapsayacak bir
plann rgtlenmesi, bylelikle kapitalist ekonomi kakofonisinden birleik
stn ilkenin ve rasyona-litenin senfonik uyumunun elde edilmesi. Her ey
ak ve net yazlm, nk bu dev..."

iin burasnda evengur Devrim Komitesi tek bir insan gibi ban emiti:
Kttan, yksek akl saana dklmekteydi ve dnp tartmadan ziyade
heyecanlanmaya alkn evengurlular halsiz dmeye balamlard bu
akldan. epumy yle bir silkelenmek iin ttn koklam ve rica etmiti:

"Pro, bize bir rapor hazrlayver, olmaz m?"

htiyar sabrl gzlerini kederli evengur halkna evirmi, bir mddet iten
ie zlm, ama yardm dokunacak hibir ey sylememiti.

"Bir karar tasars hazrladm ben: Bunca ey bir rapora smaz," demiti
Prokofiy ve evengur Boleviklerinin gzden kard her eyin irdelendii
bir pudluk kt ynn kartnnaya koyulmutu.

"Kime gerek ki bu: Onlara m, buradakilere mi?" demiti ihtiyar. "O kttan
okunan eyi diyorum: Kimin derdi yazyor o mektupta,

bizim mi, orallann m?.."

"Gayet tabii ki bizim," diye aklamt Prokofiy. "Bizim adresimize gelmi,


yrrle koyalm diye, yoksa srf yksek sesle okuyalm diye deil."

epumy bitkinliinden syrlp kararl bir duygunun olgunlat ban


kaldrmt.

"Gryorsun ya yolda, en aklllar hayatn akn sonsuza dein ve ebediyen


belirlesin istiyorlar; o zamana kadar her bir kimse topran altna girsin,
berikiler de belirlenen ynde yzedursun, ilerindeki fazlalklara katlansn...

"Kime ne iin gerekiyorn1u bu?" diye sormutu ihtiyar ve gezip grd


dnyann izlenimlerinden bozulan gzlerini ksmt umursamazca.

"Bize. Ya kime olacakt, syler misin ltfen?" demiti rahatsz olan epumy.

"Biz kendimiz zaten biliriz yaamasn, hem de hepsinden iyi," diye aklamt
ihtiyar. "O tezkere bize deil zenginedir. Hayattayken zenginle de biz
ilgileniyorduk.. yoksul iin tasalanmaya vakit mi vard - durduu yerde, bir
sebebi yokken byrd o. Yoksulun kendisi fevkalade uurlu adamdr: Heves
etmedii halde bakalar iin koca bir lemi oyuncak gibi kunutur, kendisini
uykusunda bile esirgeyebilir yoksul, nk kendisine deiJse bakasna
dokunsun ister faydas, herkese deer verir..."

"Gayet makul konuuyorsun ihtiyar," diye koymutu noktay epumy. "Evet


Pro, sen fomle et: 'Proletarya ve safndaki berikiler kendiliklerinden, bizzat
zahmete girerek cmle yaanr dnyay rgtlediler, lakin en birinci
zahmetiler iin zahmete girmek utan ve

rezalettir,' de, aynca 'evengurda o en akll adaylardan bulunma-

maktadr, de. yle mi dersin, ihtiyar?"

"dare eder ylesi," demiti durumu deerlendiren ihtiyar.

"Ktip dlgere dam yapamaz," demiti Jeyev grn belirterek.

"oban st iecei vakti kendisi bilir," diye bildirmiti kendi adna Kirey.

"Sen bir adamn iini bitirmediin srece o rasgele yaar durur," diye ses
vermiti Piyusya.

"Hemen hemen oybirliiyle kabul edildi," demiti oylar sayan

Prokofiy. "Cari ilere geelim. Sekiz gn sonra vilayette parti konferans


gerekleecek, bizden de yerel iktidarn bakan olacak bir delege istiyorlar..."

"epumy gitsin, nesini tartacaz bunun," demiti Jeyev.

"Mademki emredilmi tartacak bir ey de yok," diye bildirmiti Prokofiy.

Beriki ihtiyar yere melmi ve program bozarak, "Peki ya siz de kim


oluyorsunuz?" diye somutu belli belirsiz.

"Biz Devrim Komitesiyiz, devrimin iledeki st organ," diye yantlamt


Prokofiy kesin ve net. "Devrimci halk bize devrimci vicdanmzn snrlan
iinde zel kanuni haklar verdi."

"Demek oluyor ki siz de en aklllardansnz, mrlk ktlar

pein pein yazanlardan, ha?" diye yksek sesle dnmt ihtiyar.

"yle demek oluyor," diye onaylamt Prokofiy biryetkilinin gururuyla.

"Hah," demiti ihtiyar mteekkir. "Ben de zannettim ki siz burada gnll


oturuyorsunuz, ciddi bir i vermiyorlar size."

"Hayr, hayr," demiti Prokofiy, "bizler btn ehri ve ileyi ara vermeden
ynetiyoruz, devrimin korunmasna dair btn kayg bizim omuzlanmzda.
Anladn m imdi, ihtiyar, evengurda nasl vatanda oluverdiini?
Sayemizde."

"Sayenizde mi? diye sormutu tekrar ihtiyar. "O zaman bizden size teekkr. '

"Bir ey deil," diyerek geri evirmiti minneti Prokofiy. "Dev-

t * * | | w 1** fi i 1

rim bizim grevimiz ve ykmllmzdr. Sen bizim emirlere uy yeter, o


zaman hayatta kalr, gnn gn edersin."
"Dur bakalm yolda Dvanov, benim yerime grevini abartma," diye uyarmt
onu epurny ciddiyetle. "Yal yolda bize iktidarn ar sahibi olmas
gereklilii konusunda uyarda bulunuyor, sense onu bulandryorsun. Konu,
beriki yolda!"
htiyarsusmutu nce - berikilerin iinde ilkin dnce deil kara bir scaklk
peydahlanrd hep; sonradan, vadesi dolunca da serinleyip bir ekilde da
vurulurdu o scaklk.

"Bakyorum da uradan, diye bildinniti ihtiyar grdn, "iiniz pek bir


basit sizin, insanlarla da tmsekten bakar gibi kibirli kibirli konuuyorsunuz,
berikiler de ukurdaym gya. Sizin yerinizde

hastalar otursa daha iyi olurdu, onlar artk ezberden yaar, kalan mr-

f T 1 . *1 w 1 | f f I ......

lern srerler: I nbet ii deil mi, kolay i... Lakin sizin gcnz kuvvetiniz
yerinde daha - daha bir zor yaamanz gerekmez mi?..

"Ne o, ile bakan m olmak istiyorsun sen?" diye sormutu Prokofiy doruca.

"Tanr korusun," demiti ihtiyar utanarak. "Ben mrnce nbet-ilik-


tokmaklk yapmamm. Ben diyorum ki, iktidar beceri ii deildir, en
gereksiz insanlar oturtacaksn bana, ama sizin hepinizde i var daha."

"e yarayanlar ne yapsn?" demiti Prokofiy, diyalektie srkleyip rezil


etmek istiyordu ihtiyar.

"e yarayanlar da yaasn ite: nc bir yol mu var ki?"

"Ne iin yaayacaklar peki? diye sormutu Prokofiy, ahenkle dndrerek laf.

"Ne iin mi?" demiti ihtiyar duraksayarak - yle alelacele d-nemiyordu.


"Canlnn derisi ile tma kabilsin diye yaasalar kfi."

"Trnak ne iin peki?" diye sonnutu Prokofiy, ihtiyar sktrarak.


"Trnak l deil midir?" diye syrlmt ihtiyar skklktan . 'nsann
ortasnda l bir ey kalmasn diye kmaz m iinden? Deri ve trnak insan
gzelce sannalayp korur."

"Kimden?" diye sormutu Prokofiy, ii zora sokarak.

"Burjuvaziden tabii ki," demiti tartmay anlayan epumy. "Deri ve trnak


Sovyet iktidardr. Nasl olur da kendin formle edemezsin?"

"Ya sa ne?" demiti merak eden Kirey.

"Ynden farkszdr," demiti ihtiyar, "demirle yolarsn gider, koyunun can


acmaz. '

"Bence kn yp lr," diyerek kar kmt Kirey. "Ben bir keresinde,


ocukken, bir kedicii tra edip kara gmdydiim. insan m deil mi anlamak
istiyordum. Sonra kediciin atei ktyd, perian olduydu."

"Kararda bu ekilde fornle edemem, diye beyan etmiti Prokofiy. "Esas


organ biziz. bu adam ise meskn olmayan yerlerden gelmi, bilip bilmeden
konuuyor, neymi efendim biz esas deilmiiz, gece bekisiymiiz, anca kt
insanlarn sokuturulduu bir alt kategoriymiiz, iyiler de kurganlarda, bo
blgelerde gezsinmi. Byle bir karar kda da yazamazsn, nk kd da
iktidann doru ynetmesi sayesinde iiler retiyor."

"Dur hele, gcenme hemen," diyerek dizginlemiti Prokofiyin

fkesini ihtiyar. 'nsanlar yayor, kimileri de muhta olduklar iin alyor,


sense odanda, oturduun yerde onlan bildiini sanyorsun, kafalarnda kendi
duygular yoktur sanyorsun."

"Peh, ihtiyar," demiti Prokofiy, sonunda onu yakalayarak. "Demek derdin


buydu! Nasl anlamazsn, aslolan rgtlenmedir, paralanm glerin tek bir
belirli yatakta birJemesidir! Srf dnce iin oturmuyoruz biz burada,
proleter glerinin toparlanmas ve sk skya rgtlenmesi iin oturuyoruz."

Yai proleter hi de ikna olmamt:


"E nadem toparlayabiliyorsun, demek ki kendileri de birbirlerini istiyorlar.
Ben de sana iin salamdr diyorum: Demek ki bu ile herkes, en takatsiz kii
bile baa kabilir; gece vakti bile senin iini kimsecikler almaz..."

"Geceleri almamz m istiyorsun yoksa?" diye somutu vazifeinas


epurny.

"inize gelirse gece aln daha iyi," demiti beriki ihtiyar, izni vererek.
"Gndzn yayan adam nnzden geer gider kendi yoluna, ona bir ey
olmaz, ama ya sizinki ayp deil midir: Oturmu bakasnn yaamn lp
biiyorsunuz, yaayan ise nnzden geip gidiyor, belki de geri
dnmeyecek..."

epurny ban emi, iinin utantan tututuunu duymutu. "Nasl oldu da


srf u grev yznden cmle proletaryadan akll olduumu fark etmedim
hi?" diye dnyordu, belirsizlik iinde kvranarak. "Nerem aklh ki benim -
utanyorum, saygm yznden korkuyorum proletaryadan!"

"Aynen byle formle et," demiti epumy Prokofiye, btn Devrim


Komitesi bir mddet sustuktan sonra. "Bundan byle Devrim Ko-mitesi'nin
toplantlar geceleri yaplacak, tula ev ise proletarya iin boaltlacak."

Prokofiy bir k yolu aryordu.

"Neyi temel alarak, yolda epumy? Gerekelendirmem gerekiyor da."

"Temel mi istiyorsun? At bakaym temeli ... Gndz yaayan proletarya ve


berikilere kar ilenen aybn utanc. Ehemmiyetsiz ilerin de tpk yakksz
iler gibi grnmez vakitlerde bitirilmesi daha yerinde olacaktr diye yaz..."

"Anlald," diyerek kabul etmiti Prokofiy. "Geceleyin insan daha iyi


younlar. Devrim Komitesi'ni nereye tayalm peki?"

"Herhangi bir ambara," diye kararlatmt epumy. "En ktsn seiver."

"Ben manastr nerirdim dorusu, yolda epumy," demiti Prokofiy, kararda


deiiklie giderek. "Orada daha bol eliki vardr, hem bina da proletarya
iin yakkszdr."

"Uygun forml," diye noktalamt epurny. "Pekitir bunu. Baka ne var


ktta? abuk bitir ltfen."

Prokofiy kalan btn ileri kendi ahsi takdirine brakarak ertelemi, yalnzca
en ehemmiyetsiz ve kolayca tartlabilecek maddeyi rapor etmiti.

"Bir de kitlesel retim emeini rgtleme konusu var, ii snfnn viranlnn


ve yoksulluunun imhas iin subborn/kler yaplmalym, kitlelere gelecek
iin ilham alayacak ve yce bir balang anlamna gelecekmi bu."

"Neyin yce balangc?" diye sornutu tam olarak duyamayan Jeyev.

"Neyin olacak, komnizmin," diye aklant epumy, "geri kalm blgeler


drt elden balyor, biz bitirdik bile.

"Bitirdiimize gre iyisi mi tekrar balamayalm," diye nermiti

hemen Kirey.

"Kiryua!" demiti onu fark eden Prokofiy. "Seni biz atamadk

m, otur oturduun yerde."

Beriki ihtiyar masann zerine tepeleme ylm katlar gryordu: ok


kiiler yazyor olmalyd bunca yazy, ne de olsa her bir harf azar azar
iziliyor, her birine akl harcanyordu; bir insan tek bana bunca kd
kirletemezdi. tek bir kii olsa yazan, kolayca ld-rlebilirdi hem. Demek ki
herkesin yerine tek kii deil, epeyce biri-leri dnyordu; o zaman onlardan
ucuz bir bedelle yakay syrmak, imdilik sularna gitmek daha hayrl
olacakt.

"Biz size bedavaya salarz o emei," demiti ihtiyar bu defa honutsuzca.


"Ucuza stleniriz ii, yeter ki daha fazla lafn etmeyin, hakaret oluyor
dorusu."

"Yolda epurny, proletaryamzn iradesi gzmzn nnde," demiti


ihtiyarn szlerinden bu sonuca varan Prokofiy.

Fakat epurny arnakla yetinmiti:

"Nasl bir sonu bu yahu, gne Bolevikler olmadan da grnez mi iini!


Bizler gne konusunda doru bilinlenmedik mi de emee ihtiya duyduk?
nce ihtiyac rgtlemek lazm."

"Ne yaparsn, buluveririz ihtiyac da," diye vaat etmiti ihtiyar. nsan az, ev
ok burada - evleri daha m sk koysak ki, hem birbirimize de daha yakn
yaam oluruz?"

"Baheler de tanabilir, onlar daha da hafif," diye belirtmiti Kirey.


"Bahelerle hava daha bir youn olur, besleyiciler de hem."

Prokofiy ktlarn arasnda ihtiyann fikrini dorulayan bir kant bulmutu.


Kdn altna anlalmaz imzalar atarak mehul kalan en akll insanlar her
eyi nceden dnmlerdi bile, geriye bir tek kendi hayatn bakasnn
kayda geirilmi dnceleri dorultusunda muntazaman gerekletirmek
kalyordu.

"evengurun batan sona yeniden planlanmas ve imarn ngren bir


mzekkeremiz var," demiti ktlan inceleyen Prokofiy. "Ondan tr de
evlerin yerleri deitirilmeli, ayrca bahelerin yardmyla temiz hava ak
salanmal, kesinlikle art bu."

"imar ediveririz," demiti ihtiyar kabul ederek.

Btn evengur Devrim Komitesi duraklayverniti sanki. evengurlular


ska ne dnmeleri gerektiini bilemez olur, beklenti iinde otururlard, o
esnada hayatlar kendiliinden akar giderdi.

"Balang neresiyse son da orasdr, yoldalar," demiti epumy akabinde ne


diyeceini bilemeyerek. "Dman yolumuzu kese kese iimizde yayordu,
Devrim Komitesinden skp attk onu, imdi dmann yerine proletarya geldi,
ya onu da skp atmalyz ya da Devrim Komitesine ihtiya kalmamtr."

evengur Devrim Komitesinde szler insanlara hitaben sylenmezdi,


konumacnn ahsi doal gereksinimiydi sanki ve konumalar ska ne bir soru
ne de cmle ierir, sadece akn bir kuku barndrrd -o da kararlara deil,
Devrim Komitesi katlmclarnn heyecanna malzeme olurdu.

"Kimin nesiyiz biz?" demiti bunu ilk kez sesli dnen epur-ny. "Biz dnya
lkelerinin ezilen insanlarna yoldatan baka bir ey deiliz! Ya snfn
ilerleyen scak akmtsndan kopmamal ya da bir yn halinde dunnalyz, snf
nasl isterse yle. O snf ki tm dnyay yapmtr, ne diye onun yerine
dnecekmiiz, dertlenecekmi-iz, syler misiniz ltfen? Bu ona yle bir
hakarettir ki bizi alak artk snfna dahil edebilir gnl rahatlyla!
Toplanty burada bitirelim, imdi her ey anlald ve herkesin ruhu dindi."

Beriki ihtiyar zaman zaman yel ve sel hastal ekerdi, dengesiz beslenme
yznden gelmiti bana bu: Bazen uzun sre yiyecek bulamaz, karsna kan
ilk frsatta yiyecek depolamas gerekirdi, bu sayede midesi yorulur ve
patlamalardan mustarip olurdu. Byle gnlerde ihtiyar kendisini btn
insanlardan uzaklatrp bir yerlerde tek bana dururdu. evengura
geldiinde de agzllkle yenek yediinden, Devrim Komitesinin
toplantsnn sonunu zor getinni, sonra derhal muzr otlarn iine ekilip karn
zeri yatn ve sradan vakitlerde kymetlisi, sevgilisi olan her eyi unutup ac
ekmeye koyulmutu.

epumy akamleyin vilayet yollarna dzlmt, proletaryay getinneye


giden o atla yine. Gecenin bayd evengurdan tek bana kp oktandr
unuttuu o dnyann karanlna yollandnda. Ne var ki ehrin dna kar
kmaz epurny ihtiyarn hastal yznden kard sesleri duymu ve
bozkra yaylan bu sinyallerin nedenini bulmak iin onu aramaya koyulmutu.
Kontrol tamamladktan sonraysa hasta adamn aymaz bir kardevrimci
olduuna inanarak tekrar yola dzlmt. Ama bu kadar yetmezdi.,
komnizmde ilekelerin nereye sokulacana karar vermek gerekliydi daha.
epumy komnizm srasnda hastalananlar gznn nne getirecek gibi
olmu fakat sonradan, bundan byle kendisinin yerine proletaryann dnmesi
gerektiini anmsamt. Bylece zihnin ikencesinden kurtularak, gelecek
hakikatinin gvencesi altnda., yapayalnz gmbrdeyen arabann iinde
hayatna dair ferah bir hisle uyuyakalmt, o an evengur'da uyuyan
proJetaryay azck zleyerek. "Ne yapacaz peki atlar, inekleri, sereleri?"
diye dnmeye balamt bu defa da uykusunda, fakat hemen sonra
uzaklatrmt kendisinden bu bilmeceleri; yalnzca yeryzndeki btn
mlkiyet ve ma-

mulleri deil ayn zamanda mlkiyeti korusun diye burjuvaziyi de icat eden
snfn aklna gvenebilirdi rahata; hem sadece devrimi deil, komnizm
gelene kadar korusun diye partiyi de icat eden o snf deil miydi?

Arabann nnde otlar geri geri gidiyor, adeta evengura dnyordu; yar
yarya uykuda olan adam ise,-tepesindeki kara ykseklikten, ebedi ama artk
eriilir gelecekten k saan yldzlar grrneksi-zin ilerliyordu; yldzlar
yoldaa hareket ediyordu sessiz bir dzen iinde: birbirlerini unutmamak iin
fazlaca uzaklamadan, tek vcut olup farkllklarn ve karlkl beyhude
vurgunluklarn yitirmemek iin de ok yaklamadan.

VLAYET MERKEZNDEN DNTE Kopyonkin Paintseve yetiti,


evengura atlarnn srtnda yan yana girdiler. evengurun iine dalan
Kopyonkin, ehrin iindeki sessiz komnizmi btn bedenine yaylan scak bir
huzur gibi alglamaktayd, gel gr ki gsnn kk kprtl kuytusuna
ekilmi stn bir kiisel fikir olarak hissetmiyordu onu. Bu nedenle
komnizmi sk bir denetimden geirmek istiyordu ki bir an nce cotursun
iini, zira Rosa Luxemburg sevdalyd komnizme, Kopyonkin ise o kadna
sayg duymaktayd.

"Yolda Luxemburg kadndr!" diye aklyordu Kopyonkin Paintseve. ''Oysa


burada insanlar srtst yaylm, kannlarn iple gerdirmiler, kiminin
kulanda kpe var. Yolda Luxemburg iin pek yakksz grntler bunlar,
burada olsa utanrd, pheye kaplrd, tpk benim gibi. Ya sen ne dersin?"

Paintsev'in hibir eyi denetledii filan yoktu. Sebebini gayet iyi biliyordu
zaten evengurun.

"Ne diye ayplayacakm," dedi. "Kendi de revolverli bir hatun deil miydi?
Buras da benimki gibi bir devrim park ite, grmtn bende kaldnda ya. "

Kopyonkin Paintsevin kk kasabasn, bey evinde yatp kalkan suskun


baldrplaklar ve dostu, yolda Aleksandr Dvanov'u anmsad, Kopyonkin
ile birlikte sradan, en iyi halkn arasnda ko-

munzm arayan.

"Seninkisi, smrden yolunu ann insana barnakt anca, komnizm


olumu deildi orada. Burada ise boluktan bitivermi; millet ortalkta ceset
gibi dolanp dururdu eskiden, imdi kp buraya gelmi, canl ya pek
kprdad yok."

Paintsevin umurunda deildi bu: Sevmiti evengur'u, g depolayp devrim


parkna baskn verecei mfrezeyi toplamak iin burada yaayacakt, oraya
grevle gnderilen rgtlerin elinden alacakt devrimi. Paintsev genellikle
ak havada yatyor, i geiriyor, unutulmu evengur bozkrndan ykselen tek
tk sesleri dinliyordu.

Kopyonkin evenguru tek bana turluyor, proleterleri ve berikileri


inceleyerek zaman geiriyor, Rosa Luxemburg'a ksmen de olsa deer verip
vermediklerini renmeye alyordu; oysa hi duymamlard bile adn,
sanki Rosa onlar iin deil, bou bouna lmt.

evengura gelen proleterler ve berikiler burjuvazinin yiyecek ar-tklann


abucak silip spnnlerdi ve Kopyonkin'in geldii sra bozkrda bulduklar
bitkisel ganimetle besleniyorlard. epumy'n yokluunda Prokofiy
evengur'da subbotnik almas rgtlemi, tm proletaryaya ehir ve
baheleri sil batan dzenleme talimat vermiti; ne var ki berikiler evleri
yerinden oynatyor, baheleri tayorsa, emek iin deildi gayretleri,
evengurda bulduklar huzur ve yatacak yerin bedelini demek, bylece
iktidardan ve Proka'dan zgrlklerini satn almakt. Vilayetten dnen
epurny, Prokofiyin emrine uyup uymama kararn proleterlere brakm,
ileri bittiinde, grdkleri zulmn birer kalnts olan evleri gereksiz
paralara ayrp. bundan byle yeryznde hibir rtye gereksinin
duymakszn, birbirlerini yalnzca canl bedenleriyle starak yaamalarn mit
etmiti. Ayrca komnizmde k gelecek miydi bakalm, belki de hep yaz
w i * * i i i i *11 i

sca hkm srecekti, zira gne komnizmin daha ilk gnnde amt ve
btn tabiat bu nedenle evengur'dan yanayd.

evengur yaz ilerliyor, zaman hayatn aleyhine iliyordu mitsizce, oysaki


epurny proletarya ve berikilerle birlikte yazn, zamann ve tm alkantl
unsurlarn ortasnda duraklamt ve sevincin verdii huzur iinde, mutlak
hayat saadetinin bundan byle kimselerin tedirgin edemeyecei proleterlerin
arasnda yeermesini hakl olarak bekleyerek yayordu. Bu hayat saadeti
mevcuttu da artk lemde, proletaryann ve berikilerin ilerinde gizlenmiti,
ana yine de maddeydi, olguydu, gereklilikti.

B ir tek Kopyonkin kendisine mutluluk ve huzur verebilecek mitten yoksun


dolanyordu evengur'da. Surann dzenini silahl eliyle oktan bozard ama
evengurun genel bir deerlendirnesini yapmas iin Aleksandr Dvanovu
beklemekteydi. Oysaki sabnn vakti ilerledike evengurdaki snf giderek
daha da dokunuyordu Kopyonkinin kimsesiz duygularna. Kirnileyin
Kopyonkin, evengur proleterlerinin kendisinden beter durumda olduklarn
dnyordu, belki iten ie daha gl olduklar iin kendisinden uysaldlar
yine de; Kopyonkinin tesellisi Rosa Luxemburgda idi, dardan gelen e-
vengurlular ise bir sevin beklemiyordu gelecekte, ummuyorlard da sevin
filan. tm varlksz insanlar yaatan o fikirle yetiniyorlard zira: benzerleri.
yollar katettikleri arkada ve yoldalaryla karlkl bir hayat srme fikri.

Bir defasnda Kopyonkin aabeyini anmsamt; akam oldu mu evden kar,


sevgilisinin yanna giderdi, kardeleri ise damn iinde yalnz kalr, sklrlard
onsuz; o zaman Kopyonkin ufaklkJan teselli etmeye alr, onlar da yava
yava avunurlard, nk ihtiyalar olurdu buna. imdi Kopyonkin de
evengur'a kar kaytszd ve sevgilisi Rosa Luxemburg'un yanna gitmek
istiyordu, evengurlularn ise sevgilileri yoktu ve yalnz kalp kendi ilerinde
avunmalar gerekiyordu.

Berikiler sanki iin bandan beri evengurda yalnz kalacaklarn biliyor ve


Kopyonkinden de Devrim Komitesi'nden de bir ey talep etmiyorlard -
onlarn fikir ve talimatlan vard, berikilerin ise anca var olma gereklilii.
Gndzn evengurlular bozkrda geziniyor, otlar yoluyor, yumru kkleri
topraktan kanyor, tabiatn i rnleriyle tka basa besleniyor, akamlar ise
sokaklardaki otlann iine yatp konumadan uykuya dalyorlard. Kopyonkin de
daha az kederlenmek, zaman daha hzl atlatmak iin insanlarn arasna
uzanyordu. Arada bir o zayf ihtiyarla, Yakov Tit ile sohbet ediyordu; dier
insanlarn sadece dndkleri, hatta dnmeyi dahi beceremedikleri eylerin
tmn bildii anlalmt bu ihtiyann; Kopyonkinin ise kesinkes bildii bir
ey yoktu, nk akgzl, keskin hafzal bir bilince sahip deildi.

Yakov Tit akamlar otlarn iinde yatp yldzlara bakmay ve

uzak gkcisimlerinin var olduu, zerlerinde insansz, denenmemi bir hayatn


sregittii, o ulalmaz hayatn kendisine asla yr olmayaca dncesiyle
avunmay seviyordu. Ban evirdiinde, uykuya dalan komularn gryor
ve zlyordu onlar iin: "Size de nasip olmayacak orada yaamak." Sonra
herkesi yksek sesle tebrik etmek iin doruluyordu: "Varsn olmasn canm,
madde ayn deil mi? Ha ben, ha u yldz. Insan kstah deildir,
agzllne gre deil ihtiyacna gre alr."

Kopyonkin de yatyor ve Yakov Tit'n ruhuyla syletiini duyuyordu.

"Bakalarna acyor insan hep, diyordu Yakov Tit, bu noktaya kendi


dikkatini ekerek. "Birinin zgn bedenine baknca acyveri-yorsun: Eziyet
ekecek, lecek, yaknda ayrlacaksn ondan ... Kendine acmyorsun ki hi.
leceini, arkandan alayacaklarn dndn myd yine alayanlar yalnz
brakacana yanyorsun."

"Bu bulank laflar nereden karyorsun, ihtiyar?" diye sordu Kopyonkin.


"Snf insanndan bihabersin, yatm konuuyorsun..."

ihtiyar sustu. evengur da suskundu.


nsanlarsrtst yatmlard. zerlerinde etin, bulank gece aralanyordu
yavaa; ylesine sessizdi ki gece, kirnileyin iinden szler fsldanyor,
uyuyanlar da yant olarak i geiriyor sanlrd.

"Ne susuyorsun karanlk gibi?" dedi Kopyonkin sorusunu yineleyerek. "Yldza


m yanyorsun? Yldz dediin de gm ve altndr. bizim bildiimiz
metallerden deil anlayacan."

Yakov Tit szlerinden utanmyordu.

"Konumuyordum, dnyordum ben, dedi. "Bir sz syleyene dek akll


saylmaz kii, suskunlukta akl yoktur da ondan - anca duygunun eziyeti vardr...

"Mitingdeymi gibi konutuuna gre sen akllsn demek ki?"

diye sordu Kopyonkin.

"Ondan akll olmadm ben..."

"Neyden ya? Yoldaa retiver bana," dedi Kopyonkin rica yollu.

"Akll oldum nk ana babasz, insansz bama insan yaptm kendimi. Ne


canllar, ne malzemeler bulup harcadm kendime - akln a da sesli
dnver."

"Bol bol harcamsndr! diye dnd yksek sesle Kopyonkin.

Yakov Tit nce gizli vicdann duyarak i geirdi, sonra ald Kopyonkine:

"Hakikaten pek bol. nsan yalannca yatt yerde unu dnyor: Nasl olur
da benden sonra dnya ve insanlar salam kalr? On-ca i yaptm, onca yemek
yedim, onca zahmetler ettim, dnceler dndm, sanki btn lemi kendi
ellerimle tkettim, bakalarna ise yalnzca eskittiklerim kald. Ama sonradan
grdm ki bakalar da bana benziyor, bakalar da kk yatan beri
bedenlerini zar zor tayor, hepsi de dayanyor bir ekilde.

"Neden kk yatan dedin?" dedi Kopyonkin, anlamamt. "ksz m


bydn, yoksa baban kendisi mi elini ekti senden?

"Pedersiz," dedi ihtiyar. "Onun yerine yabanc insanlara alnam gerekti,


kendim de bir avuntu bilmeden bydm btn mrmce...
"Baban yoksa ne diye yldzlara insanlardan ok deer biiyorsun?" diye sordu
Kopyonkin, akn. 'nsanlar daha kymetli olmal senin iin: Onlardan baka
saklanacak yerin yok, evin onlarn arasnda ayakta duruyor... Gerek bir
Bolevik olsaydn her eyi bilirdin, sense anca yal kszn tekisin."

ehrin ortasnda, bakir sessizliin iinde bir ocuun figan ykseldi ve


uyumayan herkes duydu onu; ylesine sessizdi ki yeryznde gece., yeryznn
kendisi de o gecenin altnda yok olmu gibiydi. ocuun szsnn pei sra iki
ses daha ykseldi sonra: annesinin sesi ve Proleter Gcnn endieli
kinemesi. Kopyonkin derhal ayakland ve uyku isteinden cayd, acya alkn
ihtiyar ise yle dedi:

Bir kk alyor, erkek mi kz m belli deil."

"Kkler alyor, yallar yatyor, diye sulad onu Kopyonkin kzgn kzgn
ve atna su iirmeye, alayan da avutmaya gitti.

evengura berikilerden ayr gelen bir yol dilencisi karanlk bir sofada
oturmu, dizlerinin de yardmyla ocuunu kucanda tutu-

w w f +1 * * 1 i i i 1 1

yor, aznn scan flyordu yzne sk sk, gcyle yardmc ol-

I w

mak iin ocua.

ocuk sessizce ve itaatkr yatyor, kendisini acnas, yalnz bir skkla iten
hastaln eziyetlerinden korkmuyor, yalnzca arada bir inliyordu, o da
ikyetten ziyade skntdan.

"Neyin var, neyin var, canm benim? diyordu annesi. Syle neren anyor,
stvereyim oran, pvereyim oran.

ocuk susuyor, annesine bakyordu yar aralk, onu unutmu gzlerle ve


bedeninin karanlna ekilen yrei ylesine byk bir srar, hiddet ve mitle
arpyordu ki ocuktan ayr bir varlkt sanki bu yrek, scaklyla irinli lm
akntlarn kurutan dostuydu; anne ise
| i w j 1 * * w w i

gizli, yalnz yree yardm etmek iin ocuun gsn okuyor, ince
yaamnn zerinde nlad teli gevetmeye alyordu, susmasn, dintensin
diye bu tel.

Annenin kendisi o an yalnzca hassas ve efkatli deil, akll ve serinkanlyd


da; bir eyleri gzden karmaktan, gecikip, bildii ve elinden gelen o yardm
ocua eritirenemekten korkuyordu.

Btn bir mr anmsamaya alyordu basiretli anne, kendi mrn ve


rastlad yabanc mrleri, imdi ocuunu rahatlatacak her tr bilgiyi ekip
karmak iin bunlarn iinden. Dilenci anne, yollarnn dt bu adsz,
insansz, kapkacaksz, ilasz ve amarsz ehirde ocuuna efkatin yan sra
tedavi de sunmasn bitmiti; akamleyin lk suyla temizlemiti olunun
midesini, vcudunu scak bezlerle stm, beslenmesi iin ekerli su iirni
ve o canl olduu srece uyumamaya karar vermiti.

Yeni Ekonomi Politikas (Novaya Ekonomieskaya Politika). --.n.


Ne var ki ocuun straplar dinmek bilmiyor, snan vcuduna dokunan
annenin elleri terliyordu; yzn buruturdu ocuk, o by-lesine zorlanrken
baucunda oturan annesi kendisine hibir ey vermedii iin gcenerek
inlemeye koyuldu. O zaman anne emsin diye gsn uzatt ocua, oysa ocuk
be yandayd, oktan sarkm gsten akan clz,-seyrek st emmeye
koyuldu agzllkle.

"Bana syleyiver hadi," diyordu anne rica yollu. "Syle ne istiyorsun?"

ocuk kocam beyaz gzlerini at, ste doynay bekledi ve gcnn


yettiince konutu:

"Uyumak ve suda yzmek istiyorum. Hastaydm ya ben hani, imdi artk bittim.
Yarn beni uyandr da lmeyeyim, yoksa unutup

.1 II

lrm.

"Hayr, olum," dedi anne. "Ben hep bekleyeceim banda, yarn sernn l n
sg r et steyeceg m."

"Tut beni, dilenciler almasn," dedi dermansz den ocuk, "kimse bir ey
verniyor onlara, hrszlk ediyorlar... Skldm senden

anne, kaybolsaydn keke.

Anne baygn den ocua bakt ve acd ona.

"Eer dnyada yaamak yazlmadysa alnna, cancazm, diye fsldad,


"uykunda l daha iyi, ama eziyet ekme, ac ekmeni istemiyorum, her zaman
ferah ol, hafif ol..."

ocuk huzurlu uykunun serinliinde kendinden geti nce, sonra birden


haykrp gzlerini at; annesinin kendisini kafasndan tuttuunu, yumuak
ekmeklerin arasnda snd antadan kardn, ter. ve hastalktan tr
tylenen clz vcudunun dklen paralarn plak dilenci hatunlara
dattn grd.
"Anne," diyordu annesine, "sen aptal dilencinin tekisin, yallnda kim
doyuracak karnn? Zaten zayfm, sen tutmu beni bakalarna datyorsun!"

Fakat annesi duymuyordu onu, l nehir talarna benzeyen gzlerinin iine


bakyor, ardndan ylesine hazin bir sesle baryordu ki kaytszlayordu bu
ses, olann artk daha az eziyet ektiini unutup.

"Ben onu tedavi etmeye altm, esirgedim onu, benim suum yok," diyordu
anne, kendisini elem dolu gelecek yllardan korumak n.

epurny ve Kopyonkin evengurlulann arasndan ilk yetienler oldular.

"Neyin var? diye sordu epumy dilenciye.

"Bir dakika daha yaasn istiyorum," dedi anne.

Kopyonkin eildi ve ocuu yoklad. lleri severdi, nk Rosa Luxemburg


da aralarndayd.

"Ne yapacaksn bir dakikay? dedi Kopyonkin. "Naslsa geecek, yine lecek
o, sen yine inlemeye balayacaksn.

"Hayr," diye sz verdi anne. O zaman alamam, canlyken nasl grnyordu,


aklmda tutamadm."

"Bu olur ite," dedi epurny. Ben kendim de uzun sre hasta yattm, salk
memuru olarak ktm kapitalist krmndan.

"Grmyor musun ii bitmi, ne diye rahatsz ediyorsun ocuu? diye sordu


Kopyonkin.

"Ne olmu yani syler misin ltfen? dedi epumy kat bir gvenle. "Annesi
istediine gre bir dakika daha yaayabilir: O kadar

yaad yaad da imdi mi aklna geldi? Buz kesseydi, kurtlansayd neyse, ama
ite scack yatyor ocuk - ii daha capcanl, d lm sadece."

epumy ocuun bir dakika daha yaamasna yardm ededursun, Kopyonkin


evengur'da komnizm filan olmadn anlamt: Kadnn daha yeni getirdii
ocuk lmt ite.

"Yeter kurcaladn, rgtleyemezsin onu artk," diye buyurdu Kopyonkin


epumy'a. "Kalbi sezilmiyorsa insan gt demektir."

Ne var ki epumy salk memurluuna ara vermiyor, ocuun gsn


okuyor, kulak altlarndan boynuna dokunuyor, azndaki havay azyla emiyor
ve lnn canlanmasn bekliyordu.

"Kalple ne alakas var," dedi gayretinden ve tbbi inancndan coan epurny,


"ne alakas var kalple.. syler misin bana ltfen? Ruh boyundadr,
kantlamam mydm sana bunu!"

"Hadi diyelim boyunda olsun," dedi Kopyonkin kabul ederek. "Yine de fikirdir
ruh dediin, hayat kollamaz, tketir; sen tabii evengur'da yayorsun.. hibir
ie elini srdn yok, o yzden kalple ne alakas var diyorsun: Kalp dediin
insann rgatdr yahu, iinin ta

i 1**1* *1 1 * * i * i

kendisidir o, sizlerse hepiniz smrcsnz.. komnizminiz filan da

yok te!.."

Anne, epumyn tedavisine yardmc olmak iin scak su getirdi.

"Brak aclanmay," dedi ona epurny. "Artk btn evengur strap ekecek
onun iin, sen sadece kk bir parack gamlanacaksn...1 "Ne zaman nefes
alacak?" dedi anne dinleyerek.

epumy ocuu kucana ald, kendisine ekti ve hayattaynu gibi ayakta


dursun diye dizlerinin arasna koydu.

"Nasl da aklszca hareket ediyorsunuz..." diye siten etti anne

uzgun uzgun.

Sofaya Prokofiy, Jeyev ve Yakov Tit girdiler, bir kede durdular, hibir ey
sormadlar rahatsz etmemek iin.
"Aklla ilgisi yok," diye aklad epumy, "hafzamla hareket ediyorum ben.
Hem ben olmasam bile istediin u bir dakikay yaamas gerek: Komnizm
iliyor burada.. yan sra da btn tabiat. Baka yerde olsa daha dn lm
olurdu seninki.. evengur sayesinde fazladan yirmi drt saat yaad, kulak ver
szme!"

"Gayet mmkn, gayet olas, diye dnd Kopyonkin ve darya bir gz att,
havada, evengurda ya da zerindeki gklerde lene dair gzle grlr bir
merhamet var m diye. Gel gr ki danda hava deiiyor, rzgr muzr otlarn
iinde hrdyor, proleterler ise souyan topraktan kalkp evlere gidiyorlard
yatmaya.

"Ayn emperyalizmde olduu gibi," diye dnd fikrini deitiren Kopyonkin.


"Hava ayn ekilde alkanyor ve komnizm filan yok grnrde, ocuk belki
kazara nefes alabilir - anca yle."

"Daha fazla eziyet vermeyin ona," dedi anne, ocuun itaatkr dudaklarndan
ieri drt damla bitki ya damlatan epurnya. "Brakn dinlensin. ona
dokunulmasn istemiyorum, bittim demiti bana."

epumy ocuun bana yapan tutam tutam salar kantrd, kararmt bu


salar, nk lenin ilk ocukluu bitmiti. Sofann atsna aceleci, ferah bir
yamur damlamaya koyuldu, ne var ki bozkra yaylan ani bir rzgr yamuru
topraktan koparp uzak karanla srkledi ve yine sessizleti dans, rutubet
ve kil koktu sadece.

"imdi nefes alacak, bakacak bize," dedi epurny.

Be evengurlu, yaamn evengurda tekrarlann grmek iin ocuun


yabanclaan bedeni zerine eildiler, zira fazlasyla ksa srecekti bu yaam..
ocuk konumadan oturuyordu epurny'n dizlerinde, kadn scak oraplarn
kanp terini koklad ayaklarnn. Annesi kendisini canl haliyle anmsayabilsin
ve teselli bulsun diye ocuun yaayp sonra da lmesi gereken o bir dakika
geti; gelgelelim ocuk lm acsn iki defa ekmek istemiyor, epumyn
kucanda eskisi gibi kprdamadan duruyordu. Durumu anlamt annesi.

"Bir dakika olsun yaamasn istemiyorum," dedi vazgeerek, "tekrar lmesi,


strap ekmesi gerekecek, bylece kahversin."
"Byle komnizm mi olur?" diye dnd bsbtn kukuya kaplan
Kopyonkin ve nemli gecenin rtt avluya kt. "ocuk bir kere bile nefes
alamad; buraya canl geldiydi, lp gitti ite. Burada anca intan olur,
komnizm deil. Gitme vaktin gelmitir, yolda Kopyonkin, buradan uzaklara.

Kopyonkin bir zindelik duydu bedeninde, o zindelik ki uzaklarn ve midin yol


arkada-dr; neredeyse hznlyd evengur'a baklar, nk yaknda
ebediyen ayrlmas gerekecekti ondan; rastlad tm insanlar, ardnda
brakt ky ve ehirleri balard daima:

Gereklemeyen mitlerin kefareti ayrlkla denirdi. Geceleri ise sabrn


yitirirdi Kopyonkin; karanlk ve insanlarn korunmasz uykusu, balca burjuva
devletine doru derin bir kefe kma drts uyandrrd onda, zira o devletin
gkleri de karanlkt ve kapitalistler plak, uursuz yatyordu iinde. ileri
orackta bitirilebilir, afakta komnizm ilan edilebilirdi.

Kopyonkin atna yanat: Gerektii anda srtna atlayp gidebilir miydi? Szd,
yoklad hayvan; gidebilirdi. Proleter Gc nice yollar teptii gemi
gnlerdeki gibi glyd, uzaklara ve gelecee yollanmaya hazrd.

evengurun ucundan armonika sesi ykseldi. Berikilerden birinin mzii


vard, uyuyamyor, yalnzln avutuyordu.

Byle bir mzii daha nce hi duymamt Kopyonkin: Szckleri telaffuz


edecek gibi oluyor, ama yarda brakyor, bu yzden de szler gereklememi
elem gibi kalakalyordu.

"Derdi neyse syleyiverseydi u mzik keke," diye dnd rahatsz olan


Kopyonkin. "Sesi dinleyecek olsan, adam yanna aryor sanrsn, ama
yaklasan almaya devam eder, durmaz."

Yine de Kopyonkin.. evengur insanlarn sonuna kadar grmek,

i 1 * * * "* 1 1 * 1 1*^*1 11*'

kendisinin bir trl hissedemedii komniz m in neyin nesi olduunu

* | w* i w t j /^\ * * * % 1 1
i

anlamak iin gece mziine doru yrd. Orgtllk diye bir eyin
bulunamayaca tarlalarda bile evengur'da olduundan daha iyi hissediyordu
kendisini Kopyonkin; bir zamanlar Saa Dvanov ile birlikte gezerlerdi, kendisi
kederlenmeye balad myd Dvanov da dert-lenirdi, o vakit kederleri
birbirine yrr, karlanca yan yolda durur kalrd.

evengur'da ise insann kederini karlayacak bir yolda yoktu ve keder


bozkra, sonra da karanlk havann boluuna doru yrmeye devam ediyor,
kimsesiz br dnyada son buluyordu. "alyor adan baksana, diyordu
Kopyonkin dinleyerek, "yok burada konnizm fi-

i .-'I v w 1 i w .

lan, uyuyanyor ite zntsnden. Komnizm olsayd mziini tamamlard,


biterdi mzik, yanma gelirdi o da. Ama baksana yarm brakyor, u tanyor
adam."

evengura girmek zordu, kmak da zordu iinden. Ev ler sokak-sz, karnan


onnan duruyordu, insanlar konutlar araclyla birbirlerine sokulmulard
sanki, aralardaki boazlarda ise yalnayak insanlarn ezemedii muzr otlar
bymt. Otlann arasndan drt kiinin balar ykseldi:

"Bekle hele," dediler Kopyonkine.

epumyd bu ve len ocuun yannda bulunan dierleri.

"Bekle hele," diye rica etti epumy. "Belki biz yokken dirilir."

Kopyonkin de otlarn iine oturdu; mzik kesilmiti, sadece Yakov Titn


karnlda guruldayan yeller ve seller iitiliyordu imdi, i geirip katlanmaya
devam ediyordu ihtiyar.

"Neden ld ki? Devrimden sonra donad m?" diye sordu Kopyonkin.

"Doru ya! Neden ld, Pro?" diye ararak yineledi soruyu epurny.
Prokofiy bu sorunun yantn biliyordu:

"Tm insanlar doar, yaar ve sosyal koullardan tr lrler, baka yolu


yoktur bunun, yoldalar."

Bu noktada Kopyonkin ayaa kalkt, her ey akla kavumutu gznde.


epumy da kalkt, henz felaketin ne olduunu bilmiyor, ama peinen
zlyor, utanyordu.

"ocuk senin komnizminden ld, yle mi?" diye sordu Kopyonkin serte.
"Komnizm sosyal kouldur demez misin sen? Ondan ya zaten ara ki bulasn.
imdi bana her eyin cevabn vereceksin, kapital ruh! Devrin yolunda koca
bir ehri geinnisin eline... Paintsev!" diye seslendi Kopyonkin etrafn
kuatan evengura.

"Ha!" diye yantlad Paintsev kuytu yerinden.

"Neredesin?"

" teyim."

"Hazrlan ve gel hemen!"

"Neye hazrJanacakmm, byle de idare ederim ben."

epumy duruyor, korkmuyordu, vicdanyd szlayan: evengur' daki en kk


ocuk komnizmden lmt ve epurny bir mazeret formle edemiyordu
kendisine.

"Pro, sahi mi bu?" diye sordu sessizce.

"Sahi, yolda epumy," diye yantlad beriki.

"Ne yapacaz biz imdi? Bizimkisi kapitalizm miymi yani? Belki de


yaamtr ocuk bir dakikack olsun ha? Komnizm nerelere

kayboldu, gzlerimle gnntm onu ben, yer boaltmtk onun iin..."

"Burjuvaziye yetiene kadar geceler boyu yrmel isiniz," diye tavsiyede


bulundu Kopyonkin. "Ve karanlk bastrnca uykusunda zaptetmelisiniz onu."

"Elektrik cereyan yakyorlar, yolda Kopyonkin," dedi bilmi Prokofiy


kaytszca. "Burjuvazi vardiyal yayor, gndz ve gece, acelesi var."

epumy yoldan geen kadnn yanna gitti, lm olan ocuun sosyal koullar
sayesinde canlanp canlanmadn renecekti. Anne ocuu oturma
odasndaki bir karyolann zerine yatrm, kendisi de yanna uzanp ona
sarlm, uyuyakalmt. epurny ikisinin banda pheler iinde dikiliyordu:
Uyandrmal myd kadn? Prokofiy bir defasnda, "Gste ac varsa ya
uyumak ya da lezzetli bir ey yemek gerekir," demiti. evengurda lezzetli
hibir ey yoktu ve kadn kendisini avutmak iin uykuyu semiti ite.

"Uyuyor musun?" diye sordu kadna sessizce epurny. "Sana lezzetli bir ey
bulalm ister misin? Mahzenlerde burjuvaziden kalan yiyecekler var."

Kadn sessizce uyuyordu; ocuk kadnn zerine abanmt ve az akt; burnu


tkalyd da azndan nefes alyordu sanki. epumy ocuun n dilerinin
olmadn grd; stdilerini rtecek kadar yaam, esas dileri
karn1aya vakit bulamadan lmt.

"Uyuyor musun?" dedi epurny eilerek. "Niye uyuyup duruyorsun ki?"

"Hayr," dedi gzlerini aan yabanc kadn. "Yatmtm, szver-

._ ff

mm.

"Acdan m, durup dururken mi?"

"Durup dururken," dedi kadn, isteksiz, uyku sersemi konuuyordu; sa elini


olann altnda tutuyor, bakmyordu ona, nk alkanlkla ocuk scakm,
uyuyornu gibi geliyordu.

Sonra doruldu dilenci ve ileride dourabilecei ocuklar iin dolgun kalan


plak bacaklarn rtt. yi kadn bu da. iyi," diye dnd epurny,
"birisine epeyce ektirmi olmal vaktinde."
ocuk annesinin elini brakmt, i sava ehidi gibi srt zeri yatyordu, yz
zgn ve o nedenle de bir ihtiyarn yz gibi bilinliydi; yeryzn, belee
yaamann yollarn arayarak arnlayan snfnn adi gmlei vard srtnda.
Anne, kendi derdinden ve aynlktan

1 W |t . 1 1 w 1 1

ziyade, ocuunun lmn tadna varmlndan tr ac ekiyordu. Oysaki


olan bir bana, kimselere serzenite bulunmadan yatmaktayd ite, sabrl ve
uysald, yllarca mezarn iinde buz kesmeye razyd. Tanmadklar adam ise
karyolatarnn banda dikiliyor, kendisi iin bir eyler umuyordu.

"Almad deil mi nefes? Nasl olur... Gemi zaman deil ki buras!"

''Hayr," diye yantlad anne. "Ryamda grdm onu, canlyd, el ele bir
tarlackta yryorduk. Scakt, toktuk, kucama almak istiyordum onu, bana
dedi ki: 'Hayr anne, ayaklanmla daha abuk varrm gel kafa kafaya verip
dnelim, baksana ikimiz de dilenciyiz.' Gidecek yerimiz de yoktu. Bir
ukurun iine oturduk, ilamiz de alamaya baladk...

"Buna gerek yok," diye teselli etti onu epumy. "evenguru ocuuna miras
olarak hediye edebilirdik, ama o reddetti ve ld."

"Oturduk aladk tarlada: Mademki hakkmz yoktu, biz ne diye diriydik?..


Olan dedi ki bana: 'Anne, ben kendiliimden leyim daha iyi, bu uzun yolda
sklrm seninle: Habire ayn ey, habire ayn ey.' Ben de ona dedim ki: l
bari, ben de seninle baylveririm o zaman. Koynuma yatt, gzlerini yumdu,
ama nefes alyordu, canl canl yatyordu yine, beceremiyordu. Anne,' dedi,
'olmuyor.' 'Eh, kalsn yapamyorsan, yine ar ar gidelim madem, belki bize
de bir yerlerde bir durak bulunur,' dedim ben de."

"Az nce canlyd ha seninki? Bu yatakta? ,

"Burada. Dizimde yatyordu, nefes alyordu, ama bir trl lemi-

yordu."

epurny rahatlad.
"Nasl lebilir ki evengur'da, syler misin ltfen? Burada koullar
kazanlm onun iin... Biraz nefes alacan biliyordum zaten, sen de
uyumasaymsn keke.

Anne epurny'a kimsesiz gzlerle bakt.

"Senin baka bir derdin var, adam: Yavrucam lr lmez tken-

d."

"Derdim merdim yok," diye yantlad abuk abuk epumy. Onu ryada bile
olsa canl grebilmi olman kymetli benim iin, demek ki

senin iinde ve evengur'da biraz olsun yaam..."

Kadn acdan ve kafasndaki dncelerden susuyordu.

"Hayr," dedi, "ocuum deil senin kymet verdiin, kendi fikrinin


derdindesin sen! Dan k, durnta yanmda, alknm yalnz kalmaya ben;
sabaha kadar doya doya yatarm yannda, onunla geireceim zamandan
alma!"

epumy dilencinin evinden kt, olann hi deilse annesinin ryasnda ve


zihninde, ruhundan artakalanla yaadna, evengur'da derhal ve ebediyen
lmediine sevinerek.

Demek ki evengurda komnizm vard ve insanlardan bamsz iliyordu.


Yeri neresiydi peki? Gezgin kadnn ailesinden ayrlan e-pumy komnizmi
ak seik hissedemiyor ve gremiyordu gece e-vengur'unda, oysaki resmen
mevcuttu. "Peki ya insanlar gayriresmi olarak neyle yayor? diye
dnyordu epurny, akn. "Karanlkta llerle yatyorlar, memnunlar da
hallerinden! Yazk."

"Ee, ne olmu? Naslm?" diye sordular epumy'a darda kalan yoldalar.

"Ryasnda nefes alm aslnda ama lmek istemi, tarladayken de


becerernemi ite, diye yantlad epumy.

"Ondan ld ya zaten evengura gelince," dedi durumu anlayan Jeyev.


"Burada zgrle kavutu tabii: Yaayacaksan yaa, lecek-

sen l.

"Gayet ak," diye belirtti Prokofiy. "lmek istedii halde hayatta kalsayd
zgr dzenden sz edebilir miydik?"

"Tabii ya, syler misin ltfen?!" Her tr kukuyu sprrcesine, ama soru
sorar gibi de kafa sallad epurny; nce bu szlerle neyin kastedildiini
anlamam, ama herkesin dardan gelen ocuk hususunda rahatladn
grnce o da sevinmiti. Yalnzca Kopyonkin bir umut gremiyordu.

"Hatun niye yannza kmad peki, niye ocukla ieri kapand?" dedi
Kopyonkin btn evengurlular knayarak. "Demek ki sizin ko-mnizmdense
orada kalmay tercih ediyor."

Yakov Tit, dncelerini duygunun sessizliinde atlatarak, konumadan


yaamaya almt, ama gcendii vakit o da bilirdi doru sz sylemesini,
syledi de sahiden:

"Ufakln yannda kald, nk aralarnda tek bir kan var, tpk sizin
komnizm gibi. O lnn yanndan ayrlacak olsa. sizin de temeliniz sarslr."

Kopyonkin, sayg duymaya balad beriki ihtiyann sarf ettii doru szleri
adamakll pekitirdi:

"evengur'unuzun olanca komnizmi karanlk yerde birikti imdi, hatun ile


olancn yamacnda. Benim iimdeki komnizm neden ileri atlyor
sanrsnz? nk Rosa ile aramda derin bir mevzu var. o yzde yz l olsa
bile!"

lm olayn formaliteden sayan Prokofiy o srada Jeyev'e, yksek. alak ve


orta eitim sahibi kaar kadn tandn anlatmaktayd, her bir gruba ayr ayr
deinerek. Jeyev ise dinleyip dinleyip imreniyordu: Kendisi anca cahil,
kltrsz ve itaatkr kadnlar tanmt.

"Byleyiciydi!" diye bitirdi hikyelerden birini Prokofiy. "(zel bir ahsiyet


sanat vard onda. Kadnd anlyor musun, yle hatun filan deil. Nasl bir ey
biliyor musun... ey gibi ite..."

"Komnizm gibi bir ey olmal," diye kopya verdi rkeke Jeyev.

"Yaklak. Zararmayd ama canm istiyordu. Ekmek ve kuma beklerdi


benden. O yl kemirmeye zrnk kalmamt, aileme de az bir ey
gtrebiliyordum - babam, annem, kardelerim oturuyordu kyde. Haydi
oradan dedim sonunda, annem dourdu beni, sen yok edeceksin. Ve gzel gzel
evime vardm, zlyordum onu ama olsun.. malm eve getirdiydim hi deilse,
ailemi doyurduydum.

"Eitimi neydi? diye sordu Jeyev.

"En ykseinden. Evraklarn gsterrniti bana, yedi yl srf pedagoji okumu,


memur ocuklarn yetitinni okullarda.

Kopyonkin bozkrda bir arabann gmbrdediini duydu: Saa Dvanov


olmasnd bu gelen?

"epurny," diye seslendi. Saa geldiinde Prokay defet. Ala-

w I II

n nde gideni bu.

epumy evvelki rzasn yineledi:

"Her iyiyi daha iyisi karlnda deiirim: Al onu ltfen."

Araba iine girmedi, gmbrtyle nnden geip gitti evengur un: Demek
komnizm haricinde de insanlar yayordu bir yerlerde, hatta teye beriye
gidip geliyorlard.

Bir saat sonra en iflah olmaz, en uyank evengurlular bile stirahata


ekilmiti, yeni, taze sabahn arifesinde, ilk uyanan, nceki gnn lesinden
beridir uyuklayan Kirey oldu; kucanda ar bir ocuk tayan bir kadnn
evengurdan ktn grd Kirey. Aslnda kendisi de kmak isterdi
evengurdan, nk savamadan, srf kazanmlar iinde yaamaktan sklr
olmutu; hem sava bittiine gre insan akrabalaryla yaamalyd, Kireyin
akrabalar ise uzaktayd; Uzakdouda, Pasifik Okyanusu'nun kysnda,
neredeyse, kapitalizm ve komnizmi frdolay ftursuzlukla rten gkyznn
balad te ucunda dnyann. Kirey Vladivostok'tan Petrograda kadar,
yeryzn Sovyet iktidar ve fikri iin temizleyerek yrm ve imdi
evengur'a varmt, burada dinlenmi, sklmaya balayana dein uyumutu.
Geceleri Kirey gkyzne bakyor, Pasifik Okyanusu olarak dlyordu onu,
yldzlar ise kylk memleketinin aklarndan geip uzak batya yzen
vapurlarn klaryd. Yakov Tit'n da sesi soluu kesilmiti: evengur'da
kendisine pabu bulmu, zerine kee geirmiti. Derken przl sesiyle hazin
arklar sylemeye balad; sadece kendisineydi bu arklar, hareketin yerine
koyuyordu onlar. Ama imdi pabularn da hazr etmiti ite, hazrd harekete
- tek bana ark yetmezdi insana hayatta.

Kirey, ihtiyarn arklarn dinleyip yle sordu ona: "Derdin nedir, Yakov
Tit, yetmedi mi yaadn!"

Yakov Tit yalln inkr ediyordu. Elli deil yirmi be yanda olduunu
dnmekteydi, ne de olsa mrnn yarsn uyku ve hastalkla geirmiti,
saylmazd o, hsrand.

"Nereye gideceksin ki ihtiyar?" diye sordu Kirey. "Burada sklyorsun ama


orada da zorlanacaksn: iki yanndan skmsn."

"Aradan szarm ben de, dzldm myd yola, ruhum uar gider iimden.
Herkesler iin el olurum gittiim yerde, kendini de kendimden geerim: Hayat
neremden geliyorsa orama geri kaar."

"evengur da ho yer ama!''

"Bo ehir. Yoldan geen adam huzur bulur burada; ana evler lzumsuz yere
duruyor, gnein yannda diren yok, insanlar desen bir amansz hayat
sryor: Ne gelene aldryorlar ne gidene. Cimrilik bilmiyorlar, nk mlk ve
yiyecek ucuz."

Kirey ihtiyar dinlemiyordu, szleri yaland belli ki:

"epumy insanlara sayg duyuyor, yoldalarn ise basbaya se


viyor.

"Ar duygudan seviyor o, ihtiyatan deil: Uucu ey onunkisi... Yarn


gmek gerek buradan.'

Kirey kendisi iin nerenin en iyi yer olduunu bilmiyordu: Buras. yani huzur
ve bo hrriyet iinde yaad evengur mu, yoksa uzak ve daha zor baka bir
ehir mi?

Sonraki gnler de evengurda, komnizmin en bandan beri olduu gibi


gneli geti, geceleri ise yeni ay douyordu. Kimse farkna varmam, kimse
hesaba katmamt onu, bir tek epumy komnizme sevinir gibi sevinmiti
ona, ay da gerekliydi. epumy sabahleyin ykanyor, gndzn ise sokan
ortasnda, birilerinin yanl yere koyduu bir aacn zerinde oturuyor,
insanlara ve ehre, gelecein tomurcuu, evrensel bir tutku, kendisini akln
hkmranlndan kurtaracak g gzyle bakyordu. Ne yazk ki kendisini
ifade

edemiyordu epurny.

evengur'un etrafnda ve iinde proleterler ve berikiler geziniyor, tabiatta ve


burjuvalardan kalma iftliklerde hazr gda anyor, halen hayatta
kalabildiklerine baklrsa buluyorlard da. Kirnileyin bir beriki epumy'n
yanna gelip, "Ne yapalm?" diye soruyordu.

epumy ise armakla yetiniyordu bu soruya:

"Bana ne soruyorsun? Anlamn kendiliinden domal iinden. Buras arlk


deil, komnizm."

Beriki dump ne yapmas gerektiini dnyordu.

"Benden bir ey domuyor," diyordu, "ok sktm kendimi."

"Yaa ve birikmeye bak sen de," diye tlyordu epurny, "senden de bir
eyler kar elbet."

" ime bir-ey dolarsa kaybolacak hali yok," diyordu beriki uslu uslu.
"Darda niye bir ey yok diye sormutum ben sana: Bize bir megale
emrediverseydin!"

Baka bir beriki gelip Sovyet yldzn sormutu: Neden imdilerde ha ya da


ember deil de bu yldz insanlann zerindeki balca iaretti? epumy onu
bilgi almas iin Prokofiye gndermi, o da kzl yldzn, dnyann tek
ynetim altnda birletirilmi ve hayatn kanna bulanm be ktas anlamna
geldiini aklamt. Beriki dinlemi, sonra tekrar epurny'n yanna vannt,
bilginin salamasn yapmaya. epurny yldz eline alm, bunun hi de yle
kuru ktalar deil, kollarn ve bacaklann aralam, birini kucaklamaya
hazrlanan bir insan olduunu grvermiti. Beriki, insanlarn ne diye
kucaklatklarn bilmiyordu. O zaman epumy tane tane, insann bunda bir
suu olmadn, vcudunun kucaklamaya msait dzenlendiini, aksi takdirde
kol ve bacaklarn havada kalacan sylemiti. "Ha da insandr," demiti
beriki anmsayarak, "ama neden tek bacakldr ki, insan iki bacakl deil mi?"
epumy bu konuda da fikir sahibiydi: "insanlar eskiden sadece elleriyle
alkoymak isterdi birbirlerini, fakat sonradan beceremediklerini grdler,
bacaklarn da ay

rp hazrladlar." Beriki bu kadaryla tatmin olmutu: "yledir zahir,"

deyip yaamaya gitmiti.

Akamieyin yamur yad, ay ykanmaya durmutu nk. Bulutlar erken


kertmiti karanl, epumy da eve girip karanlkta uzand, stirahat edip
toparlanmak iin. Az sonra berikilerden biri geldi ve ortak arzularn iletti
epumya: Kiliselerin an kulelerinde arkla r alnsnd. Koca ehirdeki tek
armonikann sahibi algsn da alp kim bilir nerelere gitmiti, oysa kalanlar
da mzie almlard ve bekleyemiyorlard. epumy bunun kendisinin deil
mzisyenlerin ii olduunu syledi. Ksa sre sonra evengur'un zerinde ayin
anlar alar oldu; an sesi den yanurda yumuuyor, soluklanmadan ark
syleyen bir insann sesine benziyordu. an ve yamur sesleri arasnda bir kii
daha geldi epumyn yanna, bastran karanl-

w 1w i f i

n sessizliinde selemyordu yz.


"Sen ne uydurdun?" diye sordu uyuklayan epurny ieri girene. "Burada
komnizmi kim uydurdu?" diye sordu gelen adamn yal sesi. "Bize somut
birini gster."

"Yr, Prokofiy Dvanova seslen yahut berikilerden birine. Kine

i n

sorsan gsterir sana komnizmi!

Adam dar kt, epumy ise uykuya dald - artk iyi uyur olmutu
evengur'da.

"Senin Proka'y armam sylyor, o her eyi biliyormu," dedi adam,


danda ban yamurdan saknmadan kendisini bekleyen yoldana.

"Gidip arayalm, yirmi yldr grmedim onu, bymtr."

Yal bal adam on adm kadar yrdkten sonra vazgeti: "Yarn aranz, Sa,
gel nce a ve yatacak yer bulalm."

"Haydi o zaman, yolda Gopner," dedi Saa.

Gelgelelim a ve yatacak yer aramaya baladklarnda hibir ey bulamadlar:


Aramalarna gerek olmad anlalmt. Aleksandr Dvanov ve Gopner, btn
kaplarn ak durduu nk evlerin bo olduu, insanlarn ise her yeni insana
sevindii nk mlkiyet yerine yalnzca ve yalnzca arkada edinebildikleri
komnizmin ve evengur' un iinde bulunuyorlard.

ZANGO, EVENGUR KLSESNN anlaryla Paskalya ayinini

almaktayd; "Enternasyonal"i alamyordu, oysaki proleterdi aslen..


zangoluu meslek olarak grerek yapmt gemite. Yamur yap tkenmi,
gkyznde sessizlik hasl olmutu; toprak, biriktirdii skntl hayatn
kokusunu yayyordu. an mzii de tpk gece havas gibi servetini brakp
yollara dmeye kkrtyordu even-gurluyu: Mlkiyet ve idealler yerine bo
bir bedene sahip olan, ileride ise devrimden baka bir ey gremeyen insan
merhamet ve bara deil, tela ve arzuya aryordu ann arks.
evengurda, epur-ny'n da bir defasnda eksikliini duyduu zere, sanat
yoktu, buna karn her tr melodik ses, donuk yldzlara ykselenler dahi,
annda devrimi anmsatyor, kiinin ve snfn henz gereklememi zaferi
doluyordu vicdanlara.

Zango yoruldu ve an kulesinin tabanna uzanp uyudu. Kopyonkin'in iinde


ise uzun sre taklp kalabilirdi bir duygu, yllar, yllar boyu; duygularn
paylaamazd insanlarla hi, iinde sregiden yaam kedere harcard ancak,
adil ilerle uraarak giderebildii kedere. an mzii kesilince daha fazla
beklemeye gerek duymad Kopyonkin: Proleter Gc'nn srtna bindi ve
herhangi bir direnile karlamadan evengur Devrim Komitesini igal
ediverdi. Devrim Komitesi de yine an alnan bu kilisenin iinde yer
almaktayd, ki daha da iyiydi byle olmas. Kopyonkin afa kilisenin iinde
bekledi, ardndan Devrim Komitesinin btn dosya ve kt-lanna el koydu;
btn kalem varln balayp tek bagaj haline getirdi, en stteki kdn
zerine ise yle yazd: "Eyleme hz verilecek. Ktlar okumalar iin ehre
gelen proleter kimselere datlacak. Kopyonkin."

lene kadar kimse gelmedi Devrim Komitesi'ne, bu arada at da

susuzluktan kinemeye balamt, fakat Kopyonkin evengur'u ele

geinnek adna ona ac ektinneye de raz oldu. leyin Prokofiy geldi


manastra, eikte koynundan antasn kard ve kurumun iinden geip
almak zere mihraba yanat. Kopyonkin vaiz krssnn banda dikilmi
onu bekliyordu:

"Terif ettin demek?" diye sordu Prokofiy'e. "Yerinde kal, beni bekle."

Prokofiy itaat etti, evengur'da dzgn bir devletin bulunmadn ve akl


banda ahslarn geri kalm snfn iinde yaayp, onu ancak azar azar
ezerek kontrol altna almaya mecbur olduunu biliyordu.

Kopyonkin Prokofiy'in antasn ve iki kadn revolverini msadere etti, sonra


mihraba gtrd onu, tutuklamaya.

"Yolda Kopyonkin.. sen devrim yapabilir misin ki?" diye sordu Prokofiy.

"Yapabilirim. Gryorsun ya, yapyorum ite."

"yelik aidatlarn yatrdn m peki? Parti kartn gster bana!" "Vermem. Sana
iktidar verildi, sense yoksul halka komnizm salamadn. Mihraba yr, otur
ve bekle."

Kopyonkin'in at susuzluktan brmeye balad ve Prokofiy Kopyonkin'den


uzaklaarak mihraba doru ekildi. Kopyonkin ayin ekmei dolabnn iinde
bir kap dolusu kutya1 buldu, beslenebilsin diye Prokofiy'e uzatt.. sonra
tutukluyu kap kenetlerine tutturduu hala kilitledi.

Prokofiy kapnn telleri arasndan Kopyonkin'e bakyor ve hibir

ey sylemiyordu.

"Saa gelmi, ehirde geziniyor, seni aryor," dedi neden sonra

Prokofiy.

Kopyonkin sevinten karnnn acktn hissetti, fakat dman

karsnda itinayla korudu sknetini.

"Madem Saa geldi, derhal k dar: Size ne yaplacan o kendi bilir, artk
senden korkmaya lzum kalmad."

Kopyonkin kap kenetlerinin iindeki ha ekip kard, Proleter Gcnn


srtna bindi ve kilise eiinden hoplatverdi atn, even-

gur a doru srd.

Aleksandr Dvanov sokakta yryor ve henz hibir ey anlamyordu, tek


grd evengur'un ho bir yer olduuydu. Gne ehrin
i i *1 i ! a **1* 1

ve bozkrn zerinde, orak gkyznn yegane rengi gibi parlyordu, fazla


olgunlaan gcnn basncyla aydnlk scan topraa vurmaktayd.
epurny, komnizmi aklamaya alarak ve becere-meyerek elik ediyordu
Dvanova. Nihayet gnei fark edip gsterdi: "te ssmz: Kl olmuyor,
yanyor."

"Hani ssnz?" dedi Dvanov ona bakarak.

"te ya. nsanlara eziyet etmiyoruz, gnein fazla gcyle ya

yoruz.

"Neden fazla?"

"nk fazla olmasa gne onu yeryzne indirnezdi, kararve-rirdi. Ama


fazla olduuna gre, versin bize, biz de kendi iimizde hayatla megul olalm!
Anladn m beni?"

"Kendim grmek istiyorum," dedi Dvanov. Yorgun ve kani yrmekteydi,


kontrol etmek iin deil, gereklemi yerel kardeliini daha iyi duyumsamak
iin grmek istiyordu evenguru.

Devrim bir gn gibi geip gitmiti; bozkrlarda, ilelerde, Rus tarasnn her
yerinde silah sesleri uzun sreliine dinmi, ordulann, atlarn, tm yayan Rus
Boleviklerinin yollann ot brmt yava

yava. Ulke ve ovalar bo ve sessiz duruyordu, biilmi tarlalar gibi ruhlarn


teslim etmilerdi sanki; akam gnei evengur'un zerindeki mahmur
ykseklikte bir bana bunalmaktayd. Bozkrda artk kimsecikler belirmiyordu
sava atlarnn srtnda: Kimisi ldrlm, cesedi bulunamam, ismi
unutulmutu; kimisi atn uslandrm, kynn fukaralarn gzel gnlere
gtrmekteydi, ama bozkra deil. Birisi bozkrda boy gsterse dahi kimse
dnp de bakmyordu ona; ahsi ileri iin oralardan geen tehlikesiz, kendi
halinde bir insan olabilirdi o geen ancak.
Gopner ile birlikte evengura varan Dvanov, tabiatta o eski telan, yol
kysndaki kylerde eski tehlike ve tasalann kalmadn grnt: Devrim bu
yerlerin nnden geip gitmi, tarlalan barl

bir hzn iinde hr brakm, kendisi ise kim bilir nerelere gizlenmi, adeta
insann i karanlna ekilmiti, yrd yollardan bitkin derek.
Yeryzne akam km gibiydi ve Dvanov kendi iine de akamn indiini
duyumsad: olgunluun vakti, mutluluk ya da pimanln. Hayatn yine buna
benzer bir akamnda Dvanovun babas da, gelecein sabahn vaktinden
evvel grmek iin Mutevo G-Jnn derinliinde ebediyen yitip gitmiti.
imdi baka bir akam balyordu; belki de balk ivanoviin grmeyi
arzulad o sabah yaanp gemiti de olu tekrar akam yaamaktayd.
Aleksandr Dvanov ahsi hayat iin komnizm dileyecek kadar derinden
sevmiyordu kendisini, herkesle beraber ilerliyordu ite o da, nk
yrmekteydi insanlar ve yapayalnz kalmak korkuntu; insanlarla birlikte
olmak istiyordu Dvanov, ne de olsa bir babas ve ailesi yoktu. epumy'a ise
aksine azap veriyordu komnizm, Dvanov'un babasna lmden sonraki hayatn
srr nasl azap veriyorduysa aynen yle. Zamann smna katlanamayan
epumy, evengur'da komnizmi bir rpda kurarak tarihin uzunluuna son
venniti; tpk balk Dvanov gibi o da hayatna dayanamam, br dnyann
gzelliine erkenden kavuabilmek iin lme dnttnt onu. Ne var ki
babasna merak iin kymet veriyor deildi Dvanov ve epurny'dan
holanmas-nn nedeni, onun acil komnizme tutkunluu deildi. Babas,
yitirilen o ilk arkada olduu iin gerekliydi Dvanova, epurny ise
komnizm olmasa insanlarn aralarna almayacaklar kimsesiz bir yolda
olduu iin. Dvanov babasn, Kopyonkin'i, epurny ve daha biroklarn,
tpk babas gibi hayat karsndaki sabrszlklarndan tr lecekleri iin
seviyordu; kendisi ise yabanclarn iinde bir bana kalakalacakt.

Dvanov gbela yaayan ihtiyar Zahar Pavlovii anunsad . "Saa," derdi o


kimileyin, "bir eyler yap u lemde, gryorsun ya insanlar yaayp yaayp
lyorlar. Bir eylerin ucundan tutmamz gerekmez mi?"

Ite Dvanov komnizmi tanmak, sonra da Zahar Pavlovie dnp ona ve


gbela yaayan dierlerine yardmc olnak iin gelmiti evengur'a.
Gelgelelim grnrde komnizm yoktu evengurda, insanlarn iine
gizlenmi olmalyd, hibir yerde gnnemiti onu Dvanov: Bozkr ssz,
yalnzd, evlerin nlerinde tek tk berikiler pineklemekteydi. "Genliim
bitiyor," diye dnd Dvanov "iim sessiz, tarih de akamn yaamakta."
Dvanov'un yaad ve arnlad Rusya botu, yorgundu: Devrim gemi,
mahsul toplanmt, imdi insanlar olgunlaan tohumunu yiyorlard sessizce,
komnizm vcutlarn ebediyen dolduruversin diye.

"Tarih zgndr, zamandr nk ve bilir unutulacan," dedi Dvanov


epurny'a.

"Bu doru," dedi epumy, akn. "Ben nasl fark edememiim? O yzden
akamlan kular akmyor, anca ocak ekirgeleri: Onlarnkine de ark
denmez! Bizde de yle ya, devaml ekirgeler ark sylyor, kuumuz az -
meer tarihimiz bitmimi! Bakar msn u ie. alametleri bilmiyormuuz!"

Kopyonkin Dvanov'un arkasndan yetiti; dostluun agzllyle bakakald


Saaya ve atndan inmeyi unuttu. Proleter Gc Dvanov'a ilk kineyen oldu, o
zaman Kopyonkin de indi yere. Dvanov, surat ask, dikilmekteydi;
Kopyonkin'e besledii abartl duygudan utanyor ve onu ifade edip yanl
yapmaktan korkuyordu.

Kopyonkin de yoldalara zg mahrem ilikiden ekiniyordu aslnda ama


neelenip kineyen at yreklendirmiti kendisini.

"Saa,'' dedi Kopyonkin. "Geldin mi imdi?.. Gel biraz peyim seni, bir an
nce bitsin u eziyet."

Dvanov ile pen Kopyonkin atna dnd ve usulca konumaya koyuldu


onunla. Proleter Gc Kopyonkine kurnaz kurnaz, gvensizce bakyordu;
kendisiyle zamansz konutuunu biliyor, inanmyordu ona.

"Bakma yle, gryorsun ya duygulandm!" diye sessizce sylemekteydi


Kopyonkin. Ne var ki at ciddi bakn Kopyonkin'den ayrmyor ve susuyordu.
"Atsn ama aptalsn," dedi ona Kopyonkin. "Susadn madem ne diye
sylemiyorsun?"
At i geirdi. "iim bitik demektir/' diye dnd Kopyonkin. "Bu mahluk bile
i geiriyor beni grnce!"

"Saa," dedi sonra Kopyonkin, "yolda Luxemburg leli ka yl olmutur?


imdi ben de onu anyordum - canl gezmedii ok oldu ok."

"ok," dedi sessizce Dvanov.

Kopyonkin glkle seebildi onun sesini ve korkuyla dnp bak. f->V i......
i w i

t. Dvanov elini yzne srmeden sessiz sessiz alyor, gzyalar arada bir
topraa damlyordu, Kopyonkin ve epumydan saklanacak yeri yoktu.

"Bu attr, kusuruna baklmaz," diye sitem etti epurny'a Kopyonkin. "Sen
insansn, akl edemiyorsun uzaklamay!"

Kopyonkin bo yere krmt epumyn kalbini: epumy btn bu sre


boyunca sulu sulu dikilmi, bu iki insana nasl yardmc olabileceini
dnp durmutu. "Komnizm nelerine yetmiyor, ne diye dertleniyorlar
acaba?" diye dnyor, anlamaya abalyordu epumy hznlenerek..

"Bylece dikilecek misin?" diye sordu Kopyonkin. "Devrim Komiteni


zaptettim demin, sen durmu beni gzlemliyorsun!"

"Senin olsun," diye yantlad epurny saygyla. "Kapamak istiyordum ben de


zaten, byle insanlarmz varken iktidar neyinize gerek!"

Fyodor Fyodorovi Gopner uykusunu alm, evengur'u batan sona gezmi ve


sokaklann yokluu yznden ilede kayboluvermi-ti. Halkn iinde Devrim
Komitesi bakan epumy'n adresini bilen kimse yoktu, gelgelelim o an
nerede bulunduunu biliyorlard ve Gopner'i epumy ile Dvanov'un yanna
kadar geirdiler.

"Saa," dedi Gopner, "burada zanaat diye bir ey grmyorum ben, ii insann
burada yaamas anlamsz."

epumy nce zld, ard, sonra evengur'da insanlarn neyle yaamalar


gerektiini anmsad ve Gopneri avutmaya giriti:
"Burada, yolda Gopner, herkesin tek bir meslei vardr: ruh. Zanaatn yerine
de hayat getirdik. Ne dersin, bylesi fena nn yani?"

"Fena deil, iren," diye yantlad derhal Kopyonkin.

"Fena olmasna fena deil," dedi Gopner, "ama o zanan insanlar yan yana
tutan nedir burada, o belli deil. Smkle ni yaptryorsun onlar, yoksa srf
diktatrlkle mi tutturdun?"

Namuslu bir adam olan epumy, evengur'da tam bir komnizm


bulunduundan phelenmeye balamt bile, oysaki hakl olmalyd, zira her
eyi kendi aklna ve evengurlularn kolektif duygusuna uygun ekilde
yapmt.

"Brak u aptal herifi," dedi Gopner'e Kopyonkin. "Mal yerine hret


rgtlemi burada. Bunun ortak koullan yznden bir ocuk ld burada."

"i snfn kim senin?" diye sordu Gopner.

"Tepemizde gne yanyor, yolda Gopner," diye bildirdi epurny ksk sesle.
"Eskiden smr glgeliyordu onu, bizde ise yle ey

yok, gne alyor. "

"Demek burada komnizmin olutuunu dnyorsun ha?" diye

sordu tekrar Gopner.

"Bakaca hibir ey yoktur, yolda Gopner," diye izah etti epur-

1 !! | | ny zgn zgn, yanlmamak iin dnmeye gayret


ederek.

"imdilik bir ey sezmiyorum ben," dedi Gopner.

Dvanov epurny'a yle bir merhametle bakmaktayd ki, adamcazn


zntl, gergin yantlarn dinlerken vcudunun andn duyuyordu.
"Zorlanyor, bilemiyor," diye dnyordu Dvanov, "ama doru yere gitmeye
alyor ite elinden geldiince."

"Biz komnizmi bilmiyoruz ki," dedi Dvanov, "o yzden de burada var m yok
mu hemen anlayamayz. Hem yolda epurny'a eziyet etmen manas z, ondan
iyi bildiimiz hibir ey yok."

Yakov Tit dinlemek zere yanamt; hepsi ona bakp ihtiyar krmamak iin
sustular dalgn dalgn; hepsi de Yakov Tit'm kendisi yokken konuulmasna
krlabileceini dnmt. Yakov Tit dikildi, dikildi, sonra yle dedi:

"Halk arnavutdansndan lapa piiremiyor, yarma yok hibir yerde... Ben


demirciydim eskiden: Demirhaneyi biraz teye, anayola tamak istiyorum,
gelip geene alacam, bakarsn yarna paras karrm."

"Bozknn ilerine alsana, kendiliinden yetiiyor orada ^a-vutdans, kopar


ye," diye tledi epumy.

"Gidene kadar, koparana kadar daha da karn ackr adamn," dedi Yakov Tit
pheyle, "ii demircilikle halletmek daha elverili olur."

"Brak srklesin demirhaneyi, adam iinden alkoyma," dedi Gopner ve


Yakov Tit evlerin arasndan demirhaneye yolland.

Demirhanenin ocan oktan dulavratotu brmt, onun da altnda bir tavuk


yumurtas duruyordu; galiba son tavuk yumurtlamak iin buraya saklanmt
Kirey'den kap, son horoz ise bir ambarn karanlnda erkeklik hasretinden
lmt.

Vakit leyi oktan gemi, gne eilmiti; yeryz yank kokuyordu, akam
saatlerinin kederi hsl olmutu. Bu saatlerde her yalnz insan bir arkadann
yanna gitmek, yahut gn boyu ypranan hayatn sessiz otlar arasnda avutmak
iin bir tarlaya ekilmek ister. Ne var ki evengurlu berikilerin ne gidecekleri
bir yer, ne bekleyecekleri birisi vard. Bitiik vaziyette yayor, daha gn
batmadan besleyici bitki aray iinde civar bozkn gezip dolam
oluyorlard: Hi kimsenin yalnz kalabilecei bir yeri yoktu. Demirhanede
Yakov Titn iini bir sknt sard - at snmt, her yerden rmcek alar
sarkyordu, birok rmcek lmt bile, en nihayetinde topraa dp
tannmaz toza dnecek hafif cesetikleri arpyordu gze. Yakov Tit
yollarda ve arka avlularda bulduu birtakm paracklara bakmay severdi:
Neydiler eskiden? Kini hayrand onlara, onlar kim esirgiyordu? Belki de bir
insana aitti bu paralar yahut yine bir rmcee ya da isimsiz toprak
sineklerine. Hibir ey salam kalmamt; bir zamanlar yaam, ocuklar
tarafndan sevilmi tm mahluklar biimsiz paralara ayrlp yok olmutu ve
arkada kalanlarn, yaayp kahrolanlann, zerine kapanp da alayacaklar bir
ey kalmamt. "Tamam, yine lseydi her ey," diye dnyordu Yakov Tit,
"ama bari l beden salam kalsayd, tutacak, anacak bir ey olurdu. Oysa yle
mi ya, rzgr esiyor, su akyor ve her ey boa gidiyor, toza dnp el oluyor.
Eziyettir bu, hayat deil. O len de bo yere lp gitti ite, bir zaman
yaayanlardan kimseyi bulamazsn artk, hepsi kayp."

Akamleyin proleterler ve berikiler uykudan nce birbirlerini neelendirip


elendinnek iin bir araya geldiler. Berikilerden hibirinin ailesi yoktu, her
biri yaamak iin o kadar ok emek sarf etmi. btn gcn yle bir seferber
etmiti ki, kimsenin bedeninde remeye sarf edilecek bir fazlalk kalmamt.
Aile iin insann tohuma ve mlkiyet gcne sahip olmas gerekirdi, oysaki
insanlar srf hayat bedenlerinde tutabilmek iin hitap dyor, ak vakitlerini
ise uykuya harcyorlard. Gelgelelim evengur'da huzura, yeterli yiyecee
kavumulard ve yoldalar artk memnun etmiyor, kederlendiriyordu onlar.
Eskiden yoldalar deerli yapan dertti, zira uykuda ve bozkr souunda
scaklk verir, yiyecek avnda kollard birbirini yoldalar, birinin

bulamadn dieri getirirdi. stelik insann her daim yan banda olduklar
iin de iyiydi yoldalar, bir kars ve mlk, devaml biriken

ruhunu doyurup tketecei kimsesi olmayanlar iin. evengur'da mlk vard,


bozkrda yabani tahl byyor, bostan topranda geen yldan kalma yemi
artklarndan sebze bitiyordu. evengur'un bo topraklarnda yiyecek derdi,
yatacak yer arama eziyeti hissedilmiyordu artk ve ite canlar sklmt
berikilerin: Birbirlerinin gznden dmlerdi, ilgisizce bakyorlard,
kendi kendilerine faydaJan kalmamt, birbirlerinden ise hibir fayda
ummuyorlard. Berikilerden Karpiy adnda biri o akam yle dedi
evengurlulara:
"Ben aile isterim: Her bir mahluk kendi tohumuna tutunur, huzur iinde yaar,
bense bir yere tutunmadan, tesadfen yayorum. Bu altmdaki uurum da neyin
nesi?"

ihtiyar dilenci Agapka da tasalyd:

"Beni al, Karpiy," dedi, "hem doumrum sana, hem temizliini yaparm, lahana
orban piiriveririm. Acayip de olsa iyidir hatun olmak: Kayglar iinde gl
gibi yaar gider kadn, dert nedir bilmez, kendinin farkna varmaz nk!
Burada byle kendi gznn nnde direk gibi dikiliyor insan, hayat m bu?"

"Kstahsn sen," dedi Karpiy, Agapkay reddederek. "Ben uzak kadnlar


severim."

"Hatrlarsan bir keresinde snmtn koynumda," diye hatrlatt ona Agapka.


"O zaman uzaktm herhalde ki szlayan iime sokulup duruyordun, desene!"

Karpiy gerei inkr ediyor deildi, yalnzca olayn getii tarihi dzeltti: "O
devrimden nceydi."

Yakov Tit, evengur'da artk komnizm olduunu syledi, herkes burnunun


dikine gidebilirdi: "Eskiden sradan halkn gvdesi tam takrd, imdi
topraktan biten her eyi yiyor. Daha ne istiyor o zaman? Yaamann, bir eylere
kafa yormann zaman gelmitir: Bozkrda bir sr Kzl Ordulu can verdi,
gelecein insanlar kendilerinden iyi olsun diye kabul ettiler lmeyi, biz o
gelecein insanlanyz ama ktyz: Zevce ister olduk, canmz sklyor -
evengurda emek ve zanaat balatmann zamandr! Yarn demirhaneyi
ehirden karmak gerek, buraya urayan yok eden yok."

Berikiler dinlemiyordu, herkes bir ey, ama belirsiz bir ey istediini


hissederek dalmt yoluna. evengur'a gelenlerin bazlar geici olarak evli
kalmt, anmsyor ve dierlerine ailenin ho bir ey olduunu, nk aile
olunca artk baka ey istenmediini, ruhun da.. ha az heyecanlandn, insann
yalnzca kendisi iin huzur ve ocuklarnn gelecei iin saadet dilediini
sylyorlard; ayrca ocuklara acyordu kii, onlarn sayesinde daha iyi,
sabrl ve srp giden hayata kar aldrmaz oluyordu.

Gne devleip kzard, souyan ateini gkte brakp kayboldu yeryznn te


ucunda; ocukluunda her beriki, gnein kendi babas olduunu, gne
batarken babasnn onu brakp gittiini, akam yemei iin byk bir atein
zerinde patates kzlediini sanrd. evengurun tek emekisi gece boyu
srecek stirahatna ekilmi, gnein yerini komnizmin, scakln ve
yoldaln almt; yal-nzlann, boa srten serserilerin yldz ay da ar
ar idamaya balyordu. Ay nn rkeke aydnlatt bozkr, hayatn
dnceli, solgun, hissiz olduu br dnyaya benziyordu imdi, insan
glgesinin yanp snen sessizlikte otlar arasnda hrdad. Komniz-

1 *1 1 * 1 1 * w * 1*1* 1"w 1 w min iinden yeni balayan gecenin


derinliine. bilinmezlie doru

birka kii yrmekteydi; birlikte gelmiti bunlar evengur'a, oysa yollara


yalnz dalyorlard: Kimileri geri dnp evengurda yaamak zere
kendilerine zevce aramaya, bitkisel evengur yiyeceklerinden bir deri bir
kemik kalan kimileri ise baka yerlere et yemeye gidiyorlard. O gece
aynlanlardan birisi -daha ocuk yata olan bir olan- yeryznn bir
yerlerindeki ebeveynlerini bulmak istiyordu. bylece gitmiti o da.

Yakov Tit birok insann sessizce evengurdan uzaklatn

grd ve o zaman Prokofiy'in yanna vard.

"Git halka zevce getir," dedi Yakov Tit, "halkn cam istemi. Getirdin bizi
madem, imdi de zevce getireceksin. halk dinlenmi, zevcesiz daha fazla
yaamann mmkn yok diyor."

Prokofiy zevcelerin de emeki olduunu, evengur'da yaamalarnn


yasaklanmadn syleyecek gibi oldu, proletarya pekala kendisi gidip baka
yerleim birimlerinden zevce getirebilirdi. Ne var ki Prokofiy epumy'n
milleti karlkl komnizmden alkoymayacak, zayf ve bitap kadnlar
istediini anmsad ve yle yantlad Yakov Tit':

"Sizin niyetiniz burada aile kurup, bir sr kk burjuva dourmak."

"Mademki kk nesinden korkarsn?" dedi anr gibi olan Yakov Tit.


"Kk dediin gsz bir eydir."
Kopyonkin ile Dvanov kageldiler, Gopner ve epumy ise darda
kalmlard. Gopner ehri incelemek istiyordu, neyden yapldn ve iinde
neyin bulunduunu anlamak.

"Saa!" dedi Prokofiy; sevinmek istiyordu ama hemen beceremedi bunu.


"Demek yanmzda otunuaya geldin ha? Uzun zaman aklm-

daydn, sonra unutnaya baladm seni. Once anmsyordum, sonra hayr


diyordum, lmtr ve yine unutuyordum."

"Ben seni unutnadm," diye yantlad Dvanov. "Yaadka daha da ok geldin


aklma, Prohor Abramovii de anmsyorum, Pyotr Fyodo-rovi Kondayev'i,
btn ky de. Hayattalar m?"

Prokofiy akrabalarn severdi, ama imdi hepsi lm, sevecek kimse


kalmamt, ok kii iin alan ve hemen hemen kimse tarafndan sevilmeyen
ban edi.

"Herkes ld, Sa, stelik gelecek de geliyor artk..."

Dvanov Prokofiy'in titreyen terli elini tuttu, vicdanndaki ocukluk utancn


sezinleyerek, zgn kum dudaklann pt.

"Birlikte yaarz, Pro. Merak etme sen. Ite Kopyonkin de burada, birazdan
Gopner ve epumy da gelirler... Sizin buras iyiymi -sessiz, her yerden zak,
her taraf ot, ben hi gelmemitim buraya."

Kopyonkin ne dnmesi ve sylemesi gerektiini bilemeyerek i geirdi


sessizce. Yakov Titn olan bitenle alakas yoktu, bir kez daha* ortak meseleyi
anmsatt.

"Ne dersin? Kendimiz mi arayalm zevceleri, yoksa toptan m getirirsin?


Kimileri yola kt bile."

"Git halk topla," dedi Prokofiy, "gelir orada dnrm."


Yakov Tit gitti ve ite o zaman kefetti Kopyonkin ne sylemesi gerektiini:
'

"Proletaryann yerine dnmek sana kalmad, kendi akl var onun..."

"Saa da gelir benimle," dedi Prokofiy.

"Saa m - o vakit git dn," diyerek kabul etti Kopyonkin, "ben de yalnz
gideceksin sandm."

Dars aydnlkt, bozknms yeryz boluunun zerinde uzanan ssz gkte


ayn terk edilmi, samimi parlyordu, uyku ve sessizlikten akd
akyacak. evengur demirhanesinin iine szyordu bu k, daha alkan
gnlerin kurumuyla dolu khne yarklarndan kaplann. nsanlar demirhaneye
geliyordu; Yakov Tit herkesi bir yerde topluyor, kendisi de mazlumlann
oban gibi, uzun ve zgn, yryordu arkalanndan. Ban ge kaldrdnda
nefesinin zayfladn duyuyordu, aydnlk, hafif sema kendisini hafifletip
uunnak iin gsndeki havay emiyordu sanki. "Melek olmak gzel olurdu,"
diye dnyordu Yakov Tit, "var olsalard ayet. nsan bazen yalnzca insan
grnekten sklyor."

Demirhanenin kaplar ald, ieri insanlar girdi, birou da darda kald.

"Saa," dedi Prokofiy Aleksandra sessizce, "kyde bir hanem yok artk,
evengurda kalmak istiyorum ben; herkesle birlikte yaamak gerek, yoksa
partiden karrlar - destekleyiver beni imdi. Senin de oturacak yerin yok
naslsa, gel burada itaatkr bir aile rgtleyelim, btn ehri tek bir ev
yapalm."

Dvanov Prokofiyin kvrandn gryordu, yardm sz verdi ona.

"Zevce getir! " diye baryordu birok beriki Prokofiy'e. "Getirdin buraya,
yalnz bamza braktn bizi! Kadn salayacaksn bize, insan deil miyiz biz
yahu! Yalnz bamza korkuyoruz burada.. yaayacamza dnr olduk!
Yoldalktan dem vuruyorsun, kadn da insann z yoldadr, ne diye
yerletirmiyorsun onu ehre?"

Prokofiy Dvanova bir gz att ve komnizmin yalnz kendisinin deil, var olan
tm proleterlerin kaygs olduunu anlatmaya koyuldu; demek ki, evengur
Devrim Komitesi'nin son toplantsnda da kararlatrld zere, proleterler
artk kendi akllaryla dnmeliydiler. evengurda proleter dnda kimse
bulunmadna gre de komnizm kendiliinden gerekleecekti, baka yolu
yoktu.

Az ileride dil\ilen epumy, Prokofiyin szlerinden pek memnun kalmt,


kendi ahsi duygularnn bire bir formle ediliiydi bu szler.

"Akl bize ne gerek?" diye haykrd berikilerden biri. "Biz arzumuza gre
yaamak isteriz! '

"Yaayn ltfen," diyerek kabul etti hemen epurny. "Prokofiy, yarn git kadn
topla!"

Prokofiy komnizm zerine bir-iki laf daha etti: Eninde sonunda zaten
btnyle gelip atacakt komnizm, fazla eziyet ekmemek iin en iyisi
nceden rgtlemekti onu; oysa gelecek kadnlar, u an tek bir kszler
ailesinin yaad, insanlarn yat yerlerini deitirerek orada burada
srttkleri ve ayrlmaya ayrlmaya birbirlerine iyice altklar yekpare
evengur'un yerine bir sr ev kuracaklard.

"Eninde sonunda komnizm gelecek diyorsun!" dedi Yakov Tit tane tane.
"Yani muhtemelen en ksa zamanda, sonun yakn olduu yer ksadr nk. Bu
durumda hayatn uzun ksm komnizmsiz geecek demektir; o zaman ne diye
btn gvdemizle isteyecekmiiz onu? Doru ksa ise ayet, bizler uzun bir
yani yaayalm daha iyi! insan denileni yabana atma bakalm!"

Ayn baygn , yapayalnz evengurdan ta gn derinlerine kadar


yaylyordu - hibir ey yoktu orada, o yzden bylesine bunalyordu ay
bolukta. Dvanov oraya bakyor ve gnein doaca, dnyann tekrar
yaknlap snaca ertesi gn amak zere yummak istiyordu gzlerini imdi.

"Proleter dncesi!" diyerek Yakov Titn szlerini adlandr-verdi


epurny; proletaryas artk kendi kafasyla dnd, onun yerine dnmek
de kayglanmak da gerekmedii iin seviniyordu.

"Saa!" dedi dalgn dalgn Prokofiy ve herkes ona kulak verdi. "ihtiyar doru
sylyor! Hatrlar msn seninle sadaka toplardk. Yemek isterdin de
vermezlerdi sana, bense istemezdim, yalan sylerdim, hara keserdim ama her
zaman da tuzlumu yer, sigaram ierdim."

Prokofiy temkinli davranp duraksayacak gibi oldu, ama berikilerin samimi bir
dikkatle azlarn atklarn fark ederek, epumy* dan ekinmeden devam
etti:

"Neden iyi durumda olmamza ramen rahat edemiyoruz? nk buradaki bir


yoldan da doru ifade ettii gibi, her hakikat ancak biraz doru olmal ve en
sonda bulunmaldr, bizler ise btn komnizmi kurmu olmamza ramen pek
o kadar ho hissetmiyoruz kendimizi! Neden her eyimiz doruyken, burjuvalar
yokken, ortalk dayanma ve adalete kesmiken proletarya sklyor, can
evlenmek istiyor?"

Bu noktada Prokofiy dncesinin geliiminden korkup sustu. Onun yerine


Dvanov srdrd laf:

"Yoldalarmzn hakikatten feragat etmelerini nermek istiyorsun, nk


hakikatin mr ksadr ve sondadr; o halde baka bir mutlulukla megul
olmalar daha iyidir, uzun mrl, ta esas hakikate kadar yaayacak bir
mutlulukla!"

"Sen de bilirsin," dedi Prokofiy zgn zgn ve birden heyecanlanverdi.


"Bilirsin, kymzdeki ailemi ve evimi ne ok severdim ben! Haneme
duyduum sevgiden tr seni bir burjuva gibi lmeye kovdum, imdi ise
burada yaamaya almak istiyorum, akrabalarm iin yaptm yoksullar iin
yapmak, onlarn arasnda huzur bulmak istiyorum - ama elimden gelmiyor bir
trl..."

Gopner dinliyor, fakat hibir ey anlamyordu; Kopyonkin'e sordu fakat o da


zevce dnda burada kimin ne istediini bilmiyordu. "Gryorsun ya," diye
akl yrtt Gopner, "eyleme gemediklerinde fazla akl peydahianyor
insanlarda, ki aptallktan bile ktdr o."

"Pro, ben gidip sana at hazrlayacam," diye sz verdi epuny. "Yarn


afakla yola k ltfen.. proletarya ak istiyor: evengur'da btn belalarn
hakkndan gelmeye niyetlenmi demek, bu harika bir
I"

ey!

Berikiler zevceleri beklemek zere daldlar, artk fazlaca bekle-


meyeceklerdi. Dvanov ve Prokofiy ise ehrin dna ktlar. Tepelerinde,
adeta br dnyadan kma bir ay srkleniyordu bedensizce, artk batmaya
meyletmiti. Faydaszd varl, zira otlar bytmyordu ay, insan ise sessizce
uyuyordu onun nda. Yerkrenin gececi kz kardeini uzaklardan aydnlatan
gnein alkan h, kzgn ve canl bir madde barndryordu iinde, fakat
l mesafeleri ka-tedip aya ulatnda szlm oluyordu bu k, alkantl
ve canl ne varsa dklyordu iinden yol boyunca, geriye bir tek hakiki lgn
k kalyordu. Dvanov ve Prokofiy uzaklatlar, tede ve ksk sesle

konutuklar iin sesleri neredeyse iitilmez oldu. Kopyonkin giden-

leri gryor, ama pelerinden gitmeye utanyordu: Jki adan kederli bir sohbete
dalm gibiydiler, yanlarna yaklamak ayp olurdu imdi.

evengurun altndaki topra agzllkten deil ihtiyatan zap-teden barl


otlar Dvanov ve Prokofiyin ayaklarnn altndaki yolu gizlemekteydi; iki adam
bir zamanlar arabalarn getii anayoldaki teker izleri zerinden, birbirlerine
yanamadan yryordu: Her biri dierini hissetmek istiyordu ki yolundan
sapm, belirsiz mrne der-

man bulabilsin; gelgelelim yabanclamlard, bocalyorlard, utanmay


brakp hemen konumaya balayamazlard yle. Prokofiy evengur'un
mlkiyetini zevcelere, proleterlere ve berikilere venneye kyamyordu. Bir tek
Klavdyua'ya verdii armaana acmazd o, nedenini bilmeden. Hibir kr
getinneyecek hakikat sonunda, ksa bir

w t1 i 1*1 1* t*t i i

sreliine hkmn srsn diye imdi koca bir ehri harcamaya, kh-netip
mahvetmeye deer miydi, emin deildi; komnizmi ve mutluluu tutumlu bir
ekilde biriktirmek daha iyi olmaz myd? Arada bir snfn ihtiyacna gre
ksmi porsiyonlar halinde datlrd kitlelere, nlkiyetin ve mutluluun
tkenmezlii kollanmalyd.

"Memnun kalacaklar," diyordu inanla, handiyse sevinerek Prokofiy. "Acya


alkn onlar, kolaylarna gidiyor, imdilik azn verelim onlara, seveceklerdir
bizi. epumy gibi her eyi birden verecek olursak, btn mlkiyeti harcarlar
ve yenisini isterler, verecek ey bulamayz, o zaman bizi yerimizden indirip
ldrrler. Devrimin elinde neyin ne kadar olduunu bilmiyorlar ki, ehir
mlknn btn listesi bir tek benim elimde var. epumy ise hemencecik
hibir ey kalmasn ve son birdenbire geliversin istiyor, yeter ki o son
komnizm olsun. Biz ise sonunu asla getinneyiz, mutluluu azar azar veririz,
tekrar biriktiririz sonra, ebediyen de yeter bize. Sylesene Sa, byle olmas
gerekmez mi?"

Dvanov bu fikrin ne kadar doru olduunu bilmiyordu henz, ama Prokofiy'in


arzularn tam olarak hissetmek, kendisini onun yerine koymak, bylece onun
dedii gibi yapmann neden doru olacan kendisi grmek istiyordu. Dvanov
Prokofiye dokundu ve yle dedi:

"Biraz daha anlat bana, ben de burada yaamak istiyorum."

Prokofiy, arkalarndaki aydnlk ama cansz bozkn ve evengur'u szd:


Camlarda ay parlyor, pencerelerin gerisinde yalnz berikiler uyuyordu ve
her birinin iinde sren hayatla ilgilenmek gerekiyordu imdi, vcudun darack
ortamndan kurtulup yabanc bir eyleme dnmesin diye. Dvanov her bir
insann bedeninde neyin sakl olduunu bilmiyordu, oysa Prokofiy neredeyse
kesin olarak biliyordu ve suskun insana dair derin kukular iindeydi.

Dvanov birok ky ve ehri, ilerindeki birok insan anmsyordu, Prokofiy


ise Aleksandrn hafzasna elik ederken Rus kylerinin strap deil
gelenekten mustarip olduunu sylyordu. Baba evinden ayrlan oul bir daha
babasna uramyor, zlemiyordu onu, oul ve baba hi de duyguyla deil
mlkiyetle balydlar birbirlerine. Ancak tek tk ve tuhaf kadnlar mr
hayatnda kasten bomazd ocuklarnn en azndan birini - hem de pek yle
yoksulluktan deil, bir sre daha hr yaayabilmek, adamyla gnl
elendirebilmek iin.

"Kendin de gryorsun ya Sa," diye devam ediyordu Prokofiy, gayet


inandnc. "Tatmin ettiin arzular tekrarlanr, hatta yeni bir eyler eker
insanlarn can. Ve her bir yurtta bir an evvel duygularn gerekletirmek
ister ki kendi varln ve acsn olabildiince az hissetsin. Ama onlar
doyurnak ne mmkn: Bugn mlk isterler, yarn zevce, sonraki gn sabahtan
akama kadar mutlu olmay - tarih bile baa kamaz bununla. nsan azar azar
ufaltmak en iyisi, alacaktr naslsa: Nasl olsa yle de byle de ac ekecek."

"Ne yapmak istiyorsun peki, Pro?M

"Berikileri rgtlemek istiyorum ben. unu fark ettim ki nerede

.i i 1 1 1 * 1 * * 1 f* 1 |

bir rgtllk varsa orada bir kiiden fazlas dnmyor. yksz ya-

yor dierleri, birincinin peine taklp. rgt pek akllca bir i: Herkes ne
olduunu biliyor, ama kimse kendisine sahip deil. Ve herkesin keyfi yerinde,
sadece birincinin ii kt, o dnyor. rgtlenme sayesinde kiinin sahip
olduu birok fazlala el konabilir."

"Ne iine yarayacak ki bu, Pro? Zorlanacaksn, en mutsuz kii sen olacaksn,
tek bana, ayr gayr, herkesin stnde yaamaktan korkacaksn. Proleterler
birbirleriyle yayor, sen neyle yaayacaksn

pek? "

Prokofiy Dvanov'a i bilir bir bak frlatt: Bu adam beyhude bir varlkt,
Bolevik deil, torbas bo bir dilenciydi, kendisi berikiydi bunun. Yakov Tit
ile konusa daha iyiydi Prokofiy: Tatmad yeni dertlerle beslendii takdirde
insann her bir eye katlanacan bilirdi o en azndan, cannn da hi
acmayacan. Insan toplumsal gelenee ballndan tr duyar acy,
kendisi anszn icat etmez. Yakov Tit Prokofiy'in iinin son derece tehlikesiz
olduunu anlard. Dvanov ise insan gereinden fazla hissediyor, fakat
muntazaman le-miyordu.

Ve iki adamn sesleri kesildi evengur'dan uzakta, mehtapl devasa bozkrda.


Kopyonkin ok bekledi Dvaovu ehrin knda ama bouna, yorgunluktan en
yakn otlarn iine yatp uyuyakald sonunda.

Bir araba gmbrtsyle uyandnda afak skmt: even-

' 11w. i j ' J _ j i f

gurun sessizlii tm sesleri grlt ve endieye dntryordu. Hazrlad at


arabasna binmi, kadnlan getirrneye yollanacak Proko-fiyi bozkrda aramaya
kan epumy idi bu. Oysa Prokofiy pek yaknndayd.. Dvanov ile ehre
dndkleri ok olmutu.

"Hangilerinden getireyim? diye sordu* Prokofiy epumya ve arabaya bindi.

"zel olmasnlar!" dedi epumy. "Kadn olsunlar ltfen, ama yle ucundan
kysndan, heriften tek bir farklar olsun yeter. ekici olmasn lar.. ham
malzeme sala bize!"

"Anladm," dedi Prokofiy ve atn hareket ettirdi.

"Becerebilecek misin?" diye sordu epurny.

> 1 * 1 *1* 1I

Prokofiy o zeki, gvenilir yzn dnd ona:

"Atla deve deil ya! Kimi istersen getiriveririm, topunu yekpare kitle yaparm,
kimse elemiyle bir bana kalmayacak."

Ve rahattad epumy, Proletarya avunacakt. Neden sonra giden Prokofiyin


ardndan atlverdi, arabann arkasna yapp rica etti:

"Bana da getir, Pro: Niyeyse canm letafet ekti! Kendimin de proleter


olduumu unutmuum! Klavdyuay gremiyorum ki!"

"Nahiyeye teyzesine gitti," diye bildirdi Prokofiy, "dnte teslim ederim onu."

"Bilmiyordum," dedi epumy ve bumunu bir itmik ttne daldrd,


Klavdyua'dan ayrlmann szs yerine ttn duyumsamak 1 n.
Fyodor Fyodorovi Gopner uykusunu alm, evengur manastrnn an
kulesine km, ehri ve evresini gzlemliyordu. Gelecek zamann balad,
komnizmin tastamam kurulduu syleniyordu burada; geriye sadece yaamak
ve bu yerde bulunmak kalyordu. Bir zamanlar, gen yalarnda Gopner bir
ngiltere-Hindistan telgraf hattnn onarmnda almt; ite oralar da
evengur bozknna benziyordu. ok gemiti o zamann zerinden ve oradan
bakldnda Gopnerin komnizmde, ngiltere-Hindistan hattndan dnerken
belki de iinden getii ama aklnda tutmad bu cesur ehirde yaayaca
asla tahmin edilemezdi. Yazk, daha o zaman evengura demir atm olsa ne
iyiydi; geri kim bilir, sradan insann burada iyi yaad sylenip duruyordu
ama Gopnerin henz hissettii yoktu bunu.

Aada Dvanov ve Kopyonkin nerede dinleneceklerini bilemeyerek


dolayorlard, sonunda mezarlk duvarnn dibine oturdular.

"Sa!" diye seslendi yukardan Gopner. "Buras ngiltere-Hindis-

tan telgraf hattna benziyor! Oradan da uzaklar grnrd byle, ferah yer
buras!"

"ngiltere-Hindistan m?" diye sordu Dvanov ve hattn getii o uzak, gizemli


yerleri gznde canlandrmaya alt.

"Dkme demirden dayanaklarn zerinde asl durur, Sa., stlerinde pullar


olur, bozkrlardan, dalardan, scak lkelerden geer gider tel."

Dvanov'un karn ard; Hindistan, Okyanusya, Tahiti, Uyedine-niye Adalar2


gibi ekici, ahenkli isimler verilmi, lacivert okyanusun ortasnda, onun
mercans dibine tutunarak duran uzak, eriilmez memleketleri dndnde
daima karn arrd.

Yakov Tit da geziniyordu o sabah; mezarla her gn urard, bir tek buras
meelie benziyordu, ki Yakov Tit rzgrn sarst aacn skc seslerini
dinlemeyi severdi. Yakov Tit houna gitmiti Gopnerin: Zayf, ihtiyar bir
adamd, kulak derisi gerilmekten morarmt, tpk Gopner'inki gibi.

___

"yi misin burada, yoksa vasat m?" diye sordu Gopner; an kulesinden inmiti
ank, duvarn dibindeki insanlarn arasnda oturuyordu.

"dare eder," dedi Yakov Tit.

"Hibir eye ihtiyacn yok mu?"

"Byle de yaayp gidiyorum."

Taze, gneli bir gn balyordu, evengurun tn gnleri gibi uzun; bu


uzunluk hayat da fark edilir klmt ve epurny devrimin beriki insana zaman
kazandrdn zannediyordu.

"Ne yapalm imdi?" diye sordu Gopner oradaki lere, hepsi de hafiften
heyecanlanverdi, bir tek Yakov Tit sakin sakin dikiliyordu.

"Burada yapacak bir ey yok," dedi ihtiyar, "bir eyleri bekleyiver."

Yakov Tit orman aklna ekildi ve snmak iin gnee kar uzand; son
gnlerde sabk Zyuzin'in evinde geceliyordu, iinde

kimsesiz bir hamambcei yaad iin sevmiti o evi, bir eylerle besliyordu
onu. Hamambcei ise dnyadan bihaber, her tr mitten yoksun. yine de
ektii eziyeti belli etmeden, sabrla ve azimle srdryordu varln; ite
bunun iin Yakov Tit ona zen gsteriyor, hatta iten ie rnek alyordu onu.
Bu arada evin ats ve tavam periand, dklyordu, geceleri iy damlyordu
Yakov Titm zerine; fakat o ne kadar se de barnan deitiremiyor,
nk hamambceine de kendisine acd kadar acyordu. Eskiden Yakov
Tit plak yerlerde kalrd, kendisine benzeyen bir yol arkada dnda
alp balanaca hibir eyin bulunmad yerlerde; bir canlya balanmak
ise Yakov Tit iin ihtiyat, ona gsterdii dikkat ve hogr sayesinde
yaama sabr bulur, daha kolay ve iyi yaamann yollarn ondan renmeye
alrd. Dahas, bakasnn hayatn seyretmekten, kapld merhamet
duygusundan Yakov Titn kendi hayat da tkenirdi; baka aresi yoktu zira,
Yakov Tit yeryz nfusunun artk ve fazlalk ksm iinde srdryordu
varln. Berikiler evengura gelir gelmez yitirmilerdi yoldalklann.
Elleriyle sk sk dokunduklar ve nereden ktn bilemediideri mlkiyete ve
ok sayda ev edevatna sahip olmulard. Birine hediye edilemeyecek kadar
pahalyd bunlar; berikiler eyalan rkek ellerle yokluyorlard, bu eyalar ki
len babalannn ve baka bozkrlarda kaybolan kardelerinin feda edilmi,
lgn hayatlanyd sanki. ehre sonradan gelen bu evengurlular da bir
zamanlar kulbeler kunnu, balk tutmu, kuyular amlard, ama burada deil,
uzaklarda: varoluun dairesel yolunun onlar bir vakit gtrd Sibirya'nn
smrgeletirilmi topraklarnda.

Yakov Tit evengurda, yeni domu gibi yapayalnz kalmt. Evvelce


insanlara almt, imdi ise bir hamambceine sahipti; onun hatrna kt bir
evde yaayan Yakov Tit geceleri atdan damlayan iyin serinliinden
uyanyordu.

Fyodor Fyodorovi Gopner, Yakov Tit btn beriki kitlesinden ayr, zel
bir yere koymutu, zira srf doumunun verdii hzla gelecee yryen en
zgn insand o. Oysaki Yakov Tit'n znts lmt iinde, znty
rahatszlk veren bir duygu gibi hissetmiyor, srf bir eylerle oyalanmak iin
yayordu. evengurdan nce insanlarla birlikte yrr, eitli dnceler
uydururdu kendisine: Babasy-

la annesinin hayatta olduunu, onlara doru usulca yrdn ve ulat


vakit, ite o vakit keyfinin yerine geleceini kurar yahut yan sra yryen
yayann kendi insan olduunu, Yakov Titn imdilik yoksun bulunduu en
nemli eylere ite onun sahip olduunu, bu yzden de yola salam admlarla
devam edilebileceini dnrd. imdi ise Yakov Tit hamambceinin
yardmyla yaamaktayd. Gopner de evengura geldi geleli neyle
uraacan bilemiyordu; ilk iki gn dolam ve ehir subbotn/kler
sayesinde yekpare bir bee dnse de iindeki hayatn ehemmiyetsiz
paralara ayrldn grmt, stelik hibir para nereye yapmas
gerektiini bilmiyordu. Ne var ki Gopner'in kendisi de, evengur'da hayatn ve
geliimin srebilmesi iin neyi nereye uydunnas gerektiini kefedebilmi
deildi henz, dolaysyla Dvanov'a yle dedi:

"Sa, artk ayarlamaya balamamzn zaman geldi sanki."


"Neyi ayarlamaya?" diye sordu Dvanov.

"Nasl neyi? Niye geldik biz bu yere? Komnizmi tm detaylaryla


ayarlamaya. "

Dvanov acele etmeden dikildi.

"Burada, Fyodor Fyodorovi, bir mekanizma deil, yaayan insanlar var,


kendiliklerinden dzenlenene kadar ayarlayamazsn sen onlar. Eskiden
devrimin bir lokomotif olduunu dnrdm, ama imdi yle olmadn
gryorum."

Gopner btn bunlar olduu gibi tahayyl edebilmek istedi; stirahat ettii iin
derisinin morluu geen d kulan kad ve mademki lokomotif yok, hayatta
her bir insann kendi buhar makinesine sahip olmas gerekir, diye dnd.

"Niye byle bu peki?" diye sordu Gopner. hafif akn.

"Daha gl olalm diye herhalde," dedi Dvanov. "Aksi takdirde yerimizden


kalkamayz."

Lacivert bir yaprak aatan kopup Dvanov'un yaknna dverdi; kenarlar


sararmt, vadesini doldurup lmt ve topran huzuruna dnyordu. Yazn
son demleriydi, sonbahar yaklayordu, sszlaan bozkr yollarnn bol iyli
zaman. Dvanov ve Gopner gkyzne baktlar, daha bir yksek grnd
gzlerine, nk kendisini puslu ve alak klan gnein bulank gcn
yitiriyordu. Dvanov geen zaman iin kederlendi: Devaml yolundan ayor,
yok oluyordu za-

man, insan ise gelecee dair midiyle kalakalyordu yerinde. epur-ny ile
evengur Boleviklerinin komnizmi neden bu kadar ok istediklerini
anlamt Dvanov: Tarihin sonuydu o, zamann sonu; zaman ise salt tabiatta
geerdi, oysa insann iinde baki kalrd keder.

Dvanovun nnden yalnayak, heyecanl bir adam geti koarak, berikilerden


biri, peinden de kucanda ufak bir kpekle Kirey frlad, zira hayvan
Kireyin hzna yetiemiyordu. Biraz gerilerinde, henz nereye kotuklarn
bilmeyen be kii daha komaktayd; bu bei yam ban alm kiilerdi ama
yeniyetmelere zg bir sevinle atlyorlard ileri ve kardan esen rzgr yat
yerlerinde uzun yapk salarna karm erp ve dulavratotu dikenlerini
fleyip dryordu. Hepsinin ardndan, yerinde dunnaktan yorulmu Proleter
Gcnn srtnda Kopyonkin geti gmbr gmbr ve Dvanova bozkr iaret
etti elini sallayarak. Bozknn ufkunda uzun boylu, uzak bir adam yrmekteydi;
dada yrr gibiydi, tm gvdesi havayla evriliydi. ancak tabanlar hafjfe
deiyordu yer izgisine. evengurlular ite ona doru koturmaktaydlar. Ne
var ki o adam yrd, yrd ve manzarann te tarafnda gzden yitti; bu
arada bozkr yarlayan evengurlular da dnmeye koyuldular, yalnzdlar
yine.

epumy i olup bittikten sonra gelebildi koarak, heyecan ve endieye


kesmiti.

Ne oldu orada, konu ltfen!" diye sordu ar aksak yryen zntl bir
berikine.

"Bir adam geliyordu," diye anlatt berikiler. "Bize geldiini sandk ama
kayboldu."

epurny dikiliyor, yaknda birok insan ve yolda dururken uzak bir insana
neden gereksinim duyulduunu anlamyordu. Ve bu hayrete ayan durumdan
atyla yanaan Kopyonkine bahsetti.

"Ben biliyor muyum sanyorsun?" dedi Kopyonkin atnn tepesinden.


Arkalarndan az m bardm: Yurttalar, yoldalar, aptallar, nereye
kouyorsunuz? Durun! dedim. Lakin durduramadm: Herhalde benim gibi
Enternasyonal istemi onlarn da can - koca yeryznde bir ehir ne ki onlar
iin?"

Kopyonkin epumy'n dnmesini bekledi ve ekledi:

"Ben de yaknda veda edeceim buralara. Bozkrdaki adam ne gzel bir


yerlere gidiyordu, sen anca yerinde otur, var ol. Komniz-

min olsa hadi neyse, zm yok burada! Saaya sor, o da dertli."

O zaman epumy evengur proletaryasnn Enternasyonali, yani uzak, yerli ve


yabanc insanlar arzuladn aka hissetti, birlemek iin insanlarla,
yeryzndeki rengrenk hayat tek bir allkta bysn diye. Eski zamanlarda
evengur'un iinden ingeneler ve birtakm gudubetler ile Araplar geerdi, bir
yerlerde belirseler yine onlar anrlard evengur'a, ama oktandr hi
grnmyordu onlar da. Demek ki kadnlar teslim ettikten sonra Prokofiy'in
gneydeki klelik lkelerinden ezilenleri getirip evengur'a yerletirmesi
gerekecekti. Gszlk ve yallk nedeniyle evengur'a yryerek
gelemeyecek proleterlere ise mlk yardm gndermek, hatta Enternasyonal
ihtiya duyacak olursa tm ehri toptan yollamak gerekecekti, kendileri ise
zeminliklerde ve scak koyaklarda yaayabilirlerdi.

ehre dnen berikiler evlerin atlarna kp bozkra bakyorlard kimileyin:


Yanianna bir gelen var myd., Proka zevceleri getiriyor muydu, uzakta neler
olup bitiyordu? Ne var ki muzr otlar zerinde sessiz ve bo hava durmaktayd;
rzgr yurtsuz bir soda otunu, o yapayalnz gezginci otu., evengura
savuruyordu allarla kapl anayoldan. Yakov Titn evi tam da eski anayolun
ortasna enlemesine kondurulduundan gneydou rzgr koca bir soda otu
krtnyle rtmt bir cephesini. Yakov Tit geip giden gnleri sayabilmek
iin, pencerelerden k girsin diye temizliyordu zaman zaman evin etrafndaki
ot ynlarn. Bu ihtiya dnda gndzleri evden hi kmyor, besleyici
otlar ise gece topluyordu bozkrdan. Yine yeller ve sellerden mustaripti ve
salt hamambceini gryordu. Hamambcei her sabah srnerek pencere
camna yanap aydnlk.. scak tarlaya bakyordu; byklar titriyordu heyecan
ve yalnzlktan. scack zemini, zerindeki bereketli yiyecek tepeciklerini
gryordu. O tepeciklerin evresinde ufak mahluklar ziyafet ekiyor, evredeki
kalabalk yznden hibiri de kendi varln hissetmiyordu.

Bir defasnda epurny urad Yakov Tit'n yanma. Prokofiy bir trl
gelememi, epumy kaybettii gerekli dostun yokluunu duyar olmu, bu uzun
bekleyi srasnda kendisini nerelere uracan armt. Hamambcei her
zamanki gibi pencerenin nnde oturuyordu. Scak, koca bir gndzd uzun
mesafelere yaylan, fakat hava yaza gre daha hafifti, bir lnn nefesini
andryordu. Hamambce-

i sklyor ve seyrediyordu.

"Tit," dedi epumy, "gnee salsana unu! Belki de komnizmi zlyordur,


uzakta sanyordur onu."
"Ben ne edeceim onsuz?" diye sordu Yakov Tit.

"nsanlarn yanna k kendin de. Gryorsun ya, ben sana geldim."

"Gidemem ben insanlarn yanna," dedi Yakov Tit. "zrl bir

* ' I 1 ff

insanm, zrmn sesi her yana yaylyor.

epurny asla bir snf insann knayamazd nk kendisi de ona benzer ve


ondan fazlasn hissedemezdi.

"Ne olmu zrlysen, syler misin ltfen? Komnizmin kendisi kapitalizm


zrnden dodu, bunca eziyete senden de bir eyler kar elbet. Prokofiyi
dn asl, kayboldu ocuk."

"Gelir," dedi Yakov Tit ve iindeki acya katlanmaktan gsz derek


karnst yatt. "Alt gn geti, hatun zaman sever, temkinlidir."

epumy Yakov Tit'n yanndan ayrld, hasta iin hafif bir yiyecek aramak
istiyordu. Gopner eskiden zerinde tekerlek lastii gerdirilen demirci tana
yerlemiti, yannda ise Dvanov yatyordu yzst, le sonras uykusunda
dinlenmekteydi. Gopner elinde bir patates tutuyor, onu inceden inceye yoklayp
youruyor, kendi bana nasl olutuunu renmeye alyordu adeta;
gerekte ise bunalyordu Gopner, bunald zamanlarda dikkatini ilk eline
geen eye harcamaya koyulur, bylece asl ihtiya duyduu eksik eyi
unutmaya alrd. epumy Gopner'e Yakov Tittan sz etti, hasta
olduundan ve hamambceiyle bir bana ac ektiinden.

Sen niye yalnz braktn onu?" diye sordu Gopner. "Yal orba piirmek
gerek! Biraz vakit gesin bulurum ben onu, lanet olascay!"

epurny da balangta bir eyler piimek istemi ama ksa sre nce
evengurda kibritin tkendiini kefederek ne yapacan kes-tirememiti.
Oysaki Gopner yaplmas gerekeni biliyordu: Yerinden grlen bahelerden
birinin kk kuyusunun zerindeki ahap tulumbay altrmalyd. Bir
yeldeirmeninin dndrd bu tulumbayla vakti zamannda elma aalarnn
dibindeki topra nemlendirmek iin su ekilirdi; Gopner bu g tesisatn
nceden fark etmiti, imdi ise. su tulumbasnn pistonunu kuru kuruya srtme
yntemiyle ate elde etmeyi kararlatrmt. Kopyonkin'e ahap tulumbann
silindirini samanla kapiayp yeldeinnenini dndnesini buyurdu,

kendisi ise silindirin ttmesini ve samann tutumasn bekleyecekti.

epumy sevinerek uzaklat, Gopner ise Dvanovu uyandrmaya koyuldu:

"Sa, kalk abuk, biraz zahmet edelim. Sska ihtiyar gidici, ehre ate lazm...
Saa! Zaten sklyorum, bir de sen uyuyorsun! "

Dvanov glkle kprdand ve uzaktan seslenircesine konutu uykusunun


iinden:

"Birazdan uyanacam baba, uyumak da skc... Darda yaamak istiyorum,


buras dar bana..."

Gopner Dvanov'u srtst evirdi ki soluunu topraktan deil havadan


alabilsin, sonra kalbini yoklad, ryasnda nasl attna bakt. Kalp derinlerde
arpyordu, aceleci ve dakik, hzna ve dakikliine dayanamayp Dvanov'un
iinde sren hayat, uykuda neredeyse hi sesi kmayan hayat iletmeyi
brakr bu kalp diye korktu Gopner. Uyuyan adamn banda dncelere dald
sonra: Hangi dzenli.. koruyucu gt bu kalbin iinden ses veren? len
babas Dvanov'un kalbine midini yklemiti sanki, ebediyen yahut uzun bir
sre saklasn onu diye, oysaki bu mit gereklemiyor, rpnp duruyordu
iinde. Gerekleirse lecekti bu insan; gereklememesi halindeyse sa
kalacak fakat perian olacakt. insann ortasndaki ksz yerinde bylece
arpp duruyordu ite kalp. "Yaamas daha iyi," diye dnerek Dvanovun
nefesini izliyordu Gopner, "biz naslsa bir ekilde nleriz perian olmasn."
Dvanov evengur otlar iinde yatyordu ve hangi yn tutarsa tutsun hayatnn
erei evlerin ve insanlarn arasnda bir yerde olmalyd, nk bunlarn
tesinde, insansz alanda boynunu bkm otlar ve kaytszlyla insann
yeryzndeki yetimliini syleyen gkyz hari hibir ey yoktu. Belki de
kalp. bu ak ve her yeri ayn dnyada yalnz kalmaktan korktuu iin arpyor,
kendisine hayat ve anlam ykleyen insan soyunun kklerine balanyordu; o
anlam ise uzak ve anlalmaz olamazd., burackta.. gsn yaknnda bir yerde
olmalyd ki kalp arpabilsin., yoksa hissiyatn yitirir, donakalrd.
Gopner cimri gzlerle evenguru szd: irkin de olsa evengur, evleri
geit vermez bir yn hal inde de dursa, insanlar suskun yaayp gitse de, uzak
ve bo bir yerdense burada yaamay yelerdi: Dvanov uyku ve istirahattan
lyan vcudunu gerdi ve gzlerini

at. Gopner ciddi bir kaygyla bakt Dvanova, zaten nadiren glmser,
merhamet anlarnda ise dpedz somurturdu: Merhamet ettii kiiyi
kaybetmekten korkard ve kapld dehet kendini, somurtkanlk gibi vururdu
dar.

epumy o srada deirmen ve tulumbay altrmt. Kuru ahap silindirin


iinde dnen pistonun nlamas evengur'un her ye- rinde yanklanverdi:
Yakov Tit iin ate elde etmeye alyordu ya. deerdi. Gopner hesapl bir
alma akyJa perian makinenin nlayn dinliyor, Yakov Tit iin hayrl
bir ey yapmann cokusundan aznda tkrk birikiyordu. htiyann midesine
iyi gelecek scak bir yiyecek piireceklerdi.

Uzun aylar boyunca kesintisiz bir sessizlik hkm srnt evengur'da, ilk
kez duyuluyordu emeki bir makinenin gcrdamas.

Tm evengurlular makinenin evresinde toplanp, bir tek sancl insan iin


abalayn izlediler; gsz ihtiyar iin byle gayret ve zahmetlere girmesine
ayorlard.

"Sizi sefil savalar," dedi tela h sesi incelemeye ilk koup gelen Kopyonkin.
"Bakas deil ya bir proleter bunu da icat edip buraya koyan. hem de baka
bir proleter iin! Yoldana hediye edecek bir eysi yokmu, o da bu yel
zmbrtsn ve kendi kendini emen u eyi yapm ite."

"Haaa!.." dedi berikiler bir azdan. "imdi bildik."

Tulumbann yanndan ayrlmayan epurny sy kontrol edip duruyordu, pek


ar snyordu silindir. O zaman epumy evengurlu-lara makinenin
evresine uzanmalann emretti ki zerine hibir yerden serin hava esmesin. Ve
akama kadar yatt berikiler, ta ki rzgr bsbtn dinene, silindir alev
almadan souyana dek.

"El demeyecek kadar snmyor bir trl," dedi epurny tulumba iin. "Belki
yarn sabah frtna kar, o zaman sy bir rpda pompalarz."

Akamieyin Kopyonkin Dvanovu buldu, oktandr sormak istedii u soruyu


sordu oa: "evengurda komnizm mi vardr, tersi mi? Kalmal mdr burada
yoksa gidilebilir mi?"

"Komnizm vardr," diye yantlad Dvanov.

"Ben niye gremiyorum hi? Yoksa filizlenmiyor mu? znt ve sevin


duyuyor olmam gerekirdi, kalbim abuk yorulur nk be-

nim. Mzikten bile korkarm - ocuklar arnonika alard da, hatrlann, oturur
alardm kederden."

"Sen kendin komnist deil misin?" dedi Dvanov. "Burjuvaziden sonra


komnizm komnistlerden doar ve aralarnda kalr. inde saklyorsun da ne
diye baka yerlerde aryorsun onu, yolda Kopyonkin? evengur'da
komnizme hibir ey engel olmuyor, o yzden kendiliinden douveriyor."

Kopyonkin atnn yanna gitti ve onu geceleyin otlamas iin bozkra sald, ki
hi yapmad bir eydi bu, atn her an yamacnda tutard.

Sohbet edilen bir dostun odadan kp gitmesi gibi bitti gn ve Dvanov'un


ayaklar d. Viraneliin ortasnda dikilmi, birini grmeyi umuyordu, fakat
kimseleri seemedi. Berikiler erken yatmlard, bir an nce zevcelere
kavumann sabrszlndaydlar, zaman uykuda tketmek istiyorlard.
Dvanov yldzlarn daha uzak ve sessiz d ehir dna kt, zira ehrin
zerinde deil, sonbaharn artk boaltt bozkrn zerinde duruyordu
yldzlar. En utaki evin iinde insanlar syleiyordu.. bir yanna ot ylmt
evin; rzgr da gneten geri kalmyor, evengur iin alyordu sanki, kn
evlerin zerine rtlecek otlar sryordu buraya.

Dvanov evin iine girdi. Yerde karnst yatan Yakov Tit hastaln
yaamaktayd. Taburenin zerindeki Gopner bugn esen rzgrn clzlndan
tr zr diliyordu ondan, ate elde etmek mmkn olmamt. Yarn frtna
kacakt galiba, gne uzak bulutlarn ardna gizlenmiti, son yaz tipisinin
imekleri parlyordu orada. Bu arada epumy ayakta duruyor ve sessizce
endieleniyordu.
Yakov Tit eziyet ektiinden ziyade, artk kendisine tatl gelmeyen ama tatl
olduunu zihnen bildii hayat zlyor, sessizce yanyordu ona. Ziyaretine
gelen adamlardan utanyordu, nk onlara kar bir yaknlk duyamyordu
artk: Umurunda deillerdi, hi var olmasalar da kabulyd u lemde.
Hamambcei de pencere nnden ekilmiti, nesnelerin snanda
yayordu; gnein stt ama fazlasyla engin, korkun yeryz yerine, scak
eyalarn arasnda kendinden gemenin en iyisi olduuna karar verniti.

"O hamambceine tutulmayacaktn Yakov Tit." dedi epurny. "Ondan


hastalandn sen. nsanlarn snrnda yaasaydn komnizmin sosyal koullan
sana da bulard, yalnz bana elbet halden d..

* x Tl 1 *1 1 *

ersin: Ne kadar mikroplu srngen varsa senin zerine t, herkesin


bana gelse sana da az derdi..."

"Hamambcei neden sevilmezmi, yolda epumy?" diye sordu Dvanov


tereddtle. "Sevilebilir de. Belki de bir hamambceine sahip olmay
istemeyen kii yolda da istemez kendisine hibir zaman."

epurny derhal dncelere dald, byle zamanlarda tm duygulan adeta


tutulur.. dpedz anlaysz kesilirdi.

"Maden yle, buyursun hamambceine balansn ltfen," dedi Dvanov'a


gvenerek. "Hamambcei de evengurda yaayp gidiyor naslsa.." diye
noktatad szn avunarak.

Midesindeki bir zar ylesine gerilmiti ki patlayabilecei fikrinin dehetinden


inledi Yakov Tit, fakat zar gerisin geri gevedi. Vcuduna ve evresinde
bulunan insanlara acyarak i geirdi ihtiyar. Kendisi byle daralp
sanclanrken, gvdesinin yerde yattn, insanlarn da evresinde gvde
gvde dikildiklerini, o ac ekerken ne tarafa dneceklerini kestiremediklerini
grebiliyordu. epumy'n mahcubiyeti herkesinkinden bykt.. evengur'da
mlkiyetin deer kaybettiini, proletaryann sk skya birletiini dnmeye
almt.. oysaki gvdeler ayr ayr yayor, aclar karsnda aresiz
kalyordu. Bu adan insanlar hi de birleik deillerdi; bundand ya
Kopyonkin ve Gopnerin de komnizmi fark edemeyileri evengur da:
Proleter gvdeleri arasnda bir ara madde oluamamt henz. epumy da i
geirdi: Dvanov bari yardmc olsayd, evengur'a gelmiti ama susuyordu;
yahut proletaryann kendisi bir an nce gcn toparlasayd, zira artk
gvenebilecei kimsesi yoktu.

Dars hepten karard, gece derinlemeye balad. Yakov Tit az sonra


herkesin yatmaya gidecei, kendisinin ise ile ekmek zere yalnz kalaca
n bekliyordu.

Gelgelelim Dvanov bu ihtiyar, halden dm adamdan aynlam-yordu bir


trl; yanna uzanp btn gece, hastal srdke yatmak istiyordu,
ocukluunda bir vakit babasyla yatt gibi; fakat ekindi, uzanmad,
hastaln ve yalnz gecesini paylamak iin birisi yanna yatacak olsa
kendisinin ne kadar utanacan biliyordu. Dvanov nasl davranmas
gerektiini dnrken, geceleyin Yakov Titn ya-

nnda kalma arzusunu farknda olmadan yava yava unutmutu, zihni hisli,
duyarl hayatn yutuvemiesine.

"rgtsz yayorsun, Yakov Tit," dedi hastala bir neden uyduran epumy.

"Ne zrvalyorsun sen?" dedi Yakov Tit gcenerek. "Gvdemi rgtle hadi
madem. Anca evleri, mobilyalar oynatmasn bildin sen, gvde desen eziyeti
ekti ekiyor... Git dinlen, birazdan iy damlamaya balar."

"Damlatrm ben o laneti!" dedi Gopner serte ve soluu darda ald. atya
kp hasta Yakov Tit ten iyin damlad delikleri incelemeye koyuldu.

Dvanov da dama trmand, bir boruya tutundu; ay souk souk parlyordu artk,
nemli atlar ldyordu ssz iyden, bozkr ise imdi orada yalnz bana
kalan kii iin mahzun ve feciydi. Gopner kilerde bir eki buldu..
demirhaneden at makas, iki tabaka eski demir getirdi ve aty tamire
koyuldu. Dvanov aada demir kesiyor, ivileri dzletiriyor ve malzemeleri
yukar uzatyor, Gopner ise atda oturmu, tm evengur'u ayaa kaldryordu.
Komnizm geldiinden beri ilk kez eki sesi iitiliyordu burada ve ilk kez bir
insan alyordu gnein yan sra. Prokofiyin gelip gelmediini kontrol
etmek zere bozkra kan epumy eki sesini duyunca abucak geri dnd;
bir insann anszn almasna aran dier evengurlular da dayanamayp
izlemeye geldiler.

"Korkmaynz ltfen," dedi herkese epurny. "Kar iin.. zenginlik iin


akmyor, Yakov Tita hediye edebilecei bir eysi yok. o yzden
tepesindeki aty yamamaya kalkt.. olur yle!

"Olur elbet," diye yantlad oklar ve Gopner geceyars atdan inip de "artk
szmaz" diyene dek dikildiler.

Ve btn berikiler rahat bir soluk ald.. Yakov Tit'n zerine artk hibir ey
szmayaca, adamcaz hastaln rahata srdrebilecei iin.
evengurlular Yakov Tit'a kar czi bir ilgi duyar olmulard, zira o sa
kalsn diye koca aty yamamak gerekmiti.

Gecenin kalann uyuyarak geirdi evengurlular.. uykular sakin ve


avuntuluydu. evengur'un kysnda soda otu krtn altnda kalm bir ev
vard, iinde kendileri iin yeniden kymetlenmi bir insan yatyordu..
uykularnda onu zlyorlard. Bir oyuncaa kymet veren bebek gibiydiler,
uyurken, kendisini yaam mutluluuna balayan oyuncaa kavuaca sabah
bekleyen.

Yalnzca iki kii uyumuyordu o gece evengurda, Kirey ve e-purny. Her


ikisi de agzllkle yarn dnyorlard: herkesin kalkacan, Gopner'in
tulumbadan ate elde edeceini, tiryakilerin ufalanm dulavratotu ieceklerini
ve her eyin tekrar iyi olacan. Aile ve emekten yoksun yaayan Kirey,
epumy ve uyuyan btn evengurlular, yaknlarndaki insan ve nesneleri
diriltmeye mecburdular, ancak bu ekilde bedenlerinde toplanan ve skan
hayattan bir ey retip hafitleyebi lirlerdi. Bugn Yakov Tit' diriltmilerdi
ve herkes rahat lan .. huzurlu bir uykuya dalmt ite; Yakov Tit'a
besledikleri czi merhamet kadar, yorgunluun da pay vard bu huzurda.
Gecenin sonuna doru Kirey de sessizce szd ve epumy, "Yakov Tit
uyuyor artk, bense hl uyumuyorum," diye fsldayp gsz den ban
topraa yaslad.

Ertesi gn yamur isentisiyle balad, gne belinnedi evengur'un zerinde;


insanlar uyand ama kmad evlerden. Tabiata gz bulankl hkim olmu,
toprak sabrl, sarmalayan yamurun altnda uzun srecek bir uykuya dalmt.
Gopner su tulumbasn iseleyen yamurdan korumak ve ne olursa olsun ate
elde etmek iin bir kutu yapyordu. Berikilerden drd Gopnerin evresinde
dikiliyor, bylelikle onun emeine katldklarn zannediyorlard.

Kopyonkin ise apkasnn iindeki Rosa Luxemburg portresini skm,


benzerini yapmaya karar vermiti; Rosa Luxemburg resmini Dvanova hediye
etmek istiyordu, belki o da severdi Rosay. Bir karton buldu ve mutfak
masasnn bana geip ocak kmryle izmeye koyuldu; kprdanan dilini
sarktmt, gemite hi tatmad trden huzur verici bir zevk duyuyordu.
Rosa'nn portresine her bakna, heyecan ve "canm yoldam benim, kadn
yoldam" fsltlaryla elik ediyor, evengur komnizminin sessizliinde i
geiriyordu. Pencere camnda yamur damlalar szlyor, kirnileyin rzgr
hzla eserek cam kurulaynca yaknlardaki bir it hazin bir manzara gibi
dikiliyordu. Kopyonkin iini ekmeyi srdryor, maharet kazanmak iin
diliyle avucunu slatyor ve Rosann azn izmeye davranyordu; gzlerine
vardnda iyiden iyiye duygulanmt, fakat

* . * i i i w *

acs eziyet vermiyordu ona, sadece gbela mitlenen yrei gusuz


dyordu, nk zen isteyen resim sanatna harcanyordu Kopyonkin'in
kuvveti. imdi Proleter Gcnn srtna atlayp, amurlu bozkrlardan
geerek Almanya'ya, toprak tepeciini sonbahar yamurlar andnnadan nce
Rosa Luxemburgun mezarna varamazd. imdi Kopyonkin ancak kaputunun
koluyla savatan ve tarlalarn rzgrndan yorulan gzlerini silebilirdi arada
bir: Kahrn emee harcyor, Dvanovu sezdirmeden Rosa Luxemburg'un
gzelliiyle cezbetmek ve onun iin mutluluk yaratmak istiyordu, mademki
doruca kucaklayp sevmek aypt Dvanovu.

evengurun kenarnda berikilerden ikisiyle Paintsev kumluk l-

w *11** * 11 1 i \ r o w

n zerindeki sivri yaprakl sd doruyorlard. Yanura ramen bana


msn demiyorlard ve imdiden epeyce titrek dal ymlard. epurny ta
ileriden fark etmiti bu garip megaleyi: insanlar kuru dal uruna slanyor,
yorlard. Bilgi almaya gitti.
"Ne yapyorsunuz? diye sordu. "Ne diye allar mahvediyorsunuz, kendinizi
de teceksiniz?"

Gelgelelim kendilerine younlaan emeki ellerindeki baltalarla kuru


dallarn chz yaamna son vermeyi srdryorlard agzllkle.

epumy nemli kumlara oturdu.

"Bak sen, bak sen! diyerek ilgisini ekmeye alt Paintsev'in. "Doruyor,
kesiyor, ama ne iin, syler misin ltfen?"

"Ocak iin," dedi Paintsev. Ka evvelden hazrlanmak gerek.

"Hah, ka hazrlanacakm! dedi epurny kurnazca. "Kn kar olacan


hesaba katyor musun peki hi?"

"Yaarsa, olur tabii," dedi Paintsev kabullenerek.

"Ne zaman yamaz ki, syler misin ltfen? dedi epurny. daha da kurnaz bir
sitemle. Sonunda dorudan aklamaya giriti: Kar evengur'un zerini
rtecek, biz altnda scack yaayacaz, dal nene gerek, ya ocak? ikna et beni
ltfen, anlamyorum nk."

"Kendimize doramyoruz biz," dedi Paintsev onu ikna etmeye alarak,


"ihtiyac olacak birine doruyoruz. Zaten ezelden beri scaktan hazzetmem,
dam karn iine gmer dururun ben."

"Baka birine ha?!" dedi epurny kukulu kukulu ve sonunda tatmin oldu. "O
zaman daha ok dora. Kendinize doruyorsunuz

sanmtm ben, mademki baka birine, o zaman tamam, buna emek deil
bedavaya yardm denir. O zaman dora! Ama ayaklann niye plak senin? Al
bari benim botlar, teceksin!"

"Ben mi tecekmiim?!" dedi Paintsev gcenerek. "Ben bir kerecik hasta


olmu olsam sen imdiye lm olurdun."

epumy dolarken bir yandan da ortal kolaan ediyordu: evengurda


artk bir Devrim Komitesi bulunmadn, kendisinin de bakan olmadn
unutuyordu sk sk. Kendisinin Sovyet iktidar olmadn anmsayverince dal
dorayclann yanndan utanarak uzaklat; berikilerin kendisi iin yle
dnmelerinden korkuyordu: "Bak sen una, sanrsn herkesten akll,
herkesten iyi, komnizm fukaralarnn zengin mdr olmak istiyor!" epurny
yolu kesen bir itin ardna iliti ki bir ey dnmeye vakit bulamadan
unutuversin-ler kendisini. En yakn ambarda birilerinin bir taa ufak, aceleci
darbeler indirdii duyuluyordu; epurny itten bir kazk ekti ve onunla
emekilere destek kmay arzulayarak ambara doru yolland. eride Kirey
ile Jeyev deirmen tana oturmu, tan zerinde ince yollar ayorlard.
Meet yeldeinnenini altrp eitli olgunlam tohumlardan yumuak un
ufalamak isterlermi, o undan da hasta Yakov Tit iin gevrek kurabiye
piireceklermi. Atklan her bir izden sonra dncelere dalyordu iki adam:
Ta kakmay srdrmeli miydiler? Ve dncenin sonuna varamayarak devam
ediyorlard kakmaya. Ayn pheydi rahat veneyen: Deinenta iin
besleme hunisi gerekecekti, onu da koca evengurda ancak bir zamanlarn
demircisi Yakov Tit yapabilirdi. Ne var ki besleme hunisi yapabilecei vakit
iyilemi olacak ve kurabiyesiz de idare edebilecekti Yakov Tit. Dolaysyla
ta imdi kakmak anlamszd, ihtiyann ayaklanmasn beklemeliydiler, ama
eer iyileirse, kurabiye de deinnen ve besleme hunisi kadar gereksiz
olacakt. Bylece zaman zaman Kirey ve Jeyev kuku iinde duraksyor, sonra
Yakov Tit ile ilgilenmi olmann doyumuna vannak iin ne olur ne olmaz
diyerek yeniden sarlyorlard ie.

epurny da bir sre onlara baktktan sonra pheye dt:

"Bouna kakyorsunuz," diye dile getirdi fikrini dikkatlice, "siz u an ta


hissediyorsunuz, yoldalarnz deil. Prokofiy bir gelsin, herkese yksek sesle
okur emein de kapitalizm gibi alaklk dourdu-

unu... Dars yamurlu, bozkr nemli, ufaklk gelmek bilmiyor bir

11* ** ! ||

trl, srekli gezinip onu dnyorum.

"Sahiden de bouna m kakyoruz ne?" dedi Kirey, epurny'a gven getirerek.


"Zaten iyileecek: Komnizm kurabiyeden gldr. iyisi mi gidip fieklerden
barut karaym da yolda Gopnere vereyim, daha abuk ate yapar.rr
"Barutsuz da yapar o," diyerek durdurdu Kireyi epumy. "Tabiatn gc her
eye yeter: Koca yldzlar yanyor, sanan m tutumayacak?.. Gne bulutlarn
ardna azck girdi, hemen onun yerine almaya giritiniz! Daha isabetli
yaamal artk, sermaye zaman geti!"

Oysaki Kirey ve Jeyev az evvel neden altklarn tam olarak bilmeseler de,
tan zerinden Yakov Tit'a dair kayglarn brakarak kalktklarnda
dardaki skc zaman hissediverdiler.

Dvanov ile Piyusya da evengurka Nehri'ne neden gittiklerini bilmiyorlard


nce. Yamur.. bozkr ve vadiyi kederli bir sessizlie bomutu, slak yalnz
tarlalar evengura.. insanlara yanamak ister gibiydi. Dvanov sessiz bir
mutluluk iinde Kopyonkin'i, epumy, Yakov Tit ve imdi evengurda
yaayan tm berikileri dnmekteydi. Dvanov bu insanlar yamur ve
bozkrla, tm yabanc dnyann gri yla evrili tek bir sosyalizmin
paralar olarak canlandryordu gznde.

"Piyus, bir ey dnyor musun sen?" diye sordu Dvanov.

"Dnyorum," dedi Piyusya hemen ve utanr gibi oldu. Sk sk dnmeyi


unutuyordu ve imdi de bir ey dnd yoktu.

" Ben de dnyorum," dedi Dvanov tatmin olarak.

Dnceden kastettii fikir deil, sevdii nesneleri devaml olarak gznde


canlandrmakt; imdi bu nesneler evengur insanlaryd onun iin: plak
acnas gvdelerini Kopyonkin ile bozkrda arayp durduklar ve imdi de
bulduklar sosyalizmin vcudu olarak tasarlyordu. Dvanov ruhunun adamakll
doyduunu hissediyor, evvelsi sabahtan beridir yemek bile istemiyor. aklna
gelniyordu yemek; ruhunun servetini kaybetmekten korkuyordu o imdi ve
baka. ikincil bir fikir bulup onunla yaamak, onu tketmek. balca fikri ise
dokunulmam vaziyette yedekte saklamak istiyordu.. ancak arada bir, kendi
saadeti iin dnmek ona.

"Piyus," diye seslendi Dvanov, "evengur'umuz bizim ruhsal ml-kiyetimizdir,


yle deil mi? Dakika ba ellemeden, gzmz gibi saknmalyz onu! "

"Olabilir!" diyerek onaylad Piyusya ak ve net. "Dokunsunlar kolaysa.


kalplerini skveririm!"

"evengurda da insanlar oturuyor, onlarn da yaamas, beslenmesi lazm,"


dedi Dvanov, dndke daha da ikna olarak.

"Tabii ki lazm," diye onaylad Piyusya. "Burada komnizm var ama halk zayf!
Sska Yakov Titn vcudunda tutunabilir mi hi komnizm? Kendi bedenine
kendi zor syor!"

oktandr ot imen brm bir yara vardlar; bu yarn ucu e-vengurka


Nehri'nin takn yatana kyor ve orada vadi tarafndan yutuluyordu. Yarn
geni dibinde, yukarlarda doan pnann besledii hir dere irinleniyordu; en
kurak yllarda bile sa salim akard bu derenin suyu. evresinde her daim taze
ot biterdi. imdi Dvanov'un en byk arzusu btn evengurlulara yiyecek
salamakt, bylece lemde uzun sre kendi kendilerine zarar venneden
yaayabilir ve varlklaryla Dvanovun ruhuna, fikrine dokunulmaz saadetin
huzurunu salabilirlerdi; evengur'da her bir beden sapasalam yaamalyd,
nk komnizm ancak bedenlerin iindeki somut bir duygu olarak
srdryordu varln. Dvanov endieli endieli duraklad.

"Piyus," dedi, "gel derenin enine toprak serpelim, baraj olsun buras. Ne diye
insanlarn nnden bo yere akp gidecekmi su?"

"Tamam," dedi Piyusya kabul ederek. "Kim iecek peki suyu?"

"Toprak ier yazn," diye aklad Dvanov; yarn iinde suni sulama sistemi
kurmaya karar vermiti, bir dahaki yaz kuraklk ve gereklilik lsnde vadiyi
nemlendirmek ve besleyici budaygiller ile otlarn bymesine yardmc
olmak iin.

"Gzel bostan olur buras," diye iaret etti Piyusya. "Bereketli yerler...
Baharda bozkrdan ernozyom3 getirir rzgr ama yazn scaktan atlar toprak,
kuru rmcekler kalr geriye."

Bir saat sonra Dvanov ve Piyusya krekleri getirip dere suyunun ynn
deitirnek iin hendek kazmaya koyuldular, bylece baraj kuru yere
kuracaklard. Yamur bir an olsun durmuyordu ve imlenmi slak rty
krekle demek zordu.
"Olsun, insanlarn karn hep doyacak ya," diyordu agzl bir gayretle kree
davranan Dvanov.

"Hem de nasl!" diye yantlyordu Piyusya. "Sv nemli bir mesele."

Artk Dvanov, evengur insanlarnn korunmasna ilikin balca dncesini


kaybedip incitmekten ekinmez olmutu; ikinci, ek bir dnce bulmutu zira:
yarn sulanmas. Bununla oyalanrken ilk dncenin salam kalmasna da
yardmc olabilirdi hem. imdilik Dvanov komnizm insanlarndan
faydalanmaya ekiniyordu; yava yava yaamak, komnizmi zarar venneden,
dzenin ilk insanlarnn suretinde korumak istiyordu.

leyin Gopner su tulumbasndan ate elde etti, evengur'u bir sevin uultusu
bast, Dvanov ile Piyusya da oraya kotular. epurny ate yakm, zerine
kazan koymu.. bayram ederek, evengur proleterlerinin hi yoktan ate
yakmay baannalaryla gururlanarak, Yakov Tit'a orba kaynatmaya
koyulmutu bile.

Dvanov Gopnere, bostanlarn ve budaygillerin daha iyi bymesi iin


derenin zerinde sulama baraj kurna niyetinden sz etti. Gopner buna yant
olarak palplansz iin altndan kalklamayacan, evengur'da kuru bir aa
bulup palplan yapmaya balamak gerektiini bildirdi. Ve Dvanov ile Gopner
akama kadar kuru aa aradlar, ta ki evlerin tanmasyla ehrin dar bir yerde
toplamas yznden evengur'un dnda kalan eski burjuva mezarlna
varana kadar. Zengin aileler gp gitmi yaknlar iin meeden uzun halar
dikmilerdi; bu halar mezarlarn zerinde, lenlerin ahaptan lmszln
anlatr gibi onlarca yldr duruyordu. Gopner'l zerlerindeki enlemesine
paralar ve Isa Mesih balar karhrsa bu halarn palplan yapm iin
uygun olacana karar verdi.

Akam ge vakit Gopner, Dvanov, Piyusya ve berikilerden bei halar


skmeye koyuldular; az sonra, Yakov Tit'n karnn doyurmu olan epumy
da yetiti, o da evengur'un gelecekteki tokluu iin alanlara skme iinde
yardma durdu.

O srada alma sesleri yznden iki ingene kadnn bozkrdan gelip


mezarla girdii duyulmamt; epumy'a yanap tepesine dikilene kadar
kimse fark etmedi onlar. Bir han kkn skmeye uraan epumy anszn
bir koku alverdi - rzgrn evengur'dan oktan gtrd nemli ve scak bir
koku. Kazmay brakt ve sessizce sindi. Mehul ey baka bir ekilde de ele
versindi kendisini. Fakat o sessizliini koruyor, sadece kokuyordu.

"Ne iiniz var burada?" dedi epurny srayarak, ingeneleri seememiti.

"u civan rastlad bize, buraya gnderdi," dedi bir ingene. "Zevce olarak
kaplanmaya geldik."

"Proa!" diye glmsedi epumy anmsayarak. "Nerede kendi-

s/

"Aha orada." diye yantlad ingeneler. "Hasta myz diye bir yoklad bizi.
kovalad sonra da, biz de yrdk yrdk vardk ite. Bakyorum da mezar
kazyorsunuz, ama gelinlik hatununuz yok..."

epurny gelen kadnlar mahcup mahcup szd. Birisi genti ve belli ki


suskundu; kk siyah gzleri eziyetlerle geen mrnn sab-

i i i * i fi

rn sylyordu, yznn kalan ise ypranm kavruk derisiyle rtlyd.


zerinde bir Kzl Ordu kaputu, banda ise svari apkas vard bu
ingene'nin, siyah diri salar henz gen olduuna ve gzel olabileceine,
fakat mrnn imdiye dein hep zorluklarla ve boa getiine iaret ediyordu.
Dier ingene yal ve opurdu, ama gen kzdan neeli grnyordu, nk
uzun yllardr acya almln-dan hayat ona daha kolay ve neeli geliyordu.
Tekrar eden o acy hissetmiyordu artk yal kadn: Tekrarlana tekrarlana
rahatla dn-

nt ac.

Hayal meyal anmsad sevecen kadn grnts duygulandr-mt


epurny'. Yeni gelen zevcelerle konumayabalasn diye Dvanova bakt,
fakat heyecandan gzleri yaaran Dvanov adeta korkmu gibi dikilmekteydi.
"Komnizme dayanabilirmisinizpeki?" diye sordu epumy ingenelere,
dokunakl hallerinin etkisiyle dermandan dp gerilerek. "evengur buras,
hatunlar, haberiniz ola!"

"Korkutmaya kalkma bizi, yakkl!" dedi yaa byk ingene hzl hzl,
alknd insanlara. "Neler neler grdk biz, kadn gibi yaamadk ki, geldik
imdi de buraya. Derdin ne bakalm, sen onu deyiver? Senin ufaklk, yaayan
her hatun burada gelin olacak dediydi, ama sen 'dayanr msnz' diye atn
azn! Bugne kadar dayandklarmzdan beterini grecek deiliz merak etme,
vz gelir bize, civanm!

epumy sonuna kadar dinledi ve bir zr formle etti:

"Tabii ki dayanrsn! Seni denemek iin dedim ben onu. Kapitalizmi kendi
etinden geiren iin komnizm kolaylktr."

Gopner, iki kadn evengur'a hi gelmemi gibi ha skyordu yorulmak


bilmeden, Dvanov da eildi ie ki Gopner kadnlarla ilgilendiini zannetmesin.

"Yryn, hatunlar, nfusun iine karn," dedi ingenelere e-pumy.


"insanlar ilginizle koruyun, gryorsunuz ya onlar iin rpnyoruz biz de."

ingeneler evengur'a, kocalarnn yanna gittiler.

Berikiler evlerinde, sofa ve ambarlarda oturuyor, her biri elinden geleni


yapyordu: Kimi tahta rendeliyor, kimi dingin bir ruh hali iinde bozkr
baaklarndan toplanacak tohumlara uval yamyordu, bazlar ise avlu avlu
gezip "Delik var m?" diye soruyordu, duvar ve ocak deliklerine sinen
tahtakurularn ldrrnek niyetiyle. Hibiri kendi kar iin didinmiyordu;
Gopner'in Yakov Tit'n tepesindeki aty tamir ediini grdklerinden bu
yana berikiler, mutluluu bir-birlerinde bulur olmulard, o yzden tohum
topluyor, tahta temizliyor, hatta tahtalardan da herhangi bir hediye yahut eya
rptrveri-yorlard. Tahtakurusu ezenler ise, belirli bir insanda sakl, ruhu
huzu-

p 1 | | 1 ^ | ^ |

ra eritiren ve srf seilen kiinin dirlii iin alma istei uyandran o yegne
sevinci bulamamlard. Bunlar ancak glerini tketerek hissediyorlard
yorulan vcutlarnn tazelendiini. Yine de byleleri bile tahtakurularnn artk
insanlar sramayacan dnerek avunmaktaydlar; su tulumbas bile
almaya can atyordu ki Yakov Tit iin ate stabilsin - rzgr ve makine
insan saylmazd oysa.

Berikilerden Karuk adnda biri uzun bir kutunun yapmn tamamlam, tam
bir doyuma ulatn hissederek yatmt, oysaki ruhunun gereksinimi gibi
gnneye balad Kirey'in bu kutuya ne iin ihtiya duyabileceini o da
bilmiyordu.

Kirey ise deirmentan yerletirip biraz tahtakurusu ezdikten sonra istirahata


ekildi, yoksullarn imdi byk rahata kavutuuna inanyordu: Zayf
bedenlerini tketemeyecekti ne de olsa asalaklar. Kirey berikilerin sk sk
gnee baktktarm fark ederdi, kendilerini besledii iin hayranlkla izlerlerdi
onu; bugn ise tm evengurlular rzgrn dndrd su tulumbasnn
evresini kuatm, bu kez de rzgra ve tahta makineye bakmlard
hayranlkla. Bunu gren Kirey kskan bir soruyla irkilmiti: Neden insanlar
komnizmde gnei ve tabiat seviyor, kendisini ise fark etmiyorlard?
Akamleyin tekrar evlerdeki tahtakurularn mahvetmeye gitmiti ki tabiattan
ve tahta makineden az alt sanlmasn.

Kutu konusunu akla kavutunnadan yatan Karuk uykuya yeni dalmt ki


eve iki ingene giriverdi. Karuk gzlerini at ve dilsiz bir korkuya kapld.

"Merhaba civanm! " dedi ona ihtiyar ingene. "Kammz doyur hadi. sonra da
yatrver bizi: Ekmeini yiyelim, akn blelim."
MNe?,, dedi yan sar Karuk. "Bana gerekmez, ben byle de iyi-

yim, ben yoldam dnrm...

"Yolda ne yapacaksn?" dedi yal ingene kar karak, genci ise suskun.
utana skla dikiliyordu. "Vcudunu benle paylarsan eyalara acmazsn,
yolda da unutursun - aha uraya yazyorum!"

ingene bartsn kard ve Kirey iin hazrlanan kutunun zerine oturmak


istedi.
"Elleme kutuyu!" diye banverdi Karuk kutunun bozulmasndan korkarak.
"Senin iin hazrlanmad o!"

ingene kutunun zerindeki rty ald ve kadnca gcendi.

"iroz sen de! Suratn ekitmeyi bilmiyorsan frenkzm neyi-

ne...

Iki kadn dar kp evlilik scakl grmeden kilerde uyudular.

SMON SERBNOV, Moskovann iinden tramvayla gemektey

di. Yorgun ve mutsuz bir adamd, kolay ikna olan, sabrsz bir kalbe, kinik bir
akla sahipti. Serbinov bilet almamt ve var olmay hemen hemen hi
istemiyordu; uras akt ki gerekten ve derinlemesine rmekteydi.
Kendisini ann hayranlk uyandran mutlu bir bireyi olarak hissetmesi
olanakszd; tek hissettii cokun kederiydi. Kadnlar ve gelecei seviyor,
iktidarn yemliine bumunu soktuu, sorumluluk gerektiren grevleri
sevmiyordu. Serbinov ksa sre nce Sovyet lkesinin uzak, engin ovalarnda
sosyalizmin kuruluuna ilikin bir aratrna gezisinden dnmt. Tara
tabiatnn derin sessizlii iinde drt ay boyunca ar ar yol almt.
Serbinov, le

Yrtme Komitelerinde oturmu, taral Boleviklere ky yaantsn eve


dayal kklerinden koparmalarnda yardmc olmu, okuma kulbelerinde
yksek sesle Gleb Uspenski okumutu. Kyller suskunluu bozmadan yayor,
Serbinov ise partisi iin emekilerin hayatna dair en doru bilgileri elde
edebilmek adna Sovyetlerin ilerine doru yolculuunu srdryordu. Kimi
perian devrimciler gibi Serbinov da iiyi ve kyly sevmez, onlar ayr
ayr deil kitle halinde grmeyi yelerdi. Bu nedenle Serbinov kltrl bir
insann saadetiyle Moskova'nn aina yuvalarn yeniden dolayor,
maazalardaki zarif nesneleri inceliyor, pahal otomobillerin grlt etmeden
geiini dinliyor, ilenmi gaz kokusunu uyarc esans kokusu gibi iine
ekiyordu.

1
Bal ve kuru zm He halanm pirin ya da baka bir yamann karmndan

m W

oluan ayin yemei. -.n.

Kuzey Buz Denizinde Rusya'ya bal bir ada. Uyedineniye Rusa inziva
anlamna gelir. -.n.

Bozkr blgelerine zg bereketli kara renk toprak. -.n.


Serbinov ehri, kendisini bir hanmn bekledii balo salonunu gezer gibi
geziyordu; uzakta, scak, gen kalabalklarn iinde kaybolu-vermiti bu kadn
ve kendisine bunca meyleden kavalyesini grmyordu; kavalye ise
varamyordu yanna, nk objektif bir kalbe sahipti ve baka deerli
kadnlara rastlyordu, tatl ve eriilmez kadnlara, o denli eriilmez ki
ocuklarn u leme nasl olup da gelebildiine akl sr erdiremezdiniz. Ne var
ki kadnlara rastladka ve ancak vcutlarndaki aalk ve kirli unsurlardan
arnm ustalarn retebilecei nesneleri grdke ii daha bir kararyordu
Serbinovun. Kadnlarn genlii gnendinniyordu onu, oysaki kendisi de
genti; ih-

tiya duyduu mutluluun ulalmazlna batan kani oluyordu. nceki gn


senfoni orkestrasnn konserine gitmiti; nzik mkemmel insan anlatyordu,
karlan bir frsat - ve bu konulardaki alkanln yitinni olan Serbinov
perde aralarnda tuvalete gidip heyecann atlatmaya alm, kimselere
grnmeden gzlerini silmiti.

Dncelerinden tr herhangi bir ey grmeden, nekanik bir ekilde yol


alyordu Serbinov imdi tramvayn iinde. Neden sonra dnmeyi kestiinde,
yaknnda durnu yzne bakan gencecik bir kadn fark ediverdi. Serbinov
utanmad kadnn bakndan. kendisi de ona bakt, zira kadn kendisini gayet
sade, dokunakl gzlerle incelemekteydi, kim olsa mahcubiyete kaplmadan
dayanabilirdi zerinde gezinen bu baka.

Kadnn zerinde iyi cins bir yazlk pards, teniz bir yn elbise vard; giysi,
vcudunun yabanc, rahat yaantsn rtyordu. Belli ki bir iinin vcuduydu
bu, yal ve gsterili deildi zira - hatta zarifti kadn, o bildik ehvetli
ekicilik de yoktu onda. Serbinova en ok dokunan, kadnn bir sebepten
mutlu oluu, kendisine ve etrafna yaknlk ve merhamet dolu gzlerle
bakyd. Bu yzden hemen somurttu Serbinov: Mutlu insanlar yabanclar,
sevmez, korkard onlardan. "Ya ben ryorum," diye zmeye alrd
kendisini samimiyetle Serbinov, " yahut da mutlulardan mutsuzlara hayr yok."

Tuhaf bir biimde mutlu kadn Teatralnaya duranda indi. Yabanc topraklarda
yalnz, dayankl bir bitki gibiydi, tek banaln-dan bihaber olabilecek denli
saft.

O inince Serbinovun can sklverdi tramvayda; milletin giysilerine srtne


srtne pislenen bileti bilet numaralarn kontrol kdna kaydediyor, uzun
yol ncesi bir eyler tknan uvall tarallar

Kazan Istasyonu'na gidiyor, tabann altnda ise elektromotor bir kz arkadatan


mahrum, metale ve balantlara kilitlenmi vaziyette inliyordu kaytszca.
Serbinov tramvaydan atlad ve kadnn, senelerce kimseye rastlanmadan
yapayalnz yaanabilecek bu kalabalk ehirde ebediyen yok olmasndan
korktu. Ne var ki mutlular yaam konusunda acele etmezler: Kadn Kk
Tiyatronun nnde, gazetecinin para stn on kapikler halinde teker teker
koyuverdii avcunu am dikiliyordu.

Efkr korkusunun yreklendirdii Serbinov kadna yaklat.

"Ben de sizi kaybettiimi sandm," dedi. "Sizi aryordum."

"Fazla aramanz gerekmedi," diye yantlad kadn ve para stnn doru


verilip verilmediini kontrol etti.

Serbinovun houna gitti bu: Ne kendisinin, ne bakasnn para karlnda


verdii emeine sayg duymad iin asla saymazd para stlerini o; bu
kadnda ise bilmedii bir tertiplilikle karlamt.

"Benimle biraz yrmek istemez misiniz?" diye sordu kadn.

"Rica ederim yryelim," dedi Serbinov hi nedensiz.

Gven dolu mutlu kadn gcenmedi ve glmsedi.

"Bazen birine rastlarsn, iyi birisi kverir," dedi kadn. "Sonra ayakzeri
kaybedersin onu, sonra birazck zler unutursun. Size iyi

1 1 1 w _ r|H

biri gibi grndm, doru mu?


"Doru," diye onaylad cangnlden Serbinov. "Hemen kaybet-sem uzun sre
zlerdim ben sizi."

"imdi pek uzun srmeyecek zleminiz, hemen yok olmadma

_ lll

gre!

Kadnn yrynde, mizacnda samimi bir dinginliin az rastlanr gururu


sezilmekteydi; klece sinirliliin, kendini karsndakin-den saknma
gdsnn ise izi yoktu onda. Yryor, keyifli keyifli glyor, konuuyor,
susuyor, hayatn takip etmiyor, davranlarn yol arkadann sempatilerine
gre ayarlamay beceremiyordu. Serbinov onun houna gitmeye alt, olmad,
kadnn kendisine kar tavr deimemiti; o zaman midini kesti ve efkrna
boyun eerek, insan ferahlatan bir yaama kabiliyetine sahip bu mutlu
kadndan sonsuza dein ayr decei n yaknlatran aceleci zaman
dnmeye koyuldu; kadn sevmek olanaksz, ondan ayrlmak ise fazlasyla
zcyd. Ebedi aynl ka kez tattn anmsad, hesabn amt. Ka
yoldana, sevdiine bir vakitler dncesizce "grmek zere" demi ve bir
daha asla grmemiti, gremeyecekti onlar. Bu kadna duyduu sayg hissini
tatmin etmek iin ne yapmas gerektiini bilmiyordu Serbinov, bilse
vedalamas da daha kolay olurdu.

"Arkadalann hislerini tketecek denli birbirlerine doymas sz konusu


deildir, bir sre iin bile." dedi Serbinov."Arkadalk evlilik deildir ne de
olsa."

"Yoldalar iin alabilir ama insan," diye yantlad yol arkada


Serbinovu."'almaktan cann knca rahatlarsn, yapayalnz bile
yaayabilirsin; yoldalanna da emeinin faydas kalr. Kendini verecek
deilsin ya onlara, ben tek para kalmak isterim...,'

Serbinov ksa sredir tand arkadann ne denli salam bir bnyeye sahip
olduunu hissediverdi; ylesine bamszd ki bu bnye, bu kadnn insanlar
tarafndan yaralanmas olanakszd, belki de yeryznden geip gitmi, l,
yabanc bir toplumsal snfn son rnyd o. Aristokrat kuan kalnts
olarak canlandrd onu gznde; btn aristokratlar onun gibi olsalard tarih
yerlerine yeni bir ey koyma gerei duymazd - aksine, kendileri tarihten
diledikleri kaderi yaratrlard. Rusya bir ucundan dier ucuna mahvolan yahut
kurtulmaya alan insanlarla doluydu, ok nceleri fark etmiti Serbinov bunu.
Birok Rus insan, iindeki yaama yeteneini, becerisini canla bala yok
etmekle meguld: Kimi votka iiyor, kimi aklnn yansn yitirmi, bir dzine
ocuun ortasnda oturuyor, kimi beyhude fantazilerin peinde yollara
dyordu. Oysaki bu kadn kendisini

mahvetmemi, yaratmt. Ve belki de Serbinov kendi kendisini yara. iw


w* . ^ **1 1* * ** f

tamad ve mziin vaat ettii o mkemmel insan gre gre mahvolduu iin
etkilenmiti ondan. Belki de sadece efkrlanyordu ite, ihtiya duyduu ama
artk eriemeyecei eyler yznden; hem yol arkada sevgilisi olsa, Serbinov
bir hafta sonra yorulmayacak myd ondan da? Fakat gururun esirgedii bu
dokunakl yz; baka bir insan anlayan, ona doru ekilde yardmc olmasn
pek iyi bilen, ama kendisi iin bir yardm istemeyen muradna erni, kapal
ruh nereden kmt o zaman?

Yry srdrmenin anlam yoktu, Serbinov kadna kar zayfln ele


vermi olurdu sadece; "Grrz," dedi bu yzden kadna, yol arkadanda
kendisine dair deerli bir an brakmay dileyerek. O da "Grrz," dedi ve
ekledi: "ok sklrsanz gelin, grebiliriz."

"Siz sklr msnz peki hi?" diye sordu Serbinov veda ettiine yanarak.

"Elbette, olur bazen. Ama skntnn nedenini bilirim ve eziyet ekmem."

Serbinov'a oturduu yeri syledi ve aynldlar. Geri dnmeye koyuldu


Serbinov. Sokak kalabalnn iinde yi.iyor ve yabanclarn kendisini
sktrarak koruduklarn dnerek avunuyordu. Sonra sinemaya gitti ve
tekrar konserde mzik dinledi. U zntsnn nedenini biliyor, ama yine de
eziyet ekiyordu ite. Zihni ona hi mi hi yardmc olmuyor, belli ki
ryordu. Geceleyin otel odasnn serinliinde yatp zihninin hareketini izledi
sessizce. Zihnin rrken bile bir hakikat ortaya koymasna ayordu
Serbinov; karlat kadnn kederli ansyla durdunnaya almad zihninin
ileyiini. Hayali yolculuunda gzlerinin nnden Sovyet Rusyas
gemekteydi, yoksul, kendi kendisine acmay hi bilmeyen memleketi, azck
bugnk aristokrat kadna benzeyen. Serbinovun zgn, alayc zihni bir diki
tutturamam yoksul insanlar anmsyordu, sosyalizmi ova ve koyaklarn bo
yerlerine rasgele tutturmaya alan.

Ve ite bir eyler u veriyordu unutulan Rusya'nn i skc tarlalarnda: Kendi


avdar iin topra srneyi sevmeyen insanlar sabrla strap ekerek tarihin
bahesini ekiyordu, ebediyet iin, birbirlerinden hi ayrlmamak iin
gelecekte. Ne var ki bahvanlarn da ressamlar ve arkclar gibi salam bir
faydac zihinleri yoktur, zayf yrekleri anszn heyecanlanverir: Yeni iek
vemi bitkileri kukuyla skp topraa brokrasinin kk budaygillerini
ekerler; bahe bakm ve uzun bir meyve beklentisi gerektirirken, budaygiller
bir rpda byr, onlar yetitirrnek iin fazla emek sarf etmeye gerek yok-

tur, ruhu sabr yolunda tketmeye de. Ite devrimin talan edilen bahesinden
kalan alanlar da kendiliinden bitiveren budaygillere bylece feda edilmiti,
alp eziyet ekmeden karnn doyurabilsin diye herkes. Gerekten de
Serbinov insanlarn ne kadar az altn grebiliyordu, naslsa budaygiller
herkesi doyuruyordu bedavaya. Ve uzun sre, budaygiller btn topra
yiyene, insanlar ise kendilerini kil ve ta zerinde bulana kadar byle
gidecekti bu, yahut dinlenen

I i A i 1 w r1a. w t

bahvanlar, insansz rzgarn le evirdii fakir topran zerinde yeniden


serin bir bahe kurana kadar.

Serbinov alkn olduu o keder iinde yrei skk, bouk, uyu-yakald.


Sabahleyin parti komitesine urad; ekim sahas yzde yinni azalan uzak bir
vilayeti incelemeye gitmesini sylediler, ertesi gn kmalyd yola. Gnn
kalann bulvarda akam bekleyerek geirdi Serbinov. Bekleyi yorucu bir i
kmt, ama kalbi sakin sakin atyordu, kendi kadnna sahip olma
mutluluundan midini kesmiti zira.

Akamleyin nceki gn tant gen kadnn yanna gidecekti. Yryerek gitti


ki gereksiz vakti yolda harcam olsun, bekleyi yorgunluunu atabilsin.
Kadnn verdii adres hatal olmalyd. Serbinov eski binalarn iine
yenilerinin dikildii bir sitede buldu kendisini ve tant kadn aramaya
koyuldu. Birok binann merdivenlerini kt, hep de drdnc kata; oradan
suyu sabun kokan, plak fukaralarn pinekledii kylar ise hela girilerine
benzeyen Moskova Nehrini grd.

Serbinov yabanc dairelerin zillerini ald, kendilerini her eyden ok huzura


gereksinim duyan sakinler olarak tanmlayan ve Serbinovun burada
oturmayan, burada kayd bile bulunmayan biriyle grmek istemesine aran
yal bal insanlar ayordu kaplan. O zaman Serbinov sokaa kt ve bu
akam yalnz geinle fikrine tahamml edemeyerek btn evleri planl ve
ayrntl bir ekilde taramaya koyuldu; yarn daha kolay olacakt ii, teoride
muzr otlarn bymesi gereken kayp alana gidecekti. Derken Serbinov
tant kadn tesadfen buluverdi; merdivenleri iniyor, kendisine doru
yryordu neyse ki, aksi takdirde Serbinovun ona ulaana kadar yaklak yi
rmi sorumluluk sahibi kiracya uramas gerekecekti. Kadn Serbi-novu
odasna gtrd, kendisi ise bir dakikalna dar kverdi tekrar. Oda,
iindeki insan burada yaamyor da salt dnyormu-asna botu. Yatak
grevini adet kooperatif mal kutusu grnek-teydi, masa yerine pencere
nndeki knt kullanlyordu, adi bir perdenin gizledii kyafetler ise duvar
ivilerine aslmt. Pencereden yine o khnemi Moskova Nehri
grlmekteydi, kylarnda dnceli dnceli oturuyordu yine ayn plak
gvdeler, Serbinov'un bu binann bunaltc merdivenlerinde gezinirken aklna
kazd.

Kapal bir kapyla ayrlyordu oda yan komusundan; bir rabfak h,1 politika
bilimini yksek sesle, tane tane okuma yntemiyle hafzasna doldurmaya
alyordu orada. Eski zamanlarda yan odada, evrensel katedrallerin
dogmalarn renip sonunda ruhun diyalektik geliim yasalarna uyarak dinden
kan bir papaz okulu rencisi oturuyor olurdu herhalde.

Kadn tant adama ikram etmek zere bir eyler getirdi: Pasta, eker, bir
dilim turta ve yann ie tatl kilise arab., Visant. Bu kadar saf myd
gerekten?

Serbinov kadna has tatl sofrann bu yiyeceklerini, onun elini dedirdii


yerlere azyla dokunnaya alarak yava yava yemeye koyuldu. Peyderpey
yiyip bitirdi nndekileri ve tatmin oldu, kadn ise, kendisinin yerine
yiyecekleri feda ettiine sevinircesine konuup glyordu. Yanlyordu oysaki:
Serbinov onu hayran hayran izlemekle yetiniyor, yeryzndeki skc
insanlardan biri olmann zntsn duyuyordu; artk rahat rahat yaayamaz,
yalnz kalamaz ve bir bana yetinemezdi u hayatla. Bu kadn efkr ve utan
dourmutu iinde; yanndan ayrlp dan, Moskovann cokun havasna ksa
rahatlard. Hayatnda ilk kez karsndaki insana puan veremiyor, ona bakp da
tebessm edemiyor, eskiden olduu o hr ve yalnz insan olarak kalmay
baaramyordu Serbinov.

Evlerin, Moskova Nehri'nin ve viran ehir varolarnn zerinde ay parlyordu


imdi. Snk bir gnee benzeyen ayn altnda kadnlar ve kzlar
kprdanyordu insanlarn barnaksz akyla. Her ey en bandan pek gzel
tasarlanmt: Ak insanlara bir gerek, belirli, snrl bir madde gibi geliyor,
bu sayede gerekleip bitebiliyordu. Serbinov akn yalnzca dncesini deil
duygusunu da inkr ediyordu. Ona gre ak yuvarlak bir bedendi, dnmek
bile anlamszd onu, zira sevilenin vcudu dnce ve duygular unutturmak
iindi, akn szsz rpnlan lmcl yorgunluk iin; yorgunluktu ya zaten
akn tek tesellisi de. Serbinov, devaml azald iin kullanlamayan o ksa
yaam mutluluunu duyarak oturmaktayd yerinde. Hibir haz almaya
kalkmyor, dnya tarihini, varln anlam ve arln insann elinden amaz
bir gayretle ekip alan yararsz bir brokratik kurum olarak gryordu.
Hayatnn her alannda malup olduunun farkndayd Serbinov; baklarn ev
salibesinin bacaklarna indirdi. Kadn orapsz geziyordu, plak pembe
bacaklar kannn scaklyla doluydu, hafif etei ise ll erikinliinin
geriliminden artk kzgnlaan vcudunun dier toplu yerlerini gizliyordu. "Bu
atei kim sndrecek?" diye dnyordu Serbinov. "Ben deil elbet, layk
deilim sana, ruhum ileye benzer, cra ve korkuludur." Kadnn bacaklarn
aadan yukarya bir kez daha szd ve anlayamad bir trl: Bu gen kadn
bacaklaryla, alkn olduu devrim iine sadk ve inanl olma ihtiyac
arasnda bir yol vard, fakat fazlasyla uzundu o yol ve Serbinov zihninin
yorgunluundan pein pein esnedi.

"Nasl gidiyor hayatnz?" diye sordu Simon. "Ve adnz nedir?"

"Adm Sonya, tam olarak Sofya Aleksandrovna. Hayatn ok iyi gidiyor, ya


alyorum ya da birini bekliyorum..."
"Karlamalar ancak ksa bir sre iin sevindiriyor insan," dedi kendi
kendine Serbinov. "Sokakta paltonun son dmesini iliklerken i geirip
hayflanrsn, her ey yok yere bitip gider nk, yine ilgilenmen gereken
yegne insan kendinsindir."

"Fakat insanlar beklemek de bir sevintir," dedi Sofya Aleksandrovna.


"Karlamalar sevinci uzatr... Benim en sevdiim ey insan-lan beklemektir,
neredeyse her an birini beklerim..."

Ellerini masann zerine koydu, sonra abartl hareketlerinin farkna


varmayarak gl dizlerinin zerine geirdi. Hayat grlt gibi iitiliyordu
her yandan. Serbinov alkn olmad bir grlt ve kokuyla dolu bu yabanc
odann iinde kaybolmamak iin gzlerini yumdu hatta. Sofya
Aleksandrovnann elleri vcut yapsnn aksine zayf ve yalyd, parmaklar
ise bir amarcnnkiler gibi buru bu-

rutu. Ite bu ypranm eller biraz olsun avuttu Serbinovu, bakasna yr


olaca iin daha az kskanr oldu onu.

Masann zerindeki ikramlar bitmiti; Serbinov abuk abuk yediine piman


oldu, imdi gitmesi gerekiyordu. Oysaki gidemiyor, kendisinden iyi insanlarn
var olmasndan korkuyordu, Sofya Alek-sandrovna'ya gelmesinin nedeni de
buydu zaten. Serbinov daha tramvayda fark etmiti ondaki bu kendisini
heyecanlandran, asabn bozan yaama kabiliyetini.

"Sofya Aleksandrovna," diye seslendi Serbinov. "Yarn buralardan gideceimi


sylemek istemitim size..."

"Evet, ne olmu?" dedi Sofya Aleksandrovna, akn.

insanlarn yokluuna belli ki hi de yanmyordu bu kadn, naslsa kendi


hayatyla beslenebilirdi, Simonun asla baaramad ey de buydu.

Bakalar bu kadna mahrum olduu bir eyi elde etmesi iin deil de,
kendisindeki g fazlaln tketmesi iin gerekliydi daha ok. Serbinov onun
kim olduunu bilmiyordu henz, zengin bir ana-babann zavall kz olmalyd.
Bu konuda yanld anlald: Sofya Aleksandrovna, Tryohgomaya
fabrikasnda makine temizleyicisiydi ve annesi tarafndan doduu yerde terk
edilmiti. Yine de birini sevmi, ocuklar dourmu olmalyd - Serbinov yan
soruyor, yar tahminde bulunuyordu .

"Sevdim ama dourmadm," diye yantlad Sofya Aleksandrovna.

"Yeterince insan var, benim douracaklarm eksik kahversin... iimden iek


doabilecek olsa doururdum ite."

"iekleri mi seviyorsunuz sahiden?! Sevgi denmez ki ona, dargnlk denir,


kendiniz donay ve bymeyi brakmsnz denir..."

"Olsun. ieim olduu zamanlar hibir yere gitmiyorum, kimseyi de


beklemiyorum. Bana yle iyi geliyorlar ki dourasm geliyor onlar. Baka
trl sevmek de gelmiyor sanki elden..."

"Baka trls gelmez..." dedi Simon.

Kskanln dindirecek bir mide kaplr gibi olmutu: Sofya

Aleksandrovna da eninde sonunda Serbinov gibi mutsuz, hayatn orta yerinde


donup kalm bir insan olacakt belki de. Baarl, mutlu kiileri sevmezdi,
nk onlar her zaman hayatn diri, uzak yerlerine gider ve yaknlarn yalnz
brakrlard. imdiye dein birok arkada tarafndan yetim braklmt
Serbinov. Bir vakitler herkesin gerisinde kalma korkusuyla Boleviklere
kaptrmt kendisini, ama o da bir ie yaramamt: Serbinov'un dostlar yine
de kendisine yr olmadan tkenip gidiyor, Serbinov onlarn duygularn kendisi
iin birik-tinneye kalmadan gelecee yneliyorlard. Onlara glyor. mecalsiz
niyetlerine kara alyor, tarihin oktan sona erdiini, imdi srp gidenin ise
hepi topu insanlararas ezime olduunu sylyor, fakat eve geldiinde aynhk
acsyla kvranarak, kendisini sevip bekleyenlerin nerede olduunu
bilemeyerek kapsn kilitliyor, yatana enlemesine oturup srtn duvara
veriyordu Serbinov. Suskunca oturuyor, insanlar scak yaz bulvarlannn
nnden geirerek misafirlie gtren tramvaylarn mthi uultusunu
dinliyordu ve yava yava gzleri doluyordu kendisine acmaktan, yalarn
yanaklarndaki kiri andrarak indiini duyuyor ve elektrii yakmyordu.

Daha ge saatlerde. sokaklar sessizleip dostlar ve sevgililer uyuduunda


yatyordu Serbinov. B u saatlerde birok kii yalnz kalm oluyordu artk;
kimi uyuyor.. kimi sohbet ya da aktan yorgun derek tek bana yatyordu ve
Serbinov da kabulleniyordu yalnzln. Bazen gnln karyor ve sra
numaralar koyarak dnce ve

ilenlerini aktaryordu oraya: "insan, anlamdan deil, tutku dolu kirilerden,


kan akan boazlardan, knt, delik, zevk ve unutkanlklardan ibaret bir
vcuttur"; "Bir acayiptir kz fakat rain olmutur o da: Anlam u, kz tuhaftr
ama bir kei onu da dize getirmitir": "Tarih, imdiki zamandan istifade etmek
iin gelecei icat eden alak ve zavall biri tarafndan balatlmtr. Herkesi
yerinden etmi, kendisi ise geride, stt mamur yerleikliinde kalmtr";
"Annemin bir yan rnym, aybandan farkm yoktur, bu nedenle herhangi bir
eye sayg duyma olanana sahip deilim. iyilerden korkarm, terk ederler ben
kty; geride braklmln souunda nekten korkarm. Deiken
cemaati lanetliyorum. bir meclis ve yelik istiyorum onun iinde!"; "Meclisin
iinde de bir ye deil, olsa olsa donnu bir kol olurum ben."

Her insan pheci bir kskanlkla takip ediyordu Serbinov: Kendisinden iyi
miydi yoksa? ayet iyiyse bu kimseyi durdurmak gerekirdi. yoksa nne
geerdi, sana denk bir dost olarak kalmazd asla. Sofya Aleksandrovnann da
kendisinden iyi olduunu dnd, dolaysyla kendisi iin bir kaypt; oysa
para gibi, hayat kazanc gibi biriktirmek isterdi Serbinov insanlan, hatta
tand kimselerin aynnt-l bir hesabn tutuyor ve evinin balca defterine
gelir ve giderlerin zel notlarn kaydediyordu.

Sofya Aleksandrovnay giderlere kaydetmek gerekecekti. Ne var ki Simon


zararn azaltmak istedi, eskiden insan ekonomisinde hesaba katmad iin hep
ak brakt bir yntemi kullanabilirdi. imdi u Sofya Aleksandrovnaya
sarlsayd nasl olurdu, tam da onunla evlenmeyi arzulayan efkatli, lgn bir
adama dnseydi? O zaman Simon iindeki tutkuyu bytr, u stn insann
inat bedenini alt eder. onda bir iz brakr, ksa sreliine bile olsa insanlarla
salam bir ba kurmu olurdu; darya da insan avn gelecekte de baanyla
srdrebilecek sakin, gvenli bir adam olarak kard. Bir yerlerden sinirli
tkrtlarla tramvaylar geti, Serbinovdan uzaa giden insanlar tayan. Simon
Sofya Aleksandrovnaya yaklat, koltukaltlarndan tutup kaldrd onu ve boylu
boyunca karsna dikti. Ar bir kadn

11 w

olduunu grnt.

"Neyiniz var?" dedi Sofya Aleksandrovna. korkmadan ama dikkatli bir


gerginlikle.

Eriilmez bir hayatn stt bu yabanc bedenin yaknlndan tr yrei


hoplarnt Simonun. O an baltayla kesseler kendisini, ac duymazd. Soluu
kesiliyor, boaz dmleniyor, Sofya Alek-sandrovnann koltukaltlarndan
yaylan hafif ter kokusunu duyuyor ve terin zedeledii sert tyleri azyla
emmek istiyordu.

"Sizi biraz tutmak istiyorum," dedi Simon. "Ho grn beni, imdi gideceim.

Sofya Aleksandrovna ac eken bu insan karsndaki utancndan tr


kollarn kaldrd, Serbinov gsz kollarnda daha rahat tuta-biisin diye
kendisini.

"Eyi mi geliyor size bu sahiden?" diye sordu, havaya kaldrd kollar


imiti.

"Ya size?" diye sordu Serbinov, emee ve yaz dnyasnn ortasnda skunete
dair arksn syleyen bir lokomotifin dikkat datan sesini dinleyerek.

"Benim iin fark etmiyor."

Brakt onu Simon.

"Gitme vakti," dedi kaytszca. "Tuvaletiniz ne tarafta? Bugn yzm


ykamamtm."

"Giriin orada, sada. Sabun olacak ieride ama havlu yok, yka-

i* r *1* II
maya verdim onu, yzm arafa siliyorum.

"araf verin," dedi Serbinov raz olarak.

arafa onun kokusu sinmiti, Sofya Aleksandrovna'nn. Uykuda kuruyan


bedenini ferahlatmak iin zenle siliyor olmalyd sabahlar. Serbinov
yorulmu kzgn gzlerini slatt, bedeninde ilk yorulan onlar olurdu hep.
Yzn ykamad, araf aceleyle drp kullanl bir yumak haline getirdi..
sonra bu yuma tuvaletin karsndaki koridorda asl duran paltosunun yan
cebine sokuturdu: Kaybettii insandan msellem bir dokman alkoymak
isterdi Serbinov.

"araf kaloriferin zerine serdim, kurusun," dedi Serbinov, "sland da biraz.


Elveda.. gidiyorum ben...

"Grmek zere," diye yantlad onu Sofya Aleksandrovna muhabbetle ve


karsndaki insandan ilgisini esirgemeyi uygun bulmad. "Nereye
gidiyorsunuz?" diye sordu. "Gideceinizi sylemitiniz."

Ekim alannn yzde yirmi orannda azald vilayetten sz etti ona Serbinov, o
alan aramaya gidiyordu.

"Btn mrm orada geirdim ben," dedi Sofya Aleksandrovna o vilayet iin.
"Orada pek sevgili bir yoldam var. Grecek olursanz selamm
syleyiverin.

"Kimin nesidir?"

Serbinov o an, odasna gittiinde Sofya Aleksandrovna'y ruhunun giderleri


listesine kaydedeceini dnmekteydi, geri gelmeyecek mlkiyet hanesine.
Derin gece Moskova'nn zerinde ykselecek, sevdii birok kii yatp
uyuyacak, ryalarnda sosyalizmin sessizliini greceklerdi; Serbinov ise
onlar, btnyle affetmiliin saadeti iinde defterine kaydedecek,
soyadlarnn stne yitirilmi dost iaretleri konduracakt.

Sofya Aleksandrovna kitabnn iinden kk bir fotoraf kard.

"Kocam deildi, dedi fotoraftaki adam iin, "sevmiyordum da. Ama onsuz
kalnca iim darald. Onunla ayn ehirde yaarken daha rahattm... Ben hep bir
ehirde yaar, bir baka ehri severim..."

"Bense hibir ehri sevmem," deli Serbinov. "Sokaklar her zaman kalabalk
olan yerleri severim yalnzca."

Sofya Aleksandrovna fotorafa bakyordu. Yirmi be yanda bir adamn


fotorafyd bu, yorgun bekilere benzeyen lgn, gk gzleri vard; yznn
kalann ise bir kere bakn evirince unutuverirdi insan. Serbinov bu adamn
ayn anda iki eyi birden dnd-

w i *1**1 1 1 w 1 * 1 1 *1* i

gn, ana her ikisiyle de avunamadn sezdi, bylesi bir yz huzur bulup
durulamaz. aklda da yer edemezdi.

"yle ilgin biri deildir," dedi Serbinov'un kaytszln fark

eden Sofya Aleksandrovna. "Ama pek kolaydr onunla geinmesi!

nanldr, bakalan da huzur bulur yannda. Byleleri ok olsayd, kadnlar


nadiren ev lenirdi u dnyada..."

"Nerede karlaacam ki onunla?" diye sordu Serbinov. "Belki de


lmtr?.. Hem kadnlar neden evlenmezlerdi?"

"Neden evlensinler ki? Evlilikte kucaklamalar olur, kskanlk ve kan olur.


Benim evliliim bir ay srd ve - biliyorsunuz ite. Oysaki onun yannda
hibir eye gereksinim duymaz insan sannm, srf omzuna yaslansa bile iyi
hisseder kendisini.

"Byle birine rastlarsam size kart atanm," diye sz verdi Serbinov ve


paltosunu giymek, cebindeki araf gtrrnek iin acele etti.

Merdivenin sahanlklarndan Moskova gecesini gryordu Serbinov. Nehrin


kysnda kimsecikler yoktu artk, su ise l bir madde gibi akmaktayd. Sofya
Aleksandrovnay sakat brakmay dnyor, o zaman bu kadnn kendisini
yannda isteyebileceini, kendisinin ise bu merdiveni sevebileceini
mnldanyordu Serbinov giderken; her gnn akamn beklerdi seve seve, ar
ilerleyen yaamn sndrebilecei bir yeri olurdu, karsnda bir insan oturur
ve Simon onun sayesinde kendisini unuturdu.

Sofya Aleksandrovna yalnz. kald, sabah ie gidene dein skc bir uykuya
dalacakt. Saat altda gazeteci ocuk urar, kapnn altndan Ii Gazetes/'ni
sokuturur ve her ihtimale karn kapy tkrda-trd: "Sonya, kalkma vakti!
Bugn onuncu gn, otuz kapik borcun var. Kalk, olaylar oku!"

Akamleyin, mesainin ardndan tekrar ykand, fakat bu kez yastk klfyla


kurulanmas gerekti; ardndan, kllenen scak Moskova ya aralad penceresini.
Bu saatlerde o hep birini bekler, oysa kimseler gelmezdi yanna: Kimileri
toplantdayd, kimileri bir kadnla oturup da pmedi mi sklyordu. Hava
kararrken Sofya Aleksandrovna karnn pencere nndeki kntya dayyor,
beklerken szveriyordu. Aadan at arabalar ve otomobiller geiyor, yetim
kalm kk kilise sindii keden ayine davet ediyordu, anlarn sessizce
alarak. Sofya Aleksandrovna'nn gzlerinin nnden epeyce yaya gemiti.
her birini beklenti iinde yolcu ediyor, apartman kapsnn nnden geip
gidilerini izliyordu. Tek bir kii duraklad girite, yakt sigaray kaldnma
frlatt ve ieri girdi. "Bana deil," diye karar verdi Sonya ve sessizleti.
Birisi katlarn derinliinde gvensizce yryor, soluklanmak yahut dnmek
iin sk sk duraklyordu. Ayak sesleri Sofya Aleksandrovnann kapsnn
nnde kesildi. "Yukar k, diye fsldad Sonya. Kaps alnd oysa. Sofya
Aleksandrovna pencereyle kap arasndaki kk koridoru nasl getiini
bilemedi. Serbinov idi gelen.

"Gidemedim," dedi. "Sizi zledim kendi iimde."

Simon yine glmsyordu ama imdi eskisinden daha kederliydi tebessm.


Burada kendisini bir mutluluun beklemediini gryordu artk, ardnda
brakt ise uultulu bir otel odas idi, kaybettii yoldalarn hesap ettii
defterin durduu.

"Paltomun cebindeki arafnz alnz," dedi Serbinov. "Kurudu, kokunuz uup


gitti. Kusura bakmayn zerinde uyudum bugn.'

Sofya Aleksandrovna Serbinovun yorulduunu anlyordu ve bir bana


konuun ilgisini ekebileceine gvenerneyerek, akam yemeinden ikramlar
hazrlamaya giriti ona konumadan. Serbinov onun yemeini gerekeni yerine
getiriyormu gibi yedi, karn doyduunda yalnzlk acsn daha fazla duyar
oldu. Gc oktu ana ynelecei bir yer yoktu, bo yere sktryordu kalbini.

"Neden gitmediniz peki?" diye sordu Sofya Aleksandrovna. "Dnden beri daha
m ok skld cannz?"

"Bir vilayetin muzr otlarn aramaya gideceim. Eskiden sosyalizm bit tehdidi
altndayd, imdi ise muzr otlar tehdit ediyor onu. Benimle gelsenize!"

"Hayr," dedi Sofya Aleksandrovna reddederek. "Ben hibir yere gidemem."

Serbinov burada yatmak istedi, hibir yerde buradaki kadar rahat uyuyamazd.
Srtn ve sol brn yoklad; eskiden yumuak ve sabrl olan bir yerleri
birka aydr sert ve szlyd: Vadesi dolan genlik kkrdaklar kalc kemie
dnyor olmalyd. Unuttuu anas lmt bu sabah. Simon onun nerede
oturduunu bile bilmiyordu, Moskova'nn sondan bir nceki evinde mi ne,
ilenin ve nahiyenin balad bir yerde. Serbinov'un pmeler iin dilerini
irinden itinayla temizledii yahut jambon yedii saatte annesi lmt. imdi
Sinon ne iin yaamas gerektiini bilmiyordu. Serbinov'un lmnn
tesellisiz brakaca son insan lmt. Simon'un kalan salar arasnda
annesine denk kimsesi yoktu: Sevmiyordu belki onu, adresini unutmutu, fakat
yaamasnn nedeni, kendisine bir zamanlar bir sreliine ihtiya duyan
annesinin, bylelikle kendisine hi de ihtiya duymayan ok sayda insana
kar siper olmasyd Simon'a. imdi o siper yklmt; Moskova varolannda,
handiyse tarada, olunu kendisinden ziyade esirgemi ihtiyar bir kadn
yatyordu tabutunun iinde ve o tabutun taze tahtalan daha canlyd onun
kurumu bedeninden. Serbinov geriye kalan mrnn hrletiini, hafiflediini

duydu: Olm yznden kimseler hayflanmayacak, acsna dayanamayp


kimseler lmeyecekti peinden, annesinin Simon'dan fazla yaayacak olursa
yapmay vaat ettii ve yapaca gibi. Meer Simon, annesinin kendisine
acdn duyduka yaarm, sa kalarak da onun huzurunu korurnu. Simon
iin de annesi btn yabanc insanlar karnda bir muhafaza, bir perde
demekti, merhametini zerinde duyduu annesi sayesinde kabulleniyordu
dnyay. imdi ise annesi yok olmu, her ey rlplak kalvermiti onsuz.
Mademki tek bir yaayan dahi Simon'a lesiye ihtiya duymuyordu, yaamak
zorunda deil demekti. Ve Serbinov Sofya Aleksandrovnaya gelmiti ite, bir
kadnn yannda bulunmak iin, annesi de kadnd zira.

Biraz oturduktan sonra Sofya Aleksandrovnann uykusunun geldiini grd


Serbinov, veda etti ona. Annesinin lmnden hi sz etmedi. Bu konuyu,
Sofya Aleksandrovna'ya yapaca yeni bir ziyaretin salam gerekesi olarak
kullanmak istiyordu. Eve kadar alt verst yol yrd, ince bir yamur iki kez
serpitirdi, durdu tepesinde.

Bir bulvara vardnda az sonra alayacan duydu; gzya beklentisi iinde


bir sraya oturdu, eildi, yzn ayarlad fakat alayama-d. Daha sonra,
insanlarn dans ettii, btn gece ak olan mzikli bir birahanede alad fakat
annesi yznden deil, eriemedii artist ve insan kalabal yznden.

Pazar gn Serbinov Sofya Aleksandrovnaya nc kez geldi. Uyuyordu o


daha, koridorda giyinmesini bekledi Simon.

Kapnn ardndan, nceki gn annesinin gmldn syledi Serbinov Sofya


Aleksandrovna'ya, birlikte mezarla gidip annesinin dnyann sonu gelene
kadar bulunaca yere bakmalar iin uramt. O zaman Sofya Aleksandrovna
zerine ekidzen vermeden odasn at ona, yzn ykamadan mezarla
gitti Serbinov ile. Sonbahar balyordu orada imdi, defnedilmi insanlarn
mezarlar zerine l yapraklar dyordu. Uzun otlarn, aalarn arasna,
llerine beyhude yere kucak am insanlara benzer ebedi hatra halar
sinmiti. Yola en yakn han zerinde birinin sessiz ikyeti yazlyd:

Ben yayor, alyorum.

O lm, susuyor.

Simon'un annesinin taze toprak altnda kalan mezar dier mezarlarn arasna
skm, onlarn harap tmsekleri arasnda bir bana duruyordu. Serbinov ve
Sofya Aleksandrovna ihtiyar aacn altnda duruyorlard; aacn yapraklar
durmadan esen gl rzgrda muntazaman hrdyordu, zaman ses kazanm
gibi zerlerinden geiyordu adeta. teden, l akrabalarn yoklayan insanlar
geiyordu arada bir, yaknlarda ise kimsecikler yoktu. Sofya Aleksandrovna
Si-monun yannda usul usul nefes ahyor, mezara bakyor ve lm
anlamyordu: Kimsesi yoktu lecek. Ac duymak ve Serbinova zlmek
istiyordu, ne var ki tek duyabildii esip duran rzgrn uzatmal uultusu ve
terk edilmi halarn grnts karsnda can sknts idi. Serbinov nnde
aresiz bir ha gibi dikilmekteydi ve Sofya Aleksandrovna daha iyi hissetmesi
iin anlamsz efkrnda ona nas 1 yardmc olabileceini bilmiyordu.

Serbinov ise binlerce mezar karsnda korku iinde dikilmekteydi. I lerinde


ller yatyordu mezarlarn, ebediyen hatrlanacaklarna, lmden sonra
birilerinin kendilerine yanacana inandklar iin yaam, oysaki
unutulmulard. insanszd mezarlk, buraya gelmesi, anmas, acmas gereken
canllarn yerinde halar duruyordu. Onun, Simon'un bana da ayns
gelecekti: Kendisi l yatarken, yanna, hann bana urayabilecek son kii,
u an ayaklarnn dibindeki tabutun iinde yatmaktayd.

Serbinov Sofya Aleksandrovna'nn omzuna dokundu, aynldkla-rnda bir


kerecik kendisini anmsamas iin. Sofya Aleksandrovna onu karlksz
brakt. O zaman Serbinov srtndan sanld ona, ban omzuna yaslad.

"Grecekler bizi burada," dedi Sofya Aleksandrovna. "Baka bir

yere gidelim."

Patikaya kp mezarln derinlerine doru ilerlediler. Tek tk de olsa arkas


kesilmiyordu burada insanlarn: Keskin gzl birtakm ihtiyar kadnlar
kyordu karlarna, allarn arasndan elleri krekli mezarclar
beliriveriyordu ve bir zango an kulesinden sarkarak izliyordu onlar.
Kirnileyin daha rahat, viran yerlere dyordu yollar, oralarda Serbinov
Sofya Aleksan drovna'y bir aaca yaslyor yahut

yaknna ekip neredeyse havada asl tutuyor, beriki ise hevessizce bakyordu
ona; neden sonra bir ksnne sesi veya ayak altndaki akll kumlarn gcrts
iitildi miydi, Serbinov tekrar uzaklatnyordu Sofya Aleksandrovnay.

Byk bir daire izerek yava yava btn mezarl dolatlar, snacak bir
ke bulamayarak Simonun annesinin mezanna dndler. kisi de yorulmutu
artk; Simon yreinin beklentiden nasl gsz dtn, acsn ve
yalnzln baka bir dostane bedene aktarmaya ve belki de Sofya
Aleksandrovnadan kymetli bir eyini almaya nasl ihtiya duyduunu hissetti,
Serbinovda sakl bu kaybna her zamah yansn, bylece de kendisini aklndan
karamasn diye.

"Neyinize gerek bu imdi? diye sordu Sofya Aleksandrovna. "Gelin


konualm en iyisi."

Topraktan frlam bir srngen kkn zerine oturdular ve ayaklarn annenin


mezar tmseine dayadlar. Simon susuyor, Sofya Aleksandrovna ile evvela
kendisini paylamadan acsn nasl paylaacan bilemiyordu. Ailede
mlkiyet bile elerin karlkl sevgisinin ardndan ortaklar; Serbinov
yaad srece, kan ve beden paylamnn, peinden dier gndelik
maddeleri paylamay getirdiini fark

etmiti; tersi ise olanakszd nk ancak pahal olan karlnda ucuz olana
kyabilir kii. Serbinov bu ekilde dnenin yalnzca kendi rm zihni
olduunu da kabul ediyordu.

"Ne diyebilirim ki?" dedi. "Zorlanyorum imdi; ac, bir madde gibi yayor
iimde, szlerimiz ondan ayr decek."

Sofya Aleksandrovna straptan korkarcasna anszn kederlenen yzn


Simona evirdi, ya anlamt ya da hibir ey kavrad yoktu. Simon, surat
ask, sarld ona ve sert kkn zerinden anne mezarnn yumuak tepecii
zerine geirdi, ayaklar alttaki otlara deecek ekilde. Mezarlkta yabanc
insanlarn olup olmadn unutmutu, belki de hepsi birden gidivermiti, Sofya
Aleksandrovna ise bir ey demeden yzn toprak beklerine evirdi, baka
tabutlarn krekle derinlerden karlm ince kumu karmt ilerine.

Bir sre sonra Serbinov cebinin kalabalndan zayf bir ihtiyar kadnn kk
uzun portresini karp yumuayan mezarn iine saklad, bylece bir daha
annesini anmsayp ac ekmesi gerekmeyecekti.

GOPNER, YAKOV TTI N bir limonluk kurmutu evengur da: Yal


adam, gayri ihtiyari biten ieklere sayg besliyordu, hayatnn sessizliini
duyuyordu onlarda. Gelgelelim tm yeryznn ve evengur' un zerinde gz
ortasnn akam gnei parlamaktayd gzlerini ksarak ve Yakov Titn
bozkr iekleri, soluklar tkenmiesine glkle koku veriyordu. Yakov
Tit berikilerin en genci olan on ndeki Yegoriy'i yanna aryor, onunla
camdan atnn altnda, trlar ortasnda oturuyordu. evengur'da lecei iin
zgnd ama vakit gelmiti, nk midesi yiyecekleri sevmez olmutu, svlar
dahi eziyet verici gaza eviriyordu; ne var ki Yakov Titn lmek istemesi
hastalktan deil, kendisine kar tahammln yitiriindendi: Bedenini, tam
tamna altm yldr yan yana durmaktan skld ve di bilemeye balad
yabanc bir insan olarak duyumsar olmutu. imdi, Proleter Gc'nn topra
srd, Kopyonkin'in ise pei sra yrd tarlaya bakyor, kendisini
adamakll unutmak, bir banaln kasvetinden kurtulmak istiyordu. At olmak,
Kopyonkin olmak, herhangi bir kabiliyetli nesne olmak istiyordu, yeter ki
hissedip bitirdii, yaras kabuk balam hayatn aklndan karp atabilsin.
Elleriyle Yegoriy'i yoklaynca biraz olsun rahatlyordu, ne de olsa ocuk en
has hayatt ve o hayat yaamas olas deilse bile yannda bulundunnas,
zerinde dnmesi olasyd.

Yalnayak Kopyonkin sava atnn kuvvetiyle ham topraa dnen bozkr


sryordu. Kendi besini iin deil, baka bir insan, Aleksandr Dvanov ileride
mutlu olsun diye sryordu topra. Kopyonkin, Dvanovun evengurda bir
deri bir kemik kaldn grmekteydi, o yzden eski dnyann kilerlerinde
salam kalmay baann avdar tohumlarn avu avu toplayp, topra
srmek ve klk ekinlerle dostunu beslemek iin Proleter Gc'n sabana
komutu. Ne var ki Dvanovun bir deri bir kemik kalmasnn nedeni alk
deildi, aksine. evengur'da pek ackmyordu karn, mutluluktan, kaygdand
zayflay. Devaml, evengurlularn bir skntlar var, kendi ilerinde pek
ereti yayorlar gibi geliyordu ona. Ve emek vastasyla bedenini adyordu
onlara Dvanov; Kopyonkinin kendisiyle birlikte evengura ayak uydurmas
iin gnbegn Rosa Luxemburgun hayat hikyesini yazyordu hayal gcn
zorlayp; dostluunun kederiyle peinde dolanan, evengurdan ekip
gidivenesin diye geceleri kendisini kollayan Kirey iin de nehrin dibinden
kk kara bir aa kt karmt, nk Kirey tahtadan silah yapmak
istiyordu. epumy ise Paintsev ile birlikte durmakszn allk doruyor-du;
klar pek kar yamadn anmsamt, o halde kar evleri stmaz, tekmil
komnizm nfusu tr, bahara dein de lm olurdu. Geceleri de rahat
huzur bilmiyordu epurny; evengurun orta yerinde topraa uzanyor, ehir
atesiz kalmasn diye snmez atee dal koyuyordu. Gopner ve Dvanov
evengur'da ksa sre sonra elektrik elde etme vaadinde bulunuyor, ne var ki
srekli baka zahmetli iler yznden yorgun dyorlard. Elektrik beklentisi
iindeki epurny gz karanlnn nemli g altnda yatyor, uyuyan berikiler
iin s ve koruyordu bulank- bir zihinle. Berikiler ise daha afak
skmeden uyanp sevindiriyorlard epurny: Sessiz evengur boyunca
kaplar gcrdyor, bahe kaplar gmbrdyor, dinlenmi plak ayaklar
evlerin arasnda yiyecek aray ve yoldalarla karlama umudu iinde
geziniyor, su kovalar takrdyor, ortalk aaryordu. O zaman epurny gnl
rahatlyla uykuya dalyor, berikiler ise ortak

atelerini kendileri koruyorlard.

Berikiler bozkra yahut nehre yollanyor, baak topluyor, topraktan yumru


kkler karyor, sopann ucuna geirdikleri apkalaryla nehirden ufak balk
srleri tutuyorlard. Berikilerin kendileri nadiren yemek yiyorlard:
Birbirlerine ikramda bulunmak iin kyorlard besin avna, gelgelelim
tarlalarda da seyrekleiyordu yiyecek, berikiler akama kadar kendilerinin ve
bakalarnn alna kederlenerek dolanyorlard muzr otlarn iinde.

Birkeresinde, alacakaranlk inerken berikiler otluk ak alanda toplanm,


yemek yemeye hazrlanyordu. Anszn Karuk ayaa kalkt; tm gn alp
didiniyor, akamlarn ise sradan halkn arasnda geirmekten holanyordu.

"Yurttalar, dostlar," dedi Karuk honut sesiyle. "Yuka'nn gsne bir


ksrk, bir dert musallat olmu. Hafif eylerle beslenmesi art, kendisine bin
bir ot topladm, zerlerine iek saplarndan st akttm, Yu ka rahat rahat
yiyebilir..."

Elinde drt patates, dulavratotlarnn zerinde oturan Yuka da yle yantlad


onu:

"Ben de sana kendi prensibimle karlk vereceim, Karuk. "Sabahtan beridir


canm seni pimi patatesle artmay arzuluyordu! Yatmadan evvel bir gzel
doyman arzuluyorum!"

Gece deheti kuatyordu ortal. Issz gk kara kara souyor, yldzn dar
salmyordu, hibir yerde insan sevindirecek bir ey yoktu. Berikiler
yemeklerini yiyorlard, keyifleri yerindeydi. Yaban tabiatn ortasnda, uzun gz
gecelerine kar hi deilse bir yolda tedarik etmilerdi, onu kendi mlkleri
sayyorlard -hen yalnzca mlk de deil, insann srf hayalinde
gvenebilecei, fakat bedenini onaran gizemli bir mkfat. Gereksindii bir
insann alemde sa salin yayor olmas dahi berikinin onu bir tr yrek
esenlii, sabr kayna, en yce madde, fukaralnn serveti olarak grmesi
iin yeter-liydi. evengur ve slak gece, lemde kendine ait ikinci bir insann
var olmas sayesinde gayet yaanabilir, konforlu bir ortama dnyordu
berikilerden her biri iin. "Brakaym yesin/' diye dnd beslenen Yukay
seyrederken Karuk. "Sindirim kan oaltsn, uykusundan zevk alsn. Yarn
uyandnda da karn tok. vcudu scak olur: Ne rahat!"

Yiyecekten anan son svy da yutan Yuka insan halkasnn ortasnda ayaa
kalkt:

"Yoldalar, bugn bizler tek bir nfus gibi yayoruz burada, kendi varolu
prensiplerimize balyz... Ve her ne kadar alttabaka olsak da, her ne kadar en
kzl kitle olsak da birinin eksikliini hissediyoruz, beklediimiz biri var! .."
.

Berikiler susuyor, gndelik yiyecek ve yoldalk kayglarndan yorgun,


vcutlarnn alt yarsna dayyorlard balarn.

"Proka hususunda zarardayz," dedi epurny zgn zgn, "azizimden eser


yok evengur'da!.."

"Atei daha gl rgtlesek iyi olacak," dedi Kirey. "Bakarsn Proka


geceleyin geJiverir, karanlkta bulmasn bizi!"

"Neyle rgtleyeceksin ki?" dedi Karuk, anlamamt. "Ate dediin


gsterili eydir! Silme al bitmi ortalkta, atei neyle rgtleyeceksin?
stersen allar yak, rgtl bir duman tttrrsn..."

Bu esnada berikiler uursuz uykunun bastnasyla sessiz sessiz solumaya


koyulmulard, duymuyorlard Karuku. Bir tek Kopyonkin'in can stirahat
ekmiyordu. "Zrva," diye dnd ve atn yerletirmeye gitti. Dvanov ve
Paintsev srt srta verip yattlar, birbirlerini iyice stnca uurlarn yitirdiler
ve sabaha kadar da bu yitimi hissetmediler.

I ki gn sonra, nc gnde, iki ingene gelip geceyi Karuk'un kilerinde bo


yere geirdi. Gndzn onlar da evengurlulara katlmak istediler, ama herkes
ehrin ve muzr otlarn deiik yerlerinde didinmekteydi, hem yoldalarndan
utanyor, ii gc brakp kadnlara kur yapmaya ekiniyorlard. Kirey
evengur'daki tm tahtaku-rularn yakalam, kara aatan bir kl yapp
bitirmiti, ingenelerin geldii sra ise Gopner'e yapaca pipo iin bir ktk
skmekle meguld. Kirey zntden, mrnn sonunu grmesine
zayfladn hissediyordu, neyse ki vcudunu toprak kazmaya harcayarak bu
klfetin altndan kalkabilmiti zamanla. Bir saat sonra ingeneler tekrar, bu
kez bozkrn ykseklerinde belirip, uzaklaan bir katarn kuyruu gibi gzden
yitiverdiler nihayet.

"Amma da gzeller!" dedi Piyusya, itlere berikilerin ykanm dkntlerini


asarken.

"Salam madde," diye verdi ingenelere notunu Jeyev.

"Yalnz bedenlerine zmk devrim ilememi!" dedi Kopyonkin. gndr sk


otlar arasnda ve atnn durduu tm yerlerde nal aryordu, oysaki bulup
bulabildii kk bir ha, birka pabu ve burjuva yaantsnn birtakm kiri
ve plerinden ibaretti. "Yznden bilin okunmayana gzel denmez," dedi
Kopyonkin, komnizm gelmeden nce manastr inas iin sermaye toplamakta
kullanlan bir marapa bularak. "Devrimsiz kadn olmam kadndr,
bylelerini zlemem ben... Uykunu getirir belki ama bakaca numaras yoktur,
kalbimden bile hafiftir. "

Dvanov her tr ahap inaat iin civar evlerden ivi skyordu; kapnn
ardndan zavall ingenelerin gidiini grm, acmt onlara. evengur'da e
ve ana olabilirlerdi oysa; korkun, kimsesiz yeryznde dalp gitmemek iin
tela iinde didinip itien, dostluun bititirdii insanlardan olabilirlerdi;
vcut deitokuuyla, derindeki kanlarnn fedakr gcn blerek
kuvvetlenebilirlerdi. Dvanov ev ve itlere aknlk iinde bakt: Ne ok ii
elinin scakln gizlemekteydiler, bu duvarlarn, ktk sralarnn, atlarn
arasnda ne ok hayat bir baka insana ulaamadan souyup gitmiti! Ve
Dvanov

! 1 i f/ i

bir sre iin ivi aramay brakt; gcn Kopyonkin, Gopner ve ii bandan
akn evenguru terk edip bozkr ve sefalete giden u iki ingene gibileri iin
korumaya, kendisini ve berikileri emek uruna tketmemeye karar verdi.
"zene bezene alp da insanlar gzden karacama oturur sklrm daha
iyi," dedi ikna olarak. "Hepimiz kendimizi ie kaptrdk, yaamak kolaylat
ama, nutluluk ertelenmede bu sefer de...

Duru gz sca, sesi kesilmi evengur dolaylarn yar l. parlak bir kla
aydnlatyordu, yerin zerinde hava yoktu sanki. Kini-leyin insann yzne can
skc bir rmcek a yapyordu, fakat k ve sy artk reddeden otlar lm
toprana eilmiti bile, demek yalnzca gnele deil kendi zamanlar
dorultusunda da yayorlard. Bozkr ufkunda havalanan kular daha bereketli
yerlere konuyordu: Dvanov kular izlerken, ocukluunda Zahar Pavlovi'in
evinin tavannda yaayan karasinekleri seyrederken duyduu kederi duyuyordu.
Ama ite havalanan kular aheste bir tozun iinde kalakalm*

t: U atn ektii bir araba evengura doru trs gidiyordu. Bir yabancnn
geliine aran Dvanov ite trmand, o srada bir atn yak-

nndan gmbr gmbr getiini iitti: Proleter Gcyd bu, srtnda, uzak
arabadaki dostu karlamak yahut dman ezmek zere e-vengur'dan frlayan
Kopyonkin oturuyordu. Dvanov da gereklilik halinde Kopyonkin'e yardm
etmek zere ehrin ucuna kt. Ne var ki Kopyonkin bizzat halletmiti ii:
Arabac ar adm yryen atlar dizginlerinden tutmu getiriyordu imdi,
arkadaki fayton botu, yolcu tede yryor, Kopyonkin at srtnda elik
ediyordu ona. Kopyonkin bir elinde kl tutuyordu, dierinde bir anta,
antaya yaptrd kirli baparmann ucunda bir hanm revolveri aslyd.

Bozkrda seyahat eden adam imdi yayan ve silahsz yryordu, fakat yznde
lm ncesi duyulan direncin deheti deil, merakl bir tebessm vard.

"Kimsiniz siz? evengur'a neden geldiniz?" diye sordu ona Dvanov.

"Merkezden geldim, muzr ot sahasn aramaya. Yoktur sanyordum, ama


byyormu sahiden," diye yantlad Simon Serbinov. "Ya

i _ nif

siz kimin nesisiniz?


_

iki adam neredeyse burun buruna dikilmekteydiler. Tehlikeye sevinen


Kopyonkin gzn am, Serbinov'u izliyordu; arabac atlarn yannda ah
ekiyor, hayflanyordu iinden, yerli serserilerin atlara el koyacaklarna
inanmt.

"Burada komnizm var/ diye aklad Kopyonkin atnn zerinden. "Bizler de


yoldaz, nk eskiden geim nedir bilmezdik. Sen nasl bir herifsin peki?"

"Ben de komnistim," diyerek raporunu uzatt Serbinov; bir yandan da


Dvanov'u inceliyor, tandk yzne bakarak nerede karlatklarn
anmsamaya alyordu.

"Komnize etmeye geldin ha," dedi hayal krklna urayan Kopyonkin,


bekledii tehlikeye kavuamamt. antay ve cep revolverini evredeki muzr
otlarn iine frlatt. "Kadn strman2 iimizi grmez. Bir top kapp
getiriverseydin hora geerdi, o zaman gerek Bolevik derdik sana. Baksana
antan byk, revolverin ufak - ktipsin sen, parti yesi deil... Sa, yr
evlerimize gidelim!"

Dvanov Proleter Gcnn rahat sansma atlad ve Kopyonkin ile ikisi


uzaklatlar.

Serbinov'un arabacs atlar bozkr ynne evirdi ve can derdiyle arabac


blmne srad. Serbinov bir mddet dnceler iinde evengur'a doru
yrd, durdu sonra. Yal dulavratotlar yazlk, scak mrn usul usul
doldurmaktayd; ileride -ehrin orta yerinde-muntazam bir gayretle tahtaya
vuruluyor, kenar evlerin birinden patates yemei kokusu geliyordu. Burada da
insanlar yayor, gndelik sevin ve kederleriyle besleniyorlard ite.
Serbinov ne istiyordu peki? Belli deil. Ve evengura, o bilmedii yere
doru yrd Serbinov. Arabac, onun kendisine aldrmadn fark etmiti,
atlar nce ar adm, sonra drtnala dmdz bozkra srd evengur'dan.

Berikiler evengur'a varan Serbinov'un evresini kuatverdiler hemen;


tanmadklar, adamakll giyinik bu adama kar hayati bir merakla
dolmulard. Serbinov'a bakyor, hayran hayran izliyorlard onu, gren de
berikilere otomobil armaan edildi. bir elenceye kavuacaklar sanrd. Kirey
Serbinov'un cebinden dolmakalemini kard ve Gopnere yapaca azlk
iin tepesini koparverdi orackta. Karuk ise Kireye Serbinov'un gzln
arnaan etti.

"oka, bolca grrsn," dedi ona.

"Yol torbasn atmasaydm keke," dedi Kopyonkin zlerek. "Ondan Saa iin
bir Bolevik kasketi yapabilirdim... Ama yok, kalsn, ben Saaya
kendiminkini armaan ederim.

Serbinov'un botlar Yakov Tit'n ayaklarna yarad: Oturma odasnda


gezinebilmek iin hafif pabulara ihtiyac vard; paltodan ise evengurlular
Paintsev'e pantolon dikilmesini kararlatrdlar, beriki ta devrim parkndan
beridir pantolonsuz yaamaktayd. Ksa sre sonra Serbinov zerinde bir
yelek, ayaklar plak, sokaa konulmu bir sandalyeye oturdu. Piyusya ona iki
pimi patates getirmeyi akl etti, berikiler ise konumadan gnllerinden
kopan tamaya koyuldular: Kimi gocuk, kimi yn izme, Kirey ise bir uval
dolusu yaz gereci verdi Serbinov'a.

"Al," dedi Kirey, sen akllsndr, iine yarar, bize gerekmiyor. Serbinov
malzemeleri de ald. Daha sonra kuruyan otlarn arasnda antasn ve
revotverini arayp buldu; antasnn kttan iini kard derinin kendisini ise
att. Ktlarn iinde sahiptenrnek istedii insanlarn hesap defteri
bulunmaktayd; bu deftere kyamazd Simon akamleyin zerinde gocuk,
ayanda yn izme, yorgun den ehrin sessizliinde ak defterin bana
oturdu. Masann zerinde Kireyin burjuva stoklarndan buluturduu mum
yanmaktayd, evin iine ise bir zamanlar burada yaam yabanc bir insann
yal bedeninin kokusu sinmiti. Yalnzlk ve yer deiimi Serbinovu her daim
efkra gark eder, karn arr, defterine hibir ey yazamaz olur, ancak
okuyabilir ve btn gemiinin zararlarla dolu olduunu grrd: mrnn
sonuna dein yannda kalacak bir kii bile yoktu, kimsenin arkadal
gvenilir bir akrabala dnmemiti. Serbinov yalnzd, kendisini anan tek
kii kurumun sekreteriydi, Serbinovun imdi i seyahatinde olduunu, ancak
geri gelmesi gerektiini biliyor ve grev gerei bekliyordu onu. "Bana ihtiyac
var," diye geirdi iinden Serbinov sekretere kar bir ballk duyarak,
"grecek dndm gn, bana ilikin hatrasna ihanet etmeyeceim."

Aleksandr Dvanov kendisini yoklamaya geldiinde Serbinov yar yarya


mutluydu bile: Sekreter kendisi iin kayglanyordu bir yerlerde, demek ki
Simon'un da bir yolda vard. Serbinov'un dnd tek ey buydu, gece
evengur'undaki tek avuntusu. Baka herhangi bir fikri duyumsayamyordu,
duyumsamad ey ise teselli vermez i nsana.

evengurdan ne bekliyorsunuz? diye sordu Dvanov. "Size hemen


syleyeyim: Burada grevinizi yerine getiremezsiniz."

Serbinov'un da yerine getirmeyi dnd bir ey yoktu zaten; yine


Dvanov'un tandk yzn anmsamaya alyor ama baaramyor, tedirgin
oluyordu.

"Ekim alannzn azald doru mu?" diye sordu ekinlerle pek az ilgilenen
Serbinov, srf sekreteri memnun etmek iin.

"Hayr, artt, ehri bile ot brd," diye aklad Dvanov.

"Bu iyi," dedi Serbinov ve kendisini i seyahatinin gereini yerine getirmi


sayd, daha sonra raporunda ekim alannn hi de azalmadn, bilakis yzde
bir orannda bydn yazacakt; hibir yerde plak toprak grmemiti,
hatta bitkiler smyordu topraa.

Bir yerlerde, nemli gece havasnda Kopyonkin ksrd, yalanan, uyuyamad


iin tek bana gezinen adam.

Dvanov Serbinov'un yanna kuku iinde, seyahatiyi evengur' dan ilga


etmeyi hesaplayarak gelmi, fakat karsna geince ne diyeceini bilememiti.
Dvanov ilk bata ekinirdi insanlardan hep, nk kendisini stn hissetmesini
salayacak sahici inanlara sahip deildi; aksine, bir insann grnts
Dvanov'da inan y erine duygu yaratr, gereinden fazla sayg duymaya
balard o insana.

Serbinov henz nerede bulunduunu bilmiyor, ilenin sessizlii, otluk


memleketin bereketli havas yznden Moskovay zlyordu: Dnmek istedi
Serbinov, hemen yarn yryerek kacakt evengur dan.

"Devrim mi oluyor sizin burada yoksa ne?" diye sordu Serbinov Dvanova.
"Burada komnizm var. Danda ksren yolda Kopyonkin'i duydunuz
herhalde? Kendisi komnisttir."

Serbinov pek armamt, her zaman devrimin kendisinden iyi

il w i rp i i w | I 11*1 1'

olduunu dnrd. Tek grd.. bu ehrin iindeki kendi acnas haliydi:


Nehirdeki taa benziyordu, devrim zerinden ap gidiyor.. o ise ahsna
ball yznden arlaarak dipte kalyordu.

"Peki ya ac yahut znt var m sizin evengurda?" diye sordu Serbinov.

"Var," dedi Dvanov: Ac yahut znt. bunlar da insann bedeniydi.

Bu esnada Dvanov alnn masaya yaslad, akama doru feci ekilde yorulmu
oluyordu, hareketten ziyade koca bir gn evengur insanlarn ihtiyat ve
korkuyla takip etmekten.

Serbinov pencereyi ak havaya aralad; her yer sessiz ve karanlkt, yalnz


bozkrdan uzun bir geceyars sesi ykselmekteydi.. ama o denli barl bir
sesti ki bu, gecenin sknetini bozmuyordu. Dvanov karyolaya geti ve srtst
uyuyakald. Snmeye yz tutan muma yetime telandaki Serbinov Sofya
Aleksandrovna'ya bir mektup yazd. evengur'da, bir araya gelmi avare
proleterler tarafndan komnizmin kurulduunu, ilerinde Dvanov adnda,
herhalde bu ehre ne iin geldiini unutmu bir yar-entelektelin yaadn
yazd. Serbinov uyuyan Dvanov'a, gzleri kapannca deien yzne, l
huzuru iinde uzatt ayaklarna bakt. "Genlik aknzn fotorafna
benziyor.. diye yazd Serbinov, "ama sizi sevmi olduunu hayal etmek g
dorusu". Sonra i seyahatlerinde midesinin ardn, u yar-entelektel
misali evengura neden geldiini unutup.. varln burada srdrmeye raz
olabileceini ekledi.

Mum snd ve Serbinov sandn zerine yatt, hemen uyuyama-maktan


korkuyordu. Oysaki orackta uyuyakald ve mutlu insanlara olduu gibi bir an
iinde dikiliverdi yeni gn karsna.

O sralarda evengur'da pek ok nesne peydahlanmt; Serbinov dolarken


bunlar gryor, ama neye yaradklann anlamyordu.

Daha sabahleyin am aacndan bir tava grmt masann zerinde; atda ise
bir diree balanm demir bir bayrak vard rzgra boyun emeyen. ehrin
kendisi ylesine dar bir yere smt ki Serbinov sahiden de ekim alannn
yerleim sahasn kaplayarak genilemi olabileceini dnd. Hangi yana
baksa evengurlularn gayretle altklarn gryordu; otlarn iinde
oturuyor, ambar ve avlularda dikiliyor ve her biri cannn ektii ii yapyordu.
Iki kii ahap masa yontuyor, biri malzeme ktl yznden atdan skt
demiri kesip bkyor, drt kii ite dayanm, gezginlik etmek isteyecek biri
karsa diye yedek pabu ryordu.

Dvanov Serbinov'dan nce uyanm ve aceleyle Gopner'i aramaya girimiti.


iki yolda demirhanede bulutular, Serbinov da onlan burada buldu. Dvanov
bir icat dnmt: Gne n elektrie dntrecekti. Bunun iin
Gopner evengur'daki tm aynalar erevelerinden karm, uncack
kalnl bulunan her tr aynay toplamt. Dvanov ve Gopner bu malzemeden
karmak prizma ve reflektrler yapmlard, gne ilerinden geip
deisin ve aygtn dier ucunda elektrik akmna dnsn diye. Aygt iki gn
nce hazr edilmi, ama elektrik meydana gelmemiti. Berikiler Dvanovun
k makinesini incelemeye geliyorlard, her ne kadar makinenin almas
mmkn olmasa da, onlar ilerine gelene inanmlard: ki yoldalar bedensel
emek ortaya koyarak, dnerek rettiine gre bu makine doru ve de
gerekliydi.

Demirhanenin az tesinde kil ve samandan yaplma bir kule vard. Geceleri


berikilerden biri kuleye trmanyor ve bozkrda yolunu aran kimseler
kendileri iin hazrlanan bu rhtm grebilsin diye ate yakyordu; gelgelelim
ya bozkrlar boalm ya da geceler ssz-lamt; kilden fenerin na
kimsecikler gelmemiti henz.

Dvanov ve Gopner gne mekanizmalarn iyiletirmekle uraa-dursun,


Serbinov ehrin orta yerine varmt. Evlerin aralan zaten dard, imdi ise
hepten geilmez bir hal almt, berikiler tamamlanmay bekleyen son
rnlerini ymlard buralara: iki sajen eninde tahta tekerler, demirden
dmeler, galiba sevilen yoldalarn -Dvanov da dahil-kilden antlar, krk
alar saatlerden yaplma bir dner makine, evengurdaki tm yorgan ve
yastklarn ileri kullanlarak yaplan fakat bir seferde ancak tek bir kiiyi, en
ok yeni geici olarak stabilecek ocak-stc. Bir de Serbinov'un
faydalarn hibir surette kavrayamad nesneler vard.

"Yrtme Komiteniz nerede?" diye sordu Serbinov tela iindeki Karuk'a.

"Vard ama artk yok - yrteceini yrtt," diye aklad Karuk. "Git
epumya sor, gryorsun ki yolda Paintsev'e kz kemiinden kl
yapmaktaym."

"Peki neden ehriniz ak arazide durmasna ramen byle sk sk


kurulmu?" dedi Serbinov sormaya devam ederek.

Fakat Karuk reddetti yantlamay:

"Kime istersen sor, grdn gibi alyorum, demek ki seni deil klca sahip
olacak Paintsevi dnyorum.

Ve Serbinov, antlar iin koyaktan uvalla kil tayan Mool suratl bir baka
adama yneltti sorusunu.

"Bizler hi mola vermeden kendi aramzda yaarz, diye aklad epumy,


kil tayan o idi.

Serbinov ona ve iki sajen enindeki tahta tekerlere, ayrca demirden dmelere
gld. Kendi glnden utanyordu Serbinov.. e-pumy ise karsnda
dikiliyor, bakyor ve gcenmiyordu.

"Zor iler peindesiniz," dedi Serbinov glmsemeyi bir an evvel kesmek iin,
"rnlerinizi grdm, faydaszlar.

epumy onu uyank uyank ve ciddiyetle szd, kitlelerin gerisinde kalm bir
insand grd.

"Biz fayda iin deil, birbirimiz iin alyoruz. "

Serbinov artk glmyordu, anlamaz olmutu.

"Nasl?" diye sordu.


"Aynen yle," diye onaylad epumy. Ya nasl olacakm, syler misin
ltfen? Sen partisizsin galiba. Emekten fayda bekleyen burjuvaziydi.
baaramad: Nesne iin bedenimizi harap etmeye sabrmz yok bizim.
epumy Serbinov'un somurttuunu grnce glmsedi. "Senin iin bir tehlike
yok, alrsn yanmzda her eye."

Serbinov hibir ey tasavvur edemeyerek uzaklat: Birok ey hayal


edebilirdi, ama gznn nndekini anlamak elinden gelmiyordu.

leyin Serbinov'u alana yemee ardlar, birinci taba otlu lahana orbas,
ikinci ise ezilmi sebze lapasyd, Serbinov bunlarla pek gzel doydu. Artk
evengur'dan ayrlp Moskovaya gitmek istiyordu, fakat epurny ve Dvanov
ondan ertesi gne kadar kalmasn rica ettiler: Yan na kadar an olarak
saklayaca bir yol hediyesi yapacak lard ona.

Serbinov kald ve vilayet merkezine uramamaya, raporunu yazl olarak


postayla gndermeye karar verdi. le yemeinden sonra Vilayet Komitesine,
evengur'da bir Yrtme Komitesi olmadn, onun yerine birok ho ama
faydasz eya bulunduunu, ekim alannn azalm olacana ihtimal
vermediini, bilakis yeniden yaplandrlan ehrin daralmas sayesinde ekim
alannn bydn, gelge-lelim burada oturup bu bilgileri kaleme alacak
kimsenin bulunmadn, nk ehir nfusunun iinde tek bir makul yneticiye
rastlanmadn yazd. Ayrca Serbinov., evengurun, grnen o ki
enformasyon sanatndan habersiz, geceleri zerinde saman yahut baka bir kuru
maddenin yakld kilden fener dnda dnyaya sinyal gndermeyen,
tannmam kk bir kavim ya da bir grup serseri tarafndan ele geirilmi
olduu zannn sonu hanesine kondurdu; serseriler arasnda bir entelektel,
bir de mtehasss usta vard, ama ikisi de btnyle kendilerinden gemi
vaziyetteydiler. Tatbiki hkm ise vilayet merkezinin kendisine brakyordu
Serbinov.

Simon yazdn tekrar okudu; zekice, ifte manal, dman bir dille, alay
edercesine yazlmt (gerek vilayetle gerekse evengurla). Serbinov yolda
edinmeye mitlenmedii kiiler sz konusu olunca byle yazard hep. Tm
evengurlularn kendisi gelmeden evvel birbirlerini kaptklarn anlamt,
kimse kalmamt ona, bu yzden de i seyahatinde olduunu aklndan
karamamt.
epumy leden sonra yine kil tamaktayd; Serbinov mektuplarn nasl
gnderebileceini, postanenin nerede bulunduunu sordu ona. epumy iki
mektubu da ald ve yle dedi:

''Yaknlarn m zlyorsun? Postaneli yere kadar yayan birisiyle

gnderiveririz. Ben de Prokofiy'i zlyorum ya, bulunduu yeri bilmiyorum."

Karuk Paintsev iin yapt kemikten klc bitirmiti; sklma-maya devam


etmeyi pek isterdi ama dnecei, uruna alabilecei kimse yoktu, o
yzden trnayla topra trmklyordu hayata dair hibir ey hissetmeyerek.

"Karuk," dedi epumy. "Paintsev'e sayg duyardn sen, imdi yoldasz


kaldn, elemleniyorsun. Yolda Serbinov'un mektuplarn posta vagonuna kadar
gtrver ltfen, giderken yoJ boyunca onu dnm olursun..."

Karuk dertli dertli Serbinovu szd:

"Bakarsn yann giderim," dedi, "imdilik kendisini hissedemiyorum... Bu gelen


adama kar bir ekim duyacak olursam akam da kabilirim yola bakarsn."

Akamleyin toprak nemlendi.. sis kt. epurny, ortadan kaybolan Proka


uzaktan seebilsin diye kilden kulede saman ateini yakt. Serbinov bo evin
iinde, zerini bir eyle rtm yatyordu. Uyuyup tarann sessizliinde huzur
bulmak istiyordu; yalnz meknn deil zamann da kendisini Moskovadan
ayrdn zannediyor, rtnn altndaki bedenini bztryor, bacaklarn,
gsn ikinci bir acnas insan gibi duyuyor. stp okuyordu.

Karuk vahi doada yayorlarm veya bir kardeliin mensubuymu gibi


izin istemeden ieri girdi.

"kyorum yola," dedi. "Ver mektuplarn .

Serbinov ona mektuplar verdi ve rica etti:

"Yanmda otursana biraz. NasJsa benn yzmden biitn gece yryeceksin."

"Hayr," diyerek reddetti oturmay Karuk, "seni yalnz bakmayken


dneceim."
Mektuplar kaybetmekten ekinen Karuk iki eline birer mektup alp avularn
skt ve ylece gitti.

Yeryzn rten sisin zerindeki gk temizdi, ay donutu orada; itaatkr


sisin slak karanlnda snkleiyor, dnya onun

w i I 1 * 1 * o *

nda su dibi gibi grnyordu. Son insanlar sessiz sessiz gezin-.yordu


evengurda; birisi, sesini bozkra duyurmak iin kilden kulenin zerinde bir
ark tutturdu, zira srf atein na gvenemezdi.

Serbinov grmemeyi ve uyumay dileyerek yzn eliyle rtt, gel-gelelim


elinin altnda averdi gzlerini ve hepten kat uykusu: Uzakta bir armonika
neeli, cesur bir ark alyordu, melodisine baklrsa "Yah/ofko"3 gibi bir ey,
fakat ok daha ustalkl ve etkileyici, Serbinov'un bilmedii bir Bolevik
fokstrotu. Mziin sesine bir araba gcrts karyor, demek ki biri geliyordu,
sonra uzaklardan iki at sesi ykseldi: Proleter Gc evengurda kiniyor,
yaklaan kz arkada ise bozkrdan yant veriyordu ona.

Simon dar kt. Kil fenerin zerinde bir kucak saman ve eski bir it utku
dolu bir alevle parlad; armonika da gvenilir ellerde sesini ksnyor, giderek
daha artryor, halk yaamak iin bir yere davet ediyordu.

Faytonun iindekiler Prokofiy ve bir zamanlar zevce bulmak iin evengur'u


yryerek terk eden plak algc idi, zayf bir at getiriyordu onlar
kineyerek. Faytonun pei sra yalnayak hatunlar yryordu, ikierli sralar
halinde, on ya da daha fazla hatun, en nde ise Klavdyua.

evengurlular mstakbel karlarn suskunca karladlar, fenerin nda


dikiliyor, ileri doru bir adm olsun atmyor, tek bir selam sz sarf
etmiyorlard, nk gelenler her ne kadar insan ve yolda olsalar da kadndlar
ayn zamanda. Kopyonkin getirilen kadnlara kar utan ve hrmet
duymaktayd, dahas Rosa Luxemburg karsnda vicdan el vermediinden
kadnlar gzlemlemeye ekiniyordu. B-ren Proleter Gcn
sakinletirmeye gitti.

Fayton durdu. Berikiler annda atlar zp kucaklannda evengur'un ilerine


tadlar talikay.

Prokofiy mzii bld ve mar admlaryla ilerleyen kadnlara iaret ederek


aceleye gerek kalmadn bildirdi.

"Komnizm yoldalar!" diye seslendi Prokofiy kk halkn sessizliine.


"Kararnz yerine getirdim: Karnzda evengura mar dzeni iinde
ulatrlan mstakbel zevceleriniz duruyor, Jeyev iin

de zel bir dilenci kadn kandrdm..."

"Nasl kandrdn?" diye sordu Jeyev.

"Otomatik olarak," diye aklad Prokofiy. "Hey mzisyen, enstrmann al,


hanmlara dn ve bir selam havas al ki evengurda havalan bozulmasn,
sevsinler Bolevikleri."

Mzisyen ald.

"Harika," diye onaylad Prokofiy. "Klavdyua, kadnlar stirahata gtr. Yarn


kendileri iin ehir rgtnn nnde tefti ve geit merasimi dzenleyeceiz.
Ate yzlerini canlandrmamza yetmiyor. "

Klavdyua uyuklayan kadnlar bo ehrin karanlna gtrd.

epumy Prokofiy'in gsne sarld ve yalnz ona hitaben konutu:

"Proa, kadnlarn bir aciliyeti kalmad pek, sen geldin ya yeter. Ister misin
yarn sana ne dilersen yapp armaan edeyim?"

"KJavdyuay annaan et!"

"Verirdim sana onu, Proa, ama kendin armaan ettin onu zaten kendine. Baka
bir ey al ltfen!"

"Dneyim o zaman," dedi Prokofiy cevab erteleyerek, "imdilik niyeyse bir


talebim yok, itah da duymuyorum... Merhaba Saa!" dedi Dvanova.

"Merhaba Pro!" diye yantlad ayn ekilde Dvanov. "Bir yerlerde baka
insanlar grdn m? Neyle yayorlar orada?"

"Srf sabrlarndan yayorlar," diye formle etti Prokofiy herkesi teselli etmek
iin. "Devrimle beslenmiyorlar, kardevrim rgtlenmi, bozkrn zerinde de
dman kasrgalar esiyor artk, tek namuslu biz kaldk..."

"Lafn bil, yolda," dedi Serbinov. "Ben de oradan geldim. ben de


devrimciyim."

"Eh, demek ki orada rahat edememisin," sonucuna vard Proko-


fiy.

Serbinov yantlayamad. Kuledeki ate snd, o gece bir daha da yaklmad.

"Pro," diye sordu epurny karanlkta, "sana mzii kin anna..

an etti peki, syler misin ltfen?"

"Yoldan geen bir burjuva. O bana ucuza mzii verdi, ben de ona varln:
evengur'da an dnda elence yok, o da din saylr."

"Burada artk an dnda da elenceler var Pro, hi de arac filan


gerekmiyor."

Prokofiy kulenin alt blmesine girdi, yorulmutu ok, yatt. e-pumy da


yamacna eiliverdi.

"Bol bol nefes ver, havay st," dedi Prokofiy rica yollu. "Bo yerlerde
ttm galiba."

epurny doruldu ve uzun sre sk sk nefes alp verdi, ardndan kaputunu


karp Prokofiy'in zerine rtt ve yoldana abanp hayata yabanclaarak
szd.

Sabahleyin scak bir gn balad. lk kalkan mzisyen oldu, anno-nikay la tn


dinlenmi berikilere heyecan veren bir al mar ald.

Zevceler hazr ve nazr oturmaktayd, Klavdyua evengurun kysndan


kesinden bulduklarn giydinniti stlerine, ayaklarna.

Berikiler daha sonra geldiler, sevmeleri icap edenlere bakamyor-lard


utantan. Dvanov.. Gopner, Serbinov ve evengur'un ilk fatihleri de buradayd.
Serbinov, kendisine bir araba hazrlanmasn rica etmek iin gelmiti, ne var ki
Kopyonkin Proleter Gcn yola gndermeyi reddetti. "Kaputu verebilirim.."
dedi, "kendimi yirmi drt saat liine hizmetine sunabilirim, ne istersen al, ama
at isteme, kzdrma beni. Almanyaya neyle giderim o olmazsa?" O zaman
Serbinov nceki gn Prokofiyi getiren at rica etti ve epurnya yneldi. Beri
ki Serbinov'u.. gitmesine gerek olmadn, belki de buralara alabileceim
syleyerek geri evirdi, ne de olsa evengur'da komnizm vard ve tm
insanlar yaknda buraya gelecekti: Onlar buraya gelirken yanlarna gitmenin ne
lemi vard?

Serbinov onun yanndan uzaklat. "Nereye gideceksem sahi?" diye dnd.


"Vcudumun Sofya Aleksandrovnada kalan ateli paras sindirilmi, iz
brakmayan her yiyecek gibi dar atlmtr oktan..."

epumy yksek sesle fikirlerini bildirmeye koyulmutu ve Serbinov yabanc


szleri dinlemek zere sald kendisini.

Prokofiy demek proletaryann zorluklaryla ilgilenmek demektir," dedi


insanlarn ortasnda dikilen epumy. "Bakn ite kadn da getirdi bize, geri
say bakmndan yeterli olsa da dozu gayet dk... Yine de kadn takmna
seslenerek sevin ve heyecanmz dile getireceim! imdi birisi bana sylesin
ltfen: Tabiat koullarna neden sayg duyarz? Yeriz onlar da ondan. Peki
neden el edip kadnlar ardk buraya? nk tabiata yemek, kadnlara ise
ak iin sayg duyarz. Burada, evengura gelen kadnlara, zel bir yapya
sahip bu yoldalara minnettarlmz bildimek isterim; bizimle birlikte
yaasn, bizimle birlikte barn tadn karsnlar, mutluluu ise even-
gur'daki yolda-insanlarda bulsunlar..."

Kadnlar korkuverdiler: Eski erkekler ilerine sondan balard, bunlar ise


sabrediyor, nce sz sylyorlard - ve kadnlar Klavdyu-a'nn giydirdii
erkek palto ve kaputlarn burunlarna kadar ekip az deliklerini gizlediler.
Aktan korkmuyorlard, ak nedir bilmezlerdi, asl korktuklar, bu asker
kaputlu, srdkleri etin hayattan yzleri benek benek olmu, kuru. sabrl
erkeklerin bedenlerine ikence etmesi, hatta imha etmesiydi kendilerini. Bu
kadnlarn genlii yahut belirgin bir ya olmamt; bedenlerini, yalarn ve
gelikinliklerini yiyecee deimilerdi hep ve boaz kavgas daima
zararlarna sonulandndan bedenleri lmden nce, hem de pek nce
tkenmiti. Bu yzden hem kk kzlara, hem ihtiyar kadnlara dnmlerdi,
annelere ve az yemekten byyememi kk kz kardelere benziyorlard;
koca efkati salt ac ve korku verebilirdi onlara. Prokofiy onlan snamak iin
yolculuk srasnda faytona alp sktrmay denemi, fakat kadnlar ak
karsnda hastala tutulmu gibi barp annlard.

imdi kadnlar evengurlularn baklar karsnda oturuyor ve giysilerin


altnda anm kemiklerine bol gelen derilerini okuyorlar-d. Bir tek
Klavdyua evengurun berdu hatunlar iinde yeterince kullanl ve
tombuldu, ne var ki ona da Prokofiy sempati duyuyordu.

En ok da Yakov Tit dnceli dnceli gzlemliyordu kadnlar: lerinden


biri en kederlileri gibi grnmt kendisine.. eski kaputun altnda titriyordu.
Kendisinde bolca hayat bulunurken tutup yarsn bir bakasna vermek ok
defalar gemiti Yakov Titn iinden. yabanclar, berikiler arasnda gerek
bir akraba edinebilmek iin. Ve her ne kadar her yanda yolda berikiler
gezinse de, darlk ve acdan.. hayatn acsndan tr yolda idi onlar srf, ayn
rahimden geldikleri iin deil. imdi Yakov Titn iinde mrnn yars
bile deil, dibi kalmt, yine de evengur'da bir akrabaya hrriyetini ve
ekmeini armaan edebilir, onun uruna tekrar gezginlik ve yoksulluun mehul
yollarna debilirdi.

Yakov Tit setii kadna yanat, yzne dokundu. Dardan kendisine


benzediini sanmt.

"Kiminsin sen?" diye sordu. "Neyle yaarsn lemde?"

Kadn ban edi, ensesinin altn grd o zaman Yakov Tit: Derin bir gk
vard orada, iinde bannakszln kiri kol geziyordu. Kadn kafasn kaldrd,
kuru bir sapa benzer boynun zerinde gayet rkek durduu grld bu kafann.

"Kiminsin ki sen, byle sefil kalmsn?"

"Kimsenin," diye yantlad kadn ve kalarn atp, Yakov Tit' tan uzak
durarak parmaklarn oynatt.
"Eve gidelim, kirini, kabuunu kazyaym boynundan," dedi bir kez daha Yakov
Tit.

"istemem," diyerek reddetti kadn. "Azck bir eyler ver, o zaman kalkarm."

Prokofiy ona karkocalk vaat etmiti yolda, ama o da arkadalar gibi bunun
ne anlama geldiini pek bilmiyor, bedenine birok kii yerine bir tek kiinin
eziyet edeceini biliyordu sadece, ite bu yzden de ikence balamadan nce
bir armaan talep etmiti: Sonrasnda hibir ey vermez, kovalarlard onu ne
de olsa. Koca kaputun altnda biraz daha bzt kadn, orada yaam, geim
kayna ve gereklemese de yegne umudu olan plak bedenini
korumaktayd. Derinin zerinde ise kadn iin yabanc bir dnya balyordu, o
dnyadan hibir ey alamyordu, kendisine yiyecek, bakalanna mutluluk
salayan bedenini stp koruyacak giysiyi bile.

"Bunlardan zevce mi olur, Pro?" diye sordu epurny kukulu kukulu. "Sekiz
aylk mahluk bunlar, maddeleri eksik bunlarn."

Ne olmu yani?" diye kar kt Prokofiy. "Dokuzuncu aylar da komnizm


oluverir."

"Doru ya!" diye haykrd epumy sevinerek. "evengur'da scak bir karnn
iine dm gibi olur, abucak kemale ererler, o vakit ite bsbtn domu
olurlar."

"Evet yle! Hem proleter berikilere yle zel lezzetler tattrma-mal: Hayat
yorgunluundan az buuk kurtulsunlar yeter onlara! Nelerini beenmedin ki
hem: Ne olursa olsun kadndr bunlar, boluklu insanlardr, slacak yerleri
bulunur."

"Byle zevce olmaz," dedi Dvanov. "Byle anne olur, sahip olanlar iin."

"Ya da kk karde," diye belirtti Paintsev. "Benim byle benekli bir


kardeceizim vard, az yerdi, kendi kendiliinden lp git-

m m

miti.
epumy herkesi dinliyor, alkanlk icab karar verneye hazrlanyor, fakat
tereddt ediyor, aklnn dknln anmsyordu.

"Neyimiz daha ok peki, kocamz m yetimimiz mi? diye sordu,

aslnda bu soruyu dnmeden. "Gelin yle formle edeyim o za-

man: nce btn yoldalar u zavall kadnlan birer kere psnler, bylece
onlar ne yapacamz anlam oluruz. Mzisyen yolda, mzii Piyusyaya
veriver ltfen, notal bir eyler alversin."

Piyusya ilerlemekteki bir alay dndren bir mar almaya koyuldu:


Yalnzlk arklarna ve valslara saygs yoktu, utanrd onlan almaya.

Btn kadnlan pme ii ilkin Dvanov'a dt: pck srasnda azn ayor
ve her bir kadnn dudaklarn kendininkilerin arasna agzl bir sevecenlikle
kstryordu, sol koluyla da hafife sradaki kadna sarlyordu, salam dursun
ve Dvanov brakana kadar srtn dnmesin diye.

Btn mstakbel zevceleri pme sras en son Serbinov'a geldi, geri o buna
da razyd: Simon, tanmasa bile ikinci bir insann varlyla huzur bulurdu
daima ve pcklerin ardndan bir gn boyunca doymu hissetti kendisini.
Artk gitmeyi pek de istemiyor, zevkten avularn skyor, glmsyordu,
insan hareketleri ve mzikli marn temposu arasnda fark edildii yoktu.

"Ee, ne dersin yolda Dvanov?" diye sordu azn silen epurny. "Zevce mi
yoksa ana m olur bunlardan? Piyusya, sessizlik ver de konualm!"

r\ 1 1 * * 1 1 * 1 * 1 * t i i w t

Dvanov kendisi de bilemiyordu, zira ne annesini grml, ne bir zevceyi


duyumsaml vard. Az nce pck iin tuttuu kadn vcutlarnn kuru
khneliini anmsad, dal gibi zayf bir kadnn v-

i 1 1*1*w"1 1 1 1* 1 11 w*
cuduna kendiliinden sokuluunu bir de, alkn, zgn yzn eip gizleyerek;
Dvanov bir ey anmsam, daha uzun kalmt onun yannda-kadn st ve terli
gmlek kokuyordu, gmleinin gsn rten ucundan bir kere daha pmt
onu Dvanov, ocukluunda l babasnn bedenini ve terini pt gibi.

"Anne olsunlar daha iyi," dedi.

"Yetim var m burada? Annelerini seebilirler!" diye ilan etti e-pumy.

Herkes yetimdi, oysa on kadn vard: Kimse annesini almak iin ilk hareketi
yapmad, her biri daha ok ihtiya duyan yoldana armaan ediyordu anneyi
peinen. O zaman Dvanov kadnlarn da yetim olduklarn anlad: Kendilerine
evengurlularn arasndan karde ve baba sesinlerdi, bylece de olup
bitsindi bu i.

Kadnlar derhal en yal bal berikileri setiler kendilerine; Yakov Titla


oturmaya iki gnll bulundu hatta, ikisini de ald Yakov Ti-t. Hibir kadn
evengurlularn babalna ya da kardeliine inanmyordu, bu yzden scak
scak uyumak dnda bir ey istemeyecek kocalar aryorlard kendilerine.
Yalnzca esmer bir yan-kz Serbinova yanat:

"Ne istiyorsun?" diye sordu Serbinov korkuyla.

"Benden scak bir yumru dosun istiyorum, scack bir yumru!

Yapamam, ben buradan temelli gideceim."

Esmer Serbinovu Kirey'e deiti.

"Fena kadn deilsin," dedi ona Kirey. "Ne istersen armaan ederim sana!
Scak yumrun doduunda soumasna asla izin vermem."

Prokofiy Klavdyua'nn koluna girdi.

"Peki ya biz ne yapacaz, yurtta Klobzd?"

"Eh, Pro, biz bilinli insanlarz..."

"Ya, ya, dedi Prokofiy. Kasvetli bir kil paras ald yerden ve teye bir yere,
yalnzla frlatt onu. "Ruhum niyeyse pek ciddi - bir aile rgtlemenin mi
vakti geldi, nce komnizmi mi atlatmal bilmem ... Ne kadar fon biriktirdin
sen bana?"

"Ne kadar biriktirecektim? imdi sattklanmm paras geti ite elime, Pro: iki
krk bir de gm iin para alabildim, dierleri gmbrtye gitti."

"Olsun, olsun: Akamleyin bana rapor vereceksin, gveniyorum sana ama yine
de endieliyim. Paray teyzende tutuyorsun deil mi

Sovyetler Birlii'nde 1919-40 yllar arasnda, ortarenim grmemi


genlerin yksek okullara hzl bir ekilde hazrlanmas iin kurulan hazrlk
faklteleri. -.n.

Enstrman. -.n.

sava yllarnda sylenen bir halk arks, "Kk elma. -.n.


ha la?"

"Ya nerede olacakt, Pro? Orada emin ellerde. Beni ne zaman vilayete
gtreceksin peki? Merkezi gstereceim diye sz vennitin, geri getirdin beni
bu kk burjuvaln iine. Ne yapaym ben burada, dilencilerin iinde tek
banaym, yeni elbisemi deneyebileceim

kimse yok! Kime grneceim ya? Ortam diye bir ey mi var bu ilede?
Kilisede geceleyen sefiller her yerde. Bunlarla m eziyet edecektin bana?"

Prokofiy i geirdi: Ne yaparsn akl kadns cazibesinden beter olan byle bir
ahsla?

"Yr Klavdyua, yeni gelen hatunlar salama al, dnmeyi bana brak: Bir
akl iyidir, ikincisi fazla."

Bolevikler ve berikiler eski yerlerinde deillerdi, dalmlard, fikirleri gibi


hissettikleri yoldalar iin bir eyler retmekle meguldler yine. Bir tek
Kopyonkin almyordu u sra, somurtarak atn temizlemi, okam, sonra
dokunulmaz stokundan kaz ya alp si la-hn yalamt. Ta dzleyen
Paintsev'i arayp buldu sonra.

"Vas," dedi Kopyonkin. "Ne diye oturduun yerde harcanyorsun? Hatunlar


gelmedi mi? Semyon Serbov daha da evvel antalar mantalar getirmedi mi
evengur'a? Unutuyor musun bunlar nedir? Burjuvazinin gelip grlemesi
yakndr, bombalarn nerede, yolda Paintsev? Nerede devrimin, emniyetli
devrim parkn?

Paintsev kusurlu gznden kurumu bir pislik kard ve trnann gcyle


ite frlatt.

"Ben de yle seziyorum Stepan ve seni alklyorum! Zaten bu yzden gcm


taa harcyorum, yoksa sknt basyor. alyorum dulavratotlarna!.. Piyusya
nerelerde, mziini hangi iviye asm?"

Piyusya eski avlulann arkalannda kuzukula topluyordu.

"Yine mi ses istedi cann?" diye sordu ambarn ardndan. "Kahramanlk etmeye
etmeye skldn m?"

"Piyus, Kopyonkin ile bana "Yahloko"yu alversene. bize yaamak iin biraz
moral bala, ha?"

"Bekle madem, imdi balarm."

Piyusya kromatik enstrman getirdi ve profesyonel bir sanatnn ciddi surat


ifadesiyle iki yoldana "Ycfoloko"yu ald. Kopyonkin ve Paintsev comu
alyor, Piyusya ise karlarnda konumadan alyordu - yaamyordu imdi,
emek harcyordu.

"DUL hepten mahvetme beni!" dedi Paintsev rica yollu. "Iimi karart biraz."

"Olur," dedi Piyusya kabul ederek ve ar bir melodi almaya koyuldu.

Paintsevin yz kurudu, hazin seslere kulak verip mziin pei sra bir ark
tutturdu az sonra:

Ah, sevgili sava yolda,

Siir ileri, syle arkn,

oktan vaktidir karlamann lm, Yaamak ayptr, lmek zc...

Ah, yoldam ah, eme ban, iki ana vaat ettiydi bize yaam, Anam dedi ki
bana: Dur,

Once dmann mezara sr,

Yasla iistiine sonra srtn...

"Yeter hrladn," diyerek kesti arkcnn szn faaliyetsiz oturan


Kopyonkin, "hatun dmedi payna, arkyla cezbetmek istiyor-

m
sun.. deil mi? Ite bir cad buraya doru kouyor."

Kirey'in mstakbel kars idi gelen, Peenek kz gibi esmer.

"Ne istiyorsun? diye sordu ona Kopyonkin.

"Hi, ylesine. Dinlemek istiyorum, yreim szlyor mzikten."

"Pf, rezil seni!" Kopyonkin gitmek zere ayakland.

O srada Kirey hanmn geri gtrnek zere yetiti.

"Nereye kayorsun, Grua? Senin iin dan topladm, gel tohumlar dvelim,
akam krep yiyeceiz, hamurii ekti canm niyeyse."

Ve ikisi eskiden Kireyin arada bir geceledii, imdi ise Grua ve kendisi iin
salam bir yuva kurduu kilere gittiler.

Kopyonkin evengurun iinde yrmeye koyuldu; ehrin skk telana


farknda olmadan alt iin oktandr kmad ak bozkr grmek
istemiti can. Bir ambarn kuytuluunda pinekleyen Proleter Gc
Kopyonkin'in ayak seslerini iitti ve hasret dolu azn aralayp arkadana
kinedi. Kopyonkin onu yanna ald, bozkr gezintisinin kokusunu alan at
srayp duruyordu. ehrin dna ktklarnda Kopyonkin atn zerine zplad,
klcn ekip kard, suspus

w i /*f 1*1* w 1 I 1 1 1 1 | ^

gsnden fkeli bir lk kopard ve bozkrn gz sessizlii iine srd atn,


granit zerinde gider gibi uultular karyordu. Yalnzca Paintsev gryordu
Proleter Gcnn bozkrda hzlann, srtndaki atlyla birlikte doan geceye
benzer uzak karanlkta yok olup gidiini. Paintsev atya trmanmt az nce,
orada oturup bo tarlala-

r, zerlerinde esen havay izlemeyi severdi. "Bir daha dnmez," diye dnd
Paintsev. "Benim de evenguru fethetmemin zaman

geldi, Kopyonkinin houna gitsin diye."


U gn sonra Kopyonkin dnd, zayflayan atnn srtnda uyuklayarak, ar


adm girdi ehre.

"evenguru koruyun," dedi Dvanov'a ve yolunun zerinde dikilen iki berikiye,


"ata ot verin, suyunu kendim iiririm kalknca." Ve at serbest brakan
Kopyonkin ezilmi plak zeminde uyuyakald. Dvanov at otlaa gtrd, bir
yandan da evenguru koruyacak ucuz bir proleter topunu nasl
tertipleyebileceini dnyordu. Otlak hemen oracktayd, Dvanov Proleter
Gcn sald, kendisi ise muzr ot kalabalnn iinde kald. imdi hibir ey
dnmyordu, aklnn yal bekisi hazinesini korumaktayd - topu topu bir
ziyareti alabilirdi ieri, darlarda srten bir tek dnceyi. Darda
dnce yoktu oysa: Toprak bo ve sar uzanyordu .. eriyen gne
gkyznde kasvetli, suni bir nesne gibi almaktayd, evengurdaki insanlar
ise topu deil birbirlerini dnyorlard. O zaman beki, anlarn arka
kapsn aralad ve Dvanov tekrar bilincin scakln duydu kafasnn iinde;
kk bir ocuktu, gece vakti kye gitmekteydi, babas elinden tutmu
gtryordu onu.. Saa gzlerini yummu bir uyuyor bir uyanyordu ayakzeri.
"Ne o Sa, gn uzun geldi, gcn bitti deil mi? Gel o zaman kucama,
omzumda uyu," demiti babas ve onu yukar, vcuduna alm, boaznn
dibinde uyuyakalmt Saa. Babas kye balk gtrrd satmaya, apak
bal dolu uvalndan nem ve ot kokusu ykselirdi. O gnn sonunda bir
saanak gelip gemiti zerlerinden, hava souktu, yol youn bir amur ve su
iindeydi... Saa birdenbire uyanp barvermiti; ufack yzn yalayp
gemiti souk btn arlyla, babas yanlarndan amur sratarak geen
sac kaplama arabadaki adama kfrediyordu." Baba, amur tekerden niye
kopuyor?" "Teker dnyor, Sa, amur da telalanyor.. kaldrp atyor
kendisini."

"Tekerlek gerek," dedi yksek sesle Dvanov. "Sac kapl ahap bir daire,
dmana tula, ta, p frlatacak - mermimiz yok nk. Atl dzenek kurar
yle dndrrz., ellerimizle de destekleriz, toz ve kum bile atlabilir. ..
Gopner imdi barajn orada oturuyor, su yine andrd oray galiba..."

"Sizi rahatsz etmedim ya?" diye sordu usulca yanaan Serbinov.

"Hayr, ne oldu? Kendimle megul deildim."


Serbinov Moskova stokundan kalan son sigaray imekteydi, bun-

i 1**1 * w* ] 1 1

dan byle ne ieceini dnp korkuyordu.

"Sofya Aleksandrovna'y tanyordunuz deil mi?"

"Tanyordum," diye yantlad Dvanov, "siz de mi tanyordunuz?"

"Ben de tanyordum."

Yaya yolunun yaknlarnda uyuyan Kopyonkin ellerinin zerinde doruldu,


baygn vaziyette ksa bir lk att ve uykusunda tekrar sesli sesli solumaya
koyuldu, burnundan kan hava ayak altndaki l ot plerini kmldatyordu.

Dvanov Kopyonkin'e bakt ve uyuduu iin rahatlad.

"evengur'a gelene kadar aklmdayd, burada unuttum onu," dedi Aleksandr.


" Nerede yayor imdi? Benden ne diye sz etti size?"

"Moskova'da, bir fabrikasnda orann. Sizi anyor. evengur'da insanlar


birbirleri iin fikir gibiler ya hani, fark ettim bunu, siz de onun fikrisin iz ite;
ruhunun huzurunu sizden alyor hl, sizinle iini styor... 1

"Siz bizi tam anlayamamsnz. Yine de sevindim hayatta olmasna, ben de onu
dneceim."

"Dnn. Size gre bunun anlam byk ne de olsa, dnmek sahip olmak ya
da sevmek demek..."

"Onu dnmeye deer, yalnzdr imdi, Moskovay seyrediyordun Tramvay


ddkleri ter orada deil mi, ok insan vardr ama hepsi de heveslenmez ki
birbirini edinmeye."

Dvanov hi grmemiti Moskovay, bu yzden iinden yalnzca Sofya


Aleksandrovna'y hayal etti. Ve yrei utanla, hatrann bal-ks arlyla
doldu: Bir zamanlar Sonya yaam scakl verirdi ona ve o kendisini bir
insann yaknlna lene kadar mahkm etmi olabilirdi; ancak imdi
anlyordu bu gereklememi yaantnn korkunluunu - ebediyen kalabilirdi
iinde, bir evin enkaz altnda kalr gibi. Bir sere nlerinden rzgr gibi geti,
dehetli bir haykr koparp bir ite kondu. Kopyonkin ban kaldrd,
unuttuu dnyay

w i * *1**1* w i ff * a* . w 1

aaran gzleriyle szp ili ili alad; elleriyle acizce topraa dayanyor,
uyku telandan gsz den gvdesini tutuyordu. "Saa'm benim, Saa!
Mezarda ac ektiini, yarasnn acdn niye hi sy-

lemedin bana? Ne diye yayorum ben burada, onu bir bana mezar
eziyetlerine gnderdim de!.." Kopyonkin bu szleri ksknlnden yaknr
gibi alayarak, vcudunun iinde inleyen acya katlanamaya-rak sylemiti.
Hngr hngr alayan, sa sakalna karm bu yal adam koup gitmek iin
yerinden sramaya davrand. "Atm nerede, reziller? Proleter Gc'n nerede
benim? Ahrnzda zehirlediniz

i i i i i w

onu, komnizm diyerek kandrdnz beni, leceim sizin yznzden." Ve


Kopyonkin uykuya dnerek gerisin geri devrildi.

Serbinov bin verst tede Moskovann bulunduu uzaklara bakt; orada, mezar
kszlnde annesi yatyor, topran iinde kvranyordu. Dvanov
Kopyonkine yaklat, uyuyann ban apkasnn zerine koydu ve ryasnda
kprdanan yar aralk gzlerini grd. "Bana neden sitem ediyorsun?" diye
fsldad Aleksandr. "Benim babam da gln dibinde eziyet ekmiyor mu,
beklemiyor mu beni? Unutmadm ki."

Proleter Gc ot yemeyi kesti ve ayaklarn patrdatmadan dikkatlice


Kopyonkine sokuldu. At, ban Kopyonkinin yzne edi, nefesini koklad,
sonra diliyle pek sk rtmedii gzkapaklarna dokundu; sakinleen
Kopyonkin gzlerini iyice yumdu, sregiden uykusunda kprtsz kald.
Dvanov at Kopyonkinin yanndaki bir ite balad ve Serbinov ile birlikte
Gopnerin yanna, baraja yolland. Serbinovun karn armyordu artk,
evengurun i iin bir haftalna geldii yabanc bir yer olduunu
unutuyordu, vcudu bu ehrin kokusuna ve bozkrn hafif havasna almt.
ehrin kenarndaki bir damn nne kilden bir Prokofiy heykeli dikilmiti,
yamurlar eritmesin diye dulavratotlaryla rtlmt zeri; heykeli,
yaknlarda Proko-fiyi dnen epurny yapmt, bylece ona olan
duygularn sonuna kadar doyurup bitirniti. imdilerde epurny Serbinov'un
mektuplarn alp giden Karuk'u zler olmutu ve kayplara karan yoldann
kilden ant iin malzeme hazrlamaktayd.

Prokofiy'in heykeli pek az benzemiti kendisine, buna karn hem Prokofiyi


hem de epurny' eit ekilde anmsatyordu bakana. Eser sahibi, setii
sevgili yoldann heykelini esin dolu bir sevecenlik. yordamsz bir kabalkla
yapmt ve bu heykel ortak yaama benzemi, epumyn sanatnn
drstln ortaya koymutu.

Serbinov baka bir sanatn kymetini biliyor saylmazd, Moskova


ortamlarndaki sohbetlerde aptal kalrd, nk oturup insanlar izlerdi keyifle,
szlerini dinlemeden ve anlamadan. Heykelin nnde durdu Serbinov, Dvanov
da durdu onunla.

"Tatan yapmalyd bunu, kilden deil," dedi Serbinov, "zamandan ve havadan


eriyip gidebilir. Sanat deil bu, evrensel devrim ncesi smarlama emek ve
sanatnn sonu; ilk kez yalansz ve smr-

1 || sz bir ey gryorum.

Dvanov bir ey demedi, baka trlsn de dnemiyordu zaten. Ve ikisi


birlikte nehrin akt vadiye gittiler.

Gopner barajla uramyor, kyda oturmu kk tahtalardan Yakov Tit iin


klk pencere erevesi yapyordu. K gelince iki kadnn, kzlarn
tmekten korkuyordu Yakov Tit. Dvanov ve Serbinov, Gopner ereveyi
bitirene kadar beklediler, sonra hep birlikte evengur dmanlarna ta ve
tula savuracak ahap diski yapmaya balayacaklard. Dvanov oturduu yerden
ehrin sessizletiini duyuyordu. Kendilerine anne ve kz alanlar evlerden
nadiren kyor, akrabalaryla bir at altnda almay, bilinmeyen eyalar
retmeyi yeliyorlard. Ak havada olduklarndan daha m mutlulard sahiden
evlerde?

Dvanov bunu bilemezdi ve belirsizliin zntsyle gereksiz bir hareket yapt.


Ayaa kalkt, dnd ve ate eden diskin yapm iin malzeme aramaya
yolland. Akama kadar evengur ambar ve avlularnn rahatlnda gezindi.
Bu krelmilik iinde de, ufak pelin ormanlarnn sszlnda da fedakrca var
olabilirdi insan, sabrl bir terk edilmilik iinde, uzak insanlarn yaranna.
Dvanov paralanm ayakkablar, ahap katran kutular, l sereler ve buna
benzer cansz eyler buluyordu. Bu nesneleri kaldryor, lmleri ve
unutulmuluk-lar karsnda duyduu znty ifade edip tekrar eski yerlerine
koyuyordu ki komnizmin en gzel gnne kadar salam kalsnlar
evengurda. Derken kara paz allarnn arasnda Dvanov'un aya bir eye
batt, zor kurtard onu - savatan beridir unutulmu bir top tekerleinin
parmaklar arasna girmiti. Frlatma makinesi yapmak iin ap ve vaziyeti
gayet uygundu tekerin. Ama srklemesi zor olacakt, Dvanovdan ard zira
ve Aleksandr temiz havada Klavdyua ile gezinen Prokofiy'i yardma ard.
Tekerlei demirhaneye ulatrdlar, Gopner onu gzelce yoklad, onayn verdi
ve stirahat ederken btn ii kafasnda tasarlamak iin tekerlein yannda
geinneye karar verdi geceyi.

Prokofiy, balarda herkesin beraberce yaayp geceledii tuladan Bolevik


evini yuva semiti kendisine. imdi bu eve dzen gelmiti, Klavdyua kadn
eliyle sslemiti iini, rutubeti kurusun diye gnan ocak yaklyordu. Tavanda
karasinekler oturuyor, oday Prokofiy'in aile sessizliini koruyan salam
duvarlar evreliyordu, yerler pazar temizlii yaplm gibi tertemizdi. Prokofiy
karyolann zerinde dinlenip karasineklerin scak tavanda yayan geziniini
izlemeyi seviyordu. ocukluunda, anne babasnn kydeki damnda da byle
gezinirdi sinekler, kendisi ise yatar, sakinleir, yaamn srdrmesi, ailesini
glendirmesi iin gereken paray elde etmenin yollarn kurard. imdi
Dvanov'u getirmiti evine, reelli ay iirmek, Klavdyua'nn ikin
francalalaryla beslemek iin.

"Tavandaki sinekleri gryor musun, Sa?" diye iaret etti Prokofiy. "Bizim
dammzda da sinekler yaard, anmsyor musun yoksa yitip gitti mi
gznden?"

"Anmsyorum," diye yantlad Aleksandr. "Gkyzndeki kular anmsyorum


ama daha ok, tavandaki sinekler gibi onlar da gkte uard, imdi de
evengur'un zerinde uuyorlar, odann zerinde uar gibi."

"Ha, evet: Sen glde yayordun tabii, damda deil, gkyz dnda ban
rten bir eyin yoktu, ku senin iin z sinein gibiydi."

ayn ardndan Prokofiy ve Klavdyua karyolaya yattlar, snp sessizletiler,


Dvanov ise tahta divann zerinde uyudu. Sabahleyin Aleksandr evengur'un
zerinde alaktan uan kular gsterdi Prokofiy'e. Prokofiy fark etmiti onlar,
tabiatn oturma odasnda sabahleyin hzl hzl gezinen karasinekler gibiydiler;
az ileriden yalnayak, plak vcudunun zerine kaput giyinmi epurny
geiyordu -Prokofiy'in babas da byle dnmt emperyalist savatan. Ocak
bacalar hafif hafif ttyordu, annesi sabah kahvaltsn hazrlarken damn ii
nasl kokarsa yle bir koku yaylyordu bacalardan.

"Komnizm iin klk yiyecek hazrlamak lazm, Sa, " dedi Prokofiy
kaygyla.

"Hazrlamaya balasak iyi olur artk, Pro," dedi Dvanov ona katlarak. "Ama
bak sen bir tek kendine reel getirmisin, Kopyonkin ise yllardr souk su
iiyor."

"Nasl kendime? Sana da ikram ettim ya dn, az m koydun yoksa bardana,


bol bol yemedin miydi? ister misin hemen kakla geti-rivereyim biraz daha?"

Dvanov reeli reddetti, mutsuz zamanlannda yannda olmak iin Kopyonkin'i


arayp bulmalyd bir an nce. *

"Saa!" diye seslendi arkasndan Prokofiy. "Serelere baksana, bu evrede


semiz sinekler gibi kouuyorlar!"

Dvanov duymad, Prokofiy ailesinin odasna dnd, iinde sineklerin utuu;


pencereden evengur zerindeki kular grd yine. "Hepsi bir," diye karar
verdi sineklerle kular hususunda. ''Arabaya at lar burjuvaziye giderim, iki f
reel getiririm, btn komnizme yeter, berikiler aya doysunlar, kulu gn
altnda yatsnlar, oturma odasnda yatar gibi."

Gkleri bir kez daha szdkten sonra, gn tavandan daha byk bir
mlkiyeti kapsadn hesaplad Prokofiy, gn altnda evengurun tamam.
berikilerin aile evindeki mobilya gibi duruyordu. Ya birdenbire berikiler
yollara dzlrse, epumy lrse, evengur da Saka'ya kalverirse? O
zaman Prokofiy yanl hesap yaptn fark etti: evengur'u derhal aile evi ilan
etmeli, kendisi de iinde bir aabey, temiz gn altndaki mobilyann
mirass olmalyd. Hem yalnzca serelere bile baklacak olsa, sineklerden
semiz ve fazlaydlar evengur'da. Prokofiy dairesini yle bir szp
deerlendirdi ve kar iin onu evengur'a deimeye karar verdi.

"Klavdyu, hey Klavdyu!" diye seslendi karsna. "Nedense canm sana


mobilyamz hediye etmek istedi!"

"Iyi bari! Ediver," dedi Klavdyua. "Kirlenmeden teyzeme gt-rvereyim


madem!"

"Bir an evvel gtr," dedi Prokofiy onaylayarak. "Kendin de kal ama orada
biraz, ben evengur'un tmn elde edene kadar."

Klavdyua eyalarn kendisi iin gerekli olduunu anlyor, ama Prokofiy'in


ehri almak iin ne diye yalnz bana burada kalmas gerektiini
kavrayamyordu, zaten neredeyse sahibi saylrd burann. Bu konuda
Prokofiy'e dant.

"Politik temelin yok," diye yantlad onu beyi. "ehri alrken yanmda olursan,
belli ki bir tek sana hediye ederim onu."

"Hediye et bana onu, Pro, vilayetten at arabasyla gelirim almaya!"

"Emir kmadan acele etme bakaym!.. Neden sana hediye ederim peki?
nk, der insanlar, onunla yatyor, bizimle deil, vcudunu onunla deiiyor,
demek ki ehri de ac m az verir ona... Ama sen olmazsan herkes ehri kendime
almayacam anlar..."

"Nasl almayacan?" dedi Klavdyua gcenerek. "Kime brakacaksn onu?"

"Of, bro musun nesin! Dinle nce u formlm! Ailem yoksa, btn
vcudum tek paraysa ehir neme gereksin? ehri ele geirip boaltacam,
sonra telgraf gnderip yerleimin dier biriminden seni aracam!.. Sen
toparlanadur imdilik, ben de gidip ehrin listesini karaym..."

Prokofiy sandktan Devrim Komitesine ait bir antetli kt ald ve gelecekte


konaca mlkiyetin listesini karmaya yolland/

Gne gayretini eksik etmiyor.. yeryzn stmak iin didiniyordu gkte, fakat
evengur'da emek azalmt. Kirey kars Grua ile sofada, bir ot ynn
zeride yatyor, kestirirken bile yanndan ayrmyordu onu.

"Hey yolda, komnizme neden hi annaan vermiyorsun bakalm?" diye sordu


Prokofiy Kireye, edevatn kayda geinneye geldiinde.

Kirey uyand, Grua ise aksine evlilik mahcubiyetinden gzlerini yumdu.

"Komnizmi neyleyim? Benim yoldam artk Gruadr. ona zor yetiiyorum,


hayatm yle bir harcanyor ki u sra, yiyecek aramaya bile kamyorum..."
.

Prokofiy gidince Kirey Gruann boynunun altlarna sokuldu. orada sakl


hayat ve vcudun derinliklerinin c hz kokusunu iine ekti. Can ne zaman
mutluluk ekse Kirey Gruann scakln ve biriken vcudunu kendi
gvdesinin iine alp hayatn anlamna erebi-lirdi. Gruann esirgemeden
verdii eyi kim armaan edebilirdi ki ona ve Kirey bu kadndan neyi
esirgeyebilirdi? Aksine imdilerde srekli Gruann yiyeceini az verdiine,
elbise ihtiyacn geciktirdiine dair vicdan i bir kayg duyar olnutu. Kirey
artk kendisini deerli

i * 1 f i i i

bir insan olarak gnnyordu, nk vcudunun en iyi, en gizli ve hassas


paralar Gruann iine gemiti. Yiyecek bulmak iin bozkra kan Kirey
zerindeki gkyznn solduunu fark ediyordu artk.

tek tk kular daha bir bouk tyordu, gsnn iindeki ruh halsizlii ise
gemiyordu. Yemi ve budaygilini toplayan Kirey yorgun argn Gruann
yanna dnyor, o andan itibaren yalnzca bu kadn dnmeye cesaret
edebiliyor, onu kendi komnizm fikri olarak gryor, huzuru ve mutluluu da
yalnzca bunda buluyordu. Ne var ki Ja-kayt istirahat vakti geince Kirey ak
maddesinin yokluunda hayatn mutsuzlatn, anlamszlatm
hissediveriyordu. Ve dnya silba-tan iekleniyordu etrafnda: Gkyz mavi
bir sessizlie dnyor, hava iitilir bir hal alyor, kular bozkrn zerinde
yok olu arklarn sylyor, tm bunlar Kireye kendi hayatndan stn
grnyordu. Ne var ki Grua ile yeniden akrabalamasnn ardndan btn
lem puslu ve acnas bir hal alyor ve Kirey imrenmiyordu ona artk.

Daha gen berikiler kadnlar anne olarak kabul etmilerdi ve ancak


snyorlard yanlarnda, nk sonbaharla birlikte havalar serin-lemiti
evengurda. Ve annelerin yamacnda var olmak yetiyordu onlara, artk kimse
armaanlara emek harcayarak bedenini evredeki yoldalarna ayrmyordu.
Akamlar berikiler nehrin uzak yerlerine gtrp ykyorlard kadnlar, zira
bu kadnlar ylesine zayftlar ki hamama gitmeye utanyorlard, vard oysa
evengurda bir hamam, stlabilirdi.

Prokofiy tm nfusu dolat ve ehrin tekmil l eyasn kendi vakitsiz


zimmetine geirdi. Nihayet en utaki demirhaneye vardnda, orada alan
Gopner ve Dvanovun baklan altnda demirhaneyi de kdna kaydetti.
Kopyonkin omzuna ykledii bir ktkle gelmekteydi ileriden, arkadan da
Serbinov tutuyordu kt, beceriksizce, arln ancak sekizde birini
kaldrarak, bir entelektele yakacak ekilde.

"ekil," dedi Kopyonkin demirhanenin giriinde dikilen Prokofiye. "nsanlar


arlk tayor, sen kt tutuyorsun."

Prokofiy yol verdi, ama kt de varlk listesine yazmay ihmal etmedi ve


memnun kalarak uzaklat.

Kopyonkin kt devirdi ve soluklanmak zere oturdu.

"Sa, Proka'nn ne zaman bir acs olacak, ne zaman orta yerde durup da
alayacak?"

Dvanov yorgunluk ve meraktan aydnlanm gzleriyle bakt Kopyonkine.

"Yani o zaman acdan korumaz mydn ki onu? Kimse yanna almad onu,
insanlara ihtiya duymay unuttu, yolda yerine mlk biriktiriyor ite. "

Kopyonkin fikrini deitirdi; sava zamannda bozkrda gereksiz bir insann


aladn grmt bir keresinde. Bir tan zerinde oturuyor, gz rzgr
yzne vuruyordu. Kzl Ordu katarlar bile alnyordu onu, nk adam btn
evraklarn kaybetmiti, kasnda da

yaras vard, kim bilir hangi sebepten alyordu: insanlar kendisini brakt diye
mi, yoksa kas bo kald da hayat ve kafas salam kald diye mi?

"Korurdum, Sa, ac eken bir insan karsnda kendime hkim olamam...


Yanma, atnn zerine alrdm onu, hayatn uzaklarna gtrrdm...'

"Demek ki ona ac dilememelisin, sonradan kendi hasmna acman


gerekebilir."

"yle ya, Sa, dilemem," dedi Kopyonkin. "Bulunsun bakalm komnizmin


ortasnda, kendi kendine geecektir insanlarn safna."

Akamleyin bozkrda balayan yamur evengur'un kenarndan geip gitmi,


ehri kuru brakmt. epumy bu hale armamt, tabiatn ehirdeki
komnizmden oktandr haberdar olduunu, ehri lzumsuz bir zamanda
slatmayacan biliyordu. Yine de berikilerden oluan kalabalk bir grup
epumy ve Piyusya ile birlikte bozkra gidip slak yeri inceledi emin olmak
iin. Kopyonkin yamura inanmadndan hibir yere gitmedi, Dvanov ile kalp
demirhanenin yaknndaki bir itin zerinde dinlendi. Kopyonkin konumann
yararn pek bilmiyor ve imdi Dvanova hava ve suyun ucuz ama gerekli
eyler olduunu sylyordu; ayn ey talar iin de sylenebilirdi, onlar da bir
eyler iin gerekliydi. Kopyonkin szleriyle bir anlam deil, Dvanov'a
yaknln ortaya koyuyordu, sustuu zaman azap ekiyordu nk.

"Yolda Kopyonkin," diye sordu Dvanov, "hangisi daha deerli senin iin:
evengur mu, Rosa Luxemburg mu?"

"Rosa, yolda Dvanov," diye yantlad Kopyonkin korkarak. "Onda


evengurdan daha fazla komnizm vard, o yzden ldrd ya onu burjuvazi,
ehir ise ayakta, etraf afetlerle evrili olsa da..."

Dvanovun yedekte hibir deimez sevgisi yoktu, bir tek even-

gur ile yayor ve harcayp bitirnekten korkuyordu onu. Her gn grd


insanlard varlk nedeni: Kopyonkin, Gopner, Paintsev, berikiler... Bir sabah
bir yerlere kap gitmelerinden ya da peyderpey lmelerinden ekiniyordu.
Dvanov eildi, yerden bir ot p kopard, rkek bedenini inceledi: Kimse
kalmazsa onu korurdu hi deilse.

Kopyonkin bozkrdan koarak gelen bir adam karlamak iin ayaa kalkt.
epurny konumadan ve duraklamadan ehrin iine doru komaktayd.
Kopyonkin onu kaputundan yakalad, kesti yolunu:

"Ne diye durduk yere acele ediyorsun?"

"Kazaklar! Atl kadet'ler! Yolda Kopyonkin, git vur hepsini ltfen.. ben de
tfeimi alp geleyim!"

"Sa, git denirhanede otur," dedi Kopyonkin. "Ben tek bama bitiririni
ilerini, ana oradan kaym deme, ben bir rpda hallede-

rm.

epurny ile birlikte bozkra giden drt beriki koarak geri dnd. Piyusya ise
bir yerlerde tek bana saf oldu, snen sessizlikte ate gibi parlad silah.
Dvanov ^ilah sesine doru kotu, elinde revolver; ksa sre sonra gl
admlarla yaklaan Proleter Gcnn srtndaki Kopyonkin de yetiti ona ve
ilk savalarn pei sra, silahl proleter ve berikilerden oluan koca bir g
hareket etti evengurdan. Silah bulamayanlar it kaz ya da ate kancasyla
yryordu, kadnlar da beraberlerindeydi. Serbinov, Yakov Tit'n pei sra
elinde hanm Browning'i ile kouyor, kime ate edeceine karar veremiyordu.
epumy, Prokofiy'in atyla kt meydana, Prokofiyin kendisi ise pei sra
kouyor, epurnya ncelikle bir karargh rgtlemesini ve komutan
atamasn tlyordu, aksi takdirde helak olacaklard.

At zerindeki epumy btn arjrn uzaa boalttktan sonra Kopyonkini


yakalamaya alt ama baaramad. Kopyonkin atn yerde yatan Piyusyann
zerinden ard, dmana ate etmeyi dnmyordu, bunun yerine hasnna
daha yakndan dokunabilmek iin klcn ekti.
Dmanlar eski yoldan geliyordu. Hafife kaldrdklar tfeklerini enlemesine
tutuyor, ate etmeye hazrlanmyor, ama atlarna acele ettiriyorlard. Komuta ve
saflar vard, o yzden evengurdan alan ilk ate karsnda dzenli ve
korkusuz durabildiler. Dvanov stnl-

n onlarda olduunu anlad ve ayaklarn bir ukura sokup revo 1 verindeki


drdnc kurunla mfreze komutann yere serdi. Ne var ki dman dzenini
yine de bozmad, hareketi durdurmadan komutan saflannn ilerine geirdi ve
atlarn drtnala koturdu. Bu sakin sal-dnda zaferin mekanik gc
duyuluyordu, gelgelelim evengurlular da hayatlann koruma tutkusuyla hareket
ediyorlard. Dahas komnizm de evengurun yanndayd. epumy bunu
gayet iyi biliyordu, atn durdurup tfeini kaldrd ve dman mfrezeden
kiiyi yere drd. Otlarn arasndaki Piyusya ise iki atn ayaklarn
sakatlamay baard kurunla, den atlar mfrezenin gerisinde karnst
srnyor, topran tozunu yzleriyle eeliyorlard. Dvanov'un nnden zrh ve
aln siperini kuanm Paintsev geti son srat, sa elindeki el bombas
kabuunu uzatarak dman srf patlama korkusuyla alt etmeyi denedi, zira
botu bombann ii, baka bir silah ise tamyordu zerinde Paintsev.

Dman mfreze kendiliinden durdu yerinde, topu topu iki atlyd sanki gelen.
Ve evengur'un tanmad askerler iitilmeyen bir emre uyarak tfeklerini
yaklaan Boleviklerle berikilere dorultup,

f * * ] 1*'1 * * 1

ehrin zerine yrmeyi srdrdler ate etmeden.

Akam insanlann zerinde kprtszca duruyor, gece ise kararmyordu.


Mekanik dmann atlar ham toprak zerinde toynaklarn gmbrdeterek
yaklayor, berikilerle ak bozkr arasna, berikilerle dnyann mstakbel
lkelerine ve evengur dna uzanan yol arasna siper ekiyordu. Paintsev
teslim olmas iin seslendi burjuvaziye ve bo bombay atelermi gibi yapt.
Saldran mfrezeye bir iitilmez emir daha verildi o srada, tfekler parlayp
snd, berikilerden yedisi ve Paintsev yere serildi, drt evengurlu ise
kprmeye balayan yaralarna katlanmaya alyor, dman elleriyle
ldrmek

iin kouyorlard.
Kopyonkin mfrezeye yetimiti, Proleter Gc'n aha kaldrd, eteyi kl
ve atn arlyla ldrecekti. Proleter Gc toynaklarn kardan gelen atn
gvdesine geirdi, kaburgalar krlan at yere kt, Kopyonkin ise klcn
sallad havada ve bedeninin tekmil gcyle karsndaki svariyi kesmeye
davrand, yz hafzasna kaznmadan. Kl nlayarak yabanc savann
eyerine arpt ve Kopyonkin'in elini yakarak titredi. O zaman sol eliyle
svarinin gen k-

zl kafasn yakalad Kopyonkin ve kolunu savurmak zere bir an iin serbest


brakt, sonra ayn sol elini dmann tepesine geirdi, atndan drp yere
frlatt adam. Bir bakasnn klc Kopyonkin'in gzlerinden birini kr etti; ne
yapacan bilemeyerek tek eliyle yakalad o klc., dieriyle de saldrann
kolunu klla birlikte kesti ve dirsekten kopan yabanc uzvun ykyle birlikte
bir kenara frlatt. O srada Kopyonkin Gopneri grd: Namlusundan tuttuu
revolveriyle savayordu at kalabalnn ortasnda. Gerilimden ve yznn
zayflndan ya da ald kesiklerden tr elmackkemikleri ile kulak
blgesindeki deri patlamt, dalga dalga kan fkryordu iinden. Gopner
silmeye alyordu kann, ensesini gdklamasn, dvmesine engel olmasn
diye. Kopyonkin Gopnere ulamasna engel olan sadaki atlnn karnn
tekmeledi ve neyse ki atn sratmay baard, aksi takdirde zaten yaralanm
olan Gopneri ezebilirdi.

Kopyonkin yabanclarn arasndan syrld, dmann keif kolu zerine dier


taraftan epurny atld ve zayf atnn zerinde, svarilerin oraya buraya
kouan safn yarp geti, onlan fiei tkenen tfeinin arlyla ldrmeye
alyordu artk. Bo tfei epeyce yksekten savuraym derken epurny
atndan frlayverdi, nk hedefledii dman tutturamamt ve atlarn
yerinde sayan ayaklan arasnda gzden kayboldu. Kopyonkin ksa sren bir
hareketsizlikten faydalanarak klc yakalayan kanl sol elini emdi, sonra
herkesi ldrmek zere ileri doru atld. Dman mfreze arasndan ziyansz
ve ansz syrld, sonra brp duran Proleter Gcn evirip geri dnd,
bu kez her eyi aklnda tutmak iin, yoksa kavga teselli vermezdi, zafer gelince
de dman ldrmenin tatl yorgunluu duyulmazd. Be svari keif kolundan
kopup, tede savaan berikileri kesmeye koyuldular, fakat berikiler sabrla,
inatla korunmasn biliyorlard, ilk dman deildi bu hayatla aralarna girmek
isteyen. Orduya tulalarla saldryorlard, ehrin knda samandan ateler
yakmlard, elleriyle kk ate toplar alp evik svari atlarnn suratna
frlatyorlard. Yakov Tit atlardan birinin sansna yanan k-syle vurunca
ks kuyruun altndaki terli deriye deip czrdad ve sinirli ksrak keskin bir
lk koparp savay evengurdan iki verst teye gtrd.

" Ne diye atele vuruuyorsun?" diye sordu atnn zerinden, yetien dier bir
asker. "imdi ldreceim seni!"

"ldr, dedi Yakov Tit. "Bedenimizle hakknzdan gelemeyiz, demirimiz de


yok...

" Hzlanp yle uaym zerine de ldn bilme."

"Hzlan. Ka insan lp gitmi, lm sayan yok yine.

Asker uzaklat, atnn zerinde hzland ve ayakta duran Yakov Tit


dorayverdi. Serbinov kendisine saklad son kurunuyla oradan oraya koup
duruyor, arada bir duraklayp korkuyla revotverin mekanizmasn kontrol
ediyordu, hl salam m diye.

"ldrrm demitim ona, doradm ite," dedi svari Serbi-nova, klcn


atn tylerine silerken. "Atele vurumasa iyi olur!"

Svari savamak iin acele etmiyor, gzleriyle ldrebilecei bakalarn,


sulular arayarak baknyordu. Serbinov revolverini ona dorulttu.

"Ne yapyorsun sen?" dedi asker inanmayarak. "Ben sana dokun-. muyorum
ki!"

fi l" 1 i w i w I * * 1 1 *
* "1

Serbinov askerin doru sylediini dnd ve revotverini gizle-

i* o ' ' j. ' ' Oi'f i r" 1

di. Svari ise atn evirip Serbinov un zerine srd. Simon karnna gelen
toynak darbesinden ykld, kalbinin uzaa ekildiini, oradan tekrar hayatna
erimeye altn hissetti. Serbinov kalbini takip ediyor, ama pek de baan
dilemiyordu ona, zira Sofya Aleksandrovna kalp yaayacakt naslsa,
vcudunun izlerini saktasnd ite iinde, varln srdrsnd. Asker eildi,
klcn savunnadan Serbinovun karnn deti; hibir ey kmad iinden - ne
kan, ne organ.

"Kendin ate etmeye yeltendin," dedi svari. "Acele etneseydin

imdiye kalrdn."

Dvanov iki revolverle kouyordu, birini ldrd mfreze komutanndan


almt. Peinden atl yetimekteydi, fakat Kirey ile Jeyev yollarm kestiler,
pelerine taktlar onlar.

"Nereye gidiyorsun?" diyerek durdurdu Serbinov'u ldren asker Dvanovu.

Dvanov yant vennedi, her iki revolverle birden ate ederek devirdi onu, sonra
da bir yerlerde lmekte olan Kopyonkinin yardmna kotu. Civar yerler
sessizdi artk, atma evengur'un ortalarna sramt, atlar tepiniyordu
orada.

"Grua!" diye bard Kirey meydana hsl olan sessizliin iinde. Gs yark
vaziyette yatmaktayd, hayat clzd.

"Neyin var?" diyerek kotu yanna Dvanov.

ww i i

Kirey szn syleyemiyordu.

"Eh, elveda," dedi Aleksandr, zerine eilerek.. "Gel pelim, daha kolay
olur."

Kirey beklenti iinde azn at, Dvanov onun dudaklanna ken-dininkilerle


sarld.

"Grua hayatta m ki?" diyebildi Kirey.

"ld," dedi ona Dvanov rahatlamas iin.


"Ben de imdi leceim, iim sklmaya balad," diyebildi Kirey zorlukla ve
donup kalan gzlerini ak brakarak ld.

"Seyredecein bir ey kalmad," diye fsldad Aleksandr. Baklarn


gzkapaklaryla rtt, alev alev yanan ban okad Kireyin. "Elveda."

O srada Kopyonkin evengurun izdihamndan frlayp kt, kanlar iinde ve


khszd ama diriydi, savayordu. Drt svari atlannn zerinde perperian
kouyorlard ard sra. ikisi atlann bir an iin duraklatp Kopyonkine ate
ettiler tfekle. Silahsz Kopyonkin Proleter

! 1aa^ \ | 1

GC n evirip drtnala dmann zerine srd, yz yze vurumak


istiyordu. Fakat Dvanov onun lmne gittiini grd ve heder* 1
. i i | i

fini armamak iin dizinin stne kp iki revolveriyle svarilere ate


etmeye koyuldu, her birine srayla. Kopyonkin, heyecanlanan atlarn
zengilerinden sarkan svarilerin zerine atlmt bile; askerlerin ikisi dt,
dierleri ayaklarn kurtaramad ve yaral hayvanlar bozkra gtrd lleri,
altlannda alkalayarak.

"Hayatta msn, Sa?" diye sordu Kopyonkin onu grnce. "ehirde yabanc bir
ordu var, insanlar da hep ld... Dur! Biryerim acyor..."

Kopyonkin ban Proleter Gc'nn yelesine dayad.

"Ind ir beni Sa, aada yataym..."

Dvanov onu yere indirdi. Yrtk, kesik kaputunun zerinde ilk yaralarnn kan
kurumutu artk Kopyonkinin, taze, sv kan ise kaputun zerine sznarnt
henz.

Kopyonkin dinlenmek iin srtst yatt.

"Arkan dn Sa, gryorsun ya var olamyorum..."

Dvanov dnd.
"Bakma bana bir daha, utanyorum senin yannda lmekten... e-vengurda
taklp kaldm, lyorum ite imdi, Rosa da topranda bir bana eziyet
ekecek..."

Kopyonkin birden dorulup oturdu ve sava sesiyle bir kez daha grledi:

"Bekliyorlar bizi, yolda Dvanov, bekliyorlar!" Ve l yzn topraa dnp


yatt, bedeni ise alev alev oldu.

Proleter Gc kaputundan tutup kaldrd Kopyonkin'in bedenini ve bozkrda,


unuttuu hrriyetin bir yerlerinde bulunan memleketine gtrd. Dvanov
kaputun balar kopana kadar gitti atn peinden -sonunda Kopyonkin yar
plak, kyafetle rtl olduundan ziyade yaralardan delik deik kalakald. At
lenin her yerini koklad, yaralarndan akan kan ve svy agzllkle
yalamaya koyuldu, den yol arkadayla son servetini blmek ve lm
irinini azaltmak iin. Dvanov Proleter Gc'nn srtna bindi ve ak bozkr
gecesine doru srd onu. Sabaha kadar ata acele ettinneden yol ald;
kirnileyin Proleter Gc durup arkasna bakyor, dinliyordu, fakat Kopyonkin
susuyordu terk ettikleri karanlkta ve at kendiliinden devam ediyordu yoluna.

Oleyin Dvanov ocukluundan bildii eski yolu anmsad ve Proleter


Gcn o yol boyunca yrtt. Yol bir kyden geiyor, sonra Mutevo
Glnn bir verst tesinden kvrlyordu. Dvanov adm adm giden atn
srtnda memleketinin iinden geti. Kulbeler ve avlular yenilenmiti, ocak
bacalarndan duman ykseliyordu, ikindi vaktiydi, topraklaan atlardan
oktan bimilerdi muzr otlar. Kilise bekisi saati almaya koyuldu, tandk
ann sesini ocukluk a gibi dinledi Dvanov. Atn kuyu akacnn nnde
durdurdu, iip din-tensin diye. Yaknlardaki bir damn nndeki toprak srada
kambur bir ihtiyar oturuyordu: Pyotr Fyodorovi Kondayev. Tanmad
Dvanovu, Aleksandr da anmsatmad ona kendisini. Pyotr Fyodorovi gneli
kesinde sinek avlyor, hayatm tatmin etmenin mutluluuyla ayklyordu
onlar elleriyle, ylesine kendisinden gemiti ki yabanc atly dnmyordu.

Dvanov acmad memleketine ve terk etti onu. Sakin tarla insansz bir hannan
yeri olarak uzanyordu, topran altlarndan perian yapraklarn kokusu
ykseliyordu, keder kokusu; oradan itibaren tm dnyay bo bir yere
dntren ksz gkyz balyordu.
Mutevo Gl'nn suyu, uzaklarda imdi dinen ikindi rzgrndan

rpererek kprdand hafife. Dvanov suyun kysna srd atn. mrnn ilk
demlerinde yzerdi bu suda, yiyecei buradan kard, bir zamanlar derininde
babasn avutmutu su ve ite Dvanov ile ayn kan tayan son yolda on
yllardr kendisini smsk saran toprakta yapayalnz yatyor, hasretini
ekiyordu onun. Proleter Gc ban edi, ayan yere vurdu - aada bir
ey rahatsz etmekteydi onu. Dvanov bakt ve atn kynn tmseinden beri
srkledii oltay grd. Oltann ucunda kk bir baln kurumu, krlm
iskeleti takl duruyordu ve Dvanov ocukluunda burada unuttuu oltasn
tand. Deimez, suskun gl szd utan uca, kulak kesildi. Babas kalmt
burada aslnda, kemikleri, vcudunun yaayan maddesi, terden slanan
gmleinin r - hayatn ve dostluun btn yurdu.. Burada Aleksandr
smsk saracak kalc bir yer vard, bir zamanlar babann vcudundan ayrlp
oula geen kann ebedi dostlukla dn bekleniyordu. Dvanov Proleter
Gcn gsne kadar suya ginneye zorlad ve ona veda etmeden, hayatn
srdrerek indi suya eyerin ze -rinden. Bir zamanlar lm merak eden
babasnn gittii yolu arayarak, kalntlar mezarn iinde perian olan o zayf,
unutulmu beden karsnda yaamndan utanarak yryordu Dvanov, zira
babasnn varlnn o henz yok olmam belli belirsiz iziyle ayn ey idi
aslnda Aleksandr.

Proleter Gc sualt otlarnn hrdamaya baladn duydu, dibin karanl


vurdu kafasna, fakat at o kirli suyu azyla datt ve ortadaki aydnlk yerden
iti biraz, sonra karaya kt ve temkinli admlarla evinin, evengurun yolunu
tuttu.

Dvanov ile yola kmalarndan gn sonra vard oraya, nk bir bozkr


vadisinde uzun uzun yatp uyumu, uykusunu aldnda ise yolu unutmu, ham
toprak zerinde gezinmiti epeyce, ta ki Karuk kendisine seslenip yanna
arana kadar. O da yolda rastlad bir ihtiyar ile evengura gitmekteydi.
Ihtiyar Zahar Pavlovi idi, Dvanovun dnn beklemeye daha fazla
dayanamam, onu buradan alp eve gtrmek iin kendisi kp gelmiti.

Karuk ve Zahar Pavlovi evengurda insana rastlayamadlar, ehir bo ve


kasvetliydi, yalnz bir yerde, tula evin yaknnda Proka oturuyor, kendisine
kalan mlkn ortasnda alyordu.

"Neden alyorsun da kimseye sylemiyorsun derdini, Pro?" di-

ye sordu Zahar Pavlovi. 'Tster misin sana bir ruble daha vereyim? Git Saay
getir bana."

"Bedavaya getiririm," diye sz verdi Prokofiy ve Dvanovu aramaya gitti.